Yerel Haberler
Antalya
04 Nisan 2026 Cumartesi - 12:54 Bakan Ersoy: "Akdeniz Bölgesi’nde 2002-2025 yılları arasında yaklaşık 26,9 milyar liralık kültür ve turizm yatırımı gerçekleştirildi" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Akdeniz Bölgesi’nde 2002-2025 yılları arasında yaklaşık 26,9 milyar liralık kültür ve turizm yatırımı gerçekleştirildiğini, yerel yönetimlerin turizm altyapı projelerine ise yaklaşık 21,1 milyar lira kaynak aktarıldığını söyledi. Yeri geldiğinde yerel yönetimlerin alması gereken sorumlulukları da üstlenerek hizmet sağladıklarını ifade eden Ersoy, "Söz konusu ülkemiz ve milletimiz olunca sen-ben ayrımına, bizden-sizden ayrıştırmasına asla tenezzül etmiyoruz. Biz millete hizmetkâr olmak için buradayız" dedi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya’da düzenlenen AK Parti Akdeniz Bölge Strateji Toplantısı’nda Bakanlık olarak hayata geçirilen yatırımları ve Antalya başta olmak üzere bölgeye sunulan hizmetleri anlattı. Turizm sektöründe son 8 yılda gelirlerin yüzde 109 arttığına dikkat çeken Bakan Ersoy, göreve geldikleri ilk günden itibaren kültür ve turizmi tek bir ekosistemin parçaları olarak ele aldıklarını söyledi. Bu anlayışla her başlık için özel proje, hizmet ve eser üretirken, kültür ve turizmin birbirini doğrudan ya da dolaylı biçimde sürekli desteklemesini sağladıklarını belirten Ersoy, "Bu sayededir ki ülkemizin kültür ve turizm potansiyelini en üst faydayı sunacak hizmet ve eserlere dönüştürmekte çok ciddi mesafeler katettik" dedi. Türk turizminin artık ürün ve pazar çeşitliliğini artırdığını, kıyılara sıkışmaktan kurtarılarak ülke geneline yayıldığını ifade eden Ersoy, "Gastronomiden kültür varlıklarına farklı unsurların özne haline getirildiği ve ilgi gördüğü, tesis kalitesinden yetişmiş insan kaynağına, sağlıktan sürdürülebilirliğe özgün ve öncü çalışmalarıyla örnek alınan, neticede her yıl kendini aşan ve yeni rekorlar kıran bir Türk turizmi var" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın turizmi ekonomide stratejik sektör olarak ilan ettiğini hatırlatan Ersoy, "Sayın Cumhurbaşkanımızın ekonomide stratejik sektör olarak ilan ettiği turizmde son 8 yılda gelirlerimizi yüzde 109 oranında artırmış bulunuyoruz. Covid-19 gibi benzeri görülmemiş bir krize, etrafımızda yaşanan savaşlara ve siyasi gerilimlere rağmen 2017-2025 yılları arasında ülkemize turizmde böylesi muazzam bir sıçrama yaptırmayı başardık" ifadelerini kullandı. "Türk arkeolojisinin altın çağını başlattık" "Geleceğe Miras" projesiyle Türk arkeoloji tarihinin en kapsamlı kazı, restorasyon, ihya ve inşa sürecini hayata geçirdiklerini vurgulayan Bakan Ersoy, bu kapsamda 65 ilde 255 kazı çalışmasının sürece dahil edildiğini söyledi. Arkeolojik kazıların yılın tamamına yayılacak şekilde yeniden düzenlendiğini belirten Ersoy, her birine Türk koordinatör kazı başkanları atandığını, yabancı kazıların da bu uygulamaya dahil edildiğini kaydetti. Ersoy, "Milli ve yerli bir arkeoloji hamlesi gerçekleştirdik ve Türk arkeolojisinin altın çağını başlattık. Bu süreçte 15 binin üzerinde eser müzelerimize kazandırılmıştır" dedi. 2025 yılında yürütülen arkeolojik çalışmaların toplam sayısının 776’ya ulaştığını, bu yıl bu sayının 800’e çıkarılmasının hedeflendiğini aktaran Ersoy, Geleceğe Miras kapsamında 27 müze ve ören yerinde uygulamaya alınan gece müzeciliği ile 2025 yılında 600 bin ziyaretçinin ağırlandığını söyledi. Projeye bugüne kadar 7,5 milyar lira destek aktarıldığını belirten Ersoy, "Geleceğe Miras projesi ile arkeoloji istihdam oluşturan, yerel kalkınmayı destekleyen ve turizme doğrudan katkı sağlayan stratejik bir alana dönüşmüştür. Taş Tepeler projemiz ile de insanlığın tarihine dair bilinenleri değiştirmeye, geçmişe yeni ve heyecan verici bir pencere açmaya devam ediyoruz. Bu projede 15’i Türk ve 21’i yabancı olmak üzere toplam 36 akademik kurumun katılımıyla eşsiz bir uluslararası bilimsel iş birliği yürütülmektedir" diye konuştu. Kültür Yolu Festivali 26 ilde düzenlenecek Türkiye Kültür Yolu Festivali ile hem Türkiye’nin özgün kültür-sanat değerlerinin hem de uluslararası sanat uygulamaları ve etkinliklerinin halkla buluşturulduğunu ifade eden Ersoy, festivalin Türk kültür ve sanatını uluslararası vitrine taşıdığını söyledi. Festivalin düzenlendiği şehirlerde yalnızca kültürel değil ekonomik hareketlilik de oluştuğunu belirten Ersoy, "Festivalimize dahil edilen şehirlerimizde gerek yerel halkın gerek çevre şehirlerden gelen vatandaşlarımızın yoğun ilgisi bölgede ciddi bir ekonomik hareketliliği de beraberinde getirmektedir. Bu yıl inşallah 26 ilimizde bu kültür-sanat iklimi etkisini gösterecektir" ifadelerini kullandı. Akdeniz Bölgesi’ne 26,9 milyar liralık yatırım Akdeniz Bölgesi’nde 2002-2025 yılları arasında yaklaşık 26,9 milyar liralık kültür ve turizm yatırımı gerçekleştirildiğini belirten Ersoy, aynı dönemde yerel yönetimlerin turizm altyapı projelerine aktarılan kaynağın yaklaşık 21,1 milyar liraya ulaştığını söyledi. Bölgede konaklama kapasitesindeki artışa da işaret eden Ersoy, "2002’de 610 konaklama tesisi varken neredeyse altı buçuk katlık bir artışla bugün 3 bin 845 konaklama tesisimiz misafirlerini ağırlamaktadır. Yatak kapasitesi 2002’de 161 bin 970 kişi iken 2026 mart ayı itibarıyla 684 bin 681 kişiye ulaşmış bulunuyoruz. Burada da 4 katından fazla bir artış yakalamış durumdayız" dedi. Antalya ve Burdur’da kapsamlı kazı, müze ve ören yeri çalışmaları 2025 yılında proje hazırlığı dahil tescilli taşınmazların restorasyon ve bakım-onarımları, yeni müze yapımı, mevcut müzelerin bakım-onarımı ile teşhir-tanzimi ve ören yerlerinin çevre düzenlemelerine yönelik toplam 33 işin tamamlandığını kaydeden Ersoy, aynı yıl 341 taşınmaz için toplam 263,5 milyon lira proje ve uygulama yardımı yapıldığını söyledi. Likya Uygarlıkları Müzesi ile Syedra ve Sagalassos ören yerlerinde gece müzeciliği 2026 yılı itibarıyla 28 işin proje ve uygulama çalışmalarının sürdüğünü belirten Ersoy, "Geçtiğimiz yıl, Geleceğe Miras projesi kapsamında Antalya ve Burdur’da kapsamlı kazı çalışmaları gerçekleştirdik. Antalya ve Alanya müzelerinde, Aspendos, Patara ve Side ören yerleri ile Nekropol Müzesinde Gece Müzeciliği uygulamasını başlattık. Uygulamaya geçilmesiyle birlikte 50 bine yakın ziyaretçi rakamına ulaştık. 2026 yaz sezonuna kadar Likya Uygarlıkları Müzesi ile Syedra ve Sagalassos ören yerlerinde de Gece Müzeciliği uygulamasını başlatacağız" diye konuştu. "Yerel yönetimlerin yapmaları gereken işleri de üstleniyoruz" Depremden etkilenen şehirlerde tarihinin en yoğun restorasyon, inşa ve ihya çalışmalarının yürütüldüğünü belirten Ersoy, haziran ayı itibarıyla 377 vakıf kültür varlığının tamamının restore edilerek yeniden ayağa kaldırılmış olacağını ifade etti. Bunun yanı sıra atıksu arıtma ve bağlantılı altyapı tesisleri, 5 yıldız kalitesinde ücretsiz halk plajları, havaalanı kapasite artırımı çalışmaları ile otoyol düzenleme ve yapım işlerinin sürdüğünü kaydeden Ersoy, bölgenin hem vatandaşlar hem de yabancı misafirler için yüksek hizmet ve konfor seviyesine ulaştırıldığını söyledi. Bu hizmetlerin yalnızca kendi bakanlıkları eliyle değil, diğer bakanlıklarla iş birliği içinde ve gerektiğinde yerel yönetimlerin yerine de üstlenilerek yürütüldüğünü belirten Ersoy, "Bunu gerek kendi bünyemizde yürüttüğümüz projelerle gerek diğer bakanlıklarımızla gerçekleştirdiğimiz iş birlikleriyle ve yeri geldiğinde yerel yönetimlerin alması gereken sorumlulukları, yapmaları gereken işleri üstlenerek yapıyoruz. Söz konusu ülkemiz ve milletimiz olunca sen-ben ayrımına, bizden-sizden ayrıştırmasına asla tenezzül etmiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadeleriyle, biz millete hizmetkâr olmak için buradayız. Bunun gereğini sonuna kadar yapacağız" ifadelerine yer verdi. "Türkiye’nin gücü milletimizin huzurunu korumaktadır" İran’a karşı başlatılan hukuksuz saldırının yıkıcı sonuçlarının bölgedeki hemen her ülkeye sirayet ettiğini vurgulayan Bakan Ersoy, bölgede patlama ve siren sesleriyle ölümlerin ve kayıpların olağan gündem haline geldiğini söyledi. Ersoy, "Böylesi bir ortamda Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin gücü, Sayın Cumhurbaşkanımızın şahsında ortaya koyduğu irade, yürüttüğü uluslararası politika ve attığı diplomatik adımlar milletimizin huzurunu ve güvenini korumakta, saldırıların son bulması için mesafe alınmasına hizmet etmektedir. Bizler de üzerimize düşeni yapmakta ve ülkemizin hem bugününü hem yarınlarını teminat altına almak için var gücümüzle çalışmaktayız" diyerek sözlerini tamamladı. Toplantıya AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin, AK Parti Teşkilat Başkan Yardımcısı Yahya Çelik, AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) Üyesi Menderes Türel, AK Parti Antalya milletvekilleri ve partililer katıldı.
Alzheimer hastaları Mavi Ev’de huzur buluyor
21 Eylül 2025 Pazar - 12:30 Alzheimer hastaları Mavi Ev’de huzur buluyor Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Alzheimer hasta ve hasta yakınlarına yönelik hizmet verdiği ’Alzheimer Hasta ve Hasta Yakınları Buluşma Merkezi’nde (Mavi Ev) hastalığının erken evrede tespit edilmesinin önemine dikkat çeken uzmanlar, hastalığı önleyebilecek ve ilerlemesini yavaşlatabilecek tavsiyelerde bulunuyor. Her yıl 21 Eylül, tüm dünyada ’Dünya Alzheimer Günü’ olarak kabul ediliyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi de Alzheimer hastaları ve yakınlarına destek amacıyla hayata geçirdiği Mavi Ev ile örnek bir model oluşturuyor. Mavi Ev’de hastalar ve yakınları hem hastalık ve evreleri hakkında pratik bilgiler alıyor hem de psiko-sosyal destekle moral buluyor. "Zihnimizi çalıştırmalıyız" Antalya Büyükşehir Belediyesi Alzheimer Hasta ve Hasta Yakınları Buluşma Merkezi Sorumlusu Gerontolog Merve Kıldır, Alzheimer riskine karşı zihinsel ve fiziksel aktivitelerin önemine dikkat çekerek, "Alzheimer riski taşıyan bireyleri zihinsel ve fiziksel olarak sürekli aktif tutmalıyız. Bulmaca çözmek, kitap okumak, örgü örmek, hafif ev işlerine yardımcı olmak faydalıdır. Sosyal hayata katılım, dengeli beslenme, düzenli uyku ve alkol-sigaradan uzak durmak da riski azaltır. Yürüyüş, egzersiz ve sporla hareketli bir yaşam sürmek gerekir. Torunlarla vakit geçirmek bile hem moral hem de zihinsel açıdan hastaya çok iyi geliyor" dedi. "Yaşam kalitelerini yükseltiyoruz" Mavi Ev’in Alzheimer hastaları ve yakınları için sunduğu hizmetleri anlatan Merve Kıldır, "Merkezimizde hastalığın takibini ve sürecin doğru yönetilmesini sağlıyoruz. Alzheimer’ın kesin bir tedavisi bulunmasa da erken tanı ve düzenli takip ile hastalığın seyri yavaşlatılabilir. Hasta ve hasta yakınlarımızın yaşam kalitelerini yükseltmek için moral ve destek sağlıyoruz. Gündüz bakım hizmetinin yanı sıra gerontolojik danışmanlık hizmetini de kesintisiz sunuyoruz. Alzheimer ile mücadelede birlikte güçlüyüz" diye konuştu. "Herkese Mavi Evi anlatıyorum" Mavi Ev’den hizmet alan Ayşe Bayık ise memnuniyetini şu sözlerle dile getirdi: "Bu merkezden çok memnunum. Her gittiğim yerde, telefonda Kayseri’deki akrabalarıma anlatıyorum. Biz yaşlıyız, evde yalnız kalıp sıkılıyoruz. Burada arkadaşlarımızla buluşuyoruz, çok güzel vakit geçiriyoruz. Servisimiz geliyor, bizi karşılıyorlar, elimizden tutuyorlar."
Zeytin üreticilerine meyve dökülmesi uyarısı
21 Eylül 2025 Pazar - 12:23 Zeytin üreticilerine meyve dökülmesi uyarısı Antalya Ticaret Borsası (ATB) 4. Meslek Komitesi Başkan Yardımcısı ve Büyükakça Zeytincilik Sahibi Zafer Tan, zeytin üreticilerini meyve dökülmeleri konusunda uyardı. Tan, fizyolojik dökülmenin normal olduğunu ancak zararlılar, hastalıklar ve iklim koşullarının verim kaybına yol açabileceğini söyledi. Fizyolojik dökülmenin üreticiler için endişe verici olmadığını vurgulayan Tan, "Bu dönemde yerde çok sayıda zeytin görmek olağandır. Genellikle daha az gelişmiş meyveler dökülür. Bol sulamayla dökülme azaltılabilir. Ayrıca fizyolojik dökülmeler toplam meyvenin yüzde 5’i ile sınırlı kaldığında verim kaybı yaşanmaz, aksine kalan zeytinlerde yağ oranı artar" dedi. Zeytin güvesi, zeytin sineği, kuraklık ve mantar hastalıklarının ciddi kayıplara neden olabileceğine dikkat çeken Tan, zararlıların kolaylıkla ayırt edilebileceğini belirtti. Zeytin güvesi saldırılarında dökülen meyvelerin sap kısmında delik bulunduğunu söyleyen Tan, bu oranın yüzde 30-40’ı bulması halinde ertesi yıl önlem alınması gerektiğini ifade etti. Kuraklık kaynaklı dökülmelerin ise yüzde 50’ye kadar çıkabileceğini kaydetti. Mantar hastalıklarının farklı belirtiler gösterdiğini dile getiren Tan, "Cüzzam hastalığında zeytin ucundan başlayarak kurur ve küflenerek mumyalaşır. Bu durum hastalığın ağaçta kalıp yayılmasına yol açar" diye konuştu. En yaygın nedenlerden birinin zeytin sineği olduğunu vurgulayan Tan, "Zeytinde kahverengimsi yarım daire şeklinde bir alan oluşur. Eğer dökümler yüzde 10-15’i geçerse bu kontrolsüz sinek saldırısına işarettir" dedi. Eylül ayında görülen doğal dökülmelerin temmuz dönemindekine benzer olduğunu aktaran Tan, oran yüzde 20-30’u aşmadığı sürece ağaçların kaybı telafi edebileceğini söyledi. Erken kararmaların da su stresiyle potasyum, kalsiyum ve magnezyum eksikliklerinden kaynaklandığını belirtti. Zafer Tan açıklamasını, "Üreticilerimiz her dökülme olayını dikkatle gözlemlemeli, doğal dökülmelerle zararlı ve hastalık kaynaklı dökülmeleri ayırt etmelidir. Ancak bu şekilde kaliteli zeytin ve zeytinyağı üretimi sağlanabilir" sözleriyle tamamladı.