Yerel Haberler
Antalya
Antalya Havalimanında VIP taşımacıların eylemi 12 Mayıs 2026 Salı - 16:48:43 Fraport TAV Antalya, Antalya Havalimanı’nda hizmet veren mini van tipi VIP transfer araçları için Terminal 2’de özel bekleme ve yolcu teslim alanının hizmete açıldığını duyurmasının ardından karara tepki gösteren Antalya sektör temsilcileri eylem yaptı. Havalimanına gelen yüzlerce VİP taşımacılık yapan araç 15 dakikadan sonra her 15 dakika için binlerce TL ceza kesilmesine ve 60 dakikadan fazla bekleme yapılması durumunda araçlara 1 hafta havalimanına giriş yasağı uygulanacak olmasına tepki göstererek, otopark çıkışını kapattı. Antalya’da Mayıs ayında havaların ısınması ile birlikte turizm sezonu hareketlenmeye başladı. Her gün binlerce uçağın iniş-kalkış yaptığı ve on binlerce yerli ve yabancı turistin geldiği Fraport TAV Antalya Havalimanı’nda VİP transfer ve taşımacılık yapan araçlara yönelik alınan karar tepkilere neden oldu. Alınan karar ile yurtdışı ve yurt içinden gelen misafirlerin otellerine transfer ve ulaşımını sağlamak amacıyla Antalya Havalimanı’na gelen araçlar transfer alanını sadece 15 dakika ücretsiz olarak kullanabilecek. Frapor TAV tarafından yapılan duyuruda ise Antalya Havalimanı’nda hizmet veren mini van tipi VIP transfer araçları için, yolcu memnuniyetini artırmak, yolcu karşılama süreçlerini belirli bir düzen içinde iyileştirmek ve hizmeti düzenli şekilde idamesini sağlamak amacıyla uygulamanın başladığı bildirildi. Uygulamaya tepki gösterdiler Alınan kararla transfer alanında 15 dakikadan fazla bekleme yaparak bu süreyi aşan her araç için 15-30 dakika arasında bin TL, 30-45 dakika süreyi aşanlara 3 bin TL, 45-60 dakika arasındaki araçlara 5 bin TL, 60 dakikayı aşan araçlara ise 1 hafta giriş yasağı uygulanacak. Havalimanı yönetimi tarafından alınan bu karara tepki gösteren VİP araç taşımacılığı yapan şirket ve araç sahipleri ANFAŞ otoparkında toplandı. Buradan Antalya Havalimanı Dış Hatlar 2 terminaline geçen VİP taşımacılığı yapan araçlar, koncoy ve kornalarla karara tepki gösterdi. "Üzerimize çok büyük bir baskı var" Transfer çıkış noktasını kapatan araç sahipleri ile güvenlik güçleri arasında zaman zaman tartışma yaşandı.Haksız bir şekilde otopark ücretlerinin arttırıldığını belirten Fırat Çetinoğlu, "Üzerimizde çok büyük bir baskı var. Havalimanı yönetiminin tek amacı turizmi baltalamak ve biz VİP taşımacılık yapan insanları bitirmek. Türkiye’nin hiçbir yerinde böyle bir sistem, Böyle bir kanunsuz işleyiş yok" dedi. VİP Turizm Taşımacılık Kooperatifi Başkanı Olcay Demirtaş ise, "Havalimanı’ndaki yetkililerinin masa başında almış olduğu kararla bu yönetilmez. Kararla yönetilmek istiyorsanız sahaya çıkalım. Aldıkları karar bu. Yüzde 68’i minivan grubu, minivan grubu fazlaysa lütfen minivan grubunu otoparka alın. Buradaki otobüsler üç saat, dört saat içeride bekliyor. İşgal eden otobüsler" ifadelerini kullandı. "Akşam evin yolunu bulamayız" Uzun süreli bekleme yapan otobüslerin dışarı alınması gerektiğini ve otobüs firmaların çoğunun havalimanı civarında otoparkları olduğunu belirten Demirtaş, "Burada bir haksız bir rekabet. Bunun olması imkansız, bu şekilde olamaz. Biz burada yolcularımızı karşılatmak için dört tane beş tane her firma personel koymamız gerekiyor. Bu ayrı bir külfet. Ben sezonda yüzlerce iş yapıyorum. Üç yüz tane iş yapıyorum günlük. Ben her otoparka bin lira verirsem ben akşam evin yolunu bulamam. Buradaki esnaf evin yolunu bulamaz" şeklinde konuştu. "Tüm evraklarımız tam" Tüm araçlarının gerekli evraklarının eksiksiz bulunduğunun altını çizen VİP Turizm Taşımacılık Kooperatifi Başkanı Olcay Demirtaş, "Herkes bakanlıkların vermiş olduğu Ulaştırma Bakanlığı’nın Turizm Bakanlığı’nın vermiş olduğu yetkili evraklarla belgelerle çalışan kişilerdir. Bizden ne istiyorsunuz? Yani bu havalimanı yönetim içeride bunun bir şeyini yapıyor. Gelsin kardeşim buraya, bu rezilliği görsün. Daha Mayıs ayındayız, Temmuz ayında biz bunu nasıl yapacağız? Temmuz ayında burada saat başı içeriye bin 200, bin 300 tane araba giriyor, nereye girecek bunlar? Böyle bir şey olmaz. Bunu kim yapmışsa, kim karar vermişse bir an önce gelsin önlemini alsın. Yani bunu çözelim artık, bu şekilde olmaz. Her yıl havalimanında küçük esnafa ya da normal minivan grubu esnafa bu işkence yapılmaz" dedi. Ceza her 15 dakikada katlanacak Bu sabah uygulanmaya başlanan karar ile VİP araçlar için 15 dakikalık ücretsiz bekleme süresinin ardından her 15 dakika için para cezasının katlanarak arttığını belirten Demirtzaş, "Şimdi ben on beş dakika buradaki yoğunluğu görmüşsünüz. Benim 15 dakika sürede burada çıkmam mümkün mü? Hayır. Ve burada bin araba olacak. Bu parayla bu parayla bu parayla biz havalimanımızı zengin edeceğiz. O zaman biz çalışmayalım, arabamızı verelim. Havalimanı yönetimine, havalimanı yönetimi gelsin, arabamızı alsın. Madem Terminal 2 otoparkı yetersiz kalıyor, iki senedir açmadıkları Terminal 1 neden boş duruyor?" ifadelerini kullandı. "En küçük aksaklık büyük sorun çıkarır" Terminal içerisinde yaşanacak en küçük aksaklığın büyük sorunlar çıkaracağını belirten Demirtaş, "Terminal 1 iki yıldır açmıyorlar. Bir bant arızalanması demek buradaki bir arabacının bir buçuk iki saat içeride kalması demek. Burada ne yazıyor? Altmış dakika içerisinde bekleme yapan araç bir hafta içeri giremeyecek. Bant arızan oluyor, uçak rötarı oluyor. Ben ne yapacağım? Sen çıkartamıyorsun müşteriyi. Antalya’nın turizmini taşıyan araçların potansiyelinin yüzde yetmişi minivan grubu. Otobüs burada dört saat bekliyoruz. Bir otobüsün içeride dört saat beklemesi üç tane minibüs, minivanın parasına bedel" şeklinde konuştu. Fraport TAV uygulamayı duyurdu Fraport TAV Antalya, Antalya Havalimanı’nda hizmet veren mini van tipi VIP transfer araçlarına yönelik yeni uygulamanın hayata geçirildiğini duyurdu. Yapılan açıklamada, yolcu memnuniyetini artırmak, karşılama süreçlerini daha düzenli hale getirmek ve hizmet akışını iyileştirmek amacıyla Terminal 2’de özel bir yolcu bekleme ve teslim alma alanı oluşturulduğu bildirildi. Fraport TAV Antalya Havalimanı’ndan yapılan duyuruda, mini van tipi VIP transfer araçları için hazırlanan özel alanın bugün saat 10.00 itibarıyla hizmet vermeye başladığı , hizmet kapsamındaki araçların belirlenen saatten önce havalimanına gelmeleri durumunda ise Terminal 1’de kendileri için ayrılan alanlarda uzun süreli bekleme yapabilecekleri kaydedildi.
12 Mayıs 2026 Salı - 16:10 Niyazi Nefi Kara için 6 ayrı suçtan 31 yıldan 69 yıla kadar ceza talebi Manavgat’ta belediye içerisinde çıkar amaçlı suç örgütü kurulduğu iddiasıyla açılan davada, Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianame, Manavgat 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. Aralarında belediye yöneticileri ve iş insanlarının da bulunduğu 41 sanığın yargılamasında savcı 8 kişinin tutuklanmasını istedi. Aralarında Manavgat Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Niyazi Nefi Kara, belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri ve iş insanlarının da bulunduğu 41 sanığın yargılandığı davanın karar duruşması başladı. İddianamede, Manavgat Belediyesi içerisinde çıkar amaçlı suç örgütü kurulduğu, örgütün yöneticiliğini Niyazi Nefi Kara’nın yaptığı ileri sürüldü. Kara’nın kamu gücünü kullanarak bir araya getirdiği kişilerle ‘suç örgütü kurmak’, ‘rüşvet almak’, ‘zimmet’ ve ‘irtikap’ suçlarının birincil sorumlusu olduğu iddia edildi. Kara hakkında ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘rüşvet’ ve ‘irtikap’ suçları başta olmak üzere 6 ayrı suçtan toplam 31 yıldan 69 yıla kadar hapis cezası talep edilirken, diğer sanıklar hakkında da çeşitli hapis cezaları istendi. Tutuklu sanıklar arasında Niyazi Nefi Kara’nın yanı sıra belediye başkan yardımcıları Mehmet Engin Tüter ve Sıla Ceyhan Berkaya, Kara’nın yeğeni Hüseyin Cem Gül ile müteahhit Mesut Kara yer aldı. Daha önce Aralık 2025, Ocak 2026, Mart 2026 ve geçen ay görülen duruşmaların ardından davanın yeni duruşması bugün görülmeye başlandı. Duruşmada 5’i tutuklu 41 sanık ile müştekiler, taraf avukatları ve sanık yakınları hazır bulundu. Savcı 8 sanık için tutuklama istedi Yoklamanın ardından söz alan duruşma savcısı; sanıklardan B. Ş., D. D., İ. G., Z. K., M. Ç., O. K., C. Ç. ve M. T.’nin, suçlarının niteliği nedeniyle tutuklanmalarını talep etti. "Evimin parasını kendim çalışarak alın terimle ödedim" Duruşmada savunma yapan Niyazi Nefi Kara, iddianamede rüşvet olarak geçen evle ilgili, "Evimin parasını kendim çalışarak alın terimle ödedim. Beyanlara mı yoksa devletin tapusuna mı inanıyorsunuz?" dedi. Sanıkların kendi ismini kullandığını öne süren Kara, şöyle devam etti: "Benim adım kullanılmış bunu görüyorum. İfade verenler tahliye olmak için her şeyi söyledi. 4 tanık dinledik bunda benim adım bile geçmedi. Orçun V.K.’nin tanık olarak mahkemeye getirilmemesi adaleti eksik bırakıyor. Benim vicdanımı bekliyor. Adalete güveniyorum. Vicdanıma güveniyorum. Vicdanım rahat çocuklarımın yüzüne rahatlıkla bakıyorum. Sizlerin de adaleti vicdanı yerine getireceğinize inanıyorum" diye konuştu. Avukatlardan tahliye ve beraat talebi Niyazi Nefi Kara’nın avukatları da savunmalarında dosyadaki suçlamaların soyut olduğunu, hiyerarşi bulunmadığını ve örgüt suçunun şartlarının oluşmadığını belirterek tahliye ve beraat talebinde bulundu. Duruşma, verilen aranın ardından diğer sanıkların savunmalarıyla devam ediyor.
12 Mayıs 2026 Salı - 13:19 Muratpaşa’da engeller dayanışmayla aşılıyor Antalya’da Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası’nda özel bireylerin oluşturduğu dernek ve kuruluş temsilcileriyle bir araya geldi. Programda konuşan Başkan Uysal, "Bir şehrin ve bir ülkenin gelişmişlik derecesini ışıl ışıl caddeler değil, dayanışmaya ihtiyacı olan toplum gruplarına yapılan muamele belirler" dedi. Belediye Başkanı Ümit Uysal, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası’nda Engelsiz Kafe’de özel bireylerin oluşturduğu dernek ve kuruluş temsilcileriyle bir araya geldi. Başkan Uysal, yaptığı konuşmada toplumun gelişmişlik düzeyinin dayanışmaya ihtiyaç duyan kesimlere gösterilen yaklaşımla ölçülebileceğini söyledi. Uysal, "Bir şehrin ve bir ülkenin gelişmişlik derecesini ışıl ışıl caddeler değil, dayanışmaya ihtiyacı olan toplum gruplarına yapılan muamele belirler. En fazla yardıma ve dayanışmaya ihtiyaç duyan toplum kesimleri nasıl yaşıyor, onlara yönelik yaklaşım nedir; ben ona bakarım" dedi. Kent yaşamını herkes için erişilebilir hale getirmeye çalıştıklarını ifade eden Uysal, yalnızca engelli bireyler için değil; kadınlar, çocuklar ve yaşlılar için de çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Uysal, "Elimizden geldiğince sizlerin yanında olmaya gayret ediyoruz. Eksiklerimiz var, bana yetmiyor. Çok daha farklı hayallerim var ama eldeki imkanlar buna yetiyor. Dayanışmanız için, varlığınız için, çocuklarınıza verdiğiniz emek için hepinize çok teşekkür ediyorum" diye konuştu. Programa Türkiye Sakatlar Derneği, Aktif Engelliler GSK Derneği, Zihinsel Engelli Çocukları Koruma Vakfı, Beyaz Baston Görme Engelliler Derneği, Altı Nokta Körler Derneği, Down Sendromlular ve Engelliler Derneği, Akdeniz Otizm Spor Kulübü Derneği, İşitme Engelliler Derneği, İşitme Engelliler Spor Kulübü, Döşemealtı İşitme Engelliler Derneği, Engel Tanımayanlar Derneği, Engelliler Sanat Evi, Biriz Engelsiz Yaşam Derneği, Batı Akdeniz Çölyak Derneği, Uluslararası Engelli Yaşlılar Federasyonu, Türkiye Beyaz Ay Derneği, Erişilebilirlikte Yenilikçi Çözümler Derneği, Ramazan Hatice Savaş Özel Eğitim Uygulama Okulu (OÇEM), Tutku Bakım Evi, Artı Nefes Otizm Spor Derneği, Salih Fikri Yaman Özel Eğitim Sınıfı, Engelsiz Kafe ve Ramazan Savaş Özel Eğitim Sınıfı katıldı.
12 Mayıs 2026 Salı - 12:56 Akdeniz Üniversitesi Senatosu, antik dünyanın binlerce yıl öncesindeki meclisinde toplandı Akdeniz Üniversitesi Senato Toplantısı, Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan başkanlığında Patara Antik Kenti’nde düzenlendi. Akdeniz Üniversitesi Senato Toplantısı, üniversitenin ilk arkeolojik kazı alanı olan Patara Antik Kenti’nde gerçekleştirildi. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan başkanlığında toplanan senato, binlerce yıl önce antik dünyanın ilk demokratik meclislerinden biri kabul edilen Likya Birliği Meclis Binası’nda bir araya geldi. Patara bilimsel hafızamızda ayrı bir yere sahip Burada senato üyelerine hitap eden Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Patara’nın üniversite için sembolik önemine dikkat çekerek "Patara, 1982 yılında kurulan üniversitemizin ilk arkeolojik kazı alanı olması sebebiyle bilimsel hafızamızın temel taşlarından biridir. 1988 yılında Prof. Dr. Fahri Işık ile başlayan ve Prof. Dr. Havva İşkan Işık ve Patara Antik Kenti Kazı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Şevket Aktaş’ın titiz çalışmalarıyla devam eden kazı çalışmaları yıllara yayılan emek, sabır ve titizlikle bugünlere geldi" ifadelerini kullandı. 2020 Patara yılı verilen değeri gösterdi Rektör Özkan, "Patara’da gördüğümüz her taşta, her eserde, her ayrıntıda üniversitemizin bilim insanlarının alın teri var. Ortaya konan bu bilimsel emek sayesinde Patara, bugün dünyanın dört bir yanından ziyaretçi ağırlayan, ülkemizin kültürel mirasının en değerli merkezlerinden biri haline geldi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 2020 yılını "Patara Yılı" ilan etmesi de bu değerin önemli göstergelerinden biri oldu" dedi. "Antik dünyanın en önemli yönetim merkezlerinden biri" Rektör Özkan, "Burada bulunmamızın ayrıca sembolik bir anlamı var. Çünkü şu anda bulunduğumuz yapı, Likya Birliği Meclisi. Antik dünyanın en önemli yönetim merkezlerinden biri. Birçok tarihçi tarafından tarihin ilk demokratik meclislerinden biri olarak kabul edilen bu yapı, farklı kentlerin temsilcilerini aynı çatı altında buluşturuyordu" şeklinde konuştu. "Bilim çok sesliliğin olduğu yerde gelişir" Konuşmasında Patara’nın tarihi ve siyasi önemini hatırlatan Rektör Özkan, bölgenin Fransız düşünür Montesquieu tarafından "mükemmel bir cumhuriyet modeli" olarak tanımlandığını ve ABD Anayasası’nın oluşum sürecinde örnek gösterildiğini vurguladı. Senato yapısıyla Likya Meclisi ruhu arasında paralellik kuran Rektör Özkan, "Bu meclisin ruhu bize hâlâ şunu söylüyor: Güçlü yapılar, tek seslilikle değil; farklı fikirlerin birbirini tamamlamasıyla kurulur. Üniversite senatoları da bu anlayışın bugünkü akademik karşılığıdır. Bilim, özgür düşüncenin ve çok sesliliğin olduğu yerde gelişir" dedi. Patara hassas bir doğal yaşam alanı Rektör Özkan, Patara’nın sadece kültürel bir miras değil, aynı zamanda hassas bir doğal yaşam alanı olduğunu belirterek Türkiye’nin en önemli caretta caretta yuvalama alanlarından biri olan bölgede, üniversitenin hem akademik hem de gönüllü çalışmalarıyla koruma sürecine destek verdiğini ifade etti. Geçmişin ışığında geleceğe yol gösteriyoruz Rektör Özkan, "Patara’da senato toplantısı yapmak, geçmişle bugünün sorumluluğunu aynı zeminde buluşturmak demek. Burada hem tarihin hem doğanın bize emanet ettiği büyük bir değer var. Patara’nın deniz feneri yüzyıllar önce bu kıyılardan geçen denizcilere yol gösteriyordu. Bugün bizlerin de üniversite olarak benzer bir sorumluluğu var. Öğrencilerimize, bilime, şehrimize ve ülkemizin geleceğine yön gösterecek kararları hep birlikte almak zorundayız. Patara’nın tarihi atmosferinde gerçekleştirdiğimiz senato toplantımızın hayırlı olmasını diliyor, katkı sunan tüm hocalarımıza ve çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Rektör Özkan ve senato üyeleri Patara’yı gezdi Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan ve senato üyeleri, toplantının ardından antik kentte yürütülen çalışmalar hakkında yerinde incelemelerde bulundu, Patara Antik Kenti Kazı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Şevket Aktaş’tan bilgi aldı. Toplantıya Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan’ın yanı sıra Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ayşe Gülbin Arıcı, Prof. Dr. Cengiz Toker, Prof. Dr. Şükrü Özen, Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli ve İleri Sağlık Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, fakülte dekanları, enstitü, yüksekokul ve konservatuvar müdürleri ile senato üyeleri katıldı.
Alanya Belediyesi’nden Engelliler Haftası’nda çifte açılış
15 Mayıs 2025 Perşembe - 18:34 Alanya Belediyesi’nden Engelliler Haftası’nda çifte açılış Alanya Belediyesi, Engelliler Haftası’nda iki önemli projeyi hayata geçirdi. Mola Evi ve Engelsiz Spor Parkı, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Engelli bireylerin ve ailelerinin hayatını kolaylaştırmayı amaçlayan Mola Evi ve Engelsiz Spor Parkı, düzenlenen törenle vatandaşların kullanımına sunuldu. Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik açılışta yaptığı konuşmada, "Engelliler Haftası kapsamında hem Mola Evi’ni hem de Engelsiz Spor Parkı’nı Alanya’mıza kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Mola Evi, engelli bireylerimizin güvenle zaman geçirebileceği, ailelerinin ise günlük hayatlarına kısa bir mola verebileceği önemli bir destek hizmetidir. Engelsiz Spor Parkı ise hem fiziksel gelişimi destekleyen hem de sosyal etkileşimi artıran bir alan olarak tasarlandı. Bu projelerle, yalnızca engelleri değil, fırsat eşitsizliklerini de ortadan kaldırmayı hedefliyoruz. Fiziksel engelleri kaldırmak mümkün; asıl mesele zihinlerdeki engelleri aşmaktır. Biz de bu anlayışla çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz" dedi. Ailelere nefes aldıran proje ‘Mola Evi’ Alanya Belediyesi’nin hayata geçirdiği Mola Evi Projesi, özel bireylerin güvenle ve keyifle zaman geçirebileceği bir ortam sunuyor. Ailelerin günlük yaşamda bir süre nefes almasını, bakım yükünü hafifletmeyi ve özel bireylerin sosyal becerilerini geliştirmeyi amaçlayan Mola Evi, erişilebilir ve kapsayıcı bir sosyal hizmet altyapısının önemli bir parçası olarak öne çıkıyor. Engelsiz Spor Parkı ile hareket ve sosyal katılım destekleniyor Engelsiz Spor Parkı ise daha önce kullanılmayan bir alanın değerlendirilmesiyle oluşturuldu. Engelli bireylerin fiziksel gelişimlerinin yanı sıra sosyal hayata aktif olarak katılmalarını da amaçlayan park, tamamen engellilere uygun olarak tasarlandı. Parkın erişilebilir yapısı sayesinde engelli bireyler sadece fiziksel değil, sosyal olarak da daha aktif ve kapsayıcı bir yaşam alanına kavuşmuş oldu. Etkinlikte ayrıca Patika Engelsiz Yaşam Gönüllüleri Derneği tarafından Yeni Alanyalılar Platformu üyelerine 2024 yılı Noel Pazarı gelirlerini engelli bireyler yararına kullanmak üzere Patika Derneği’ne hibe etmeleri nedeniyle teşekkür sertifikası verildi. Başkan Özçelik ve beraberindeki protokol üyeleri, bu duyarlı yaklaşımları için platform üyelerini kutlayıp, teşekkürlerini iletti. Programda Başkan Özçelik, engelli bireylerle masa tenisi oynayarak, ardından ok attı. Engelli bireylerle yakından ilgilenen Başkan Özçelik, hayata tutunmalarını desteklemek için ellerinden gelen desteği vereceklerini söyledi. Törene Alanya Kaymakamı Fatih Ürkmezer, Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, Alanya Belediyesi Başkan Danışmanı Faruk Konukçu, Patika Engelsiz Yaşam Gönüllüleri Derneği Onursal Başkanı ve Emekli Vali Can Direkçi, Dernek Başkanı Levent Benal, dernek üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Genç MÜSİAD’dan down sendromlu gençlere özel etkinlik
15 Mayıs 2025 Perşembe - 16:11 Genç MÜSİAD’dan down sendromlu gençlere özel etkinlik Genç MÜSİAD Antalya üyeleri, Engelliler Haftası dolayısıyla Down sendromlu bireylerle sabun yapımı etkinliği gerçekleştirdi. Genç MÜSİAD Antalya Başkanı Ahmet Özkan ve yönetim kurulu üyeleri, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası kapsamında Antalya Down Sendromlular Derneği’ne bağlı Üreten Eller Atölyesi’ni ziyaret etti. Ziyaret sırasında, dernek üyesi down sendromlu gençlerle birlikte sabun yapımı etkinliği düzenlendi. Etkinlikte Genç MÜSİAD üyeleri ile özel bireyler birlikte üretim sürecine katılarak hem dayanışma hem de sosyal farkındalık mesajı verdi. Üreten Eller Atölyesi, özel bireylerin mesleki beceriler kazanmasına ve iş gücüne katılmasına katkı sağlayan önemli bir merkez olarak ön plana çıkıyor. Etkinlik sonrası açıklama yapan Genç MÜSİAD Antalya Başkanı Ahmet Özkan, "Engelliler Haftası kapsamında down sendromlu kardeşlerimizle bir araya gelmekten büyük mutluluk duyduk. Üreten Eller Atölyesi’nde gerçekleştirdiğimiz bu etkinlik, sosyal farkındalık oluşturmanın yanı sıra engelli bireylerin üretim süreçlerine katılımını teşvik etmek adına da anlamlı bir adımdı. Genç MÜSİAD olarak, özel bireylerin istihdamına katkı sağlamak ve toplumsal bütünleşmeyi desteklemek için çalışmalarımıza devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Etkinlikte hazırlanan sabunlar, gün sonunda gençlere hediye edilirken, hatıra fotoğrafları çekilerek program sona erdi.
Kepez ve Kırgız Balıkçı şehri arasında kardeşlik köprüsü kuruldu
15 Mayıs 2025 Perşembe - 16:09 Kepez ve Kırgız Balıkçı şehri arasında kardeşlik köprüsü kuruldu Kepez Belediyesi ile Kırgız Cumhuriyeti’ne bağlı Balıkçı Şehri arasında kardeş şehir protokolü imzalandı. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz ve Balıkçı Belediye Başkanı Azamat Arnabek Uulu’nun imzalarıyla resmiyet kazanan protokol, Türk Dünyası Belediyeler Birliği koordinatörlüğünde gerçekleştirildi. Antalya’nın Kepez ilçesi ile Kırgızistan’ın Balıkçı şehri, kardeş şehir protokolüyle dostluklarını resmiyete döktü. "Kardeş Şehir Protokolü" Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz ve Balıkçı Belediye Başkanı Azamat Arnabek Uulu tarafından imzalandı. Türk Dünyası Belediyeler Birliği’nin koordinatörlüğünde hayata geçirilen protokol, iki şehir arasında sosyal, kültürel ve ekonomik alanlarda iş birliğini geliştirmeyi amaçlıyor. Kepez Belediyesi başkanlık makamında düzenlenen törende, iki belediye başkanı karşılıklı iyi dileklerini ileterek, duygu ve düşüncelerini dile getirdi. "Yerel yönetimlerin işbirliği çok önemli" Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, "Ben başta başkonsolosumuza sizlerle bizleri tanıştırdıkları için çok teşekkür ederim. Biz aynı soydan geliyoruz. Bizim için çok çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Biz iki kardeşiz, iki kardeş ülkeyiz. Birbirimiz için elimizden ne geliyorsa yapmak zorunda olduğumuzu düşünüyoruz. Sizlerin güçlü olması bizi güçlü yapar, bizlerin güçlü olması sizleri güçlü yapar. O yüzden işbirliğimizi geliştirmemiz gerekir. Biz buna hazırız. Bizlerde sizleri ziyaret etmeyi çok isteriz. Orada ne yapmamız gerekiyorsa, raporlayıp hazırlayıp teknik arkadaşlarımızla gelerek, elimizden ne gerekiyorsa yapacağız. Ülke genelinde de sizlerle iyi ilişkilerimiz var. Ben hep şuna inanmışımdır. Bütün gelişmeler yerel yönetimlerden başlar" ifadelerini kullandı. Kırgız Cumhuriyeti’nin Balıkçı Belediye Başkanı Azamat Arnabek Uulu ise misafirperverlikten dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirerek Başkan Kocagöz’e teşekkür etti. Uulu, "Günlerdir bizimleydiniz, bizim için gerekli olan her şeyi görme ve tanıma fırsatı bulduk. ASAT’a yaptığımız ziyaret bizim için çok önemliydi. Kepez’in müze ve kütüphanelerini inceledik. Balıkçı’da yeni açılacak müze ve kütüphanelerde bu deneyimlerden faydalanacağız. Açılışa sizleri de davet etmek isteriz" dedi. Törenin sonunda Balıkçı Belediye Başkanı Azamat Arnabek Uulu, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’e Kırgız halkının geleneksel şapkası olan kalpak hediye etti. Her iki başkan da karşılıklı "hayırlı olsun" dilekleriyle protokolü imzalayarak, kardeş şehir ilişkisini resmiyete döktü. Protokol kapsamı Protokol kapsamında; sanayi, altyapı, turizm, kültür, eğitim, sağlık, tarım ve daha birçok alanda işbirliği geliştirilecek. Yerel yönetimler, şirketler, kurumlar ve sivil toplum kuruluşları arasında koordinasyon sağlanarak ortak projeler yürütülecek. Ayrıca iki şehirde ortak festivaller, panayırlar, sempozyumlar ve paneller düzenlenerek Türk dünyasında birlik ve beraberliğin güçlendirilmesi hedefleniyor. Sanat ve kültürel miras alanında da işbirliğini öngören protokol, üniversiteler arası akademik paylaşımları, kültürel etkinlikleri ve sanat projelerini de kapsıyor. Yerel örf, adet ve geleneklerin tanıtılacağı projelerin yanı sıra yemek, müzik, resim, heykel ve edebiyat alanlarında ortak çalışmalar yapılacak. Kardeş şehir ilişkilerinin bir simgesi olarak, her iki şehirde birer parka karşılıklı olarak birbirlerinin isimleri verilecek. Heyet Kepez’de incelemelerde bulundu Kırgız Cumhuriyeti’nin Balıkçı Şehri’nden gelen ve aralarında Belediye Başkanı Azamat Arnabek Uulu’nun da bulunduğu 9 kişilik heyet, Kepez Belediyesi’nin örnek hizmetlerini yerinde inceledi. Kepez Belediyesi başkan yardımcıları eşliğinde belediyenin çeşitli birimlerini ziyaret eden heyet, hizmetler hakkında detaylı bilgiler aldı. Ziyaretin ilk durağı, Kepez Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nün üretim sahası oldu. Asırlık zeytin ağaçları ve topraksız üretimle köklendirilen fidanlar, heyetin en çok ilgisini çeken alanlar oldu. Balıkçı Şehri Belediye Başkanı Azamat Arnabek Uulu, serada gördüğü kırmızı güllerin kendi şehrinde de yetiştiğini belirterek, "Gül gibi dayanıklı başka türler varsa, bunları Balıkçı şehrimizde de yetiştirmek isteriz" dedi. Heyet, Kepez Belediyesi’nin metal ve ahşap işleri atölyelerini de gezerek, burada çöp kutusundan piknik masasına kadar belediyenin tüm ihtiyaçlarının üretildiği alanları inceledi. Üretim kapasitesi hakkında bilgi alan Balıkçı Belediye Başkanı Arnabek Uulu, "Bu atölyeler belediye için büyük bir avantaj. Her şeyi bağımsız olarak kendiniz üretiyorsunuz. Kepez’de neredeyse tüm ihtiyaçlar kendi kaynaklarınızla karşılanıyor. Devletinizi ve belediyenizi daha da büyük başarılara taşımanızı temenni ediyoruz" diye konuştu. Heyet, daha sonra Kent Ormanı alanını gezdi. Antalya’yı Kepez’den masmavi uzanan deniziyle kuş bakışı izleyen heyet hayranlıklarını dile getirerek, bu anı fotoğraf kareleriyle ölümsüzleştirdi. Heyet, Dokumapark’teki Oyuncak Müzesi, Bir Zamanlar Antalya Müzesi, Antalya Kütüphanesi ve ASAT’ı ziyaret etti. 9 kişilik heyet Kırgız Cumhuriyeti’nin Balıkçı Şehri’nde gelen heyette: Balıkçı Belediye Başkanı Azamat Arnabek Uulu, belediyenin Meclis Başkanı Dastan Amanalıyev, Ekonomi ve Bölgesel Kalkınma Bölümü Başkanı Aygul Bekmurzayeva, Başkan Asistanı ve tercümanı Mirlan Satarov, Mülkiyet İdari Başkanı Erlan Shambetalıev, Su Boru Hatları İşletme Müdürü Kuban Samudınov, Çevre Düzenleme ve Temizlik İşleri Müdürü Edilbek Tokonbayev, Balıkçı Kültür Bölümü Başkanı Sakamat Mukambetov ve Balıkçı Kamu-Siyasi Gazate Editörü Meerim Asanova yer aldı.
8. Antalya Akra Caz Festivali "Ibrahim Maalouf" ile başladı
15 Mayıs 2025 Perşembe - 15:43 8. Antalya Akra Caz Festivali "Ibrahim Maalouf" ile başladı Caz, rock ve dünya müziğini harmanlayan tarzıyla öne çıkan Ibrahim Maalouf, "The Trumpets of Michel-Ange" projesiyle Akra Caz Festivali’ni başlattı. Grammy ödüllü Richard Bona’dan Kurt Elling’e, Fatoumata Diawara’dan Fazıl Say’a uzanan zengin program, 31 Mayıs’a kadar caz tutkunlarını Antalya’da buluşturacak. Caz, rock ve dünya müziği türlerini harmanlayan ve kariyeri boyunca oluşturmuş olduğu kendine has stiliyle, trompetin önde gelen isimleri arasında yer alan Maalouf; 17 albüm ve prestijli Grammy adaylığının ardından yeni projesi "Ibrahim Maalouf & The Trumpets of Michel-Ange" projesi ile dinleyenleri cazın levanten tınılarına götürdüğü unutulmaz bir konserle başladı. Yekta Kopan’ın geleneksel açılış konuşmasının ardından sahne alan Maalouf ve ekibi, konser boyunca izleyicilerle birlikte şarkı söyleyip dans etti. Ibrahim Maalouf seyircilere; "Sizlerle bu akşam Akra Caz Festivali’nde buluşmak çok keyifli. Festival programını gördüm. Büyük çoğunluğu benim yakın arkadaşlarım olan çok değerli müzisyenlerden oluşuyor. Gerçekten gurur duymanız gereken zenginlikte bir festivaliniz var. Bu akşam hep birlikte eğleneceğiz, ağlayacağız ve dans edeceğiz" diye seslendi. Festival 31 Mayıs’a kadar devam edecek Festivalde; Alân, Blue Kiss Collective ve Emre Berk Trio sahne alacağı "Akra Genç Caz" konseri 16 Mayıs; Grammy ödüllü vokalist ve multi-enstrümantalist Richard Bona ve grubu 17 Mayıs; caz vokalinin en önemli isimlerinden Kurt Elling, gitarist Charlie Hunter ve SuperBlue 21 Mayıs; R&B, blues, pop ve cazı şiire has bir duyarlıkla harmanlayan Melody Gardot 23 Mayıs; Afrika’nın ruhunu müziğine yansıtan, vokalist ve gitarist Fatoumata Diawara 24 Mayıs; dünyaca ünlü saksafon sanatçısı Igor Butman, Moskova Caz Orkestrası ve vokalde Fantine 28 Mayıs tarihinde sanatseverlerle buluşacak. Festival; 30-31 Mayıs tarihlerinde dünyaca ünlü piyanist ve besteci Fazıl Say’ın "Piyano Başında 50 Yıl" temalı iki özel konseriyle son bulacak. Fazıl Say’a caz aranjmanlarında, davulun önemli isimlerinden Ferit Odman eşlik edecek.
Fransa Dışişleri Bakanı Stéphane Séjourné: "Tek hedefimiz Putin’i ateşkese zorlamak"
15 Mayıs 2025 Perşembe - 15:03 Fransa Dışişleri Bakanı Stéphane Séjourné: "Tek hedefimiz Putin’i ateşkese zorlamak" Fransa Dışişleri Bakanı Stéphane Séjourné, Antalya’da düzenlenen NATO Gayriresmi Dışişleri Bakanları Toplantısı’nda yaptığı açıklamada, Rusya’ya şartsız ve derhal yürürlüğe girecek 30 günlük ateşkes çağrısında bulunarak, 2022’de İstanbul’da yapılan görüşmelerin başarısız olmasına yol açan üç tuzağa düşülmemesi gerektiğini söyledi. Avrupa’nın savunma harcamalarının artırılması gerektiğini vurgulayan Bakan, Avrupa Birliği’nin hazırladığı yeni yaptırım paketine Fransa’nın aktif katkı verdiğini ve bu yaptırımların amacının "Vladimir Putin’i ateşkese zorlamak ve barış müzakerelerine oturtmak" olduğunu ifade etti. Antalya’da NATO Gayriresmi Dışişleri Bakanları Toplantısı’na katılan Fransa Dışişleri Bakanı Stéphane Séjourné, Vladimir Putin’in Türkiye’ye düşük düzeyli bir heyet gönderdiğini belirterek, bunun ABD ve Avrupalıların hazırladığı büyük yaptırımlardan kaçınmak için yapıldığını söyledi. Teknik düzeyde görüşmelerin yapılmasının beklendiğini ifade eden Séjourné, en iyi senaryonun şartsız ve derhal yürürlüğe girecek bir ateşkes olduğunu vurguladı. Séjourné, 2022 yılında İstanbul’da yapılan görüşmelerin başarısız olmasına yol açan üç tuzağa tekrar düşülmemesi gerektiğini belirtti. Üç temel uyarı Fransa Dışişleri Bakanı, ilk olarak barış görüşmelerinin bombalar altında yürütülemeyeceğini söyleyerek, 2022’deki Buça Katliamı’nın görüşmeleri sona erdirdiğini hatırlattı. İkinci olarak, Ukrayna’nın barış sonrası kendi güvenliğini sağlayacak askeri kapasiteye sahip olmasının zorunlu olduğunu ifade etti. Ukrayna’nın saldırıları caydıracak güce sahip olması ve gelecekte kendi güvenlik ortaklarını seçebilmesinin müzakere sürecinin olmazsa olmazı olduğunu belirten Bakan Séjourné, üçüncü olarak ise yaptırımların görüşmelerden önce değil, ancak sonunda kaldırılması gerektiğini söyledi. Séjourné, 2022’de bu sıralamanın tersinin uygulanmasının görüşmeleri başarısızlığa sürüklediğini vurguladı. Ukrayna ateşkes teklifini kabul etti, şimdi sıra Rusya’da Séjourné, 9 Mart’ta ABD tarafından önerilen 30 günlük, şartsız ve derhal yürürlüğe girecek ateşkes teklifinin Ukrayna tarafından kabul edildiğini hatırlattı ve geçtiğimiz hafta Kiev’de Cumhurbaşkanı Macron, Almanya Şansölyesi, İngiltere ve Polonya Başbakanları’nın katılımıyla gerçekleştirilen görüşmede bu teklifin açık biçimde yeniden dile getirildiğini söyledi. Bakan Séjourné, "Evet, bu 30 günlük, şartsız ve derhal uygulanacak bir ateşkes. Bu, Cumhurbaşkanı Macron’un, Alman Şansölyesi, İngiltere ve Polonya Başbakanı ile geçtiğimiz cumartesi günü Kiev’de yaptığı görüşmede açıkça dile getirdiği çağrıdır. Bu, Başkan Trump ve koalisyon üyeleriyle yapılan görüşmelerin ardından ortaya konmuştur. Aslında bu, Ukraynalıların 9 Mart’ta kabul ettiği ABD teklifidir. Artık bu teklifi değerlendirme sırası Rusya’dadır" dedi. Avrupa güvenliği için yüzde 3 ila yüzde 3,5 savunma harcaması hedefi Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un yüzde 3 ila yüzde 3,5’lik savunma harcama hedefinin doğru bir seviye olduğunu ifade eden Séjourné, bu hedefin hem kapasite boşluklarını kapatmak hem de NATO üyesi Avrupa ülkelerinin güvenliğini sağlamak açısından önem taşıdığını belirtti. Tehdit seviyesinin arttığına dikkat çeken Séjourné, son üç yılda Rusya’nın saldırgan tavrının Ukrayna ile sınırlı kalmadığını ve bölgesel güvenlik dengelerini sarstığını söyledi. Yaptırımlar karşısında askeri tepki Séjourné, Avrupa Birliği yaptırımlarının Rusya’yı ciddi şekilde etkilediğini belirterek, üç gün önce Estonya açıklarında meydana gelen bir olaya dikkat çekti. Fransa Dışişleri Bakanı, yaptırımlara tabi tutulan bir Rus petrol tankerinin Estonya Donanması tarafından durdurulmak istendiği sırada, Rusya’ya ait savaş uçaklarının bölgeye gelerek Estonyalı yetkilileri engellemeye çalıştığını aktardı. Séjourné, bu olayın, Rusya’nın bir Avrupa Birliği yaptırımına karşı doğrudan askeri müdahale girişiminde bulunduğu ilk örnek olduğunu söyledi. Avrupa ayağını inşa etme zamanı ABD’nin Avrupa güvenliğinin bir bölümünün sorumluluğunu Avrupalılara devretme niyetini memnuniyetle karşıladıklarını söyleyen Bakan Séjourné, NATO içerisinde Avrupa vizyonunun güçlendirilmesi gerektiğini dile getirdi. Bu doğrultuda Avrupa ayağının inşa edilmesinin savunma harcamalarının artırılmasını zorunlu kıldığını söyleyen Bakan, yalnızca doğrudan askeri harcamaların değil, siber güvenlik, lojistik hareketlilik ve direnç gibi destekleyici alanlardaki yatırımların da güvenliğe katkı sağlayacağını ifade etti. AB yaptırımları Rusya’ya 400 milyar avro kaybettirdi Fransa Dışişleri Bakanı Stéphane Séjourné, Avrupa Birliği tarafından uygulanan yaptırımların Rusya ekonomisini doğrudan etkilediğini belirterek, "Yaptırımlar Rusya’yı zorluyor" dedi. Séjourné, uygulanan yaptırımların Rusya’ya şimdiye kadar yaklaşık 400 milyar avroya mal olduğunu ve bunun ülkenin üç yıllık askeri harcamasına denk geldiğini ifade etti. Avrupa Birliği’nin 17’nci yaptırım paketinin iki gün önce üzerinde uzlaşıldığını ve kısa süre içinde resmen kabul edileceğini söyleyen Séjourné, Fransa’nın bu paketin oluşturulmasına aktif katkı sunduğunu vurguladı. Séjourné, "Fransa, yaptırım listesine petrol tankerlerinin, finansal kurumların, çift kullanımlı ürün sağlayan şirketlerin, dezenformasyon kampanyalarına ve siber saldırılara destek veren kişi ve kuruluşların dahil edilmesine önemli katkı sağladı" dedi. ABD Kongresi’ndeki yaptırım tasarısına Avrupa desteği Fransa Dışişleri Bakanı, yeni yaptırımlar kapsamında Amerika Birleşik Devletleri Kongresi’nde gündeme gelen tasarıya Avrupa’dan caydırıcılık katkısı sağlamayı amaçladıklarını söyledi. Séjourné, ABD’li Senatör Lindsey Graham ile kısa süre içinde görüşeceğini belirterek, Marco Rubio’nun daha önce sözünü ettiği, Graham’a ait yaptırım paketi üzerine çalışacaklarını ifade etti. Hedeflerinin bu pakete Avrupa caydırıcılığı eklemek olduğunu vurgulayan Bakan, "Tek bir hedefimiz var, Vladimir Putin’i ateşkese zorlamak ve barış müzakerelerine başlatmak" dedi. Gazze’deki durumu da ele alan Barrot, Gazze’ye insani yardımların engelsiz ve geniş çaplı ulaştırılması çağrısını yineledi. Öte yandan, İsrail hükümetinin, Gazze’de işgalde ve daha fazla askeri eylemde bulunacağına ilişkin açıklamalarını kınadıklarını vurgulayan Barrot, Filistin meselesine askeri bir çözüm olmadığının altını çizdi. Fransa’nın Suudi Arabistan ile birlikte Birleşmiş Milletler çatısı altında iki devletli çözüm temelinde bir uluslararası konferans hazırlığında olduğunu belirten Séjourné, "Bu sürecin amacı siyasi çözüme giden yolu açmaktır" dedi. Séjourné ayrıca, "Bu süreç yalnızca sembolik bir an olmayacak, aynı zamanda önemli bir dönüm noktası olabilir" dedi.