Yerel Haberler
Antalya
Kepez’in başpehlivanı Enes Doğan 19 Nisan 2026 Pazar - 22:04:17 10. Kepez Belediyesi Yağlı Pehlivan Güreşleri’nde başpehlivan Enes Doğan oldu. 10. Kepez Belediyesi Yağlı Pehlivan Güreşleri’nde Duacı Edip Akbayram Gençlik Parkı’nda gerçekleştirildi. Finalde kol bağlayan pehlivanların mücadelesi, izleyenlere Kırkpınar Yağlı Güreşleri atmosferini aratmadı. Günün sonunda finalde Ali Gürbüz ile mücadele eden Enes Doğan, rakiplerini geride bırakarak Kepez’in başpehlivanı unvanını kazandı. Ali Gürbüz geçirdiği sakatlık dolayısıyla final müsabakasına devam edemedi. Enes Doğan, 10. Kepez Belediyesi Yağlı Pehlivan Güreşleri’nin altın kemeri kazanan başpehlivanı oldu. Enes Doğan’a şampiyonluk nişanesi olan altın kemeri Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz taktı. Kepez Belediyesi Yağlı Pehlivan Güreşleri’nin 3 milyon TL’den başlayan ağalık ihalesini 7 milyon 777 bin TL ihale bedeli ile iş insanı Veli Güler aldı. Baş boyu müsabakalarında öne çıkan isimler arasında Mustafa Batu, Ali Gürbüz, Orhan Okulu, Ali İhsan Batmaz, Yusuf Can Zeybek, Feyzullah Aktürk, Recep Kara, Yıldıray Pala, Ertuğrul Dağdeviren, Yunus Emre Yaman, Yalçın Üncül, Erkan Taş, Fatih Atlı, Enes Doğan, İsmail Balaban, Mehmet Yeşil Yeşil yer aldı. "Burada diz çöken yenilmez, burada galip gelen kibirlenmez" Başkan Kocagöz, er meydanının sadece bir spor alanı olmadığını vurgulayarak, "Burada asaletin, cesaretin ve geleneğin bin yıllık yürüyüşüne şahitlik ediyoruz. Er meydanı sadece bileğin gücünün değil; ahlakın, sabrın ve mertliğin sınandığı yerdir. Burada diz çöken yenilmez, burada galip gelen kibirlenmez. Çünkü bu meydanın özü edep, ahlak ve saygıdır" 12 yıl aradan sonra güreşlerin yeniden düzenlenmesinin önemine dikkat çeken Başkan Kocagöz, "Kepez meydanı yıllardır pehlivanını, davulun zurnanın coşkusunu bekliyordu. Bugün bu hasret sona erdi. Kepez’de er meydanı yeniden kuruldu, güreş yeniden ayağa kalktı" dedi. Şiddete karşı güçlü mesaj Konuşmasında toplumsal olaylara da değinen Başkan Kocagöz, okullarda yaşanan şiddet olaylarına dikkat çekerek hayatını kaybeden öğrenci ve öğretmenlere Allahtan rahmet, yakınlarına da başsağlığı dileklerinde bulundu. Başkan Kocagöz, "Okul dediğimiz yer bir çocuğun hayal kurduğu, bir öğretmenin geleceği inşa ettiği yerdir. Orada gözyaşı olmamalıydı. Bugün bu meydandan sadece güreşin değil, insanlığın sesini yükseltiyoruz. Okullarda sessizlik değil, çocuklarımızın o güzel sesleri olmalıdır" diye konuştu. Sporun önemine de vurgu yapan Başkan Kocagöz, gençlerin spora yönlendirilmesi gerektiğini belirterek, "Spor kötü alışkanlıkların panzehridir. Yerel yöneticiler olarak spor altyapılarını yapmaya devam edeceğiz" dedi. Konuşmasının sonunda güreş severlere seslenen Başkan Kocagöz, Kepez’de yağlı güreş geleneğinin artık kesintiye uğramayacağını belirterek şu sözlerle konuşmasını tamamladı: "Er meydanı hazır, Kepez hazır Haydi yiğitler meydan sizindir. Bugün burada gösterdiğiniz ilgi, bu geleneğin artık bir daha kesintiye uğramayacağının en büyük göstergesidir. Söz veriyoruz; bu meydan bir daha susmayacak, bu davullar bir daha durmayacak." Hem sportif rekabetin hem de toplumsal dayanışmanın ön plana çıktığı 10. Kepez Belediyesi Yağlı Pehlivan Güreşleri, Kepez’de ata sporu yağlı güreşin yeniden güçlü bir şekilde hayat bulmasını sağladı.
19 Nisan 2026 Pazar - 14:47 Bakan Fidan, açıklamalarının ardından soruları cevapladı Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu’nun yaptığı açıklamada, bu yıl 150 ülkeden ve 66 uluslararası kuruluştan toplam 6 bin 400 katılımcının foruma katıldığını belirtti. Ayrıca forum kapsamında 23 devlet ve hükümet başkanı, 13 devlet ve hükümet başkan yardımcısı ile 50 bakanın ağırlandığını bildirdi. Oturumda konuşan Fidan, "Biz İsrail gibi değiliz, onlar biliyorsunuz Kıbrıs ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile bir araya gelip bölgedeki Müslüman ülkelere karşı bir askeri ittifak kurdular. Biz onların yaptığını yapmıyoruz" dedi.Bakan Fidan, NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen ADF 2026’nın kapanışı kapsamında "ADF Youth Talk" oturumuna katılarak basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Beşinci Antalya Diplomasi Forumu’nu yoğun, nitelikli ve verimli bir programın ardından tamamladıklarını ifade eden Bakan Fidan, üç gün boyunca Antalya’nın bir kez daha küresel diplomasinin merkezlerinden biri haline geldiğini vurguladı.150 ülkeden 6 bin 400 katılımcı bir araya geldiOturumda, Asya-Pasifik’ten Latin Amerika’ya, Avrupa’dan Orta Asya’ya kadar dünyanın dört bir yanından gelen liderlerin, karar alıcıların ve uzmanların aynı çatı altında bir araya gelerek görüş alışverişinde bulunduğunu belirten Bakan Fidan, "Bu yıl 150 ülke ve 66 uluslararası kuruluştan 6 bin 400 katılımcı forumumuza katıldı. Bu sayı, hem kapsadığı coğrafya hem de katılımcı sayısı bakımından benzer organizasyonlarla kıyaslandığında oldukça yüksek bir düzeydedir. 23 devlet ve hükümet başkanı, 13 devlet ve hükümet başkan yardımcısı, meclis başkanları, 50 bakan ve 87 uluslararası kuruluşun üst düzey temsilcisi foruma iştirak etti. Forum kapsamında Sayın Cumhurbaşkanımız, Cumhurbaşkanı Yardımcımız ve bakanlarımız, muhataplarıyla verimli temaslarda bulundu" dedi.Uluslararası gündemi belirleyen temaslarForum kapsamında Recep Tayyip Erdoğan’ın yoğun ve verimli temaslar gerçekleştirdiğini dile getiren Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve bakanların da Türkiye’ye gelen muhataplarıyla önemli görüşmeler yaptığını ifade etti. Fidan, ADF süresince uluslararası gündemi şekillendirecek kritik toplantılara da forum marjında ev sahipliği yapıldığını belirterek, "Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan ile gerçekleştirdiğimiz dörtlü toplantıda, bölgemizde barış ve istikrarı destekleyecek adımları ve seyrüsefer serbestisinin kalıcı şekilde tesisine yönelik olası girişimleri ele aldık" diye konuştu. Ayrıca Bakan Fidan, Gazze bağlamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde düzenlenen "Filistin İçin Tek Yürek: Eğitimde Yıkıma Karşı Geleceği Korumak" başlıklı oturumun forumun en anlamlı buluşmalarından biri olduğunu ifade etti."Arabuluculuk rolümüzü sürdüreceğiz"Diplomasinin tüm imkanlarından istifade ederek iş birliğimizi çeşitlendirmeyi ve dostluk köprülerimizi çoğaltmayı kararlılıkla sürdüreceklerini bildiren Bakan Fidan, "Kritik başlıklarda güven inşa etmeye, tarafları birbirine yaklaştırmaya ve gerektiğinde arabuluculuk rolü üstlenmeye aynı azimle devam edeceğiz. Türkiye’nin diplomasi alanındaki bu çekim gücü önümüzdeki dönemde de artan bir ivmeyle inşallah büyümeye devam edecek" şeklinde konuştu.Dörtlü toplantıların temel amacı ve çalışma alanları"Pakistan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Mısır dörtlü toplantısını, üçüncüsünü de ifade ettiğiniz gibi gerçekleştirdik ve bunu kamuoyuyla paylaştık" diye sözlerine devam eden Dışişleri Bakanı Fidan, "En başından beri hedefimiz, bu dört ülkenin bölgesel sahiplenmeyi gerektiren tüm konuları ele alarak sahici, gerçekçi ve uygulanabilir bir gündemle süreci ilerletmesidir. Liderlerimizin bu konuda bir iradesi var. Bizler de dışişleri bakanları olarak bu iradeyi ekonomi, teknoloji, sağlık ve savunma gibi birçok alanda hayata geçirmeye çalışıyoruz. Bizim inancımız şu, bu dört ülke aslında daha geniş bir bölgenin temsili niteliğini taşıyor. Ancak bölgedeki iş birliği imkanları yeterince kullanılmadığı için potansiyel tam anlamıyla hayata geçirilemiyor. Bu tespitten hareketle somut alanlarda iş birliğini geliştirmek için bir araya geliyoruz" şeklinde konuştu."Müslüman ülkelere karşı bir askeri ittifak kurdular"Bakan Hakan Fidan, o bölgede çok ciddi siyasi krizler ve çatışmaların olduğunu açıklayarak "Bu çatışmaların azaltılması ve istikrarın sağlanması için de neler yapılabileceğini değerlendiriyoruz. Biz İsrail gibi değiliz yani İsrail’in söylediğiniz gibi, onlar biliyorsunuz Kıbrıs ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile bir araya gelip bölgedeki Müslüman ülkelere karşı bir askeri ittifak kurdular. Biz onların yaptığını yapmıyoruz. Biz bölgemizdeki çatışmaları nasıl söndürürüz, ekonomik ilerlemeyi nasıl sağlarız, istikrarı nasıl hayata geçiririz onun arayışı içerisindeyiz. Biz şunu gördük: Eğer dışarıdan yardım beklemeye, kurtarıcı beklemeye bu bölge devam ederse, bu bölge ilelebet bu sorunlarla baş başa kalmaya devam edecek. Onun için akıllı aktörler hikmetle, geçmişten ders çıkartarak geleceklerine yön verirler. Diğer Gazze konusunda da yaptığımız toplantıda şu anda Gazze barış planının bir uygulama süreci var malumunuz. Gazze barış planının başlangıcına sebep olan sekizli grubun, New York’ta biliyorsunuz geçtiğimiz yıl eylül ayında Sayın Trump’la liderlerimiz bir araya geldiler. Buradan çıkan görüş ve iradeyle Gazze Barış Planı, Barış Kurulu gibi mekanizmalar hayata geçirilmeye başlandı. Şimdi bunun kurucu ruhunu oluşturan bu ülkelerle tekrar bir araya geldik. Tüm bu Gazze soykırımını durdurmaya ve tersine çevirmeye yönelik çabalarımız, çalışmalarımız geride bıraktığımız süreç içerisinde nerede? Alınan kararlar, ortaya konan vizyon, yapısal kurumsallaşmalar bizi nereye getirdi? Bununla ilgili çok detaylı tartışmaları ele aldık" şeklinde konuştu."Hürmüz Boğazı ile ilgili zihinlerde karışık bir durum var"Hürmüz Boğazı’yla ilgili şu anda zihinlerde karışık bir durum olduğunu belirten Bakan Fidan, "Zaman zaman işte tarafların açıldığı, zaman zaman kısmi bloke etmelerin olduğu yönünde beyanlar var. Uygulamayı da yakından takip ediyoruz. Deniz Kuvvetleri üzerinden, bu konuda gelişmeler oldukça biz de kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceğiz" dedi."Umudumuz ateşkes anlaşmasına uyup bu süre içerisinde sorunlarını çözmeleri"İran ile ABD arasında Pakistan’ın ara buluculuğunda süren müzakereleri sadece yakından takip etmekle kalmadıklarını ifade eden Bakan Fidan, "Elimizden gelen bütün desteği vermeye çalışıyoruz. Hem Amerikalı hem İranlı taraflarla görüşerek Pakistanlı kardeşlerimizin mevcut çabasına ne türden katkılar yapabiliriz, onun arayışı içerisindeyiz. Şimdi görüşmelerde kritik bir aşamaya gelindi. Ortada, yani bu herkesin malumu güzel olan şu, her iki taraf da çok ciddi bir niyetle, samimiyetle esas itibarıyla görüşmelere devam ediyor. Devam etme iradeleri var. Mevcut şu andaki ateşkesten sadece taraflar değil, bütün dünya açıkçası rahatlama içerisinde. Tabii ki bunun devam etmesi herkes için önemli ve ben savaşan tarafların da bunun bilincinde olduğunu görüyorum. Bu forumda da buluştuğumuz bütün aktörler doğudan, batıdan, kuzeyden, güneyden hepsi savaşın tekrar başlamaması için endişelerini sürekli bize iletiyor. Biz de bu konuda elimizden gelen bütün çabayı göstereceğimizi söylüyoruz. Geldiğimiz noktada tarafların hala bir tartışma içerisine olduğunu biliyoruz. Bu nokta da araya girmek istemiyoruz ama gelmeden önce Pakistan tarafı ile önemli bir görüşme yaptım. Önümüzdeki hafta ateşkesin sona ermesi ile beraber tekrar yeni bir savaşın başlamasını hiç kimse istemiyor. Umudumuz tarafların dünya kamuoyunun yaptığı baskının etkisinde ateşkes süresinin uzatılması ve ateşkes süresi içerisinde bu güne kadar çözemedikleri ama çözme iradesinde oldukları sorunları çözmeleri" diye konuştu.Rusya-Ukrayna savaşında barış çabaları ve Türkiye’nin rolüİran-ABD arasındaki müzakereleri yakından takip ettikleri gibi Rusya-Ukrayna müzakerelerini de takip ettiklerini anlatan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Orada da rol alıyoruz gerektikçe. Gerçekten beşinci yılına giren bu savaş artık bitmek durumunda, çok fazla maliyet üretti. Ama savaşın belli bir coğrafyada devam ediyor olması da kanıksanmış durumda. Bu aslında hem Ukrayna hem Rusya için iyi bir durum değil. Barış çabalarını artırarak devam ettirmemiz gerekiyor. Türkiye olarak bu konuda bizim vizyonumuz, çabamız ortada. Tarafları geçen yaz üç defa İstanbul’da bir araya getirdik. Tekrar getirmeye hazırız. İster teknik düzeyde ister liderler düzeyinde. Ama taraflar başka başkentlerde de bir araya geliyor. Bizim gördüğümüz şu anda aslında bunu da konuşuyoruz. Burada da söylemekte bir sıkıntı görmüyorum. Bir taraftan İran-Amerika müzakereleri devam ederken aslında İran-Amerika savaşı daha acil sorunları birden unutturdu. Yani Ukrayna’daki barış müzakerelerini ve Gazze’deki yürüyen barış planına dünya kamuoyunun birdenbire ilgisi azalır gibi oldu. Bunun bir yansıması olarak burada birtakım aksamalarla karşılaşmayı açıkçası biz stratejik endişeyle karşılıyoruz. Bunun olmaması için tarafları şimdiden uyarıyoruz. Tekrar tekrar diyoruz ki buralardan bizim dikkatimizi dağıtmamamız lazım. Hem Ukrayna hem Gazze meselesi oldukça önemli. Bu iki konudaki dikkatimizi devam ettirmeliyiz" şekline konuştu.Doğu Akdeniz’deki askeri ittifaka ilişkin değerlendirmeİsrail, Yunanistan ve Kıbrıs Rum yönetiminin bir araya gelip bir askeri ittifak kurması, somut birlikler oluşturması, tehdit önceliği olduğunu söyleyen Bakan Fidan, "Yani Türkiye ile beraber diğer ülkeler. Yani bunun başka türlü bir izlenim oluşturmasını da kimse bekleyemez. Bunun aksi yönünde bize ne öncesinde ne sonrasında bir güvence veya beyan verilmedi. Kimse bu ittifaklar oluşturulurken bize ’Ya biz bunu size karşı yapmıyoruz’ demedi. Tam tersine bu ittifakın oluşturulduğu seremonide liderler yan yana iken İsrail başbakanının hem Yunanistan başbakanının hem Kıbrıs Rum Kesimi cumhurbaşkanının bulunduğu yerde yaptığı beyanlar var, bu ittifakın ruhunu tanımlayan. Neden yapıldığını? Şimdi bu gerçekler ortadayken, bizim ortaya koyduğumuz tepkinin Yunanistan’la aramızda yürüttüğümüz müzakere sürecinden dolayı az bile olduğunu düşünüyorum. Yani bu iş birliği ruhunu açıkçası biz hiçbir zaman için rahatsız etmek istemedik. Ama o toplantıda İsrail başbakanının söylediği şeyler ortada, somut askeri yapılanmalar var, askeri iş birlikleri var. Şimdi bunu görmemezlikten gelemeyiz. Hani Yunanistan bunu başka türlü anlatabilir, saklayabilir. Kendisi zaten NATO ülkesi, daha sonra diğer ülkelerle bu türden bir askeri iş birliğine girmesi, Avrupa’da Yunanistan dışında bu türden bir askeri iş birliği veya ortak birlik kurma anlaşması imzalayan hiç kimse yok. Dolayısıyla bu bir endişe kaynağı olmaya, sadece bizim için değil. Bakın bu Türkiye’nin bir sıkıntısı değil. Söylemiyorlar ama bölgedeki bütün Müslüman ülkeler ciddi endişe içerisindeler ve soru soruyorlar. Bir de son zamanlarda İsrail’in bölgedeki işgalci ve yayılmacı politikasından hareketle. Şimdi böyle bir isim varken hani sanki Türkiye burada gereksiz yere endişe üretiyormuş söyleminde bulunmak da doğru değil. Ortada gerçekler var, insanların endişeleri var bölge ülkelerinde. Türkiye kendisini koruyacak nitelikte ama bölgede daha zayıf nitelikte olup bu askeri ittifaka endişeyle bakan ülkeler var" dedi."Dünyanın başına bela olmuş durumda"Gazze’ye yönelik soruları yanıtlayan Bakan Fidan, "Gazze’deki soykırımın değişik şekillerde devam ettirilmeye çalışıldığı gerçeği ortada. Yani insanlar açlığa mahkum edilerek, soğukta kalmaya zorlanarak, gerekli barınma imkanlarının sağlanmadığı ortada, tabii ki bu var. Biz şunu görüyoruz, yani bunu her yerde de söyledik. Biz uluslararası toplum olarak bir araya geldik. Gazze Barış Planı’nı uygulamak için, hayata geçirmek için yoğun çaba içerisindeyiz. Cumhurbaşkanımızın bu konuda Sayın Trump ve bölge liderleriyle başlattığı yoğun müzakere süreci var son 1 yıldır. Ama buna rağmen İsrail’in asli niyeti olan Gazze’yi ister insanlarını öldürerek ister sürerek insansızlaştırmaya yönelik politikasının değişmediğini bütün herkes biliyor. Sadece söylemiyor. Herkes biliyor bunu. Dolayısıyla uluslararası toplum Antalya Diplomasi Forumu’nda da çok sık kullanıldığı gibi diplomasinin bütün imkanlarını kullanarak bunu engelleme yolunda gereken adımları atma yönünde çok ciddi çaba ortaya koyuyor. Bu sorun İsrail yayılmacılığı sorunu, yani sizin anlattığınız o uzun sorunu biz öyle tanımlıyoruz. İsrail yayılmacılığı sorunu sadece bölgenin değil, artık dünyanın bir güvenlik sorunu haline gelmiştir. Bu yayılmacılığın hangi yöntemlerle, uluslararası toplum tarafından nasıl durdurulacağı meselesi yine uluslararası toplumun kendi ana gündem maddelerinden biridir. Süreç içerisinde ben bu konuda da olumlu gelişmeler olacağını düşünüyorum. Bir araya geldiğimiz bütün aktörler aynı endişeyi taşıyor. Yani İsrail’in bu yayılmacılığına artık kimse bahane bulabilecek durumda değil. Sürdürülebilir de değil. Sürekli uluslararası krizlerin tetiklendiği ve uluslararası krizleri tetikleyen irrasyonel, fundamentalist bir hükümetten söz ediyoruz. Dünyanın başına bela olmuş durumda. Bu sadece Türkiye’nin sorunu değil. Bazıları çok fazla Türkiye’yle ilişkilendirmeye çalışıyor da bu sadece bizim sorunumuz değil. Sadece bölgenin de sorunu değil. Dünyanın başına bela olmuş bir güvenlik sorunundan bahsediyoruz. Orada bir fundamentalist hükümetten dolayı" diye konuştu.
Antalya’da yangın faciası sera işçisi anne ve 5 çocuğu hayatını kaybetti
20 Mart 2026 Cuma - 10:17 Antalya’da yangın faciası sera işçisi anne ve 5 çocuğu hayatını kaybetti Antalya’nın Kepez ilçesinde gece saatlerinde çıkan yangında, yabancı uyruklu aynı aileden sera işçisi 7 aylık hamile anne ve 5’i çocuğu hayatını kaybetti, 4 kişi ise yaralandı. Antalya Valisi Hulusi Şahin olayla ilgili 3 kişinın gözaltına alındığını söyledi. Yangın gece saat 02.00 sıralarında Antalya’nın Kepez ilçesinde bağlı Gaziler 310 sokak üzerinde bulunan sera işçisi bir ailenin kaldığı prefabrik yapıda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, seraların bulunduğu alanda ikamet olarak kullanılan prefabrik yapıda henüz belirlenemeyen sebeple yangın çıktı. Yangını fark eden komşuların 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarı ile olay yerine çok sayıda itfaiye, jandarma ve ağlık ekibi sevk edildi. Bu sırada yakın çevrede bulunan ikametlerde bulunan vatandaşlar yangına kendi imkanları ile müdahale etmek istedi. Ancak kısa sürede prefabrik yapıyı saran alevler nedeniyle vatandaşların müdahalesi yetersiz kaldı. 5’i çocuk 6 kişi hayatını kaybetti Yangın anında içerde bulunan yabancı uyruklu aileden 4 kişi vatandaşların yardımıyla dışarı çıkartılırken, olay yerine gelen Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’na bağlı ekipleri alevlerin hemen bitişiğinde bulunan diğer yapılara sıçramaması için büyük çaba harcadı. İtfaiye ekiplerinin uzun uğraşları sonucu yangın sabah erken saatlerde tamamen söndürüldü. Yangının söndürülmesinin ardından facia gün yüzüne çıktı. Yangın anında ikamet ikamette bulunan aynı aileden 5’i çocuk 6 kişinin hayatlarını kaybettiği belirlendi. Leyle Elali (26), Muna Ahmed (9), Hayat Ahmed (7), Iman Ahmed (5), Fatma Ahmed (8), Mahmut Ahmed (4) hayatlarını kaybetti. Dumandan etkilenen Şevvah Ahmed (29), Mahmut Ahmed (53) Ahmet Ahmed (4) ile işletme sahibi olan Rahman Genç ise olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Yangında hayatını kaybedenlerin cenazeleri ise Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Antalya Valisi Hulusi Şahin’den açıklama Jandarma Olay Yeri İnceleme ekipleri yangının çıktığı prefabrik yapıla yangının çıkış nedeni ile ilgili çalışma yaptı. Olayın ardından yangın bölgesine gelerek incelemelerde bulunan Antalya Valisi Hulusi Şahin, "Bu gece maalesef çok felaket bir hadise yaşadık. Bayram sabahına Antalyalılar acı bir haberle uyandı. Sera işçilerinin kaldığı konteynerlerde gece 02.00 sıralarında sebebini henüz tespit edemediğimiz bir yangın çıkıyor. 3 konteyner alev alıyor ve burada bir anne ile en küçüğü 4, en büyüğü 9 yaşında 5 çocuğu olmak üzere 6 kişi hayatını kaybediyor. Hepsine Allah’tan rahmet diliyorum. 5 yaralı var, yaralılardan birisinin durumu hayati tehlikesi bulunacak şekilde takip ediliyor. Diğerlerinin durumu iyi. Olayla ilgili 3 kişi gözaltına alındı. Soruşturma devam ediyor. Yaralıların 3 ayrı hastanede tedavileri devam ediyor. Hayati tehlikesi bulunan 1 kişi entübe, diğerlerinin durumları iyi. Yangının sebebini araştırıyoruz ama, bir soba ve mangal var. Her halde söndürmeden yattılar öyle anlaşılıyor. Ama şu an için net olarak bu sebepten oldu diyemeyiz. Detaylı araştırmayı itfaiye ekiplerimiz yapıyor. Cumhuriyet Savcılığımız adli soruşturmayı başlattı. Süreç devam ediyor Teknik incelemeden sonra netleşecektir" dedi.
Bayram yolunda feci kaza: Otomobiller kafa kafaya çarpıştı, 7 kişi yaralandı
20 Mart 2026 Cuma - 09:53 Bayram yolunda feci kaza: Otomobiller kafa kafaya çarpıştı, 7 kişi yaralandı Antalya’nın Aksu ilçesinde bayram nedeniyle yola çıkan iki otomobilin kafa kafaya çarpıştığı kazada 2’si ağır 7 kişi yaralandı.Kaza, saat 18.30 sıralarında Aksu ilçesi Karaöz Mahallesi Antalya-Isparta yolu üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bayram tatilinin başlaması ile birlikte memleketlerine gitmek üzere yola çıkan Mehmet K. (56) idaresindeki 07 CDV 610 plakalı otomobil ile Mehmet Ü.’nün (40) kullandığı 34 FR 9580 araç Antalya-Isparta karayolu Karaöz Mahallesi çıkışında kafa kafaya çarpıştı. Mehmet Ü.’nün kullandığı 34 FR 9580 plakalı otomobil takla atarak yol kenarında bulunan boş araziye uçtu. Kazayı gören diğer sürücülerin 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarı ile olay yerine İtfaiye, Jandarma ve çok sayıda ambulans sevk edildi.2’si ağır 7 yaralıYaralıların yardımına diğer sürücüler koşarken, ters dönen araçta bulunan 4 kişi vatandaşlar tarafından araçtan çıkartıldı. Kazada 07 CDV 610 plakalı araçta bulunan Mehmet K. (56), Songül K. (53) ve Habibe Ç. (51) ile 34 FR 9580 plakalı araçtaki aynı aileden Mehmet Ü. (40), Hilal Ü. (40), Beren D.Ü. (12), Aslan Ü. (9) yaralandı. 2’si ağır 7 yaralı, 112 Sağlık ekiplerinin yerindeki ilk müdahalesinin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Jandarma ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.
Antalya’daki rüşvet ve yolsuzluk davasında tahliye edilen 3 sanık yeniden hakim karşısında
19 Mart 2026 Perşembe - 18:05 Antalya’daki rüşvet ve yolsuzluk davasında tahliye edilen 3 sanık yeniden hakim karşısında Antalya’daki rüşvet ve yolsuzluk davasında tahliye kararı verilen Mehmet Okan Kaya, Fazlı Ateş ve İlker Arslan hakkında savcılığın itirazı üzerine üst mahkeme tarafından yeniden yakalama ve tutuklama kararı çıkarıldı. Hakim karşısına çıkan sanıklardan Mehmet Okan Kaya ile İlker Arslan hakkında "konutu terk etmeme" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi, Fazlı Ateş ise yeniden tutuklandı. Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında hazırlanan iddianamenin Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilmesinin ardından başlayan yargılamada, aralarında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in de bulunduğu sanıklar hakim karşısına çıkmıştı. Davanın ara kararında tutuklu sanıklar Mehmet Okan Kaya, Fazlı Ateş ve İlker Arslan’ın tahliyesine karar verilmiş, Cumhuriyet Savcılığı ise bu karara itiraz etmişti. Üst mahkeme tahliye kararını kaldırdı Savcılığın itirazını değerlendiren üst mahkeme, Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği tahliye kararını kaldırarak Mehmet Okan Kaya, Fazlı Ateş ve İlker Arslan hakkında yeniden yakalama ve tutuklama kararı verdi. Kararın ardından üç sanık hakkında yakalama işlemi başlatıldı. Antalya Adliyesi’ne getirilen Mehmet Okan Kaya, Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı. Mahkeme, Kaya hakkındaki tutuklama talebini reddederek, "konutu terk etmeme" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verdi. Hakkında yeniden yakalama kararı çıkarılan İlker Arslan, Burdur Adliyesi’nden SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katıldı. Mahkeme, Arslan hakkındaki tutuklama talebini reddederek "konutu terk etmeme" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmetti. Fazlı Ateş yeniden tutuklandı Yeniden yakalama kararı verilen sanıklardan Fazlı Ateş de Antalya Adliyesi’nde hakim karşısına çıktı. Mahkeme, Ateş’in tutuklanmasına karar verdi.
Antalya’da kadavradan organ bağışı emekli öğretmene bayram sevinci yaşattı
19 Mart 2026 Perşembe - 16:05 Antalya’da kadavradan organ bağışı emekli öğretmene bayram sevinci yaşattı Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde kadavradan böbrek nakli yapılan emekli Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Muharrem Yeğenoğlu, 10 yıl süren bekleyişin ardından sağlığına kavuştu. Yeğenoğlu, "Bu Allah’ın bir lütfu. Herkese organ bağışında bulunmalarını tavsiye ediyorum" diyerek yaşadığı mutluluğu paylaştı. Afyonkarahisar’ın Şuhut ilçesinde yaşayan 67 yaşındaki emekli Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Muharrem Yeğenoğlu, 10 yıldır mücadele ettiği böbrek yetmezliği hastalığından Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Merkezi’nde gerçekleştirilen nakil ile kurtuldu. Yaklaşık 9 yıldır organ nakli bekleme listesinde bulunan Yeğenoğlu’na Ramazan Bayramı öncesinde uygun kadavradan böbrek bulundu. Başarılı geçen operasyonun ardından sağlığına kavuşan Yeğenoğlu, Ramazan Bayramı öncesi gelen nakille bayram sevincini ikiye katladı. "10 yıldır nakil bekliyordum" Organ nakli sürecini paylaşan Yeğenoğlu, "Kadavradan nakil oldum ve şu anda taburcu oldum. Sıhhat, sağlığım iyi. Bu sıhhat sağlığımın iyiliğinde emeği geçen bütün hocalarıma teşekkür ediyorum. Ben 10 yıldır nakil bekliyordum, diyalize giriyordum. Diyaliz kolay bir şey değil. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeniyim. Şimdi ben önce böbreğini bana veren kardeşimin ahirete intikal ettiğini biliyorum. O aileye büyük bir sabır diliyorum. İnşallah böbreğini veren kardeşim de ahirette bunun sevabını bol bol alacak. Çünkü bir cana can kattı. Hayatta en güzel şey bu" dedi. "Organ nakli caiz" Organ naklinin caiz olduğunun altını çizen Yeğenoğlu, "Organ nakli yapılıyor, caiz. Çünkü insan vefat ettiği zaman ruh Allah’a gidiyor. Beden çürüyor toprakta. Onun için insanlarımız biraz korku içerisindeler. Hiç korkuya gerek yok. Rahat rahat organlarını bağışlayabilirler. Vatandaş zannediyor ki organlarımı ölmeden alıyorlar. Hayır, öyle bir şey yok. Beyin ölümü gerçekleştikten sonra bütün doktorlarımız bunun üzerinde duruyorlar. Beyin ölümü gerçekleştikten sonra artık organ nakli yapılıyor. Kadavra bu şekilde yapılıyor. Onun için korkuya gerek yok" diye konuştu. "Yeniden doğdum" Nakil sonrası adeta yeniden doğduğuna vurgu yapan Yeğenoğlu, "Bir cana can katmak kadar hayatta en sevimli olan nedir ki acaba? Değil mi? Bir insana en büyük iyiliklerin iyiliği yani. Ben bundan dolayı kardeşlerime, ülkemizdeki bütün vatandaşlara hiç çekinmeden, rahatlıkla sıkıntıda olan kardeşlerine yardım edebilmeleri için organ bağışında bulunmalarını tavsiye ediyorum. Çünkü biz 10 yıldır böbrek bekliyorduk. Şimdi ben yeniden doğdum. Yeniden bir hayata kavuştum. Dünyada en büyük iyilik bu. Çekinmeden kardeşlerimiz rahatlıkla organ nakli yapabilirler. Zaten hocalarımız bunu televizyonlarda anlatıyorlar. Diyanet İşleri Başkanlığı hutbelerinde, vaazlarında organ bağışının caiz olduğunu ve iyi bir şey olduğunu, cana can kattığını, yeniden bir hayata kavuşturduklarını kürsülerde söylüyorlar. Vatandaşımızı bilgilendirmeye çalışıyorlar" dedi. "Yaşantım sınırlıydı" Organ nakli öncesinde yaşantısının sınırlı olduğunu söyleyen Yeğenoğlu, "Yaşantımız sınırlıydı. Ama şimdi biraz daha rahatlayacağız. Çok diyet yapıyordum, yemem içmem azdı. Tuzsuz yiyorduk. Şimdi daha rahat hareket edeceğim. İnsanlarla daha iyi bir diyalog kuracağım. İç içe olacağız. Bu şekilde dediğim gibi ikinci bir hayatım olmaya başladı. Çok memnunum, çok huzurluyum. Allah razı olsun hepinizden" şeklinde konuştu. "Büyük bir bayram hediyesi oldu" Bağışlanan böbreğin kendisi için büyük bir bayram hediyesi olduğuna değinen Yeğenoğlu, "Ben diyorum ki bu Allah’ın bir lütfu. Allah’ın bana verdiği bir lütuf, bereket. Onun için bütün kardeşlerime organ naklinde bulunmalarını tavsiye ediyorum. Bundan büyük mutluluk olmaz diyorum. Korkmasınlar. Beyin ölümü gerçekleştikten sonra hocalarımız karar veriyor. Öyle halkın anlattığı efsanelere bakmayalım. Gerçekten bu benim için büyük bir bayram hediyesi oldu. Şimdi böbreği bana nasip olan kardeşimi bilmiyorum, görmedim, tanımadım ama bana bir hayat verdi. Bundan daha büyük sevap olur mu? Onun için insanlarımız dünyada sevap kazanmak istiyorsa, kendisinden sonraki insanlara faydalı olmak ve onun da sevabını kazanmak istiyorlarsa lütfen organlarını bağışlasınlar" ifadelerini kullandı.
Antalya’da bayramda 43 uygulama noktasında 3 bin 217 personel görev başında
19 Mart 2026 Perşembe - 15:16 Antalya’da bayramda 43 uygulama noktasında 3 bin 217 personel görev başında Ramazan Bayramı tatilinin başlamasıyla birlikte kent genelinde güvenlik ve trafik tedbirleri artırıldı. 13 Mart tarihinde başlayan önlemler 23 Mart’a kadar devam edecek. Trafikte 222 ekibin görev yapacağı kentte güvenlik ve asayişin sağlanması kapsamında 402 ekip, 3 bin 217 personel, 2 atlı polis timi, 45 motosikletli yunus polis timi, 1 helikopter, 9 insansız hava aracı, 10 dedektör köpek ve 18 yaya devriye timi sahada olacak Antalya Valisi Hulusi Şahin, Ramazan Bayramı tatili süresince kent genelinde uygulanacak güvenlik ve trafik tedbirlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Bayram tatiliyle birlikte artması beklenen yoğunluk nedeniyle emniyet, jandarma ve sahil güvenlik birimlerince kapsamlı bir planlama yapıldığını belirten Vali Şahin, vatandaşların huzur ve güven içinde bayram geçirmesi için tüm birimlerin sahada olacağını söyledi. Trafikte 222 ekip görev yapacak Alınan tedbirler ve görevlendirmelere ilişkin bilgi veren Vali Hulusi Şahin, İl Emniyet Müdürlüğü tarafından ara tatilin başladığı 13 Mart tarihinden itibaren önlemlerin uygulanmaya başlandığını ve bu tedbirlerin 23 Mart’a kadar süreceğini ifade etti. Şahin, "İl Emniyet Müdürlüğümüz tarafından ara tatilin başladığı 13 Mart tarihinden itibaren tedbirler alınmaya başlandı ve bunlar 23 Mart tarihine kadar devam edecek. 24 saat esasına göre öncelikle trafik tedbirleri kapsamında 222 trafik ekibi görevlendirildi. 73 şahin timi, 295 ekip ve bin 179 personel görevlendirildi" dedi. Asayiş için helikopter, İHA, dedektör köpek ve atlı polis de sahada Özellikle 19 Mart ile 23 Mart tarihleri arasında genel güvenlik ve asayiş tedbirlerinin daha da yoğunlaştırıldığını kaydeden Şahin, İl Emniyet Müdürlüğü koordinesinde çok sayıda personel ve teknik unsurun görevlendirildiğini belirtti. Vali Şahin, "Bununla birlikte özellikle 19 Mart - 23 Mart tarihleri arasında yine İl Emniyet Müdürlüğümüzce alınan genel güvenlik ve asayiş tedbirleri kapsamında da 402 ekip, 3 bin 217 personel, 2 atlı polis timi, 45 motosikletli yunus polis timi, 1 helikopter, 9 insansız hava aracı, 10 dedektör köpek ve 18 yaya devriye timi görevlendirilmek suretiyle 43 uygulama noktasında vatandaşlarımızın bayramı huzurlu bir ortamda geçirmesi için gerekli tüm tedbirleri aldık" diye konuştu. Jandarma da binlerce personelle görev yapacak Jandarma birimlerinin de bayram tatili boyunca sahada olacağını vurgulayan Şahin, günlük ve toplam görevlendirme sayılarını da paylaştı. Şahin, "Diğer taraftan jandarma birimlerimizce günlük 195 tim, 930 personel ile toplam 845 devriye faaliyeti icra ediliyor ve bayram tatili süresince toplam 2 bin 150 tim ve 10 bin 99 asayiş personeli görev yapmış olacak. Jandarma trafik birimlerimizce de günlük 55 trafik timi, 135 trafik personeli ile toplam 165 trafik devriyesi faaliyeti icra ediliyor. Bayram tatili süresince toplam 498 trafik timi, bin 215 trafik personeli görevlendirilmiş olacak" ifadelerini kullandı. Sahiller ve denizlerde de sıkı denetim uygulanacak Bayram süresince yalnızca kara yollarında değil, denizlerde ve sahillerde de güvenlik tedbirlerinin artırıldığını belirten Vali Hulusi Şahin, Sahil Güvenlik Grup Komutanlığı’nın da kapsamlı bir görev planlaması yaptığını söyledi. Şahin, "Son olarak denizlerimizde de emniyet ve asayişin muhafaza edilebilmesi için Sahil Güvenlik Grup Komutanlığımız tarafından bayram süresince denizlerimiz ve sahillerimizde 56 deniz, 56 kara aracı ile 48 görev noktasında toplam 360 personel ile ayrıca bir dalış timi ve bir de narkotik arama köpeği ile görev yapılacak. Hepimiz sahadayız hepimiz. Hedefimiz huzurlu bir bayram tatili geçirebilmek" dedi. "Şu anda turizm anlamında olumsuz bir durum yok" Antalya’da hem iç turizmde hareketlilik yaşandığını hem de Ortodoks dünyasının Paskalya dönemi nedeniyle yabancı ziyaretçilerin gelmeye başladığını ifade eden Şahin, turizm verilerinin şu aşamada olumlu seyrettiğini söyledi. Antalya’ya yönelik ziyaretçi hareketliliğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şahin, "Tahmini sayı veremem ama rakamlarımız iyi. Biliyorsunuz hem iç turizmin hareketli olduğu bir dönemi yaşıyoruz hem de diğer ülkelerden özellikle Ortodoks dünyadan misafirlerimiz geliyor Paskalya bayramları nedeniyle" diye konuştu. "İranlı turist kaybını iç turizmle absorbe edeceğimizi değerlendiriyorum" Nevruz dönemlerinde Antalya’nın ciddi sayıda İranlı turist ağırladığını ancak mevcut bölgesel gelişmelerin bu tabloyu etkilediğini kaydeden Şahin, buna rağmen iç turizmin dengeleyici rol oynayabileceğini ifade etti. Şahin, "Bu mevsimde Nevruz döneminde ciddi bir İran turisti alırdık ama Orta Doğu’daki İran, ABD, İsrail çatışması nedeniyle artık alamıyoruz maalesef. Ama onu da iç turizmle absorbe edeceğimizi değerlendiriyorum. Şu anda turizm anlamında olumsuz bir durum yok" dedi. "Dünya ekonomisinin etkilenmeyen hiçbir parçası kalmaz" Yaz sezonuna ilişkin değerlendirme yapmak için henüz erken olduğunu belirten Vali Hulusi Şahin, Orta Doğu’daki çatışmaların seyrinin turizm başta olmak üzere küresel ekonomi açısından belirleyici olacağını söyledi. Şahin, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Yaz için ise konuşmak için erken çünkü henüz Orta Doğu’daki çatışmanın boyutları netleşmedi. Devam edip etmeyeceği konusunda da şu an itibariyle bir şey söyleyemiyoruz. Ama şunu ifade etmek isterim. Eğer bu çatışma artacak olursa sadece turizm değil, sadece Türkiye ekonomisinde değil, dünya ekonomisinin etkilenmeyen hiçbir parçası kalmaz."
Muratpaşa Belediyesi bayrama hazır
19 Mart 2026 Perşembe - 12:08 Muratpaşa Belediyesi bayrama hazır Antalya Muratpaşa Belediyesi’nin sosyal tesisleri, Ramazan Bayramı’nın ilk günü kapalı olacak. Açık hava çocuk oyun dünyası Teneffüs Park ile belediyeye ait kafe ve restoranlar bayramın ikinci gününden itibaren yeniden misafirlerini ağırlamaya başlayacak. Muratpaşa Belediyesi’nin kent parklarında yer alan sosyal tesisler, bayramın ilk günü hizmet vermeyecek. Ziya Gökalp Kent Parkı’ndaki Deniz Yüzü Kafe ile Erdal İnönü Kent Parkı’nda bulunan Antalya Lokantası, Dağ Yakası ve Kültür Kafe, bayramın ikinci gününden itibaren 08.00-22.00 saatleri arasında açık olacak. Belediyenin açık hava çocuk oyun alanı Teneffüs Park da bayramın ilk günü kapalı olacak. Park, bayramın ikinci ve üçüncü günlerinde 10.00-18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek. Falez sahil bandında yer alan Engelsiz Kafe de bayramın ilk günü kapalı olacak. Kafe, bayramın ikinci ve üçüncü günlerinde 08.30-22.00 saatleri arasında hizmet vermeye devam edecek. Öte yandan, Ramazan Bayramı dolayısıyla belediyenin ana hizmet binası yanında bulunan Atatürk Kent Meydanı’nda kurulan Ramazan Çarşısı, bayram boyunca 11.00-22.00 saatleri arasında ziyaretçilerini ağırlayacak. Nöbetçi ekipler görev başında Muratpaşa Belediyesi’nin 444 80 07 numaralı Turunç Masa çağrı merkezi, bayram süresince de kent sakinlerinin dilek, öneri ve şikayetlerini almak üzere 7/24 kesintisiz hizmet vermeye devam edecek. Ayrıca Fen İşleri, Temizlik İşleri ve Sağlık Hizmetleri müdürlüklerinde görevli nöbetçi ekipler, hizmetlerin aksamaması için bayram boyunca görev başında olacak. Evde bakım ve veterinerlik hizmetlerinde de nöbetçi ekipler çalışmalarını sürdürecek. Muratpaşa Belediyesi, bayramda kültür-sanatla ilgilenmek isteyenler için de alternatif sunuyor. Belediyenin kültür-sanat dergisi AntSanat, "Çizgi Romanı Sanat Yapanlar" başlıklı 22’nci sayısıyla okurlarla buluşuyor. Derginin tüm sayılarına ve güncel içeriklerine antsanat.net adresinden erişilebiliyor.