Yerel Haberler
Antalya
01 Mayıs 2026 Cuma - 10:33 Önce anıta ardından tarihi surlara çıktı, karnı acıkınca çorbayla ikna edildi Antalya’da daha 1 gün öncesi anıta çıkıp kulaklıktan müzik dinleyerek dans eden ve üzerine benzin döküp herkesin yüreğini ağzına getiren şahıs, bu sefer de tarihi surlara çıkıp 6 saat ekiplere ecel terleri döktürdü, karnı acıkınca getirilen çorbayla ikna edildi. Olay, dün saat 12.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi tarihi Kaleiçi’nin üst kısımda yer alan surlarda yaşandı. Geçtiğimiz gün elinde benzin dolu bidon ile Cumhuriyet Meydanı’nda bulunan Ulusal Yükseliş Anıtı’nın üzerine çıkan ve kulaklık takıp dans ederek 2 saatlik eylem yapan Ertan Ö. (48), dün de aynı saatte tarihi surların 5 metre yükseklikteki kısmına çıktı. Bu sefer yanında alkol ve gazoz getiren şahsı görenler durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine verilen adrese polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Polis, bölgeye şerit çekerken Ertan Ö.’yü de ikna etme çalışmalarına başladı. Kulaklıktan dinlediği müzikle dans etti Alkol alıp, yine telefondan açtığı müzikleri kulaklıkla dinleyerek dans etmeye başlayan Ertan Ö., tüm ikna çabalarına aldırış etmedi. Ertan Ö’nün bu eylemini çevredeki vatandaşlar ve turistler ise ilgiyle takip etti. Başkomiser ikna etti Ertan Ö, Zaman zaman ayağa kalkıp tehlikeli hareketler sergileyip yaklaşık 6 saat boyunca ekiplere ecel teri döktürdü. İtfaiyenin merdiveniyle şahsın yanına yaklaşan Başkomiser Zahit Şahinalp, ikna etmeye çalıştı. Karnı acıkan ve çevredeki bir esnaftan getirilen çorba sonrası ikna olan Ertan Ö., başkomiser tarafından sepete alınıp güvenli bölgeye indirildi. Sağlık ekipleri tarafından kontrol edilen Ertan Ö., çorbasının içmesinin ardından polis merkezine götürüldü.
İngiltere ve İskoçya’daki amatör golfçüler belek finalinde buluşacak
27 Haziran 2025 Cuma - 16:04 İngiltere ve İskoçya’daki amatör golfçüler belek finalinde buluşacak Avrupa’daki amatör golfçüleri bir araya getirecek olan "Race to Belek" golf turnuvasının elemeleri 29 Haziran’da başlayacak ve İngiltere ile İskoçya’da yapılacak. Turnuvada finale kalan sporcular ekim ayında Antalya Belek’te düzenlenecek karşılaşmalarda mücadele edecek. Avrupa’daki amatör golfçüleri bir araya getirecek olan "Race to Belek" golf turnuvası başlıyor. İngiltere ve İskoçya’daki çeşitli sahalarda 29 Haziran – 10 Ağustos 2025 tarihleri arasında düzenlenecek elemelerle başlayacak organizasyonun finali, Türkiye’nin önemli golf merkezlerinden biri olan Belek’te yapılacak. Ekim ayında Belek’te düzenlenecek büyük finale kalan amatör sporcular, uluslararası düzeyde golf heyecanı yaşayacak. Belek’te bulunan bir otelde gerçekleştirilecek final karşılaşmaları, aynı zamanda spor turizmine katkı sağlayacak nitelikte olacak. Finalistler Belek’teki beş yıldızlı otellerde ağırlanacak Corendon Airlines’in, 20. yılına özel düzenlediği organizasyon kapsamında sporculara ulaşım, golf ekipman taşıma ve konaklama gibi desteklerin sunulacağı bildirildi. Finalistlerin Belek’teki beş yıldızlı otellerde ağırlanacağı, turnuvanın dostluk, kültür paylaşımı ve sporun birleştirici gücünü ön plana çıkaracağı ifade edildi. "Spor dünyasına kalıcı değerler kazandırmayı hedefliyoruz" Corendon Airlines Yönetim Kurulu Başkanı Yıldıray Karaer , "Race to Belek gibi projelerle yalnızca marka değerimizi güçlendirmiyor, aynı zamanda spor sevgisini daha geniş kitlelere yaymayı, spor turizminin büyümesine katkı sağlamayı ve spor dünyasına kalıcı değerler kazandırmayı hedefliyoruz" dedi.
Kemer Belediyesi’nin mavi bayrak gururu
27 Haziran 2025 Cuma - 16:00 Kemer Belediyesi’nin mavi bayrak gururu Kemer’deki Halk Plajı, çevre temizliği ve güvenli hizmet kriterlerini karşılayarak mavi bayrak almaya hak kazandı. Kemer, 52 mavi bayraklı plajıyla Antalya’da üçüncü sırada yer alıyor. Antalya’nın Kemer ilçesinde bulunan ve yerli-yabancı turistlerin sıkça tercih ettiği Mustafa Ertuğrul Aker Parkı sahilindeki Kemer Belediyesi Halk Plajı, çevre ve hizmet standartlarını başarıyla yerine getirerek "mavi bayrak" unvanına layık görüldü. Mavi bayrak asma programı, Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, Belediye Başkan Yardımcısı Semih Top, İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Serap Minta ile Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV) Antalya Koordinatörü Mustafa Ergiydiren’in katılımıyla gerçekleştirildi. Programda konuşan Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, "Mavi bayrak, plajın temiz ve güvenli olduğunun, herkesin gönül rahatlığıyla faydalanabileceğinin göstergesidir. Kemer’de şu anda 52 mavi bayraklı plajımız var. Sayının her geçen yıl artması için çalışıyoruz. Bu başarıda emeği olan tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Kemer’imize hayırlı olsun" dedi. TÜRÇEV Antalya Koordinatörü Mustafa Ergiydiren ise yapılan denetimler sonucunda Kemer Belediyesi Halk Plajı’nın 33 uluslararası kriteri eksiksiz şekilde yerine getirerek 2025 yılı için mavi bayrak almaya hak kazandığını belirtti. Ergiydiren, plajda çevre yönetimi, su kalitesi, güvenlik ve diğer hizmetlerde herhangi bir uygunsuzluk bulunmadığını ifade ederek emeği geçenlere teşekkür etti. Konuşmaların ardından Başkan Topaloğlu ve protokol üyeleri, gönderdeki yerini alan mavi bayrağı hep birlikte göndere çekti.
Serik Devlet Hastanesi ‘Anne Dostu Hastane’ unvanı aldı
27 Haziran 2025 Cuma - 15:59 Serik Devlet Hastanesi ‘Anne Dostu Hastane’ unvanı aldı Serik Devlet Hastanesi, Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan değerlendirmeler sonucu ‘Anne Dostu Hastane’ unvanını almaya hak kazandı. Antalya’nın Serik ilçesinde hizmet veren Serik Devlet Hastanesi, daha önce kazandığı "Bebek Dostu Hastane" unvanının ardından, Sağlık Bakanlığı’nın yürüttüğü "Anne Dostu Hastane" programı kapsamında yapılan denetimlerden başarıyla geçerek yeni bir unvanın sahibi oldu. Anne Dostu Hastane programı, gebelik öncesinden doğum sonrası döneme kadar annelere kaliteli, güvenli ve mahremiyete saygılı sağlık hizmeti sunulmasını amaçlıyor. Program çerçevesinde hastanelerin doğum hizmetleri, fiziksel şartları, hasta güvenliği ve mahremiyet uygulamaları gibi birçok başlık detaylı şekilde değerlendiriliyor. Bu kapsamda Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü Sağlık Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Koruyucu Sağlık Hizmetleri Birimi’nden İlkay Zengin ve beraberindeki ekip, Serik Devlet Hastanesi’nde incelemelerde bulundu. Doğum öncesi ve sonrası hizmet süreçleri, doğum ortamlarının uygunluğu, hasta güvenliği ve mahremiyet odaklı uygulamalar değerlendirilerek hastane "Anne Dostu Hastane" belgesi almaya uygun bulundu. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Serik Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Serkan Kurt, hastanenin kadın doğum kliniğinde 4 uzman hekim ve 19 ebe ile hizmet verdiklerini belirtti. Kurt, "Doğumhanede hem fiziksel hem de işleyiş açısından önemli düzenlemeler yaptık. Gebe okulumuzu aktifleştirerek anne adaylarının gebelik, doğum ve lohusalık dönemlerini daha yakından takip ediyoruz. Ayrıca gebelere özel ebe polikliniği hizmete açıldı" dedi. Hastane bünyesinde oluşturulan 2 adet TDL (Travay-Doğum-Loğusa) odasında, anne adaylarının ev konforunda doğum yapabilmesine imkân tanındığını belirten Başhekim Kurt, "Kaliteli ve nitelikli bakımı esas alan, konfor ve hijyen standartları yüksek bir doğumhane ortamı oluşturduk. Gebelik, bir kadının inanılmaz yolculuğudur. Bizler bu süreçte onların yanındayız. ‘Anne Dostu Hastane’ unvanını almaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu başarıda emeği geçen tüm personelimize teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Ayşe Muhammetoğlu: "Şu an itibarıyla biz su fakiri adayı bir ülkeyiz"
27 Haziran 2025 Cuma - 15:58 Prof. Dr. Ayşe Muhammetoğlu: "Şu an itibarıyla biz su fakiri adayı bir ülkeyiz" Akdeniz Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Muhammetoğlu, Türkiye’nin su kaynaklarıyla ilgili, "Türkiye gerçekten su zengini mi, su fakiri mi? Bu çok gündeme de gelen bir konu. 2024 rakamları diyor ki Türkiye’deki su potansiyeli kişi başına yılda bin 308 metreküp. Bu ne ifade eder? Su stresi yaşayan bir ülkeyiz. Eğer su kaynaklarındaki azalmayı da düşünürsek, Türkiye’de yüzde 25 su kaynakları azalacak. Bu oranı dikkate aldığımızda kaynakları azaltıp nüfusu artırırsak biz su fakiriyiz. Şu an itibarıyla biz su fakiri adayı bir ülkeyiz ve bunun için de çok ciddi önlemler almamız gerekiyor" dedi. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından dünyanın en büyük bilim toplum buluşması "Bilim Kafe" etkinliği, 81 ilde 150’den fazla üniversiteyle birlikte eş zamanlı olarak gerçekleştirildi. Halkın bilimle buluşmasını amaçlayan "Bilim Kafe" etkinliği Akdeniz Üniversitesi ev sahipliğinde Antalya Su ve Atıksu İdaresi (ASAT) Genel Müdürlüğü ve Antalya Kent Konseyi iş birliğinde Tophane Çay Bahçesi’nde geniş katılımla düzenlendi. Su Krizi ve Tasarruf Kültürü Üzerine Halkla Bilim Buluşmaları’ konulu etkinlikte Akdeniz Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Muhammetoğlu konuşmacı olarak yer aldı. Antalya merkez ilçe mahalle muhtarlarının katıldığı ve tüm halka açık olan etkinlik katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Eş zamanlı yapıldı Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şükrü Özen, Bilim Kafe etkinliğinin tüm Türkiye’de eş zamanlı olarak düzenlenmekte olduğunu söyledi. Prof. Dr. Şükrü Özen, "Bildiğiniz gibi üniversiteler, bilimsel bilginin üretildiği, nitelikli araştırmanın yapıldığı, eğitimin verildiği toplumsal katkıyı öne çıkaran bilim yuvalarıdır. Akdeniz Üniversitesi de Antalya’mızın göz bebeği Türkiye’nin önde gelen üniversiteleri arasında yerini almıştır. Bugün üniversitelerde üretilen bilginin, araştırmanın sonuçlarını toplumun bütün kesimleriyle paylaşmanın hedeflendiği bu bilim kafe etkinliklerini Türkiye genelinde başlatmış bulunuyoruz. Bütün Türkiye’yi yaklaşık 81 il, 150 üniversiteyi aynı anda düşünürsek coğrafi kapsayıcılık açısından da dünyada en büyük bilim kafe etkinliğini yürütüyoruz. Tabii bu konuları çeşitlendirerek bundan sonraki süreçlerde, kafelerde, yaylalarda, sahillerde bir araya geleceğiz. Farklı konularda, üniversitede yürüttüğümüz araştırma sonuçlarını toplumun tüm kesimleriyle paylaşmayı hedefliyoruz" dedi. Şehirle güçlü bağlar Akdeniz Üniversitesi’nin kentiyle, kurumlarıyla, sivil toplum örgütüyle, yerel yönetimiyle çok güçlü ilişkileri ve iş birlikleri olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Şükrü Özen, "Biz zaten Rektörümüz Prof. Dr. Özlenen Özkan hocamızın liderliğinde bu iş birliklerini kentimizle yakın ilişki içerisinde sürdürüyoruz. Seçtiğimiz konu, sürdürülebilirlik, su, iklim ve kentsel su yönetimi ile yakından ilişkili. Yürütülen proje, yerel yönetimlerde suyun temel paydaşı olan ASAT, Bakanlık ve Avrupa Birliği Projesi olması nedeniyle önem arz ediyor ve bu projeyi yürüten hocalarımız birazdan sizlere elde ettikleri çıktılara ilişkin bilgileri paylaşacaklar. Tabii muhtarlarımız hem halk tarafında hem devlet tarafında önemli süreçleri yöneten sorunları bizzat yerinde yaşayan insanlar olarak ve konu da su olması sebebi ile sizlerle bugün bu başlangıcı yapmak istedik. Hepinize çok teşekkür ediyorum katıldığınız için" ifadelerini kullandı. Suya dair ortak sorumluluk mesajı Antalya Kent Konseyi Başkanı Semanur Kurt, "Bu programı Antalya’nın en nostaljik güzel yeri Tophane Parkı hepimizin gençliğinin geçtiği bir alan olması, bugünkü neslin aklında kalması için Antalya’nın kent çekirdeğinde çok önemli bir konumu olması nedeniyle, tophanenin tekrar hafızalarda canlanmasını istediğimiz için burada yaptık. Hepimizin, kentin en temel sorunlarından sorumluluk duyması gereken alanlardan su kaynakları, içme suyu, sulama suyu, bugün tükettiğimiz su ile ilgili hem kaynaklarımızın korunması su tasarrufunu nasıl sağlarız, sonsuz bir kaynağa sahip değiliz. Hızla artan nüfusumuzun ihtiyacının karşılanması sürdürülebilirliği açısından birlikte önerilerinizi, fikirlerinizi paylaşabileceğiniz bir toplantı olarak düşünüyoruz. Umarım toplumun her kesimine yayılan bu bilinçlenme kültürünün arttığı, kullandığımız suyun ne kadar değerli olduğunu anladığımız, hani zeytinyağı gibi diyoruz ya, zeytinyağından daha kıymetli bir sürece giriyor içtiğimiz sular. O nedenle su için yapacaklarımız hepimizin ortak sorumluluğu" dedi. Üniversite ile ASAT iş birliği Antalya Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğü (ASAT), Genel Müdür Yardımcısı Necdet Erol da, "ASAT Genel Müdürlüğü olarak 2 milyon 700 bin Antalyalı hemşehrimize ve 27 milyon dünya vatandaşına hizmet ediyoruz. Bunu yaparken maalesef yüzde 98 suyumuzu yeraltı kaynaklarından sağlıyoruz. Bu da bize maliyet olarak karşımıza çıkmakta. Biz bütçemizi uygun bir şekilde kullanmaktayız. 1 milyon 550 bin abonemiz var. Biz suyu hoyratça kullanmaya devam edersek maalesef iklim değişikliği ve kuraklık neticesinde yarın bir gün sorunlarla karşılaşacağız. 1 milyon 550 bin aboneden her abone 1 metreküp tasarruf etse 1 milyon 550 bin ton suyu tasarruf ederiz" ifadelerini kullandı. ASAT Genel Müdürlüğü olarak 2025 ve 2026 yılını kayıp ve kaçaklara ayırdıklarını belirten Erol, "Muhammed hocamla, Ayşe hocamla ve üniversiteyle beraber bunun çalışmalarını yaptık. Ve yaklaşık 7 milyar liralık bir bütçe ayırdık. Su kayıp ve kaçaklarını önleyebilirsek bunun önüne geçebileceğimizi düşünüyorum. Biz ASAT olarak elimizden gelen tüm gayreti gösteriyoruz. Muhtarlarımız, halkımızla birlikte daha güzel yarınlara nasıl ulaşırız, onun peşinde koşuyoruz" şeklinde konuştu. "Su fakiri adayı bir ülkeyiz" Akdeniz Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Güray Doğan’ın moderatörlüğünde Akdeniz Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Muhammetoğlu’nun konuşmacı olarak yer aldığı buluşmada Akdeniz Üniversitesi ve ASAT iş birliğiyle yürütülen "Su Krizi ve Toplumsal Farkındalık" projesinin sonuçları anlatıldı. Türkiye’nin su kaynakları hakkında bilgi paylaşan Prof. Dr. Ayşe Muhammetoğlu, "Türkiye gerçekten su zengini mi, su fakiri mi? Bu çok gündeme de gelen bir konu. 2024 rakamları diyor ki Türkiye’deki su potansiyeli kişi başına yılda bin 308 metreküp. Bu ne ifade eder? Su stresi yaşayan bir ülkeyiz. Mevcut durumda su stresiyle karşı karşıyayız ve bunun içindeyiz. Bakın çok yakın bir döneme gidelim. 2030 yılı su kaynakları aynı kalıyor olsa bile nüfus artıyor. Bakın sadece beş yıl sonra bu değer bin 270 dolayısıyla fakirleşiyoruz. Eğer su kaynaklarındaki azalmayı da düşünürsek bu Türkiye’de yüzde 25 su kaynakları azalacak. Bu oranı dikkate aldığımızda kaynakları azaltıp nüfusu artırırsak biz su fakiriyiz. Yani şu an bunu daha gelecek deme lüksümüz de yok aslında kapıda. Şu an itibarıyla biz su fakiri adayı bir ülkeyiz ve bunun için de çok ciddi önlemler almamız gerekiyor" dedi. "Türkiye’de en fazla göç alan il Antalya" İklim krizinin su kaynaklarına etkisini değerlendiren Prof. Dr. Ayşe Muhammetoğlu, "İklim değişikliğinde 5 derecelere varan sıcaklık artışları öngörülüyor. Yani sıcaklık artışı özellikle Akdeniz kıyı ülkelerinde çok ciddi bir sorun. Dünya genelinde de Akdeniz bölgesi iklimi en zayıf, en kırılgan bölgede yaşıyoruz. Yağışlarda yüzde 27 düzeyinde azalma öngörülüyor. Antalya ve Akdeniz bölgesi için yağışlarda ciddi azalma var. Hidrolojik kuraklık riskleri çok yüksek. Bulunduğumuz yerde tarımı, tarımsal sulamayı işte bu artan buharlaşma ile birlikte çok daha fazla su talebi olacak. Kentsel su talebimiz artıyor. Antalya üzerinde nüfusumuz artıyor. Türkiye’de en fazla göç alan il Antalya. Hepimiz yaşıyoruz. 25 milyona varan yerli yabancı turist ziyaret ediyor. Bu bir ülke demek" diye konuştu. "Herkese görev düşüyor" Suyun verimli kullanılması için tüm paydaşlara görev düştüğünü belirten Prof. Dr. Ayşe Muhammetoğlu, "Antalya’da yüzde 70’den daha fazla su tarımda kullanılıyor. Tarım başlığını muhakkak çok daha verimli hale getirmemiz gerekiyor. Ancak biz proje kapsamında kentselde çalışıyoruz. Yüzde 70’den geriye kalan yüzde 13-15 bandını kullanan kentsel sudan bahsediyoruz şu anda. Burada hepimize düşen görev şu. Kentsel suyun içerisinde yüzde 60’tan fazlası evlerimizde. Yani kent merkezinde 1 milyon 500 bin insan aslında su tasarrufu yaptığı zaman damlaya damlaya göl, okyanus olur. Biz burada el birliğiyle bugün aslında sizlerle bunu konuşuyoruz. Sizlerden de katkı istiyoruz. Sizler toplumla, sürekli halkla iç içesiniz, sorunları aslında bize taşıyorsunuz, kurumlara iletiyorsunuz. Biz bireysel su kullanımı ne kadar daha tasarruf hale getirirsek, teknik çalışmaları zaten kurumlarımız yapıyor, bakanlıklar da yapıyor ama biz de burada bir paydaşız. Bu yüzden sizinle bugün bir aradayız. Yani projeksiyonlar yapıyoruz, kent nüfusumuz artıyor, su talebi artıyor. Bu yüzden de su kayıpları yönetimi çok önemli ama suyun verimli kullanımı da çok önemli" dedi. İklim krizi etkileri Etkinliğin Moderatörü Doç. Dr. Güray Doğan da iklim krizinin etkilerini, Antalya’nın durumunu değerlendirerek, "Antalya’da nüfusun son 10 yılda yüzde 22 arttığını, buna rağmen Türkiye’de yüzde 10 arttığını, dolayısıyla Antalya’daki nüfus artışının, Türkiye’nin ortalama nüfus artışının yüzde 100 katından daha fazla olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla Antalya, 1960-1970’lerde bahsedilen Antalya’da, çağlayanlar ve güller şehri olarak anlatılan bir Antalya’dan, bugün çağlayanı 3 tane olan bir Antalya’ya doğru geldik" değerlendirmesinde bulundu.
Alanya’da çıkan orman yangını kısmen kontrol altına alındı
27 Haziran 2025 Cuma - 15:31 Alanya’da çıkan orman yangını kısmen kontrol altına alındı Antalya’nın Alanya ilçesinde sabah saatlerinde Mahmutseydi Mahallesi Kızılalan mevkiinde çıkan orman yangını, ekiplerin yoğun müdahalesi sonucu büyük ölçüde kontrol altına alındı. Yangının, elektrik tellerinin birbirine çarpması sonucu çıktığı değerlendiriliyor. Yangına ilişkin açıklamalarda bulunan Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, yangının büyük ölçüde kontrol altına alındığını söylerken Alanya Kaymakamlığı, yaklaşık 50 hektarlık ormanlık alanın zarar gördüğü bilgisini paylaştı. Yangın, saat 08.00 sıralarında Alanya’nın Mahmutseydi Mahallesi Kızılalan mevki ormanlık alanda meydana geldi. Yangın, elektrik tellerinin birebirine çarpması sonucunda çıktığı değerlendirilen yangına havadan ve karadan müdahaleler devam ediyor. Vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye Antalya Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri başta olmak üzere çok sayıda yangın söndürme ekibi sevk edildi. Özçelik: "Yangını büyük oranda kontrol altına aldık" Yangına ilişkin açıklamalarda bulunan Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, yangının büyük ölçüde kontrol altına alındığını belirterek, "Öncelikle Alanya’mıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Umuyorum, bir iki saat içerisinde şu anda kısmen kontrol altına alınmış olan yangını tamamen kontrol altına almış ve soğutma çalışmalarına başlamış olacağız. Sabah saat 08.00 civarında, elektrik tellerinin birbirine çarpması sonucunda yangının çıktığını düşünüyoruz ama henüz kesin ve net bir bilgi yok. An itibarıyla yangını aşağı yukarı kontrol altına almaya başladık. Elli hektar civarında, belki biraz daha fazla bir alanı kaybetmiş bulunmaktayız" dedi. Yangının Kızılalan bölgesine sıçramaması için yoğun mücadele verdiklerini belirten Özçelik, "Hem Büyükşehir Belediyemizin, hem Orman Genel Müdürlüğümüze bağlı ekiplerin, hem de Alanya Belediyesi ekiplerinin ve hava unsurlarımızın yoğun desteğiyle şu ana kadar bu engellemeyi başardık. Umuyorum ki bu noktada yangını durdurmuş olacağız. Tüm Alanya’mıza geçmiş olsun diliyorum" ifadelerini kullandı. ‘’2 uçak, 2 helikopter ve 150 personel müdahale etti’’ Alanya Kaymakamlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada ise yangına Antalya Orman Bölge Müdürlüğü, Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi, Alanya Belediyesi ekipleri ve Jandarma Komutanlığı’nın koordinasyonuyla müdahale edildiği kaydedildi. Yangına, havadan 2 uçak ve 2 helikopter ile; karadan ise 25 arazöz, 6 su tankeri, 15 teknik eleman, 5 orman muhafaza memuru ve 150 yangın söndürme işçisinin müdahale ettiği bildirildi. Yangında yaklaşık 50 hektarlık ormanlık alanın zarar gördüğü belirtildi. Ekipler, yangına havadan ve karadan müdahalesi devam ediyor.
Kaş Beldibi ve Sütleğen Grup Yolu asfaltlanıyor
27 Haziran 2025 Cuma - 14:56 Kaş Beldibi ve Sütleğen Grup Yolu asfaltlanıyor Antalya Büyükşehir Belediyesi, yaz aylarıyla birlikte Antalya’nın yüksek kesimlerinde vatandaşların rahat ve konforlu bir şekilde ulaşım sağlayabilmeleri amacıyla asfaltlama çalışmalarına hız verdi. Büyükşehir ekipleri, Kaş Beldibi ve Sütleğen grup yolunu sathi asfaltla kaplıyor. Büyükşehir Belediyesi, kırsal mahalle ve yayla yollarında yol yapım ve iyileştirme çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Vatandaşların güvenli ve konforlu bir şekilde ulaşım sağlayabilmeleri için çalışmalarını gece gündüz sürdüren Büyükşehir Belediyesi, Kaş ilçesine bağlı Sütleğen ve Beldibi Mahallesi grup yolunda asfalt çalışmaları yapıyor. Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı asfalt ekipleri, güçlendirme ve şarampol gibi altyapı çalışmaları biten yolda sathi asfalt çalışmalarına başladı. Vatandaşlardan gelen talepler doğrultusunda 15 milyon TL bedelle yatırım kapsamına alınan grup yolu, yaz kış yoğun bir şekilde kullanılıyor. Asfaltlama çalışmalarının tamamlanmasıyla 6,5 kilometre uzunluğundaki yol daha konforlu hale gelecek. Vatandaşlar, mahallelerinde gerçekleşen iyileştirme çalışmalarından memnuniyet duyuyor. 15 milyon TL’lik yatırım Kaş Beldibi Mahallesi’ndeki asfaltlama çalışmalarını Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Sorumlusu İsa Akdemir, Beldibi Mahalle Muhtarı İsmail Özdemir ve Sütleğen Mahalle Muhtarı Gürbüz Erkan ile yerinde inceledi. Yayla yollarında gerçekleştirdikleri çalışmalarla ilgili bilgi veren İsa Akdemir, "Muhtarlarımız, taleplerini başkanımıza muhtarlar toplantısında iletmişti. 2024 yılı içerisinde bu yolumuzun altyapı stabilize çalışmalarını gerçekleştirdik. Kırsal bölgelerdeki yollarımızda kış aylarında altyapı çalışmalarını gerçekleştirir, daha sonra mevsim şartları uygun olduğunda asfaltlamalarına başlarız. Burada 6,5 kilometrelik bir çalışma gerçekleştireceğiz. Büyükşehir Belediyemizin sorumluluğundaki yollarda gece gündüz tüm personelimizle birlikte çalışmalarımıza devam ediyoruz" dedi. "Araçlarımıza zarar verecek düzeye gelmişti" Sütleğen Mahallesi Muhtarı Gürbüz Erkan, "Beldibi ve Sütleğen Mahallesi için, talep ettiğimiz iyileştirme çalışmaları başladı. Yolumuz uzun yıllardır kullanılan bir yol. Bu nedenle çukurlar oluştu, şarampolü yoktu, asfaltı eskimişti. Araçlarımıza zarar verecek düzeye gelmişti" diye konuştu. "Bakım isteyen bir yoldu" Beldibi Mahalle Muhtarı İsmail Özdemir ise "Beldibi Mahallemizden geçen grup yolu, çevre köylerin ve mahallelerin çok sık kullandıkları, Kaş ile Elmalı arasında ihtiyaç halinde bağlantı kuran bir yoldur. Bakım isteyen bir yoldu" dedi.