Yerel Haberler
Antalya
30 Mart 2026 Pazartesi - 18:37 ALKÜ’de nevruz kutlandı Türk tarihinde baharın gelişinin simgesi olarak kabul edilen nevruz, Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Kestel Yerleşkesi’nde kutlandı. ALKÜ’de düzenlenen nevruz etkinliğinde ALKÜ Geleneksel ve Modern Dans Topluluğu gösteri sundu. Gösterinin ardından alandaki öğrencilerin katılımıyla birlik halayı çekildi. Renkli görüntülerin oluştuğu etkinlikte Rektör Türkdoğan, beraberindeki heyet ve öğrenciler örs üzerinde demir dövdüler. Nevruz ateşinin yakılmasının ardından Rektör Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan ve öğrenciler müzik eşliğinde ateşin üzerinden atladı. Halay ile devam eden program neşeli görüntülere sahne oldu. Program pilav dağıtılmasının ardından sona erdi. "Nevruz, birlik ve beraberliğimizin simgesidir" Rektör Türkdoğan, nevruzun köklü bir geçmişe sahip olduğunu vurgulayarak, "Nevruz, sadece baharın gelişi değil, aynı zamanda birlik, beraberlik, kardeşlik ve dayanışmanın en güzel simgelerinden biridir. ALKÜ ailesi olarak bu kadim geleneği yaşatmak ve genç nesillere aktarmak bizim için büyük önem taşıyor. Öğrencilerimizle birlikte bu coşkuyu paylaşmak bizleri son derece mutlu etti. Katılım sağlayan tüm akademik ve idari personelimize ile öğrencilerimize teşekkür ediyorum" dedi. Kestel Yerleşkesi’ndeki meydanda yapılan etkinliğe ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Atıf Bayramoğlu, fakülte dekanları, MYO müdürleri, akademisyenler, idari personel ve öğrenciler katıldı.
30 Mart 2026 Pazartesi - 16:34 İş adamı kendi verdiği tüfekle vurulmuş Antalya’nın Kepez ilçesinde borç anlaşmazlığı yaşadığı iş adamı Hasan Doğan’ı av tüfeğiyle kasığından yaraladığı belirtilen tutuklu sanık İlyas Ç.’nin, "tasarlayarak öldürmeye teşebbüs" suçundan yargılanmasına başlandı. Duruşmada, İlyas Ç.’nin işverenini, daha önce mağdur tarafından verilmiş olduğu öne sürülen av tüfeğiyle vurduğu ortaya çıktı. Antalya’nın Kepez ilçesi Fabrikalar Mahallesi 3047 Sokak’ta 10 Ekim 2025 tarihinde saat 18.00 sıralarında meydana gelen olayda, iddiaya göre Hasan Doğan ile İlyas Ç. arasında bir süredir borç anlaşmazlığı nedeniyle husumet bulunuyordu. Otomobille Doğan’ın evinin bulunduğu sokağa gelen İlyas Ç., yanında getirdiği av tüfeğiyle bir el ateş etti. Kasığından vurulan Hasan Doğan yere yığılırken, ihbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralı Hasan Doğan, tedavisi için hastaneye sevk edilirken, olayın ardından bölgeden uzaklaşan İlyas Ç. emniyet güçlerince yakalandı. Şüpheli, işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı. Hazırlanan iddianamede, İlyas Ç. hakkında "tasarlayarak öldürmeye teşebbüs" suçundan dava açılırken, babası Sirat Ç. ile kardeşi Enes Ç. hakkında ise "azmettirme" suçundan yargılama talep edildi. "Dilenci gibi bin TL, iki bin TL ödeme yapıyorlardı" Olayın ilk duruşması Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık İlyas Ç., tutuksuz sanıklar Enes Ç. ve Sirat Ç., sanık yakınları, mağdur Hasan Doğan ile taraf avukatları katıldı. Duruşmada savunma yapan İlyas Ç., öldürmeye teşebbüs suçlamasını kabul etmediğini belirterek, kardeşi ve babasıyla inşaat sektöründe çalıştıklarını, müştekinin inşaatında da görev aldıklarını söyledi. Hasan Doğan’dan yaklaşık 400 bin liraya yakın alacakları olduğunu ileri süren İlyas Ç., ödemelerin parça parça yapıldığını ve uzun süre alacaklarının verilmediğini iddia etti. Sanık İlyas Ç., savunmasında, "Öldürmeye teşebbüsle alakam yoktur. Kardeşim ve babamla inşaat sektöründe çalışıyoruz, müştekinin inşaatında da çalıştık, paramızı vermedi, alacağımız vardı. Ben kiracıyım, kardeşim kiracı, zor durumdayız. 400 bin TL’ye yakın alacağımız vardı. Dilenci gibi bin TL, iki bin TL ödeme yapıyorlardı. Dört beş ay geçti, alacağımızı vermedi. Kendisiyle görüştüğümüzde, ‘Alacağınız varsa alabiliyorsanız alın’ dedi" diye konuştu. "Beline elini atınca silahı var sandım" Daha sonra çalıştığı başka bir firmadan hak edişini aldığını ve bu parayla araç satın aldığını söyleyen İlyas Ç., Diyarbakır’a gitmeden önce dedesinin elini öpmek için olay yerine gittiğini anlattı. Hasan Doğan ile dedesinin aynı yerde oturduğunu ifade eden sanık, olay günü Doğan’ı aracının yakınında görünce alacak meselesini sorduğunu, Doğan’ın beline elini götürmesi üzerine silahı olduğunu düşündüğünü savundu. İlyas Ç., "Olay günü aklıma önce kardeşim, sonra alacağım geldi. Dedemin yanından ayrıldıktan sonra aracının yakınında Hasan Doğan’ı gördüm. ‘Neden alacaklarımızı vermiyorsunuz’ dedim. Elini beline atınca silahı var sandım, bana zarar vereceğini düşünerek bir el ateş ettim. Yeni aldığım arabada av tüfeği vardı, onunla ateş ettim. Kendisine ‘Babamın selamı var’ demedim. Silahlı ateş etmemde ailemin haberi yoktur. Suçlamaları kabul etmiyorum, tahliyemi ve beraatimi istiyorum" diye konuştu. "Tüfek, Hasan Doğan’ın verdiği aracın bagajındaydı" Azmettirme suçlamasıyla yargılanan tutuksuz sanık Sirat Ç. ise olaydan haberlerinin olmadığını söyledi. Olay günü oğluyla birlikte inşaatta çalıştıklarını belirten Sirat Ç., polislerin kendisini arayarak olaydan haberdar ettiğini ifade etti. Sirat Ç., "Olay günü inşaatta oğlumla beraber çalışıyorduk, hiçbir şeyden haberimiz yoktu. Polis aradı, böyle bir olay oldu haberin var mı dedi. Haberimiz olmadığını söyledim. Daha sonra eve gittik, İlyas eve geldi. İlyas’a çok kızdım, hatta bir tokat attım. Olay öncesinde Selman ve İlyas inşaat alanında işçi olarak çalışıyordu, 400-500 bin TL alacakları vardı. Ayrıca daha önce Hasan Doğan’ın oğlunun karıştığı bir kavgada oğlum Selman Ç. ayağından vuruldu" dedi. Sanık baba, olayda kullanılan av tüfeğine ilişkin de, "Hasan Doğan, Selman vurulduktan sonra hastane işlerinde kullanılması için araç vermişti. İlyas’ın yaralamada kullandığı silah, bu aracın bagajındaki silahtır. Hasan Doğan, inşaata gidip gelirken ‘Ne olur ne olmaz, aracında bulunsun. Karşı taraf sorunlu, ne yapacağı belli olmaz. İnşaatın bulunduğu yer ormanlık alan, yaban domuzu çıkabilir’ diyerek av tüfeğini almamızı istedi. Ben de tüfeği alıp depoya koyarım diye düşünmüştüm. Sonradan öğrendiğime göre İlyas bu tüfeği alıp bizden habersiz aracının bagajına koymuş" ifadelerini kullandı. "Olaydan haberimiz olsaydı izin vermezdik" Tutuksuz yargılanan bir diğer sanık Enes Ç. de Hasan Doğan’dan yaklaşık 400 bin lira alacakları olduğunu, bu paranın yalnızca küçük bir kısmının ödendiğini ileri sürdü. Olay günü babasıyla birlikte çalıştığını anlatan Enes Ç., ağabeyinin böyle bir eylem gerçekleştireceğinden haberlerinin olmadığını savundu. Enes Ç., "Hasan Doğan’dan 400 bin TL alacağımız vardı, parça parça veriyordu. Olay günü babamla çalışıyorduk. Polis görüntülü aradı, Hasan Doğan’ın vurulduğunu, nerede olduğumuzu sordu. İnşaat alanındaydık, daha sonra eve gittik. Abimle babam tartıştı. Olay öncesinde ben ve Selman abim Çakırlar’daki villasında çalıştık, bu nedenle kendisinden 400 bin TL alacağımız vardı, bu miktarın yaklaşık 50 bin TL’sini parça parça ödedi. Beraber çalışırken abim Selman, Hasan Doğan’ın oğlu Fatih D.’nin karıştığı kavgada ayağından vuruldu, sakat kaldı. Olay günü abimizin yapacağından haberimiz yoktu, olsaydı izin vermezdik" dedi. "Baş göz sadakası niyetine üç hayvan kestirip, evimize getirdi" Tanık olarak dinlenen Selman Ç. de Hasan Doğan’ın inşaat işlerinde kardeşi Enes ile birlikte çalıştıklarını, sigortalarının yapılmadığını ve bu nedenle şikayette bulunduklarını söyledi. Yaklaşık 450 bin lira civarında alacakları bulunduğunu öne süren Selman Ç., oğul Fatih D.nin karıştığı kavga sonrası yaralanıp sakat kaldığını ifade etti. Selman Ç., "Hasan Doğan’ın inşaat işlerinde kardeşim Enes ile birlikte çalışıyorduk, İlyas arada gidip geliyordu. Sigortamızı yaptırmadılar, sigortamızın yapılmadığına dair şikayette bulunduk. 450 bin civarında alacağımız vardı, istedik, hiç ödeme yapmadı, alacağımız konusunda aracı koyduk. Hasan Doğan’ın oğlu Fatih’in karıştığı kavgadan sonra yaralanarak sakat kaldım. Bunun üzerine baş göz sadakası niyetine üç küçükbaş hayvanı kesip evimize getirdi. Abim İlyas Ç.’nin psikolojik sorunları vardı, Hasan Doğan’a karşı bir eylem gerçekleştireceğine dair bilgimiz yoktu" dedi. Güvenlik kamerası görüntüleri mahkemede izletildi Duruşma salonunda güvenlik kamerası görüntüleri de izletildi. Görüntülerde sanık İlyas Ç.’nin, Hasan Doğan’ın aracına doğru yaklaşarak ateş ettiği, ardından aracın plakasını çıkardığı ve olay yerinden otomobille uzaklaştığı görüldü. Görüntülerin ardından yeniden savunma yapan İlyas Ç., pişman olduğunu belirterek, "Tanıklar doğru söylüyor, böyle bir olaya karıştığım için pişmanım. Böyle bir olayı hedeflesem maske takarım, akşamı beklerim. Keşke olmasaydı. Hasan amca pişmanım, özür dilerim" dedi. "İki daire ve milyonlar istediler" Olayda kasığından vurularak yaralanan ve duruşmaya katılan Hasan Doğan ise yapılan işin kısa süreli olduğunu, sanık tarafın iddia ettiği büyüklükte bir alacak bulunmadığını öne sürdü. Oğlunun daha önce karıştığı kavgaya ilişkin hastane masraflarını karşıladıklarını belirten Doğan, buna rağmen daha sonra kendisinden yüksek miktarda para talep edildiğini savundu. Hasan Doğan, "Yaptıkları iş 10 günlük iş, fazlasıyla paralarını aldılar. Oğlumun daha önce karıştığı kavga bir anda oluşan bir kavga, bu vaka yaşandı. Selman bunun üzerine ameliyat oldu, ikinci ameliyatına kadar hastane masraflarını karşıladık. Fakat ikinci ameliyattan önce Selman farklı taleplerde bulundu, her türlü yardımı yaptık. Oğlum hastaneye giderek Selman’a 50 bin TL, Enes’e 20 bin TL verdi, kurbanlıkları kesildi" dedi. Hasan Doğan, 28 Haziran 2025 tarihinde Sirat Ç. ile üç kişinin iş yerine geldiğini ileri sürerek, "İki daire ve 2-2,5 milyon para istediler. Olaydan bir ay sonra parayı istediler. Verecek durumum yok dedim. Kan parası adı altında para istediler, yok deyince ‘O zaman bir daha görüşmeyelim’ dediler. Bir daha hastaneye gitmedim" ifadelerini kullandı. "Önce acıyı ve sıcaklığı hissettim" Olay anını da anlatan Hasan Doğan, evinin yanındaki inşaattan bir müşterisine daire gösterdiğini, aracına döndüğü sırada vurulduğunu söyledi. Sanığı olay öncesinde görmediğini belirten Doğan, kendisine yönelik sözler duyduğunu da iddia etti. Hasan Doğan, "Olay günü bir müşterime evimin yanındaki inşaattan daire bakıp aracıma doğru dönerken önce acıyı ve sıcaklığı hissettim. Sıcaklığı hissetmeden önce İlyas’ı görmedim. ‘Hasan Doğan bu sana ders olsun’ dedi, ancak ‘Babamın selamı var’ dediğinden emin değilim. Şikayetçiyim, İlyas Ç.’yi hiç görmedim, kendisiyle aramızda husumet yoktur" dedi. Mağdur Hasan Doğan ayrıca, söz konusu işin söylendiği gibi uzun süreli bir iş ya da yüksek bedelli bir proje olmadığını savunarak, "Oğlum Fatih, alçı boya işlerini Selman ve Enes’e yaptırdı. Bir kişi yapsa 1 hafta sürecek bir işti. 400-500 bin TL alacak birikecek bir iş yoktu" diye konuştu. Mahkeme heyeti, tutuklu sanık İlyas Ç.’nin tutukluluk halinin devamına karar verdi. Heyet, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Antalya’da karayolunu savaş alanına çeviren feci kaza: 2 ölü
28 Eylül 2025 Pazar - 09:10 Antalya’da karayolunu savaş alanına çeviren feci kaza: 2 ölü Antalya’nın Manavgat ilçesinde otomobilin yayaya çarpması sonucu meydana gelen kazada yaya olay yerinde ölürken kazada ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan otomobil sürücüsü hastanede yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Otomobilin yayaya çarptıktan sonra karşı şeride geçerek karşı şeritte seyir halindeki otomobile çarpıp takla atan otomobilde bulunan 2 kişi yaralanırken ortalık savaş alanına döndü. Kaza anları güvenlik kamerası ve bir araç kamerası tarafından saniye saniye görüntülendi.Kaza Manavgat-Alanya D-400 Karayolunda yaşandı. Edinilen bilgiye göre Manavgat istikametinden Alanya istikametine seyir halindeki Ercan Karaca’nın kullandığı 07 BNM 022 plakalı otomobil Örenşehir Mahallesi kavşağına geldiğinde yaya geçidi bulunmayan yerden yolun karşısına geçmekte olan Okan Çağan’a çarptı. Otomobilin çarpmasıyla havaya fırlayan ve asfalta düşen Okan Çağan, arkadan gelen bir otomobilin de çarpmasıyla yaklaşık 50 metre ileriye sürüklenip olay yerinde hayatını kaybetti.Diğer taraftan aşırı hızlı olduğu gözlenen 07 BNM 022 plakalı otomobil çarpmanın ardından karşı şeride geçerek Alanya istikametinden Manavgat istikametine seyir halindeki Harun B.’nin kullandığı 06 AEN 597 plakalı otomobile çarptı. Araçlar hurdaya dönerken yaralanan Ercan Karaca, Harun B. ve Mehmet S. yaralandı. 112 sağlık ekipleri tarafından olay yerindeki müdahalenin ardından ambulansla hastaneye kaldırılan yaralılardan yayaya çarpan otomobilin sürücüsü 21 yaşındaki Ercan Karaca kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi. Jandarma ve trafik ekiplerinin yolda önlem almasının ardından her iki tarafa da yolda trafik akışı tek şeritten kontrollü olarak sağlandı.Feci kazada otomobilin yayaya hızla çarpıp kontrolden çıkarak karşı şeride geçip diğer araca çarpması ve takla atması arkadan gelen araç kamerasına ve güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.Otomobilin çarpması. sonucu hayatını kaybeden Okan Çağan’ın yanında bir şahsın bulunduğu, kazayı yaralanmadan atlatan ve yol kenarındaki ağacın altında oturan şahsın olayın şokunu uzun süre atlatamadığı görüldü.
Konyaaltı Doğa Koleji’nin taşınma kararına velilerden tepki
27 Eylül 2025 Cumartesi - 21:16 Konyaaltı Doğa Koleji’nin taşınma kararına velilerden tepki Doğa Koleji’nin Antalya Konyaaltı şubesinin ani taşınma kararı, velilerin tepkisine yol açtı. Okul önünde toplanan öğrenci velileri, Antalya Valiliği’ne başvurduklarını belirterek, "Rızamız olmadan çocuklarımızı farklı ilçedeki okullara yönlendirmeye çalışıyorlar, mağdur ediliyoruz" dedi. Doğa Koleji’nin Konyaaltı ilçesindeki kampüsünde eğitim gören öğrencilerin velileri, okul yönetiminin ani taşınma kararıyla karşı karşıya kaldı. Konyaaltı’ndan Kepez’e yönlendirilmek istendiklerini belirten veliler, yaşanan gelişmelere sert tepki gösterdi. Velilerin iddiasına göre okul yönetimi, herhangi bir resmi yazı ya da dayanak sunmadan öğrencilerin farklı ilçelerdeki şubelere aktarılacağını duyurdu. Bazı veliler, kendilerine dahi mesaj gönderilmediğini, kararın çocuklara söylendiğini öne sürdü. Veliler ayrıca okul yönetiminin, "Çocuklarınız okuldayken polis gelecek, bunu mu istiyorsunuz" sözleriyle kendilerini korkutmaya çalıştığını iddia etti. Ortaokul kısmının Kepez’deki Doğa Koleji’ne, ilkokul öğrencilerinin ise Casamax adlı bir kreş binasına taşınmasının planlandığını belirten veliler, tüm sürecin oldubittiye getirildiğini savundu. Kayıtlarını ve ödemelerini Konyaaltı şubesine yaptıklarını vurgulayan veliler, "Lokasyon sebebiyle bu okulu seçtik. Çocuklarımızı başka ilçelere gönderemeyiz. Bu durum hem hukuka aykırı hem de bizi mağdur ediyor" diyerek tepki gösterdi. "9 senedir bu okulun velileriyiz" Çocuğu 5. sınıfa başlayan veli Neslihan Tarhan, yaşadıkları süreci şu sözlerle anlattı: "Konyaaltı Doğa Koleji velileri olarak gerçekten çok mağdur olduk. Okullar açılalı üç haftaya girdik. Biz okul kayıtlarımızı, kitap paralarımıza kadar her şeyimizi ödeyerek Konyaaltı Doğa Koleji için yaptırdık. Ancak birkaç hafta önce okulun taşınacağı yönünde dedikodular çıkmaya başladı. Dün akşam saatlerinde aniden gelen bir mesajla farklı kampüslerde veli toplantısı düzenleneceği söylendi. Hatta bize resmi bir bildirim bile yapılmadı; çocuklara ’Pazartesi günü Kepez’deki kampüste başlayacaksınız’ denilmiş. Bizden rıza alınmadan böyle bir yönlendirme yapılıyor. Ben zaten o lokasyonda otursaydım, çocuğumu oraya yazdırırdım. Buradayız çünkü bu okulu istiyoruz. 9 senedir bu okulun velisiyiz, öğrencisiyiz. Burada kalmak istiyoruz." Tarhan, bazı velilerin polisle korkutulduğunu öne sürerek, "Okul yönetimi ’Çocuklarınız okuldayken polis gelecek, bunu mu istiyorsunuz’ diyor. Böyle bir şey hukuken mümkün değil ama velilerin bir kısmı bu korkuyla çocuklarını başka kampüslere götürdü. Bu okulun 300 velisinden 250’si bu yüzden burada değil. Bizim hiçbirimize resmi bir yazı, belge sunulmadı. Kitap paralarını da ödedik, hâlâ kitaplarımız gelmedi. Resmen oldubittiye getiriliyoruz" ifadelerini kullandı. "Kayyum süreci bizi bağlamıyor" Veliler ayrıca okul yönetiminin yaşanan belirsizliği Can Holding’e kayyum atanması olarak açıkladığını, ancak bunun kendilerini ilgilendiren bir konu olmadığını söyledi. Neslihan Tarhan, "Kayyum atandığından ötürü sorun varmış gibi gösteriyorlar ama biz franchise’ız. Bizde öyle bir durum söz konusu değil. Bu bahane edilerek öğrenciler başka ilçelere yönlendiriliyor" dedi. "Sözleşmemizi bu okulla yaptık" Bir diğer veli Canan Duran da sözleşmelerini Konyaaltı şubesiyle yaptıklarını hatırlatarak şunları söyledi: "Çocuğum ilkokulu burada okudu, ortaokul için de bu okulu tercih ettim. Çünkü evime yakındı. Şimdi apar topar başka bir ilçeye taşımaya çalışıyorlar. Ben bu okulla sözleşme yaptım, paramı buraya ödedim. İlçeyi değiştirerek bizi Kepez’e göndermek istiyorlar. Kaş da olabilir, Manavgat da olabilir. Bu mantıkla nereye kadar? Benim böyle bir tercihim yok. Kitap paralarımızı ödedik, kitaplar bile gelmedi. Öğretmenler akıllı tahtayla idare etmeye çalışıyor ama çocuklar mağdur. Paramızı geri alsak bile aylar sürecek, değeri düşecek. Biz kesinlikle başka bir ilçeye gitmek istemiyoruz." "Sesimiz duyulsun" çağrısı Veliler, alınan karar kapsamında Konyaaltı’ndaki ilkokul öğrencilerinin Casamax isimli bir kreş binasına, ortaokul öğrencilerinin ise Kepez’deki liseye yönlendirileceğini iddia ediyor. Konyaaltı’nda ikamet ettikleri için bu okulu seçtiklerini vurgulayan veliler, "Lokasyon bizim için çok önemliydi. Evimizi, işimizi ona göre ayarladık. Şimdi servis parası ödemek zorunda kalıyoruz. Bu durumu kabul etmiyoruz" diyerek yetkililerden destek istedi. Başvurularına henüz yanıt alamadıklarını belirten veliler, "Sesimizi duyuramıyoruz. Biz Konyaaltı’ndaki okulumuzda kalmak istiyoruz. Çocuklarımızın eğitim hakkı zarar görüyor. Lütfen bu mağduriyet giderilsin" çağrısında bulundu.
Alanya’da öğrenci yurdundaki cinsel istismar davasında öğretmene 83 yıl 9 ay ceza
27 Eylül 2025 Cumartesi - 16:58 Alanya’da öğrenci yurdundaki cinsel istismar davasında öğretmene 83 yıl 9 ay ceza Antalya’nın Alanya ilçesinde, Sugözü Erkek Öğrenci Yurdu’nda kalan 14 erkek öğrenciye cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla tutuklu yargılanan G.R.U, 83 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı. Olay, 2023 yılında Alanya’nın Sugözü Mahallesi’nde faaliyet gösteren özel erkek öğrenci yurdunda meydana geldi. Aynı yurtta öğretmen olarak görev yaptığı öğrenilen G.R.U.’nun, yurtta kalan yaşları küçük 14 öğrenciye yönelik farklı tarihlerde cinsel istismarda bulunduğu iddiası üzerine başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame, Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. Davanın son ve karar duruşması Alanya Adliyesinde görüldü. Mahkeme heyeti tutuklu sanık hakkında isnad edilen suçlardan dolayı 83 yıl 9 ay hapis cezasına ve tutukluluk halinin devamına karar verdi. 14 öğrenci mağdur, 109 yıl hapis istemi Hazırlanan iddianamede, G.R.U.’nun 14 öğrenciye yönelik "sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel istismar", "çocuğa karşı cinsel taciz", "çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri vermek ya da bunların içeriğini göstermek", 1 öğrenciye yönelik ise "nitelikli cinsel istismar" suçlarından toplamda 109 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Öğrencilerin ifadeleri iddianamede İddianamede, mağdur öğrencilerin ifadeleri de yer aldı. Öğrenciler, G.R.U.’nun kendilerine fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladığını, çeşitli zamanlarda cinsel içerikli söylemlerde bulunduğunu ve cinsel istismarda bulunduğunu anlattı. Sanık G.R.U. ise ifadesinde suçlamaları reddederek, "çocuklarla sadece şakalaştığını" öne sürdü. Cep telefonu kaydı delil oldu Öğrencilerden birinin cep telefonu ile kaydettiği görüntülerde, G.R.U.’nun çocuklara bağırdığı ve bazı öğrencilere fiziksel şiddet uyguladığı anlar yer aldı. Görüntüler, dava dosyasına delil olarak girdi. ‘’Beraatımı talep ediyorum’’ Duruşmada son sözü sorulan sanık G.R.U, ‘’ Taciz ve cinsel istismar suçlarını kabul etmiyorum. Beraatımı talep ediyorum’’ ifadelerini kullandı. 83 yıl 9 ay hapis cezası Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında mahkeme heyeti, sanık G.R.U.’yu toplamda 83 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme ayrıca sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Karar duruşmasının ardından Alanya Adliye binası önünde karar hakkında değerlendirmede bulunan dava avukatlarından Mehmet Sutay Seydioğulları, "Mahkeme sanık hakkında 84 yıl hapis cezasına hükmetti. İşlediği suçlar bakımından somut delilleri ve tanıklar eşliğinde suçun soyut ve somut unsurların oluştuğuna mahkeme heyeti kanaat getirdi. Normalde sanığın daha fazla ceza alması kanaatindeyiz. Bununla ilgili gerekli itirazlarımızı yapacağız. Sonuna kadar bu sürecin takipçisiyiz’’ dedi.
Aksu Belediye Başkanı İsa Yıldırım CHP’den istifa etti
27 Eylül 2025 Cumartesi - 16:54 Aksu Belediye Başkanı İsa Yıldırım CHP’den istifa etti Antalya’nın merkez ilçelerinden Aksu’da Belediye Başkanı İsa Yıldırım, Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) istifa ederek görevine bağımsız belediye başkanı olarak devam edeceğini açıkladı. İsa Yıldırım, sosyal medya hesabından yaptığı yazılı açıklamasında, 2024 seçimlerinde CHP kadroları ile ülkücü ve muhafazakâr seçmenlerin desteğini bir araya getirerek yüzde 55 oy oranıyla belediye başkanı seçildiğini hatırlattı. "Bu başarı hem CHP’lilerin hem de ülkücülerin ortak emeğinin eseridir" diyen Yıldırım, seçimden sonra parti içinde yaşanan sorunların kendisini istifa noktasına getirdiğini belirtti. Yıldırım, ilçe başkanının parti üye sayısını bilinçli olarak kısıtladığını ve yeni üyeleri engellediğini ileri sürerek, şu ifadeleri kullandı: "Ne yazık ki bu büyük başarıya rağmen, "Önemli olan benim koltuğum" anlayışıyla hareket eden bir ilçe başkanıyla karşı karşıya kaldık. Parti üye sayısını bilerek kısıtlayan, yeni üyeleri engelleyen, "Az üye olsun, benim koltuğum sağlam olsun" zihniyetiyle partiyi kendi çıkarına göre yöneten bir anlayışla mücadele ettik. Artık partinin oylarını artırmak, belediyenin başarısı veya halka hizmet etmek gibi bir düşünceden tamamen uzaklaşmış, sadece koltuğunu korumak için yaşayan bir ilçe başkanıyla karşı karşıya kalmış bulunmaktayız. Kongre sürecinde yaşananlar bardağı taşıran son damla olmuştur. İlçe başkanının "Ben hayatımda bozkurt işareti yapmadım" gibi sözlerle, CHP’ye oy veren ülkücü ve muhafazakâr seçmenlerimizi küçümseyici, rencide edici ithamlarda bulunması kabul edilemez. Oysa bu insanlar hiçbir çıkar beklemeden, sadece dürüstlüğümüze ve tecrübemize inanarak bizlere oy verdiler. "Bu adamlar çalışır, sorunlarımızı çözer" diyerek bize güvendiler. Fakat ilçe başkanının bu tavrı bizlere oy veren vatandaşlarımızın büyük bir kırgınlığa uğramasına yol açmıştır. O günden sonra telefonlarımız susmadı. Ülkücü ve muhafazakâr dostlarımız "Biz CHP’ye oy verirken hiçbir şey beklemedik, sadece hizmet bekledik. Ama bize hakaret edilmesini asla kabul etmiyoruz" diyerek tepkilerini dile getirdiler. Bu sözlerden sonra halkımıza hiçbir açıklama yapamaz hale geldik. Unutmamalıdır ki; Aksu’ da Belediye Başkanı olarak şeçilmemizdeki başarı CHP’lilerin, ülkücülerin ve tüm Aksuluların başarısıdır. Bizim tek gündemimiz Aksu’ya hizmettir. Ve hiçbir güç bizi Aksu’ya hizmetten alıkoyamayacaktır. İlçe başkanının koltuk hırsıyla, kişisel hesaplarıyla vakit kaybedecek bir dakikamız yoktur. Bu nedenle, mensubu bulunduğum Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa ediyor, yoluma bağımsız belediye başkanı olarak devam ediyorum. Hiçbir baskıya boyun eğmeden, daha huzurlu, daha güçlü ve daha kararlı bir şekilde Aksu’ya hizmet etmeye devam edeceğiz."
İngiliz turistin ölümünde dezenformasyona İletişim Başkanlığı’ndan açıklama
27 Eylül 2025 Cumartesi - 15:06 İngiliz turistin ölümünde dezenformasyona İletişim Başkanlığı’ndan açıklama İngiliz turistin Antalya’nın Alanya ilçesinde tekne turunda yüzerken onlarca turistin arasında kalp krizi geçirip hayatını kaybetmesine, uluslararası basın ihmal iddiasını ortaya attı. İletişim Başkanlığı açıklamasında, "İngiliz bir turistin Alanya’da bir tur teknesinde hayatını kaybettiği, mürettebatın müdahalede bulunmadığı ve cenazenin saatlerce teknede bekletildiği yönünde ortaya atılan iddialar gerçeği yansıtmamakta ve dezenformasyon içermektedir" denildi. Konuya ilişkin İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, Alanya’da yaşanan olayla ilgili yazılı açıklamada bulundu. Açıklamada, ’’Bazı uluslararası basın organları ve sosyal medya hesaplarında, "İngiliz bir turistin Alanya’da bir tur teknesinde hayatını kaybettiği, mürettebatın müdahalede bulunmadığı ve cenazenin saatlerce teknede bekletildiği" yönünde ortaya atılan iddialar gerçeği yansıtmamakta ve dezenformasyon içermektedir" denildi. Olay, 27 Temmuz saat 14.55 sıralarında Alanya’nın Kleopatra Plajı açıklarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, ailesiyle birlikte tekne turuna katılan Peter Colville (60)yüzme molasında denize girdi. Bir süre yüzen ve başında şnorkel bulunan turist bir anda suyun üzerinde hareketsiz halde kaldı. Şnorkel ile suyun altını izlediğini düşünen birlikte yüzdüğü onlarca turist durumu fark etmedi. Yaklaşık 1 dakika sonra bir turistin dikkatini çeken durum turistin bilincini kaybettiği anlaşıldı. Gemi personeli hemen denize atlayıp İngiliz turist diğer turistlerin yardımıyla gemiye çıkartıldı. Peteer Colville’ye olay yerinde ilk müdahale yapıldı ancak hayatını kaybettiği belirlendi. Gemi yönetimi tarafından sahil güvenliğe bilgi verilmesinin ardından cenaze tekneden alındı. Yaşanan olaydan sonra bazı basın organlarında çıkan asılsız haberlere karşı değerlendirmelerde bulunan gemi sahibi Hasan Çavuşoğlu, ‘’27 Temmuz günü üçüncü yüzme molamızda yüzme molası esnasında müşterimiz yüzerken anlık kalp krizi geçirdi. Ailesiyle birlikte yüzerken sadece kafasında dalış gözlüğü olduğundan dolayı o anda suyun dibine bakılıyor diye biz sonradan fark ettik daha sonra müdahale ettik. Denizden tekneye çıkardık. Ama şahıs ölmüştü yapılacak bir şey yoktu eğer ölmemiş olsa yaralı olsa biz hemen karaya çıkaracaktık. Sahil Güvenlik Komutanımıza ve savcımıza durumu bildirdik. Kendileri en kısa sürede 14 dakikada olay yerine geldiler. Olaydan sonra diğer misafirler yukarıya gemiye alındı. Biz ailesiyle birlikte cenazenin başında bekledik. Sahil Güvenlik Komutanlığı ve sağlık personeli ile birlikte cenazemizi aktardık. Biz de ailesini kendi imkanlarımızla karaya aktardık ondan sonra gemimiz turuna devam etti’’ dedi. İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nden açıklama Konuya ilişkin İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Alanya’da yaşanan olayla ilgili yazılı açıklamada bulundu. Açıklamada, ’’Bazı uluslararası basın organları ve sosyal medya hesaplarında, "İngiliz bir turistin Alanya’da bir tur teknesinde hayatını kaybettiği, mürettebatın müdahalede bulunmadığı ve cenazenin saatlerce teknede bekletildiği" yönünde ortaya atılan iddialar gerçeği yansıtmamakta ve dezenformasyon içermektedir. 27 Temmuz 2025 tarihinde Alanya açıklarında bir gezi teknesinde rahatsızlanan İngiliz turiste, teknede görevli personel ile doktor olan bir turist tarafından derhal müdahale edilmiş, tele sağlık sistemi üzerinden 112 Acil ekiplerine bilgi verilmiştir. Ardından Sahil Güvenlik Komutanlığı’na ait yüzer unsur aracılığıyla tıbbi tahliye gerçekleştirilmiş, söz konusu turist en yakın liman olan Alanya Yeni Marina’da hazır bekleyen sağlık ekiplerine teslim edilmiştir. Bu süreç, resmi kayıtlar ve görüntülerle sabittir. Ülkemizin turizm imajını zedelemeye ve kamu kurumlarına yönelik güvensizlik oluşturmaya dönük iddiaların aksine, olay sırasında tüm birimler eşgüdüm içinde görevlerini yerine getirmiştir. Olayın tüm safahatı hukuki süreç içinde incelenmekte olup, bu aşamada yalnızca resmî makamların açıklamalarının dikkate alınması önem arz etmektedir’’ ifadelerine yer verdi.
"UNESCO Dünya Miras Listesi’nde Antalya" fotoğraf sergisi açıldı
27 Eylül 2025 Cumartesi - 14:17 "UNESCO Dünya Miras Listesi’nde Antalya" fotoğraf sergisi açıldı Tarihin izlerini taşıyan zengin eserlerle tüm dünyanın dikkat çeken Antalya’nın kültürel mirası ‘Avrupa Miras Günleri’ ile bir kez daha gün yüzüne çıkıyor. Avrupa Konseyi’nin Eğitim-Kültür, Miras-Gençlik ve Spor Bölümü’nce yürütülen "Avrupa Miras Günleri" etkinlikleri kapsamında Antalya’da iki farklı noktada sergi açıldı. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliği yaptığı sergilerde Antalya’nın UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesinde yer alan güzellikleri ve mimari eserleri sergileniyor. "UNESCO Dünya Miras Listesi’nde Antalya" isimli fotoğraf sergisi açıldı. Cumhuriyet Meydanı açık hava sergi alanında ve Antalya Büyükşehir Belediyesi Bülent Ecevit Kültür Merkezi’nde eş zamanlı açılan sergide UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan ve adaylık sürecinde bulunan Antalya’daki kültürel varlıkların etkileyici fotoğrafları yer alıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla açılan sergide yer alan ve Antalya’nın tarihi değerlerini farklı açılardan belgeleyen bu fotoğraflar, ziyaretçilere kentin kültürel kimliğini daha yakından tanıma imkânı sağlıyor. "Kültürel mirasa ışık tutuyor" Sergide UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde bekleyen Alanya Kalesi ve Tersanesi, Karain Mağarası, St. Nicholas Kilisesi, Perge Arkeolojik Alanı, Kekova gibi güzellikler hem fotoğrafları hem de aydınlatıcı metinlerle yer alıyor. UNESCO Dünya Miras Listesinde Antalya’nın öneminden bahseden Antalya Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi ve Tanıtımı Dairesi Başkanı İsmail Oskay "Antalya’da hem geçici hem de kalıcı listede yer alan kültürel mirasımızın tanıtımını yapmak ve bu sürece katkı sağlamak amacıyla bu sergiyi düzenledik. Bir turizm kenti olan Antalya’mızı doğru tanımak ve tanıtmak bizim için çok önemli. Kendimizi doğru tanırsak, dış dünyaya da kendimizi daha doğru anlatabiliriz" dedi.