Yerel Haberler
Antalya
Kepez’in başpehlivanı Enes Doğan 19 Nisan 2026 Pazar - 22:04:17 10. Kepez Belediyesi Yağlı Pehlivan Güreşleri’nde başpehlivan Enes Doğan oldu. 10. Kepez Belediyesi Yağlı Pehlivan Güreşleri’nde Duacı Edip Akbayram Gençlik Parkı’nda gerçekleştirildi. Finalde kol bağlayan pehlivanların mücadelesi, izleyenlere Kırkpınar Yağlı Güreşleri atmosferini aratmadı. Günün sonunda finalde Ali Gürbüz ile mücadele eden Enes Doğan, rakiplerini geride bırakarak Kepez’in başpehlivanı unvanını kazandı. Ali Gürbüz geçirdiği sakatlık dolayısıyla final müsabakasına devam edemedi. Enes Doğan, 10. Kepez Belediyesi Yağlı Pehlivan Güreşleri’nin altın kemeri kazanan başpehlivanı oldu. Enes Doğan’a şampiyonluk nişanesi olan altın kemeri Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz taktı. Kepez Belediyesi Yağlı Pehlivan Güreşleri’nin 3 milyon TL’den başlayan ağalık ihalesini 7 milyon 777 bin TL ihale bedeli ile iş insanı Veli Güler aldı. Baş boyu müsabakalarında öne çıkan isimler arasında Mustafa Batu, Ali Gürbüz, Orhan Okulu, Ali İhsan Batmaz, Yusuf Can Zeybek, Feyzullah Aktürk, Recep Kara, Yıldıray Pala, Ertuğrul Dağdeviren, Yunus Emre Yaman, Yalçın Üncül, Erkan Taş, Fatih Atlı, Enes Doğan, İsmail Balaban, Mehmet Yeşil Yeşil yer aldı. "Burada diz çöken yenilmez, burada galip gelen kibirlenmez" Başkan Kocagöz, er meydanının sadece bir spor alanı olmadığını vurgulayarak, "Burada asaletin, cesaretin ve geleneğin bin yıllık yürüyüşüne şahitlik ediyoruz. Er meydanı sadece bileğin gücünün değil; ahlakın, sabrın ve mertliğin sınandığı yerdir. Burada diz çöken yenilmez, burada galip gelen kibirlenmez. Çünkü bu meydanın özü edep, ahlak ve saygıdır" 12 yıl aradan sonra güreşlerin yeniden düzenlenmesinin önemine dikkat çeken Başkan Kocagöz, "Kepez meydanı yıllardır pehlivanını, davulun zurnanın coşkusunu bekliyordu. Bugün bu hasret sona erdi. Kepez’de er meydanı yeniden kuruldu, güreş yeniden ayağa kalktı" dedi. Şiddete karşı güçlü mesaj Konuşmasında toplumsal olaylara da değinen Başkan Kocagöz, okullarda yaşanan şiddet olaylarına dikkat çekerek hayatını kaybeden öğrenci ve öğretmenlere Allahtan rahmet, yakınlarına da başsağlığı dileklerinde bulundu. Başkan Kocagöz, "Okul dediğimiz yer bir çocuğun hayal kurduğu, bir öğretmenin geleceği inşa ettiği yerdir. Orada gözyaşı olmamalıydı. Bugün bu meydandan sadece güreşin değil, insanlığın sesini yükseltiyoruz. Okullarda sessizlik değil, çocuklarımızın o güzel sesleri olmalıdır" diye konuştu. Sporun önemine de vurgu yapan Başkan Kocagöz, gençlerin spora yönlendirilmesi gerektiğini belirterek, "Spor kötü alışkanlıkların panzehridir. Yerel yöneticiler olarak spor altyapılarını yapmaya devam edeceğiz" dedi. Konuşmasının sonunda güreş severlere seslenen Başkan Kocagöz, Kepez’de yağlı güreş geleneğinin artık kesintiye uğramayacağını belirterek şu sözlerle konuşmasını tamamladı: "Er meydanı hazır, Kepez hazır Haydi yiğitler meydan sizindir. Bugün burada gösterdiğiniz ilgi, bu geleneğin artık bir daha kesintiye uğramayacağının en büyük göstergesidir. Söz veriyoruz; bu meydan bir daha susmayacak, bu davullar bir daha durmayacak." Hem sportif rekabetin hem de toplumsal dayanışmanın ön plana çıktığı 10. Kepez Belediyesi Yağlı Pehlivan Güreşleri, Kepez’de ata sporu yağlı güreşin yeniden güçlü bir şekilde hayat bulmasını sağladı.
19 Nisan 2026 Pazar - 14:47 Bakan Fidan, açıklamalarının ardından soruları cevapladı Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu’nun yaptığı açıklamada, bu yıl 150 ülkeden ve 66 uluslararası kuruluştan toplam 6 bin 400 katılımcının foruma katıldığını belirtti. Ayrıca forum kapsamında 23 devlet ve hükümet başkanı, 13 devlet ve hükümet başkan yardımcısı ile 50 bakanın ağırlandığını bildirdi. Oturumda konuşan Fidan, "Biz İsrail gibi değiliz, onlar biliyorsunuz Kıbrıs ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile bir araya gelip bölgedeki Müslüman ülkelere karşı bir askeri ittifak kurdular. Biz onların yaptığını yapmıyoruz" dedi.Bakan Fidan, NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen ADF 2026’nın kapanışı kapsamında "ADF Youth Talk" oturumuna katılarak basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Beşinci Antalya Diplomasi Forumu’nu yoğun, nitelikli ve verimli bir programın ardından tamamladıklarını ifade eden Bakan Fidan, üç gün boyunca Antalya’nın bir kez daha küresel diplomasinin merkezlerinden biri haline geldiğini vurguladı.150 ülkeden 6 bin 400 katılımcı bir araya geldiOturumda, Asya-Pasifik’ten Latin Amerika’ya, Avrupa’dan Orta Asya’ya kadar dünyanın dört bir yanından gelen liderlerin, karar alıcıların ve uzmanların aynı çatı altında bir araya gelerek görüş alışverişinde bulunduğunu belirten Bakan Fidan, "Bu yıl 150 ülke ve 66 uluslararası kuruluştan 6 bin 400 katılımcı forumumuza katıldı. Bu sayı, hem kapsadığı coğrafya hem de katılımcı sayısı bakımından benzer organizasyonlarla kıyaslandığında oldukça yüksek bir düzeydedir. 23 devlet ve hükümet başkanı, 13 devlet ve hükümet başkan yardımcısı, meclis başkanları, 50 bakan ve 87 uluslararası kuruluşun üst düzey temsilcisi foruma iştirak etti. Forum kapsamında Sayın Cumhurbaşkanımız, Cumhurbaşkanı Yardımcımız ve bakanlarımız, muhataplarıyla verimli temaslarda bulundu" dedi.Uluslararası gündemi belirleyen temaslarForum kapsamında Recep Tayyip Erdoğan’ın yoğun ve verimli temaslar gerçekleştirdiğini dile getiren Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve bakanların da Türkiye’ye gelen muhataplarıyla önemli görüşmeler yaptığını ifade etti. Fidan, ADF süresince uluslararası gündemi şekillendirecek kritik toplantılara da forum marjında ev sahipliği yapıldığını belirterek, "Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan ile gerçekleştirdiğimiz dörtlü toplantıda, bölgemizde barış ve istikrarı destekleyecek adımları ve seyrüsefer serbestisinin kalıcı şekilde tesisine yönelik olası girişimleri ele aldık" diye konuştu. Ayrıca Bakan Fidan, Gazze bağlamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde düzenlenen "Filistin İçin Tek Yürek: Eğitimde Yıkıma Karşı Geleceği Korumak" başlıklı oturumun forumun en anlamlı buluşmalarından biri olduğunu ifade etti."Arabuluculuk rolümüzü sürdüreceğiz"Diplomasinin tüm imkanlarından istifade ederek iş birliğimizi çeşitlendirmeyi ve dostluk köprülerimizi çoğaltmayı kararlılıkla sürdüreceklerini bildiren Bakan Fidan, "Kritik başlıklarda güven inşa etmeye, tarafları birbirine yaklaştırmaya ve gerektiğinde arabuluculuk rolü üstlenmeye aynı azimle devam edeceğiz. Türkiye’nin diplomasi alanındaki bu çekim gücü önümüzdeki dönemde de artan bir ivmeyle inşallah büyümeye devam edecek" şeklinde konuştu.Dörtlü toplantıların temel amacı ve çalışma alanları"Pakistan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Mısır dörtlü toplantısını, üçüncüsünü de ifade ettiğiniz gibi gerçekleştirdik ve bunu kamuoyuyla paylaştık" diye sözlerine devam eden Dışişleri Bakanı Fidan, "En başından beri hedefimiz, bu dört ülkenin bölgesel sahiplenmeyi gerektiren tüm konuları ele alarak sahici, gerçekçi ve uygulanabilir bir gündemle süreci ilerletmesidir. Liderlerimizin bu konuda bir iradesi var. Bizler de dışişleri bakanları olarak bu iradeyi ekonomi, teknoloji, sağlık ve savunma gibi birçok alanda hayata geçirmeye çalışıyoruz. Bizim inancımız şu, bu dört ülke aslında daha geniş bir bölgenin temsili niteliğini taşıyor. Ancak bölgedeki iş birliği imkanları yeterince kullanılmadığı için potansiyel tam anlamıyla hayata geçirilemiyor. Bu tespitten hareketle somut alanlarda iş birliğini geliştirmek için bir araya geliyoruz" şeklinde konuştu."Müslüman ülkelere karşı bir askeri ittifak kurdular"Bakan Hakan Fidan, o bölgede çok ciddi siyasi krizler ve çatışmaların olduğunu açıklayarak "Bu çatışmaların azaltılması ve istikrarın sağlanması için de neler yapılabileceğini değerlendiriyoruz. Biz İsrail gibi değiliz yani İsrail’in söylediğiniz gibi, onlar biliyorsunuz Kıbrıs ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile bir araya gelip bölgedeki Müslüman ülkelere karşı bir askeri ittifak kurdular. Biz onların yaptığını yapmıyoruz. Biz bölgemizdeki çatışmaları nasıl söndürürüz, ekonomik ilerlemeyi nasıl sağlarız, istikrarı nasıl hayata geçiririz onun arayışı içerisindeyiz. Biz şunu gördük: Eğer dışarıdan yardım beklemeye, kurtarıcı beklemeye bu bölge devam ederse, bu bölge ilelebet bu sorunlarla baş başa kalmaya devam edecek. Onun için akıllı aktörler hikmetle, geçmişten ders çıkartarak geleceklerine yön verirler. Diğer Gazze konusunda da yaptığımız toplantıda şu anda Gazze barış planının bir uygulama süreci var malumunuz. Gazze barış planının başlangıcına sebep olan sekizli grubun, New York’ta biliyorsunuz geçtiğimiz yıl eylül ayında Sayın Trump’la liderlerimiz bir araya geldiler. Buradan çıkan görüş ve iradeyle Gazze Barış Planı, Barış Kurulu gibi mekanizmalar hayata geçirilmeye başlandı. Şimdi bunun kurucu ruhunu oluşturan bu ülkelerle tekrar bir araya geldik. Tüm bu Gazze soykırımını durdurmaya ve tersine çevirmeye yönelik çabalarımız, çalışmalarımız geride bıraktığımız süreç içerisinde nerede? Alınan kararlar, ortaya konan vizyon, yapısal kurumsallaşmalar bizi nereye getirdi? Bununla ilgili çok detaylı tartışmaları ele aldık" şeklinde konuştu."Hürmüz Boğazı ile ilgili zihinlerde karışık bir durum var"Hürmüz Boğazı’yla ilgili şu anda zihinlerde karışık bir durum olduğunu belirten Bakan Fidan, "Zaman zaman işte tarafların açıldığı, zaman zaman kısmi bloke etmelerin olduğu yönünde beyanlar var. Uygulamayı da yakından takip ediyoruz. Deniz Kuvvetleri üzerinden, bu konuda gelişmeler oldukça biz de kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceğiz" dedi."Umudumuz ateşkes anlaşmasına uyup bu süre içerisinde sorunlarını çözmeleri"İran ile ABD arasında Pakistan’ın ara buluculuğunda süren müzakereleri sadece yakından takip etmekle kalmadıklarını ifade eden Bakan Fidan, "Elimizden gelen bütün desteği vermeye çalışıyoruz. Hem Amerikalı hem İranlı taraflarla görüşerek Pakistanlı kardeşlerimizin mevcut çabasına ne türden katkılar yapabiliriz, onun arayışı içerisindeyiz. Şimdi görüşmelerde kritik bir aşamaya gelindi. Ortada, yani bu herkesin malumu güzel olan şu, her iki taraf da çok ciddi bir niyetle, samimiyetle esas itibarıyla görüşmelere devam ediyor. Devam etme iradeleri var. Mevcut şu andaki ateşkesten sadece taraflar değil, bütün dünya açıkçası rahatlama içerisinde. Tabii ki bunun devam etmesi herkes için önemli ve ben savaşan tarafların da bunun bilincinde olduğunu görüyorum. Bu forumda da buluştuğumuz bütün aktörler doğudan, batıdan, kuzeyden, güneyden hepsi savaşın tekrar başlamaması için endişelerini sürekli bize iletiyor. Biz de bu konuda elimizden gelen bütün çabayı göstereceğimizi söylüyoruz. Geldiğimiz noktada tarafların hala bir tartışma içerisine olduğunu biliyoruz. Bu nokta da araya girmek istemiyoruz ama gelmeden önce Pakistan tarafı ile önemli bir görüşme yaptım. Önümüzdeki hafta ateşkesin sona ermesi ile beraber tekrar yeni bir savaşın başlamasını hiç kimse istemiyor. Umudumuz tarafların dünya kamuoyunun yaptığı baskının etkisinde ateşkes süresinin uzatılması ve ateşkes süresi içerisinde bu güne kadar çözemedikleri ama çözme iradesinde oldukları sorunları çözmeleri" diye konuştu.Rusya-Ukrayna savaşında barış çabaları ve Türkiye’nin rolüİran-ABD arasındaki müzakereleri yakından takip ettikleri gibi Rusya-Ukrayna müzakerelerini de takip ettiklerini anlatan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Orada da rol alıyoruz gerektikçe. Gerçekten beşinci yılına giren bu savaş artık bitmek durumunda, çok fazla maliyet üretti. Ama savaşın belli bir coğrafyada devam ediyor olması da kanıksanmış durumda. Bu aslında hem Ukrayna hem Rusya için iyi bir durum değil. Barış çabalarını artırarak devam ettirmemiz gerekiyor. Türkiye olarak bu konuda bizim vizyonumuz, çabamız ortada. Tarafları geçen yaz üç defa İstanbul’da bir araya getirdik. Tekrar getirmeye hazırız. İster teknik düzeyde ister liderler düzeyinde. Ama taraflar başka başkentlerde de bir araya geliyor. Bizim gördüğümüz şu anda aslında bunu da konuşuyoruz. Burada da söylemekte bir sıkıntı görmüyorum. Bir taraftan İran-Amerika müzakereleri devam ederken aslında İran-Amerika savaşı daha acil sorunları birden unutturdu. Yani Ukrayna’daki barış müzakerelerini ve Gazze’deki yürüyen barış planına dünya kamuoyunun birdenbire ilgisi azalır gibi oldu. Bunun bir yansıması olarak burada birtakım aksamalarla karşılaşmayı açıkçası biz stratejik endişeyle karşılıyoruz. Bunun olmaması için tarafları şimdiden uyarıyoruz. Tekrar tekrar diyoruz ki buralardan bizim dikkatimizi dağıtmamamız lazım. Hem Ukrayna hem Gazze meselesi oldukça önemli. Bu iki konudaki dikkatimizi devam ettirmeliyiz" şekline konuştu.Doğu Akdeniz’deki askeri ittifaka ilişkin değerlendirmeİsrail, Yunanistan ve Kıbrıs Rum yönetiminin bir araya gelip bir askeri ittifak kurması, somut birlikler oluşturması, tehdit önceliği olduğunu söyleyen Bakan Fidan, "Yani Türkiye ile beraber diğer ülkeler. Yani bunun başka türlü bir izlenim oluşturmasını da kimse bekleyemez. Bunun aksi yönünde bize ne öncesinde ne sonrasında bir güvence veya beyan verilmedi. Kimse bu ittifaklar oluşturulurken bize ’Ya biz bunu size karşı yapmıyoruz’ demedi. Tam tersine bu ittifakın oluşturulduğu seremonide liderler yan yana iken İsrail başbakanının hem Yunanistan başbakanının hem Kıbrıs Rum Kesimi cumhurbaşkanının bulunduğu yerde yaptığı beyanlar var, bu ittifakın ruhunu tanımlayan. Neden yapıldığını? Şimdi bu gerçekler ortadayken, bizim ortaya koyduğumuz tepkinin Yunanistan’la aramızda yürüttüğümüz müzakere sürecinden dolayı az bile olduğunu düşünüyorum. Yani bu iş birliği ruhunu açıkçası biz hiçbir zaman için rahatsız etmek istemedik. Ama o toplantıda İsrail başbakanının söylediği şeyler ortada, somut askeri yapılanmalar var, askeri iş birlikleri var. Şimdi bunu görmemezlikten gelemeyiz. Hani Yunanistan bunu başka türlü anlatabilir, saklayabilir. Kendisi zaten NATO ülkesi, daha sonra diğer ülkelerle bu türden bir askeri iş birliğine girmesi, Avrupa’da Yunanistan dışında bu türden bir askeri iş birliği veya ortak birlik kurma anlaşması imzalayan hiç kimse yok. Dolayısıyla bu bir endişe kaynağı olmaya, sadece bizim için değil. Bakın bu Türkiye’nin bir sıkıntısı değil. Söylemiyorlar ama bölgedeki bütün Müslüman ülkeler ciddi endişe içerisindeler ve soru soruyorlar. Bir de son zamanlarda İsrail’in bölgedeki işgalci ve yayılmacı politikasından hareketle. Şimdi böyle bir isim varken hani sanki Türkiye burada gereksiz yere endişe üretiyormuş söyleminde bulunmak da doğru değil. Ortada gerçekler var, insanların endişeleri var bölge ülkelerinde. Türkiye kendisini koruyacak nitelikte ama bölgede daha zayıf nitelikte olup bu askeri ittifaka endişeyle bakan ülkeler var" dedi."Dünyanın başına bela olmuş durumda"Gazze’ye yönelik soruları yanıtlayan Bakan Fidan, "Gazze’deki soykırımın değişik şekillerde devam ettirilmeye çalışıldığı gerçeği ortada. Yani insanlar açlığa mahkum edilerek, soğukta kalmaya zorlanarak, gerekli barınma imkanlarının sağlanmadığı ortada, tabii ki bu var. Biz şunu görüyoruz, yani bunu her yerde de söyledik. Biz uluslararası toplum olarak bir araya geldik. Gazze Barış Planı’nı uygulamak için, hayata geçirmek için yoğun çaba içerisindeyiz. Cumhurbaşkanımızın bu konuda Sayın Trump ve bölge liderleriyle başlattığı yoğun müzakere süreci var son 1 yıldır. Ama buna rağmen İsrail’in asli niyeti olan Gazze’yi ister insanlarını öldürerek ister sürerek insansızlaştırmaya yönelik politikasının değişmediğini bütün herkes biliyor. Sadece söylemiyor. Herkes biliyor bunu. Dolayısıyla uluslararası toplum Antalya Diplomasi Forumu’nda da çok sık kullanıldığı gibi diplomasinin bütün imkanlarını kullanarak bunu engelleme yolunda gereken adımları atma yönünde çok ciddi çaba ortaya koyuyor. Bu sorun İsrail yayılmacılığı sorunu, yani sizin anlattığınız o uzun sorunu biz öyle tanımlıyoruz. İsrail yayılmacılığı sorunu sadece bölgenin değil, artık dünyanın bir güvenlik sorunu haline gelmiştir. Bu yayılmacılığın hangi yöntemlerle, uluslararası toplum tarafından nasıl durdurulacağı meselesi yine uluslararası toplumun kendi ana gündem maddelerinden biridir. Süreç içerisinde ben bu konuda da olumlu gelişmeler olacağını düşünüyorum. Bir araya geldiğimiz bütün aktörler aynı endişeyi taşıyor. Yani İsrail’in bu yayılmacılığına artık kimse bahane bulabilecek durumda değil. Sürdürülebilir de değil. Sürekli uluslararası krizlerin tetiklendiği ve uluslararası krizleri tetikleyen irrasyonel, fundamentalist bir hükümetten söz ediyoruz. Dünyanın başına bela olmuş durumda. Bu sadece Türkiye’nin sorunu değil. Bazıları çok fazla Türkiye’yle ilişkilendirmeye çalışıyor da bu sadece bizim sorunumuz değil. Sadece bölgenin de sorunu değil. Dünyanın başına bela olmuş bir güvenlik sorunundan bahsediyoruz. Orada bir fundamentalist hükümetten dolayı" diye konuştu.
Kocagöz: "Kepez, Antalya’nın vitrini olmalı"
12 Ağustos 2025 Salı - 10:50 Kocagöz: "Kepez, Antalya’nın vitrini olmalı" Yeni Mahalle’de düzenlenen ‘Sahne Kepez’ etkinliklerine katılan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, "Sizlere layık olmak için gece gündüz çalışıyoruz. Kepez Antalya’nın arka bahçesi değil, Antalya’nın vitrini olmalı" dedi. Antalya’nın Kepez Belediyesi’nin mahalleleri renklendiren "Sahne Kepez" etkinlikleri, bu kez Yeni Mahalle Mahallesi’nde vatandaşlarla buluştu. Şehitler Parkı’nda düzenlenen programda yüz boyama, animasyon gösterileri, müzik ve sahne performanslarıyla dolu dolu bir akşam yaşandı. Etkinlik boyunca çocuklar kadar yetişkinler de eğlencenin tadını doyasıya yaşadı. Gecede sahne alan performans grubu sergiledikleri enerjik gösterilerle büyük alkış aldı. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz de etkinlik alanına gelerek mahalle sakinlerinin sevincine ortak oldu. Parkı dolduran çocuklarla yakından ilgilendi, mahalle sakinlerinin halini hatırını sordu. Başkan Kocagöz’ün, "Çocuklar eğleniyor musunuz? Anneler, babalar memnun musunuz? " sözleri ‘Evet’ yanıtıyla alkışlarla karşılık buldu. Başkan Kocagöz, "Biz bu yola çıkarken dedik ki; Kepez’de değişim olacak, dönüşüm olacak. Sizlere layık olabilmek için gerçekten gece gündüz çalışıyoruz. Kepez Antalya’nın arka bahçesi değil, Antalya’nın vitrini olmalı. Kepez sanat şehri olmalı, Kepez kültür şehri olmalı. Kepez spor şehri olmalı. Kepez çocukların şehri olmalı. Bütün mahallelerimizde çocuklarımız için mahalle sakinlerimiz için etkinlikler düzenliyoruz. Artık Kepez yaşanabilir bir yer olsun diyoruz" dedi. Etkinliğe, Kepez Muhtarlar Dernek Başkanı Süleyman Kabaağaç, Yeni Mahalle Mahallesi Muhtarı Murat Duran, Zeytinlik Mahallesi Muhtarı Naime Aksu ve Yeni Emek Mahallesi Muhtarı Mehmet Önal ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Antalya’da yüzyıllardır süren Yörük kültürü ’keçi kıl kırkımı’
12 Ağustos 2025 Salı - 10:50 Antalya’da yüzyıllardır süren Yörük kültürü ’keçi kıl kırkımı’ Antalya’da Yörük kültürünün bir geleneği olan ve tarihi, yüz yıllar öncesine dayanan keçi kıl kırkımı gelenekleri günümüzde halen yaşatılıyor. Toros Dağlarındaki yaylalarda kurdukları çadırlarda yaşayan Yörükler, geçim kaynağı keçilerini tören havasında kırkıyor. Selçuklular döneminde Türkmen, Osmanlı döneminde ise Yörük olarak bilinen Toros dağlarındaki göçerler, zorlu yaşam şartlarına rağmen kültürlerini yaşatmaya çalışıyor. Aşçı grubu da koyunun birini keserek, odun ateşinde kara tencerede kavurma yapıyor. Şölen havasında geçen kırkımın ardından topluca yemek yeniyor. "Önce keçiler ahıra katılıyor" Otlanıp obaya gelen keçiler ahıra katılıyor. Yaylaya yardım için gelen akrabalar ve kardeşlerin her biri görev bölümü yaparak herkes o işi yapıyor. Bir taraftan ise kadınlar tarafından keçilerin sütleri teker teker sağılıyor. Sütleri sağılan keçiler ise keçilerin ahırından dışarı çıkarılıp bir kişi tarafından boynuzlarından tutuluyor. Kıllar ise özel makaslarla ustalıkla tek tek kıl kırkımı yapılıyor. "Sağım sonrası oğlaklar anneleri ile buluşturuluyor" Kıl keçilerinin süt sağımından sonra yine ahırda kapalı bulunan keçilerin yavruları oğlaklar salınarak anneleri ile buluşturulup annelerinden süt emiyor. Oğlakların anneleri ile buluşturulması ve oğlakların annelerini arayıp bularak süt emmeleri ise ilginç görüntülere sahne oluyor. "Sabah başlayan serüven akşam saatlerinde bitiyor" Kıl kesme serüveni sabah saatlerinde başlayıp akşam saatlerine kadar sürüyor. Kıl kırkma serüveninin ardından ise obanın bahçesine yakılan ateşte kara tencerede pişirilen kavurma tenceresi ateşten indiriliyor. Korlarda et sırımları pişiriliyor. Kurulan yer sofrasının ardından ise hep birlikte etler yenilerek günün yorgunluğu çıkarılıyor. Herkes bir biri ile vedalaşıp obadan ayrılıyor. Akseki’den Yarpuz Yaylasına çıkan Yörüklerden 63 yaşındaki Bayram Yüksel, her yıl mayıs ayı sonlarında yaylalara çıktıklarını, atalarından kalan kıl keçisi yetiştirme geleneğini yaşatmaya çalıştıklarını, keçilerin ve koyunların kıllarını Ağustos ayında kırktıklarını ve Eylül ayı sonunda ise yayladan dönüşlerinin başlayacağını söyledi. Akseki’den Yarpuz Yaylasında hayvancılık yapan akrabaları Bayram Yüksel’e eşi ve çocuklarıyla kıl kırkımı için yardıma gelen Fatma Kara, akrabalarının yanına keçilerin kıl kırkımı için geldiklerini söyledi. Keçilerin serinlemesi için her yaz yaylaya gelerek yardım ettiklerini anlatan Kara, "Kırkımdan önce kuzu kestik, kırkım bitince ise hep birlikte sofra kurup etleri birlikte yiyoruz. Sonra vedalaşıp tekrar evimize dönüyoruz" diye konuşan Kara kıl kesim serüvenini ise şöyle anlattı. "Önce keçilerin süt sağımını yapıyoruz. Sağımın ardından ise keçilerin kıllarını kesmeye başlıyoruz. Sağdığımız sütü peynir yapıyoruz. Keçi peynirinin sütü şifadır, doğaldır. Keçi peyniri, keçi sütü daha makbuldür. Neden keçilerin kıllarını kırkıyoruz derseniz, keçiler tüy değiştirir. Hayvanın serinlemesi için, dağdaki pıtrak dediğimiz dikenli bitki keçilerin kıllarına yapışıyor. Haliyle hayvanlar rahatsız oluyorlar. Onun için her yıl bu geleneği sürdürüyoruz. Kıl kesimini tören gibi olur. Hısım akraba hep birlikte obaya geliyoruz ve keçilerin kıllarını kırkıyoruz. Burada sohbet, muhabbet içinde kırkıyoruz. Birde keçi veya kuzu kesiyoruz. En sonunda yemeğimizi yiyerek vedalaşıp herkes evine dönüyor" diye konuştu. Yaylaya çıkan Bayram Yüksel’in yeğeni Murat Güven, "Manavgat ilçesinden Yarpuz Yaylasında bulunan dayımın yanına geldim. Dayım yaz aylarında hayvanlarını otlatmak için yaylaya çıkıyor. Kendisi eşi ile birlikte hayvancılık yapıyor. Her yıl bir defa keçilerin kıllarını kırkmaya geliyoruz. Onun haricinde yine her ay dayımın yanına yardım etmeye geliyoruz. Hem stres atıyoruz. Burada hayvanların kıllarını eğlenceli şekilde kırkıyoruz. Gün sonunda ise tekrar Manavgat’a dönüyoruz" dedi. Kıl kesim işi yapan Mehmet Kara, "Yarpuz Yaylasında yaz aylarında hayvanlarını otlatmaya gelen akrabamıza kıl kırkmak için yardıma geliyoruz. Kendisine her yıl keçilerin kıllarının kırkılması için mutlaka geldiklerini söyleyen Kara, "Kıl keçileri ve koyunların kıllarını her yıl mutlaka yapmak zorundayız. Keçiler temiz olsun, bit pire barındırmasın diye kırkma işini gerçekleştiriyoruz. Bir keçinin kılının kırkımı 10-15 dakika sürer. Çobanlar bu mesleği devamlı götürüyor. Kıl keçisinde kırkım olmazsa olmaz. Mutlaka yapılmalıdır" şeklinde konuştu.
Motorlu bisiklet, araca çarpıp devrildi: Bisiklet sürücüsü yaralandı
12 Ağustos 2025 Salı - 09:43 Motorlu bisiklet, araca çarpıp devrildi: Bisiklet sürücüsü yaralandı Antalya’nın Manavgat ilçesinde hafif ticari aracın sağından geçmek isteyen motorlu bisiklet, araca çarpıp devrildi. Bisiklet sürücüsü yaralanırken durumu fark etmeyen hafif ticari araç sürücüsü yoluna devam etti. Kaza anı güvenlik kamerasına yansıdı. Kaza, Manavgat ilçesi Antalya Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, yapay şelale istikametinden gelip Antbirlik kavşağı istikametine seyir halinde olan Yaşar Y. idaresindeki 46 AKK 137 plakalı motorlu bisiklet, aynı istikamette seyir halindeki plaka ve sürücüsü belirlenemeyen hafif ticari aracın sağından geçmek isterken, aracın sağ arka kısmına temas ederek devrildi. Kazayı fark etmeyen hafif ticari araç sürücüsü yoluna devam ederken, devrilen motorlu bisiklet sürücüsü hafif şekilde yaralandı. Çevredekilerin 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından yaralı sürücü ambulans ile hastaneye kaldırıldı. Kaza anı güvenlik kamerasına yansıdı Kaza anı çevrede bulunan bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansırken görüntülerde elektrikli bisikletin hafif ticari aracın sağ tarafında ilerlediği ve aracın arka kısmına temas ederek devrildiği, kazayı fark etmeyen hafif ticari aracın ise durmayarak yoluna devam ettiği görüldü.
Sağından geçmek istedi, çarpıp böyle devrildi
12 Ağustos 2025 Salı - 09:39 Sağından geçmek istedi, çarpıp böyle devrildi Antalya’nın Manavgat ilçesinde hafif ticari aracın sağından geçmek isteyen motorlu bisikletin araca çarpıp devrilmesi sonucu bisiklet sürücüsü yaralanırken, durumu fark etmeyen hafif ticari araç sürücüsü yoluna devam etti. Kaza anı güvenlik kamerasına yansıdı. Kaza, Manavgat ilçesi Antalya Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre yapay şelale istikametinden gelip Antbirlik kavşağı istikametine seyir halinde olan Yaşar Y. idaresindeki 46 AKK 137 plakalı motorlu bisiklet, aynı istikamette seyir halindeki plaka ve sürücüsü belirlenemeyen hafif ticari aracın sağından geçmek isterken aracın sağ arka kısmına temas ederek devrildi. Kazayı fark etmeyen hafif ticari araç sürücüsü yoluna devam ederken devrilen motorlu bisiklet sürücüsü hafif şekilde yaralandı. Çevredekilerin 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından yaralı sürücü ambulans ile hastaneye kaldırıldı. Kaza anı güvenlik kamerasına yansıdı Kaza anı çevrede bulunan bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansırken görüntülerde elektrikli bisikletin hafif ticari aracın sağ tarafında ilerlediği ve aracın arka kısmına temas ederek devrildiği, kazayı fark etmeyen hafif ticari aracın ise durmayarak yoluna devam ettiği görüldü. (AK-