Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Antalya
Antalya’da bir kişi ağaçlık alanda ölü bulundu
16 Nisan 2026 Perşembe - 20:33:52
Antalya’da bir kişi ağaçlık alanda ölü olarak bulundu.
16 Nisan 2026 Perşembe - 17:16
Çocuklarda şiddet eğilimine karşı doktorlardan çağrı: "Şiddeti doğuran her türlü ortam kaldırılmalı"
Çocuk doktorları, Kahramanmaraş’taki okul saldırısı başta olmak üzere yaşanan şiddet olaylarına dikkat çekti. Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, "Çocuklar ellerinde silahla değil kitapla dolaşmalı. Mafyanın kutsandığı dizilerin, mafyatik ilişkilerin ön plana çıktığı bütün ortamların, her tür şiddeti doğuran ortamın ortadan kaldırılmasını istiyoruz. Her yıl ülkemizdeki çocuklar arasındaki şiddetin yüzde 10 oranında arttığını vurgulamak istiyorum, alarm zilleri olarak karşımıza geliyor" dedi. Türkiye’nin dört bir yanından hekimlerin katıldığı, uluslararası konuşmacıların yer aldığı Türk Pediatri Kurumu Derneği tarafından "Umudun adı: Çocuk" çağrısıyla düzenlenen 61. Türk Pediatri Kongresi Antalya’da başladı. 15-19 Nisan tarihleri arasında gerçekleşecek kongre çerçevesinde yapılan basın toplantısına Türk Pediatri Kurumu Başkanı Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, Kongre Başkanı Prof. Dr. Bülent Karadağ, Prof. Dr. Haluk Çokuğraş, Prof. Dr. Fügen Çullu Çokuğraş, Prof. Dr. Ömer Faruk Beşer, Prof. Dr. Nur Canpolat, Prof. Dr. Kenan Barut, Prof. Dr. Ertuğrul Kıykım, Prof. Dr. Ayşe Çiğdem Aktuğlu Zeybek, Doç. Dr. Esra Özek Yücel ve Prof. Dr. Metin Aydoğan, Prof. Dr. Burak Doğangün katıldı. Toplantıya Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırısından duydukları üzüntüyü ifade ederken başlayan hekimler, şiddetin sonlanması için yapılması gerekenleri sıraladı. Çocuk sağlığı ve hastalıklarına ilişkin açıklamalarda bulunan uzmanlar, topluma önemli uyarılarda bulundu. "Her tür şiddeti doğuran ortamın ortadan kaldırılmasını istiyoruz" ‘Yüreğimiz yandı’ diyerek sözlerine başlayan Çocuk Romatoloji Uzmanı Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, "Kahramanmaraş’ta yaşanan olaylar bizleri iyice üzen noktalara geldi. Bu şiddetin nereden çıktığını ortaya koymamız gerekiyor. Çocuklar ellerinde silahla değil kitapla dolaşmalı. Bunların özendirilmesi çocuklarda ciddi olarak şiddeti körükleyen bir unsur olarak karşımıza çıkmakta. Mafyanın kutsandığı dizilerin, mafyatik ilişkilerin ön plana çıktığı bütün ortamların gözden geçirilmesi, yaşam dışına çıkartılması gerektiğini söylüyoruz. Çocuklarımız için iyi bir geleceği kurmak için siber zorbalığın da mutlaka önlenmesi gerektiğini düşünüyor, bunlarla birlikte ortadan kaldırılmasını istiyoruz. Eğer yapmaz isek bizleri gerçekten çok kötü bir senaryo bekliyor. Her tür şiddeti doğuran ortamın ortadan kaldırılmasını istiyoruz. Her yıl ülkemizdeki çocuklar arasındaki şiddetin yüzde 10 oranında arttığını vurgulamak istiyorum, alarm zilleri olarak karşımıza geliyor" dedi. "Mutlaka çözümler üretmek gerekiyor" Yaşananların kabul edilemez olduğunu ifade eden ve şiddet eğilimine karşı toplumun bir bütün olarak hareket etmesi gerektiğini aktaran Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Burak Doğangün, "Hepimiz şoktayız, biz yetişkinler de çocuk masumiyetiyle örtüşmeyen eylemler gördüğümüzde şok oluyoruz. Çok faktöre bağlı olduğunu söyleyebiliriz. Kısa, orta, uzun vadede yapılacaklar var. Unutmamamız gerekiyor, orta ve uzun vadede mutlaka çözümler üretmek gerekiyor. Hepimiz tırnak içinde; suçluyuz, hepimiz risk altındayız. Kendi çocuklarımız da hem zorbalık yapabilir hem zorbalığa maruz kalabilir. ‘Sorunu, problemi böyle çözebilirim’ şiddeti böyle görüyor, öğreniyor. Bu da bir kısır döngüye sebep oluyor. Tabi çocuk erkil aile içinde de belli bir dönem sonra annenin ve babanın fonksiyonu da düşüyor yani; çocuk karar veriyor" diye konuştu. "Ekranlardan üzerimize şiddet akıyor" ‘Ekranlardan üzerimize şiddet boca oluyor’ diyen Prof. Dr. Haluk Çokuğraş, "Gerçekten akıyor çünkü dünya başka bir yere evrildi. Bir Trump var, Netanyahu var, çocukların sürekli öldürüldüğü, insanların öldürüldüğü, kıyıma uğradığı bir süreç yaşıyoruz. Bunları çocuklar hem televizyonlardan hem sosyal medyadan görüyorlar. O televizyonlarda gösterilen şiddet sahnelerin herhalde çok azaltılması lazım. Belki bu oyunların ki bunlar bize özgü değil, global bir şey herhalde kısıtlanması gerekecek. Günümüzde 100 binden fazla aile çocuğuna aşı yaptırmıyor maalesef ve maalesef uzun süre görmediğimiz, eski hastalıklar hortluyor. Kızamık hortluyor, suçiçeği az da olsa vardı, boğmaca vakaları zaman zaman artıyor. Dolayısıyla daha önce neredeyse yok etmeye yaklaştığımız hastalıklar tekrardan hortlayacaktır. En korktuğumuz şey; mesela polio" ifadelerimi kullandı. "Boyun fıtığı olan 8 yaşındaki çocukları görmeye başladık, çok çok acı" Öte yandan toplantıda konuşan Prof. Dr. Kenan Barut, dijital bağımlılık sebebiyle çocuklarda çok küçük yaşlarda gördükleri hastalıklara ilişkin, "Bir çocuk romatoloji uzmanı olarak boyun fıtığı olan 8 yaşındaki çocukları görmeye başladık, çok çok acı. Normalde 40-50 yaş gibi yaşlarda gözükecekken 8-9 yaş gibi görmeye başladık" dedi. Çocuk Beslenme ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ertuğrul Kıykım ise bilinçsiz takviye kullanımının yanlışlığına dikkat çekti, hekim önerisi olmadan ürünlerin kullanılmaması gerektiğini aktardı.
16 Nisan 2026 Perşembe - 17:13
AK Parti’ye katılan Serik Belediye Başkanı Kumbul: "Hemşehrilerimize en iyi hizmeti sunmak amacıyla yeni bir yol yürümeye karar verdim"
Adalet ve Kalkınma Partisi’ne (AK Parti) katılan Serik Belediye Başkanı Kadir Kumbul, "Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda Serik’imizi geleceğe daha güçlü hazırlamak, devam eden ve planlanan projelerimizi daha etkin bir şekilde hayata geçirmek ve hemşehrilerimize en iyi hizmeti sunmak amacıyla yeni bir yol yürümeye karar verdim" dedi. Serik Belediye Başkanı Kadir Kumbul, yaptığı açıklama ile AK Parti’ye katıldığını duyurdu. Kumbul açıklamasında, "Vatanını ve milletini seven bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak hayatım boyunca milli ve manevi değerlerimize bağlı kalmak en temel ilkem olmuştur. Hekimlik mesleğimden başlayarak kamu görevlerimde bulunduğum her noktada görevimi bir makamdan öte millete hizmet etmenin bir sorumluluğu olarak gördüm. Op. Dr. Kadir Kumbul olarak Serik Belediye Başkanlığı görevinden önce 12 yıl boyunca devlet hastanemizde çoğu zaman mütevazı şartlarda, hiçbir ayrım gözetmeden vatandaşlarımıza hizmet etmeye gayret ettim. Aynı anlayışla sürdürdüğümüz belediye başkanlığı görevimizde de Serik’imizin her kesimine dokunan, kapsayıcı ve çözüm odaklı bir hizmet anlayışıyla çalıştık. Siyaset anlayışımın temelinde her zaman milletimize hizmet etmek, ortak aklı öncelemek ve değerler üzerinden yol yürümek yer almıştır. Ancak son dönemde içerisinde bulunduğum siyasi zeminde hizmet odaklı yaklaşım yerine farklı önceliklerin öne çıkması benim benimsediğim siyaset anlayışıyla örtüşmemeye başlamıştır. Bu durum, milletimize daha güçlü ve etkin hizmet edebilmek adına yeni bir değerlendirme yapmamı gerekli kılmıştır. Benim için esas olan polemik değil hizmet, ayrışma değil birlik, şahsi hesaplar değil milletimizin menfaatleridir" ifadelerine yer verdi. "Yolumuz hizmet yolu, pusulamız Serik’tir" "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ortaya konulan ’Türkiye Yüzyılı’ vizyonu doğrultusunda Serik’imizi geleceğe daha güçlü hazırlamak, devam eden ve planlanan projelerimizi daha etkin bir şekilde hayata geçirmek ve hemşehrilerimize en iyi hizmeti sunmak amacıyla yeni bir yol yürümeye karar verdim" diyen bKumbul, bu doğrultuda AK Parti saflarına katılma kararı aldığını ve attığı bu adımın temelinde kişisel beklentinin değil, tamamen milletine daha iyi hizmet etme iradesi bulunduğunu kaydetti. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, önceki dönem Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, MKYK Üyesi Menderes Türel, Antalya milletvekilleri, il ve ilçe yönetimine teşekkür eden Kumbul, "Beni Serik Belediye Başkanlığı görevine layık gören tüm hemşehrilerimin iradesine saygım sonsuzdur. Bundan sonraki süreçte de aynı sorumluluk bilinciyle ayrıştırmadan, ötekileştirmeden, birlik ve beraberlik içerisinde Serik’imize hizmet etmeye devam edeceğiz. Yolumuz hizmet yolu, pusulamız Serik’tir" ifadelerini kullandı.
16 Nisan 2026 Perşembe - 16:43
Polisin ’dur’ ihtarına uymadı, 15 kilometrelik kovalamaca sonucu yakalandı
Antalya’da polis ekiplerinin dur ihtarına uymayarak kaçan otomobil sürücüsü yaklaşık 15 kilometrelik kovalamaca sonucu yakalanarak ters kelepçe ile gözaltına alındı. Araçta ve şahsın yola attığı poşet içerisinde çok sayıda cep telefonu ve saat çıktı. Olay, saat 15.00 sıralarında Kepez ilçesi Ünsal Mahallesi 5 Temmuz Kurtuluş Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Döşemealtı ilçesi Altınkale Mahallesi Akdeniz Bulvarı üzerinde polis ekiplerinin ’dur’ ihtarına uymayan 35 CRM 621 plakalı Fiat marka otomobil kaçmaya başladı. Polis ekiplerini peşine takarak şehir merkezi istikametine kaçmayı sürdüren araç sürücüsü bu arada otomobilden poşet içerisinde bazı malzemeler attı. Araç, yaklaşık 15 kilometrelik kovalamacanın ardından Ünsal Mahallesi 5 Temmuz Kurtuluş Caddesi üzerinde motorize yunus timleri ve devriye ekipleri tarafından önünü keserek durdurdu. Polis ekipleri tarafından araçtan indirilen ve isminin Bülent T. olduğu öğrenilen şahıs ters kelepçe ile gözaltına alındı. Şahsın kullandığı araç içerisinde ve yola attığı poşetten çok sayıda saat ve cep telefonu çıktı. Bülent T. işlemleri için polis merkezine götürülürken, araç ise inceleme yapılmak üzere çekici ile bulunduğu yerden kaldırıldı. Şahsın gözaltına aracının durdurularak gözaltına alındığı anlar ise güvenlik kamerasına yansıdı.
29 Ağustos 2025 Cuma - 11:20
Bu belirtiler varsa, kalbiniz yardım çığlığı atıyor olabilir
Kardiyolog Uzm. Dr. Mahir Avkaroğulları, göğüs ağrısı yerine; nefes darlığı, mide bulantısı, sırt, boyun ya da çene ağrısı, aşırı halsizlik ve soğuk terleme gibi daha ’sessiz’ belirtilerle kendini gösteren kalp krizinin, kadınlarda daha sinsi ilerlediğini söyledi. Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Mahir Avkaroğulları, kadınlarda kalp krizinin riskleri ve erken tanı hakkında bilgi verdi. Kalp krizi uzun yıllardır erkeklerle özdeşleştiriliyor ancak bu sağlık sorunu kadınlar için de en büyük tehditlerden biri olmaya devam ettiğini ifade eden Avkaroğulları, "Üstelik kadınlarda kalp krizi, erkeklerden farklı belirtilerle ortaya çıkabiliyor ve bu da çoğu zaman tanının gecikmesine neden oluyor. Göğüs ağrısı yerine; nefes darlığı, mide bulantısı, sırt, boyun ya da çene ağrısı, aşırı halsizlik ve soğuk terleme gibi daha ’sessiz’ belirtilerle kendini gösteren kalp krizi, kadınlarda daha sinsi ilerleyebiliyor" dedi. Kalp krizi erkek hastalığı değil Avkaroğulları, toplumda yaygın olan ’kalp krizi erkeklerde olur’ algısı, kadınların koruyucu sağlık kontrollerini ihmal etmesine yol açtığına dikkati çekerek, "Oysa bilimsel veriler, kalp hastalıklarının kadınlarda da en sık ölüm nedenlerinden biri olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Kadınlar, vücutlarının verdiği sinyalleri çoğu zaman stres ya da yorgunlukla karıştırıyor, bu da tanı ve tedavi süreçlerinin gecikmesine neden oluyor" diye konuştu. Menopozla gelen sessiz risk Menopoz döneminin kadınlar için kalp sağlığı açısından önemli bir dönüm noktası olduğuna işaret eden Avkaroğulları, bu süreçte östrojen hormonunun azalmasının, damarların yapısını ve işlevini olumsuz etkileyebileceğini söyledi. Damar sertliği, kolesterol seviyelerinde bozulma, kan basıncında artış ve kilo kontrolünün zorlaşmasının, menopoz sonrası kadınlarda kalp-damar hastalıklarına yatkınlığı arttırdığını söyleyen Avkaroğulları, "Bu nedenle 45-50 yaş ve üzeri kadınların, özellikle aile öyküsü, yüksek tansiyon, diyabet ya da kolesterol problemi gibi risk faktörleri taşıyorsa, düzenli olarak kardiyolojik değerlendirmeden geçmesi önerilir" ifadelerine yer verdi. Avkaroğulları, yılda en az bir kez kardiyoloji muayenesi, tansiyon, kolesterol ve kan şekeri gibi değerlerin düzenli takibi, stres yönetimi, dengeli beslenme ve fiziksel aktivite, sigara ve alkolden uzak durmanın kalp sağlığı için önemli olduğunu, gerekli durumlarda da EKG, Efor Testi, Ekokardiyografi ve bazı kan tetkikleri ile kalp sağlığı yakından izlenmesi gerektiğini söyledi. Sessiz riskleri görünür kılın Son olarak kalp hastalıklarının bazılarının hiçbir belirti vermeden ilerleyebildiğini belirten Avkaroğulları, "Bu nedenle özellikle menopoz sonrası dönemde, risk faktörleri taşıyan kadınlar için detaylı kalp değerlendirmesi büyük önem taşır. Koroner BT Anjiyografi, kalp damarlarını ayrıntılı ve non-invaziv (girişim gerektirmeyen) şekilde görüntüleyen ileri bir tetkiktir. Erken dönemde damar tıkanıklıklarını tespit ederek, kalp krizi yaşanmadan önce önlem alma imkânı sunar. Kardiyoloji muayenesi sırasında, hekiminizin önerisiyle yapılacak bu tür taramalar, kalp sağlığınız hakkında daha net ve güvenilir bilgi edinmenizi sağlar" diye konuştu.
29 Ağustos 2025 Cuma - 11:16
Antalya Körfezi’nde deniz kirliliği ve tatlı su kaynaklarındaki bozulma
Deniz kirliliği Akdeniz’de gözle görünür hale geldi. Antalya Körfezi’nde son günlerde denizin renginde ve canlı yaşamında dikkat çekici değişimler yaşanıyor. Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, "Bu yıl Antalya Körfezi’nde denizin rengi değişti, yeşilimsi, siyahımsı bir renk var denizde. Dolayısıyla su altında da görüş azaldı. Suyun şartları değişirse bu ortamlarda yaşayabilen organizmalar gelişir, bunların bir kısmı insanlara zarar verebilir, kaşıntı ve yanma gibi etkiler görülebilir" dedi. Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Yetiştiriciliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, Antalya’da artan deniz kirliliğine ve tatlı su kaynaklarındaki bozulmaya dikkat çekti. Son dönemde kıyılarda gözlemlenen değişimlere işaret eden Gökoğlu, Antalya Körfezi’nde denizin renginin siyahımsı yeşile döndüğünü söyledi. Prof. Dr. Gökoğlu, "Bu yıl Antalya Körfezi’nde denizin rengi değişti, yeşilimsi, siyahımsı bir renk var denizde. Dolayısıyla suda görüş azaldı. Biz hemen hemen her gün bu denize dalış yapıyoruz ve takip ediyoruz" dedi. ’’Tatlı sular da kirlenmeye başladı’’ Kentleşme baskısı, azalan yağışlar ve yanlış müdahalelerin ekosisteme zarar verdiğini vurgulayan Gökoğlu, "Tatlı sular kirlenmeye başladı. Tatlı suyun kirlenmesi demek denizin kirlenmesi demek. Ayrıca Alanya tarafına baktığınızda otellerin önü havuz şeklinde. Yani kıyı akıntılarını engelledik" diye konuştu. Nehir ağızlarındaki sazlık ve kamışların temizlenmesinin ciddi bir hata olduğunu dile getiren Gökoğlu, "Bunlar hem mekanik hem biyolojik filtre görevi görüyordu. Biz kepçelerle temizleyince filtreleme bitti. Yağışlarla gelen kirli su olduğu gibi denize geçmeye başladı. Bu yıl sıcaklık artışıyla birleşince Akdeniz’de yoğun plankton patlaması yaşandı" ifadelerini kullandı. "Bir an evvel yanan alanları ormanlaştırmalıyız" Denizdeki olumsuzlukların önüne geçilebilmesi için çözüm önerilerini de sıralayan Prof. Dr. Gökoğlu, şunları söyledi: "Bir an evvel yanan yerleri ormanlaştırmamız gerekiyor. Orman suyu tutar. Ayrıca tatlı sulara dikkat etmemiz gerekiyor. Tatlı suyu kirletmemeliyiz. Kıyıda akıntıyı engelleyecek yapılaşmadan vazgeçmeliyiz. Nehir ve derelerdeki temizlik işlemleri ise kepçeyle değil, biçme yöntemiyle yapılmalı. Böylece sazlıklar daha gür çıkar, hem mekanik hem biyolojik filtrasyon daha güçlü olur." Sahillerde atık sorunu Kıyılardaki kirliliğin tehlikeli boyutlara ulaştığını kaydeden Gökoğlu, "Her yer kirli. İnsanlarımıza bu bilinci vermemiz gerekiyor. Sigara izmaritinden plastik atıklara kadar her şey sahilde var. Bunlar nihayetinde denize gidiyor. Plastik kirliliğini durdurmamız, azaltmamız gerekiyor" dedi. Plastik kirliliği ve insan sağlığı Plastik atıkların denizlerdeki en büyük tehditlerden biri olduğunu vurgulayan Gökoğlu, "Son yılların en önemli kirliliği, baş belamız plastik kirliliğini durdurmamız, azaltmamız gerekiyor. Suyun şartları değişirse o şartlarda yaşayabilen organizmalar gelişir. Yani doğal organizmaların dışında o sıcaklıklarda yaşayabilen organizmalar ortaya çıkar. Bunların da bir kısmı insanlarımıza zarar verebilir. Kaşıntı, yanma gibi etkiler görülebilir. Bakteriyolojik aktiviteler artar, çoğalma artar. Dolayısıyla bunların etkilerini görürüz ve görmeye başladık" diye konuştu. Yeni türler Akdeniz’de çoğalmaya başladı Son yıllarda Akdeniz’de farklı deniz canlılarının hızla çoğaldığını kaydeden Gökoğlu, "Kayalıkların üzerinde yoğun şekilde Kızıldeniz’den gelen midye, istiridye ve balanus gibi türler çoğalmaya başladı. Bu türler Akdeniz’de yoktu. Nedeni kirliliktir. Plankton çoğalması onların da besini oldu. Bu durum küresel ısınmayı tetikleyecek, göçleri de artıracak" ifadelerini kullandı. "Çocuklarımızın geleceğini çalıyoruz" Çevre bilincinin önemine de vurgu yapan Gökoğlu, "Bu nesilden bize bir şey gelmeyecek. Çocuklarımızı kurtaralım. Biz onların geleceğini çalıyoruz. Çocuk ne görürse onu yapar. Çocuklarımıza çevre bilincini aşılamamız gerekiyor" diyerek sözlerini tamamladı.
29 Ağustos 2025 Cuma - 11:01
Antalya Körfezi’nde deniz kirliliği ve tatlı su kaynaklarındaki bozulma
Deniz kirliliği Akdeniz’de gözle görünür hale geldi. Antalya Körfezi’nde son günlerde denizin renginde ve canlı yaşamında dikkat çekici değişimler yaşanıyor. Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, "Bu yıl Antalya Körfezi’nde denizin rengi değişti, yeşilimsi, siyahımsı bir renk var denizde. Dolayısıyla su altında da görüş azaldı. Suyun koşulları değişirse bu ortamlarda yaşayabilen organizmalar gelişir, bunların bir kısmı insanlara zarar verebilir, kaşıntı ve yanma gibi etkiler görülebilir" dedi. Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Yetiştiriciliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, Antalya’da artan deniz kirliliğine ve tatlı su kaynaklarındaki bozulmaya dikkat çekti. Son dönemde kıyılarda gözlemlenen değişimlere işaret eden Gökoğlu, Antalya Körfezi’nde denizin renginin siyahımsı yeşile döndüğünü söyledi. Prof. Dr. Gökoğlu, "Bu yıl Antalya Körfezi’nde denizin rengi değişti, yeşilimsi, siyahımsı bir renk var denizde. Dolayısıyla su da görüş azaldı. Biz hemen hemen her gün bu denize dalış yapıyoruz ve takip ediyoruz" dedi. Tatlı sular da kirlenmeye başladı Kentleşme baskısı, azalan yağışlar ve yanlış müdahalelerin ekosisteme zarar verdiğini vurgulayan Gökoğlu, "Tatlı sular kirlenmeye başladı. Tatlı suyun kirlenmesi demek denizin kirlenmesi demek. Ayrıca Alanya tarafına baktığınızda otellerin önü havuz şeklinde. Yani kıyı akıntılarını engelledik" diye konuştu. Nehir ağızlarındaki sazlık ve kamışların temizlenmesinin ciddi bir hata olduğunu dile getiren Gökoğlu, "Bunlar hem mekanik hem biyolojik filtre görevi görüyordu. Biz kepçelerle temizleyince filtreleme bitti. Yağışlarla gelen kirli su olduğu gibi denize geçmeye başladı. Bu yıl sıcaklık artışıyla birleşince Akdeniz’de yoğun plankton patlaması yaşandı" ifadelerini kullandı. "Bir an evvel yanan alanları ormanlaştırmalıyız" Denizdeki olumsuzlukların önüne geçilebilmesi için çözüm önerilerini de sıralayan Prof. Dr. Gökoğlu, şunları söyledi: "Bir an evvel yanan yerleri ormanlaştırmamız gerekiyor. Orman suyu tutar. Ayrıca tatlı sulara dikkat etmemiz gerekiyor. Tatlı suyu kirletmemeliyiz. Kıyıda akıntıyı engelleyecek yapılaşmadan vazgeçmeliyiz. Nehir ve derelerdeki temizlik işlemleri ise kepçeyle değil, biçme yöntemiyle yapılmalı. Böylece sazlıklar daha gür çıkar, hem mekanik hem biyolojik filtrasyon daha güçlü olur." Sahillerde atık sorunu Kıyılardaki kirliliğin tehlikeli boyutlara ulaştığını kaydeden Gökoğlu, "Her yer kirli. İnsanlarımıza bu bilinci vermemiz gerekiyor. Sigara izmaritinden plastik atıklara kadar her şey sahilde var. Bunlar nihayetinde denize gidiyor. Plastik kirliliğini durdurmamız, azaltmamız gerekiyor" dedi. Plastik kirliliği ve insan sağlığı Plastik atıkların denizlerdeki en büyük tehditlerden biri olduğunu vurgulayan Gökoğlu, "Bir de son yılların en önemli kirliliği, baş belamız plastik kirliliğini durdurmamız, azaltmamız gerekiyor. Suyun koşulları değişirse o koşullarda yaşayabilen organizmalar gelişir. Yani doğal organizmaların dışında o sıcaklıklarda yaşayabilen organizmalar ortaya çıkar. Bunların da bir kısmı insanlarımıza zarar verebilir. Kaşıntı, yanma gibi etkiler görülebilir. Bakteriyolojik aktiviteler artar, çoğalma artar. Dolayısıyla bunların etkilerini görürüz ve görmeye başladık" diye konuştu. "Yeni türler Akdeniz’de çoğalmaya başladı" Son yıllarda Akdeniz’de farklı deniz canlılarının hızla çoğaldığını kaydeden Gökoğlu, "Kayalıkların üzerinde yoğun şekilde Kızıldeniz’den gelen midye, istiridye ve balanus gibi türler çoğalmaya başladı. Bu türler Akdeniz’de yoktu. Nedeni kirliliktir. Plankton çoğalması onların da besini oldu. Bu durum küresel ısınmayı tetikleyecek, göçleri de artıracak" ifadelerini kullandı. "Çocuklarımızın geleceğini çalıyoruz" Çevre bilincinin önemine de vurgu yapan Gökoğlu, "Bu nesilden bize bir şey gelmeyecek. Çocuklarımızı kurtaralım. Biz onların geleceğini çalıyoruz. Çocuk ne görürse onu yapar. Çocuklarımıza çevre bilincini aşılamamız gerekiyor" diyerek sözlerini tamamladı.
29 Ağustos 2025 Cuma - 10:30
Antalya’da kayıp yaşlı kadın, 2 gün sonra evine 300 metre mesafedeki bahçesinde bulundu
Antalya’nın Gündoğmuş ilçesinde kaybolan Alzheimer hastası yaşlı kadın, 2 gün süren arama çalışmalarının ardından evine 250-300 metre mesafedeki kendisine ait bahçede bulundu. Gündoğmuş ilçesi Ortakonuş Mahallesi’nde yaşayan Alzheimer hastası 80 yaşındaki Naciye Akdağ, salı günü saat 18.00 sıralarında evinden çıktıktan sonra geri dönmedi. Durumu fark eden oğlu Şahin Akdağ, Muhtar İsa Boz’a haber verdi. Muhtarın ihbarı üzerine bölgeye AFAD, JAK, Kırmızı Kasklılar Arama Kurtarma Derneği, komando timi ve jandarma ekipleri sevk edildi. Akdağ’ın bulunması için geniş çaplı arama başlatılırken, ekipler kokuya hassas iki köpekle dron ile bölgede geniş çapla arama yaptı. Evine 300 metre mesafede bulundu Naciye Akdağ’ı 2 gün süren arama çalışmalarından dün akşam sevindiren haber geldi. Ekipler yaşlı kadını evine 300 metre mesafede kendisine ait bahçede otlar arasında bitkin bir halde buldu. Susuz kaldığı gözlenen Akdağ’a ekipler tarafından ilk olarak su verilmesinin ardından, yaşlı kadın sedye ile bölgede hazır bekleyen ambulansa taşındı. Burada 112 Acil Sağlık ekipleri tarafından ilk kontrolleri yapılan yaşlı kadın ambulansla kontrol amaçlı hastaneye kaldırıldı.
28 Ağustos 2025 Perşembe - 21:10
Antalya’da otomobil çekici ile çarpıştı: 5 yaralı
Antalya’da otomobil ile çekicinin çarpışması sonucu meydana gelen kazada 5 kişi yaralandı. Kaza saat 15:30 sıralarında Akseki-Manavgat karayolu Derbent Boğazı mevkiinde meydana geldi. Akseki istikametinden Manavgat istikametine giden Abdulgani S, idaresindeki 07 ANY 957 plakalı otomobil, karşı şeride geçerek Manavgat yönünden Akseki yönüne gelmekte olan Nebi Y. idaresindeki 38 AJP 786 plakalı oto kurtarıcı ile çarparak yol dışına savruldu. Yoldan geçenlerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık, itfaiye, bölge trafik ve jandarma ekipleri sevk edildi. Kazada otomobilin önünde bulunan bir kişi, sıkıştığı yerden Antalya Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri tarafından çıkarıldı. Kazada otomobil sürücüsü Abdulgani S. (65), Asya S., Sema S., Seyir S. ve çekici sürücüsü Nebi Y. yaralandı. Yaralılar, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastanelere götürüldü. Kaza nedeniyle yolda trafik bir süre tek şeritten kontrollü olarak sağlandı.
28 Ağustos 2025 Perşembe - 17:23
Akseki’ye yeni kampüs
Akseki’ye kurulacak Orman Fakültesi ve KYK yurt binası için hayırsever Vehbi Güleç tarafından bağışlanan 18 dönüm arazinin tapu devri, ALKÜDEV Vakfına gerçekleştirildi. Bu bağışla birlikte Akseki, modern kampüsüne kavuşacak. Hayırsever Vehbi Güleç’in ismini alacak olan ALKÜ Vehbi Güleç Orman Fakültesi ve KYK yurt binasının yapılacağı arsanın bağışı için imza protokolü 22 Mayıs 2025 tarihinde hayırsever Vehbi Güleç ile ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan arasında imzalanmıştı. Orman Fakültesi ve KYK yurt binasının kurulması için hayırsever Vehbi Güleç tarafından geçtiğimiz mayıs ayında bağışlanan 18 dönüm arazinin tapu devri, AK Parti İlçe Başkanı Halis Gündoğdu vekaletiyle ALKÜDEV Vakfına gerçekleştirildi. Bu bağışla birlikte Akseki’deki yerleşkenin de büyümesinin ilk adımları atılmış oldu. ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, arazi bağışının tapu devrinin gerçekleşmesiyle birlikte binaların yapılması için proje aşamasına geçildiğini söyledi. Yapılan bağışın geleceğe, bilime ve eğitime büyük bir katkı olduğunun altını çizen Rektör Türkdoğan, "Akseki’ye kurulacak Orman Fakültesi ve KYK yurt binası için hayırsever Vehbi Güleç tarafından bağışlanan 18 dönüm arazinin tapu devrini, AK Parti İlçe Başkanı Halis Gündoğdu vekaletiyle ALKÜDEV Vakfımıza gerçekleştirdik. Hayırseverlerimiz Vehbi Güleç ve kıymetli eşi Aysel Güleç’e eğitime yaptıkları katkıdan dolayı sonsuz teşekkür ederim. ALKÜDEV Vakfımızın kuruluş aşamasında desteklerini esirgemeyen Kuddusi Müftüoğlu’na, Ahmet Cebeci’ye ve emeği geçen herkese yürekten teşekkür ederim. Ayrıca vakfın kuruluşuna öncülük eden önceki dönem Dışişleri Bakanımız ve Antalya Milletvekilimiz Mevlüt Çavuşoğlu’na teşekkür ederim. Akseki’de yapılacak Orman Fakültemiz ve KYK yurdu; milletimize, hemşehrilerimize ve üniversitemize hayırlı olsun" dedi.
28 Ağustos 2025 Perşembe - 16:58
Antalya’da otomobiller kafa kafaya çarpıştı: 1’i ağır 6 yaralı
Antalya’da Konya yolunda iki otomobilin kafa kafaya çarpışması sonucu meydana gelen kazada, 1’i ağır 6 kişi yaralandı. Kaza Antalya-Konya D-687 Karayolu’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Mustafa K.’nin kullandığı 08 JL 073 plakalı otomobil ile karşı yönden gelen Ömer Y.’nin kullandığı 60 AFJ 766 plakalı otomobil, tünele 5 kilometre mesafede Beydiğin Mahallesi Murtbeli mevkiinde çarpıştı. Araçların hurdaya döndüğü kazada sürücülerin yanı sıra araçta yolcu olarak bulunan Mevlüt Y., Melek Y., Mesut Y. ve Melis Y. yaralandı. 112 sağlık ekiplerinin olay yerindeki müdahalesinin ardından ambulansla Serik Devlet Hastanesine kaldırılan yaralılardan Mustafa K.’nin hayati tehlikesinin bulunduğu bildirildi
28 Ağustos 2025 Perşembe - 16:57
Antalya’da iki otomobil kafa kafaya çarpıştı: 1’i ağır 6 yaralı
Yeni Antalya-Konya yolunda iki otomobilin kafa kafaya çarpışması sonucu meydana gelen kazada 1’i ağır 6 kişi yaralandı. Kaza Antalya- Konya D-687 Karayolunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Mustafa K’nin kullandığı 08 JL 073 plakalı otomobil ile karşı yönden gelen Ömer Y’nin kullandığı 60 AFJ 766 plakalı otomobilin tünele 5 kilometre mesafede Beydiğin Mahallesi Murtbeli mevkiinde çarpıştı. Araçların hurdaya döndüğü kazada araç sürücülerinin yanı sıra araçta yolcu olarak bulunan Mevlüt Y, Melek Y, Mesut Y, ve Melis Y. yaralandı. 112 sağlık ekiplerinin olay yerindeki müdahalesinin ardından ambulansla Serik Devlet Hastanesine kaldırılan yaralılardan Mustafa K’nin hayati tehlikesinin bulunduğu bildirildi
28 Ağustos 2025 Perşembe - 16:29
Büyükşehir ile şehit ve gazi dernekleri arasında işbirliği protokolü imzalandı
Antalya Büyükşehir Belediyesi ile şehit ve gazi dernekleri arasında işbirliği protokolü imzalandı. Protokole imza atan Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, "Bugüne kadar şehit ve gazilerimizin yanında olan belediyemiz, bu protokol ile her alanda ve her anlamda derneklerimizin yanında olmayı sürdürecek" dedi. Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit ve Dul Yetimler Derneği Başkanı Mehmet Yurdakul, Emniyet Teşkilatı Vazife Malulü ve Şehit Aileleri Vakfı Başkanı Fatih Selek, 15 Temmuz Vatan Şehitleri Gaziler Terör Mağdurları Adını Yaşatma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Zeki Kılınç, Türkiye Muharip Gaziler Derneği Başkan Yardımcısı Esat Tonguç, Şehit ve Gazi Aileleri ve Malulleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Cengiz Nizam’ı ağırladı. Antalya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Güven Ulutekin ile Şehit Yakınları ve Gazilerle İlişkiler Şube Müdür Vekili Bekir Deniz Kinav da ziyarette hazır bulundu. "Her anlamda yanınızdayız" Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak her zaman şehit aileleri ve gazilerin yanlarında olduklarını söyleyen Başkan Vekili Özdemir, imzalanacak protokol ile bunun kurumsal hale getirilmiş olacağını söyledi. Başkan Vekili Özdemir, "Bu protokol siz talep etmeksizin Muhittin Başkanımızın sizler için yapmak istediği bir süreçti. Zaten Büyükşehir Belediyemiz bu protokoldeki maddeleri uygulamaktaydı ama bu protokol ile kurumsal hale getirmiş olduk. Her anlamda yanınızdayız. Üzerimize düşenimizin fazlasını yapmaya hazırız. Ne ihtiyacınız, ne eksiğiniz varsa biz orada size yetişmeye elimizi taşın altına koymaya hazırız. Protokolümüz hayırlı olsun" dedi. Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit ve Dul Yetimler Derneği Başkanı Mehmet Yurdakul da protokolün bütün derneklerle imzalamış olmasının anlamlı olduğunu belirterek, "Bu yaklaşım Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin bütün şehit ve gazi ailelerine eşit şekilde yaklaştığını gösteriyor. Her zaman her alanda yanımızda olan Başkanımız Muhittin Böcek’e ve Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne destekleri için teşekkür ederiz" diye konuştu. Derneklere destek ve yardım Konuşmaların ardından Antalya Büyükşehir Belediyesi ile dernekler arasında protokol imzalandı. İmzalanan protokol kapsamında Antalya Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı, Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ile İşletme ve İştirakler Daire Başkanlığı’nın çalışmaları kapsamında şehit aileleri ve gazi derneklerine destek ve yardımlarda bulunulacak.
28 Ağustos 2025 Perşembe - 15:38
Konyaaltı’nda geleceğin sanatçıları yetişiyor
Konyaaltı Belediyesi Müzik Akademisi bünyesinde eğitim gören öğrenciler, Akdeniz Üniversitesi Antalya Devlet Konservatuvarı’nı kazandı. Konyaaltı Belediyesi Müzik Akademisi, geleceğin sanatçılarını yetiştirmeye devam ediyor. Başkan Cem Kotan’ın kültür-sanat faaliyetlerine verdiği önem doğrultusunda çalışmalarını sürdüren akademi, bünyesinde eğitim gören öğrencilerin müziği sevmelerine ve hedefledikleri eğitim kurumlarına girmelerine önemli ölçüde katkı sunuyor. Geçtiğimiz yıllarda başarılı öğrenciler yetiştiren Konyaaltı Belediyesi Müzik Akademisi, bu yıl da iki öğrencisini Akdeniz Üniversitesi Antalya Devlet Konservatuvarı’na uğurladı. Girdikleri sınavlarda başarılı sonuçlar alarak istedikleri bölümlere girmeye hak kazanan Defne Akın ve Defne Segah Erarslan, hem ailelerini hem de akademide görev yapan öğretmenlerini gururlandırdı. Dönem boyunca kontrbas ve gitar eğitimi alan öğrencilerinin, hedefledikleri başarıya ulaşmalarından duydukları memnuniyeti ifade eden öğretmenler, geleceğin sanatçılarını yetiştirmeye devam edeceklerini aktardı. "Öğrencileri geleceğe hazırlıyoruz" Konyaaltı Belediyesi Müzik Akademisi Piyano ve Müziksel İşitme Öğretmeni Melis Atasoy, "Akademimizde öğrencileri geleceğe hazırlıyoruz. Şöyle ki; küçük yaşta gelen öğrencilerle konservatuvar hazırlık sınıflarında çalışıyor, enstrüman eğitimleri veriyor ve aslında öğrencilerin kendilerini göstermelerini de sağlamış oluyoruz" dedi. Başarılı ve güzel öğrenciler yetiştirdiklerinin altını çizen Atasoy, "Belediye Başkanımız Cem Kotan’a, bize böyle bir fırsat verdiği için çok teşekkür ederim. Öğrencilerle beraber olmak, onları geleceğe hazırlamak, bir öğretmen olarak mutluluk verici. Öğretmen, veli ve öğrenci üçgeninde çok güzel şeyler başarıyoruz" diye konuştu.
28 Ağustos 2025 Perşembe - 15:36
Antalya’daki denetimlerde kaçaklar yakalandı, binlerce şahıs sorgulandı
Antalya’da son bir haftada farklı noktalarda eş zamanlı yapılan denetimlerde binlerce şahıs sorgulandı, çok sayıda araca işlem yapıldı. İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, huzur ve güven ortamını sağlamak için son bir haftada üç ayrı kapsamlı uygulama gerçekleştirdi. Huzurlu Sahiller Uygulaması’nda 359 şahıs sorgulanırken, 98 araç kontrol edildi. Denetimlerde 4 yoklama kaçağı yakalanırken, gümrük süresi dolmuş 1 araca işlem yapıldı. Ayrıca 15 araca idari para cezası uygulandı. Umuma açık istirahat ve eğlence yerlerine yönelik uygulamada 2 bin 436 şahıs sorgulandı, 151 iş yeri denetlendi. Denetimlerde 3 şahsa "dilencilik", 7 şahsa ise "kapalı alanda sigara içmek" nedeniyle idari para cezası kesildi. Ayrıca eksikliklerden dolayı 10 iş yerine tutanak düzenlendi. Mal ve hizmet satmak suretiyle halkı rahatsız eden şahıslar ve dilencilere yönelik uygulamada ise 975 şahıs sorgulandı, 74 araç kontrol edildi. 3 araç sürücüsüne cezai işlem uygulanırken, 7 şahsa "Kabahatler kanunu" kapsamında, 2 şahsa da "Çevreyi rahatsız etmek" suçundan cezai işlem yapıldı.
28 Ağustos 2025 Perşembe - 15:36
YÖREX ilk kez yurtdışında: Adres Almanya
Antalya Ticaret Borsası Ağustos Ayı Meclis Toplantısı’nda ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, bu yıl 14. kez düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’in Almanya’da yapılacağını açıkladı. Çandır, "Bu yıl 19-21 Aralık tarihlerinde Almanya’nın Düsseldorf kentinde YÖREX’i düzenleyeceğiz. Ürünlerimizi Avrupa’daki zincir marketler, restoranlar ve ithalatçılarla buluşturacağız" dedi. Antalya Ticaret Borsası (ATB) Ağustos Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında toplandı. Yönetimin bir aylık çalışmasıyla ilgili üyelerin bilgilendirildiği Meclis’te ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, tarım, ekonomi ve ülke gündemiyle ilgili konuları değerlendirdi. Başkan Çandır, üreten, istihdam sağlayan ve ihracat yapan iş dünyası ve ülke ekonomisinin büyümesine katkıda bulunan sektörlerin son yıllarda ciddi zorluklarla karşı karşıya kaldığını söylerken, "Girdi maliyetlerindeki artış, istihdamdaki güçlükler, yüksek faiz oranları ve finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar üretimimizi ve ihracatımızı doğrudan etkilemektedir. Buna bir de düşük kur eklenince, dış pazarlardaki rekabet gücümüz zayıflamaktadır" dedi. Uygun faizli kredi desteği talebi İhracat yapan üyelerinin artık yurt dışına fiyat veremez noktaya geldiğini, sanayi kuruluşlarının ise azalan satışlar ve artan maliyetler nedeniyle zarar açıklamaya başladığına işaret eden Çandır, "Son aylarda iflas ve konkordato haberleri sıkça gündeme gelirken, ilk 1000 sanayi kuruluşunun önemli bir kısmı da zarar beyan etmiştir. Bu tablo, şirket bilançolarıyla öz sermayeler arasındaki dengesizlikten ve enflasyon muhasebesinden kaynaklanmaktadır. Finansmana erişemeyen işletmeler borçlarını çeviremez hale gelmiştir. Bu nedenle karar vericilerimizden uygun faizli kredi ve kur desteğini kapsayan mekanizmaların ivedilikle devreye alınmasını bekliyoruz. Ancak bu şekilde üretimimizi ve ihracatımızı koruyabilir, istihdamı sürdürebilir ve ülkemizin büyümesine katkı sunmaya devam edebiliriz" diye konuştu. "Nefes geri gelecek" Geçen ay Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) Merkez Bankası ile Hazine ve Maliye Bakanlığı izniyle başlattığı yaklaşık 30 milyar TL’lik Nefes Kredisinin kısa sürede tükendiğini hatırlatan Çandır, "Bu durum piyasada nakde erişimin ne kadar hayati olduğunu göstermektedir. Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu öncülüğünde, TOBB olarak yeni bir nefes kredisi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi. Uygulanan politikalara rağmen enflasyonun yüksek olduğuna işaret eden Çandır, şunları kaydetti: "İki yılı aşkın süredir uygulanan dezenflasyon politikaları, talebi daraltmaya yönelik para politikalarına odaklanmıştır. Toplumumuzun ve sektörlerimizin ağır bedeller ödediği bu politikalarla enflasyon belirli ölçüde düşse de, halen yüzde 33 seviyesindeki oran, hem dünya hem de gelişmekte olan ülkeler ortalamasının çok üzerindedir" dedi. Yüksek maliyetler, düşük kur politikasının en çok tarım sektörünü etkilediğini söyleyen Çandır, "Bir yandan hızla artan maliyetleri fiyatlara yansıtamıyor, diğer yandan düşen alım gücü ve düşük kur nedeniyle hem içeride hem dışarıda sıkışıyoruz. Tarım ürünleri ihracatında kalite ve standartların yanında belirleyici unsur fiyattır. Ancak bugün biz, rakiplerimize kıyasla en az yüzde 30 daha pahalı durumdayız ve rekabette zorlanıyoruz" diye konuştu. Tarımın verimliliği arttı Tarım sektörünün üretim verimliliği son 10 yılda dikkate değer biçimde arttığına dikkat çeken Ali Çandır, "Tarım alanlarının yüzde 20 daralmasına rağmen üretim artışı sağlanabilmişse, bu tamamen verimlilik artışının sonucudur. ILO, OECD ve Eurostat verilerine göre son 10 yılda ülkemizde emek verimliliği yüzde 26 artarken, orta-üst gelirli ülkelerde bu artış yüzde 19’da kalmıştır. Sermaye verimliliğinde de benzer bir üstünlük vardır. Ancak toplam faktör verimliliğinde gerideyiz; bu da firma düzeyindeki verimlilikten çok makro politikaların yansımasıdır. Dolayısıyla sektörlerimizin ve firmalarımızın içinde bulunduğu zorlukları verimsizlikle açıklamak doğru değildir. Firmalar elbette maliyet odaklı verimlilik artırma çabalarını sürdürmektedir. Ancak unutulmamalıdır ki sadece bu yöntemle sonuç almak mümkün değildir. Yapısal dönüşüm politikalarına ihtiyaç vardır. Uzun süredir bu konudaki önerilerimizi dile getiriyoruz, getirmeye de devam edeceğiz. Çünkü bu politikalar hepimizi doğrudan etkilemektedir." "Eylül itibarıyla yeniden ivme kazanmayı diliyoruz" Yılın ilk çeyreğinde oldukça iyimser bir hava hâkimken, Temmuz ayından itibaren özellikle turizm, hizmet ve tarım sektörlerinde iyimser beklentinin gerilediğini söyleyen Çandır, "Sezon ortasında olmamıza rağmen kent ekonomimiz beklentilerimizin altında bir seyir izlemektedir. Eylül itibarıyla yeniden ivme kazanmayı diliyoruz" dedi. Çandır, Antalya’nın ekonomide ülke ekonomisinin gerisinde seyir izlediğini kaydederken, şu bilgileri paylaştı: "Şirket kuruluş ve kapanış rakamları da bu tabloyu desteklemektedir. Temmuz ayında kurulan şirket sayısı ülke genelinde yüzde 0,6 azalırken, Antalya’da yüzde 4,8 düşmüştür. Kapanan şirket sayısı ise Türkiye’de yüzde 11,8, kentimizde yüzde 14,5 artmıştır. Çekle işlem hacmi yıllık yüzde 34 artmasına rağmen, bu artış enflasyona denk geldiğinden reel bir büyüme sağlamamıştır. Buna rağmen, karşılıksız çek tutarı ülke genelinde yüzde 47 artarken Antalya’da yüzde 11 azalma ile ülke ortalamasından ayrışmıştır. Borcuna sadakatteki yüksek seyrimiz, bu zorlu şartlara rağmen devam etmiştir. Kredi kullanımında ise kentimiz ülke ortalamasının üzerinde bir büyüme göstermektedir. Türkiye genelinde yıllık yüzde 42 artış yaşanırken, Antalya’da bu oran yüzde 53’e çıkmıştır. Ticari kredilerde fark daha da belirgin olup, ülke genelindeki yüzde 35’lik artışa karşılık kentimizde yüzde 61 artış gerçekleşmiştir. Tarımsal kredilerde hem ülke hem de Antalya yüzde 51 artışla benzer bir seyir izlemiştir. Kredi kartı kullanımında da benzer şekilde yüksek artış gözlenmiştir." İhracat verilerinin de dikkat çekici olduğunu ifade eden Ali Çandır, "Ocak-Temmuz döneminde Türkiye genelinde ihracat geçen yıla göre yüzde 5,9 artarken, Antalya’da yüzde 2,7 gerilemiştir. Buna karşın, yaş meyve sebze ihracatı ülkemizde yüzde 5,7 düşerken kentimizde yüzde 0,9 oranında küçük de olsa artış göstermiştir. Ancak maden ürünleri ihracatındakiuzun süredir devam eden gerileme ile tarım ve sanayi ürünlerindeki ivme kaybı sürmektedir. Nitekim Antalya olarak, mart ayı dışında geçen yılın aynı ayına göre artış sağlayabildiğimiz başka bir ay olmamıştır" dedi. Antalya istihdamda 4. sırada Antalya’nın Türkiye istihdamında yüzde 4,8 paya sahip olduğunu ve istihdamda 4. sıra olduğuna dikkat çeken Ali Çandır, "Kadınların istihdam oranı yüzde 38 ile Türkiye ortalamasının üzerindedir. TEPAV istihdam izleme bültenine göre Antalya, İstanbul ve Ankara’nın ardından kadın istihdamında en fazla artış gösteren 3. ildir. Ayrıca Türkiye’de tarım sektöründe kayıtlı istihdamın yüzde 5’inden fazlasını tek başına karşılamaktadır. Yani tarımda çalışan her 20 sigortalıdan 1’i Antalya’dadır. Buna rağmen üyelerimiz, nitelikli işgücüne erişimde ciddi zorluklar yaşadıklarını belirtmektedir. Bu nedenle tarıma özel sosyal güvenlik modeli geliştirme çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Önümüzdeki aylarda düzenleyeceğimiz zirvede sorunlarımızı ve çözüm önerilerimizi rapor haline getirerek doğrudan karar vericilere sunacağız" diye konuştu. Antalya ekonomisinin tarım ve turizm ekseninde şekillendiğini belirten Ali Çandır, "Turizm sezonunun uzaması Nisan-Kasım döneminde kentimize canlılık kazandırırken, tarım ve gıda sanayi sektörleri de yılın geri kalanında ekonomimizin taşıyıcı kolonu olmaktadır. Ancak dünya hızla dijitalleşmektedir. Yapay zekâ, otonom sistemler ve akıllı teknolojiler her sektörü dönüştürmektedir. Antalya olarak bu dönüşüme ayak uydurmalı, hatta öncü olmalıyız. Bu amaçla, Antalya’da uluslararası katılıma açık bir Dijital Tarım Zirvesi düzenlemek üzere çalışmalarımızı başlattık" dedi. "En çok Antalya etkilendi" Ukrayna’nın domates ve salatalık için vergiyi yüzde 100 artırarak Türkiye’ye anti-damping uyguladığını belirten Ali Çandır, ticareti engelleyici kararların kaldırılmasını istedi Çandır, "Bu karardan en fazla Antalya etkilenmektedir. 2024 yılında Ukrayna’ya ihraç edilen domatesin yüzde 68’i, salatalığın yüzde 84’ü Antalya’dan gönderilmiştir. Ayrıca, domates ihracatımızın dörtte biri Ukrayna’ya yapılmaktadır. Benzer bir uygulamayı Suriye de başlatmış, kanatlı ürünler başta olmak üzere 20 üründe Türkiye’den alımı durdurmuştur. Bu ek vergi ve yasakların kaldırılması için diplomatik girişimlerin yapılması şarttır" diye konuştu. E reçete uyarısı Tarım ve Orman Bakanlığı’nın bitki koruma ürünlerinde e-reçete sistemine geçtiğini belirten Çandır, kalıntı sorunlarını önleme bakımından olumlu bir adım olan bu kararın sakıncalarına dikkat çekti. Çandır, "E reçete, parsel ve veraset sorunu yaşayan üreticilerimiz için riskler taşımaktadır. Ayrıca ruhsat dozlarının zorunlu hale getirilmesi, üretimde verim kaybına yol açabilir. Uygulamanın hayata geçirilmeden önce bürokratların sektör paydaşlarının görüşlerini almasının faydalı olacağını paylaşmak isterim" dedi. Arnavutluk temasları Antalya Ticaret Borsası olarak Arnavutluk’un Başkenti Tiran’da ticari temaslarda bulunduklarını hatırlatan Başkan Ali Çandır, "Tarım ve ticaret alanlarında fırsatları değerlendirdik, B2B görüşmeler gerçekleştirdik ve Tiran Ticaret ve Sanayi Odası ile iş birliği protokolü imzaladık. Büyükelçiliğimiz ve Ticaret Müşavirliğimizin desteğiyle Antalya’nın üretim potansiyelini tanıttık. Bu temaslar, kentimizin uluslararası pazarlardaki tanıtımı ve temsili bakımından son derece değerlidir" dedi. Keçi Çalıştayı Eylül’de Antalya’nın Türkiye’de en fazla keçi yetiştirilen ikinci şehir olduğunu belirten Çandır, son 30 yılda keçi varlığının yarı yarıya azaldığına dikkat çekti. Keçi etinin, kırmızı et açığının kapatılmasında önemli bir alternatif olduğunu vurgulayan Çandır, "Bu kapsamda keçi üreticileri ve ürünleri açısından sorunlara dikkat çekmek ve çözüm önerileri sunmak amacıyla 19 Eylül’de Borsamız, İl Tarım Müdürlüğü ve Tarım Konseyi işbirliğiyle Uluslararası Keçi Çalıştayı düzenleyeceğiz. Türkiye ve ilgili ülkelerden sektör paydaşlarının katılımıyla gerçekleşecek çalıştayımıza hepinizi davet ediyorum" dedi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, TOBB, Borsamız ve bölge odalarının iş birliğiyle Antalya Ticaret ve Sanayi Odası ev sahipliğinde "Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik Bilgilendirme Toplantısı" düzenleneceğini belirten Ali Çandır, yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce yapılacak bu toplantının yalnızca turizm tesislerini değil, sanayi tesisleri ve tüm işletmeleri yakından ilgilendirdiğini, tüm iş insanları, Borsa üyelerini toplantıya davet etti. YÖREX Almanya yolcusu Antalya Ticaret Borsası olarak TOBB’un desteği ile Yöresel Ürünler Projesi ve Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’idüzenlediklerini belirten Çandır, "Proje ile kırsal kalkınmayı destekliyor, yöresel ve coğrafi işaretli ürünlerimizi tanıtıyoruz. Bu yıl 19-21 Aralık tarihlerinde Almanya’nın Düsseldorf kentinde YÖREX’i düzenleyeceğiz. Ürünlerimizi Avrupa’daki zincir marketler, restoranlar ve ithalatçılarla buluşturacağız. Binlerce yıllık Anadolu’nun el emeği ve göz nuru ürünlerini tanıtmak ve ticari değerini artırmak için tüm üreticilerimizi ve ticaret erbaplarımızı YÖREX’te yer alamaya davet ediyoruz" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder