Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Antalya
Antalya’da 5’i çocuk 6 kişinin öldüğü yangında sera sahibi tutuklandı
20 Mart 2026 Cuma - 23:21:03
Antalya’da seralarda çalışan işçilerin kaldığı konteynerde çıkan ve 5’i çocuk 6 kişinin hayatını kaybettiği yangına ilişkin soruşturma çerçevesinde sera sahibi tutuklandı. Antalya’nın Kepez ilçesi Gaziler Mahallesi’nde seralarda işçi olarak çalışan yabancı uyruklu vatandaşların kaldığı konteynırda çıkan yangında 7 aylık hamile anne ve 5 çocuğu olmak üzere 6 kişinin hayatını kaybettiği 3 kişinin de yaralandığı olaya ilişkin Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca taksirle ölüme ve yaralanmaya sebebiyet verme suçundan soruşturma başlatıldı. Yangının çıkış sebebi sobadan kaynaklı olduğunun değerlendirilirken, olayla ilgili sera sahibi Yusuf G. ile iki çocuğu gözaltına alındı. Sera sahibi tutuklandı Antalya Cumhuriyet Başsavcılığındaki ifadelerinin ardından şüpheliler Nahman G., Umut G. ve Yusuf G., "taksirle ölüme neden olma" suçundan Antalya Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Şüphelilerden Nahman G. ve Umut G. hakkında adli kontrol kararı verilirken, Yusuf G. ise tutuklanarak cezaevine gönderildi. Antalya’nın Kepez ilçesinde saat 01.30 sıralarında, sera işçisi bir ailenin kaldığı prefabrik yapıda yangın çıkmış, yangın anında içerde bulunan yabancı uyruklu aileden 3 kişi vatandaşların yardımıyla dışarı çıkartılmıştı. İtfaiye ekiplerinin uzun uğraşları sonucu yangın söndürülürken, ikamette bulunan aynı aileden 7 aylık hamile anne Leyle Elali (26), çocukları Muna Ahmed (9), Hayat Ahmed (7), Iman Ahmed (5), Fatma Ahmed (8), Mahmut Ahmed’in (4) hayatlarını kaybettiği belirlenmişti. Dumandan etkilenen Şevvah Ahmed (29), Mahmut Ahmed (53) ve Ahmet Ahmed (4) kaldırıldıkları hastanede tedavi altına alınmıştı.
20 Mart 2026 Cuma - 23:05
5’i çocuk 6 kişinin öldüğü yangında sera sahibi tutuklandı
Antalya’da seralarda işçi olarak çalışan Suriyeli şahısların kaldığı konteynırda, kesin sebebi henüz tespit edilemeyen ancak soba kaynaklı olduğu değerlendirilen yangında 7 aylık hamile anne ve 5 çocuğun hayatını kaybetmesine ilişkin Antalya Cumhuriyet başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma çerçevesinde sera sahibi tutuklandı.
20 Mart 2026 Cuma - 22:18
Antalya’da 160 litre etil alkol, tabanca ve pompalı tüfek ele geçirildi
Antalya’nın Döşemealtı ilçesinde jandarma ekipleri tarafından bir iş yerinde yapılan aramada 160 litre etil alkol, ruhsatsız tabanca ve pompalı tüfek ele geçirildi. Antalya İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından kaçak alkol ve sahte ürün ticaretinin önlenmesine yönelik olarak Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı doğrultusunda yürütülen çalışmalar kapsamında, Ö.C. isimli şüpheli şahsın ikametinde ve iş yerinde yapılan arama yapıldı. Jandarma ekiplerince yapılan aramalarda 160 litre etil alkol, 1 adet ruhsatsız tabanca, 2 adet tabanca şarjörü, 13 adet 9 mm çapında fişek, 2 adet ruhsatsız av tüfeği, 1 adet pompalı tüfek ele geçirildi. Olayla ilgili adli soruşturma başlatıldı.
20 Mart 2026 Cuma - 17:05
Bakan Ersoy: "2026 yılı sonunda ücretsiz halk plajı sayısı 23’e çıkacak"
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, AK Parti Antalya İl Başkanlığı’nda partililerle bayramlaştı. Program sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın telefonla bağlanarak partililerin bayramını kutladığı buluşmada Ersoy, öncü ve örnek hizmetleri ülkeye kazandırarak Türkiye’yi 1. ligde zirve mücadelesi veren bir konuma taşıdıklarını, 2026 yılı sonunda ücretsiz halk plajı sayısının da 23’e çıkacağını söyledi. Ramazan Bayramı dolayısıyla AK Parti Antalya İl Başkanlığı’na ziyarette bulunan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, partililerle bayramlaştı. Program sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ersoy’u telefondan arayıp, partililerin bayramını kutladı. "Türkiye, dünyanın 4’üncü büyük turizm ülkesi oldu" Programda konuşan Bakan Ersoy, Türkiye’nin turizm ve kültür-sanat alanında son yıllarda önemli bir ivme yakaladığını söyledi. Ersoy, turizm verilerine ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Turizm noktasından baktığımızda 2025’de 65 milyar 231 milyon dolar ile gelir miktarında dünyanın 7’nci, yaklaşık 64 milyon kişi ile ziyaretçi sayısında dünyanın 4’üncü büyük turizm ülkesi olan bir Türkiye görüyoruz. 2017’de gelir sıralamasında 15’inci, ağırlanan turist sayısı sıralamasında ise 8’inci idik. Bu rakamlar, kısa zamanda katedilen muazzam mesafeyi göstermesi açısından önemlidir. Göreve gelişimizin ardından Sayın Cumhurbaşkanımızın ekonomide stratejik sektör ilan ettiği turizm sahasında gelirlerimizi 2017 yılına kıyasla yüzde 109 artırdık" dedi. "Türk arkeolojisinin altın çağının kapılarını açtık" Kültür ve sanat alanındaki çalışmalara da değinen Ersoy, Türkiye’nin dünyanın en önemli arkeolojik çalışmalarını yürüten ülkelerden biri olduğunu belirterek, "Kültür sanat sahasında da durum farklı değildir. Bugün Türkiye, dünyanın en önemli arkeolojik çalışmalarını yürüten ülkelerden biridir ve hatta bu ülkelerin başında gelmektedir. Ecdadın emanetlerine ve bu topraklarda doğup yiten medeniyetlerin mirasına bütünüyle sahip çıkıyoruz. Yerli ve millî bir Türk arkeolojisini bina edip, arkeolojimizin altın çağının kapılarını açtık. Geleceğe Miras gibi 60 yılda yapılanlarla eş değer işi 4 yılda yapma iradesini ortaya koyduğumuz kazı ve restorasyon hamlesinde antik kentlerimiz gün yüzüne çıkarılıp, mümkün olan her parçasıyla ayağa kaldırılmakta, nice yeni eser müzelerimizde yerini almaktadır. Taş Tepeler projemiz insanlık tarihini aydınlatmakta, dünya tarih ve bilim çevreleri buradan gelecek her yeni haberi heyecanla beklemektedir" ifadelerini kullandı. Ersoy, konserlerden tiyatroya, operadan baleye kadar birçok alanda temsil ve seyirci sayılarında rekorlar kırıldığını belirterek, geleneksel sanatların yaşatılması ve yeni ustaların yetiştirilmesi için de çalışmaların sürdüğünü söyledi. Ersoy, "Türkiye Kültür Yolu Festivali", "Yaşayan Miras Şölenleri", "Yaşayan Miras Okulu" projesi, "Yaygın Kültürel Eğitim" faaliyetleri ve "Yaşayan İnsan Hazineleri Türkiye Ulusal Envanteri" çalışmalarının özgün değerleri korumak ve yaşatmak amacıyla hayata geçirildiğini kaydetti. Antalya’da 17 milyonun üzerinde turist ağırlandı Antalya özelindeki verileri de paylaşan Ersoy, şehrin turizmdeki konumuna dikkat çekerek, "Antalya özeline indiğimizde 2025’te turizmimizin göz bebeği şehrimizde yaklaşık 17 milyon 123 bin turist ağırladık. Çevremizdeki savaş ve insani krizler gibi çok uç noktada sıkıntılara rağmen Türkiye genelinde olduğu gibi Antalya’da da 2024’ü geride bırakmayı, yüzde 1,17’lik artış sağlamayı başardık" dedi. Antalya’da Geleceğe Miras kapsamında gerçekleştirilen kazı ve restorasyon çalışmalarının yanı sıra gece müzeciliği uygulamalarıyla deniz-kum-güneş turizmine kültür ve arkeolojinin de güçlü şekilde dahil edildiğini belirten Ersoy, "Yaptığımız yatırımlar ve hayata geçirdiğimiz projeler sayesinde bu toprakların tarihi ve kültürel zenginliği gerçek anlamda hak ettiği ilgiyi görmeye başlamıştır. Müze ve ören yerlerimizin ziyaretçi sayısı 2024’te 2 milyon 466 bin seviyesindeyken 2025 yılında 3 milyon 268 bin kişiye ulaşmıştır. Burada yüzde 32’nin üzerinde bir artıştan bahsediyoruz. Kazılara harcanan 2025 bütçesi 360 milyon 500 bin lira olmuştur. İnşallah çalışmalarımız ve yatırımlarımızla bu rakamları daha da yukarıya çekeceğiz" diye konuştu. 4 projeye 41,7 milyon lira, altyapıya 6,6 milyar lira destek Bakan Ersoy, "Kamu Eliyle Yapılan Kültür Yatırımlarına Destek Projesi" çerçevesinde 2018 yılından bugüne Antalya’daki 4 projeye 41,7 milyon lira destek sağlandığını söyledi. Antalya’da yerel yönetimlerin turizm altyapı yatırım projelerine de son 8 yılda 6,6 milyar lira destek sunulduğunu belirten Ersoy, bu sayede işletme belgeli konaklama tesisi sayısı, yatak kapasitesi ve tesislerde konaklayan kişi sayısının arttığını ifade etti. İşletme belgeli tesislerde konaklayan kişi sayısının 2018 yılında yaklaşık 13 milyon 853 bin iken 2025 yılı itibarıyla 29 milyon 710 bin kişiye yükseldiğini dile getiren Ersoy, milletin en üst kalitede hizmet alması amacıyla 2020 yılından itibaren Antalya’ya 12 adet 5 yıldız kalitesinde ücretsiz halk plajı kazandırıldığını kaydetti. 2026 yılı sonunda ücretsiz halk plaj sayısı 23 olacak Halk plajlarıyla ilgili de bilgi veren Ersoy, "Bu yıl Sorgun Halk Plajı’nı açtık. Manavgat Side ücretsiz halk plajı çalışmasını da başlattık. İnşallah hızla tamamlayıp hizmete alacağız. Bakanlığımız tarafından ülke genelinde 5 yıldızlı konseptiyle hayata geçirilen halk plajı sayısının toplamda 19’a ulaştığını da bu vesileyle belirtmiş olayım. 2026 sonunda bu sayı 23’e yükselmiş olacak" dedi. Altyapı yatırımları Sadece bakanlığın doğrudan sorumluluk alanındaki işlerle yetinmediklerini belirten Ersoy, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatlarıyla belediyelerin sorumluluğunda olmasına rağmen bazı altyapı yatırımlarını da üstlendiklerini söyledi. Bu kapsamda Serik ilçesinin atıksu sorununun çözümü amacıyla yapımına başlanılan 65 bin metreküp/gün kapasiteli "Serik 2 Atıksu Arıtma Tesisi ve Bağlantılı Altyapı Tesisleri Yapımı" işinin Aralık 2021’de tamamlandığını belirten Ersoy, Boğazkent Terfi Merkezi ve Terfi Hattı çalışmalarının da 2022 yılı Ekim sonu itibarıyla devreye alındığını ifade etti. Ersoy, "2023 yılı Ocak ayında yapımına başladığımız Kemer-Çamyuva Atıksu Arıtma Tesisi ve Bağlantılı Altyapı Tesisleri’ni de hızla tamamlayarak 16 Mart 2024 tarihinde hizmete açtık" dedi. Yukarı Kocayatak ve Çandır için yeni proje Bakanlık olarak finanse edilecek yeni projeye de değinen Ersoy, Yukarı Kocayatak bölgesindeki TOKİ yapılaşmasına ve Çandır mevcut kanalizasyon sisteminin yeni yapılacak atıksu terfi hattı ve atıksu terfi istasyonları ile mevcut işletmede bulunan kanalizasyon sistemine bağlanacağını söyledi. Ersoy, "Bu kapsamda atıksu terfi istasyonu, atıksu terfi hattının yapılması ve mevcut bulunan kanalizasyon sistemine akış sağlanarak işletmeye alınması işleri gerçekleştirilecek. Ayrıca söz konusu güzergâhta yol, menfez, kanal vb. geçiş yapıları ile mühendislik yapıları inşa edilecek. Bununla birlikte pik debi periyotlarında tesise gelen debinin mevzuata uygun şekilde arıtılabilmesi için Serik-2 Atıksu Arıtma Tesisi’nde mevcut bulunan ünitelere ilave olarak, daha önce Atıksu Arıtma Tesisi II. kademesinde öngörülen iki adet son çöktürme havuzu yapımı ve sisteme entegrasyonu da gerçekleştirilecek. Mevcut atıksu arıtma tesisi kapasitesine uygun olarak arıtılmış atıksu filtrasyon ünitesi, ultraviyole dezenfeksiyon ünitesi yapımı ve bunlar ile ilgili elektrik ve mekanik ekipmanların temin edilerek işletmeye alınması sağlanacak. Çok kapsamlı, çok yönlü bir proje bu. Ama Allah’ın izniyle bu işinden üstesinden gelecek ve en kaliteli şekilde Antalya’mızın ve Antalyalı hemşehrilerimizin hizmetine sunacağız" ifadelerini kullandı. "Bizim işimiz-sizin işiniz ayırımı yapmıyoruz" Antalya’da doğa, sağlık, gastronomi, spor ve MICE gibi farklı turizm alanlarında da hizmet ve proje üretildiğini kaydeden Ersoy, Türkiye Kültür Yolu Festivali ile şehrin doğal güzelliklerinden tarihine, gastronomisinden sanat hayatına kadar bütün zenginliğinin ulusal ve uluslararası vitrine çıkarıldığını söyledi. Diğer bakanlıklarla iş birliği içinde Antalya Havalimanı kapasite artırım çalışmaları ile otoyol projeleri gibi işlerin de sürdüğünü ifade eden Ersoy, "Görüldüğü üzere ne biz ne diğer bakanlıklarımız ‘bizim işimiz-sizin işiniz’ ayırımı yapmıyoruz. Birileri gibi biz ve onlar siyaseti güdüp halkımızı hizmetten mahrum bırakmıyoruz. Milletimizin layık olduğu hizmetleri alabilmesi için gereken neyse yerine getiriyor, sorumluluk alıyoruz" dedi. "Türkiye’yi 1. ligde zirve mücadelesi veren bir konuma taşıdık" Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak hedeflerini daima büyük tuttuklarını belirten Ersoy, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Türk turizminin ve kültür sanat hayatının zenginleşmesi, gelişmesi, büyümesi için nerede bize ihtiyaç varsa orada yerimizi alıyor, üzerimize düşeni yerine getiriyoruz. Bakanlık olarak hedeflerimizi, ülkemizin ve milletimizin sahip olduğu değerlerin farkında olarak daima büyük tuttuk. Hamasetle değil akılcılıkla yol aldık. Dünyanın kültür ve turizm noktasında ilerlediği yönü, yaşadığı değişim ve dönüşümleri, insanların beklenti ve taleplerini takip ederek adımlarımızı attık. Bu sayede, öncü ve örnek hizmetleri ülkemize kazandırarak Türkiye’yi 1. ligde zirve mücadelesi veren bir konuma taşıdık. Emin olunuz ki daha ileriye, daha yükseğe erişeceğiz. Daha büyük hedeflere ulaşacağız."
28 Ekim 2025 Salı - 12:06
CW Enerji ISK-SODEX 2025’te ürünlerini ziyaretçilerle buluşturdu
CW Enerji, yenilenebilir enerji alanındaki en son teknolojilerini tanıtmak üzere İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen ISK-SODEX 2025 Fuarı’nda yerini aldı. Firma fuar boyunca enerji verimliliği yüksek, çevre dostu ve inovatif ürünlerini ziyaretçileri ile buluşturdu. CW Enerji İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen ISK-SODEX 2025 fuarına katılım sağladı. Firma fuarda ziyaretçilerini ağırlayarak, enerji verimliliği yüksek, çevre dostu ve teknolojik ürünlerini sektör paydaşlarıyla buluşturdu. Fuar hakkında açıklamalarda bulunan CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, fuarlara büyük önem verdiklerini vurgulayarak, "Fuarlar hem mevcut iş ortaklarımızla bir araya geldiğimiz hem de yeni iş birliklerinin temellerini attığımız önemli platformlar. Firma olarak sektöre öncülük eden inovatif ürünlerimizle, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik konularında fark oluşturmaya devam ediyoruz ve bu farkı ISK-SODEX 2025’te de güçlü bir şekilde ortaya koyduk. Yüksek verimlilik oranına sahip güneş panellerimiz, enerji depolama sistemlerimiz ve çevre dostu çözümlerimizle ziyaretçilerimize geleceğin enerji teknolojilerini yakından tanıttık. Enerji verimliliğini artıran, sürdürülebilir yaşam alanları için tasarladığımız yenilikçi teknolojilerimizi ziyaretçilerimizle buluşturduk. Katılımcılar, ürünlerimizin performansı ve uzun ömürlü yapısı sayesinde enerji dönüşümüne nasıl değer kattığımızı yerinde görme fırsatı buldu" dedi. ISK-SODEX 2025’te katılımcılarla güçlü bir iletişim kurarak, teknolojiye ve kaliteye verdikleri önemi bir kez daha gösterdiklerini ifade eden Sarvan, fuarda yüksek teknolojiye sahip ürünlerini, sürdürülebilir enerji çözümlerini ve geleceğin enerji dünyasına yön verecek projelerini katılımcılarla buluşturduklarını kaydetti. "Sarvan: Sektördeki kalite standartlarını daha da yukarı taşıdığımızı gösterdik" CW Solar Cell Enerji AŞ tarafından hayata geçirdikleri entegre güneş hücresi üretim tesislerinde en ileri teknolojileri kullanarak geliştirdikleri güneş panellerini de fuarda ziyaretçilere ayrıntılı bir şekilde tanıttıklarını dile getiren Sarvan, "Solar Cell’de güneş paneli üretiminin temel yapı taşları olan ingot, wafer ve hücre üretiminde en ileri teknolojileri kullanarak yüksek verimlilik ve dayanıklılığıyla ön plana çıkan güneş panellerini geliştiriyoruz. Fuarda ziyaretçilerimize Solar Cell’de ingot’tan wafer’a, wafer’dan hücreye ve hücreden panele kadar uzanan üretim zincirinde uyguladığımız teknolojileri ve kalite kontrol süreçlerimizi de detaylı olarak anlattık" diye konuştu. Bunun yanında güneş panellerinde kullanılan alüminyum çerçeve profilleri ve altyapı bağlantı parçalarının üretimini de kendi bünyelerinde gerçekleştirdiklerini dile getiren Sarvan, "Alüminyum çerçevelerin üretimini de kendi bünyemizde gerçekleştirerek, kalite standartlarını en üst seviyeye çıkardık. Artık kendi çerçevelerimizi, montaj aparatlarımızı ve diğer alüminyum bileşenlerimizi kendimiz üretiyoruz. Bu entegre üretim yaklaşımımızı ISK-SODEX 2025’te katılımcılara anlattık. Fuarda üretim sürecinin her aşamasında kontrolü elimizde tutarak, sektördeki kalite standartlarını daha da yukarı taşıdığımızı gösterdik" diye konuştu. Sarvan, sözlerine şöyle devam etti: "Firma olarak, yenilenebilir enerji alanında ülkemizin ve dünyanın geleceğine katkı sunmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Her fuar bizim için değerli. ISK-SODEX 2025’te de vizyonumuzu, teknolojik yetkinliğimizi ve üretim gücümüzü tüm paydaşlarımızla paylaşmanın gururunu yaşadık. Önümüzdeki dönemde de yerli teknolojilerimizi geliştirme çabalarımıza aynı kararlılıkla devam edeceğiz."
28 Ekim 2025 Salı - 12:01
Antalya Büyükşehir Belediyesi Barselona’da Akdeniz Su Zirvesi’nde temsil edildi
Antalya Büyükşehir Belediyesi, MedCities Ağı, Akdeniz Su Enstitüsü (IME) ve AVITEM (Sürdürülebilir Akdeniz Şehirleri ve Bölgeleri Ajansı) iş birliğiyle Barselona’da düzenlenen "Su Sorunlarıyla Karşı Karşıya Olan Dayanıklı Bir Akdeniz İçin: Yerel Yönetimlerin Çözümleri" konferansında temsil edildi. Barselona Metropol Bölgesi tarafından organize edilen Dünya Metropol Zirvesi kapsamında gerçekleştirilen bu önemli etkinlikte, Antalya Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı adına Dr. Merih Zeynep Çetin ve İpek Korlu konuşmacı olarak yer aldı. İklim değişikliğine dirençli şehir planlaması Konferansta, Akdeniz bölgesindeki yerel yönetimlerin su yönetimi, enerji, gıda ve ekosistemler arasındaki etkileşimleri kapsayan WEFE (Water-Energy-Food-Ecosystem) yaklaşımı çerçevesinde yürüttükleri çalışmalar ele alındı. Antalya Büyükşehir Belediyesi temsilcileri, kurumun iklim değişikliğine dirençli şehir planlaması, su talebinin azaltılması ve doğa temelli çözümler konularında 2020 yılından bu yana yürüttüğü öncü uygulamaları paylaştı. Antalya Büyükşehir Belediyesi, katılımıyla Akdeniz kentleri arasında iklim dirençli, sürdürülebilir ve kapsayıcı su yönetimi konusundaki iyi uygulamalarıyla öne çıktı. Öneriler Roma ve Riyad’da paylaşılacak Etkinlik, Akdeniz bölgesindeki yerel yönetimlere bilgi alışverişi, iyi yönetişim deneyimlerinin paylaşımı ve verimli su yönetimine yönelik politika önerilerinin geliştirilmesi için uluslararası bir platform sundu. Bu önerilerin, 2026 yılında Roma’da düzenlenecek Avrupa-Akdeniz Forumu ve 2027 yılında Riyad’da yapılacak Dünya Su Forumu’nda sunulması planlanıyor.
28 Ekim 2025 Salı - 11:34
Kepez’in Zeytinlik Mahallesi’ne yeni pazar yeri geliyor
Kepez Belediyesi, Zeytinlik Mahallesi’ne kazandırılacak yeni pazar alanında çalışmalara başladı. Kepez Belediyesi, Zeytinlik Mahallesi’nde bölge sakinlerine ve pazarcı esnafına daha modern bir alışveriş alanı sunmak amacıyla yeni pazar alanı kazandırıyor. Proje kapsamında, Fen İşleri Müdürlüğü ekiplerince zemin düzenleme çalışmaları başladı. Kepçe ve dozer yardımıyla pazar alanında zemin çalışmaları yapılırken bir yandan da zeminin stabilitesinin artırılması adına, taş dolgu ve tesviye işlemleri gerçekleştiriliyor. Yapılan düzenlemeler, pazar yerinin sağlam temeller üzerine inşa edilmesini sağlayacak. Zemin düzenleme, alt yapı ve üst yapı çalışmaları tamamlandığında, daha düzenli, konforlu ve güvenli bir alışveriş ortamı Kepezlilerin hizmetine sunulacak. Pazar alanı hem pazarcı esnafının hem de mahalle sakinlerinin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde planlandı. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, "Zeytinlik Mahallesi’ne kazandırılacak yeni pazar alanı, hem bölgedeki ticari hareketliliği artıracak hem de vatandaşlarımızın temel ihtiyaçlarını daha rahat karşılamalarını sağlayacak" dedi.
28 Ekim 2025 Salı - 10:10
Motosikletle çarpışan otomobilin kadın sürücüsü, alkolmetreyi üflerken gözyaşlarını tutamadı
Antalya’nın Manavgat ilçesi motosiklet ile otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen kazada 1 kişi yaralandı. Kazanın şokunu atlatamayan otomobilin kadın sürücüsü ise alkol kontrolü sırasında gözyaşlarını tutamadı. Sürücüde alkole rastlanmazken, kaza anı ise bir güvenlik kamerasına yansıdı. Kaza, Kavaklı Mahallesi 6506 Sokak ile 6512 Sokak kesişiminde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre; 6506 Sokak üzerinde 6514 Sokak istikametine seyir eden Kazım K. idaresindeki 07 LIK 64 plakalı motosiklet, 6512 Sokak üzerinde ilerleyen Sultan D. yönetimindeki 07 BRD 627 plakalı otomobille çarpıştı. Güvenlik kamerasına anbean yansıyan kazada yaralanan motosiklet sürücüsü, olay yerine gelen sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye götürüldü. Gözyaşlarına hakim olamadı Kazanın ardından büyük panik yaşayan otomobil sürücüsü ise sinir krizi geçirerek uzun süre sakinleştirilemedi. Alkol kontrolü yapılırken gözyaşlarına hakim olamayan sürücü, çevredeki vatandaşların da yardımıyla olay yerinden uzaklaştırıldı.
28 Ekim 2025 Salı - 10:05
Yayaya yol veren otomobile arkadan çaptı: 41 bin 163 TL ceza yedi
Antalya’nın Manavgat ilçesinde motosiklet sürücüsü yayalara yol vermek için duran otomobile arkadan çarptı. Kazada sürücü belgesi bulunmayan ve katlanır plaka kullanan sürücü ile motosiklet sahibine toplan 41 bin 163 TL para cezası uygulandı. Kaza, Manavgat ilçesi İbrahim Sözen Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sarı köprü istikametinden imam-hatip lisesi yönüne seyir halindeki motosiklet, kapalı çarşı girişinde bulunan yaya geçidine geldiğinde, yayalara yol vermek için duran otomobile arkadan çarptı. Kazada şans eseri yaralanan olmazken, kazanın ardından olay yerine gelen Manavgat Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği ekiplerince yapılan kontrolde, motosiklet sürücüsünün sürücü belgesinin olmadığı ve motosikletin plakasının katlanır açılır olduğu tespit edildi. Trafik ekipleri motosiklet sürücüsüne 22 bin 486 TL, motorlu bisiklet sahibine de 18 bin 677 TL olmak üzere toplam 41 bin 163 TL para cezası uyguladı.
28 Ekim 2025 Salı - 09:55
Altın Portakal’da beyazperdeye, hayatta kalma hikâyeleri yansıdı
Altın Portakal Ulusal Uzun Metraj Yarışma filmlerinden "Bağlar, Kökler ve Tutkular" ile "Doğudan Fragmanlar" seyirci karşısına çıktı. Biri; göçmen kimlikleriyle var olmaya, diğeri ise savaş ve doğa şartlarına karşı hayatta kalmaya çalışan insanların hikâyelerini anlatan iki filmin ekipleri, gösterimler sonrası seyircilerin sorularını cevapladı. 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’ndeki Ulusal Yarışma filmlerinden "Bağlar, Kökler ve Tutkular", Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Aspendos Salonu’nda seyirci karşısına çıktı. Gösterim sonrası; yönetmen Sunay Terzioğlu, görüntü yönetmeni Serdar Özdemir, yapımcı Yaşar Harzadın ve ortak yapımcı Kemal Genel ile oyuncular Ushan Çakır, Ezgi Yaren Karademir, Barancan Eraslan ve Özgün Çoban seyircilerin sorularını cevapladı. Bindikleri mülteci botundaki kazadan kurtulan üç kişinin Türkiye’deki hikâyelerini beyazperdeye taşıyan filmin yönetmeni Terzioğlu, kendi göçmenlik geçmişinden de istifade ettiğini söyledi: "1992’de Bulgaristan’dan ailemle göç ettim buraya; 9 yaşındaydım. Beş yıl kaçak yaşadık. O yüzden bildiğim konular, bildiğim mekanlar. Karakterlerime yakın olduğuma ve filmi çekerken de karakterlerime doğru rehberlik ettiğime inanıyorum" Filmde ‘gerçekçiliğe’ özellikle dikkat ettiklerini ve bunu sağlamak için titizlikle çalıştıklarını belirten yönetmen, "Gerçek mekanlarda çektik, gerçek kostümler bulmaya çalıştık, hatta bit pazarlarını dolaştık, gerçek aksesuarlar aradık" diye konuştu. Bu ‘gerçekçi bakış’ı, filmin özelliklerinde de sürdürmeyi amaçladıklarını dile getiren Terzioğlu, şunları söyledi: "Film montaj anlamında da farklı bir film; bakan bir göz gibi. Çünkü bu film 30 mm tek lensle çekildi. Çünkü belli bir mesafeden bakmak istedik. Ne yargılamak ne de uzak kalmak istedik. Hiç siyaha düşmüyoruz; başta açılıyor ve jenerikten sonra kapanıyor; gözün açılıp kapanması gibi" "Sanat tarihine layık bir şeyler çekmek istiyorum" Terzioğlu, çekimlerde ise gerilla taktiği ile çalışırken çok zorlandıklarından bahsetti: "Basmane’de çekim yaptık. Bir yandan oyuncularımızla çalışırken bir yandan kalabalığı kontrol etmeye çalışıyorduk. Çünkü gerçek mekanlarda, göçmenlerin yaşadığı evlerde çekim yaptık. Onlar odada gündelik hayatlarını yaşarken biz de yan tarafta çekimlere devam ediyorduk. Çekimlere İzmir’de başladık ama Erzincan’da bitirdik. İzmir’de aradığımız doğayı bulamadım. Şuna inanıyorum; sinema kaydedilen anlardır. Okuldan beri öğrendiğim ve yapmak istediğim şey, sanat tarihine layık bir şeyler çekebilmek" Filmdeki sorunların çözümüne dair fikri sorulan yönetmen, "Hiçbir zaman karamsar bakmadım. Öyle olsaydı şu an bu filmi çekmiş ve karşınızda olamazdım. Yönetmen olarak amacım bu konuyu düşündürtebilmek. Karakterleri bir noktada bırakıyoruz ve sonrasını bilmiyoruz" dedi. Oyuncu Ezgi Yaren Karademir ise kendi canlandırdığı Hazel karakteri üzerinden aynı soruyu şöyle cevaplandırdı: "Ben Hazel’in çok güçlü bir karakter olduğunu düşünüyorum çünkü başka bir seçeneği yok; güçlü durmak zorunda. Ablayken bir anda anne rolü yükleniyor. Bir yandan kendi özgürlüğünü ararken bir yandan hep engellerle karşılaşıyor. Bu bir son değil sadece onunla ilgilenmeyi bırakıyoruz ve seyirci, karakterin yolunu biraz kendi kafasında çiziyor" Sinema, hakikati arıyor: Doğudan Fragmanlar Günün diğer Ulusal Yarışma filmi "Doğudan Fragmanlar"ın gösterim sonrası söyleşisine ise yönetmen Kubilay Erkan Yazıcı, görüntü yönetmeni Vedat Oyan, kurgucu Umut Sakallıoğlu, yapımcı Mahpare Tanın ve oyuncular Güldestan Yüce, Turgay Atalay, Elvin Köse katıldı. Savaştan kaçan bir kadınla firarî bir Rus generalin birbiriyle kesişen hayatta kalma mücadelelerine tanıklık eden film, yönetmenin kendine özgü üslubuyla dikkat çekti ve yönetmene ilk olarak bu soruldu. Yazıcı, sinema üzerine düşüncelerini ve sinema dilini şöyle açıkladı: "Benim için film sanatı, sanat; özünde bir hikaye anlatma biçimi değil aynı zamanda bir zaman inşâ etme işi. Ben sinemadan zaman-mekân birlikteliği dediğimiz şeyi anlıyorum. Zamanı kronolojik bir akış olarak görmüyorum. Zaman; insanı, düşünmeye, hayal etmeye, hakikatle kendisi arasında bir bağ kurmaya iten bir metafizik varlık esasında. Zamanı yakalayabileceğimiz, ona dokunabileceğimiz tek sanat da sinema ve bu filmde esasen bunu yapmaya çalıştım. Zaman; hakikatin temsil bulduğu bir alan ve mekân da oyuncuların içinde gidip geldikleri bir çerçeve değil zamanı inşâ eden, ona gerçeklik kazandıran, onu varlık haline taşıyan bir yer" Yönetmenin sinema perspektifi doğrultusunda hazırlıkların da uzun sürdüğünü belirten yapımcı Mehpare Tanın, "Önce farklı mevsimlerde dört defa mekânları gezdik. Mekânların o mevsimlerde nasıl göründüğünü görmek istedi. Karın çok yoğun olabileceği, kardan çıkamama ihtimalimizi de öngörerek alternatif mekânlar belirledik" derken görüntü yönetmeni Vedat Oyan da birkaç ay süren bir ‘resim çalışması’ yaptıklarından bahsetti: "Referans aldığımız ressamlar vardı. Birçok ressamla başladık, eleyerek gittik ve günün sonunda Bruegel’i ayırdık. Bruegel’in tablolarında da karakter ve mekânın, zamanın içinde eridiğini, hiçliğin içerisinde gittiğini görürüz. Keza bizim karakterlerimiz de sürekli aynı mekânlarda dolanıp duruyor; sıfır çizgisine ulaşma ve bunun içinde erime hali var" Filmin aslında neredeyse her unsuru, özel olarak en baştan tasarlanmış. Kurgucu Umut Sakallıoğlu bunlardan şöyle anlattı: "Şunun altını çizmek lazım: Arka planda bir savaş meselesi, insanî meseleler var. Film dilinde bunun için o yabancılaşmayı, gerginliği ve tedirginliği hep canlı tutmaya çalıştık. Filmdeki müzik kullanımları da alıştığımız kullanımlardan farklı. Görsel, grafik ve yazı kullanımları da farklı. İç mekânlara girilmemesi de bunların hepsi gibi aynı amaca hizmet ediyor. Bizim sinemamızda çok panoramik resimler vardır ama bazen fon gibi kullanılır. Bu filmde manzaranın da farklı bir kullanımı var; manzara size bir haz veren bir şeyin ötesinde" Filmde sadece dış mekânlarının olmasının sebebine dair sorulan soruya ise yönetmen şu cevabı verdi: "Benim zihnimde gerçeklik alanı ve onun ötesinde hakikate dair bir tefekkür çizgisi var. Hayatta, algıladığımız gerçekliğin ötesinde hakikat dediğimiz bir şey var. Karakterler mekânların içine girdiğinde benim gerçeklik alanım sınırlanıyor. Var ya da yok, oluyor ya da olmuyor gibi bir duygunun içerisinde, izleyiciyi öncel tedirgin edip sonra görmeye zorlamak istedim. Bu, hakikate dair görme beklentim esasında. Kameramı dışarıda tutarak izleyiciye, o gerçeklikle ilgili sınır koyup ‘bunun ötesi hakikattir, buraya bakmamız gerek’ demek istedim" "Karakterimi çalışırken değil kara çıktığımda buldum" Oyuncuların, karakterlerine hazırlanırken yaşadıkları da seyircilerin merak ettiği konulardandı. Güldestan Yüce, "Safiye bugüne kadar oynadığım karakterlerden çok başka bir yerde. Bütün renkleri göğsünde taşıyıp mücadele eden ve inatla yürümeye devam eden bir kadın" şeklinde tarif ettiği karakterine dair en çok zorlandığı şeyin, istemeden de olsa birini öldürmek zorunda kalma fikri olduğunu söyledi. Elvin Köse ise karakterini tam olarak çalışmalar sırasında değil ‘kara çıktığı zaman’ bulduğunu dile getirdi: "Kara çıktığımızda yani doğanın, dağların ve soğuğun karakterime çok şey kattığını düşünüyorum. Mesela Zeynep’in kendini yıkadığı o sahnede; evet, oynuyorum ama bir yandan da aslında oynamıyorum" Anlattıklarına bakılırsa rol için kendini en çok zorlayan ve en çok zorlanan, general rolündeki Turgay Atalay’dı: "Bu general birçok savaşta vurulmuş, birçok insanı öldürmüş, kirli biri. Pek çok film, belgesel izledim, araştırdım, sonunda yönetmenimize ‘benden ne istiyorsunuz?’ diye sordum. Ondan sonra kendimi yönetmene ve doğaya teslim ettim. Artık diyaloglara bir aidiyetle oynamıyordum; ben bir generaldim! Sadece çok yoruldum. Yönetmenimiz, istediğini almak için çok uğraşıyordu" Güldestan Yüce ise en çok Safiye’den fakat asıl olaraksa kendini doğaya teslim etmekten destek gördüğünü dile getirdi: "Bir hikâyenin içindeyiz ve hikâyenin içindeki kahramanlar başka hikâyeler anlatıyor! Bu filme dair en sevdiğim şey bu. Ama şöyle enteresan bir şey oldu: Filme çalışırken Safiye benimle iletişime geçti, ‘akşamları bana yaz’ dedi. Bir defter tuttum. Hatta bir gün ben çok korkuyordum. Çünkü Mahpare Tanın; şartlar zor olacak, karın içinde olacağız, yükseklere çıkacağız, demişti. Safiye o zaman bana ‘Biz Allah’ın kızıyız Güldestan, bize hiçbir şey olmaz’ demişti. Ama, diğer arkadaşlarımın da söylediği gibi, doğa o kadar güçlü ki... Ben, doğanın bu kadar güçlü olduğunu ve insanın, doğa karşısında bu kadar çaresiz kaldığını bizzat orada deneyimledim. En basitinden; karda ses kayboluyor! Görüş mesafesini kapatmak gibi asla ses duyulmuyor"
28 Ekim 2025 Salı - 09:13
1 saat yanından ayrıldı, geri döndüğünde yaşlı adamı ölü olarak buldu
Antalya’da 72 yaşındaki avukat, 1 saat sonra eve geri dönen bakıcısı tarafından evde ölü olarak bulundu. Olay, saat 17.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Deniz Mahallesi 131 Sokak üzerindeki 4 katlı bir apartmanın birinci katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, yaşamını Antalya’da sürdüren, kalp rahatsızlığı ve şeker gibi kronik rahatsızlıkları olduğu öğrenilen Ankara Barosu’na kayıtlı 72 yaşındaki avukat Enver Kaynak’ı bakıcısı evde bırakarak bir süreliğine dışarı çıktı. Yaklaşık 1 saat sonra eve geri dönen kadın yaşlı adamı yerde yüz üstü yatar vaziyette buldu. Daha önce de birkaç kez düşerek yaralandığı öğrenilen Kaynak’ın durumunu kontrol eden bakıcısı yaşlı adamın nefes almadığını fark etti. Geri döndüğünde ölü olarak buldu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbarla adrese gelen sağlık ekipleri yaptıkları kontrollerde yaşlı adamın hayatını kaybettiğini belirledi. Bunun üzerine adrese polis ekipleri sevk edildi. Evde yapılan incelemesinin ardından Kaynak’ın cansız bedeni kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Kaynak’ın bakıcısı ise ifadesine başvurulmak üzere polis merkezine götürüldü.
28 Ekim 2025 Salı - 09:04
1 saat yanında ayrıldı, geri döndüğünde yaşlı adamı ölü olarak buldu
Antalya’da yaşayan Ankara Barosu’na kayıtlı avukat bir süre yanından ayrıldığı bakıcısı tarafından geri döndüğünde evinin içerisinde ölü olarak bulundu. Olay, saat 17.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Deniz Mahallesi 131 sokak üzerinde bulunan 4 katlı bir apartmanın birinci katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, yaşamını Antalya’da sürdüren, kalp rahatsızlığı ve şeker gibi kronik rahatsızlığı olduğu öğrenilen Ankara Barosu’na kayıtlı 72 yaşındaki avukat Enver Kaynak’ı bakıcısı evde bırakarak bir süreliğine dışarı çıktı. Yaklaşık 1 saat sonra eve geri dönen kadın yaşlı adamı yerde yüz üstü yatar vaziyette buldu. Daha öncede birkaç kez düşerek yaralandığı öğrenilen Enver Kaynak’ın durumunu kontrol eden bakıcısı yaşlı adamın nefes almadığını fark etti. Geri döndüğünde ölü olarak buldu Olayın 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesi üzerine verilen adrese gelen sağlık ekipleri yaptıkları kontrollerde yaşlı adamın hayatını kaybettiğini belirledi. Bunun üzerine adrese polis ekipleri sevk edildi. Adli Tabibin Enver Kaynak’ın ölümünü şüpheli bulması üzerine yaşlı adamın evinde Olay Yeri İnceleme ekibi adreste ve yaşlı adamın cansız bedeni üzerinde inceleme yaptı. Savcılık ve polis ekiplerinin incelemesinin ardından Ankara Barosu’na kayıtlı avukat Enver Kaynak’ın cansız bedeni kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Kaynak’ın bakıcısı ise ifadesine başvurulmak üzere polis merkezine götürüldü.
27 Ekim 2025 Pazartesi - 17:33
Alanya Üniversitesi’nde yeni akademik yıl coşkuyla başladı
Alanya Üniversitesi, 2025-2026 2025-2026 Yükseköğretim Akademik Yılı Açılış Töreni, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Başkanı (ÖSYM) Ali Ersoy ve seçkin yerel davetlilerin katılımıyla gerçekleştirildi. İstiklal marşı ve saygı duruşuyla başlayan tören, Natalia Barış, Kate Vovak’ın klasik müzik dinletisiyle devam etti. Ardından tören konuşmalarına geçildi. Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk ve TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mesut Güner akademik açılışı nedeniyle birer konuşma gerçekleştirdiler. Ardından TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Mesut Güner’e, Alanya Üniversitesi’ne katkılarından dolayı plaket verildi. Protokol konuşmalarının devamında sözü ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, aldı. Ersoy, üniversitelerin sadece bilgi üreten değil aynı zamanda insanı merkeze alan, topluma yön veren kurumlar olduğunun altını çizdi. Öğrencileri hayata hazırlayan, araştırma kültürünü teşvik eden, yenilikçi düşünceyi her daim destekleyen eğitim anlayışını desteklediklerini sözlerine ekleyen ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, 2025-2026 akademik yılının öğrenci ve akademisyenler için başarılı bir eğitim yılı olmasını diledi. "50 ülkede 130 üniversite ile eğitim programı düzenlendi" Alanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Turan Sağer de akademik açılış töreninde konuşma yaptı. Alanya Üniversitesi’nin eğitim mirasının üzerine inşa edilen bir üniversite olduğunu söyleyen Prof. Dr. Sağer, bilimi toplumsal faydaya dönüştürme, insana dokunan bir eğitim kültürünü yaşatma ve bu mirası çağdaş bir vizyonla geleceğe taşıma sorumluluğunu gururla üstlendiklerinin altını çizdi. Bugün Alanya üniversitenin; dört fakülte, bir Meslek Yüksekokulu ve Lisansüstü Eğitim Enstitüsü’nün yanı sıra TÖMER ve SEM ile eğitim faaliyetlerini sürdürdüğü bilgisini aktan Sağer, konuşmasına şu sözlerle devam etti: "Son dönemde açılan ön lisans, lisans ve lisansüstü programlarımızla birlikte akademik çeşitliliğimiz artmış, uygulamalı eğitim kapasitemiz güçlenmiştir. Bu gelişim, üniversitemizin yalnızca öğrenci sayısını değil, bilimsel çeşitliliğini ve uluslararası rekabet gücünü de artırmıştır. Bugün 101 akademik 50 idari personelimiz ve yaklaşık bin 250 civarında öğrencimiz ve 500 mezunumuzla büyüyen bir aileyiz. Gün geçtikçe artan öğrenci sayımız üniversitemize duyulan güvenin de en somut göstergelerinden biridir. Bugün üniversitemiz, 30 farklı coğrafyadan gelen yabancı öğrencileriyle çok kültürlü bir kampüs ortamı sunmakla birlikte toplam öğrenci sayımızın yüzde 20’sini oluşturan ve farklı kimlikleri taşıyan bu öğrencilerimizle birlikte kültürel çeşitliliğin en güzel örneklerinden birini sergilemektedir. 50 ülkede 130’dan fazla üniversite ile yürüttüğümüz Erasmus+ ve diğer değişim programları, öğrencilerimize ve akademisyenlerimize dünyayla bütünleşme fırsatı sunmaktadır. Son üç yılda 155 öğrencimiz ve 780 personelimiz ile toplam 935 hareketlilik gerçekleştirilmiş olup öğrencilerimiz, hocalarımız ve idari personelimiz Avrupa’nın farklı ülkelerinde eğitim ve staj deneyimi kazanmıştır. Aynı zamanda çok sayıda yabancı öğrenci ile personel ülkemize ve üniversitemize gelmiştir. Böylece Alanya Üniversitesi, yalnızca öğrenci değil, akademik dolaşımın da merkezlerinden biri haline gelmiştir." Bilimsel üretim, proje kültürü ve akademik başarı Alanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Turan Sağer, üniversitenin kuruluşundan bu yana desteğini esirgemeyen Dışişleri Eski Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na üniversiteye katkılarından dolayı teşekkür etti. Prof. Dr. Sağer, Avrupa Komisyonu tarafından desteklenen projelerle, bölgesel turizmin güçlendirildiğini, Alanya’nın eşsiz kültürel mirasını yenilikçi çözümlerle geleceğe taşıdıklarını aktardı. Erasmus+ ve Avrupa Dayanışma Programı (ESC) projeleri ve uluslararası iş birliklerine de değinen Prof. Dr. Sağer, "2018 yılında sınırlı sayıda projeyle başlayan bu süreç, günümüzde kapsam ve bütçe açısından yaklaşık yedi kat büyümüştür. Bu gelişmeyle Alanya Üniversitesi, Avrupa’daki yükseköğretim kurumları arasında aktif proje yürütücüsü konumuna yükselmiştir. Bugüne kadar Avrupa Birliği projeleri kapsamında yaklaşık 1.8 milyon avro fon elde edilerek, bu kaynaklar eğitim, araştırma ve sosyal sorumluluk çalışma alanlarında üniversitemizin gelişimine yön vermiştir. Üniversitemiz bünyesinde hayata geçirilen Akademik Teşvik Programı, kısa sürede önemli bir ivme kazandırmış; öğretim üyelerimizin bilimsel üretkenliğini belirgin biçimde artırmıştır. Son üç yılda bilimsel yayın sayımız yaklaşık iki buçuk kat artmış, uluslararası görünürlüğümüz güçlenmiştir. 2025 yılının ilk yarısında, bir önceki yıla kıyasla yüzde 120 artış kaydedilmiş olup, yıl sonunda bu oranın yüzde 200’e ulaşması öngörülmektedir. Proje üretiminde de dikkat çekici bir artış yaşanmış; kısa sürede önceki yıllara göre 20 kattan daha fazla gelişim elde edilmiştir. Bugün Alanya Üniversitesi, yalnızca proje başvurusu yapan değil; yürütücü, ortak ve yenilik geliştirici bir kurum konumuna gelmiştir" diye konuştu. Açılış dersini Prof. Dr. Sezgin Bakırdere verdi Rektör Prof. Dr. Turan Sağer’in konuşmasının ardından programın akademik bölümü, Prof. Dr. Sezgin Bakırdere’nin gerçekleştirdiği "Açılış Dersi" ile devam etti. Dersin ardından Bakırdere’ye plaket takdim edildi. Üniversite Teşvik Ödülleri kapsamında ilk 10’a giren akademik personel, başarı belgelerini TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mesut Güner’in elinden aldı. Yardımcı doçent unvanını alan akademisyenlerin binişlerini Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik ile Tuğrul Çakır giydirirken, doçentliğe yükselen akademisyenlere binişleri Prof. Dr. Mesut Güner tarafından takdim edildi. Profesörlük unvanına ulaşan akademisyenlerin biniş takımları ve sertifikaları ise Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk ile ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan tarafından sunuldu. Tören, teşekkür konuşmalarının ardından sona erdi. Alanya Üniversitesi Şebnem Köseoğlu Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen açılış törenine; ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mesut Güner, Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk, Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, Alanya İlçe Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yılmaz, Gazipaşa İlçe Milli Eğitim Müdürü Remzi Yetkin, ALKÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Oğuz Karahan, Atlas Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Vahap Engin Gülal, Kazakistan Fahri Konsolosu Ahmet Cebeci ile Alanya Üniversitesi Rektör Başdanışmanı Prof. Dr. Sezgin Bakırdere, Alanyaspor Başkanı Hasan Çavuşoğlu başta olmak üzere birçok akademisyen ve öğrenci katıldı.
27 Ekim 2025 Pazartesi - 17:18
Minik öğrenciler 102 yıl öncesinin gazetecileri oldu
Manavgat Belediyesi Side Kreş ve Gündüz Bakımevi öğrencileri, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı etkinliği kapsamında hazırladıkları "Cumhuriyet ilan edildi" manşetli sembolik gazeteleriyle Antik Side sokaklarında vatandaşlara Cumhuriyet coşkusunu yaşattı. Antalya’nın Manavgat ilçesinde 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla düzenlenen etkinlikte, Manavgat Belediyesi Side Kreş ve Gündüz Bakımevi öğrencileri renkli görüntülere sahne oldu. Minik öğrenciler, hazırladıkları "Cumhuriyet ilan edildi" manşetli sembolik gazeteleriyle Antik Side sokaklarında dolaşarak vatandaşlara Cumhuriyet coşkusunu yaşattı. "Onların enerjisi ve sevgisiyle Cumhuriyet coşkusunu bir kez daha hissettik" Etkinliğe Manavgat Belediye Başkan Vekili Av. Mehmet Çiçek de katılarak çocuklara eşlik etti. Özel tasarımlı gazeteleri ellerinde taşıyan minikler, "Yazıyor, yazıyor; Cumhuriyet’in ilan edildiği yazıyor" sözleriyle gazeteleri vatandaşlara dağıttı. Esnaf ve vatandaşlar, çocukların bu anlamlı davranışını tebessümle karşıladı ve onlarla hatıra fotoğrafları çektirdi. Başkan Vekili Çiçek, Cumhuriyet bilincinin çocuk yaşta kazandırılmasının önemine dikkat çekerek, "Cumhuriyetimizin değerlerini geleceğe taşıyacak olan çocuklarımızın bu bilinçle yetişmesi bizler için büyük bir gurur kaynağı. Onların enerjisi ve sevgisiyle Cumhuriyet coşkusunu bir kez daha hissettik" dedi. Cumhuriyet’in 102. yılı büyük bir coşkuyla kutlandı Etkinliğin ardından Çiçek, Türkan Sözen Kreş ve Gündüz Bakımevi’nde öğrenciler tarafından hazırlanan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlama programına katıldı. Şiirlerin, marşların ve dans gösterilerinin yer aldığı programda Cumhuriyet’in 102. yılı büyük bir coşkuyla kutlandı.
27 Ekim 2025 Pazartesi - 17:05
Antalya’da kesme çiçek sektörünün sorunları masaya yatırıldı
ATB’nin düzenlediği Kesme Çiçek Sektörel Analiz Toplantısı’nda kesme çiçek sektöründe yaşanan sorunlar gündeme geldi. Kesme çiçekte maliyetlerin giderek arttığını belirten sektör temsilcileri, ihracat rakamlarının düştüğünü, işçi bulmakta zorlandıklarını dile getirdi. Antalya Ticaret Borsası (ATB), kesme çiçek sektöründeki gelişmeleri değerlendirmek üzere sektör paydaşlarının katılımıyla Kesme Çiçek Sektörel Analiz Toplantısı düzenledi. ATB Başkanı Ali Çandır başkanlığında, ATB 6. Meslek Komitesi Başkanı Ertan Altundağ moderatörlüğünde yapılan toplantıya, Orta Anadolu Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı İsmail Yılmaz, ATB 6. Meslek Komitesi Üyeleri, sektör temsilcileri katıldı. Toplantıda, kesme çiçek sektöründe yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri konuşuldu. "Kesme çiçek sektörünü geliştirmek için çalışıyoruz" Toplantının açılışında konuşan ATB Başkanı Ali Çandır, ATB 6. Meslek Komitesi üyelerinin talebi doğrultusunda toplantıyı düzenlediklerini belirtirken, toplantıda gündeme gelecek konuların, talep ve önerilerin rapor haline getirileceğini kaydetti. Çandır TÜİK’in bitkisel üretim tahminlerinde düşüş beklendiğini söylerken, tarım ürünlerindeki üretimin düşmesiyle zaten zor olan ekonominin daha da zorlaşacağını söyledi. Resmî Gazete’de yayımlanan kararla 2026 yılında kullandırılacak Ziraat Bankası sübvansiyonlu kredilerinde limitler aynı kalırken faiz oranlarının artırıldığını belirten Çandır, "Bu konuda değişikliğe gidilmesi için gerekli temasları başlatacağız" dedi. Ticaret Bakanlığı destekli UR-GE Projelerini başarıyla tamamladıklarını kaydeden Çandır, "Son sekiz yılda 12 ülkede 16 program düzenledik. Kesme çiçek ihracatının geliştirilmesine yönelik son UR-GE programı kapsamında Kolombiya, İngiltere, Kuzey İrlanda, Kenya, Japonya ve Güney Kore’ye ziyaretler gerçekleştirdik. Gittiğimiz pazarlarda ticari bağlantılar gerçekleştirildi" diye konuştu. "İŞKUR iş birliğinde istihdam imkanı" ATB’nin ‘Tarıma Özel Sosyal Güvenlik’ çalışması kapsamında tarımdaki işçi probleminin çözülmesini hedeflediklerini anlatan Ali Çandır, "Amacımız, sektörümüzün yapısına uygun, düşük maliyetli bir sosyal güvenlik sistemi geliştirmektir" dedi. Çandır, İŞKUR iş birliğiyle, kesme çiçek sektörüne yönelik 160 gün süren, pratik ve teorik eğitimleri içeren ve istihdam garantili meslek edindirme kursu programı düzenlenebileceğini anlatırken, sektörün talebi doğrultusunda eğitimlerin başlatılabileceğini kaydetti. Çandır, Antalya Tarıma Dayalı İhtisas Sera Organize Sanayi Bölgesi fizibilite raporunun tamamladığını da söylerken, alanın tahsisinde sıkıntı olmaması durumunda uygulama aşamasına geçileceğini kaydetti. "İhracatta düşüş" Orta Anadolu Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı İsmail Yılmaz, verilen kredi ve desteklerin tarım sektörün gözden çıkarıldığını gösterdiğini kaydetti. Kesme çiçeğin üretim maliyetleri artarken ihracat rakamlarında geriye gidildiğini söyleyen Yılmaz, "Geçen yıl 481 milyon dal çiçek ihraç etmişiz ama bu yıl yüzde 3 küçülme ile 451 milyon dal çiçek gönderebilmişiz" dedi. "Daha büyük alanlara ihtiyacımız var" Kesme çiçek sektörünün sorunlarına değinen İsmail Yılmaz, "Maliyetlerimiz giderek artıyor ama satış fiyatımız istenilen düzeyde değil. Kesme çiçekte karlılığımızı yitirdik" dedi. Çalışacak eleman bulmakta zorlandıklarını belirten Yılmaz, "En büyük sıkıntılarımızdan biri işgücü. Gençleri bu sektöre çekmek zor" dedi. Organize tarım bölgesinin çiçekçilik sektörü için önemli olduğunu belirten Yılmaz, "Daha büyük alanlara ihtiyacımız var. Sektörde pazarlamacı sorunu var. Farklı pazarlara açılamıyoruz. Finans konusu üretimde büyük sıkıntı. Önüne gelen saçma sapan fiyatlarla çiçek pazarlıyor" diye konuştu. Toplantıya katılan sektör temsilcileri, taleplerinin yanı sıra çiçek üretim, satış ve ihracatında yaşadıkları sorunları dile getirdi.
27 Ekim 2025 Pazartesi - 16:36
Antalya Havalimanı’nda zimmet ve kaçakçılık suçundan gözaltına alınan 10 memurdan 5’i tutuklandı
Antalya Havalimanı Gümrük Müdürlüğü’nde imha edilmesi gereken malzemeleri zimmetlerine geçirdiği ve yasa dışı yollardan piyasaya sürüp maddi menfaat temin ettikleri gerekçesiyle gözaltına alınan 10 memurdan 5’i tutuklandı. Antalya Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlileri tarafından ’5607 sayılı kanununa muhalefet’ suçu kapsamında yapılan çalışmalarda, Antalya Havalimanı Gümrük Müdürlüğü’nde görevli 10 memurun imha edilmesi gereken malzemeleri zimmetlerine geçirdiği ve yasa dışı yollardan piyasaya sürüp maddi menfaat temin ettikleri tespit edildi. Düzenlenen operasyonla yakalanan 10 şüpheli şahsın ikametlerinde ve araçlarında yapılan aramalarda; 83 şişe içki, 851 paket tütün mamulü, 185 paket parfüm, 95 paket kozmetik ürün, 8 adet elektronik sigara ve elektronik sigaraya ait 2 bin 417 paket kartuş, 13 adet atomizer, 11 adet sigara kiti ile suçtan elde edildiği değerlendirilen bir miktar döviz ile yüklü miktarda Türk lirası ele geçirildi. Adli makamlara sevk edilen şüphelilerden, 2 şahıs serbest bırakılırken 3 şüpheli hakkında adli kontrol kararı uygulandı. 5 şüpheli ise ’zimmet 5607 sayılı kanuna muhalefet’ suçlarından tutuklandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder