Yerel Haberler
Antalya
Tarla ile market rafları arasındaki farka üretici bile inanamıyor 24 Nisan 2026 Cuma - 22:58:27 Antalya’nın önemli tarım merkezlerinden biri olan Serik’te güncel verilere göre yaklaşık 4 bin 410 dekar alanda yıllık 15 bin ton civarında çilek üretimi gerçekleştiriliyor. İlçe, Antalya genelindeki çilek üretiminin yaklaşık yüzde 27 ila yüzde 44’ünü tek başına karşılayarak bölgenin en önemli üretim merkezlerinden biri konumunda bulunuyor. Serik’te çilek üretimi, eylül-ekim aylarında yapılan dikimle başlıyor. Hasat ise aralık ortasında turfanda olarak başlayıp haziran ayı başlarına kadar devam ediyor. Kadriye Mahallesi’nde üretim yapan ve Diyarbakır’dan gelerek bölgeye yerleşen bir çiftçi Tayfun Yüksel, üretimde yaşanan sorunlara dikkat çekti. Bölgedeki üretim kapasitesine de değinen Yüksel, Kadriye, Kocayatak ve Abdurrahmanlar ve yakın mahallelerde yaklaşık 5 bin dekara yakın alanda çilek üretimi yapıldığını, bir dönümden ise ortalama 5-6 ton ürün alındığını söyledi. Altyapı eksikliğinin fiyatlarda büyük dalgalanmalara yol açtığını vurgulayan Yüksel, "Halimiz olmadığı ve serbest piyasa olduğu için ürünümüzü değerinde satamıyoruz. 35-50 TL bandında çilek satıyoruz. Marketlere gidip baktığımızda 120-150 TL bandında çilek satılıyor. Bu konuda çok üzülüyoruz" dedi. "Bazı ilçelerde sadece çilek hali bulunuyor" Üreticiler, çözüm olarak Kadriye bölgesine bir çilek hali kurulmasını talep ediyor. Konuyla ilgili konuşan Yüksel, "Bazı ilçelerde sadece çilek hali bulunuyor. Bizim de en büyük isteğimiz Kadriye’ye bir hal kurulması. Böylece ürünümüz belli bir fiyat üzerinden satılır. Hal olursa kooperatif kurulur, kantar kurulur, vergi alınır. Tüccar da buraya gelir, başka yerlere gitmez. Bu da hem üreticiye hem bölge ekonomisine katkı sağlar" ifadelerini kullandı.
24 Nisan 2026 Cuma - 20:50 ALKÜ öncülüğünde Alanya’da dijital göçebe turizmi çalıştayı düzenleniyor Alanya turizminde sürdürülebilir büyüme ve çeşitlendirme vizyonu doğrultusunda Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) öncülüğünde, 27 Nisan 2026 Pazartesi günü "Dijital Göçebe Turizmi Çalıştayı" ilk kez gerçekleştirilecek. ALKÜ Turizm Araştırma ve Uygulama Merkezi (TURAM) koordinasyonunda "Dijital Göçebe Turizmi Çalıştayı" düzenlenecek. 27 Nisan 2026 Pazartesi günü gerçekleştirilecek olan "Dijital Göçebe Turizmi Çalıştayı" Alanya Kaymakamlığı, Alanya Belediyesi, ALTAV, ALTSO ve ilgili sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle hayata geçirilecek. Turizmde yeni açılımlar üretmeyi hedefleyen çalıştayda, özellikle sezon dışı olarak nitelendirilen Kasım-Mart döneminde destinasyonun hareketliliğini artıracak alternatif turizm modelleri ele alınacak. Dünya genelinde hızla yükselen ve yüksek katma değer sağlayan dijital göçebe turizmi, çalıştayın ana odak noktası olacak. Program kapsamında altyapı durumları, konaklama imkanları, yaşam kalitesi, dijital altyapı ve destinasyon pazarlaması gibi başlıklarda kapsamlı değerlendirmeler yapılacak ve somut öneriler geliştirilecek. Akademi, kamu ve sektör temsilcilerinin ortak aklıyla şekillenecek çalıştay çıktılarının, ilgili kurumlarla birlikte değerlendirilerek Kültür ve Turizm Bakanlığı ile paylaşılması ve Alanya’nın bu alandaki yol haritasına katkı sunması hedefleniyor. ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, çalıştayın Alanya’nın turizm vizyonuna önemli katkılar sağlayacağını belirterek, "Alanya’nın dört mevsim yaşayan bir destinasyon haline gelmesi adına atılan bu değerli adımın, turizmde sürdürülebilirliği ve rekabet gücünü artıracağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı.
24 Nisan 2026 Cuma - 18:01 Antalya’da rüşvet iddiası davasında 3 sanığa tahliye Antalya’da denetime gittikleri özel hastaneden 90 bin euro rüşvet aldıkları iddiasıyla yargılanan eski Antalya SGK İl Müdürü ile SGK iş başmüfettişleri iki sanık hakkında görülen davada, cumhuriyet savcısı mütalaasını verdi. Savcı, sanıklar hakkında rüşvet teklifinin kabul edilmemesine ilişkin düzenleme kapsamında rüşvete teşebbüs suçundan ceza uygulanmasını talep ederken, mahkeme heyeti 3 sanığın yurt dışı çıkış yasağıyla tahliyesine karar verdi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 54 sayfalık iddianameye göre, SGK iş başmüfettişleri Erdoğan Ö. ile Murat Ayhan B., 2025 yılı sağlık sektörüne yönelik programlı teftiş kapsamında Antalya’da görevlendirildi. İki müfettişe, kentte faaliyet gösteren 3 özel hastanede denetim görevi verildi. İddianamede, müfettişlerin 9 Mayıs 2025 tarihinde daha önceden tanıdıkları ve danışmanlık şirketi bulunan eski SGK Antalya İl Müdürü Selim E. ile iletişime geçtiği belirtildi. İddianamede, iki müfettişin Antalya’da sağlık alanında danışmanlık hizmeti veren Selim E.’ye denetleyecekleri hastanelerin isimlerini verdiği ve "hazırlıklı olmalarını" istediği kaydedildi. İddianamede, müfettişler ile eski il müdürü arasında zımni bir anlaşma yapıldığı, bu anlaşmayla müfettişlerin hastanelerdeki denetim ve teftişi güçleştirerek "ölümü gösterecekleri", Selim E.’nin ise iş yerlerini "hastalığa razı edeceği" değerlendirmesine yer verildi. Selim E.’nin kişisel menfaat karşılığında denetim sürecinin sorunsuz geçmesini sağlayacağı ve yaşanan sıkıntıları çözeceği öne sürüldü. Görev emirlerinde olmayan hastanelere gittikleri öne sürüldü İddianamede, şüpheli iş başmüfettişi Erdoğan Ö.’nün ilk olarak görev emirlerinde yer almayan ancak Selim E.’nin danışmanlık hizmeti verdiği Özel Antalya Meydan Tıp Merkezi ile Özel Çallı Meydan Tıp Merkezi’ne gittiği belirtildi. Erdoğan Ö.’nün daha sonra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı’nı arayarak bu hastanelere "yanlışlıkla" gittiklerini ve teftişe başladıklarını bildirdiği, ardından bu 2 hastanenin de denetim görevinin kendisine verilmesini sağladığı iddia edildi. İddianameye göre, müfettişler denetim yaptıkları hastanelerde resmi tutanak düzenlemeden sözlü uyarılarla işverenleri baskı altına aldı. Hastane yetkililerine, eksikliklerin giderilmemesi halinde 45 ila 50 milyon TL arasında idari para cezası uygulanabileceği, teşvik iptalleri ve hatta kapatma riskiyle karşı karşıya kalabilecekleri yönünde uyarılar yapıldığı öne sürüldü. İddianamede, müfettişler adına iki hastane sahibiyle pazarlık yaptığı ileri sürülen Selim E.’nin, "40-40-40 olmak üzere toplamda 120 bin istiyorlar. 40 bin müfettişin biri, 40 bin müfettişin biri ve 40 bin de komisyon için" dediği yer aldı. Şikayet sonrası polis takibe aldı Antalya Meydan Tıp Merkezi ile Çallı Meydan Hastanesi sahipleri H.U.’nun şikayeti üzerine Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında Antalya Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlar Büro Amirliği ekiplerinin, 3 Temmuz 2025 tarihinde Selim E.’nin gittiği Çallı Meydan Tıp Merkezi’ne gizli kamera yerleştirdiği kaydedildi. İddianameye göre Selim E., olay günü hastane sahibinin odasında 90 bin euroyu poşet içerisinde teslim aldı. İşletme müdürü V.D.’nin, daha önceden seri numaraları alınan 90 bin euroyu Selim E.’ye verirken, "Şu 30 bin komisyon, şu 30 bin, her biri 30 bin, Murat" dediği anların kamera kaydına yansıdığı belirtildi. Bu sırada aynı hastane içerisinde bulunan iş başmüfettişi Murat Ayhan B.’yi arayan Selim E.’nin, "Üstadım şimdi Hidayet Bey’in yanına geldim, emanetinizi aldım. Ben ofise doğru geçiyorum" dediği, tüm bu anların polis tarafından yerleştirilen gizli kamerayla kayıt altına alındığı ifade edildi. Poşetten 90 bin euro çıktı Hastaneden ayrılan Selim E.’ye, aracına binmek istediği sırada Antalya İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü ekiplerince suçüstü yapıldı. Selim E.’nin elindeki poşetten 90 bin euro çıktı. Selim E. ile iş başmüfettişleri Erdoğan Ö. ve Murat Ayhan B. gözaltına alınarak, 4 Temmuz 2025’te tutuklandı. Rüşvet almaya teşebbüs iddiasıyla Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan tutuklu sanıklar Selim E., Erdoğan Ö. ve Murat Ayhan B. ile taraf avukatlarının katıldığı davanın 2. duruşmasında, sanık ve müşteki yakınları da hazır bulundu. İlk duruşmada sanıklar, mağdur ifadeleri ve taraf avukatları dinlenirken, ikinci duruşmada tanık beyanları alındı. Tanıklar, rüşvete teşebbüs operasyonuna ilişkin bilgilerinin olmadığını ifade etti. "Kamu yararı gözeten devlet memurlarıyız" Savunma yapan sanık Murat Ayhan B., Çallı Tıp Merkezi’nde yapılan denetime ilişkin, "Haziran ayında Çallı Tıp Merkezi’ne geldiğimizde işçi ifadeleri almak istedik, printer talebinde bulunduk. Printer bilgisayarımı arızalandırdı. Bunun üzerine işçiyle görüşmelerimizi not olarak aldım. Onun dışında olmayan bilgisayarın, alınmayan çıktının düzenleme şansı yok. Suçsuzum, beraatimi talep ediyorum" dedi. Sanık Erdoğan Ö. ise denetimlerin kamu yararı gözetilerek yapıldığını savunarak, "Kamu yararı gözetilerek bizim Antalya’da olmamız sebebiyle bu hastaneleri denetleme görevi de bize verildi. İlk gittiğimizde Murat Bey’in bilgisayarı çalışmadı. Şikayetçiler, kamu yararına yaptığımız işe başka anlam kazandırmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Kamu yararı gözeten devlet memurlarıyız" ifadelerini kullandı. "Üzerimize kumpas kurdu" Denetlenen iş yeri sahibinin kendilerine kumpas kurduğunu ileri süren Erdoğan Ö., "Denetlenen iş yeri sahibi yapılan denetimden sonuç çıkarmış olacak ki bu denetimden kurtulmak için üzerimize kumpas kurdu. Onurum zedelenmeye çalışılmaktadır. Herhangi bir kayıtta alışverişin içinde olmadığım bellidir. Böyle bir suçu işlemedim. Tek amacım kamu düzenini sağlamaktır. Yol gösterici olmak suretiyle yapılacak işleri belirttik. Her yaptığımız işi bir amaca yönelikmiş gibi ortaya çıkarmaya çalıştılar. Böyle bir suçu işlemedim" diye konuştu. Sanık Selim E. de önceki savunmasını tekrar ederek, "Savunmamı yapmıştım. Tespit olmadığı için haklılığımı dile getiremiyoruz. Suçsuzum, beraatimi talep ediyorum" dedi. Savcı mütalaasını verdi, mahkemeden tahliye kararı çıktı Duruşmada Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı, sanıklar hakkında rüşvet teklifinin kabul edilmemesine ilişkin düzenleme kapsamında rüşvete teşebbüs suçundan ceza uygulanması yönünde mütalaa verdi. Mahkeme heyeti, mütalaanın ardından tüm delillerin toplanmış olması dolayısıyla tutuklu sanıklar Selim E., Erdoğan Ö. ve Murat Ayhan B.’nin yurt dışı çıkış yasağı adli kontrol tedbiriyle tahliyesine karar verdi. Heyet, davayı karar duruşması için ileri bir tarihe erteledi.
Bakan Uraloğlu: "Türkiye’yi uluslararası yat turizminin vazgeçilmez destinasyonu haline getirdik"
25 Temmuz 2025 Cuma - 20:19 Bakan Uraloğlu: "Türkiye’yi uluslararası yat turizminin vazgeçilmez destinasyonu haline getirdik" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Demre Yat Limanı’nın hizmete açılmasıyla Türkiye’nin yat bağlama kapasitesinin yaklaşık 26 bine ulaştığını söyleyerek, "Türkiye’yi uluslararası yat turizminin vazgeçilmez destinasyonlarından biri haline getirdik" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Antalya’nın Demre ilçesinde yapımı tamamlanan 700 yat bağlama kapasiteli Demre Yat Limanı’nın açılış törenine katıldı. Açılışta konuşan Uraloğlu, yat limanının sadece bir marina değil, aynı zamanda turizm, ticaret ve sosyal yaşam merkezi olacağını söyledi. "2002 yılından bu yana Antalya’nın ulaşım ve iletişim altyapısına yaklaşık 235,1 milyar lira yatırım gerçekleştirdik" Antalya’nın yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın en gözde turizm merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Bakan Uraloğlu, "Kentin hem turizm hem tarım hem de ihracat potansiyelini güçlendirmek için çalışmalarımıza aralıksız devam ediyoruz. 2002 yılından bu yana Antalya’nın ulaşım ve iletişim altyapısına yaklaşık 235,1 milyar lira yatırım gerçekleştirdik" dedi. Antalya Havalimanı’nın kapasitesinin 35 milyondan 82 milyona çıkarıldığını da belirten Uraloğlu, bu yatırımların kentin turizmine, ticaretine ve istihdamına önemli katkılar sağladığını ifade etti. "Yat bağlama kapasitesi yaklaşık 26 bine çıktı" Yat turizminde Türkiye’nin dünya çapında bir merkez haline geldiğini belirten Uraloğlu, "2002’de 8 bin 500 olan yat limanı kapasitemizi 25 bin 262’ye yükselttik. Bugün açtığımız Demre Yat Limanı ile bu kapasitemizi yaklaşık 26 bine çıkarıyoruz. Yalova’dan Seferihisar’a, Mersin’den Kaş’a kadar açtığımız yat limanlarıyla ülkemizi bu alanda güçlendirdik" dedi. "Uzun süreli yabancı yat konaklamalarıyla ekonomimize döviz girdisi sağlanacak" Demre Yat Limanı’nın 958 metre ana mendirek, 281 metre tali mendirek, 287 metre rıhtım ve 5 adet yüzer iskeleden oluştuğunu belirten Uraloğlu, "Bu proje, yat turizmini 12 aya yayarak bölgeye kış aylarında da canlılık getirecek. Yat kulübü etkinlikleri, restoranlar ve sosyal alanlarla Demre, yeni bir cazibe merkezine dönüşecek. Ayrıca uzun süreli yabancı yat konaklamalarıyla ekonomimize döviz girdisi sağlanacak" diye konuştu. "Kruvaziyer turizminde 2 milyon yolcuyu aşacağız" Kruvaziyer turizminde de büyük bir ivme yakaladıklarını söyleyen Bakan Uraloğlu, "2024 yılında kruvaziyer yolcu sayısı yüzde 22,5 artışla 1,9 milyona ulaştı. Bu yıl toplamda 2 milyon yolcu sayısını aşacağımızı öngörüyoruz" dedi. Konuşmaların ardından Demre Yat Limanı, protokol üyelerinin katılımıyla resmen hizmete açıldı.
Antalya’da bir ev ve depo alevlerin arasında kaldı
25 Temmuz 2025 Cuma - 17:58 Antalya’da bir ev ve depo alevlerin arasında kaldı Antalya’nın Aksu ilçesinde otluk alanda başlayan ve rüzgarın etkisiyle hızla büyüyen yangında ev ve iş yerleri zarar gördü. Vatandaşlar alevlerin yanıcı maddelerin bulunduğu depoya sıçramaması için hortumlarla müdahale etti. Yangın, saat 16.00 sıralarında Aksu ilçesi Cihadiye Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Mahalle mezarlığında otluk alanda başlayan yangın rüzgarında etkisiyle kısa sürede büyüdü. Yangının 112 Acil Çağrı Merkesi’ne bihldirilmesinin ardından Fatih ve Yurtpınar Mahallesi’nde sabah saatlerinde başlayan ve soğutma çalışmaları devam eden yangın yerinden ekipler bölgeye sevk edildi. Verilen adrese çok sayıda itfaiye ekibi sevk edilirken Antalya Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü’ne bağlı TOMA’larda alevlere müdahale etti. Aşırı sıcak ve rüzgar nedeniyle hızla büyüyen yangın ev ve iş yerlerine sıçradı. Alevler arasında kalan bir evin çatısı yanarken, yön değiştiren rüzgar nedeniyle yangın yakın noktada bulunan bir iş yerine sıçradı. İş yeri çalışanlar alevlerin duvarına kadar dayandığı mobilya ve boya atölyesine ait depo bulunan yanıcı maddeleri risk alarak dışarıya çıkardı. Çalışanların hortum ve kovalarla alevlere müdahalesi yetersiz kalırken alevler boş alanda bulunan 2 baraka ve malzemelere sıçradı. Gökyüzünü siyah dumanların sardığı yangında büyük çapta maddi hasar meydana geldi. Alevlerin zarar verdiği evin sahibi Ali Dalgakıran ve arkadaşı Sezai Fırat, "Mezarlıktan çıkıp eve geldi, çatıda zarar var. Bizden sonra ilerleyip depoya doğru gitti" dedi. Rahmetullah Erkul isimli vatandaş ise, "İlk başta mezarlıktan başladı, eve doğru gitti onu yaktı. Ardından itfaiye geldi. Ardından mobilya boya atölyesine kadar gitti" ifadelerini kullandı. Ekiplerin yangını söndürme çalışmaları devam ediyor.