Yerel Haberler
Antalya
20 Nisan 2026 Pazartesi - 17:33 Antalya’da 2 kişinin ölümüne neden yangında perdelerin tutuşturulduğu iddiası Antalya’da 3 yıl önce Muharrem Barış ile kız arkadaşı Berna Shermetova’nın yaşamını yitirdiği yangına ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. İddianamede, evin perdesinin dışarıdan tutuşturulması sonucu yangının çıktığı değerlendirilirken, tutuklu sanıklar hakkında "canavarca hisle yangın çıkarmak suretiyle kasten öldürme" ve "mala zarar verme" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Kepez ilçesi Fatih Mahallesi 3412 Sokak’ta bulunan gecekonduda, 3 Şubat 2023 günü saat 02.00 sıralarında yangın çıktı. Evden yükselen alevleri gören mahalle sakinlerinin ihbarı üzerine bölgeye itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Yangının söndürülmesinin ardından evde yapılan incelemede 2 kişinin cansız bedenine ulaşıldı. Hayatını kaybedenlerin Muharrem Barış ile kız arkadaşı Berna Shermetova olduğu belirlendi. Olayın ardından başlatılan soruşturmada dosya, Antalya Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin başka bir olayı araştırdığı sırada ulaştığı bilgiler doğrultusunda yeniden ele alındı. Shermetova ile Barış’ın öldürülmüş olabileceği yönündeki bilgi üzerine derinleştirilen çalışmada, Muharrem Barış ile İsmail Ö’nün arasında alacak meselesi nedeniyle husumet bulunduğu tespit edildi. Soruşturma kapsamında, olay günü İsmail Ö’nün, Barış’ın kaldığı evin perdesini pencere dışından tutuşturduğu, yangının bu şekilde çıktığı, Mehmet U. ile suça sürüklenen çocuklar M. Ç. ve Z. H. da olayın farklı aşamalarında yer aldığı yönünde değerlendirme yapıldı. Başka suçlardan cezaevinde bulunan İsmail Ö. ile Mehmet U’nun ifadeleri alınırken, iki şüpheli de tutuklandı. "Yangının evdeki elektrik aksamından çıkmadığı kanaatine varıldı" Antalya 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede, tüm soruşturma evrakı ile birlikte elektrik prizlerinden alınan kabloların Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından incelendiği, düzenlenen raporda elektriksel bir arıza tespit edilemediği kaydedildi. Bu nedenle yangının evde bulunan elektrik aksamından kaynaklanmadığı, dışarıdan gerçekleşen bir müdahale sonucu çıktığı kanaatine varıldığı belirtildi. İddianamede, müştekiler Damla Barış ile Ebru Biçer’in, babaları Muharrem Barış’ın bulunduğu evin İsmail Ö. ve M. Ç. tarafından yakıldığı yönündeki beyanlarının da dosyaya girdiği ifade edildi. Mağdur Ebru Biçer’in beyanında, kardeşi Damla Barış ile birlikte daha önce Cumhuriyet Başsavcılığı’na sundukları dilekçeyi tekrar ettiğini söylediği, ses kaydında ismi geçen İsmail Ö. ve M. Ç.’den şikayetçi olduğunu belirttiği de dosyada yer aldı. Mağdur Damla Barış’ın ifadesinde ise, ölen Muharrem Barış’ın öz babası olduğu, babasının Berna Shermetova ile birlikte aynı evde yaşadığı, olaydan sonra kardeşi Fırat Orhan’ın kendisine "evi perdeyi ateş vererek İsmail Ö’nün yaktığını" söylediği aktarıldı. Damla Barış, ayrıca babasının İsmail Ö’ye uyuşturucu verdiğini, İsmail’in eve sık sık geldiğini, babasıyla bu nedenle kavga ettiklerini ve Mehmet U’nun da İsmail’le birlikte gezdiğini beyan etti. "Perdeyi tutuşturduğunu, evdekilerin öldüğünü söyledi" İddianamede ifadesine yer verilen tanık Uğur G., İsmail Ö. ile arkadaş ortamında tanıştığını belirterek, 2023 yılının ilk aylarında İsmail Ö’nün yanına gelerek olayı anlattığını söyledi. Uğur G. ifadesinde, "İsmail yanıma gelerek, Muharrem Barış ile tartıştığını ve çok sinirlendiği için kalmış olduğu evin perdesini tutuşturduğunu, çıkan yangında da evdekilerin öldüğünü söyledi. Ben İsmail’e neden böyle bir şey yaptığını sorduğumda, o da bana, ‘Böyle olacağını bilmiyordum’ dedi" beyanında bulundu. Dosyada yer alan ses çözümleme tutanağında da kimlik bilgileri tespit edilemeyen bir erkek ile kadın sesinin, "evin yanmasında ya İso ve Mürüvvet’in parmağı var, İso çakmağı çakmış perdeyi yol almışlar oradan" şeklinde konuştuğunun görüldüğü aktarıldı. "İsmail, itfaiyeyi arayın yangın var dedi" Suç tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle hakkında ayrı soruşturma yürütülen M. Ç.’nin ifadesinde, olay günü İsmail Ö. ile ilk kez buluştuğunu, beyaz bir araçla Antalya içinde dolaştıklarını, daha sonra araçla bazı yerlere uğradıklarını ve son olarak bir yere gittiklerini anlattığı kaydedildi. M. Ç. ifadesinde, "İsmail araçtan tek başına indi, 10-15 dakika sonra elinde çakmaklar ve kredi kartlarıyla geri döndü. Ardından aracı kullanan Mehmet U’ya "sür, sür" dedi ve bir süre sonra itfaiyenin aranmasını isteyerek ‘itfaiyeyi arayın, yangın var deyin gibi bir şeyler’ dedi" şeklinde konuştu. M. Ç, daha sonra Belek’e gittiklerini, burada İsmail ile Mehmet’in kendi aralarında konuştuklarını, ne konuştuklarını duymadığını, yaklaşık bir hafta sonra Antalya’ya döndüğünde İsmail ile Mehmet U’nun buluştukları sırada İsmail’in "bir ev yaktığını" anlattığını söyledi. M. Ç., "Evin içinde birilerinin olduğundan bahsetmedi. Benim Berna ve Muharrem’in ölümüyle ilgim yoktur. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" dedi. Suç tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle hakkında ayrı soruşturma yürütülen Z. H’de ifadesinde, olay gecesi İsmail ve Mehmet ile birlikte araçta bulunduğunu, Kepez’e giderken arabanın içinde uyuyakaldığını, 10-15 dakika sonra İsmail’in yeniden araca geldiğini, bir süre sonra sabaha karşı otobanda giderlerken İsmail’in aracı durdurup "gittikleri evi yaktığını" söylediğini anlattı. Yangında iki kişinin öldüğünü ise haberlerden öğrendiğini belirten Z. H., olayla ilgisinin olmadığını savundu. "Z. H. benim eski kız arkadaşımdı, ifadesi bu nedenle olabilir" Şüpheli Mehmet U. ise savunmasında, daha önce bu dosyada tanık olarak ifade verdiğini, neden şüpheli olarak dinlendiğini anlamadığını söyledi. Maktul Muharrem’i tanıdığını, kendisine borcu bulunduğunu ancak aralarında husumet olmadığını ileri süren Mehmet U, olay günü İsmail, M. Ç. ve Z. H. ile beyaz araçla gezdiklerini, bir süre sonra Mazi Dağı’nda bulunduklarını, daha sonra birlikte Serik’e gidip dolaştıktan sonra Antalya’ya döndüklerini söyledi. Mehmet U., "Ben Muharrem ile Berna’nın öldüğünü internetten öğrendim. Bütün gün Z. H. ile birlikteydik, hiç yanımdan ayrılmadı. Z. H. benim eski kız arkadaşımdı, kendisiyle kavgalı ayrıldık, bu nedenle benim hakkımda ifade vermiş olabilir. Mürüvvet’in de ifadesini kabul etmiyorum, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" dedi. İsmail Ö. suçlamayı reddetti Şüpheli İsmail Ö. ise savunmasında, maktulleri ve dosyadaki diğer şüphelileri tanıdığını, olay günü Mehmet U., Z. H. ve M. Ç. ile birlikte buluştuklarını doğruladı. Önce Mehmet ile Z. H.yi Mehmet’in bir arkadaşının evine bıraktıklarını, ardından M. Ç. ile birlikte annesinin Konuksever Mahallesi’ndeki evine gittiklerini, burada üzerini değiştirdikten sonra Mehmet ile Z. H’yi tekrar alıp Serik’e gittiklerini anlattı. İsmail Ö. savcılık ifadesinde, "Ben hakkımda neden suçlama yapıldığını anlamış değilim. Muharrem ve Berna’nın ölümüyle bir alakam yoktur. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" dedi. Ağırlaştırılmış müebbet talebi İddianamede, kriminal rapor, müşteki ve tanık ifadeleri ile şüphelilerin birbirleriyle çelişen savunmalarının birlikte değerlendirildiği, yangının kasten çıkarılarak maktullerin ölümüne sebebiyet verildiğinin anlaşıldığı belirtildi. Savcılık, şüpheli İsmail Ö’nün maktul Muharrem Barış’tan uyuşturucu alışverişinden kaynaklı alacağının bulunması nedeniyle olay günü Mehmet U. ile birlikte Muharrem’in kaldığı eve gittiğini, evi yaktığını, Mehmet U’nun da bu eyleme iştirak ettiğini değerlendirdi. İddianamede, iki şüphelinin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek Muharrem Barış ile Berna Shermetova’ya karşı "canavarca hisle yangın çıkarmak suretiyle kasten öldürme" ve maktul Muharrem Barış’a yönelik "yangın çıkarmak suretiyle mala zarar verme" suçlarını işlediklerinin anlaşıldığı kaydedildi. Savcı, İsmail Ö. ile Mehmet U’nun ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Antalya 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianame doğrultusunda davanın ileriki günlerde görülmesine başlanacak.
Başkan Kotan: "Konyaaltı birçok medeniyete ev sahipliği yapmış özel bir bölge"
06 Ağustos 2025 Çarşamba - 15:17 Başkan Kotan: "Konyaaltı birçok medeniyete ev sahipliği yapmış özel bir bölge" Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan, Akdeniz Üniversitesi Klasik Arkeoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gül Işın ile Gazeteci-Arkeolog İdris Özyol’u makamında ağırladı. Buluşmada, Konyaaltı’nın tarihi ve kültürel değerlerinin yer alacağı ‘Seksen Günde Seyri Alem’ kitabı konuşuldu. Konyaaltı Belediyesi, kent tarihine sahip çıkmaya ve korumaya devam ediyor. Bu kapsamda Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan; Akdeniz Üniversitesi Klasik Arkeoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gül Işın, Gazeteci-Arkeolog İdris Özyol ve Arkeolog Gülsüm Kurupınar Kırlangıç’ı ağırladı. Buluşmada, Antalya ve Konyaaltı tarihi değerlendirildi. Ayrıca görüşme sırasında, Antalya Müzesi’nin yıkım kararının endişeyle takip edildiği ve ödüllü müzenin kent mirası açısından da önemine değinildi. Öte yandan, kent tarihi açısından büyük öneme sahip olan ve Konyaaltı Belediyesi Kültür Yayını olarak yayım hayatına girecek ‘Seksen Günde Seyri Alem’ kitabı üzerine değerlendirme, kitap sunumu, içeriği ve üzerine de bir konuşma gerçekleşti. Henüz yapım aşamasında olan kitap hakkındaki görüşmenin sonunda hem Işın hem de Özyol, Konyaaltı’nda yer alan tarihi ve kültürel yapıların anlatıldığı kitaba destekleri için, Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan’a teşekkürlerini iletti. Başkan Kotan da tarihi değerleri korumanın önemine dikkat çekerek böyle önemli bir adım attıkları için emeği geçenlere teşekkür etti. Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan, “Konyaaltı, antik dönemlerden bu yana birçok medeniyete ev sahipliği yapmış özel bir bölge. Biz de bu mirasın korunması ve anlatılması için üzerimize düşeni yapmaya hazırız” dedi. Kültürel mirasın tanıtılması konusunda yerel yönetimler olarak kendilerine düşen görevin farkında olduklarını vurgulayan Başkan Kotan, “80 Günde Seyri Alem kitabı, Konyaaltı’mızın antik dönemlerden bu yana kalma tarihini gözler önüne sermeye çalışıyor. Kitap tarihi açıdan çok kıymetli. Biz, göreve geldiğimiz ilk günden bu yana tarihimize sahip çıkacağımızı vurguluyoruz. Desteğimizden bir an olsun vazgeçmeyeceğiz. Kitapta emeği olan herkese teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. "Cem başkan tarihi yapıların öneminin farkında" Buluşmada konuşan ve gösterilen ilgiden dolayı memnun olduğunu ifade eden Akdeniz Üniversitesi Klasik Arkeoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gül Işın, “Geçmişi geleceğe taşıyan bu çalışmalar, yalnızca toprak altındaki yapıları değil, insanlığın tümünü ele alıyor. Bu konuda da yerel yönetimlere büyük sorumluluk düşüyor. Konyaaltı, arkeolojik olarak çok zengin bir tarihe sahip” dedi. Kitaba verilen önemden dolayı Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan ve tüm ekibine teşekkür eden İdris Özyol ise şu ifadeleri kaydetti; “Kitabın henüz yapım aşamasındayız. Cem Başkan, tarihi yapıların öneminin farkında. Bu konuda çok ilgili ve çok iyi çalışmalar yürütüyor. Yerel yönetimlerin bu konularda ilgili olması gerçekten çok kıymetli. Başkan Kotan’a, arkeoloji bilimine ilgilerinden dolayı teşekkürlerimi sunuyorum.”
Kuyumcudan 18 bilezik gasbeden şüpheli: "Param bitti, ihtiyacım vardı"
06 Ağustos 2025 Çarşamba - 14:51 Kuyumcudan 18 bilezik gasbeden şüpheli: "Param bitti, ihtiyacım vardı" Antalya’da elindeki bıçakla kuyumcuya girip 18 bileziği gasbettikten sonra aynı gün yakalanan şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Zanlının ifadesinde, "Param bitmişti, ihtiyacım olduğu için aldım" dediği öğrenildi. Olay, dün saat 10.30 sıralarında Kepez ilçesi Varsak Aktoprak Mahallesi Süleyman Demirel Bulvarı üzerindeki Hüseyin T.’ye ait kuyumcu dükkanında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, kimliği belirsiz bir kişi, kuyumcunun yanında bulunan pastaneye geldi. Bir süre burada oturan ve kuyumcunun boş anını bekleyen şahıs, içeride işletme sahibinden başka kimsenin olmadığından emin olduktan sonra harekete geçti. Kuyumcuya giren şahıs, üzerindeki bıçağı çıkartarak Hüseyin T.’den tezgahta bulunan altınları istedi. Paniğe kapılan işletme sahibinden yaklaşık 600 bin TL değerindeki 18 adet bilezik ile bir miktar parayı alan şahıs hızla uzaklaştı. Saklandığı yerde bileziklerle yakalandı Hırsızlık olayı sonrası harekete geçen Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, çok sayıda kamera kaydının incelenmesi sonucu şüphelinin F.H. olduğunu tespit etti. Aynı gün akşam saatlerinde yeri belirlenen şüpheli, saklandığı adreste kıskıvrak yakalandı. Yapılan aramada ise zanlının kuyumcudan çaldığı bilezikler ile 4 bin 900 TL ele geçirildi. "Param bitti, ihtiyacım vardı" Gözaltına alınan F.H., emniyetteki işlemlerinin ardından önce sağlık kontrolüne ardından adliyeye sevk edildi. Şüpheli, sevk esnasında gazetecilerin sorularını ise yanıtsız bıraktı. Zanlının emniyette verdiği ifadede, "Param bitmişti, iş yoktu. İhtiyacım vardı" dediği öğrenildi. Yeni güvenlik kamera görüntüsü ortaya çıktı Öte yandan şüpheli F.H.’nin kuyumcuya girmeden önceki anlarının olduğu bir güvenlik kamera görüntüsü daha ortaya çıktı. Görüntülerde şahsın, kuyumcuya girmeden dakikalar öncesi henüz açık olmayan bir pastaneye oturup beklediği anlar yer aldı.
Yangın çıkan binada mahsur kaldıkları balkonda kurtarılmayı beklediler
06 Ağustos 2025 Çarşamba - 14:39 Yangın çıkan binada mahsur kaldıkları balkonda kurtarılmayı beklediler Antalya’da bir apartman dairesinde çıkan yangın paniğe neden oldu. Dairelerde ve balkonda mahsur kalarak yardım çığlıkları atan vatandaşlar itfaiye ekipleri tarafından kurtarıldı. Yangın, saat 12.30 sıralarında Konyaaltı ilçesi Hurma Mahallesi 201 Sokak üzerindeki 4 katlı bir apartmanın 3. katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, dairede bulunan klimada başlayan yangına ilk olarak apartman sakinleri müdahale etmek istedi, ancak yangın tüpüne ulaşamayan apartman sakinlerinin tüm çabalarına rağmen alevler bir anda daireyi sardı. Yangının 112 Acil çağrı Merkezi’ne bildirilmesi üzerine olay yerine Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’na bağlı çok sayıda ekibin yanı sıra polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Balkon ve çatıya sığındılar Verilen adrese gelen ekipler alevler içindeki daireye hızla müdahale ederken, yanan dairenin bulunduğu apartmanda mahsur kalan vatandaşlar dairelerinin balkonuna ve çatıya sığındı. Apartmanın en üst katında mahsur kalan bir kadın ve çocukları aşağıda bulunan itfaiye ekipleri ve vatandaşlara seslenerek yardım istedi. Yoğun duman nedeniyle dairelerinden çıkamayan vatandaşlar itfaiye ekipleri tarafından bulundukları yerden alınarak apartmanın dışına çıkartıldı. Ev sahibinin bulunmadığı bir daire içerisinde bulunan bir köpek ise itfaiye erleri tarafından sepete konularak kurtarıldı. Balkonda kurtarılmayı beklediler En üst katta mahsur kalan vatandaşlardan Alptuğ Çıngır, yangını fark ettikleri anda havluları ıslatarak içeriye duman girmesini engellemeye çalıştıklarını belirterek "Ben yukarda terastaydım, küçük kardeşim bağırdı. Aşağıya indiğimde kapının oralardan dumanlar geliyordu. Annem sabah gördüğü rüyadan bahsetmişti. O da çıktı sanırım. Biz ilk önce terasa çıktık, orası daha güvenlidir diye. Çok duman gelmiyordu, oksijenlidir diye oraya geçtik. Kapının altına ıslak havlu koyduk. Dumanlar içeri girmesin diye, salonun kapısına da koyduk. Ardından arka tarafta beklemeye başladık" dedi. "Kapı altlarına ıslak havlu koyduk" Site sakinlerinden Sezer Çetin ise yürüyüş yaptığı sırada dumanları fark ettiğini yaklaştığında ise apartmanın yandığını gördüğünü belirterek, "Dumanları gördüm, yaklaştığımda bizim sitede olduğunu gördüm. Geldiğimde itfaiye müdahale etmişti. Polis ve sağlık ekipleri hepsi buradaydı" ifadelerini kullandı. Hurma Mahalle Muhtarı Canan Aydın’da yangından en büyük tesellilerinin can kaybı yaşanmaması olduğunu söyleyerek, "Klimada kaynaklı bir yangın, büyük bir kalabalık vardı. Korkulan olmadı, tesellimiz can kaybı bulunmaması" şeklinde konuştu. Yangın nedeniyle dumandan etkilenen 3 kişi kontrol amacıyla olay yerinde ki ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırıldı.
Kuyumcuya dehşeti yaşatıp 18 bilezikle kaçmıştı, aynı gün kıskıvrak yakalandı
06 Ağustos 2025 Çarşamba - 13:33 Kuyumcuya dehşeti yaşatıp 18 bilezikle kaçmıştı, aynı gün kıskıvrak yakalandı Antalya’da dün elindeki bıçakla kuyumcuya girip 18 bileziği gasp eden şüpheli, aynı günün akşamında çaldığı bileziklerle birlikte yakalandı. Şüphelinin kuyumcuyu bıçak zoruyla gasp ettiği anlar ise güvenlik kamerasına yansıdı. Olay, dün saat 10.30 sıralarında Kepez ilçesi Varsak Aktoprak Mahallesi Süleyman Demirel Bulvarı üzerindeki Hüseyin T.’ye ait kuyumcu dükkanında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, kimliği belirsiz bir şahıs kuyumcunun yanında bulunan pastaneye geldi. Bir süre burada oturan ve kuyumcunun boş anını bekleyen şahıs, içeride işletme sahibinden başka kimsenin olmadığından emin olduktan sonra harekete geçti. Kuyumcuya giren şahıs, üzerindeki bıçağı çıkartarak Hüseyin T.’den tezgahta bulunan altınları istedi. Paniğe kapılan işletme sahibinden yaklaşık 600 bin TL değerindeki 18 adet bilezik ile bir miktar parayı alan şahıs hızla uzaklaştı. Saklandığı yerde bileziklerle yakalandı Hırsızlık olayı sonrası harekete geçen Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, çok sayıda kamera kaydının incelenmesi sonucu şüphelinin F.H. olduğunu tespit etti. Aynı gün akşam saatlerinde yeri tespit edilen şüpheli, saklandığı adreste kıskıvrak yakalandı. Yapılan aramada ise şüphelinin kuyumcudan çaldığı bilezikler ile 4 bin 900 Türk lirası ele geçirildi. Olayla ilgili adli soruşturma devam ediyor.
Trafik kazası hayatını kurtardı
06 Ağustos 2025 Çarşamba - 13:28 Trafik kazası hayatını kurtardı Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde trafik kazası sonrası tedavi gören 25 yaşındaki Savaş Levent’in akciğerinde, ALKÜ Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Dr. Öğr. Üyesi Hilmi Keskin tarafından köpek tenyası kisti tespit edildi. Kapalı yöntemle gerçekleştirilen başarılı ameliyatla hasta sağlığına kavuştu. Alanya’da bir trafik kazası geçiren 25 yaşındaki Savaş Levent isimli vatandaş Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi altına alındı. Trafik kazası sonrası acil serviste yapılan muayene, tetkik ve görüntülemeler sonucunda hasta; hastanede görevli Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Hilmi Keskin’e yönlendirildi. Hastayı yerinde değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Keskin, akciğer görüntülemelerinde halk arasında "köpek tenyası kisti" olarak bilinen kist hidatik bulgusuna rastladı. Hayvandan insana geçen ve tedavi edilmediğinde ölümle sonuçlanabilen bu ciddi enfeksiyon hakkında Dr. Öğr. Üyesi Hilmi Keskin tarafından hasta bilgilendirilerek onayı alındı. Bir hafta içerisinde operasyon planlandı ve kapalı (VATS) yöntemle başarılı bir cerrahi müdahale gerçekleştirildi. Hasta, başarılı operasyon sonrası sağlığına kavuştu. Tesadüfen tespit edilen hastalıktan kurtuldu Operasyon sonrası hastayı yerinde ziyaret eden Dr. Öğr. Üyesi Hilmi Keskin, hastanın durumuna ilişkin şu bilgileri verdi: "Hastamızın travma sonrası çekilen görüntülemelerinde akciğerinde kist hidatik tespit ettik. Kapalı cerrahi yöntemiyle 1 hafta içerisinde operasyonu gerçekleştirdik. Ameliyatın ardından hastamız ilk günden itibaren rahat nefes alıyor, hareketlerini zorlanmadan yapabiliyor. Ağrılarının yüzde 90’ı geçti. Kapalı yöntem hem kesi boyutu hem de konfor açısından hastaya büyük avantaj sağlıyor. Travma sonrası tesadüfen tespit edilen, ölümcül olabilecek bu hastalığı başarılı bir ameliyatla tedavi ederek hastamızı sağlığına kavuşturduk." ifadelerini kullandı.
Dr. Egemen İşgören: "Beslenmenize dikkat etmezseniz böbrek taşı kaçınılmaz olabilir"
06 Ağustos 2025 Çarşamba - 13:21 Dr. Egemen İşgören: "Beslenmenize dikkat etmezseniz böbrek taşı kaçınılmaz olabilir" Üroloji Uzmanı Op. Dr. Egemen İşgören, sıcak havalarda terleme nedeniyle artan sıvı kaybının böbrek taşı oluşumuna zemin hazırladığını belirterek, yaz aylarında bol su tüketilmesi, tuzdan uzak durulması ve hareketli bir yaşam tarzı benimsenmesi gerektiğini söyledi. Yaz aylarında terleme ile kaybedilen sıvının yeterince yerine konmaması durumunda idrarın daha yoğun hale geldiğini söyleyen Memorial Antalya Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Egemen İşgören, bunun böbrek taşı oluşum riskini artırdığını vurguladı. İşgören, "İdrarda çözünen minerallerin kristalleşmesiyle taş oluşumu başlar. D vitamini üretimindeki artış da bazı kişilerde kalsiyum metabolizmasını etkileyerek riski yükseltir" dedi. Böbrek taşı riskini artıran faktörler Böbrek taşı riskini artıran faktörler arasında ailede taş öyküsü bulunması, yetersiz sıvı tüketimi, aşırı tuzlu ve protein ağırlıklı beslenme, hareketsizlik, obezite, diyabet ve gut hastalığı gibi rahatsızlıklar olduğunu belirten Dr. İşgören, özellikle yaz aylarında dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Taş oluşumuna karşı alınabilecek basit önlemlere de değinen Dr. İşgören, bol su tüketiminin önemine dikkat çekerek, "Günde en az 2,5–3 litre su içilmelidir. İdrarın açık renkli olması, yeterli sıvı alındığını gösterir. Tuz tüketimini azaltın. Çünkü fazla tuz, vücutta kalsiyum atılımını artırarak taş oluşumunu kolaylaştırır. Dengeli beslenmeye özen gösterin. Oksalat içeren ıspanak, çikolata ve çay gibi gıdalar aşırı tüketilmemelidir. Hayvansal protein alımını sınırlayın; özellikle kırmızı et, ürik asit taşı oluşumuna neden olabilir. Asitli ve şekerli içeceklerden uzak durun; bunlar yerine limonlu su ya da maden suyu tercih edilmelidir. Ayrıca hareketli bir yaşam tarzı benimseyin ve idrarınızı uzun süre tutmaktan kaçının. Hareketsizlik, böbrek taşlarının vücuttan atılmasını zorlaştırırken, idrarı tutmak da enfeksiyon riskini artırır" ifadelerini kullandı. Bu belirtiler varsa mutlaka üroloji uzmanına başvurun Göğüs ağrısı, idrarda kan, sık idrara çıkma, mide bulantısı ve ateş gibi belirtilerin böbrek taşı veya enfeksiyon habercisi olabileceğini ifade eden Dr. İşgören, bu durumda mutlaka bir üroloji uzmanına başvurulması gerektiğini sözlerine ekledi.