Yerel Haberler
Antalya
Antalya’da Ukraynalılardan 4. yıl çağrısı: "Bu savaşın en büyük acısı Ukraynalı çocukların geleceğidir" 24 Şubat 2026 Salı - 20:00:00 Ukrayna-Rusya savaşının 4. yılında Antalya’da yaşayan Ukraynalı vatandaşlar bir araya geldi. Ukrayna Başkonsolos Vekili Yuliia Kuchma, "Bu savaşın en büyük acısı Ukraynalı çocukların geleceğidir" dedi. Antalya’da yaşayan Ukraynalılar, Rusya’nın işgali sonrası dört yıl süren direnişi anmak için Saat Kulesi önünde buluştu. Ukrayna Başkonsolos Vekili Yuliia Kuchma, Ukrayna-Rusya savaşının 4. yıl dönümü nedeniyle düzenlenen anma programında basın açıklaması yaptı. 2014’te başlayan sürecin devamı Yuliia Kuchma, Rusya’nın 24 Şubat 2022’de başlattığı tam kapsamlı işgalin, 2014 yılında Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Sevastopol’un yanı sıra Donetsk ve Luhansk bölgelerinin bazı kısımlarının geçici işgaliyle başlayan sürecin devamı olduğunu belirtti. Kuchma, "Dört yıl önce bugün Rusya, kısmen Belarus topraklarını kullanarak Ukrayna’ya karşı tam kapsamlı bir askeri işgal başlattı. Bu, Ukrayna’ya yönelik silahlı saldırganlığın devamı ve artmasıydı" dedi. Sivil kayıplar Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisi verilerine işaret eden Kuchma, 31 Ocak 2026 itibarıyla doğrulanan rakamlara göre en az 15 bin 172 sivilin hayatını kaybettiğini, 41 bin 378 kişinin yaralandığını ifade etti, gerçek sayıların erişim eksikliği ve bildirim yoğunluğu nedeniyle daha yüksek olabileceğini kaydetti. Açıklamasında uluslararası hukuka vurgu yapan Kuchma, "Hiçbir saldırganlık haklı gösterilemez, hiçbir işgal meşru kabul edilemez ve hiçbir savaş suçu da cezasız kalamaz" dedi. "Savaşın en büyük acısı Ukraynalı çocukların geleceği" Savaşın çocuklar üzerindeki yıkıcı etkisine özel vurgu yapan Kuchma, 23 Şubat 2026 itibarıyla Rusya’nın Ukrayna’da en az 685 çocuğun ölümüne, 2 bin 369 çocuğun yaralanmasına neden olduğunu açıkladı. Kuchma, "Bu somut rakamların ardında yarım kalan hayatlar, dağılan aileler ve geri döndürülemeyen acılar var. Savaşın en büyük acısı Ukraynalı çocukların geleceğidir. Her bir sayı bir çocuğun hayatını, bir ailenin yıkımını temsil ediyor. Kaybettiğimiz her çocuk, geleceğimizden koparılan bir parçadır. Ukraynalı çocukların yaşam hakkı, güvenliği ve geleceği hedef alınmıştır" dedi. Zorla sınır dışı iddiası Geçici işgal altındaki bölgelerden Ukraynalı çocukların zorla sınır dışı edildiğini belirten Kuchma, "Binlerce çocuk Rusya Federasyonu’na veya kontrolü altındaki bölgelere yasa dışı şekilde götürüldü. Bazı çocuklar Rus ailelerine verildi, vatandaşlıkları ve kişisel bilgileri değiştirildi. Bu, uluslararası hukukun ağır ihlalidir" dedi. Savaş esirleri ve siviller Kuchma, binlerce Ukraynalı asker ve sivilin Rus esaretinde bulunduğunu dile getirerek, "Ukraynalı savaş esirleri sistematik olarak kötü muameleye, işkenceye ve insanlık dışı muameleye maruz kalmaktadır" diye konuştu. Rusya’nın özellikle sonbahar-kış dönemlerinde Ukrayna’nın enerji altyapısını hedef aldığını kaydeden Kuchma, milyonlarca insanın elektriksiz, ısınmasız ve susuz bırakılmaya çalışıldığını belirtti. Kuchma, "Saldırgan devlet bilinçli olarak enerji terörü taktiğini seçti. Sivilleri dondurmayı ve toplumun direncini kırmayı hedeflemektedir" dedi. Yoğun hava saldırıları Yoğun saldırı dönemlerinde bir gün içinde 100 ila 200 arasında hava saldırı aracı kullanıldığını aktaran Kuchma, hipersonik, balistik ve seyir füzeleri ile yüzlerce "Shahed" tipi insansız hava aracının devreye sokulduğunu ifade etti. Kuchma, bazı gecelerde hava hedeflerinin 300’ü aştığını söyledi. "Ukrayna onurlu bir barışı hak ediyor" Kuchma, Ukrayna’nın özgürlüğü, toprak bütünlüğü ve adalet için mücadelesini sürdürdüğünü vurgulayarak, "Ukrayna halkı onurlu bir barışı ve güvence altına alınmış bir güvenliği hak etmektedir" ifadelerini kullandı. Türkiye’ye teşekkür Açıklamasında Türkiye’ye ve Türk halkına teşekkür eden Kuchma, Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne verilen destek ve ilkesel tutum nedeniyle minnetlerini sundu.
Aksu’da sağanak, sel, hortum ve doludan 23 mahalle, 500 çiftçi zarar gördü
05 Şubat 2026 Perşembe - 12:13 Aksu’da sağanak, sel, hortum ve doludan 23 mahalle, 500 çiftçi zarar gördü Antalya’nın Aksu ilçesinde ocak ayı içerisinde etkili olan aşırı yağış, sel, hortum ve dolu tarım alanlarında büyük zarara yol açtı. Aksu Tarım ve Orman İlçe Müdürü Dilek Boğatimur, yaşanan afetlerin ardından ilçede yaklaşık 23 mahallenin etkilendiğini, 500’e yakın çiftçinin zarar gördüğünü, hasar tespit çalışmalarının devam ettiğini açıkladı. Boğatimur, 24 Ocak akşamı meydana gelen aşırı yağışlar sonucu sel baskınlarının yaşandığını belirterek, ilk etapta yaklaşık 20 mahallenin bu durumdan etkilendiğinin tespit edildiğini söyledi. Sel zararının netleşmesi için bitkilerin ne ölçüde etkilendiğinin incelendiğini vurgulayan Boğatimur, başvuruların alındığını ve mahalle muhtarlarıyla koordinasyon içinde çalışıldığını ifade etti. Selden en çok kabak, biber, domates, kesme çiçek ve Kundu bölgesinde çilek üretim alanlarının etkilendiği bildirildi. Selin ardından Kumköy Mahallesi’nde hortum olayının yaşandığını aktaran Boğatimur, hortum nedeniyle seralarda ciddi hasar meydana geldiğini söyledi. 27 Ocak’ta Kurşunlu Mahallesi ile Güloluk bölgesinde etkili olan dolu yağışı sonucu ise cam seraların zarar gördüğü kaydedildi. Bu bölgelerde hasar tespit çalışmalarının tamamlandığını belirten Boğatimur, zarar hesaplamalarının yapılacağını açıkladı. Resmi olmayan ilk verilere göre 2 bin dekarın üzerinde tarım alanı için başvuru yapıldığını belirten Boğatimur, hasar tespit çalışmalarının tamamlanmasının ardından kesin rakamların netleşeceğini ifade etti. İlçe Tarım Müdürlüğü’ne bağlı ziraat mühendisi ekiplerin sahada çalışmalarını sürdürdüğünü söyleyen Boğatimur, "Sonuçlara göre çiftçilerimizi mağdur etmeyeceğiz. TARSİM sigortası bulunan üreticilerimizin dosyaları da ayrıca değerlendiriliyor" dedi. Aksu’nun Antalya’da örtü altı tarımda önde gelen ilçelerden biri olduğuna dikkat çeken Boğatimur, ilçede yaklaşık 60 bin dekar alanda örtü altı tarım yapıldığını belirtti. Ayakta kalan seraların korunmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Boğatimur, çiftçilere teknik destek sağlandığını, bayilerle görüşmeler yapılarak en az zararla sürecin atlatılması için çalışıldığını söyledi. Boğatimur, açıklamasını "Tüm çiftçilerimize geçmiş olsun. Bu süreçte üreticilerimizin yanındayız" sözleriyle tamamladı.
Kazaya müdahale trafik ekibinin uygulama yaptığını sandı, ters istikametten kaçarken kaza yaptı
05 Şubat 2026 Perşembe - 11:58 Kazaya müdahale trafik ekibinin uygulama yaptığını sandı, ters istikametten kaçarken kaza yaptı Antalya’nın Manavgat ilçesinde ters istikamette seyir halindeki motosikletin hafif ticari araç ile çarpışması sonucunda meydana gelen kazada motosiklet sürücüsü yaralandı. Kazada yaralanan sürücünün, 250 metre ileride meydana gelen kazaya müdahale eden trafik ekibinin uygulama yaptığını düşünerek geri dönüp ters istikamette kaçmaya çalıştığı bildirildi. Ekiplerin yaptığı kontrolde motosikletliye sürücü belgesinin yetersiz olması ve abartılı egzozdan 23 bin 258 TL ceza uygulandı. Kaza, Antalya-Alanya D-400 kara yolunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Elemnur D.’nin kullandığı 16 E 6144 plakalı hafif ticari araç, Yemişli Mesire Alanı önüne geldiğinde ters istikamette seyir halindeki Muhammed P.Ç.’nin kullandığı 07 BYG 827 plakalı motosiklet ile çarpıştı. Kazada motosiklet sürücüsü başını hafif ticari aracın camına çarparak yaralanırken, motosiklet yol kenarındaki çelik bariyerlerin arasına sıkıştı. Yaralı motosiklet sürücüsü 112 sağlık ekiplerinin olay yerindeki müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye götürüldü. Kazayı gören vatandaşlar, motosiklet sürücüsünün Alanya istikametine seyir halindeyken, kazanın meydana geldiği noktaya 250 metre mesafede meydana gelen kaza için önlem alan trafik ekiplerini görünce uygulama yaptıklarını zannederek ters istikamette kaçmaya çalıştığı sırada karşısından gelen hafif ticari araca çarptığını belirttiler. Kazanın ardından Manavgat Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği ekiplerinin yaptığı kontrolde motosiklet sürücüsüne, sürücü belgesinin yetersiz olması ve abartılı egzozdan 23 bin 258 TL ceza uygulandı.
Kemik iliği nakli artık kardeş vericilerle sınırlı değil
05 Şubat 2026 Perşembe - 10:29 Kemik iliği nakli artık kardeş vericilerle sınırlı değil Kemik iliği naklinde verici bulma sorununu büyük ölçüde ortadan kaldıran yarı uyumlu akraba nakilleri, son yıllarda tam uyumlu kardeş vericilerle benzer başarı oranlarına ulaşarak hastalar için yeni bir umut kapısı araladı. Hematoloji uzmanı Prof. Dr. Mustafa Çetin, "Yarı uyumlu yakın akraba vericilerin kolay ulaşılabilir olması, hastaların uzun süre donör beklemesinin önüne geçiyor" dedi. Kemik iliği nakli, lösemi, lenfoma, aplastik anemi ve bazı kalıtsal kan hastalıkları başta olmak üzere birçok kan ve kemik iliği hastalığının tedavisinde hayati önemini koruyor. Geçmişte, kemik iliği nakline ihtiyaç duyan hastaların yalnızca yüzde 25-30’unda tam uyumlu kardeş verici bulunabilirken, son yıllarda geliştirilen yeni yöntemler sayesinde bu tablo büyük ölçüde değişti. Günümüzde anne, baba, çocuklar ve yakın akrabalardan elde edilen yarı uyumlu kan kök hücreleriyle yapılan nakillerin, tam uyumlu kardeş vericilerle benzer başarı oranlarına ulaştığı belirtiliyor. Bu gelişme sayesinde hastaların yaklaşık yüzde 90-95’i için uygun vericiye ulaşmak mümkün hale geldi. Hastalar hastalık ilerlemeden nakle alınabiliyor Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Hematoloji ve Kemik İliği Nakli Bölümü’nden Prof. Dr. Mustafa Çetin, yarı uyumlu akraba vericilerin sağladığı avantajlara dikkat çekti. Prof. Dr. Çetin, "Yarı uyumlu yakın akraba vericilerin kolay ulaşılabilir olması, hastaların ulusal ve uluslararası donör bankalarında uzun süre verici beklemesini önlemektedir. Böylece hastalar, hastalık ilerlemeden ve olumsuz sağlık sorunları gelişmeden hızlı bir şekilde kemik iliği nakli tedavisine alınabilmektedir" ifadelerini kullandı. Genç yarı uyumlu vericiler öne çıkıyor Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmaların, vericinin yaşının da tedavi başarısında önemli bir faktör olduğunu ortaya koyduğunu belirten Prof. Dr. Çetin, bazı durumlarda yarı uyumlu fakat genç bir vericinin tercih edilebildiğini vurguladı. Çetin, "Yapılan çalışmalar, genç vericilerden yapılan nakillerin bağışıklık sisteminin yeniden yapılanmasını daha güçlü desteklediğini ve tedavi başarısını artırdığını göstermektedir. Bu nedenle bazı hastalarda, tam uyumlu ancak ileri yaşta bir verici yerine, yarı uyumlu fakat genç bir vericiden yapılan nakiller tercih edilebilmektedir" dedi. Tedavi sürecinde önemli avantajlar sağlıyor Yarı uyumlu akraba vericilerin, nakil sonrasında gerekebilecek hücresel destek tedavilerinin zamanında uygulanmasına da imkan tanıdığını ifade eden Prof. Dr. Çetin, bu durumun tedavi sürecini daha güvenli ve etkin hale getirdiğini kaydetti. Ayrıca bu yaklaşımın, donör bankalarından temin edilen hücresel ürünlerin yüksek maliyetini ve yoğun iş gücü ihtiyacını da önemli ölçüde azalttığını dile getirdi. "Daha ulaşılabilir ve sürdürülebilir bir tedavi modeli" Tüm bu gelişmelerle birlikte kemik iliği naklinin daha fazla hasta için erişilebilir hale geldiğini belirten Prof. Dr. Mustafa Çetin, "Bu yeni nakil yaklaşımı, hem sağlık sistemi hem de hastalar açısından daha sürdürülebilir bir tedavi modeli sunmaktadır. Yarı uyumlu akraba kemik iliği nakli, günümüz tıbbında hastalara umut veren önemli bir seçenek olarak öne çıkmaktadır" şeklinde konuştu.
Manavgat Irmağı taştı, Antalya-Alanya otoban şantiyesi sular altında kaldı
05 Şubat 2026 Perşembe - 10:24 Manavgat Irmağı taştı, Antalya-Alanya otoban şantiyesi sular altında kaldı Antalya’da Oymapınar Barajı’ndan su bırakılmasıyla debisi yükselen Manavgat Irmağı taştı. Taşkın sonucu Antalya-Alanya otoyolu inşaat şantiyeleri ile çevredeki tarım arazileri sular altında kalırken, bazı iş makineleri de zarar gördü. Antalya’nın Manavgat ilçesinde Oymapınar Barajı’ndan bırakılan suyla birlikte Manavgat Irmağı’nın debisi yükseldi. Irmağın taşması sonucu yapımı devam eden Antalya-Alanya Otoyolu’nun Bucak Şeyhler ve Ulukapı mevkilerindeki şantiye alanları su altında kaldı. Taşkında bazı iş makinesi ve ekipmanın zarar gördüğü öğrenildi. Şantiye alanı göle döndü Antalya-Alanya otoyolu projesi kapsamında viyadük ve tünel çalışmalarının sürdüğü bölgede, ırmağın yükselen su seviyesi büyük bir baskına yol açtı. Bucak Şeyhler mevkisinde çalışma alanları tamamen suyla dolarken, Ulukapı bölgesinde bazı iş makineleri ve teknik teçhizatların yarıya kadar suya gömüldüğü görüldü. İşçilerin güvenli alanlara çekildiği olay sonrası, şantiyedeki çalışmalar durma noktasına geldi. Tarım arazileri büyük zarar gördü Taşkın, yalnızca otoyol inşaatını değil, çevredeki tarım arazilerini de etkiledi. Bölgenin önemli geçim kaynakları arasında yer alan avokado ve narenciye bahçeleri sel sularına teslim oldu. Ekili alanların sular altında kalmasıyla üreticiler büyük mağduriyet yaşadı.
Manavgat Irmağı taştı, Antalya-Alanya otoban şantiyesi sular altında kaldı
05 Şubat 2026 Perşembe - 10:20 Manavgat Irmağı taştı, Antalya-Alanya otoban şantiyesi sular altında kaldı Antalya’da Oymapınar Barajı’ndan su bırakılmasıyla debisi yükselen Manavgat Irmağı taştı. Taşkın sonucu Antalya-Alanya otoyolu inşaat şantiyeleri ile çevredeki tarım arazileri sular altında kalırken, bazı iş makineleri de zarar gördü. Antalya’nın Manavgat ilçesinde Oymapınar Barajı’ndan bırakılan suyla birlikte Manavgat Irmağı’nın debisi yükseldi. Irmağın taşması sonucu yapımı devam eden Antalya-Alanya Otoyolu’nun Bucak Şeyhler ve Ulukapı mevkilerindeki şantiye alanları su altında kaldı. Taşkında bazı iş makinesi ve ekipmanın zarar gördüğü öğrenildi. Şantiye alanı göle döndü Antalya-Alanya otoyolu projesi kapsamında viyadük ve tünel çalışmalarının sürdüğü bölgede, ırmağın yükselen su seviyesi büyük bir baskına yol açtı. Bucak Şeyhler mevkisinde çalışma alanları tamamen suyla dolarken, Ulukapı bölgesinde bazı iş makineleri ve teknik teçhizatların yarıya kadar suya gömüldüğü görüldü. İşçilerin güvenli alanlara çekildiği olay sonrası, şantiyedeki çalışmalar durma noktasına geldi. Tarım arazileri büyük zarar gördü Taşkın, yalnızca otoyol inşaatını değil, çevredeki tarım arazilerini de etkiledi. Bölgenin önemli geçim kaynakları arasında yer alan avokado ve narenciye bahçeleri sel sularına teslim oldu. Ekili alanların sular altında kalmasıyla üreticiler büyük mağduriyet yaşadı. (AK
Bilal Erdoğan: "Dünya beşten büyüktür diyen bir liderimiz varken gelin bu çürümüş düzene muhalefet edelim"
04 Şubat 2026 Çarşamba - 19:12 Bilal Erdoğan: "Dünya beşten büyüktür diyen bir liderimiz varken gelin bu çürümüş düzene muhalefet edelim" İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, Antalya’da düzenlenen Gençlik Liderliği Eğitim Programı’nda gençlere seslenerek, "Dünya beşten büyüktür diyen bir liderimiz varken gelin bu çürümüş düzene hep birlikte muhalefet edelim" dedi. Türkiye Gençlik STK’ları Platformu tarafından düzenlenen Gençlik Liderliği Eğitim Programı, Antalya’da devam ediyor. Program kapsamında gençlerle buluşan İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, dünyadaki gelir adaletsizliği, küresel güç dengeleri, savaşlar ve Türkiye’nin son yıllardaki konumuna ilişkin açıklamalarda bulundu. "Dünya serveti bir avuç insanın elinde temerküz etti" Dünya genelinde gelir dağılımının tarihi olarak en bozuk dönemlerinden birinin yaşandığını söyleyen Erdoğan, "Dünyada servetin temerküz ettiği yer yine bir avuç insanın eli. Şu anda dünyanın en zengin adamı göz açıp kapayıncaya kadar 650 milyar dolar servete ulaştı ve Amerikan mahkemelerinde 1 trilyon dolara ulaşmasının neden gerekli olduğunu savunuyor. ‘Dünyayı Mars’a götürmeliyim, insanlığa görmediği teknolojileri kazandırmalıyım’ diyor. Ama bu profili tanıdığınızda, insanlığın hayrını düşünen bir tablo görmüyorsunuz" dedi. Büyük şehirlerde yaşamın her geçen gün daha zor hale geldiğini ifade eden Erdoğan, sosyal medyada sunulan refah algısının gerçeği yansıtmadığını dile getirerek, "İnsanlar köy hayatından kurtuldu sözüm ona ama şehirlerde yine zor geçiniyorlar. İstanbul’da geçinemiyorsa New York’ta da geçinemiyor, Londra’da da zor. YouTube’da önlerine bir hayat atılıyor; ayda 5 bin dolar kazanıyor deniliyor. Ama mikrofonu uzatsan bir dokun bin ah işitiyorsun" diye konuştu. "Gazze’de tarihte eşi benzeri olmayan bir yıkım yaşandı" Konuşmasında savaşlara da değinen Bilal Erdoğan, özellikle Gazze’de yaşananların insanlık tarihine kara bir leke olarak geçtiğini şu şekilde vurguladı: "Şu anda Ukrayna’daki savaş, İkinci Dünya Savaşı’ndan beri en çok insanın hayatına mal olan savaş olarak tarihe geçti. Ruanda’daki soykırımı da geçti. Ama Gazze’deki soykırım Dünyanın gözünün önünde üç yıl boyunca tarihte olmamış bir yıkım ve katliam yaşandı. Bir şehre sıkıştırılmış insanların üzerine böylesine bir ölüm hiçbir zaman yağdırılmadı. Ama gözümüzün önünde bu yaşandı, dünyanın bütün egemen güçleri buna yardım ve yataklık yaptı." Bilal Erdoğan, küresel ölçekte servet sahibi olan bazı isimlerin güç ve zenginliği nasıl kullandıklarına ilişkin değerlendirmesinde, "Zenginleri görüyoruz, Epstein olaylarında görüyoruz, Türkiye’deki bazı olaylarda da görüyoruz. Belli tatminleri yaşadıktan sonra bu insanlar ‘ben başka ne yapabilirim, kimselerin yapamadığı neyi yapabilirim, kimselerin deneyimlemediği neyi deneyimleyebilirim’ noktasına geliyor" diyerek, meselenin daha derin bir zihniyet sorunu olduğuna işaret etti. "Son 23 yıldaki büyüme Cumhuriyet tarihinde yok" Türkiye’nin son 23 yılda yakaladığı ekonomik ivmeye de değinen Erdoğan, "Son 23 yıldaki büyüme Cumhuriyet tarihinde yok. Osmanlı tarihinde bile yok. Endüstri devriminden sonra yakalanan büyümeleri Osmanlı yakalayamadı, onları kaçırdık. Ama o kaçırılan frenleri son 23 yılda yakaladık. Ülkenin ekonomik büyüklüğü 8 kat arttı, kişi başına milli gelir 6 kat büyüdü" ifadelerini kullandı. "Türkiye artık dünya gündemini değiştirebilecek bir ülke" Yurt dışı temaslarında Türkiye’ye bakışın ciddi şekilde değiştiğini gördüklerini belirten Bilal Erdoğan, ülkenin artık küresel ölçekte etkili bir aktör olduğunu söyleyerek, "Türkiye’ye nasıl baktıklarını görüyoruz. Ne kadar muktedir bir ülke olduğumuzu ayrı, dünya gündemini değiştirebilecek bir ülke olduğumuzu ayrı görüyorlar" dedi. "Dünya beşten büyüktür diyen bir liderimiz var" Konuşmasının son bölümünde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın küresel sisteme karşı duruşuna vurgu yapan Bilal Erdoğan, gençlere şu şekilde çağrıda bulundu: "Başımızda bu adaletsiz sisteme 23 yıldır istikrarlı şekilde muhalefet eden, yumruklara rağmen ayakta kalan bir liderimiz var. Cumhurbaşkanımızın hiçbir odağın adamı olmadığı bugün herkesçe görülüyor. ‘Dünya beşten büyüktür’ diyen bir liderimiz varken gelin bu çürümüş düzene hep birlikte muhalefet edelim."