Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Antalya
Kepez Kent Tiyatrosu ekibinden 19 Mayıs’a özel gösterim
10 Nisan 2026 Cuma - 11:38:10
Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı haftası kapsamında, Kepez Kent Tiyatrosu tarafından sahnelenecek ve Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışını konu alan özel oyunun prova çalışmalarını izledi. Kepez Belediyesi’nin ödüllü ekibi, Kepez Kent Tiyatrosu (KKT), 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı haftasına özel yeni oyunuyla seyirci karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Yönetmenliğini Kosti Kortidis’in üstlendiği ve oyuncu olarak da yer alacağı oyun Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkış sürecini farklı bir bakış açısıyla ele alıyor. Bandırma Vapuru üzerinden anlatılan hikaye, izleyicilere tarihin bilinmeyen yönlerini sahne diliyle sanatın güçlü anlatımıyla aktaracak. Toplam 19 kişilik oyuncu kadrosunun yer aldığı oyunun provaları Neşet Ertaş STK Merkezi’nde sürdürülüyor. "Tiyatro toplumun aynasıdır" Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz de, Kepez Kent Tiyatrosu oyuncularının sahneleyeceği oyunun provalarını izledi. Neşet Ertaş STK Merkezi’nde oyuncularla bir araya gelen Başkan Kocagöz, prova sürecini yerinde takip ederek yönetmen ve oyunculara emekleri için teşekkür etti. Sanatın toplumsal gelişimdeki önemine vurgu yapan Başkan Kocagöz, "Tiyatro, toplumun aynasıdır. Geçmişimizi anlamak, bugünümüzü doğru yorumlamak ve geleceğe daha bilinçli adımlar atmak için sanatın gücüne her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Kepez’de sanata ve sanatçıya desteğimizi sürdürmeye devam edeceğiz" dedi. Oyun, 16 Mayıs akşamı saat 20.30’da Erdem Bayazıt Kültür Merkezi sahnesinde tiyatroseverlerle buluşacak.
10 Nisan 2026 Cuma - 11:36
Ukraynalı kadın hayatının şokunu yaşadı, kurt köpeğiyle dalaşan kucağındaki köpeği parmağını parçaladı
Antalya Manavgat Irmak kenarında köpeğiyle yürüyüşe çıkan Ukrayna uyruklu kadın, kucağındaki köpeği ile başıboş köpeğin kavgasında kendi köpeğinin parmağını ısırması sonucu yaralandı. Kavga esnasında köpeklerden korkan bir kedi de soluğu ağaca kaçmakta buldu. Yaşananlar güvenlik kamerasına yansırken, hastaneye tedavi için götürülen kadın, herhangi bir şikayette bulunmadı. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne gelen ‘yabancı uyruklu kadına köpek saldırdı’ ihbarı Manavgat Emniyet Müdürlüğü ve Manavgat Belediyesi Barınak ekiplerini alarma geçirdi. Örnek Mahallesi ırmak kenarına gelen ekipler, korkuyla Rauf Denktaş Köprüsü altındaki İlçe Halk Kütüphanesine sığınan Ukrayna uyruklu Lutvila S. isimli kadına ulaşırken, Kütüphanenin kapısında bekleyen kurt köpeği barınak görevlileri tarafından araca alındı. Polisler tarafından dışarı davet edilen Ukraynalı kadının kucağındaki köpek korku içerisinde havladığı ve işaret parmağının parçalanmış olduğu görüldü. Köpeğiyle yürüyüş yaptığı sırada köpekler arasında yaşanan havlamalardan korkan bir kedinin ise korkuyla çıktığı ağaçtan uzun süre indirilemediği gözlendi. Ukraynalı kadın, polis ekip aracıyla tedavisi yapılmak üzere Manavgat Devlet Hastanesine götürüldü. Ukrayna uyruklu Lutvila S.’nin hastanede görevli tercümana elini kurt köpeğinin değil, kurt köpeğiyle kavga eden kendi köpeğinin ısırdığını ve şikayetçi olmadığını söylediği bildirildi.
10 Nisan 2026 Cuma - 11:35
Başkan Vekili Özdemir başpehlivanları ağırladı: "Altın kemeri Antalya’ya getireceğinize inanıyorum"
Antalya Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü Başkanı Utkan Hasan Eminoğlu, Baş Antrenör Ufuk Atalan ve başpehlivanlar 2026 Yağlı Pehlivan Güreş Sezonu öncesinde Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir’i ziyaret etti. Pehlivanlara başarılar dileyen Başkan Vekili Özdemir, "Altın kemeri yeniden Antalya’mıza getireceğinize inanıyorum" dedi. Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, 2026 Yağlı Pehlivan Güreş Sezonu öncesinde Antalya Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü Başkanı Eminoğlu ve güreş takımıyla bir araya geldi. Ziyarette, başpehlivanlar İsmail Balaban, Mustafa Taş, Erkan Taş ve Yusuf Can Zeybek de yer aldı. Başkan Vekili Özdemir, güreşçilerine ve tüm takıma başarı dileklerinde bulunarak, 2026 sezonunda dualı çayırda ter dökecek pehlivanların Antalya’yı gururlandıracaklarına inandığını vurguladı. "Büyük bir başarıya imza atacağımıza inanıyorum" Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ata sporu güreşe olan desteğinin sürdüğünü belirten Başkan Vekili Özdemir, "Muhittin Böcek Başkanımızın emaneti olan bu pehlivanlarımızın, altın kemeri yeniden şehrimize getireceğine olan inancım tamdır. Hep birlikte büyük bir başarıya imza atacağımıza inanıyorum" dedi.
10 Nisan 2026 Cuma - 11:08
Antalya’da kasap dükkanında mide bulandıran görüntü: Zabıtalar gözlerine inanamadı
Antalya'nın Serik ilçesinde gerçekleştirilen denetimlerde bir kasap dükkanında karşılaşılan manzara mide bulandırdı. Vatandaşın sağlığını hiçe sayarak bozulmuş et satışı yapan işletme, belediye ekiplerince mühürlendi.
08 Nisan 2026 Çarşamba - 10:10
Yeşildere’deki çocuklara yönelik sosyal koruma kalkanı hamlesi
Antalya’da Zeytinköy olarak bilinen Yeşildere Mahallesi’nde çocuk ve gençlerin suça sürüklenmesini önlemek amacıyla bir proje başlatıldı. Muratpaşa Belediyesi’nin hayata geçireceği "Zeytinköy Gençlik Destek ve Dayanıklılık Merkezi (ZEYDAM)" projesi, mahallede yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Proje kapsamında çocuk ve gençlerin spor, sanat ve eğitim faaliyetleriyle desteklenerek farkındalık kazanmaları, kötü alışkanlıklardan uzaklaştırılmaları ve bu etkinin zamanla yaygınlaşması hedefleniyor. ZEYDAM ile 8-14 yaş grubuna yönelik güçlü bir "sosyal koruma kalkanı" oluşturulması planlanıyor. Bu kalkanın suça bulaşmayı önleyici, kapsayıcı ve dönüştürücü bir etki taşıması amaçlanıyor. Program kapsamında uygulanabilecek aktivitelerin ele alınması amacıyla Muratpaşa Belediyesi’nde başkan yardımcıları ve birim müdürlerinin katılımıyla bir proje toplantısı gerçekleştirildi. "Herkes bu mücadelede" ZEYDAM, veriye dayalı ve çok paydaşlı bir model olarak uygulanacak. Milli Eğitim, emniyet birimleri, muhtarlıklar, müftülük ve cemevi gibi yerel aktörlerin katkılarıyla yürütülecek projede risk altındaki çocuklar ortak veri havuzuyla belirlenecek. Özellikle kronik devamsızlık yaşayan, disiplin sorunları bulunan ve sosyal izolasyon riski taşıyan 8-14 yaş grubundaki çocuklar öncelikli olarak programa dahil edilecek. İlk adım: risk analizi Uygulamanın başlangıcında detaylı bir mevcut durum ve risk analizi yapılacak. İl Emniyet Müdürlüğü iş birliğiyle oluşturulacak vaka havuzu ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nden alınacak veriler doğrultusunda risk altındaki çocuklar tespit edilecek. Yapılacak değerlendirmeler sonucunda en yüksek risk grubunda yer alan 30 çocuk, projenin ilk etap katılımcıları olacak. ZEYDAM sadece takip değil, çocuklar ve gençler için alternatif bir yaşam yolu sunacak. Spor programları, sanat atölyeleri, eğitim destekleri, bölge dışı kamplar, turnuvalar ve sosyal etkinlikler hazırlanırken, programın asıl hedefi çocuk ve gençlere güçlü bir aidiyet duygusu kazandırmak.
08 Nisan 2026 Çarşamba - 09:55
İtfaiyeden rögarda üç kirpi, bacada serçe mesaisi
Antalya’nın Manavgat ilçesinde itfaiye ekipleri, gelen iki ayrı ihbar üzerine gerçekleştirdikleri operasyonlarla mahsur kalan bir serçe ve üç kirpiyi kurtararak doğaya saldı. Edinilen bilgiye göre, 112 Acil Çağrı Merkezine gelen üst üste iki farklı mahsur kalma ihbarı, Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi Manavgat Birimine bağlı kurtarma ekiplerini harekete geçirdi. Ekipler, kısa süre içerisinde her iki adrese de ulaşarak hayvanlar için mesai harcadı. İlk kurtarma operasyonu, Eski Hisar Mahallesi Barış Manço Parkı yakınlarındaki bir apartmandan geldi. Apartmanın ikinci katındaki dairenin bacasından kuş sesleri geldiğini fark eden vatandaşlar durumu yetkililere bildirdi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri, baca içerisinde mahsur kaldığı belirlenen serçeyi titiz bir çalışma ile bulunduğu yerden çıkardı. Sağlık durumunun iyi olduğu gözlenen serçe, ekipler tarafından doğal yaşamına geri bırakıldı. İkinci kurtarma operasyonu ise Kızılağaç Mahallesi Turizm Yolu üzerinde gerçekleşti. Kaldırımda bulunan yaklaşık 1,5 metre derinliğindeki rögara 3 adet kirpinin düştüğü ve kendi imkanlarıyla çıkamadığı bilgisi üzerine bölgeye ekip sevk edildi. Olay yerine ulaşan itfaiye görevlisi, rögara inerek mahsur kalan kirpileri tek tek yukarı çıkardı. Güvenli bir noktada doğal ortamlarına bırakılarak özgürlüklerine kavuşturuldu.
07 Nisan 2026 Salı - 20:45
Son haftaların golcüsü İbrahim Kaya
Corendon Alanyasporlu futbolcu İbrahim Kaya, Süper Lig’de son 3 maçta 3 gol atarak dikkatleri üzerine çekti. Alanyaspor’un sezon başında Bandırmaspor’dan kadrosuna kattığı İbrahim Kaya, son haftalarda önemli performans sergiliyor. 25 yaşındaki futbolcu, Süper Lig’de turuncu-yeşillilerin oynadığı son 3 maçta attığı 3 gol ve yaptığı 1 asistle takımına hem puanlar kazandırdı hem de en etkili isimlerinden biri oldu. Süper Lig’de ilk sezonunda olmasına rağmen sahadaki öz güvenli oyunu, bitiriciliği ve doğru koşu zamanlamalarıyla öne çıkan Kaya dikkatleri üzerine çekti. İbrahim Kaya, ligde bu sezon çıktığı 24 müsabakada 5 gol, 1 asistle oynuyor. Teknik ekibin kendisine verdiği rolü her geçen hafta daha iyi uygulayan 25 yaşındaki futbolcu, gelişimini sürdürmeye devam ediyor. Gösterdiği performansla Süper Lig ekiplerinin radarına giren İbrahim Kaya için Başakşehir ve Trabzonspor’un yakından takipte olduğu öğrenildi. Sezonun kalan bölümünde de bu formunu sürdürmesi halinde Kaya’nın transfer döneminde adının daha çok geçmesi bekleniyor.
07 Nisan 2026 Salı - 20:01
Alanya’da tadilattaki otelde çıkan yangın korkuttu
Antalya’nın Alanya ilçesinde tadilatta olan bir otelin giriş kısmında çıkan yangın, itfaiyenin hızlı müdahalesiyle büyümeden söndürüldü. Yangın, saat 18.00 sıralarında Kızlarpınarı Mahallesi Belen Sokak üzerinde bulunan bir otelde meydana geldi. Henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan yangını fark eden çalışanlar, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Alanya İtfaiye Amirliği ekipleri başta olmak üzere AFAD, ambulans ve polis ekipleri sevk edildi. Otelin giriş kısmında çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle büyümeden kontrol altına alınarak söndürüldü. Çıkan yangında otelin bazı odaları kullanılamaz hale geldi. Yangın sırasında otelin tadilat nedeniyle boş olması, muhtemel bir facianın önüne geçti. Yangının çıkış nedeniyle ilgili inceleme başlatıldı.
07 Nisan 2026 Salı - 17:38
Eski SGK müdürü ve 2 başmüfettişin yargılandığı davada müştekiden dikkat çeken ifade: "Düpedüz rüşvet istiyorlar"
Antalya’da denetlemeye gittikleri özel hastaneden 90 bin euro rüşvet aldıkları iddiasıyla gözaltına alınan eski Antalya SGK İl Müdürü ile 2 SGK iş başmüfettişi hakkında açılan davanın görülmesine başlandı. Eski SGK İl Müdürü Selim E., teftiş öncesi belge hazırlama ve 2024 yılındaki hastane devrine ilişkin işlemler karşılığında 90 bin euro aldığını savunurken, başmüfettiş Erdoğan Ö. ise herhangi bir para taleplerinin bulunmadığını öne sürdü. Müşteki H.U. ise, "Bankalardan kredi alamadık, personelin maaşını verecektik o anda. Biz o kadar sıkıştık ki personelin parasını döviz yaptırıp, bunlara verdik" dedi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan 54 sayfalık iddianameye göre, İş Başmüfettişleri Erdoğan Ö. ile Murat Ayhan B., 2025 yılı sağlık sektörüne yönelik programlı teftiş kapsamında Antalya’da görevlendirildi. İki müfettişe 3 özel hastanede denetim görevi verildi. İddianameye göre müfettişler 9 Mayıs 2025 tarihinde daha önceden tanıdıkları ve danışmanlık şirketi de bulunan eski SGK Antalya İl Müdürü Selim E. ile iletişime geçti. Savcılığın tespitlerine göre iki müfettiş, Antalya’da sağlık alanında danışmanlık hizmeti veren Selim E.’ye denetleyecekleri hastanelerin isimlerini vererek "hazırlıklı olmalarını" istedi. İddianamede, müfettişler ile eski il müdürü arasında zımni bir anlaşma yapıldığı, bu anlaşmayla müfettişlerin hastanelerde denetim ve teftişi güçleştirerek "ölümü gösterecekleri", Selim E.’nin ise iş yerlerini "hastalığa razı edeceği", yani kişisel menfaat karşılığında denetim sürecini sorunsuz geçirmelerini sağlayarak yaşanan sıkıntıları çözeceği kaydedildi. Görev emirlerinde olmayan 2 hastaneye gittikleri öne sürüldü İddianamede, şüpheli İş Başmüfettişi Erdoğan Ö.’nün ilk olarak görev emirlerinde yer almayan ancak Selim E.’nin danışmanlık hizmeti verdiği Özel Antalya Meydan Tıp Merkezi ile Özel Çallı Meydan Tıp Merkezi’ne gittiği belirtildi. Erdoğan Ö.’nün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı’nı arayarak bu hastanelere "yanlışlıkla" gittiklerini ve teftişe başladıklarını bildirdiği, ardından bu 2 hastanenin de denetim görevinin kendisine verilmesini sağladığı iddia edildi. Savcılığa göre müfettişler, denetim yaptıkları hastanelerde resmi tutanak düzenlemeden sözlü uyarılarla işverenleri baskı altına aldı. Hastanelere eksikliklerin giderilmemesi halinde 45 ila 50 milyon TL idari para cezası, teşvik iptalleri ve hatta kapatma riskiyle karşı karşıya kalabilecekleri yönünde uyarılar yapıldığı öne sürüldü. İddianamede müfettişler adına iki hastane sahibiyle pazarlık yapan Selim E.’nin, "40-40-40 olmak üzere toplamda 120 bin istiyorlar. 40 bin müfettişin biri, 40 bin müfettişin biri ve 40 bin de komisyon için" dediği yer aldı. Şikayet sonrası polis takibe aldı Antalya Meydan Tıp Merkezi ile Çallı Meydan Hastanesi sahipleri H.U.’nun şikayeti üzerine Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nca soruşturma başlatıldığı belirtildi. Soruşturma kapsamında Antalya Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Mali Suçlar Büro Amirliği ekiplerinin 3 Temmuz 2025 tarihinde Selim E.’nin gittiği Çallı Meydan Tıp Merkezi’ne gizli kamera yerleştirdiği kaydedildi. İddianameye göre Selim E., olay günü hastane sahibinin odasında 90 bin euroyu poşet içerisinde teslim aldı. İşletme müdürü V.D.’nin daha önceden seri numaraları alınmış 90 bin euroyu Selim E.’ye verirken, "Şu 30 bin komisyon, şu 30 bin, her biri 30 bin, Murat" dediği anların kayda yansıdığı belirtildi. Bu sırada aynı hastane içerisinde bulunan Başmüfettiş Murat Ayhan B.’yi arayan Selim E.’nin, "Üstadım şimdi Hidayet Bey’in yanına geldim, emanetinizi aldım. Ben ofise doğru geçiyorum" dediği, tüm bu anların polisin yerleştirdiği gizli kamerayla kayda alındığı ifade edildi. Hastaneden ayrılan Selim E.’ye aracına binmek istediği sırada Antalya İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü ekiplerince suçüstü yapıldı. Selim E.’nin elindeki poşetten 90 bin euro çıktı. Selim E. ile İş Başmüfettişleri Erdoğan Ö. ve Murat Ayhan B. gözaltına alınarak, 4 Temmuz 2025’te tutuklandı. Duruşma başladı Rüşvet almaya teşebbüs iddiasıyla Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmaya başlayan tutuklu sanıklar Selim E., Erdoğan Ö. ve Murat Ayhan B. ile müştekiler H.U. ve V.D. ve taraf avukatlarının katıldığı duruşmada, sanık ve müşteki yakınları da hazır bulundu. "90 bin euro danışmanlık ve belge hazırlama ücretidir" Duruşmada ilk olarak sanık savunmaları dinlendi. Eski SGK İl Müdürü Selim E., 2008 yılından 2016 yılına kadar il müdürlüğü yaptığını, 2016 yılında görevinden istifa ederek aynı yıl iş hukuku ve sosyal güvenlik danışmanlığı alanında şirket kurduğunu anlattı. Suçlamaları kabul etmeyen Selim E., "Suçlamalara katılmıyorum. 1995 yılında Ankara’da SGK müfettişi olarak göreve başladım. 2008 yılına kadar başmüfettiş olarak görev yaptım. 2008 yılı Ocak ayında Antalya’ya il müdürü olarak atandım, 2016 yılı Nisan ayına kadar da müdürlük yaptım. Kendi isteğimle istifa ederek 2016 Nisan’da görevimden ayrıldım. 2016 Ekim ayında da şirketimi kurdum. Bahse konu iş yerine iş hukuku ve sosyal güvenlik danışmanlığı alanında 8 yıldır hizmet veriyoruz. Her yıl sözleşme yenilenmektedir. Yıllık sözleşmelerin bedeli sözleşmeyle belirlenmiştir, iş yeri teftişten geçerse ek ücret alınacağı da sözleşmede belirtilmiştir" dedi. "Bu para sunduğumuz danışmanlık ücretinin karşılığıdır" Çallı Tıp Merkezi yöneticilerinin teftiş öncesi kendilerinden destek istediğini öne süren Selim E., "Olaya gelecek olursak, Çallı Tıp Merkezi’nin müdürü V.D. iş yerimize gelerek, ‘SGK müfettişleri denetime gelebilir’ diyerek bizden yardım talep etti. Kim gelecek dediğimde Erdoğan Ö. olduğunu söyledi. Daha önce yaptığım görevlerimden dolayı müfettişlerin çoğunu tanırım. Erdoğan Ö.’yü 2008 yılından beri tanırım. Kendisine sorduğumda 2024-2025 yılları için iş haklarıyla ilgili denetim olacağını belirtti. Bunun üzerine V.D.’ye gerekli hazırlıkların yapılacağını söyledim. Bu işleri yapmak için 4 milyon TL artı KDV talepte bulundum, o da kabul ettiklerini söyledi" diye konuştu. Daha sonra ödeme şeklinin değiştirildiğini savunan Selim E., "Daha sonra V.D. beni aradı, ‘Yönetim Kurulu Başkanımız H.U. ile görüştüm, elden nakit ödeyelim, fatura istemiyoruz’ dedi. Ardından H.U.’nun kalp hastası olduğunu söyledi ve ‘Ne derse tamam deyin, gönlünü hoş tutun’ dedi. 3 Temmuz sabahı V.D. beni aradı, ‘Sizi H.U. ile ofise bekliyoruz’ dedi. Gittiğimde H.U. beni sürekli mobbingle baskı altına alarak telkinlerde bulundu. V.D. ise H.U.’nun söylediklerine aldırmamam yönünde kaş göz işareti yaptı. Beni baskı altına aldıkları için her şeye tamam dedim. Akabinde V.D., 90 bin euroyu bana teslim etti. Bu para sunduğumuz danışmanlık ücretinin karşılığıdır" ifadelerini kullandı. Selim E., 90 bin euronun içeriğine ilişkin de, "Sabit danışmanlık ücretimizi her ay alıyoruz. 2024 yılındaki hastane devrinden alacağımız mevcut. Ayrıca teftiş için belge hazırlama karşılığında aldığımız ücret 90 bin eurodur. Alacağımı almak için müfettişler para istiyor demedim. Müfettişlere müdahalem olmadı, varsa da Hidayet Bey’in baskısıyla WhatsApp üzerinden aradım. 4 milyon TL’yi ben talep ettim, onlar 90 bin euroda anlaşalım dediler, anlaşıldı. Eğer bu bir rüşvet parasıysa benim parayı kime götüreceğimin takibi yapılabilirdi. ‘Teftişte bir sıkıntı olmayacak’ şeklindeki sözüm de hazırladığımız belgeler doğrultusunda teftişte bir sorun olmayacağına dairdi" dedi. "Emanet" savunması: Biri fide, diğeri rakı açıklaması Telefon kayıtlarında geçen "emanet" ifadesine ilişkin de açıklama yapan Selim E., Erdoğan Ö.’nün kendisine daha önce böğürtlen fidesini nereden alabileceğini sorduğunu, bu nedenle bir tarım firmasından fide bulduğunu öne sürdü. Selim E., "Erdoğan Ö. için çalıştığım bir tarım firmasından böğürtlen fidesi buldum, bu nedenle ‘emanet’ dedim" diye konuştu. Murat Ayhan B. ile yaptığı görüşmeye ilişkin ise Selim E., "Murat Ayhan B., Saki marka rakının mor üzüm serisini bulamadığını söyledi. Saki Rakı’nın da danışmanlığını yapıyoruz. Saki Rakı’nın sahibiyle görüştüm, eşim iş yerlerine giderek bir koli rakı aldı. Emanet kelimesini bu konu için kullandım" savunmasını yaptı. "Görevimi yaparken suç işlemedim" Tutuklanmadan önce SGK İş Başmüfettişi olarak görev yapan Murat Ayhan B. ise 1993 yılından bu yana müfettiş ve başmüfettiş olarak çalıştığını söyledi. Murat Ayhan B., "2024 yılının sonunda, 2025 yılında yapılacak denetimlerin nasıl gerçekleştirileceği belirlendi. Biz de Erdoğan Ö. ile birlikte Antalya’ya görevlendirildik. İşimizi yaptığımız sırada gözaltına alındık. Tutuklanmamızdan sonra hastane denetimleri sona erdi, bahse konu iş yerinin denetimi yarıda kaldı. Mevzuata uygun olarak hareket ettim, görevimi yaparken suç işlemedim, kimseden menfaat temin etmedim, kimseyle herhangi bir anlaşma yapmadım, rüşvet anlaşması yapmadım, kesinlikle rüşvet almadım, almaya da teşvik etmedim" dedi. Kendisinin Selim E.’den herhangi bir para talep etmediğini savunan Murat Ayhan B., "Selim E. adlı kişiden para talep etmedim. Telefon kayıtlarından benim dışımda yapılan görüşmelerden savcılık aşamasında haberim oldu. Gerçeği yansıtmayan iddiaları kabul etmiyorum. 9 aydan beridir tutukluyum. Tutukluluğumun kaldırılmasını ve beraatimi talep ediyorum" diye konuştu. Tape kayıtlarında geçen "emanet" ifadesine ilişkin de açıklama yapan Murat Ayhan B., "Daha önce ‘emanet’ kelimesini duymadığımı ifade etmiştim. Bunun tarafı ben değilim. Ses kayıtlarından hastane sahiplerinin ‘ara’ dediği anlaşılıyor. Rakı konusunu parası karşılığında istemiştim. Emanet kelimesini duysam bile rakı konusunu anlardım" dedi. "Yargılanması gereken biz değil onlardır" Tutuklanmadan önce SGK İş Başmüfettişi olarak görev yapan Erdoğan Ö. ise, 40 yılı aşkın süredir görev yaptığını, rüşvet iddiasıyla ilgisinin bulunmadığını öne sürdü. Erdoğan Ö., "1985 yılından beri iş başmüfettişi olarak çalışıyorum. 40 yılı aşkındır görev yapıyorum. Herhangi bir soruşturma geçirmedim, adli sicilimde böyle bir kayıt yoktur. Bakanlık tarafından zaman zaman ihtiyaç duyulan yerlere görevlendiriliriz. Antalya iline de Murat Ayhan B. ile göreve geldik. Bu görevi yaparken sebebini bilmediğimiz bir şekilde özellikle Çallı Tıp Merkezi’nde denetim yapmaktayken gözaltına alındık" dedi. "Bir kez bile telefonla görüşmüş müyüz ama rüşvet istemişiz" Hastane sahibiyle yalnızca tanışma toplantısında görüştüğünü savunan Erdoğan Ö., "Yapmış olduğum denetimde H.U. ile tanışma toplantısı yaptık, onun dışında H.U. ile telefonla ya da yüz yüze görüşmem olmadı. Çallı Tıp Merkezi’ne denetime gittiğimizde H.U.’nun çalışma odasının yanındaki oda bize çalışma odası olarak verildi. Denetimlerde hastane müdürü V.D. yardımcı oldu. Müştekilerin ifadelerini okuduğumda, ifadeleri arasında çelişki olduğunu gördüm. Tamamen soruşturma aşamasında mahkemeyi yanıltıcı bilgiler içermektedir" diye konuştu. Soruşturma dosyasındaki tarihlere de değinen Erdoğan Ö., "2 Haziran 2025 tarihinde ben yurt dışındaydım, ailemle birlikte tatildeydim. 2 Haziran’da telefonum tamamen kapalıydı. 3 Haziran saat 15.30’da telefonu açtım. Dolayısıyla çelişkili ifadelerle yıllardır kamu görevi yapmış olan insanları heba etme çalışması içindeler. Biz orada birkaç gün çalıştık. Yan yana bulunan odalarımız vardı. Bir kez bile çay kahve içmek için yanımıza gelmişler mi, bir kez bile telefonla görüşmüş müyüz ama rüşvet istemişiz; bu hayatın olağan akışına aykırıdır. Kendilerinin ticari faaliyetleri sebebiyle 2 ticari erbabının alacak verecek ilişkisi kaynaklı biz kamu görevimizi yapmadık, yargılanması gereken biz değil onlardır. Tapelerde ve kayıtlarda gözüktüğü gibi Selim E. beni 11 kez aramıştır. Bu 11 aramanın 9’unu cevapsız bıraktım. Üzerime atılan suçu kabul etmiyorum, herhangi bir rüşvet talebim olmamıştır, beraatımı talep ediyorum. 90 bin euro para alındığını KOM Şube beni polis merkezine götürdüğünde avukatım huzurunda öğrendim. Benim alınan parayla herhangi bir ilişkim yoktur. Bu parayı kimden ne için aldığını bilmiyorum. Bizim adımızı kullanmış ve para talep etmiş olabilir, ancak bu konuyla bizim alakamız yoktur" dedi. "Emanet" ifadesi için fide açıklaması yaptı Kayıtlarda geçen "emanet" kelimesine ilişkin de açıklama yapan Erdoğan Ö., daha önce Selim E.’yi tanıdığı için böğürtlen fidesi talebinde bulunduğunu söyledi. Erdoğan Ö., "Daha önceden Selim’i tanıdığım, böğürtlen işiyle ilgilendiğini bildiğim ve daha önce de bana sebze fidesi gönderdiği için buraya geldiğimizde fide istedim. 28 Haziran’da beni B. Tarım adlı bir yere yönlendirdi. Cumartesi gidip fideleri aldım. Böğürtlen fidesi alamadım dedim, o da beni başka bir yere yönlendirdi fakat ben oraya gidene kadar kapanmıştı. Ben bunu Selim Bey&e bildirdiğimde kendisi temin edip uçakla gönderebileceğini söyledi. ‘Emanet’ kelimesini sadece fide olarak duymuştum" dedi. "120 bin euro istediklerini söylediler" Hastanenin genel müdür yardımcısı olduğunu belirten V.D. ise sürecin Antalya Meydan Tıp Merkezi’ne yapılacağı bildirilen denetim öncesinde başladığını anlattı. V.D., "Hastanenin genel müdür yardımcısıyım. 20 Mayıs günü Antalya Meydan Tıp Merkezi’nin işletme müdürünü arayarak, kendilerinin bir iş müfettişini arayarak denetim olacağını söyledi. 21 Mayıs’ta tekrar aranıp denetimin iptal olduğunu söylemişler. 22 Mayıs’ta Erdoğan Ö. Meydan Tıp Merkezi’ne gelip ‘Biz sizi denetleyeceğiz’ diyerek 4-5 gün sonra geleceklerini bildirdi" dedi. Denetim süreciyle ilgili danışmak amacıyla 2 Haziran’da Selim E.’nin yanına gittiğini söyleyen V.D., "Meydan’a müfettiş geldiğini, nelere dikkat etmemiz gerektiğini sordum. Selim Bey müfettişleri sordu. Sıdıka Hanım da müfettişin isminin Erdoğan olduğunu söyledi. Bunun üzerine Selim Bey, Erdoğan Ö.’yü arayarak, ‘Üstadım, Meydan Tıp Merkezi’ni siz mi denetliyorsunuz’ dedi. Erdoğan Bey’in numarasını WhatsApp’tan gönderdi, herhangi bir aksilik olursa bana bilgi verin dedi" diye konuştu. V.D., denetim sırasında yüksek para cezası tehdidinin dile getirildiğini öne sürerek, "Daha sonra denetimlerin Çallı’da devam edeceğini, müfettişlerle ters düşmemem gerektiğini, herhangi bir cezada 5-10 milyon bedel çıkacağını söyledi. 13 Haziran sabahı Erdoğan Ö. beni aradı, bana konum atarak kendilerini almamı istedi. Aldık, kendilerine çalışma ofisi gösterdik. Yağmurlama sisteminin olup olmadığını sordu, olmadığını, itfaiyeden gerekli raporu aldığımızı söyledim. O gün 5-6 çalışanın ifadelerini aldılar ve gittiler" dedi. "İki yol olduğunu söylediler 17 Haziran’da yapılan görüşmede ceza ihtimalinin daha açık şekilde dillendirildiğini savunan V.D., "Daha sonra 17 Haziran’da tekrar geldiler. Çalışma sürelerinin uzun olduğunu, çalışan maaşlarının TÜİK verilerine göre verilmediğini, bir laborantın TÜİK verilerine göre 80 bin TL maaş aldığını, buna göre işlem yapılırsa 40-50 milyon gibi bir ceza ortaya çıkacağını, sonra teftişe devam edeceklerini söylediler. Bunun için iki yol olduğunu söylediler. Birinci yolun, TÜİK verilerine göre işlem yapılırsa 40-50 milyon gibi bir ceza olacağını belirttiler. İkinci yol ise istediğimizi yaparsanız o şekilde devam edeceklerini söylediler. Yanlışlık yapabileceğimizi, yanlışlık varsa en kısa sürede düzelteceğimizi söyledim. Müfettişler bana tek yetkili olup olmadığımı sordu. Ben de tek yetkili olduğumu, ancak böyle bir kararı yönetime sormam gerektiğini söyledim. Bu konuşmalar geçerken Erdoğan Ö. ile muhatap oldum, Murat B. bey de yanındaydı" dedi. "Bunlar düpedüz rüşvet istiyor, suçüstü yakalatmak lazım" Yönetime bilgi verdiğinde tepkiyle karşılaştığını anlatan V.D., "Yönetime müfettişlerin taleplerini ilettiğimde, ‘Olur mu böyle bir şey, biz işçilerimizle sözleşme yapıyoruz, ona göre maaş veriyoruz, öyle bir şey olsa bizi uyarırlardı’ denildi. Bunun üzerine 18 Haziran’da Selim E.’yi aradım. Selim Bey 18 Haziran’da iş yerine geldi. Selim Bey, mesailerin uzun olduğunu, fazla mesai yönünde müfettişlerin beyanı bulunduğunu, 7 buçuk saatin dışında mesai bulunamayacağını söyledi. Sağlık sektöründe iş kanunu ve daha önceki mahkeme kararlarını gösterdim, bunu müfettişlerle görüşmesini istedim" diye konuştu. Ertesi gün Selim E.’nin kendisine bir tablo gösterdiğini söyleyen V.D., "Ertesi günü Selim beni arayarak, ‘5 dakikaya geliyorum’ dedi. Selim Bey geldiğinde Excel tablosu gösterdi. Müfettişlerin 50-60 milyon ceza çıkardıklarını, buna karşılık 40 komisyon, 40 bir müfettiş, 40 da diğer müfettiş için olmak üzere 120 bin Euro istediklerini söyledi. TL mi Euro mu diye sordum, Euro dedi. Bunun çok olduğunu, yönetimin kabul etmeyeceğini ama yine de yönetime ileteceğimi aktardım" dedi. Bu talebi H.U.’ya ilettiğinde "Bunlar düpedüz rüşvet istiyor, bu yapılır mı, yazıklar olsun, bunları suçüstü yakalatmak lazım" dediğini belirten V.D., ardından Başsavcılığa gidildiğini, 23 Haziran’da KOM Şube’ye gidilerek müfettişlerden şikayetçi olunduğunu söyledi. V.D., "25 Haziran’da polisler iş yerimize gelip ses ve görüntü cihazı yerleştirdi. Bu görüşmede polisler bizim pazarlık yapmamızı istedi. 26 Haziran’da Selim’i arayarak pazarlık yaptım, 30 bin euro verebileceğimizi, 10-10-10 şeklinde olabileceğini söyledim. Selim E. ise ‘Ben görüşeyim’ diyerek ofisten ayrıldı. 27 Haziran’da ise Selim E., 90 bin euroya ikna ettiğini, 40-40 şeklinde kendisi pay almadan anlaşmaya vardığını anlattı" diye konuştu. Paranın hazırlanma sürecine de değinen V.D., "Ben de bankadan kredi çekeceğimizi, raporun bitmesine yönelik parayı hazırlayacağımızı söyledim. 28 Haziran’da Selim E. beni WhatsApp’tan arayarak parayı peşin istediklerini, parayı almadan işe başlamayacaklarını söyledi. 1 Temmuz günü Erdoğan beni arayarak iş yerine geleceğini söyledi. Saat 14.30 gibi geldi, işi nasıl hızlandırırız onu konuştuk. 2 Temmuz günü Erdoğan Ö. ve Murat Ayhan B. işçilerin ifadesini alacaktı. 2 Temmuz’da Erdoğan Meydan’daki, Murat ise Çallı’daki işçilerin ifadesini aldı. Çallı’daki ifadeleri alırken Murat, şube müdürü S.K.’ya daha önceki ifadeleri yırttığını, yeniden ifade alacağını söyledi. O gün de 6-7 ifade alındı. 3 Temmuz günü rapor tamamlandı. Saat 11.00 gibi Selim geldi. Geldiği zaman parayı verdim. 30 bin komisyon, 30 bin Murat, 30 bin de Erdoğan’ın parası olmak üzere 90 bin euro para verdim. Emniyetten paranın poşetlenip 30-30-30 ayrı hazırlanması istendiği için ayrı hazırladım. Selim E., ‘Müfettişlerle ters düşmeyelim, her dediklerine tamam diyelim’ demişti. Şikayetçiyim" dedi. "Rüşvet olaylarını duyunca üzülüyordum, aynı şey başıma gelince bunu kendi üzerime borç bildim" Hastane yönetim kurulu başkanı müşteki H.U. ise ilk kez böyle bir olayla karşılaştığını belirterek, istenen para karşısında büyük şaşkınlık yaşadıklarını anlattı. H.U., "70 yaşında insanım, tansiyonum yüksek. İlk defa böyle bir şeyle karşılaştık. V.D., 120 bin euro istediklerini söyleyince şaşırdık kaldık. 120 bin euro para istiyorlar, vermezsek 40-50 milyon para ceza yazılacağını söylediler. Rüşvet olaylarını duyunca üzülüyordum, aynı şey başıma gelince bunu kendi üzerime borç bildim. Kardeşlerim de ‘Bize neye mal olacak olursa olsun bunun üzerine gidelim’ dedi" şeklinde konuştu. Başsavcılığa ve ardından emniyete giderek şikayetçi olduklarını belirten H.U., "Başsavcılığa gittim, daha sonra emniyete giderek şikayetçi olduk. Selim E., ‘Benim alakam yok’ dediği için ilk başta ondan şikayetçi olmadık. Şimdiki ifadelerine inanamadık. Daha sonra emniyete dilekçe verdik, ses ve görüntü kaydı için. Sonrasında Selim E.’nin de bu işin içinde olduğunu anladım. O nedenle tansiyonum inip çıktı" dedi. "Personelin maaşını döviz yaptırıp bunlara verdik" Maddi sıkışmışlık içinde olduklarını da vurgulayan H.U., "Bankalardan kredi alamadık, personelin maaşını verecektik o anda. Biz o kadar sıkıştık ki personelin parasını döviz yaptırıp bunlara verdik. Görüntü almamın amacı, müfettişlerin rüşvet istediğini kanıtlamaktı" ifadelerini kullandı.
07 Nisan 2026 Salı - 16:38
Antalya’da yılın serbest fotoğraf ödülü İHA’ya
Antalya Gazeteciler Cemiyeti (AGC) tarafından düzenlenen "2025 Yılı Antalya Basın Ödülleri" yarışmasında İhlas Haber Ajansı Antalya Bölge Müdürlüğü’nden Suat Metin, ’Yılın Fotoğrafı’ serbest kategorisinde ödüle layık görüldü. AGC 2025 Yılı Antalya Basın Ödülleri yarışmasında dereceye giren eserler belirlendi. Bir otelin toplantı salonunda bir araya gelen yarışma jürisi, 153 eserden 16’sını ödüle layık buldu. Yarışmada, İhlas Haber Ajansı (İHA) Muhabiri Suat Metin, Yılın Fotoğrafı serbest kategorisinde ‘Acıyı hisset’ adlı fotoğrafıyla ödül almaya layık görüldü.
07 Nisan 2026 Salı - 16:23
Ambulans kapatılan yol sebebiyle olay yerine ulaşamadı, kalp krizi geçiren vatandaş botla kurtarıldı
Antalya’nın Alanya ilçesinde balık avlamak için gittiği marinada rahatsızlanan vatandaşa yolun kapalı olması sebebiyle yürüyerek ulaşan ambulanstaki sağlık görevlileri, ilk müdahaleyi yaptı. Ardından bir marina görevlisinin botla giderek aldığı vatandaş kıyıya çıkarılarak, ambulansla hastaneye kaldırıldı. Olay, dün akşam Alanya’nın Dinek Mahallesi’nde bulunan marinada meydana geldi. İddiaya göre, marina çevresinde balık avlayan bir vatandaş aniden rahatsızlandı. Durumu fark eden çevredeki diğer balıkçılar, sağlık ekipleri ile marina yetkililerine haber verdi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri, ambulansı marinada bırakarak vatandaşın rahatsızlandığı noktaya yürüyerek ulaştı. Vatandaşa ilk müdahale olay yerinde yapılırken, marinada çalışan bir kişi botla hızla bölgeye ulaştı. Sağlık ekiplerinin de yardımıyla rahatsızlanan kişi bota alınarak, marina kıyısına taşındı. Kalp krizi geçirdiği değerlendirilen vatandaş, kıyıya çıkarılmasının ardından hazır bekleyen ambulansla hastaneye kaldırıldı. ‘’Allah rızası için yaptık’’ Marinada palamar bölümünde çalışan ve botla olay yerine giden Hamza İrgin, "Bize kalp krizi geçiren bir vatandaşla ilgili bilgi geldi. Olay yerine botla gittiğimizde hastanın bilinci açıktı. Sağlık ekipleri ile birlikte vatandaşı marinanın botuna aldık. Hızlı bir şekilde marinamıza giriş yaptık. Ardından hastayı sağlık ekiplerine güvenli bir şekilde teslim ettik. Benim yerimde başka biri de olsa aynı şeyi yapmış olurdu. Allah rızası için yaptık, huzurluyum’’ dedi. Marina müdürü Hüseyin Ali Ersoy ise, sağlık ekipleri tarafından telefonla arandığını belirterek, "Botla yardım istendi. Deniz ekibimizden bir arkadaşımız botla bölgeye geçti. Hasta alınıp ambulans ile hastaneye götürüldü’’ ifadelerini kullandı. Marina bölgesinde balık tutan Onur Güner, "Burada araç geçişi oluyordu. Buradan iskeleye kadar balıkçılar gidiyorlardı. O bölgeye yarışma için geçen sene asfalt döktüler. Daha sonra asfaltın girişi taşla kapatıldı. Nedenini bilmiyoruz. Şu an orası kapalı ama insanlar yürüyerek gidiyorlar. Eskiden araçlar derenin üzerinden geçiyorlardı. Kumun yüksekliği bu kadar değildi. Suyun debisinin alçak olduğu dönemlerde araçların buradan geçtiğini hatırlıyorum’’ dedi.
07 Nisan 2026 Salı - 16:22
Husumetli akrabalar arasında bıçaklı kavga: 2 yaralı
Antalya’nın Kepez ilçesinde aralarında husumet bulunan akrabalar arasında çıkan bıçaklı kavgada 2 kişi yaralandı. Olayla ilgili 3 şüpheli yakalandı. Olay, Mehmet Akif Ersoy Mahallesi Osman Yüksel Serdengeçti Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, aralarında husumet ve devam eden dava bulunduğu öğrenilen akrabalar, konuşmak üzere bir araya geldi. Görüşme sırasında çıkan tartışma kısa sürede büyüyerek bıçaklı kavgaya dönüştü. Kavgada yaralanan Abubekir Ç. ile Emrah Ç., olay yerine gelen ambulansla Kepez Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Yaralılardan birinin sırtından yaralandığı öğrenilirken, sağlık durumlarının iyi olduğu ve hafif şekilde yaralandıkları belirtildi. Olayla ilgili kimlikleri belirlenen 3 şüpheli polis ekiplerince yakalanırken, olayla ilgili inceleme sürüyor.
07 Nisan 2026 Salı - 16:10
ALDAŞ soruşturmasında Muhittin Böcek hakkında tutuklama kararı
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen "rüşvet" ve "yolsuzluk" soruşturması kapsamında tutuklanarak görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek hakkında Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı ALDAŞ şirketine ilişkin devam eden soruşturma kapsamında "zimmet" ve "zimmet suçunun işlenmesine kasten göz yummak" suçlarından tutuklama kararı verildi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen "rüşvet" ve "yolsuzluk" soruşturması kapsamında 5 Temmuz 2025’te tutuklanan ve İçişleri Bakanlığı kararıyla görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek hakkında Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin kamu altyapı hizmetleri alanlarında faaliyet gösteren Antalya Altyapı Yönetim ve Danışmanlık Hizmetleri A.Ş.’ye (ALDAŞ) ilişkin soruşturmada da Antalya 3. Sulh Ceza Hakimliği’nin 1 Nisan tarihli kararıyla bilirkişi raporu çerçevesinde "zimmet" ve "zimmet suçunun işlenmesine kasten göz yummak" suçlarından tutuklama kararı verildi. SEGBİS üzerinden ifadesi alınan Böcek’in yöneltilen suçlamaları kabul etmediği öğrenildi. Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı ALDAŞ Altyapı Yönetim ve Danışmanlık Ticaret A.Ş. üzerinden usulsüz harcamalar yapılarak yaklaşık 399 milyon 507 bin lira kamu zararına yol açıldığı iddialarına ilişkin soruşturma kapsamında, 14 Ocak’ta aralarında Muhittin Böcek’in de bulunduğu 22 şüpheli hakkında işlem başlatılmış, 14 kişi gözaltına alınmıştı. Zanlılardan 4’ünün ifadelerinin alınması amacıyla davet edildiği, 2’sinin yurt dışında bulunduğu, 1’i hakkında ise yeni ameliyat olması nedeniyle gözaltı işlemi uygulanmadığı bildirilmişti. Soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre, İçişleri Bakanlığı’nca görevlendirilen mülkiye başmüfettişi tarafından hazırlanan rapor ile savcılık talimatıyla düzenlenen bilirkişi raporunda, ALDAŞ şirketi üzerinden yapılan usulsüz harcamalara ilişkin toplam 399 milyon 507 bin 249 lira 78 kuruş kamu zararı tespit edildiği belirtilmişti.
07 Nisan 2026 Salı - 15:53
Gran Fondo Antalya için geri sayım başladı
Gençlik ve Spor Bakanlığı himayelerinde; Antalya Valiliği, Antalya Büyükşehir Belediyesi, Kemer Kaymakamlığı, Kemer Belediyesi ve Türkiye Bisiklet Federasyonu’nun destekleriyle bu yıl 8.’si düzenlenecek olan Gran Fondo Antalya Bisiklet Yarışları’nın tanıtım programı gerçekleştirildi. Programda yaptığı konuşmada Antalya’nın kültür, sanat ve spor alanlarında da önemli atılımlar yapan bir şehir olduğunu belirten Vali Hulusi Şahin, "Bunun için hepimizin çok özel çabaları devam ediyor. Yıllardır süren emeklerimizin sonuçlarını almaya devam ediyoruz. Geçen hafta 21 yıldır düzenlenen ve büyük emeklerle sürdürülen Runtalya Maratonu’nu gerçekleştirdik. Tour of Antalya’nın 7.’sini yine Antalya’nın ev sahipliğinde yaptık. Yakın zamanda Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu’nun 61.’si düzenlenecek ve bunun üç etabı Antalya’da gerçekleştirilecek. Yıllar süren emeklerle, adeta bir dantel gibi işlenerek bu şehrin kültür, spor ve sanat şehri olması için büyük çabalar sarf edildi. Çok sayıda kültürel, sanatsal ve sportif etkinlikle Antalya, bulunduğu seviyenin üzerine koyarak ilerliyor. Bu kapsamda 8.’sini düzenleyeceğimiz Gran Fondo, önümüzdeki hafta sonu büyük emeklerle gerçekleştirilecek" sözlerini kaydetti. "Kemer’de turizm sezonunu uzatma çabası içerisindeyiz" Gerçekleştirilecek yarışların üç etap halinde Kemer’de yapılacağını aktaran Vali Şahin, "Kemer için de ayrı bir vizyon ortaya koymaya çalışıyoruz. Kemer’in, Belek gibi yılın 12 ayı özellikle spor alanında etkinlik takvimi olan bir merkez haline gelmesini hedefliyoruz. Böylece turizm sezonunu uzatmanın çabası içindeyiz. Antalya’nın sporuna, sanatına ve kültürüne katkı sağlayan tüm sponsorlara ve organizasyonda emeği geçen Büyükşehir Belediyesi’ne, ilçe belediyelerine ve il müdürlüklerimize teşekkür ederim" ifadelerine yer verdi. "Kemer’in spor altyapısına büyük yatırımlar yapıyoruz" Kemer’in spor ve ekonomik altyapısını güçlendirmeye yönelik önemli bir projeye imza atıldığını söyleyen Vali Şahin, "Bu kapsamda Spor Toto ile yaptığımız anlaşmayla yaklaşık 1,5 milyar TL’lik yatırımı Kemer’e kazandıracağız. Bu yatırımlarla çok amaçlı salonlar ve spor merkezleri yapılacak. Kemer’in spor altyapısını güçlendirirken, bu tür organizasyonlarla da bunun görünür olmasını sağlamaya çalışıyoruz. Hedefimiz, Belek gibi Kemer’in de dağında, denizinde ve kumsallarında yılın 12 ayı turizmin yapıldığı ve ülke ekonomisine katkı sağlayan bir merkez olması. Bu konudaki çalışmalarımız bundan sonra da devam edecek" dedi. Farklı ülkelerden sporcular Kemer’de bir araya gelecek 11-12 Nisan 2026 tarihlerinde "Yeşil Gelecek" temasıyla bisiklet tutkunlarını Kemer’de bir araya getirecek olan organizasyon kapsamında, 11 Nisan Cumartesi günü Fraport TAV Antalya Airport Tırmanış Etabı koşulacak. Kemer Olbia Parkı’nda başlayacak olan parkurda toplam 17,81 kilometrelik parkur ve 806 metrelik tırmanış etabı yer alacak. 12 Nisan Pazar günü ise ana yarışlar kapsamında 98 kilometrelik ve 48 kilometrelik parkurlar yer alacak. Her iki parkur da Kemer Olbia Parkı’ndan başlayacak ve aynı noktada sona erecek. Farklı ülkelerden ve her seviyeden bisiklet yarışçılarına hitap eden organizasyonun ödül töreni de aynı gün gerçekleştirilecek.
07 Nisan 2026 Salı - 15:09
5 farklı isimle 60 yıl yaşadı: Kendini bulmak için açtığı davada mahkemenin kabulü umutlarını yeniden yeşertti
Antalya’da doğumundan itibaren adı ve cinsiyetinin yanlış yazdırılmasıyla başlayan hatalar zinciriyle 5 farklı isimle anılan 60 yaşındaki Ersin Akbaş’ın emekli olabilmek için açtığı isim tespiti ve 20 yıldır süren iş kazası davaları, istinaf mahkemesinden çıkan yeniden yargılama kararının ardından kabul edildi. Akbaş, "Mezar taşıma bir isim yazılsın. Diğer 4 ismi bir mezar kazıp gömelim" dedi. Antalya’da yaşayan Ersin Akbaş’ın (60) doğumunda nüfusa Ergün ismiyle ve kız olarak kaydedilmesiyle başlayan hatalar zinciri bir hukuk mücadelesine dönüştü. Kısa süre sonra nüfus kaydı düzeltilse de yanlışlıklar Akbaş’ın eğitim, askerlik ve çalışma hayatı boyunca devam etti. İlkokul diplomasını Ersun ismiyle alan Akbaş’ın itirazı sonrası verilen ikinci diplomada bu kez isminin Ergin olarak yazıldığı ortaya çıktı. 1986-1987 yılları arasında iddiasına göre 18 ay askerlik görevini kendi adıyla yapan Akbaş, 1990’daki Körfez Krizi sonrası ilan edilen seferberlik kapsamında ikinci kez askere çağrıldı ve bu kez Ersün ismiyle askerlik yaptı. 60 yılda 5 farklı isimle yaşadı Ergün, Ersun, Ergin, Ersün ve son olarak mevcut kimliğindeki Ersin ismiyle 60 yıl boyunca yaşamını sürdüren Akbaş, bu durum nedeniyle sosyal güvenlik primi ödemelerinde, iş bulma süreçlerinde ve resmi kayıtlarda ciddi sorunlar yaşadı. Akbaş, emekli olabilmek için avukatıyla birlikte Antalya 9. İş Mahkemesi’ne isim tespiti ve iş kazası tespiti davası açtı. Ancak Zonguldak SGK’ya yazılan müzekkereye verilen yanıtta, Akbaş’ın annesi Şerife Akbaş’ın belirtilen tarihlerde vergi mükellefiyetine dair kaydına rastlanmadığı bildirildi. Bilirkişi raporu doğrultusunda mahkeme, istinaf yolu açık olmak üzere davanın reddine karar verdi. İstinaf mahkemesi yeniden yargılama kararı verdi Davadan sonra Akbaş’ın kendi imkanları ile yaptığı araştırma ve müracaatlar sonrası Zonguldak Çaycuma Vergi Dairesi’nden aldığı belge ile 01.05.1992 tarihinde işe başlama ve 31.12.1997 tarihinde işi terk bilgilerinin yanı sıra, Akbaş’ın annesinin yanında çalıştığı dönemde vergi mükellefi olduğuna dair kayıtlar bulundu. Belgelerin eline geçmesinin ardından Ersin Akbaş, avukatı aracılığıyla isim tespiti ve emeklilik umuduyla istinaf mahkemesine itirazda bulundu. Akbaş’ın itirazını yeni belgeler ışığında haklı bulan istinaf mahkemesi, isim tespiti ve iş kazası davalarını yeniden yargılanma yapılması için ilk derece mahkemesine gönderdi. İş kazasının tespitine karar verildi Bugün görülen davada mahkeme, Ersin Akbaş’ın 2005 yılında geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar vererek, duruşmayı 6 Haziran tarihine erteledi. 21 yıllık iş kazası ve 30 yıllık isim tespit davasında alınan kararla umutları yeniden yeşeren Ersin Akbaş, "İş kazası geçirmiştik, 21 yıl sonra bunu kazandık. İş kazasının tespiti ve isim tespit davasını mahkeme kabul etti. 30 yıl önce isim tespit davası açmıştık, onu kazanmıştık. Şimdi yeniden bir dava daha açtık. Bu 5 ismin birleştirilmesi için bir tespit davası daha açtık. Davayı kaybetmiştik, Yargıtay bu kararı bozdu. 5 ismin düzeltilmesi için Yargıtay karar verdi. 2006 yılında Çaycuma’da sadece Ersun Akbaş’ı Ersin Akbaş yaptılar. Şimdi ise kendimizi bulmak için tespit davası açtık" dedi. "Her çaldığım kapı yüzüme kapandı" Yıllardır gitmediği yer, çalmadığı kapı kalmadığını söyleyen Akbaş, "Ben 15 yıl önce normalde emekli olacaktım. Her yere başvurdum, gitmediğim yer, çalmadığım kapı kalmadı. Her çaldığım kapı yüzüme kapandı. Şimdi inşallah kendimi bulacağım. Bu sefer ben kazanacağımızı düşünüyorum. Çaycuma’dan bana gönderilen belgeleri mahkeme istedi. Ben dünyanın en şanssız insanı olarak bilinirim. 5 isim tek adamım, ama ismimi birleştirip bir adam olamadım daha. Bir ara Ersin olduk, onu da kaybettim" ifadelerini kullandı. "Mezar kazıp 4 ismi gömelim, biri yaşasın" Askere gidene kadar Zonguldak’ta Ersun olarak bilindiğini ve 43 yıl sonra doğum belgesinde isminin Ergün Akbaş olduğunu gördüğünü belirten Akbaş, "Yani ben bile tanımamışım kendimi, 43 yıl ben ben olarak yaşamamışım. Ergün’se Ergün olarak değiştirilmesini istiyorum isimlerimin. Hepsinin bir araya toplanmasını istiyorum, ben ben olduğumu bileyim. Ergün Akbaş ise bu şekilde ölmek istiyorum. Mezar taşıma Ergün Akbaş olarak yazılmasını istiyorum. Mezar kazıp 4 tane ismi gömelim bir tanesi yaşasın, o da Ergün Akbaş yaşasın, ben ben olayım" şeklinde konuştu.
07 Nisan 2026 Salı - 14:14
Antalya’da 550 litre kaçak etil alkol ele geçirildi
Antalya’nın Kepez ilçesinde jandarma ekiplerinin düzenlediği operasyonda 550 litre kaçak etil alkol ele geçirildi. İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince yürütülen çalışmalarda, Kepez ilçesinde M.Ş. isimli şahsın etil alkol satışı yaptığı tespit edildi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla harekete geçen ekipler, şüphelinin kullandığı aracı Kepez’de durdurdu. Araçta yapılan aramada 550 litre kaçak etil alkol ele geçirildi. Olayla ilgili gözaltına alınan şüpheli hakkında adli ve idari tahkikat başlatıldı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder