Yerel Haberler
Antalya
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 18:00 Muhittin Böcek’in de yargılandığı davada "tehdit" ve "menfaat" iddiaları Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında, aralarında görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in de bulunduğu 3’ü aynı dosyadan tutuklu toplam 41 sanık yeniden yargılanmaya başlandı. Duruşmada suçtan zarar gören Emin Hesapçıoğlu, Muhittin Böcek ile seçim öncesi yaptığı görüşmelere yönelik; "Seçim için maddi yönden destek olmamı istedi, seçimi kazanacağını, destek vermezsem zarar göreceğimi söyledi" derken, müşteki Evren Topal ise "Hayatım bitme noktasına gelmiş, ben şikayetçi olmayacağım da kim şikayetçi olacak" ifadelerini kullandı. Hesapçıoğlu’nun beyanlarının ardından söz alan Muhittin Böcek ise, "Tutuklandıktan sonra ifadeleri değişmiştir. Sadece kendisini kurtarmak için konuşuyor" dedi. Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında açılan davanın görülmesine Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşmada, aralarında görevinden uzaklaştırılan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in de bulunduğu 3’ü tutuklu toplam 41 sanığın yargılandığı dosyada suçtan zarar görenlerin ifadeleri alındı. Dava kapsamında tutuklu sanıklar Muhittin Böcek, oğlu Mustafa Gökhan Böcek, Fazlı Ateş ile Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik başka bir soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Ali Altun, Yasin Yellice, Zuhal Böcek, Mehmet Okan Kaya ve Levent Şapçılar’ın da aralarında bulunduğu 41 sanık yargılanıyor. Muhittin Böcek ve Fazlı Ateş mahkeme salonunda hazır bulunurken, Zuhal Böcek, Yasin Yellice ve Mehmet Okan Kaya duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katıldı. Rahatsızlığı nedeniyle duruşmaya katılamayan Gökhan Böcek ve İlker Arslan’ın bulunmadığı duruşmayı taraf yakınları ve avukatların yanı sıra Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Büşra Özdemir de takip etti. "Seçim için destek olmazsam zarar göreceğimi söyledi" Duruşmada ifadesi alınan suçtan zarar gören Emin Hesapçıoğlu, kendisinden nakdi olarak alındığını öne sürdüğü paralar ve araç alımı eylemine ilişkin ifade verdi. 25 Eylül tarihli ifadesini tekrar ettiğini belirten Hesapçıoğlu, son yerel seçimlerden 3 ay önce Muhittin Böcek’in kendisini WhatsApp üzerinden aradığını ve ASAT’taki makamına gittiğini anlattı. Hesapçıoğlu, "Seçim için maddi yönden destek olmamı istedi. Seçimi kazanacağını, destek vermezsem zarar göreceğimi söyledi. Olumlu ya da olumsuz cevap vermedim, geçiştirdim. Bir süre sonra Gökhan Böcek yanıma geldi, seçim için maddi destek vermemi istedi. Bunun üzerine Muhittin Böcek’i aradım, AKM’deki ofisine çağırdı. ‘Oğlunuz benden para istiyor’ dediğimde, ‘Bilgim var’ dedi. Seçimde kendisine destek olmazsam zarar göreceğimi, seçimi kendisinin kazanacağını söyledi. Akabinde, ‘Bundan sonra Gökhan senin yanına gelecek, ne söylerse gereğini yapmalısın’ dedi" ifadelerini kullandı. Bu sözleri tehdit olarak değerlendirdiğini belirten Hesapçıoğlu, yeniden seçilmesi halinde işlerinde sıkıntı yaşayacağını düşündüğü için talepleri kabul ettiğini söyledi. Hesapçıoğlu, "Bu tehdit karşısında yeniden seçilmesi halinde işlerimde sıkıntı yaşayacağımdan çekindim. Yeniden seçilirse sıkıntı göreceğimi düşündüğüm için Gökhan Böcek’in seçim giderleri kapsamında benden istediği 1 milyon TL nakdi ve 1 milyon TL değerindeki yakıt kartını seçim öncesinde Gökhan Böcek’e elden teslim ettim" dedi. "‘Muhittin Böcek belediye başkanı olduğu sürece gerçekleştiremezsin" Emin Hesapçıoğlu, 2018 yılında imarlı olarak satın aldığını belirttiği akaryakıt istasyonuna ilişkin de beyanda bulundu. Herhangi bir yasal engeli olmayan yer için inşaata başlamak üzere proje çizdirdiğini ve müracaat ettiğini anlatan Hesapçıoğlu, belediye tarafından taleplerinin çeşitli gerekçelerle bekletildiğini ileri sürdü. Hesapçıoğlu, "2018 yılında akaryakıt istasyonunu imarlı olarak satın aldım. Herhangi bir yasal engeli olmayan yerime inşaata başlamak üzere proje çizdirdim, müracaat ettim. Ancak Büyükşehir Belediyesi, yakınlarda Camii olmasına rağmen istasyonda mescit olmadığı ve otomasyon odası olması gerektiği gibi bahanelerle taleplerimizi dondurdu. Bu düzeltmeleri yaptık. 4-5 ay geçtikten sonra belediyede bu konuda yetkili olan Serkan T.’den randevu istedim" diye konuştu. Serkan T. ile görüşmeye gittiğini, görüşme sırasında başka bir odaya geçtiklerini belirten Hesapçıoğlu, geçtikleri odada Gökhan Böcek’in bulunduğunu söyledi. Hesapçıoğlu, "Gittiğimiz odada Gökhan Böcek vardı. Beni Gökhan Böcek’le baş başa bırakarak Serkan T. ayrıldı. Gökhan Böcek, süreçten haberdar olduğunu ifade etti. Bu sürecin çözülmesini istiyorsam birtakım talepleri olacağını söyledi. Serkan T.’nin oğlunun eğitim masraflarının karşılanması için 1 milyon TL destek olmamı ve kendisinin bir arabaya ihtiyacı olduğunu söyledi. Bu talepler yerine getirilmezse, ‘Muhittin Böcek belediye başkanı olduğu sürece gerçekleştiremezsin’ dedi. Bana göre beni tehdit etti" ifadelerini kullandı. "Tehditleri kısmen engellemek amacıyla aracı teslim ettim" Hesapçıoğlu, söz konusu süreçte talep edildiğini öne sürdüğü aracı kira sözleşmesi yaparak teslim ettiğini anlattı. Aracın mülkiyetini vermemek ve baskıları azaltmak amacıyla bu yönteme başvurduğunu söyleyen Hesapçıoğlu, daha sonra kira bedelleri için hukuki süreç başlattıklarını belirtti. Hesapçıoğlu, "Daha sonra kira sözleşmesi yaparak kendisinin talep ettiği aracı teslim ettim. Hem aracın mülkiyetini vermemek hem de bu tehditleri kısmen engellemek amacıyla aracı bu şekilde teslim ettim. Kiralama bedellerine ilişkin faturaları kestim. Benden baskı ile aldıkları bu bedelleri geri almak istiyordum. Daha sonra bu işlem için de icra takibi yoluna başvurarak aracın kirasının ödenmesi için işlem başlattım" dedi. "Diğer istasyonlarımın da mühürleneceği korkusuyla baldızına aracı verdim" Gökhan Böcek’in 2024 yılı Mart ayı başlarında baldızının bir araca ihtiyacı olduğunu söylediğini ileri süren Hesapçıoğlu, kırmızı renkte bir aracın beğenildiğini ve satış yapılmaması konusunda personelini uyardığını belirtti. Hesapçıoğlu, aracın teslim alınacağı gün tadilat yapılan istasyona belediye ekiplerinin kontrole geldiğini ve yapı tatil zaptı tutularak inşaatın mühürlendiğini ifade etti. Hesapçıoğlu, "Aracı teslim alacağı gün tadilat yapılmakta olan istasyonda belediyenin ekipleri kontrole gelmiş, yapı tatil zaptı tutarak inşaatı mühürlemişler. Aynı gün Gökhan Böcek, baldızını alıp yanıma ziyarette bulundu. Geldiğinde istasyonumun mühürlendiğinden haberi olduğunu ve daha sonra başka istasyonlar için de işlem yapılacağına dair bilgi aldığını söyledi. Aracın ödemesini hemen yapamayacağını, mayıs ayında parasının geleceğini, o zaman ödemeyi yapacağını söyledi. Diğer istasyonlarımın da mühürleneceği korkusuyla baldızına aracı verdim, baldızı adına fatura kestirdik" diye konuştu. Araçla ilgili süreci avukatlarına verdiklerini ifade eden Hesapçıoğlu, "Daha sonra icra takibi için konuyu avukatlarıma vermiş durumdayız. Araç akşam saatlerinde teslim edildi, aynı gün kontrole gelinmesi ilginç bir tesadüf gibi geliyor. Gökhan, Muhittin Böcek’in oğludur. Şehrin her ilçesinde iş yerlerim var ve bu konuda üstüme gelinmemesi için talepleri kabul ettim" dedi. "Talebi yerine getir dedi" Hesapçıoğlu, ifadesinin devamında Gökhan Böcek’in İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın tutuklanmasının ardından ailesine yardım topladığını söylediğini ileri sürdü. Hesapçıoğlu, "Gökhan Böcek, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın tutuklanmasından sonra ailesine yardım topladığını, bana da 50 bin dolar düştüğünü söyledi. Ardından Muhittin Böcek beni aradı, ‘Gökhan seni aramış, talebi yerine getir’ dedi. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı beni aradığı için işlerime zarar gelir korkusuyla 300 bin TL verdim" ifadelerini kullandı. "Sadece kendisini kurtarmak için konuşuyor" Emin Hesapçıoğlu’nun ifadesinin ardından söz alan Muhittin Böcek, Hesapçıoğlu’nun beyanlarına cevap verdi. Böcek, ifadelerin değiştiğini savunarak, Hesapçıoğlu’nun kendisini kurtarmak amacıyla konuştuğunu ileri sürdü. Böcek, "Tutuklandıktan sonra ifadeleri değişmiştir. Sadece kendisini kurtarmak için konuşuyor. Yeğeni ve oğluyla birlikte benim makamıma gelip ‘Duayen başkan’ diyerek sohbette bulundu. Gökhan Böcek ile haftada bir kez bir araya geliyordu. Kendisine, ‘Gökhan Böcek, geleceğin başkanı’ diye hitap ediyordu" dedi. "Başkanın oğlu olmazsa benimle herhangi bir ilişkisi olamaz" Muhittin Böcek’in sözlerine cevap veren Emin Hesapçıoğlu, her belediye başkanını ziyaret ettiği gibi Muhittin Böcek’i de ziyaret ettiğini söyledi. Şirketlerinin farklı belediyelerden ihale aldığını belirten Hesapçıoğlu, Gökhan Böcek ile samimiyetinin bulunmadığını ifade etti. Hesapçıoğlu, "Her başkanı ziyaret ettiğim gibi Muhittin Böcek’i de ziyaret ettik. Benim şirketlerim her belediyeden ihale almaktadır. Antalya Büyükşehir Belediyesi iştirak şirketlerinden de ihale aldım. Gökhan Böcek ile bir samimiyetim yok, çocuğum yaşındadır. Muhittin Böcek’in oğlu olması sıfatıyla tanırım. Başkanın oğlu olmazsa benimle herhangi bir ilişkisi olamaz. Muhittin Başkanı 30 yıldır tanırım. Benden taleplerde bulunmuştu, taleplerini yerine getirmediğim zaman işlerim yok sayılmıştır" dedi. "Uygunsuz olan işyeri için cezai işlem başlatılmıştı" Hesapçıoğlu’nun ifadesinin ardından tutuksuz yargılanan sanık Serkan T. de beyanda bulundu. 2024 yerel seçimlerinden sonra genel sekreter yardımcılığı görevinde bulunduğunu belirten Serkan T., sorumluluğu altında kaçak yapılarla ilgili bir birimin olduğunu söyledi. Serkan T., "2024 yerel seçimlerinden sonra genel sekreter yardımcılığı görevinde bulundum. Sorumluluğum altında, kaçak yapılarla ilgili bir birim bulunmaktaydı. 2025 yılında akaryakıt istasyonuyla ilgili proje bölümünün bir şikayeti oldu. Projenin uygun olmadığına dair bir dilekçe yazıldı. Belediye personelimiz alana giderek birtakım tespitler yaptı ve aykırılıklar tespit etti. Bunun üzerine Gökhan yanıma gelerek yıkılmaması konusunda taleplerde bulundu. O şekilde olamayacağını kendisine ilettik. Muhittin Başkan’a da iletince bunun belediyeye ait mülkiyet olduğunu söyledi. Ancak bizim yaptığımız tespitlerde uygunsuz olan işyeri için cezai işlem başlatılmıştı" ifadelerini kullandı. "Aralarında ahbaplık ilişkisi vardı" Gökhan Böcek ile Emin Kemal Hesapçıoğlu arasındaki ilişki sorulan Muhittin Böcek’in şoförü sanık Onur Nasuh ise taraflar arasında arkadaşlık ilişkisi bulunduğunu öne sürdü. Nasuh, "Gökhan ile Emin Kemal Hesapçıoğlu’nun arasında ahbaplık ilişkisi vardı. Saatlerce otururlardı. Birlikte yemek yerlerdi ve sürekli de görüşürlerdi" diye konuştu. "Hayatım bitme noktasına gelmişti" Müşteki Evren Topal ise 20 yıldır Antalya’da asfalt ve yol işleri yaptıklarını, 19 ilçede birçok ilçe belediyesine iş yaptıklarını belirtti. 2020 yılında içme suyu imalatına başladıklarını ve büyük bir ihale aldıklarını söyleyen Topal, işin yüzde 50 seviyesine geldiği dönemde yaşanan süreçleri anlattı. Topal, "20 yıldır Antalya’da asfalt yol işleri yapıyorduk. 19 ilçede birçok ilçe belediyesine iş yaptık. 2020 yılında içme suyu imalatı yapmaya başladık, büyük bir ihale aldık. Biz burada işe başladık, işimizin yüzde 50’sine gelmiş bulunmaktaydık. 29 gün Antalya’da yağmur yağdı. Daire Başkanı Osman Sütçü, bir an önce gereken yolların asfaltlanması konusunda yazılar yazdı. Hava müsait olunca asfaltlamayı yapalım dedik, sözleşmemiz feshedildi" dedi. Aradan zaman geçtikten sonra tekrar asfalt ihalesi aldıklarını belirten Topal, 5 ay boyunca hakkedişlerini alamadıklarını ileri sürdü. Topal, "Aradan zaman geçti, tekrar asfalt ihalesini aldık. 5 ay boyunca hakedişlerimizi alamadık. Belediyenin en altından en üstüne kadar her personeline ulaşmaya çalıştık ama netice alamadık. Genel müdür yardımcısı ile toplantı yaparken Osman S. geldi. ‘Daha önce içme suyu projeniz de feshedildi, sen konuyu anlamadın, gelsin seni Tayyip Erdoğan kurtarsın’ dedi" ifadelerini kullandı. "Bana kolaylık sağlayabileceklerini söyledi" Topal, Osman S.’nin daha sonra şantiyeye geldiğini ve kendisinden 2 milyon TL talep ettiğini iddia etti. Topal, Serkan T., Gökhan Böcek ve adını vermek istemediği bazı kişilerin içinde olduğu bir sistemden kendisine bahsedildiğini öne sürdü. Topal, "Daha sonra şantiyeye gelip 2 milyon talep etti. Serkan T., Gökhan Böcek ve adını vermeyeceği bazı kişilerin içinde olduğu bir sistemden bahsetti, bana kolaylık sağlayabileceklerini söyledi. Daha sonra bu iş çözülmedi, çözülmediği için zaman zaman sıkıştırdım. Şikayetçi olmadan önce param ödendi. Hayatım bitme noktasına gelmiş, ben şikayetçi olmayacağım da kim şikayetçi olacak. Kendimin ve ailemin can güvenliğinden endişem var" diye konuştu. "Evleri iki ay arayla üzerime aldım" Duruşmada malen sorumlu sıfatıyla ifade veren Meltem Yılmaz da beyanda bulundu. Tuncay S.’nin eski eşi olduğunu ve 10 yıl önce boşandıklarını belirten Yılmaz, eski eşinin yeniden evlenmek istediğini ve iki çocuğu üzerine daire yapmak istediğini söylediğini aktardı. Yılmaz, "Tuncay S.’nin eski eşiyim. 10 yıl önce boşandım, 2 çocuğumuz vardı. 2 yıl önce yeniden evlenmek istediğini ve 2 çocuğum üzerine daire yapmak istediğini söyledi. Bana gidip sen tapu alacaksın dedi. Demir Bey’le ilk kez orada karşılaştık. Evleri 2 ay arayla üzerime aldım. Ailesi zengin bir aile, maddi durumları iyi diye biliyorum. Evlerin 1+1 ve 2+1 olması nedeniyle o kapasiteye sahip olduğunu düşündüğüm için başka bir şey aklıma gelmedi" şeklinde konuştu. Duruşma, tanıkların ifadelerinin dinlenmesiyle devam edecek.
Manzara izleyen vatandaşlar fark etti, denizde erkek cesedi bulundu
15 Haziran 2025 Pazar - 11:43 Manzara izleyen vatandaşlar fark etti, denizde erkek cesedi bulundu Antalya’da falezlerin denizle buluştuğu noktadan yaklaşık 100 metre açıkta 40-45 yaşlarında erkek cesedi bulundu. Üzerinde tişört ve şort bulunan ceset, kimlik tespiti ve ölüm nedeni araştırılmak üzere otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olay, sabah saat 08.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Fener Mahallesi Lara Caddesi’ndeki falezlerin bulunduğu noktada meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, deniz kenarında manzara izleyen vatandaşlar, falezlerin denizle birleştiği alandan yaklaşık 100 metre açıkta su yüzeyinde bir kişinin hareketsiz şekilde durduğunu fark etti. Durumun 112 Acil Çağrı Merkezine bildirilmesi üzerine bölgeye deniz polisi ve sahil güvenlik ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen ekipler, üzerinde tişört ve şort bulunan erkek cesedi bota alınıp Kaleiçi Yat Limanı’na getirildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde, hayatını kaybettiği tespit edilen 40-45 arasında olduğu tahmin edilen cesedin üzerinden kimlik çıkmadı. Olayın bildirilmesinin ardından bölgeye sevk edilen Olay Yeri İnceleme ekiplerinin ilk incelemelerinde, vücudunda düşmeye bağlı olarak değerlendirilen yaralanmaların olduğu tespit edildi. Ceset, kimlik tespiti ve ölüm nedeni araştırılmak üzere otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
Patlayan duşa kabinde yaralandı, 1 aydır direksiyon başına geçemiyor
15 Haziran 2025 Pazar - 11:31 Patlayan duşa kabinde yaralandı, 1 aydır direksiyon başına geçemiyor Antalya’da banyodan çıkacağı sırada duşa kabin camının patlaması sonucu vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanan Akdeniz Üniversitesi’nden emekli öğretim görevlisi Kemal Koçak (80), o anları anlattı. Koçak, "Bomba gibi patladı, Dolu yağar gibi kolumun üzerine bütün cam kırıkları sıçradı. Bir aydır araç kullanamıyorum" dedi. Olay, geçtiğimiz ay Muratpaşa ilçesinde yaşayan emekli akademisyen Kemal Koçak’ın evinin banyosunda yaşandı. Duş aldıktan sonra kabinden çıkmak üzere olan Koçak, kapakları açtığı sırada duşa kabinin temperli camı aniden patladı. Cam parçalarının üzerine yağması sonucu kolundan, bacaklarından ve ellerinden yaralanan Koçak, büyük kan kaybı yaşadı. Olayın ardından özel bir hastaneye kaldırılan Koçak’a 20’ye yakın dikiş atıldı, bir parmağında ise kemik çatlağı tespit edildi. "Dolu yağar gibi cam yağdı" Tedavisinin ardından halen sağ elini kullanamayan Koçak, yaşadığı olayı şu sözlerle anlattı: "Evde kimse yoktu. Duşa girmiştim tam çıktığım sırada kabinleri açarken sağ taraftaki cam bomba gibi patladı. Dolu yağar gibi kolumun üzerine bütün cam kırıkları sıçradı. Ayağımdaki cam kırıklarını temizlemeye çalıştım ama hem ayağım hem elimden kanlar akıyordu. Eşimi aradım ve ardından hastaneye gittik. Elime 20’ye yakın dikiş atıldı, kemiğimde de çatlak oluştu. Yaklaşık 1 aydır araba kullanamıyorum." "Mutlaka film taktırın" Kabinin patlamasıyla ilgili yaptığı araştırmalar doğrultusunda bilgilere ulaştığını kaydeden Koçak, " Allah benim başıma verdi, kimsenin başına vermesin. Temperli camların mutlaka en iyi fabrikasyonu olan noktalardan alınması lazım. Merdiven altı üretimler de oluyormuş, bunlara dikkat edilmesi gerekiyor. Üretim esnasında hava boşluğu bulunmaması gerekiyor camlarda. Montajcıların da kapı kolları ve köşelerini delerken cama zarar vermemesi gerekiyormuş. Isı farklılıkları oluştuğunda cam kırılıyor. Banyoda olmadığınız zaman da birçok kişinin başına bu durum gelmiş. Mutlaka cam bulundurulan duşa kabinde film takılması gerekiyormuş. Ben iki banyoma da film takarak tedbirimi almaya çalıştım ama 7 yıl sonra" ifadelerine yer verdi.
Müziğin genç yetenekleri Kepez’de yetişiyor
15 Haziran 2025 Pazar - 10:32 Müziğin genç yetenekleri Kepez’de yetişiyor Kepez Belediyesi Mimar Sinan Akademisi Çocuk ve Gençlik Senfoni Orkestrası, sanatın ışığını genç yeteneklerle parlatıyor. Klasik müzikten halk ezgilerine, senfonik rocktan güncel eserlere kadar geniş repertuarıyla her yaştan dinleyiciye unutulmaz müzikal deneyimler sunuluyor. Kepez’de, müziğin sesi çocuk ve gençlerle yükseliyor. Kepez Belediyesi Sanat Akademisi Çocuk ve Gençlik Senfoni Orkestrası, verdiği etkileyici konserlerle Antalya’nın kültür ve sanat hayatına yön veriyor. 6-22 yaş arasındaki yetenekli öğrencilerin yer aldığı orkestra, klasik müzikten halk ezgilerine, senfonik rocktan güncel eserlere kadar geniş repertuarıyla izleyenlere unutulmaz deneyimler yaşatıyor. Orkestra bünyesinde yer alan öğrenciler, müzik kariyerinin ilk adımını burada atarken, Türkiye’nin saygın müzik okullarında da eğitim hakkı kazanıyorlar. Genç yeteneklerle kadrosunu güçlendiren orkestra, müziğe gönül veren çocuk ve gençler için adeta bir sanat okulu niteliği taşıyor. Keman, viyola, çello, kontrbas, yan flüt, fagot, klarnet, obua, trompet, trombon, korno, tuba ve çeşitli vurmalı çalgılardan oluşan geniş çalgı grubuyla profesyonel bir senfoni yapısı sunan orkestra, Şef Engin Beslek’in sanat yönetmenliğinde her konserinde çıtayı bir adım daha yukarı taşıyor. "Yeteneklerin buluştuğu orkestra" TRT Türkü Radyo Kanalı’nın "Genç Türkü" programına konuk olarak Senfonik Türküler projesiyle büyük ses getiren orkestra, Adalet ve Demokrasi Şehitleri Anma Programı, 18 Mart Çanakkale Oratoryosu, 23 Nisan Flarmoni Korosu, Cem Karaca & Barış Manço Senfonik Rock Konseri, 19 Mayıs’ta Edip Akbayram ve Volkan Konak şarkıları konseri ve Isparta’daki 7. Çocuk Müzisyenler Festivali gibi pek çok prestijli etkinlikte sahne aldı. Özellikle Dokuma Açık Hava Sahnesi’nde gerçekleşen Senfonik Rock Konseri, görsel ve işitsel bir şölene dönüşerek izleyenleri büyüledi. Kepez Belediyesi Mimar Sinan Akademisi Çocuk ve Gençlik Senfoni Orkestrası, sanata gönül veren her çocuk ve gencin yanında yer almaya ve onların yeteneklerini Türkiye ile buluşturmaya devam edecek.
Çocuklar sordu, Başkan Kocagöz yanıtladı
15 Haziran 2025 Pazar - 10:10 Çocuklar sordu, Başkan Kocagöz yanıtladı Kız Çocuklarına Destek Derneği’nin yürüttüğü Meraklı Akademi projesi kapsamında, çocuklar Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ü ziyaret etti. Ziyarette çocuklar merak ettikleri soruları yöneltti, Başkan Kocagöz ise samimiyetle cevapladı. Kepez Belediyesi, çocuk sesleriyle şenlendi. Kız Çocuklarına Destek Derneği’nin yürüttüğü Meraklı Akademi projesi kapsamında çocuklar, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ü ziyaret etti. Başkan Kocagöz, bir araya geldiği çocuklara önce Kepez’i anlattı, ardından merak ettikleri sorularını yanıtladı. Çocuklara hoş geldiniz dileklerini iletip, nasıl olduklarını sordu. Belediyenin görevlerini çocukların anlayabileceği şekilde anlatan Kocagöz, "Mahallenizdeki yol, asfalt, kaldırım ve oyun parklarını belediyeler yapar. Kültürel etkinlikleri de belediyeler organize eder" dedi. Neden belediye başkanı olmak istediği sorusuna Başkan Kocagöz, "Ben insanları çok seviyorum, ama çocukları daha çok seviyorum. Sizler bizim geleceğimizsiniz. Bu koltuklarda gelecekte sizler oturacaksınız" diye yanıt verdi. Makam odasındaki Türk bayrağını göstererek, "Sizler bu bayrağı yücelteceksiniz" dedi. Çevre temizliği konusunda da önemli mesajlar verdi. Sokak ve mahallelerin temizliğinin belediyelerin sorumluluğunda olduğunu hatırlatan Başkan Kocagöz, "Hepimize bu toplumda görevler düşüyor. Çevremize, doğamıza saygılı olacağız, birlikte temiz tutacağız. Aile bireylerinizi yere tükürmemeleri için uyarın, arabadan dışarıya çöp atılmasını engelleyin. Çöpleri konteynerlerin içine atın, çünkü bu şehir bizim" diye konuştu. "Her meslek çok değerli" Belediye başkanlığının zor ama kutsal bir görev olduğunu belirten Başkan Kocagöz, Kepez’in 600 binden fazla nüfusuyla Antalya’nın en büyük ilçesi olduğunu söyledi. Kocagöz, "Küçükken ne olmak isterdiniz" sorusuna da "Çocukluğumda belediye başkanı olmak hiç aklıma gelmezdi. Öğretmen, polis, asker olmak isterdik. Her meslek çok değerli. Ne yaparsanız yapın hep en iyisini yapın. Herkes doktor ya da mühendis olursa usta kim olacak" yanıtını verdi. Ziyaretin sonunda Başkan Kocagöz, çocuklara lunapark sözü verdi. Çocuklar, daha sonra Başkan Kocagöz’ün "gelecekte bu koltuklar sizin olacak" dediği, meclis salonu koltuklarına oturdular.
Kayıp yaşlı adam için 300 kişilik ekip 10 gündür sahada
14 Haziran 2025 Cumartesi - 16:05 Kayıp yaşlı adam için 300 kişilik ekip 10 gündür sahada Antalya’nın Gazipaşa ilçesi Güneyköy Mahallesi’nde yaylaya çıktıktan sonra kendisinden haber alınamayan 76 yaşındaki Hüseyin Karadeniz’i arama çalışmaları 10. gününe girdi. Halen bir iz bulunamayan Karadeniz’i bulabilmek için zorlu arazi şartlarına rağmen yürütülen çalışmalarda, yaklaşık 300 kişilik ekip görev alıyor. AFAD, Jandarma Arama Kurtarma (JAK), jandarma komando timleri ve gönüllülerin katılımıyla yürütülen çalışmalarda, hem karadan hem havadan arama faaliyetleri sürdürülüyor. Karadan yapılan detaylı taramalara ek olarak, dron ve termal kameralarla havadan da aramalar gerçekleştiriliyor. İz takip köpeklerinin yanı sıra iki kadavra köpeği de arama çalışmalarına destek veriyor. Ekipler, özellikle Karadeniz’in kaybolduğu değerlendirilen yayla çevresi ve bu bölgeyle bağlantılı alanlarda yoğunlaşarak çalışmalarını sürdürüyor. Gündüz yapılan aramalara gece de ara verilmeden devam edilirken, termal görüntüleme destekli taramalarla ormanlık ve dağlık bölgeler detaylı şekilde inceleniyor. Ancak arama çalışmalarının 10. gününde de şu ana kadar Hüseyin Karadeniz’e dair herhangi bir ize ulaşılamadı. Yetkililer, bölge halkına çağrıda bulunarak, olası bir ipucu ya da şüpheli bir gözlem durumunda güvenlik güçlerine bilgi verilmesini istedi. Arama faaliyetlerinin bölge genelinde genişletilerek sürdürüleceği bildirildi.
Kayıp yaşlı adam için 300 kişilik ekip 10 gündür sahada
14 Haziran 2025 Cumartesi - 15:58 Kayıp yaşlı adam için 300 kişilik ekip 10 gündür sahada Antalya’nın Gazipaşa ilçesi Güneyköy Mahallesi’nde yaylaya çıktıktan sonra kendisinden haber alınamayan 76 yaşındaki Hüseyin Karadeniz’i arama çalışmaları 10. gününe girdi. Halen bir iz bulunamayan Karadeniz’i bulabilmek için zorlu arazi şartlarına rağmen yürütülen çalışmalarda, yaklaşık 300 kişilik ekip görev alıyor. AFAD, Jandarma Arama Kurtarma (JAK), AKUT, İHH, jandarma komando timleri ve gönüllülerin katılımıyla yürütülen çalışmalarda, hem karadan hem havadan arama faaliyetleri sürdürülüyor. Karadan yapılan detaylı taramalara ek olarak, drone ve termal kameralarla havadan da aramalar gerçekleştiriliyor. İz takip köpeklerinin yanı sıra iki kadavra köpeği de arama çalışmalarına destek veriyor. Ekipler, özellikle Karadeniz’in kaybolduğu değerlendirilen yayla çevresi ve bu bölgeyle bağlantılı alanlarda yoğunlaşarak çalışmalarını sürdürüyor. Gündüz yapılan aramalara gece de ara verilmeden devam edilirken, termal görüntüleme destekli taramalarla ormanlık ve dağlık bölgeler detaylı şekilde inceleniyor. Ancak arama çalışmalarının 10. gününde de şu ana kadar Hüseyin Karadeniz’e dair herhangi bir ize ulaşılamadı. Yetkililer, bölge halkına çağrıda bulunarak, olası bir ipucu ya da şüpheli bir gözlem durumunda güvenlik güçlerine bilgi verilmesini istedi. Arama faaliyetlerinin bölge genelinde genişletilerek sürdürüleceği bildirildi. (BLT-
2 bin yıllık küp tarihi Sarıhacılar köyündeki müzede sergileniyor
14 Haziran 2025 Cumartesi - 14:27 2 bin yıllık küp tarihi Sarıhacılar köyündeki müzede sergileniyor Romalılar döneminden kaldığı tahmin edilen ve Side Müze Müdürlüğü arkeologları tarafından yaklaşık 5 yıl önce tescil edilen yaklaşık 2-3 bin yıllık olduğu tahmin edilen bir metre boyunda, 90 santimetre çapındaki tarihi küp tarihi Sarıhacılar köyünde bulunan Türk Etnografya Müzesinde sergileniyor. Müzeyi kuran turizmci Mustafa Kavasoğlu, Balı ve Peyniri ile meşhur olan Akseki’nin Çimi köyünden bir kişinin atalarından kalan ve zamanında bal koydukları küpü müzeye hediye ettiğini söyledi. "Arkeologlar tarafından tespit edildi" Küpün, müzenin açılışında müzede sergilenmek üzere 10 civarındaki hediyeden biri olduğunu söyleyen Kavasoğlu, "Akseki’nin Çimi köyünden bir vatandaşımız atalarından kalan ve zamanında bal koydukları bu küpü müzemizde sergilenmek üzere hediye etti. Bizde müzemizde sergilemeye başladık. Tabii ki küpün tarihi hakkında herhangi bir bilgimiz yoktu" dedi. Gün geldi çeşitli arkeologlar müzemizi gezdi. Buraya gelen arkeologlar bu küpün tarihi bir küp olduğunu fark ettiler. Daha sonra Side müzesinden küpü incelemek üzere birkaç kez ekipler geldi. Bunun çok eski bir Roma küpü olduğunu ve 2 bin - 3 bin yıllık bir küp olduğuna karar verdiler. Küp Side Müze Müdürlüğü tarafından tescillediler ve küpü bize emanet ettiler. Aslında burada koruma şansımız ne kadar fazla olur bilemiyorum. Ben Side Müze Müdürlüğüne hediye etmek istedim. Fakat burada kalmasının daha iyi olacağını söylediler. Ben de bu küpü hem koruyorum hem de müzemde sergiliyorum" diye konuştu. "Balı ve peyniri ile ünlü köy" Bu küpün geldiği Çimi köyünün balı ve peyniri ile ünlü bir köy olduğunu dikkat çeken Kavasoğlu, "Bu küpü orada eskiden bal üretimi için kullanıyorlarmış. Hatta küpün bir köşesinden kırılmış fakat yapıştırmışlar. Bu küp gerçekten ilginç bir küp. Gelen misafirlerimizin oldukça ilgisini çekiyor. Onlara tanıtıyoruz. Eski tarihi bir bal küpü olarak tanıtıyoruz. Tabii ki 2 bin - 3 bin rakamı kolayca söylenebiliyor ama öyle kayda değer önemli bir tarihin bu bölgede bugüne kadar nasıl kaldığı meçhul" dedi. "5 yıl önce tescillendi" Küpün yaklaşık 5 yıl önce resmen tescillenerek kendisine zimmetlendiğini anlatan Kavasoğlu, "Küp tescillenerek bana zimmetlendi. Küpe gözümüz gibi bakıyoruz. Zaten müzeyi ziyarete gelenlere rehber eşliğinde gezi yaptırıyoruz. Küpü bu şekilde açıkta sergiliyoruz ve ziyaretçiler müzeden çıkıncaya kadar başında bekliyoruz. Küpün tarihine bakınca bu küpün Roma küpü olduğu tespit edildi. Gerçekten oldukça ilginç, Türk tarihinin bu kadar eski olduğunu sanmıyorum. Geldiği köy ve menşei belli. Demek ki burada çok eskiden bir topluluk yaşıyordu. Bu da Romalılara kadar dayanan bir serüven olduğunu tahmin ediyorum" şeklinde konuştu. "Yaklaşık yarım ton bal alır" Kavasoğlu, "Küpün yüksekliği yaklaşık bir metre yüksekliğinde. Çapı da yaklaşık 90 santimetre genişliğinde. Yani bu küpe bal koyduğunuzu düşünürseniz yarım tondan fazla bal alacağını tahmin ediyorum. Tabii ki bu tarihi bir küp. Bu küp tarihi dokuyu bilenlerin çok ilgisini çekiyor. Bunu kaç tane arkeolog inceleyip karar verdi. Yoksa sade vatandaşın bunun dokusundan etkilendiğini sanmıyorum. Ama biz buraya gelenlere bunu anlatıyoruz. Burada yakın geçmişimize ait her şey var. Normal sade vatandaşın bunu anlayabilmesi mümkün değil. Biz vatandaşlara bunun senaryosunu anlatıyoruz. Bunun Müze Müdürlüğü tarafından incelendiğini ve bize zimmet edilerek burada sergilendiğini söylüyoruz" dedi.