Yerel Haberler
Antalya
21 Nisan 2026 Salı - 17:10 Antalya’da 192 milyar TL’lik 458 proje yürütülüyor Antalya’da yılın 2. İl Koordinasyon Kurulu toplantısı, Antalya Valisi Hulusi Şahin başkanlığında gerçekleştirildi. Antalya’da İl Koordinasyon Kurulu’nun 2026 yılı 2. toplantısı İl Milli Eğitim Müdürlüğü salonunda gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Antalya Valisi Hulusi Şahin, il genelinde 2026 yılı mart ayı sonu itibariyler 458 projenin sürdüğünü, projelerin 338’inin genel ve özel bütçeli kuruluşlar, 120’sinin ise belediyeler tarafından yürütüldüğünü söyledi. Toplam yatırım bedeli 192 milyar 62 milyon TL, 2026 yılı ödeneğinin ise 29 milyar 427 milyon TL olduğunu aktardı. Mart ayı sonu itibarıyla 4 milyar 628 milyon TL harcama yapıldığını belirten Vali Hulusi Şahin nakdi gerçekleşme oranının ise yüzde 16 seviyesinde olduğunu açıkladı. "Genel ve özel bütçeli kuruluşlar 338 adet proje üzerinde çalıştı" Genel ve özel bütçeli kuruluşların yürüttüğü 338 projenin toplam bedelinin 170 milyar 257 milyon TL olduğunu aktaran Vali Şahin, bu projeler için 2026 yılında 19 milyar 272 milyon TL ödenek ayrıldığını söyledi. Mart ayı sonuna kadar yapılan harcamaların 1 milyar 925 milyon TL olduğunu, bu alandaki nakdi gerçekleşmenin ise yüzde 10 olduğunu dile getirdi. "Belediye projelerinde yüzde 27 gerçekleşme" Belediyeler tarafından yürütülen 120 projenin toplam bedelinin 21 milyar 804 milyon TL olduğunu, bu projelere 2026 yılı için 10 milyar 155 milyon TL ödenek ayrıldığını aktardı. Mart ayı sonu itibarıyla 2 milyar 702 milyon TL harcama yapıldığını belirten Vali Şahin, nakdi gerçekleşme oranının yüzde 27 olduğunu söyledi. "En fazla harcama kamu hizmetlerinde" Yatırımcı kuruluşlar ve belediyelerce yapılan harcamanın 2 milyar 540 milyon TL ile Diğer Kamu Hizmetleri sektöründe yapıldığını ifade eden Vali Şahin, bunu 932 milyon TL ile ulaştırma-haberleşme ve 664 milyon TL ile eğitim sektörlerinin takip ettiğini açıkladı. "18 proje tamamlandı" Toplam 458 projeden 18’inin tamamlanarak hizmete alındığını belirten Vali, 291 projenin devam ettiğini, 65 projenin ihale aşamasında bulunduğunu, 83 projeye henüz başlanmadığını ve 1 projenin ise tasfiye edildiğini söyledi.
21 Nisan 2026 Salı - 17:03 ALKÜ, yeşil enerjide Türkiye’nin ilk üniversitesi oldu Elektrik tüketiminin tamamını yeşil enerji kaynaklarından sağlayan Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) CK Enerji Akdeniz Elektrik tarafından verilen Uluslararası Yenilenebilir Enerji Sertifikası (I-REC) ile Türkiye’nin ilk üniversitesi oldu. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından düzenlenen 10. Verimlilik Proje Ödülleri kapsamında, GES projesi ile Kamu Kategorisi’nde Türkiye üçüncüsü olan Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi bu kez de CK Enerji Akdeniz Elektrik aracılığı ile Uluslararası Yenilenebilir Enerji Sertifikası (I-REC) alan Türkiye’deki ilk üniversite oldu. Sürdürülebilir bir geleceğe katkı sunmak, karbon salımını sıfırlamak için çevre dostu enerji kullanımına yönelik önemli bir adım atan ALKÜ, elektrik tüketimini yeşil enerji kaynaklarından sağladığını belgeledi. CK Enerji Akdeniz Elektrik aracılığı ile Uluslararası Yenilenebilir Enerji Sertifikası (I-REC) alan ALKÜ, elektrik tüketiminden kaynaklı çevre etkisine nötrledi. 634 bin kwh’lik elektrik tüketimi yeşil enerjiden karşılandı Sertifika ile üniversitenin 2026 yılının ilk iki ayında gerçekleştirdiği toplamda 634 bin 479 kWh elektrik tüketiminin yeşil enerjiden karşılandığı belgelenmiş oldu. Böylece 272,8 CO emisyonunun önüne geçilirken, 12 bin 300 yetişkin ağaç dikilmesiyle eşdeğer bir karbon emisyonu nötrlemesi sağladı. Bu sonuç ile ALKÜ şehir merkezinde 58 adet otomobilin bir yıl boyunca trafikten çekilmesiyle aynı çevresel faydayı sağladı. Geleceğimiz için çalışmalarımız hızla sürdüreceğiz Törende konuşan ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, "Üniversite olarak yalnızca akademik başarılarla değil, çevresel sorumluluklarımızla da öncü olmayı hedefliyoruz. Yenilenebilir enerjiye yönelerek karbon ayak izimizi azaltmak ve sürdürülebilir bir gelecek için somut adımlar atmak önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bu sertifika, çevreye duyarlı yaklaşımımızın uluslararası düzeyde tescillenmesi açısından büyük önem taşıyor. Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak adına çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Bizlere bu konuda desteklerini esirgemeyen CK Enerji Akdeniz Elektrik ailesine ve Genel Müdürümüz Fahrettin Tunç’a, ALKÜ ailemizin her bir ferdine yürekten teşekkür ediyorum" dedi. Gelecek nesillerin yaşam kalitesini etkileyen stratejik bir adım CK Enerji Akdeniz Elektrik Genel Müdürü Fahrettin Tunç da, "Yenilenebilir enerjiye geçiş, gelecek nesillerin yaşam kalitesini doğrudan etkileyen stratejik bir adım. Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi’nin I-REC sertifikasıyla elektrik tüketimini yeşil enerji kaynaklarıyla belgelendirmesi, sürdürülebilirlik adına son derece kıymetli bir örnek. Sürdürülebilir enerjiye erişimi kolaylaştırmak, iş ortaklarımızla birlikte temiz bir geleceğe katkı sağlamak en büyük önceliğimiz. CK Enerji Akdeniz Elektrik olarak, kurumların karbon ayak izini azaltmalarına katkı sunmaya ve temiz enerji dönüşümünü desteklemeye kararlılıkla devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu. Sertifika, Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesinde düzenlenen törenle takdim edildi. ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, CK Enerji Akdeniz Elektrik Genel Müdürü Fahrettin Tunç’un katıldığı törende, yeşil enerji kullanımının sürdürülebilir bir gelecek için önemine işaret edildi.
21 Nisan 2026 Salı - 16:15 Şiddetin görünür hale gelip normalleşmesi çocuk ve gençleri olumsuz etkiliyor Türkiye Psikiyatri Derneği Genel Başkan Yardımcısı Gülin Özdamar Ünal, son dönemlerde kamusal alanlarda artan şiddet olaylarını değerlendirdi. Konunun sadece bireysel değil toplumsal şartların bir yansıması olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Ünal, "Şiddetin görünür hale gelmesi ve normalleşmesi, özellikle çocuklar ve gençler üzerinde olumsuz etkiler oluşturmaktadır" dedi. Türkiye Psikiyatri Derneği tarafından düzenlenen 4. Uluslararası ve 28. Ulusal Klinik Eğitim Sempozyumu kapsamında gerçekleştirilen basın toplantısında, etkinliğe ilişkin veriler paylaşıldı. Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı Nalan Kalkan Oğuzhanoğlu, sempozyumda 14 kurs, 30 panel, 10 uzmanla buluşma oturumu ve 6 konferans düzenlendiğini, ayrıca 82 sözlü ve 46 poster bildirinin sunulduğunu belirtti. Toplam 162 konuşmacının yer aldığı programa 441 katılımcı katılırken, 103 katılımcının burslu olarak desteklendiği bildirildi. Sempozyuma Almanya, İngiltere, İtalya ve Hollanda’dan 6 yabancı konuşmacı da katkı sundu. "Bilimsel kanıta dayalı ve bütüncül bir yaklaşım benimsenmelidir" Türkiye Psikiyatri Derneği Genel Başkan Yardımcısı Gülin Özdamar Ünal, son dönemde artan şiddet ve intihar olaylarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Son dönemde okullarda ve kamusal alanlarda artan şiddet olayları, toplum ruh sağlığı açısından ciddi bir kaygı kaynağıdır ve yalnızca bireysel değil, toplumsal şartların bir yansıması olarak değerlendirilmelidir. Şiddetin görünür hale gelmesi ve normalleşmesi, özellikle çocuklar ve gençler üzerinde olumsuz etkiler oluşturmaktadır. Bu süreç, hem başkalarına yönelik saldırgan davranışları hem de bireyin kendine yönelen yıkıcı eğilimlerini, özellikle intihar düşüncesi ve girişimlerini artırabilmektedir. İstanbul’da son günlerde raylı sistemlerde art arda yaşanan intihar olayları hepimizi derinden üzmekte, bu durum yalnızca bireysel kayıplar açısından değil, toplum ruh sağlığı ve kamusal güvenlik açısından da acil ele alınması gereken ciddi bir soruna işaret etmektedir. İntihar davranışı, çoğu zaman çok etmenli bir süreç içinde ortaya çıkar. Ruhsal hastalıklar, umutsuzluk, yalnızlık, ekonomik ve sosyal zorluklar, travmatik yaşantılar, madde kullanımı, daha önceki kendine zarar verme davranışları, destek sistemlerinin zayıflaması, ölümcül araçlara kolay erişim ve profesyonel yardıma erişimdeki güçlükler bu süreçte rol oynayabilir. Bu nedenle, intiharı önlemede suçlayıcı ve damgalayıcı söylemlerden uzak, riskleri azaltmayı ve destek mekanizmalarını güçlendirmeyi hedefleyen, bilimsel kanıta dayalı ve bütüncül bir yaklaşım benimsenmelidir" dedi. "Tüm paydaşların katılımıyla bütüncül bir intiharı önleme eylem planı oluşturulması gerekmektedir" Toplumda şiddet ikliminin azaltılması gerektiğini ve güven duygusunun yeniden tesis edilmesine yönelik adımların atılabileceğini ifade eden Ünal, "Toplumsal huzurun güçlendirilmesi, intiharı önlemenin temel şartların arasındadır. İntihar önlenebilir. Bunun için ruh sağlığı hizmetlerinin güçlendirilmesi, risk altındaki bireylerin erken fark edilmesi, kriz anında hızlı ve şefkatli müdahale edilmesi ve ölümcül yöntemlere erişimin sınırlandırılması büyük önem taşımaktadır. İntihar davranışının bulaşıcı olabileceği bilinmektedir. Bu nedenle medyada intihar haberlerinin sansasyonel ve ayrıntılı biçimde sunulmasından kaçınılmalı, bunun yerine yardım yolları ve destek mekanizmaları görünür kılınmalıdır. Raylı sistemlerde yaşanan intiharlar, sağlık hizmetlerinin yanı sıra kent planlaması, ulaşım güvenliği ve yerel yönetimlerin ortak sorumluluğunda ele alınmalıdır. Uluslararası veriler, platform bariyerleri, güvenlik sistemleri ve personel eğitiminin etkili koruyucu önlemler olduğunu göstermektedir. Bu doğrultuda, tüm paydaşların katılımıyla bütüncül bir intiharı önleme eylem planı oluşturulması gerekmektedir. Toplum olarak da sorumluluğumuz vardır. Çevremizde umutsuzluk, vedalaşma, içe çekilme, ’yaşamak istememe’ ifadeleri veya kendine zarar verme belirtileri gördüğümüzde bunu göz ardı etmemeli, yargılamadan destek olmalı ve profesyonel yardıma yönlendirmeliyiz. Bugün ihtiyaç duyulan şey, korku ve sansasyon değil, dayanışma, erken müdahale ve erişilebilir destek sistemleridir" şeklinde konuştu. "Sağlık çalışanlarının en az üçte birinin fiziksel şiddete, yüzde 95’den fazlasının sözel şiddete maruz kalıyor" Türkiye Psikiyatri Derneği Genel Sekreteri Dr. Gülsüm Zuhal Kamış ise, sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin, yıllardır çözülememiş bir sorun olduğunu ifade ederek, "Hekimler ve sağlık çalışanları yalnızca sözel ya da fiziksel şiddete maruz kalmıyor, hayatını da kaybediyor. Sağlık çalışanlarının en az üçte birinin fiziksel şiddete, yüzde 95’den fazlasının sözel ya da fiziksel şiddete maruz kaldığı şartlarda, meslektaşlarımız, bir taraftan Dr. Ersin Arslan, Dr. Fikret Hacıosman, Dr. Ekrem Karakaya, Dr. Göksel Kalaycı, Dr. Aynur Dağdemir ve mesleki baskıların gölgesinde hayatını kaybeden Dr. Melike Erdem gibi hayatını kaybeden meslektaşlarımızın acısını yüreğinde taşıyor, bir taraftan da sağlık hizmeti sunmaya devam ediyor" diye konuştu. "Şiddet, öğrenilmiş ve yeniden üretilen bir olgudur" Türkiye Psikiyatri Derneği Saymanı Dr. Hayriye Mihrimah Öztürk ise kadına yönelik şiddet konusuna ilişkin, "Kalıcı çözüm yalnızca yasal düzenlemelerle sınırlı değildir. Şiddetin temelinde yatan toplumsal cinsiyet eşitsizliği ile mücadele edilmeden, eğitimden çalışma yaşamına kadar her alanda eşitlik sağlanmadan ve toplumsal zihniyet dönüşümü gerçekleştirilmeden bu sorunun ortadan kaldırılması mümkün değildir. Kadına yönelik şiddet kaçınılmaz değildir. Bu şiddet, öğrenilmiş ve yeniden üretilen bir olgudur. Dolayısıyla değiştirilebilir. Şiddeti önlemek, şiddete maruz bırakılan kadınlara inanmak, onları güçlendirmek ve destek mekanizmalarını erişilebilir kılmakla başlar. Sağlık sistemi, emniyet birimleri ve adli süreçler, kadınların yeniden travmatize edilmesini önleyecek şekilde yapılandırılmalıdır" ifadelerini kullandı. "Psikolojik ve yapısal düzeyde eş zamanlı bir mücadeleyle baş edebiliriz" Türkiye Psikiyatri Derneği Asistan Hekimlik Sekreteri Dr. Nur Temizkan ise dijital şiddetin, yalnızca teknolojik bir sorun olmadığını belirterek, "Toplumsal, psikolojik ve sistematik katmanları olan çok boyutlu bir kriz. Ve ayrıca dijital şiddet, bireysel bir psikopatolojiden ziyade, politik, sosyolojik ve kültürel unsurların bir sonucu. Dijital şiddet dediğimizde, internet, sosyal medya, akıllı telefonlar gibi araçlar üzerinden gerçekleştirilen her türlü taciz, tehdit, aşağılama, şantaj ve kontrol davranışını kastediyoruz. Bu, aslında geleneksel şiddetin ortadan kalkmış hali değil, dijital dünyaya taşınmış ve yeni araçlarla güçlenmiş bir uzantısı. Güncel verilere bakarsak, Birleşmiş Milletler’in raporuna göre, kadın gazeteciler ve aktivistlerin üçte ikisinden fazlası dijital şiddete maruz kalıyor, bu vakaların yüzde 40 kadarı fiziksel şiddetle sonuçlanıyor. Türkiye’de yapılan çalışmalar ise her 10 kadından yaklaşık 3’ünün ısrarlı takibe maruz kaldığını, kadınların yarısından fazlasının ise dijital mecralarda taciz içerikli mesajlarla karşılaştığını gösteriyor. Bu bulgular, dijital şiddetin çoğu durumda fiziksel şiddetin alternatifi değil, onu önceleyen, besleyen ve sürekliliğini sağlayan bir süreç olduğunu göstermekte. Biz bugün şunu vurgulamak istiyoruz: Dijital alan da bir yaşam alanı. Orada maruz kalınan şiddet gerçek ve ruh sağlığı üzerindeki etkileri son derece somut ve yıkıcı. Kadınların, gençlerin ve diğer tüm grupların dijital alanda var olabilmek için daha sessiz, daha görünmez olmak zorunda kalması bir çözüm değil. Dijital şiddet çok boyutlu bir kriz ve bununla ancak toplumsal, psikolojik ve yapısal düzeyde eş zamanlı bir mücadeleyle baş edebiliriz" dedi.
Orman yolu çalışmasında patlatılan dinamit işçiyi ağır yaraladı
05 Ağustos 2025 Salı - 10:53 Orman yolu çalışmasında patlatılan dinamit işçiyi ağır yaraladı Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde yürütülen orman yolu çalışmasında patlatılan dinamitin etkisiyle savrulan kaya parçalarından biri, bölgede görevli bir işçinin ensesine isabet etti. Ağır yaralanan işçi, hastanede tedavi altına alındı. Olay, saat 20.00 sıralarında Akoluk Mahallesi kırsalında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, orman yolu yapımı sırasında kontrollü dinamit patlatması yapıldı. Ancak patlama sırasında çevreye saçılan kaya parçalarından biri, işçilerden Hasan Asarlı’nın ensesine isabet etti. Olayı gören işçi arkadaşları hemen Asarlı’nın yardıma koştu. Durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildiren işçiler, bölgedeki bozuk yol ve zorlu arazi şartları nedeniyle sağlık ekiplerinin geç ulaşabileceğini düşünerek Asarlı’yı kendi araçlarına alıp yola koyuldu. Kısa süre sonra yolda karşılaştıkları ambulansa teslim edilen yaralı işçi, Gazipaşa Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralının bilincinin kapalı olduğu kaydedildi. Jandarma olay yerinde güvenlik önlemi aldı İhbar üzerine olay yerine sevk edilen jandarma ekipleri, bölgede incelemelerde bulundu. Patlamanın gerçekleştiği alanda henüz kullanılmamış patlamaya hazır dinamitlerin bulunduğunu belirleyen ekipler, çevreyi güvenlik çemberine aldı. Muhtemel risklere karşı geniş çaplı önlem alan jandarma, olayla ilgili soruşturma başlattı.
ALKÜ Zeronetech Takımı Teknofest 2025’te finalde
04 Ağustos 2025 Pazartesi - 22:53 ALKÜ Zeronetech Takımı Teknofest 2025’te finalde Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) bünyesinde kurulan Zeronetech Takımı, geliştirdikleri "Kılıç&Arslan" adlı otonom insansız deniz aracı ile TEKNOFEST 2025 İnsansız Deniz Aracı Yarışması’nda finale kalmaya hak kazandı. Farklı üniversitelerden öğrencilerin yer aldığı Zeronetech Takımı’nda ALKÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden Mustafa Görgülü, Buse Demirci, İlayda Aydın, Muhammet Emin Tuna ve Ömer Faruk Ertuğrul; ALKÜ Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden Yahya Murat Turgut ve Kaya Furkan İpekçi; ALKÜ Makine Mühendisliği Bölümü’nden Murat Uysal; Akdeniz Üniversitesi’nden Ozan Eğe; Alanya Üniversitesi’nden Aliihsan Kerem Kahya ve Samsun Üniversitesi’nden Seher Emir yer alıyor. Danışmanlığını ALKÜ Mühendislik Fakültesi Öğr. Gör. Nuri Hakan Ekmekçi’nin yürüttüğü takım, disiplinler arası iş birliğiyle geliştirdikleri insansız deniz aracı "Kılıç&Arslan" ile su üstü görevlerinde otonom hareket kabiliyeti, görev tamamlama performansı ve çevresel durumlara uyum gibi alanlarda dikkat çekiyor. Zeronetech Takımı, teknik yeterlilik, kritik tasarım raporu ve video mülakat aşamalarını başarıyla tamamlayarak, Türkiye’nin en prestijli teknoloji yarışmalarından biri olan TEKNOFEST’te final yarışmasına katılmaya hak kazandı. "ALKÜ, büyüyor, gelişiyor ve üretiyor" ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, TEKNOFEST 2025’te finale kalan Zeronetech Takımı’nı makamında ağırlayarak tebrik etti. Takımın gösterdiği başarıdan duyduğu memnuniyeti dile getiren Rektör Türkdoğan, "ALKÜ olarak bilime, teknolojiye ve üretime değer veren gençlerimizin her zaman yanındayız. Bu başarı, üniversitemizin gelişen vizyonunun ve artan potansiyelinin bir göstergesidir. Gençlerimizin ülkemizi ulusal ve uluslararası arenada temsil edecek çalışmalara imza atması bizler için büyük bir gurur kaynağı. ALKÜ büyüyor, gelişiyor ve üretiyor" ifadelerini kullandı.
AESOB’tan sektörel dönüşüm hamlesi
04 Ağustos 2025 Pazartesi - 17:05 AESOB’tan sektörel dönüşüm hamlesi Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AESOB), mesleki yeterlilik ve nitelikli iş gücü alanında Antalya’da bir ilki daha hayata geçirdi. Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK) ve Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) onayıyla yürütülen "Sıhhi Tesisatçı Seviye 3" belgelendirme süreci başarıyla tamamlandı. Sektörel kalite artacak, istihdam güçlenecek Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AESOB), 18 Ağustos 2023 tarihinde AB-0448-P akreditasyon numarasıyla Türk Akreditasyon Kurumu’ndan (TÜRKAK); 19 Nisan 2024’te ise YB-0381 yetkilendirme koduyla Mesleki Yeterlilik Kurumu’ndan (MYK) gerekli akreditasyonları alarak, sınav ve belgelendirme kapsamlarını genişletti. Antalya’da mesleki yeterlilik konusunda lider bir kurum haline gelen AESOB, bu çerçevede "21UY0448-3 Sıhhi Tesisatçı Seviye 3" ulusal yeterliliği kapsamında ilk belgelerini vererek sektör adına tarihi bir adım attı. Söz konusu alanda uzman kadrosuyla turizm şehrinde ilklerin öncüsü olan AESOB, sahada görev yapan tesisatçılarına ulusal ve uluslararası geçerliliği olan mesleki yeterlilik belgeleri kazandırıyor. Antalyalı tesisatçıların mesleki itibarlarını ve istihdam oranlarını artırmayı hedefleyen AESOB, bölgedeki tesisat sektörünü geliştirerek standartları yükseltiliyor. AESOB, Türkiye geneline öncülük etmeye hazır Sıhhi Tesisatçı Seviye 3 belgesiyle turizm kentinde ilke imza attıklarını dile getiren Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkan Vekili ve Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AESOB) Başkanı Adlıhan Dere, "Antalya’da esnaf ve sanatkârlarımızın mesleki gelişimini desteklemek, kayıt dışı istihdamla mücadele etmek ve sektörel kaliteyi artırmak amacıyla yürüttüğümüz sınav ve belgelendirme faaliyetlerimize bir yenisini daha eklemiş olmaktan büyük gurur duyuyoruz. AESOB, bugüne kadar farklı meslek dallarında gerçekleştirdiği sınav ve belgelendirme faaliyetleriyle sektörel gelişime katkı sağlamaya devam ederken, önümüzdeki dönemde de yeni yeterlilik alanlarında belge verme çalışmalarını sürdürecektir." şeklinde konuştu. Başkan Dere, sürdürülebilir kalkınmanın ve rekabetçi bir iş gücü piyasasının temel dinamiği olarak mesleki eğitim ve belgelendirmenin stratejik önemine vurgu yaparak; nitelikli, belgeli ve yetkin bireylerin Türkiye’nin üretim ve hizmet altyapısında vazgeçilmez bir rol üstlendiğinin altını çizdi. Belgeli iş gücüne geçişte tarihi adım: Antalya’da ilk MYK sertifikalı tesisatçılar belirlendi Gerçekleştirilen teorik ve performans bazlı sınavlar sonucunda Cengizhan ŞEN ve Görkem AYKANAT, AESOB’un öncülüğünde Antalya’da "Sıhhi Tesisatçı Seviye 3" Mesleki Yeterlilik Belgesi almaya hak kazanan ilk iki isim oldu. Ulusal ve uluslararası geçerliliğe sahip olan bu belgeler, hem bireysel kariyer yolculuklarında yeni kapılar aralarken hem de sektör için yeni bir kalite standardı oluşturdu. Belgelerini teslim alan tesisatçılara yönelik düzenlenen törende, Dere şu sözlerle duygularını ifade etti: "Bugün burada, sadece iki kişiye belge vermiyoruz. Aynı zamanda Antalya’da mesleki yeterlilik tarihinde yeni bir sayfa açıyoruz. AESOB olarak, kayıt dışı istihdamla mücadele etmek, mesleki eğitimi teşvik etmek ve sektörel kaliteyi artırmak adına bu süreci büyük bir hassasiyetle yürüttük. Sıhhi tesisat alanında Antalya’da ilk MYK belgelerini vermek, gurur verici bir adımdır." Yeni yeterliliklerde de çalışmalar devam ediyor Antalya’yı mesleki yeterlilikte öncü şehirlerden biri haline getirme kararlılığını sürdüren Başkan Adlıhan Dere, 21UY0447-4 Rev.00 Sıhhi Tesisat Bakım Onarım ve Servis Elemanı Seviye 4 ulusal yeterliliği kapsamında revizyon çalışmalarına da eş zamanlı olarak sürdürdüklerini duyurdu. TESK Genel Başkan Vekili ve AESOB Başkanı Dere, kayıt dışılıkla mücadele etmenin ancak belgeli ve yetkin bireylerle mümkün olduğunu vurgulayarak, "Seviye 4 sınav ve belgelendirme süreçlerinin en kısa zamanda başlatılmasını hedefliyoruz. Böylece sektör ihtiyaçlarına uygun, daha nitelikli ve yetkin iş gücünün desteklenmesi amacıyla bir adım daha atılmış olacaktır." ifadelerini kullandı.
Alanyaspor kadrosuna kattığı 4 oyuncu için imza töreni düzenledi
04 Ağustos 2025 Pazartesi - 17:02 Alanyaspor kadrosuna kattığı 4 oyuncu için imza töreni düzenledi Corendon Alanyaspor, kamp döneminde kadrosunu kattığı Baran Moğultay, Güven Yalçın, Paulo Vıctor, Bruno Viana’ya kulüp binasında imza töreni düzenledi. Corendon Alanyaspor, yaz kamp döneminde kadrosuna kattığı 4 futbolcu için Alanyaspor kulüp binasında imza töreni düzenledi. Borussia Dortmund forması giyen 21 yaşındaki defans oyuncusu Baran Moğultay ile kiralık, Genoa’dan transfer olan 26 yaşındaki forvet oyuncusu Güven Yalçın ile 3, Al Rayyan’dan kadrosuna kattığı 38 yaşındaki kaleci Paulo Victor ile 1+1 ve son olarak Trendyol Süper Lig ekiplerinden Gaziantep FK forması giyen 30 yaşındaki defans oyuncusu Bruno Viana ile 2 yıllık sözleşme imzaladı. İmza töreninde konuşan Alanyaspor Başkanı Hasan Çavuşoğlu, "Kampa katılıp sözleşme imzaladığımız bazı oyuncularımız için imza törenini yapamamıştık. Bunlardan biri de Dortmun’dan gelen Baran Moğultay. Baran, U-21 Milli takımında oynayan ve oradan izlediğimiz bir futbolcu. Burada hedef büyütecek. Hem Alanyaspor’a katkı sağlayacak hem de daha yukarılara çıkmak için çalışacaktır. Kulübümüze katkı sağlayacaktır. Kulübümüze ve Baran’a hayırlı olsun. Kampa katılan oyuncularımızdan biri de Güven Yalçın idi. Yalçın’ın kariyerini, futbolunu anlatmaya gerek yok. Genoa’daydı. Artık Alanyaspor’da. 3 yıllık sözleşme imzaladık. Güven’in her zaman hedefi vardır ve hedefi yüksektir. Hedefini yükselteceği düşüncesini, burada daha yukarılara taşıyacaktır. Kampta da çok iyi çalıştı. Alanyaspor’a katkı sağlayacaktır. Güven de hedeflediği milli takıma inşallah geri dönecektir" dedi. İmza töreninde konuşan Baran Moğultay "Baran Moğultay ise "Alanyaspor’a geldiğim için mutluyum. Bu forma ve kulüp için elimden geleni yapacağım. İnşallah iyi ve sağlıklı bit sezon geçiririz. Takım ile güzel bir kamp geçirdim. Takım oyuncuları ve hocamla iyi anlaşıyorum" diye konuştu. Güven Yalçın ise, "Burada olmaktan dolayı mutluyum. Güzel bir kamp programı geçirdik. Alanyaspora ve bana hayırlısı olsun. Takımı çok iyi görüyorum. Geçen seneden çok oyuncu kaldı. Takımın ana oyuncuları var. Giden gelen çok olmadı bence bu iyi. Çok iyi de hazırlandık. Hocamız da bize doğru şeyleri veriyor. Öğretmeye çalışıyoruz. Biz de iyi bir şeyle sezona girmek istiyoruz" ifadelerini kullandı. Alanyaspor’a gelmesinde katkı sunan Vagner Love’a teşekkür eden kaleci Paulo Vctor ise, "Öncelikle Başkanımıza ve Alanyasporumuza çok teşekkür etmek istiyorum. Hocamıza da teşekkür etmek istiyorum. Bu fırsatı bana verdikleri için. Alanyaspor forması giymek benim için ayrıcalık olacak. Ben Alanyaspor’dan teklif aldığımda çok fazla düşünmedim, zaten kulübün tarihini biliyordum, nasıl bir kulüp olduğunu, nasıl bir vizyonu olduğunu bilirim. Onun dışında Wagner Love bana burayla ilgili çok güzel şeyler söylemişti, bana çok iyi referanslar vermişti. O yüzden çok düşünmeden hemen bu teklifi kabul ettim. Ben size bir şeyin sözünü verebilirim: Ben Alanyaspor formasını giydiğim sürece her zaman en iyisini yapacağım, sürekli maksimum performansla oynamaya çalışacağım. Alanyaspor’un iyi yerlerde olması için elimden geleni yapacağım" şeklinde konuştu. Son olarak Trendyol Süper Lig ekiplerinden Gaziantep FK’da forma giyen defans oyuncusu Bruno Viana’da "Herkese, öncelikle Başkanımıza teşekkür ediyorum, bana bu fırsatı verdikleri için. Alanyaspor’da olmaktan çok mutluyum. Ben bu fırsatı çok iyi değerlendirip, nasip olursa gururla taşıyacağım. Umarım iyi çalışıp çok iyi işler yapıp hedefimize ulaşacağız. Şu an için çok mutluyum, umarım iki sene boyunca iyi işler yapacağız. Geçen sene geldiğimizde de söylemiştik, kolay bir sezon olmayacaktır ama geçen senelerden daha iyi bir sezon geçireceğimizi düşünüyorum. Bunun için çok çalışacağız ve umarım öyle olacaktır" dedi.