Yerel Haberler
Antalya
16 Nisan 2026 Perşembe - 17:16 Çocuklarda şiddet eğilimine karşı doktorlardan çağrı: "Şiddeti doğuran her türlü ortam kaldırılmalı" Çocuk doktorları, Kahramanmaraş’taki okul saldırısı başta olmak üzere yaşanan şiddet olaylarına dikkat çekti. Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, "Çocuklar ellerinde silahla değil kitapla dolaşmalı. Mafyanın kutsandığı dizilerin, mafyatik ilişkilerin ön plana çıktığı bütün ortamların, her tür şiddeti doğuran ortamın ortadan kaldırılmasını istiyoruz. Her yıl ülkemizdeki çocuklar arasındaki şiddetin yüzde 10 oranında arttığını vurgulamak istiyorum, alarm zilleri olarak karşımıza geliyor" dedi. Türkiye’nin dört bir yanından hekimlerin katıldığı, uluslararası konuşmacıların yer aldığı Türk Pediatri Kurumu Derneği tarafından "Umudun adı: Çocuk" çağrısıyla düzenlenen 61. Türk Pediatri Kongresi Antalya’da başladı. 15-19 Nisan tarihleri arasında gerçekleşecek kongre çerçevesinde yapılan basın toplantısına Türk Pediatri Kurumu Başkanı Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, Kongre Başkanı Prof. Dr. Bülent Karadağ, Prof. Dr. Haluk Çokuğraş, Prof. Dr. Fügen Çullu Çokuğraş, Prof. Dr. Ömer Faruk Beşer, Prof. Dr. Nur Canpolat, Prof. Dr. Kenan Barut, Prof. Dr. Ertuğrul Kıykım, Prof. Dr. Ayşe Çiğdem Aktuğlu Zeybek, Doç. Dr. Esra Özek Yücel ve Prof. Dr. Metin Aydoğan, Prof. Dr. Burak Doğangün katıldı. Toplantıya Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırısından duydukları üzüntüyü ifade ederken başlayan hekimler, şiddetin sonlanması için yapılması gerekenleri sıraladı. Çocuk sağlığı ve hastalıklarına ilişkin açıklamalarda bulunan uzmanlar, topluma önemli uyarılarda bulundu. "Her tür şiddeti doğuran ortamın ortadan kaldırılmasını istiyoruz" ‘Yüreğimiz yandı’ diyerek sözlerine başlayan Çocuk Romatoloji Uzmanı Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, "Kahramanmaraş’ta yaşanan olaylar bizleri iyice üzen noktalara geldi. Bu şiddetin nereden çıktığını ortaya koymamız gerekiyor. Çocuklar ellerinde silahla değil kitapla dolaşmalı. Bunların özendirilmesi çocuklarda ciddi olarak şiddeti körükleyen bir unsur olarak karşımıza çıkmakta. Mafyanın kutsandığı dizilerin, mafyatik ilişkilerin ön plana çıktığı bütün ortamların gözden geçirilmesi, yaşam dışına çıkartılması gerektiğini söylüyoruz. Çocuklarımız için iyi bir geleceği kurmak için siber zorbalığın da mutlaka önlenmesi gerektiğini düşünüyor, bunlarla birlikte ortadan kaldırılmasını istiyoruz. Eğer yapmaz isek bizleri gerçekten çok kötü bir senaryo bekliyor. Her tür şiddeti doğuran ortamın ortadan kaldırılmasını istiyoruz. Her yıl ülkemizdeki çocuklar arasındaki şiddetin yüzde 10 oranında arttığını vurgulamak istiyorum, alarm zilleri olarak karşımıza geliyor" dedi. "Mutlaka çözümler üretmek gerekiyor" Yaşananların kabul edilemez olduğunu ifade eden ve şiddet eğilimine karşı toplumun bir bütün olarak hareket etmesi gerektiğini aktaran Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Burak Doğangün, "Hepimiz şoktayız, biz yetişkinler de çocuk masumiyetiyle örtüşmeyen eylemler gördüğümüzde şok oluyoruz. Çok faktöre bağlı olduğunu söyleyebiliriz. Kısa, orta, uzun vadede yapılacaklar var. Unutmamamız gerekiyor, orta ve uzun vadede mutlaka çözümler üretmek gerekiyor. Hepimiz tırnak içinde; suçluyuz, hepimiz risk altındayız. Kendi çocuklarımız da hem zorbalık yapabilir hem zorbalığa maruz kalabilir. ‘Sorunu, problemi böyle çözebilirim’ şiddeti böyle görüyor, öğreniyor. Bu da bir kısır döngüye sebep oluyor. Tabi çocuk erkil aile içinde de belli bir dönem sonra annenin ve babanın fonksiyonu da düşüyor yani; çocuk karar veriyor" diye konuştu. "Ekranlardan üzerimize şiddet akıyor" ‘Ekranlardan üzerimize şiddet boca oluyor’ diyen Prof. Dr. Haluk Çokuğraş, "Gerçekten akıyor çünkü dünya başka bir yere evrildi. Bir Trump var, Netanyahu var, çocukların sürekli öldürüldüğü, insanların öldürüldüğü, kıyıma uğradığı bir süreç yaşıyoruz. Bunları çocuklar hem televizyonlardan hem sosyal medyadan görüyorlar. O televizyonlarda gösterilen şiddet sahnelerin herhalde çok azaltılması lazım. Belki bu oyunların ki bunlar bize özgü değil, global bir şey herhalde kısıtlanması gerekecek. Günümüzde 100 binden fazla aile çocuğuna aşı yaptırmıyor maalesef ve maalesef uzun süre görmediğimiz, eski hastalıklar hortluyor. Kızamık hortluyor, suçiçeği az da olsa vardı, boğmaca vakaları zaman zaman artıyor. Dolayısıyla daha önce neredeyse yok etmeye yaklaştığımız hastalıklar tekrardan hortlayacaktır. En korktuğumuz şey; mesela polio" ifadelerimi kullandı. "Boyun fıtığı olan 8 yaşındaki çocukları görmeye başladık, çok çok acı" Öte yandan toplantıda konuşan Prof. Dr. Kenan Barut, dijital bağımlılık sebebiyle çocuklarda çok küçük yaşlarda gördükleri hastalıklara ilişkin, "Bir çocuk romatoloji uzmanı olarak boyun fıtığı olan 8 yaşındaki çocukları görmeye başladık, çok çok acı. Normalde 40-50 yaş gibi yaşlarda gözükecekken 8-9 yaş gibi görmeye başladık" dedi. Çocuk Beslenme ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ertuğrul Kıykım ise bilinçsiz takviye kullanımının yanlışlığına dikkat çekti, hekim önerisi olmadan ürünlerin kullanılmaması gerektiğini aktardı.
16 Nisan 2026 Perşembe - 17:13 AK Parti’ye katılan Serik Belediye Başkanı Kumbul: "Hemşehrilerimize en iyi hizmeti sunmak amacıyla yeni bir yol yürümeye karar verdim" Adalet ve Kalkınma Partisi’ne (AK Parti) katılan Serik Belediye Başkanı Kadir Kumbul, "Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda Serik’imizi geleceğe daha güçlü hazırlamak, devam eden ve planlanan projelerimizi daha etkin bir şekilde hayata geçirmek ve hemşehrilerimize en iyi hizmeti sunmak amacıyla yeni bir yol yürümeye karar verdim" dedi. Serik Belediye Başkanı Kadir Kumbul, yaptığı açıklama ile AK Parti’ye katıldığını duyurdu. Kumbul açıklamasında, "Vatanını ve milletini seven bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak hayatım boyunca milli ve manevi değerlerimize bağlı kalmak en temel ilkem olmuştur. Hekimlik mesleğimden başlayarak kamu görevlerimde bulunduğum her noktada görevimi bir makamdan öte millete hizmet etmenin bir sorumluluğu olarak gördüm. Op. Dr. Kadir Kumbul olarak Serik Belediye Başkanlığı görevinden önce 12 yıl boyunca devlet hastanemizde çoğu zaman mütevazı şartlarda, hiçbir ayrım gözetmeden vatandaşlarımıza hizmet etmeye gayret ettim. Aynı anlayışla sürdürdüğümüz belediye başkanlığı görevimizde de Serik’imizin her kesimine dokunan, kapsayıcı ve çözüm odaklı bir hizmet anlayışıyla çalıştık. Siyaset anlayışımın temelinde her zaman milletimize hizmet etmek, ortak aklı öncelemek ve değerler üzerinden yol yürümek yer almıştır. Ancak son dönemde içerisinde bulunduğum siyasi zeminde hizmet odaklı yaklaşım yerine farklı önceliklerin öne çıkması benim benimsediğim siyaset anlayışıyla örtüşmemeye başlamıştır. Bu durum, milletimize daha güçlü ve etkin hizmet edebilmek adına yeni bir değerlendirme yapmamı gerekli kılmıştır. Benim için esas olan polemik değil hizmet, ayrışma değil birlik, şahsi hesaplar değil milletimizin menfaatleridir" ifadelerine yer verdi. "Yolumuz hizmet yolu, pusulamız Serik’tir" "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ortaya konulan ’Türkiye Yüzyılı’ vizyonu doğrultusunda Serik’imizi geleceğe daha güçlü hazırlamak, devam eden ve planlanan projelerimizi daha etkin bir şekilde hayata geçirmek ve hemşehrilerimize en iyi hizmeti sunmak amacıyla yeni bir yol yürümeye karar verdim" diyen bKumbul, bu doğrultuda AK Parti saflarına katılma kararı aldığını ve attığı bu adımın temelinde kişisel beklentinin değil, tamamen milletine daha iyi hizmet etme iradesi bulunduğunu kaydetti. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, önceki dönem Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, MKYK Üyesi Menderes Türel, Antalya milletvekilleri, il ve ilçe yönetimine teşekkür eden Kumbul, "Beni Serik Belediye Başkanlığı görevine layık gören tüm hemşehrilerimin iradesine saygım sonsuzdur. Bundan sonraki süreçte de aynı sorumluluk bilinciyle ayrıştırmadan, ötekileştirmeden, birlik ve beraberlik içerisinde Serik’imize hizmet etmeye devam edeceğiz. Yolumuz hizmet yolu, pusulamız Serik’tir" ifadelerini kullandı.
16 Nisan 2026 Perşembe - 16:43 Polisin ’dur’ ihtarına uymadı, 15 kilometrelik kovalamaca sonucu yakalandı Antalya’da polis ekiplerinin dur ihtarına uymayarak kaçan otomobil sürücüsü yaklaşık 15 kilometrelik kovalamaca sonucu yakalanarak ters kelepçe ile gözaltına alındı. Araçta ve şahsın yola attığı poşet içerisinde çok sayıda cep telefonu ve saat çıktı. Olay, saat 15.00 sıralarında Kepez ilçesi Ünsal Mahallesi 5 Temmuz Kurtuluş Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Döşemealtı ilçesi Altınkale Mahallesi Akdeniz Bulvarı üzerinde polis ekiplerinin ’dur’ ihtarına uymayan 35 CRM 621 plakalı Fiat marka otomobil kaçmaya başladı. Polis ekiplerini peşine takarak şehir merkezi istikametine kaçmayı sürdüren araç sürücüsü bu arada otomobilden poşet içerisinde bazı malzemeler attı. Araç, yaklaşık 15 kilometrelik kovalamacanın ardından Ünsal Mahallesi 5 Temmuz Kurtuluş Caddesi üzerinde motorize yunus timleri ve devriye ekipleri tarafından önünü keserek durdurdu. Polis ekipleri tarafından araçtan indirilen ve isminin Bülent T. olduğu öğrenilen şahıs ters kelepçe ile gözaltına alındı. Şahsın kullandığı araç içerisinde ve yola attığı poşetten çok sayıda saat ve cep telefonu çıktı. Bülent T. işlemleri için polis merkezine götürülürken, araç ise inceleme yapılmak üzere çekici ile bulunduğu yerden kaldırıldı. Şahsın gözaltına aracının durdurularak gözaltına alındığı anlar ise güvenlik kamerasına yansıdı.
Antalya’da tatilleri kabusa döndü, oteli terk ettiler
27 Ağustos 2025 Çarşamba - 08:54 Antalya’da tatilleri kabusa döndü, oteli terk ettiler Antalya’da hotel çalışanları ücretlerini alamadıkları gerekçesi ile iş bırakırken, elektriklerin olmaması nedeniyle hizmet alamayan tatilciler büyük zorluklar yaşadı.Manavgat ilçesi Evrenseki Mahallesi’nde bulunan bir otelin çalışanları yaklaşık 45 gündür maaşlarını alamadıkları iddiasıyla iş bıraktı. Benzer olayların geçtiğimiz aylarda da yaşandığı ve maaş alamamalarına rağmen otelin genel müdürünün kendilerine sert bir dille "Çalışmayacaksanız gidin buradan" dediğini öne süren otel çalışanı bir kadın, "Biz maaşlarımızı alamıyoruz. Genel müdürümüz bize diyor ki, ‘çalışacaksanız çalışın, çalışmayacaksanız gidin buradan’ diyor. 2 aydır maaşımızı alamıyoruz, zaten önceki aylarda da zorla, kavgayla alıyorduk" dedi.Otele gelen eski bir çalışan ise "Ben 2 ay oldu buradan ayrıldım. 19 Mayıs’ta işbaşı yaptım. 30 Haziran’da paramı vermedikleri için ayrıldım. Para alamadığım için ayrıldım. Yoksa işyeri, ortam gayet güzeldi. Arkadaşlar iyiydi. Çokta güzel çalışıyorduk. Ama paramı alamadım, yani babamın hayrına çalışacak halim yok. Benim faturalarım var, ödemelerim var. Ben para için çalışıyorum. İstifamı verdim ayrıldım. 2 aydır bekliyorum, bugün yarın, bugün yarın. Maalesef alamadım" diye konuştu.Otelde tatil yapan gurbetçi Aydın Akçalan, 3 çocuğu ve eşiyle birlikte tatile geldiğini anca perişan olduklarını belirterek; "Böyle tatil, böyle rezalet otel görmedim. İmkanlarımız bu şekilde denk geldi. Otel pislikten geçilmiyor, duvarlar su akıtıyor. Elektriksiz kaldık, geceden beri klima çalışmıyor. Temizlik çok kötü. Personelde 1.5 aydır maaş alamıyormuş. Onlarda haklı. Ne olacak halimiz perişan durumdayız. 10 gündür çekmediğimiz çile kalmadı. 2 bin 500 Euro ödedik. Her şey dahil" dedi.Başka bir tatilci ise yaptığı açıklamada yaşananların sadece elektrik kesintisiyle ilgili olmadığını söyleyerek, "Buraya elektrik gelse bile otelde çalışacak personel yok. Ben buraya 50 milyar (bin) TL verdim girdim. Dünden beri rezil kepazelik yaşıyorum. Otelde elektriği kesmiş, 11:30’a kadar gelmeyecek ama içeride personel yok. Bir tane yetkili yok içeride, bununla ilgili dönüş yok, iade yok! İnsanları sabah ki yediği kahvaltılar duruyor çünkü personel yok, otel bitmiş" diye konuştu.Gaziantep’ten tatil yapmak için eşi ve 2 çocuğuyla otele gelen Osman Baloğlu ise "Otele giriş yaptığımız günden beri her gün elektrik yok, personel çalışmıyor. Yemekler yarım çıkıyor, çay yok kahve yok. 7-8 gün kadar burada kalmayı planladık. 4 gündür sabrettik ama rezil olduk. Buraya 2 yetişkin 2 çocuk olarak 40 bin 800 lira para ödedik. Bize geri kalan 3 gece için 13 bin lira iade vereceklerini söylediler" dedi.Otelin genel müdürü İbrahim Üstüntaş yaptığı açıklamada personelin iş bırakma durumu söz konusu olmadığını vurgulayarak, "Elektrik sıkıntısından dolayı bir mağduriyet yaşandı. Onun dışında herhangi bir sıkıntımız yok. Otelde kalan müşterilerin şikayetleri ise hayatın olağan durumunda olan şeyler bunlar, geceden elektrik sisteminde elektrik gitmiş. Durum bu. Bugün personel maaşları da ödenecek herhangi bir sıkıntımız yok. Bütün bunlar hayatın olağan akışında olan şeyler bunlar, evde de elektriğimiz gidebiliyor, sabaha kadar elektriksiz kalabiliyoruz. Bu otelle alakalı bir şey değil, firma ile alakalı. Bizim elektrik borcumuz yok" diye konuştu.Öte yandan otelde kalan bazı tatilciler yaşanan olumsuzluklardan dolayı otelden ayrılırken, yabancı tur şirketleriyle tatile gelen turistlerin otele giriş yapması dikkati çekti.