Yerel Haberler
Antalya
Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX Antalya’da kapılarını açtı 22 Nisan 2026 Çarşamba - 13:48:34 Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği desteğiyle 22-26 Nisan tarihlerinde ANFAŞ Fuar Merkezi’nde düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı (YÖREX), Antalya’da kapılarını ziyaretçilere açtı. "YÖREX Anadolu’nun hikayesidir" Açılışta konuşan ATB Başkanı Ali Çandır, YÖREX’in sadece bir fuar olmadığını vurgulayarak, "YÖREX, emeğin değer kazandığı, kültürün kimlik bulduğu, Anadolu’nun dünyaya ses verdiği bir hikâyedir" dedi. 2009 yılında "Bu toprakların ürettiği değer hak ettiği yeri bulmalı" anlayışıyla yola çıktıklarını belirten Çandır, bugün gelinen noktada YÖREX’in bu vizyonun somut karşılığı olduğunu ifade etti. YÖREX’in düzenlendiği ANFAŞ’ta 5 gün boyunca Anadolu’nun zenginliklerinin sergileneceğini kaydeden Çandır, "Bir halıda sabrı, bir peynirde emeği, bir desende kültürü hissedeceğiz. Çünkü biz sadece ürün üretmiyoruz, değer üretiyoruz" diye konuştu. YÖREX kapsamında kurulan B2B alanına da değinen Ali Çandır, üreticilerin doğrudan alıcılarla buluşturulduğunu belirterek, "Hedefimiz ürünlerimizi dünya markası haline getirmek" dedi. "Kültürümüz bir ummandır" Antalya Valisi Hulusi Şahin ise konuşmasında milli kültürün zenginliğine dikkat çekerek, "Milli kültürümüz bir ummana, bir deryaya benzer. İçinde nice renkleri, güzellikleri barındırır. Tıpkı bir kilimin desenleri gibi her biri ayrı güzel ama aslında bir bütünün parçasıdır. Artık sadece tescil değil, tanıtım ve pazarlama aşamasındayız. Bu ürünlerden ekonomik değer üretmeli, ülkemize katkı sağlamalıyız" ifadelerini kullandı. Dünyada coğrafi işaret ekonomisinin büyüklüğüne de dikkat çeken Şahin, bu alanda Türkiye’nin daha fazla pay alması gerektiğini belirterek, zincir marketlerde coğrafi işaretli ürünlere özel alanlar oluşturulmasının önemine işaret etti. YÖREX’in Türkiye’nin vitrini olduğunu ifade eden Şahin, Antalya’nın milyonlarca turisti ağırlayan bir şehir olduğuna değinerek, "En güzel ürünlerimizi misafirlerimize sunuyoruz. Aynı zamanda bu fuar, yeni nesillere kendi kültürlerini tanıtmak için de önemli bir fırsattır. Çocuklarımızı YÖREX’e getirmeliyiz" dedi. "Coğrafi işaretlerde büyük artış" Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ise YÖREX’in coğrafi işaretli ürünlerin artmasında önemli rol oynadığını belirterek, "Son 16 yılda coğrafi işaretli ürün sayımız yaklaşık 18 kat artarak bin 800’ün üzerine çıktı. 46 ürünümüz de Avrupa Birliği’nden tescil aldı" ifadelerini kullandı. "Antalya fuarcılıkta da güçlü olmalı" ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman da Antalya’nın turizmde güçlü bir şehir olduğunu belirterek, fuarcılıkta da aynı başarıyı yakalaması gerektiğini söyledi. "Coğrafi işaret çalışmaları hızlandı" TÜRKPATENT Başkanı Muhammed Zeki Durak ise Türkiye’nin coğrafi işaret konusunda önemli mesafe kat ettiğini belirterek, son yıllarda başvuru ve tescil sayılarında ciddi artış yaşandığını söyledi. "YÖREX kültürel mirasın taşıyıcısı" Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Dirgen Özdemir ise YÖREX’in Anadolu’nun kültürel mirasını geleceğe taşıyan önemli bir organizasyon olduğunu belirtti. Tören sonunda, Avrupa Birliği’nden ticari ürün tescili alan kurumlara da protokol tarafından ödüller verildi. Türkiye’nin dört bir yanından gelen yöresel ürünlerin sergilendiği YÖREX, ziyaretçilerine hem kültürel hem de ticari anlamda önemli fırsatlar sunmaya devam edecek. Fuarın açılışına Antalya Valisi Hulusi Şahin, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Dirgen Özdemir, Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Muhammed Zeki Durak, ATB Başkanı Ali Çandır ve Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yusuf Hacısüleyman başta olmak üzere çok sayıda davetli katıldı.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 13:13 Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan AÜ CAR-T ve Hücresel Tedaviler Üretim Merkezi’ne tam destek Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Antalya Diplomasi Forumu kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptıkları görüşmenin detaylarını anlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da destek verdiği üniversite bünyesinde kurulan CAR-T ve Hücresel Tedaviler Üretim Merkezi’nde önce kan kanseri tedavilerine başlanacağını, ardından diğer kanser türleri ve kanser dışı hastalıklara yönelik çalışmaların genişletileceğini belirten Rektör Özkan, "Bu merkezde kan kanseriyle başlayacağız ve daha sonra diğer kanserleri ve kanser dışı hastalıklara yöneleceğiz. Cumhurbaşkanımızla konuşurken, sağlığın savunma sanayi kadar önemli bir konu olduğunu ifade etti. Türkiye’nin ülke stratejisi anlamında buna dikkat çekti. Çünkü görüyorsunuz birçok savaş oluyor. Savaşta hava sahanız kapanıyor, kara sahanız kapanıyor. Birçok şeye ulaşmanız mümkün olmuyor. Bu anlamda kendi elinizdekilerle yetinmek durumundasınız" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu için Antalya’da bulunduğu sırada Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ile Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan’ı kabul etmişti. Görüşmede Akdeniz Üniversitesi’nin sağlık alanında yürüttüğü projeler ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın destekleriyle hayata geçirilen İleri Sağlık Araştırma Merkezi bünyesindeki CAR-T ve Hücresel Tedaviler Üretim Merkezi hakkında sunum yapılmıştı. Üniversitenin son dönemde attığı en stratejik adımlardan biri olarak öne çıkan merkezde özellikle lösemi, lenfoma ve kemik iliği kanserlerinde kullanılan CAR-T hücre tedavisinin yerli üretimi ve klinik uygulamasına ilişkin çalışmalar yürütülüyor. Akdeniz Üniversitesi’nde kurulan CAR-T ve Hücresel Tedaviler Üretim Merkezi, Türkiye’de üniversite temelli olarak hayata geçirilen ilk CAR-T altyapısı olma özelliği taşıyor. "Cumhurbaşkanımız projeyi benden daha iyi hatırladı" Görüşme ile ilgili İHA’ya açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Özlenen Özkan, göreve geldiği ilk yıl Cumhurbaşkanı Erdoğan’a projeyi anlattığını, son görüşmede ise Erdoğan’ın projeyi tüm ayrıntılarıyla hatırlamasının kendisini şaşırttığını söyledi. Özkan, "İlk göreve geldiğimiz yıl, hemen akabinde Cumhurbaşkanımıza gidip ne yapmak istediğimizi anlatmıştım. Akdeniz Üniversitesi sağlıkta gerçekten bir marka. Ben de bir tıp doktoru olarak, ilk rektör olduğum anda aklıma gelen projeler sağlıkla ilgiliydi. Özellikle insanın en büyük illetlerinden bir tanesi olan kanserle ilgili bazı planlarımız vardı. Cumhurbaşkanımıza o zaman konuyu açmıştım ve sağ olsun bize destek vermişti. Bu görüşmemizde de tekrar neler yaptığımızı anlattım. O zaman ne konuştuğumuzu yeniden dile getirdim. Çok ilginç bir şekilde o konuşmamızı ve projeleri benden daha iyi hatırladı. Bu da beni açıkçası çok şaşırttı" diye konuştu. "Tam destek aldık" Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın projeye büyük bir dikkatle yaklaştığını belirten Özkan, "Bir ülkenin en üst yöneticisi olarak, ülkeye çok ciddi bir hizmet getireceği için belki de çok yakından ilgilendi. O zaman da çok yakından ilgilenmişti. Hafızası beni gerçekten etkiledi. Bu konuşmamızda neler yaptığımızı ve bu merkezin daha neler yapabileceğini ele aldık ve tam destek aldık. Bu da bizi elbette çok mutlu etti" ifadelerini kullandı. "Türkiye’nin geç kalmaması gerekiyor" Merkezin en büyük hedefinin kanser tedavisinde en son teknolojiyi uygulamak olduğunu ifade eden Özkan, hücresel tedavilerin gelecekte çok daha geniş bir alanda kullanılacağını söyledi. Prof. Dr. Özkan, "Bu merkezin en büyük görevi kanser tedavisi. Bu, kanser tedavisinin en son teknolojisi. Bence bu süreç sadece kanserle sınırlı kalmayacak. CAR-T ve hücresel tedaviler, yalnızca CAR-T olarak değil, tüm hücresel tedaviler açısından bakıldığında önümüzdeki dönemde birçok tedavinin yerini alacak. Bu anlamda Türkiye’nin geç kalmaması gerekiyor. Biz de Türkiye’nin dünyada 8’inci merkez olarak üzerine düşen görevi yapmaya çalışıyoruz" dedi. Türkiye’nin sağlık hizmeti sunumunda güçlü bir ülke olduğunu ancak aynı zamanda teknoloji geliştiren bir ülke haline gelmesi gerektiğini vurgulayan Özkan, "Türkiye çok iyi sağlık hizmeti veren bir ülke. Ancak o hizmeti sunmanın yanında, o teknolojiyi geliştiren bir ülke de olması gerekiyor. Biz de bu sorumlulukla bu işe başladık. Bu merkezde kan kanseriyle başlayacağız, daha sonra diğer kanserlere ve kanser dışı hastalıklara yöneleceğiz" diye konuştu. "Hem milli ve yerli olacak hem daha güvenli hizmet sunulacak" Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesinde sağlık alanının stratejik öneminin de gündeme geldiğini kaydeden Özkan, "Cumhurbaşkanımızla konuşurken sağlığın savunma sanayi kadar önemli bir konu olduğunu ifade etti. Türkiye’nin ülke stratejisi anlamında buna dikkat çekti. Çok haklıydı. Çünkü görüyorsunuz birçok savaş oluyor. Savaşta hava sahanız kapanıyor, kara sahanız kapanıyor. Birçok şeye ulaşmanız mümkün olmuyor. Bu anlamda kendi elinizdekilerle yetinmek durumundasınız" dedi. Söz konusu tedavinin en yakın uygulama merkezlerinden birinin İsrail’de bulunduğunu ve maliyetinin yaklaşık 1 milyon dolar seviyesinde olduğunu belirten Özkan, yerli üretimin stratejik ve ekonomik önemine işaret ederek, "Bu tedavi en yakın İsrail’de ve maliyeti 1 milyon dolar. Bu anlamda hem oraya gidip paramızı aktarmamamız gerekiyor hem de bunun milli ve yerli olması gerekiyor. Herhangi bir sıkıntı olduğu zaman bu hizmeti halkımıza kendimizin sunabilmesi çok daha güvenli olacak. Kendi hastanıza kendiniz sunuyorsunuz; bu da ayrıca güven veriyor. Bu açıdan baktığınızda bir taşla birkaç hedefe ulaşmış oluyorsunuz" ifadelerini kullandı. "Birkaç yıl sonra hücresel tedaviler birçok alanda ilk basamak tedavi olacak" Prof. Dr. Özlenen Özkan, hücresel tedavilerin ilerleyen dönemde birçok hastalıkta ilk basamak tedavi haline gelebileceğini belirterek, "Bugün birçok hastalıkta belli algoritmalar var; önce bir tedavi uygulanır, sonuç alınamazsa başka bir basamağa geçilir. Bence bu işi şimdi yapıyor olmak çok önemli. İnşallah sonu da çok iyi olur. Çünkü biz bu işe çok iyi niyetlerle başladık. Birçok hasta da bunu umutla bekliyor" dedi. "Ruhsatı alır almaz tedaviye başlayacağız" Merkezin ruhsat sürecine ilişkin de bilgi veren Özkan, hazırlıkların tamamlandığını ve ruhsat alınır alınmaz hastaların tedaviye kabul edileceğini söyledi. Özkan, "Şu anda bir müfettişimiz burada. Biz bu merkeze ruhsatı alır almaz, ki o ruhsatı almak için de hazırlıklarımızı tamamladık, tedaviye başlayacağız. Birçok hasta da bu ruhsatı bekliyor. Umuyorum en kısa zamanda hastalarımızı alnımızın akıyla, şifayla evlerine göndeririz" diye konuştu. Yeni hastane binası ve yoğun bakım vurgusu Yeni hastane binası ve yoğun bakım kapasitesinin artırılmasına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Özlenen Özkan, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nin bölge için bir referans merkez olduğunu vurguladı. Özkan, "Akdeniz Üniversitesi Hastanesi bir referans hastane. Birçok travmada, birçok organ naklinde ilk akla gelen merkez olmak benim adıma büyük bir gurur kaynağı. Ancak bu hizmeti verirken bizi en çok zorlayan konu yoğun bakım yetersizliğiydi. Biliyorsunuz bir bloğumuz yandı. Allah’a şükür Antalya’daki büyük kurumlar bize yardım edecek. O farkındalığın artması açısından da bunun önemli olduğunu düşünüyorum. Yardımlarla birlikte yanan merkezimiz 6 ay içinde yeniden açılacak. Ayrıca Cumhurbaşkanımızın desteğiyle 900 yataklı hastanemiz de gündeme gelecek. Yoğun bakım sayımız artacak. Yoğun bakım kapasitesi, birçok tedaviyi uygularken bizi en çok yavaşlatan basamaktı. Yoğun bakım yetersizliği nedeniyle birçok hastamı kabul edemiyorum. Çünkü yoğun bakımlarım dolu" diye konuştu. Yeni hastanenin hizmete girmesiyle birlikte hem Antalya’nın hem de Türkiye’nin önemli ölçüde rahatlayacağını vurgulayan Özkan, "Bu hastane açılır açılmaz herkes çok rahatlayacak. O yüzden müteahhit firmayla çok yakın temas halindeyiz ve sürecin hızla tamamlanmasını istiyoruz. Yukarıdan gelen maddi destek de bu sürecin hızlanması açısından son derece önemli. Onlarla da sürekli temas halindeyiz. Bu hastaneyi en kısa zamanda Antalya’nın ve Türkiye’nin hizmetine açmayı çok arzu ediyorum" dedi.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 12:48 Kepez’in drag pisti, 2026 sezonuna damga vuracak Kepez Belediyesi’nin Aydoğmuş Mahallesi’ne kazandırdığı modern drag pisti, 2026 sezonunda motor sporlarının önemli organizasyonlarına ev sahipliği yapacak. Türkiye Otomobil Federasyonu ve Türkiye Motosiklet Federasyonu işbirliğiyle Kepez’de, 3 otodrag ve 4 motodrag yarışları gerçekleştirilecek. Kepez Belediyesi’nin Varsak Aydoğmuş Mahallesi’ne kazandırdığı, Drag Pisti, 2026 sezonunda otomobil sporlarının en heyecanlı organizasyonlarına ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Kepez’in yeni drag pisti, Türkiye Otomobil Federasyonu’nun 2-3 Mayıs tarihlerinde düzenleyeceği 1. Ayak otodrag yarışlarıyla açılacak. Türkiye’nin dört bir yanından gelecek sporcular, Kepez’de hız ve performanslarını sergileyecek. Yeni pist, 830 metre uzunluğu, 400 metrelik yarış alanı ve güvenli frenaj mesafesiyle dikkat çekerken, modern altyapısıyla yarışçılara üst düzey bir deneyim sunacak. Otodrag ve motodrag yarışları Kepez’de Türkiye Otomobil Federasyonu’nun 2026 takvimine göre Kepez’de otodrag yarışları üç ayaktan oluşacak. 1. Ayak yarışları 2-3 Mayıs’ta start alırken, 2. Ayak yarışları 6-7 Haziran, 3. Ayak yarışları 12-13 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilecek. Kepez Belediyesi ev sahipliğinde, Türkiye Motosiklet Federasyonu işbirliğiyle düzenlenecek motodrag yarışları ise dört etap halinde yapılacak. Sezonun ilk yarışı 9-10 Mayıs, 2. Ayak yarışları 13-14 Haziran, 3. Ayak yarışları 19-20 Eylül ve 4. Ayak yarışları 24-25 Ekim de gerçekleştirilecek. Kepez’de heyecanlı yarışlar Mayıs, Haziran, Eylül ve Ekim aylarında düzenlenecek otodrag ve motodrag yarışlarıyla Kepez’in hız ve adrenalin dolu organizasyonlara ev sahipliği yapacağını belirten Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, "İlçemize kazandırdığımız modern drag pistimizde sezon boyunca birbirinden heyecanlı yarışlara imza atacağız. Türkiye’nin dört bir yanından sporcuları ve motor sporlarına gönül veren herkesi Kepez’de buluşturacağız. Bu organizasyonlarla hem sporun gelişimine katkı sunacak hem de Kepez’imizi motor sporlarının önemli merkezlerinden biri haline getireceğiz. Tüm vatandaşlarımızı bu heyecana ortak olmaya davet ediyorum" dedi.
ALKÜ, Entegre sürdürülebilirlik projesi Türkiye’yi Avrupa’da temsil edecek
30 Temmuz 2025 Çarşamba - 14:54 ALKÜ, Entegre sürdürülebilirlik projesi Türkiye’yi Avrupa’da temsil edecek Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Kestel Yerleşkesinde yer alan GES Projesi, kompost üretimi merkezi ve şarj istasyonlarını içinde barındıran "Entegre Sürdürülebilirlik Projesi", Avrupa Girişimciliği Teşvik Ödülleri (EEPA) 2025’te Türkiye Ulusal Kazananı seçildi. Proje bu başarısıyla Avrupa’da finallere katılacak. Sıfır bütçeyle kurulan 10. Verimlilik Proje Ödülleri’nde Türkiye üçüncülüğü elde eden ALKÜ GES Projesi ile birlikte kompost ve mama üretim merkezi ve şarj istasyonlarını içinde barındıran "Entegre Sürdürülebilirlik Projesi" uluslararası alanda büyük bir ödül almaya hazırlanıyor. Proje ilk olarak Avrupa Girişimciliği Teşvik Ödülleri (EEPA) 2025’te Türkiye Ulusal Kazananı seçildi. Projenin ulusal başarısı Avrupa yolunu da açtı. Proje bu başarısıyla birlikte Avrupa Komisyonu’nun desteklediği EEPA yarışmasında Türkiye adına yarışacak. Türkiye Ulusal Jürisi; ALKÜ’nün Enerji Performans Sözleşmesi modeliyle gerçekleştirdiği bu entegre sürdürülebilirlik hamlesini "teknik uygulanabilirlik, finansal yenilik, toplumsal kapsayıcılık ve çevresel etki" kriterlerinde örnek göstererek finalist olarak seçti. Proje en iyiler arasında Proje, EEPA 2025 kapsamında ülke genelinde başvuran 39 proje arasından Avrupa finalinde Türkiye’yi temsil etme hakkı kazandı. Sıfır kamu bütçesiyle geliştirilen ALKÜ GES ve Entegre Sürdürülebilirlik Projesi, yalnızca yenilenebilir enerji üretimiyle sınırlı kalmayıp döngüsel ekonomi, sosyal kapsayıcılık, çevresel duyarlılık ve eğitim faaliyetlerini entegre biçimde bir araya getiren örnek bir kamu dönüşüm modeli sunuyor. Proje kapsamında, 1.7 MW gücünde çatı ve otopark tipi güneş enerji santrali hiçbir kamu yatırımı yapılmadan kurulmuş, üniversitenin tüm enerji ihtiyacını karşılamaya devam ediyor. GES sistemi sayesinde ilk yılında 2 bin 300 MWh temiz enerji üretilmiş, bin 168 ton karbon dioksit salımı engellenmiş, 300 bin euronun üzerinde ekonomik tasarruf sağlandı. Bu kaynaklar; kompost üretim sistemi, elektrikli araç ve akülü sandalye şarj altyapısı, akıllı enerji izleme sistemleri gibi çevreci uygulamalara yönlendirildi. ALKÜ GES Projesi ile enerji üretiminin yanında kadınlar, çocuklar, engelli bireyler, akademisyenler, öğrenciler ve KOBİ’ler de projeden doğrudan yararlanıyor. Yerleşkede yer alan şarj istasyonları, kompost üretimi, öğrenci stajları ve eğitim modülleri ile proje sosyal etki ve kapsayıcılık yönüyle örnek oluyor. Üniversite ayrıca ISO 50001, ISO 14001 ve I-REC sertifikaları alarak uluslararası geçerliliğe sahip enerji yönetim ve çevre belgelerini de elde etti.
Antalya’da otobüs ve taksilere sıkı denetim
30 Temmuz 2025 Çarşamba - 12:24 Antalya’da otobüs ve taksilere sıkı denetim Antalya Büyükşehir Belediyesi, kent merkezi ve ilçelerde toplu ulaşım araçlarına yönelik denetimlerini sürdürüyor. Artan yaz sıcaklarıyla birlikte özellikle klima kullanımı, teknik donanım, cam filmleri ve taksimetre uygulamaları titizlikle inceleniyor. Turizm sezonunun en yoğun günlerinin yaşandığı Antalya’da Büyükşehir Belediyesi ulaşım birimi ekipleri, taksi ve halk otobüslerine yönelik denetimlerini sıklaştırdı. Kent genelinde zabıta ekipleri ile Toplu Taşıma ve Denetleme Şube Müdürlüğü personeli, hem sivil hem de resmi uygulamalarla otobüsleri ve taksileri mercek altına alıyor. Duraklarda ve güzergâh boyunca yapılan denetimlerde otobüslerin klima ve teknik sistemleri kontrol edilirken, sivil görevliler de yolcu gibi araçlara binerek seyir halinde klimaların çalışıp çalışmadığını, cam filmi uygulamalarının mevzuata uygunluğunu kontrol ediyor. Taksilerde ise taksimetre açılıp açılmadığı, araçların fiziki durumu, temizlik ve evrak düzeni denetleniyor. Hava sıcaklığının mevsim normallerinin üzerinde seyrettiği bugünlerde yapılan denetimlerde, kurallara uymayan sürücülere Kabahatler Kanunu’nun 32’nci maddesi ve ilgili mevzuat çerçevesinde idari para cezası uygulanıyor. Ekipler, taksimetre ve klima kontrollerinin yanı sıra sürücülerin kılık kıyafet ve genel davranışlarını da denetleyerek gerekli uyarılarda bulunuyor. Araçların bakım ve teknik durumları ise depolama birimleri üzerinden düzenli olarak takip ediliyor.
Antalya’da havalimanı ulaşımı kolaylaşıyor
30 Temmuz 2025 Çarşamba - 12:22 Antalya’da havalimanı ulaşımı kolaylaşıyor Antalya Büyükşehir Belediyesi, Antalya Havalimanı’nda yeni bir tramvay durağını yolcuların hizmetine sundu. Gelen Yolcu Terminali karşısında konumlandırılan ANTRAY durağıyla, yolcuların ulaşımının kolaylaştırılması hedefleniyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi, Antalya Havalimanı’nda yeni bir tramvay durağını hizmete açtı. Gelen Yolcu Terminali’nin tam karşısında açılan durakla, gelen yolcu çıkışını kullanan yolcular için kolaylık sağlandı. Şehre yeni kazandırılan ve havalimanı hattına entegre edilen yeni tramvay durağıyla birlikte, turistler ve Antalyalılar, şehir merkezine kolay, hızlı, konforlu ve ekonomik ulaşım olanağı sağlamış olacak. Uygulamayla birlikte, özellikle yaz sezonunda yaşanan havalimanı ulaşımının rahatlatılması hedefleniyor. Haritalar da güncellendi Yeni durağın devreye girmesiyle birlikte Antalya’nın tramvay durakları ve hat haritası da revize edildi. Havalimanı bölgesinde artık "Giden Yolcu" ve "Gelen Yolcu" olmak üzere iki ayrı durak bulunuyor. Yapılan düzenlemeyle birlikte harita üzerindeki hat renkleri netleştirilirken, durak çevresindeki önemli noktalar, turistik alanlar, sağlık kuruluşları ve kamu binaları da yolcuların bilgisine sunuldu. Güncellenen haritalar, yerli ve yabancı ziyaretçilerin kent içi ulaşımını kolaylaştırmayı amaçlıyor. Benzer düzenlemeler devam edecek Antalya Büyükşehir Belediyesi, toplu taşımada erişilebilirliği artırmak adına şehir genelinde benzer düzenlemelere devam etmeyi planlıyor. Tramvayın havalimanı durağını kullanan Lara Su, "Havalimanında yeni bir durak açıldığını gördüm, mutlu oldum. Tramvaya kredi kartı ile de binilebildiği için tramvayı kullanmak istedim. Fazla yürümeme de gerek kalmadı. Durak gelen yolcu girişinin direkt karşısında kalıyor. Bu proje çok güzel oldu" dedi.