Yerel Haberler
Antalya
Antalya’da katil zanlısı saklandığı adreste yakalandı 23 Şubat 2026 Pazartesi - 18:26:16 Antalya’da alacak-verecek meselesi nedeniyle tartıştığı kişiyi tabancayla vurarak öldüren şahıs, polis tarafından saklandığı adreste yakalandı. Katil zanlısı, işlemlerinin ardından sevk edildiği hakimlikçe tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olay, dün sabah saat 08.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Kızılsaray Mahallesi Güllük Caddesi üzerindeki bir apartmanın 1. katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, aralarında alacak-verecek meselesi bulunan Yakup Önal ve Y.N.K. bir kıraathanede buluştu. Ticari taksi ile binanın önüne gelen Y.N.K. ve Önal birlikte içeri girdikten sonra aralarında tartışma çıktı. Çıkan tartışmanın büyümesi üzerine Y.N.K., üzerinde taşıdığı silahı çıkartarak Yakup Önal’a ateş etti. Y.N.K. kaçarken, ihbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Yakup Önal’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Savcılık ve Olay Yeri İnceleme ekiplerinin çalışmasının ardından Önal’ın cansız bedeni Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Cinayet Büro Amirliği ekipleri, olay sonrası kaçan zanlının yakalanması için çalışma başlattı. Polis ekiplerinin yaptığı teknik takip sonucu Y.N.K.’nin saklandığı yer belirlendi. Cinayet Büro Amirliği ekipleri, zanlıyı saklandığı yere düzenlenen operasyonla yakaladı. İfade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Y.N.K., çıkarıldığı mahkemece ’kasten öldürme’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 17:23 Rıza Perçin: "Fenerbahçe maçında hem galibiyete hem de hasılata çok ihtiyacımız var" Antalyaspor Başkanı Rıza Perçin, Fenerbahçe maçı öncesinde tüm şehri tribünlere davet ederek, "Fenerbahçe maçında stadın tamamen dolması gerekiyor. Bu maçta hem galibiyete hem de hasılata çok ihtiyacımız var" dedi. Antalyaspor Başkanı Rıza Perçin, Atilla Vehbi Konuk Tesisleri’nde basın mensupları ile bir araya geldi. Kayseri deplasmanında alınan yenilgi nedeniyle üzüntülü bir süreçten geçtiklerini belirten Başkan Perçin, "Biletler satışa açılmadan bir kale arkasını rakip takıma vereceğimiz yönünde dedikodular çıkmaya başladı. Böyle söylentilerin ortaya çıkmasına anlam veremiyoruz. Biz bu maçtan puan ya da puanlar bekliyoruz ancak bu maçta hasılat da bekliyoruz. 33 bin kişilik stadımızın tamamen dolmasını istiyoruz. Şu anda kulübümüz mali açıdan zor durumda. Örneğin, bu sabah yapılandırma ile ilgili vergi dairesinden geldiler. Cuma gününe kadar 23 milyon TL yatırmamız gerekiyor ki yapılandırma devam edebilsin. Zaten personelimizin maaşlarını ve forma giyen futbolcularımızın hak edişlerini ödemekte zorlanırken bir de bunlarla uğraşıyoruz" diye konuştu. "Her kesimden destek istiyoruz" Fenerbahçe maçında futbolcuların sahada, taraftarların da tribünde gerekeni yapacağına inandığını belirten Rıza Perçin, "Biz taraftarımıza çok güveniyoruz. Hepimiz bir olursak bu maçın üstesinden geliriz. Ancak bugünden beni ve yöneticilerimizi aramaya başladılar. Maça ücretsiz girmek isteyen çok sayıda insan var. Bu süreçte herkesin taşın altına elini koymasını bekliyoruz. Futbolcularımız sahada elinden geleni yapacak. Biz de yönetim olarak kulübü ayakta tutmak için mücadele ediyoruz. Taraftarımız da Antalyaspor Passolig kartıyla bilet alarak tribünleri doldurmalı. Stadımız 33 bin kişilik ve tamamen dolmasını istiyoruz. Bu maç kulübün geleceği açısından büyük önem taşıyor. Sadece taraftarımızdan değil, her kesimden destek istiyoruz. Antalya’daki milletvekillerimizi ve bürokratlarımızı da şehrin takımına daha güçlü şekilde sahip çıkmaya davet ediyoruz" ifadelerini kullandı.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 15:40 Büyükşehir’den şiddet ve tacizin önlenmesine yönelik eğitim Antalya Büyükşehir Belediyesi’nce ILO C190 sayılı sözleşme kapsamında "Çalışma Hayatında Şiddet ve Tacizin Önlenmesi Eğitimi" düzenlendi. Eğitimde konuşan Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, "Biz, ’kadın dostu kent’ anlayışını bir proje değil, bir yönetim modeli olarak benimsiyoruz. Kadınların; güvenle yaşayabildiği, ekonomik hayata katılabildiği, karar mekanizmalarında yer alabildiği, şiddetten uzak bir yaşam sürdürebildiği bir kent için çalışıyoruz" dedi. Antalya Büyükşehir Belediyesi, 2023 yılında Uluslararası Çalışma Örgütü ILO’nun 190 Sayılı Çalışma Yaşamında Şiddet ve Tacizi Önlemeye Yönelik Politika Belgesi’ni imzalayan Türkiye ve dünyadaki ilk yerel yönetim olmuştu. ILO C190, çalışma yaşamında şiddet ve tacizi ele alan ilk ve tek uluslararası sözleşme olma özelliği taşıyor. Bu kapsamda çalışmalar yapan Büyükşehir Belediyesi, Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu iş birliğiyle "Çalışma Hayatında Şiddet ve Tacizin Önlenmesi" konulu farkındalık ve bilinçlendirme eğitimi düzenledi. Kadın dostu yönetim modeli Açılışta konuşan Başkan Vekili Büşra Özdemir, eğitimin sadece bilgilendirme değil, kurumsal dönüşümün de önemli bir adımı olduğuna vurgu yaparak, "ILO 190 sayılı sözleşme çalışma yaşamında güvenli, eşit ve insan onuruna yakışır bir ortamın sağlanmasını temel bir hak olarak tanımlar. Bizler, Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak ’kadın dostu kent’ vizyonunu yalnızca sosyal projelerle değil kurumsal uygulamalarımızla da hayata geçiriyoruz. Kadınların güçlenmesini, şiddetin önlenmesini ve eşitlik ilkesinin tüm alanlara yerleşmesini öncelikli sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Bu eğitim sadece bir bilgilendirme değil, aynı zamanda kurumsal dönüşümün önemli bir adımıdır. Amacımız güvenli ve saygılı çalışma ortamlarını güçlendirmek ve bu konuda yerel yönetimlere örnek olmaktır" diye konuştu. Büyükşehir, Türkiye ve dünyaya örnek oldu Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin bu önemli belgeyi imzalayan ilk yerel belediye olduğunu hatırlatan Özdemir, "Kadınların; güvenle yaşayabildiği, ekonomik hayata katılabildiği, karar mekanizmalarında yer alabildiği, şiddetten uzak bir yaşam sürdürebildiği bir kent için çalışıyoruz. Amacımız güvenli ve saygılı çalışma ortamlarını güçlendirmek ve bu konuda yerel yönetimlere örnek olmaktır. Bu vesileyle katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür ediyor, eğitimin verimli geçmesini diliyorum. Bu vesileyle bu dönüşümü başlatan Türkiye’de bunun ilk imzacısı olan Muhittin Böcek Başkanımıza teşekkürlerimi sunuyorum" ifadelerini kullandı. Antalya bir ilki başardı Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü de konuşmasına Muhittin Böcek’e selamlarını ileterek başladı. Canan Güllü, "2023 yılında Muhittin Böcek, yerel yönetim olarak C190’ın imzalanmasına öncülük yaparak, Antalya bir ilki başardı ve Türkiye henüz bu sözleşmeyi imzalamadan bir politika belgesi yayınladı. Bu belgeyle bu politika belgesini dünyada ilk imzalayan yerel belediye Antalya Büyükşehir Belediyesi oldu. İstanbul Sözleşmesinden daha çok güvendiğim bir belge. Çünkü C190 sözleşmesinin sürdürülebilir istihdamı daha çok destekleyecek ve güçlendirecektir" diye konuştu. Eğitim toplantısında TKDF Hukuk Danışmanı Av. Umut Çiftçi ’Çalışma yaşamında şiddet ve tacize mücadelede temel kavramlar’, Doç. Dr. Seher Demirkaya ile Doç. Dr. Ceyhun Güler, ’Çalışma yaşamında temel haklar, iş yerinde şiddet ve tacizle mücadelenin ruhu’ konulu sunum yaptılar. Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binasında gerçekleşen eğitim toplantısına Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü, TKDF Hukuk Danışmanı Av. Umut Çiftçi, Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi’nden Doç. Dr. Seher Demirkaya, Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Doç. Dr. Ceyhun Güler, ilçe belediye temsilcileri ile belediye personeli katıldı.
Prof. Dr. Yasemin Biçer Gömceli: "Dejavu hissi bile epileptik nöbet olabilir"
09 Şubat 2026 Pazartesi - 11:15 Prof. Dr. Yasemin Biçer Gömceli: "Dejavu hissi bile epileptik nöbet olabilir" Prof. Dr. Yasemin Biçer Gömceli, bir kişinin hayatının belirli dönemlerinde karşılaştıkları olaylarla ilgili dejavu hissine kapılmasının küçük lokalize epilepsi nöbeti ihtimali olabileceğini kaydetti. Gömceli, "Sadece dejavu hissi bile epileptik nöbet olabilir. ‘Sanki bu anı daha önce yaşamışım gibi hissediyorum’ gibi, absürt bir şekilde sürekli tekrarlayan dejavu hissinde biz ‘epilepsi olabilir mi?’ diye düşünüyoruz" dedi. Memorial Antalya Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Yasemin Biçer Gömceli, Uluslararası Epilepsi Günü kapsamında, epilepsinin belirtileri ve nedenleri hakkında açıklamalarda bulundu. Epilepsinin doğuştan gelen bir hastalık olmadığını belirten Prof. Dr. Yasemin Biçer Gömceli, bu hastalığın sadece 5’te 1’inin genetik kaynaklı olduğunu söyledi. Epilepsinin çoğunlukla sonradan ortaya çıkan sebeplerden ortaya çıktığını aktaran Gömceli, "Anne karnında oksijensiz kalmak, doğum sırasında doğum yolunda sıkışmak ya da beyin kabuğunun herhangi bir nedenle hasarlanması, daha sonrasında da hayatın herhangi bir yaşında yaşadığınız herhangi bir kafa travması sizi epilepsi bireyi haline getirebilir. Bunun dışında beyin tümörleri, beyin damar tıkanıklıkları ve kanamaları, beyin zarını etkileyen her şey epilepsi sebebi olabilir. O yüzden hastalarımızın yüzde 80’nin doğumsal nedenlerle olmadığını ya da anne karnından itibaren bu hastalığı taşımadığını söyleyebiliriz. Hepimiz aslında birer epilepsi adayıyız. Beyni olan herkes epilepsi adayıdır. İnsanlar kadar hayvanlarda da görülen bir hastalıktır" dedi. "Dejavu hissi bile epileptik bir nöbet olabilir" Epilepsi nöbetlerinin belirtilerinden bahseden Gömceli, "Epilepsi sadece büyük kasılmalı veya bayılmalı nöbetler diye anlamamalıyız. Bunun dışında beynin uygunsuz bir şekilde elektrik üretmesine bağlı, beynin hangi bölgesinde bu elektrik üretiliyorsa o bölgeyle ilgili bulgular ortaya çıkıyor. Büyük kasılmalı nöbetteyse bütün beyinle aynı anda bu deşarjlar ortaya çıkıyor ve hasta kontrolsüz bir şekilde bayılıyor. Küçük lokalize ataklarda donuk, duraksayıp kalmalardan başlayın, tuhaf bir his, çeşitli halüsinasyonlar gibi bulunduğu beyin bölgesinden kaynaklanan şikayetlerle ortaya çıkabilir. Sadece dejavu hissi bile epileptik nöbet olabilir. ‘Sanki bu anı daha önce yaşamışım gibi hissediyorum’ gibi, absürt bir şekilde sürekli tekrarlayan dejavu hissinde biz ‘epilepsi olabilir mi?’ diye düşünüyoruz. Ya da anormal kokular. Olmayan bir ortamda özellikle nahoş kokular. Boğazında bir şey kalmış gibi yutkunma, yalanma hareketleri. Bazen durup dururken bağırmalar, bazı hastalarda ise sadece gülme veya ağlama ile giden nöbetlerimiz var" şeklinde konuştu. "Soğan ya da kolonya koklatmayın" Prof. Dr. Yasemin Biçer Gömceli, büyük kasılmalı nöbet geçiren bir hastaya yapılması ya da yapılmaması gerekenleri de şu sözlerle aktardı: "Epilepsi nöbetlerinde önce bir kasılma ardından yere düşme olur. Basit bayılmalarda ise genellikle önce vücut yere yığılır sonra belki biraz kasılmalar olabilir. Epilepsi nöbetlerinde genellikle kasılmayı takip eden bilinç yitimi olur. Hastanın etrafında çarpabileceği her hangi bir şey varsa onları uzaklaştırmaya çalışmak. Elini, çeneyi açmanın bir faydası olmayacaktır. Epilepsi nöbetleri bir başı ve sonu olan tablolardır. Yaklaşık yarım dakika ya da 1 dakika sonrası nöbet kendiliğinde sonlanır. Kravatı varsa onu gevşetmek, gözlük varsa onu çıkarmak ya da yaralanabileceği unsurlardan uzaklaştırmak yeterli. O sırada ağzına kaşık, parmak sokmanın, ya da kolonya ile soğan koklatmanın hiçbir faydası yok. Bunun koklattığınız zaman düzelmiyor hasta. O nöbetin bir süresi var ve hasta o bitince açılacak. Eğer hasta açılamadan tekrar atak oluyorsa o zaman 112’yi arayınız. Çünkü hasta kendine gelmeden tekrarlayan nöbetler geçiriyorsa bu hayati riski olan bir durumdur."
Gençler ‘Antalya Yerel Gençlik Forumu’nda buluştu
08 Şubat 2026 Pazar - 15:03 Gençler ‘Antalya Yerel Gençlik Forumu’nda buluştu Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde Gençlik Örgütleri Forumu (GoFor) iş birliğiyle yürütmekte olduğu "Yerel Gençlik Politikası Programı" kapsamında Antalya Yerel Gençlik Forumu düzenlendi. Antalyalı gençler, kentte yaşadıkları deneyimlerini, ihtiyaçlarını ve taleplerini doğrudan paylaşabilecekleri bir alanda bir araya geldi. Büyükşehir Belediyesi ve Gençlik Örgütleri Forumu (GoFor) iş birliğiyle Yerel Gençlik Politikası Programı kapsamında "Gençlerin Günü" başlığıyla Antalya Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binası’ndaki Sosyal Tesislerde Antalya Yerel Gençlik Forumu gerçekleştirildi. Foruma Antalya ve ilçelerinden gelen yaklaşık 100 genç katıldı. Büyükşehir’den gençlere tam destek Bu programın Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıdığını belirten Antalya Büyükşehir Belediyesi Gençlik Hizmetleri Şube Müdürü Hayat Ekici Gürkan "Bugün burada konuşulan her cümle her söz her sorun ve çözüm önerisi Antalya’nın geleceği için bir nokta olacak. Büyükşehir Belediyemizin gençlik çalışmalarından bahsedecek olursak; ilk olarak gençlerle ilgili birim kuruldu. Dört tane gençlik merkezi hizmet veriyor: Gençlik Kampı Eğitim Merkezi, Atatürk Parkı içerisindeki Gençlik Merkezi, girişimci gençlere destek verebilmek için HUB Antalya Girişimcilik Merkezi ve Serik’te Bilim Köyü Merkezi. Yakında Alanya’da da bir gençlik merkezimiz daha kurulacak. Gençlik alanında çalışmalar yapan Gençlik Meclisimiz, Genç Antalya Gönüllüleri programımız, İzcilik programımız ve Likya Şehirlerarası Gençlik Değişimi programımız var. Büyükşehir Belediyesi olarak gençlere destek vermeye ve birlikte yürümeye devam edeceğiz" diye konuştu. Gençler, sekiz gençlik hakkını konuştu Forumda gençler sekiz gençlik hakkı başlığı olan; ayrımcılıkla mücadele, barınma, çalışma, eğitim, ifade özgürlüğü, katılım, örgütlenme özgürlüğü ve sağlık hakkı başlıklarında düzenlenen yuvarlak masa toplantılarıyla talep, ihtiyaç ve çözüm önerilerini tartışma fırsatı buldu. Forum sonuçları açıklanacak Düzenlenen forum sonrasında Antalya Yerel Gençlik Forumu – Araştırma Sonuçları Toplantısı yapılacak. Antalya Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı olarak hizmet veren HUB Antalya Girişimcilik Merkezi’nde gerçekleştirilecek toplantıda hem araştırma sonuçları hem de forumun sonuçları temsilcilerle paylaşılacak. Antalya Yerel Gençlik Forumu sonrasında politika metninin şekillendirilerek Nisan ayı ortasına kadar Antalya Yerel Gençlik Politika Belgesi’nin kamuoyu ile paylaşılması planlanıyor.
Şehit kardeşine küfreden milletvekiline hakaret etti, davayı kaybedince aracı haczedildi
08 Şubat 2026 Pazar - 13:08 Şehit kardeşine küfreden milletvekiline hakaret etti, davayı kaybedince aracı haczedildi Antalya’da bir vatandaş hakkında, 2021 yılında şehit kardeşine küfreden milletvekiline sosyal medya üzerinden yaptığı hakaret içerikli yorum nedeniyle 4 yıl sonra dava açıldı. Davayı kaybeden ve tazminat kararı çıkan vatandaş, para cezasını ödeyemeyince aracı haczedilerek otoparka çekildi. Şahıs, "Arabam şehidime feda olsun. Hiç sorun değil, işe otobüsle de gider gelirim" dedi. 2021 yılında meydana gelen olayda İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, birtakım inceleme ve ziyaretlerde bulunmak üzere Bingöl’e gelmiş, Akşener’in esnaf ziyareti sırasında şehit ağabeyi Tahir Gürmen, "Bu kadın beni mahkemeye verdi, ben ceza almışım. Şu an cezaevine gireceğim" diye tepki göstermişti. Tepki sonrası güvenlik güçlerince bölgeden uzaklaştıran şehit ağabeyinin yanına giden İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan’ın Gürman’a küfür ve hakaret ettiği iddia edildi. Olayın ardından birçok kesim tarafından İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan’a tepki gösterildi. Tepkiler çığ gibi büyümüştü Kamuoyundan gelen tepkilerin ardından Türkkan, Meral Akşener’in talebi üzerine İYİ Parti Grup Başkanvekilliği görevinden istifa etmişti. Hakkında ’hakaret’ ve ’etkili eylem’ suçlarından İYİ Parti Milletvekili Lütfü Türkkan’ın milletvekili dokunulmazlığının kaldırılması talebiyle hazırlanan fezleke Adalet Bakanlığı’na gönderilmişti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Lütfü Türkkan’ın bir şehit yakınına küfür etmesini "Hukuki süreç nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın şehit yakınlarına hakaret edenlerin bizim de milletimizin de gözünde milletvekilliği sakıt olmuştur" sözleri ile eleştirmişti. Yaptığı yorum nedeniyle dava açıldı O dönemde yaşananları sosyal medya hesapları üzerinden gören ve İYİ Parti Milletvekili Lütfü Türkkan’a tepki göstererek bir videonun altına hakaret içerikli yorum yapan Abdullah Gümüş isimli vatandaş hakkında Türkkan’ın avukatları olaydan 4 yıl sonra şikayetçi oldu. İstanbul 29. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada Gümüş, 90 gün adli para cezası ile cezalandırıldı. Ceza, suçun alenen işlemesi nedeniyle TCK’nın 125(4) maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında arttırılarak 105 güne çıkartılırken, Gümüş’ün sabıkasız oluşu göz önüne alınarak TCK’nın 62(1) maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 87 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildi. Tazminat davasını kaybetti, aracı bağlandı Gümüş’ün ekonomik durumu göz önüne alınarak mahkeme tarafından günlüğü 100 TL’den 8 bin 700 TL adli para cezasına ve hükmün açıklanmasını geri bırakarak 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulması kararı verdi. Ekonomik durumu nedeniyle avukat masrafı ve faiz nedeniyle mahkemenin verdiği tazminatı ödeyemeyen Gümüş’ün 78 bin TL’yi bulan borcu nedeniyle Türkkan’ın avukatları icra davası açtı. Ankara 7. Genel İcra Dairesi’ne açılan dava sonucu Abdullah Gümüş’ün hesaplarına bloke konurken, 7 yıldır kullandığı 1991 model 38 DZ 652 plakalı aracı içinde haciz kararı çıkartıldı. Araç otoparka çekildi Aracı hakkında konulan haciz ve yakalama kararı sonrası önceki gün Gümüş’ün ikamet ettiği Çankaya Mahallesi 6423 Sokak’ta bulunan ikametine gelen polis memurları aracı bağlayarak çekici vasıtası ile otoparka çektirdi. İnşaat ustası olarak çalıştığını ve şehit kardeşine küfreden İYİ Parti Milletvekili Lütfü Türkkan’a hakarette bulunduğu için aracına yakalama kararı çıkartıldığını belirten Gümüş, "Naaşı parçalanmış şehidimizin kız kardeşine hakaret eden milletvekilinin videosunu izledim. O anki milli duygularım nedeniyle videonun altına hakaret içerikli bir yorumda bulundum. 2021 yılında olayın ardından 2025’te polise ifade vermem gerektiği söylendi. Davacı oldular ve kazandılar, tazminat davası açtılar" dedi. "Arabam şehidime feda olsun" Tazminat davasını kaybetmesinin ardından 39 bin TL olan borcun faizi ile birlikte 78 bin TL olduğunu belirten Gümüş, "Borcu ödeyemediğim için 7 yıllık arabamı 2 gün önce elimden aldılar. Şahsıma küfür etmiş olsalardı gülüp geçerdim, herhangi bir yorumda bulunmazdım. Ama şehidimizin ailesine küfür edildiği için milli duygulardan dolayı o anda yaptığım hakaret içerikli bir yorumdan dolayı bu duruma düştüm. Arabam şehidime feda olsun. Hiç sorun değil, işe otobüsle de gider gelirim" ifadelerini kullandı.
Kolu ve bacağı kopan hastalar 10 saatte aynı anda ameliyat edildi
08 Şubat 2026 Pazar - 12:17 Kolu ve bacağı kopan hastalar 10 saatte aynı anda ameliyat edildi Antalya’da 10 kişinin hayatını kaybettiği otobüs kazasında kolu ve bacağı kopan hastalar aynı anda 10 saat süren ameliyatla opere edildiler. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli ve İleri Sağlık Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan tarafından yapılan operasyon sonrası hastalar yoğun bakımdan çıkıp, serviste tedavilerine devam ediliyor. Antalya’nın Döşemealtı ilçesi yakınlarında yolcu otobüsünün virajda bariyerlere çarpıp devrildiği kazada 10 kişi öldü, 25 kişi yaralandı. Kazada yaralanan bir gencin kolu, başka birinin ise bacağı koptu. Jandarma olay yerinde kol ve bacak aradı. 2 yaralı aynı anda Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde yüz, rahim ve kol naklinde Türkiye’nin ilki olan Prof. Dr. Ömer Özkan ve Prof. Dr. Özlenen Özkan’ın ekibi tarafından ameliyat edildi. Akdeniz Üniversitesi Hastanesine getirilen yaralılar arasında Yavuz Selim Yiğit, Neziha Kutlu, Firdevs Sarı, Sedef Sarı ve Abdou Nazirou Gninkougui tedavi altına alındı. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli ve İleri Sağlık Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan tarafından kolu kopan ve bacağı kopan hastalar aynı anda yürütülen operasyonlarla birlikte kopan uzuvları yerlerine opere ettiler. "Kötü bir haberle hepimiz çok ciddi sarsıldık" Yapılan operasyonlara ilişkin açıklamalarda bulunan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Tabii olay herkesi dehşete düşürdü. Aslına bakarsanız pazar sabahı güzel bir güne uyanmışken kötü bir haberle hepimiz çok ciddi sarsıldık. Çünkü çok yüksek oranda kayıplar oldu. Bu korkunç kazada tam Antalya’ya yoluna dönüşünde bir kaza olmuş bildiğimiz kadarıyla oradan bize 5 tane yaralı geldi, 3’ünün durum ağırdı. Bir tanesi genel cerrahi, ikisi de plastik cerrahi ekibimiz tarafından tedavi edildi. Bir bayan hasta 27 yaşında. Sedef Sarı, 21 yaşında da yine Yavuz Selim isminde kolu kopan bir hastayı biz devraldık. Hızlıca ameliyata aldık. Bunlar tabi majör travmalar, büyük travmalar" dedi. 2 vakayı 2 odada aynı anda ameliyat ettik Rektör Özkan, "Hemen bulamamışlar kol ve bacağı, daha sonra insanların aklına geliyor ve uygun şartlar altında getirildiği için biz kolu ve bacağı yerine dikebildik açıkçası. Uzun süren bir ameliyattı. Dün 2 ekip çalıştık. 2 ekip aynı anda 2 odada yan yana o 2 vakayı aldık. Allah’a şükürler olsun ki şu anda durumları gayet iyi ama tabi hep ifade ediyoruz. Mikro cerrahide bu böyledir. Bir hafta 10 günlük süre sıkıntılı damarlarla tekrar tıkanma olabiliyor. Keza bunlar büyük yaralanmalar, büyük organ doku kopmaları, bundan da elbette hayati riski devam ediyor. Şu anda birkaç gün bizim için hayati risk açısından da önem arz ediyor, kol ve bacağını takip açısından da önem arz ediyor" şeklinde konuştu. Organ kayıplarında kritik zaman 4-5 saat Organ kayıplarının yaşandığı vakalarda parçaların doğru şekilde ulaştırılması gerektiğini ifade eden Rektör Özkan, "Elbette tabii burada en önemli olan şey parçaların doğru şekilde bize ulaştırılması. Burada en önemli olan şey bir vakit kaybetmemek. Hani orada burada vakit kaybettiğiniz zaman biz çok zorlanıyoruz. Çünkü 4-5 saatten sonra o organları dikmek. Zarar veriyor dikilmemesi gerekiyor. Çok kritik bir zaman bu 4-5 saat. 4-5 saatte sonra siz ameliyata da yeni başlamış oluyorsunuz. Bunlar çok ciddi zaman kayıpları. O anlamda bir, çok hızlı gelmesi gerekiyor. İki de buzla direkt temas etmeyecek şekilde bunlar ıslak bir spanca temiz spanç sarılacak ve yanlarında direkt temas etmeyeceği şekilde buz olacak. Serin bir ortamla gelmeleri gerekiyor. Tabi direkt buza temas etmemeli, suya koymamaları bazen esef ya da suyun içinde gelebiliyor. Bunlar da olmaması gerekiyor. Bize doğru şartlarda geldi dokular o anlamda da hem hasta hem biz tabi işimiz kolaylaştı hastalar açısından ve bizim açımızdan" dedi. Türkiye’nin ilk yüz naklisi Uğur Acar’ın akrabası Ameliyat edilen Yavuz Selim’in Türkiye’nin ilk yüz naklisi Uğur Acar’ın akrabası olduğunu ifade eden Rektör Özkan, "O da dışarıda bekliyordu. Ameliyat sonrası onlarla karşılaştık. Her 3 ailenin de yakınları tabi büyük bir merakla bizim çıkışımızı bekliyorlardı. O kadar çok insanın gözlerindeki o dehşeti ve sizden aman dilenmesini görmek hakikaten zor bir süreç doktor açısından da öyle iyi haberleri verdik bütün ailelere. Evet Uğur da onlardan bir tanesiydi. Hatta bir hasta yine bu kolunu transfer ettiğimiz hasta, replant ettiğimiz hastanın da yine yıllar önce başka bir yakınının yine kolunu aynı şekilde kopmuştu ve biz replante etmiştik. Ondan sonra hani o da değişik bir tabi rastlantı oldu açıkçası. Evet, ilginç bir tesadüf gerçekten tabii. Zor bir süreç" ifadelerini kullandı. "Yıllar önce kolunu ameliyat ettiğimiz hastanın yakını" Diğer hastanın durumunu da anlatan Rektör Özkan, "Vedat Sarı’ydı hastamız onun da yine bir kolu kopmuştu. Yıllar çok yıllarca ben asistandım o zaman. Onun kolunu Ömer hocayla beraber yine repland etmiştik. Aynı şekilde o arayınca tabi ilginç bir tesadüf oldu. 2 hasta da çok zor hastalardı açıkçası. Ama umuyorum başarılı geçti ameliyatları ama dediğimiz gibi şu bir hafta on günlük süreç kıymetli ama eğer her şey yolunda giderse tabii hastaların çok ciddi bir kazanımları olacak" dedi. "Tedaviye katılan herkese teşekkür ediyorum" Bunların komplike ameliyatlar olduğunu belirten Özkan, "Kolay ameliyatlar değil. Çünkü bu keskin temiz bir kesi değil koparak yerinden çıkmış. Hem kol hem bacak için söylüyorum bunu. Tabii bunlar çok teknik detaylar ama alıcı damarlarda sıkıntı oluyor. Bu anlamda çok ciddi tabi. Ekibi zorladı. Komplike ameliyatlardı ama dediğim gibi inşallah sonucu bir hafta on gün sonra yine size pozitif bir şekilde veririz. Bu tür ameliyatlarda dakikanın önemi var. Öyle olunca 2 hastada aynı anda ameliyata başlandı. Neredeyse aynı anda ameliyatları da sonlandırdık. Aynı hızla gitti. İkisi de yan yana 2 odada multi travma hastası bunlar. Bu anlamda ekibimiz de çok tabi tecrübeli. Bütün ekibe çok teşekkür ediyorum. Katkısı olan herkese buraya gelmesini sağlayan, organları yine ekstra getiren dokuları yine burada tedavi eden, tedaviye katılan herkese teşekkür ediyorum. Bir insanın hayatına katkı sunmak bizim işimizin en kıymetli, en maneviyatı yüksek tarafı elbette" dedi. "Keşke ayağını kurtardığımıza sevinebilseydi" Bir hastanın kenilerine ’çocuğum ne oldu’ diye sorduğunu anlatan Özkan, "Tabi ona öyle bir haber gidecek. Maalesef çocuğunu kaybetti, o vahim kazada. Keşke ayağını kurtardığımıza sevinebilseydi. Gerçekten çok insanın içini ezen, içini burkan bir olay. Allah sabır versin onlara da. Allah kimseye göstermesin. Çocuğum nerede diye tam uyutulurken soruyordu tabi bu kaza hemen bize gelmedi. Önce Antalya Şehir Hastanesinden bize geldi bu hastalar. O anlamda biz hangi hastanede nerede olduğunu bilmediğimiz için biz de çok vakıf değildik açıkçası çocuğun akıbetine. Ancak daha sonra biz ameliyattayken gelen haber maalesef bütün ekibi çok üzdü. Çocuğu kaybetmişiz. Allah ailesine sabır versin çok, çok zor bir süreç" şeklinde konuştu. Kopan kol ve bacak aynı anda ameliyat edildiler Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli ve İleri Sağlık Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan ise, "Buraya 5 hastamız geldi. Geldikleri gün itibarıyla 3 tanesi ameliyat edildi. 2 tanesi bizim bölümümüz tarafından ameliyat edildi. Genel durumları tabi orta ağır. Elimizden geldiğince kolu kopan hastamızı ve bacağı kopan hastamızı aynı anda ikisini beraber, ekibimizle beraber ameliyat ettik. Şu anda genel durumları iyi yakın takip ediyoruz. İnşallah güzel bir sonuç alırız" dedi. "Ameliyatlar 10 saat sürdü" Ameliyatların 8 ila 10 saat arasında sürdüğünü ifade eden Prof. Dr. Ömer Özkan, "Şu an için sağlık durumları tabii orta" şeklinde konuştu. Kazadan sonra jandarma tarafından uzuvların bulunup getirildiği sorusuna Özkan, "Tabi o kısmı ben de yeni öğreniyorum. Maalesef öyle olduğu için de tabi biraz kirli. O biraz enfeksiyon riski getiriyor inşallah o kısmı da atlatırız. Organların taşınma eğitiminin verilmesi gerekir. Basit de olsa okullara veya genel toplum kamu spotu açısından bunları da bildirmekte fayda var. Bu da önemli bir konu oldukça" şeklinde konuştu.
Kepez’e 2 protokolle 2 semt evi geliyor
08 Şubat 2026 Pazar - 11:54 Kepez’e 2 protokolle 2 semt evi geliyor Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Gündoğdu ve Aktoprak mahallelerinde semt evi ve taziye evi yapılması için hayırseverlerle protokol imzaladı. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Gündoğdu Mahallesi’nde yapılacak semt evi ve taziye evi için hayırsever Recep Balık ile protokol imzaladı. Belediye meclis kararı doğrultusunda, mülkiyeti Kepez Belediyesi’ne ait Gündoğdu Mahallesi 2070 adanın güneyinde bulunan park alanı içerisine hayırsever tarafından semt evi ve taziye evi yapılacak. Yapının tamamlanmasının ardından bina, belediyeye süresiz ve bedelsiz olarak devredilecek. Aktoprak Mahallesi’nde yapılacak semt evi için ise hayırsever Recep Tunahan Aydemir ile protokol imzalandı. Aktoprak Mahallesi 2746 ada üzerindeki park alanı içerisine inşa edilecek semt evi binası da tamamlandıktan sonra belediyeye süresiz ve bedelsiz olarak devredilecek. Sosyal belediyecilik hizmeti Başkanlık makamında gerçekleşen protokollerin ardından bir açıklama yapan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, "Kepez’i sadece fiziki yatırımlarla değil, sosyal ve kültürel projelerle de güçlendirmeyi hedefliyoruz. Semt evleri bu anlayışın en güzel örneklerinden biridir. Bu yapılar; mahalle kültürünün yaşatıldığı, komşuluk ilişkilerinin güçlendiği, kadınlarımızın, çocuklarımızın ve büyüklerimizin bir araya gelerek sosyal hayata katıldığı çok kıymetli mekanlardır. Aynı zamanda taziye evleriyle de hemşehrilerimizin zor zamanlarında yanlarında olmayı amaçlıyoruz. Gündoğdu ve Aktoprak mahallelerimizde hayata geçirilecek bu projelerle, vatandaşlarımızın sosyal ve kültürel ihtiyaçlarına önemli ölçüde katkı sağlayacağız. Park alanları içerisinde yapılacak bu semt evleri, mahalle sakinlerimizin nefes alabileceği, dayanışmayı ve birlikteliği artıracak buluşma noktaları olacak. Bu anlamlı yatırımlara katkı sunan hayırseverlerimize gönülden teşekkür ediyorum. Belediyemiz ile hayırseverlerimiz arasındaki bu iş birliği, Kepez’de sosyal belediyeciliğin en güzel örneklerinden biridir." dedi.