Yerel Haberler
Antalya
21 Nisan 2026 Salı - 17:10 Antalya’da 192 milyar TL’lik 458 proje yürütülüyor Antalya’da yılın 2. İl Koordinasyon Kurulu toplantısı, Antalya Valisi Hulusi Şahin başkanlığında gerçekleştirildi. Antalya’da İl Koordinasyon Kurulu’nun 2026 yılı 2. toplantısı İl Milli Eğitim Müdürlüğü salonunda gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Antalya Valisi Hulusi Şahin, il genelinde 2026 yılı mart ayı sonu itibariyler 458 projenin sürdüğünü, projelerin 338’inin genel ve özel bütçeli kuruluşlar, 120’sinin ise belediyeler tarafından yürütüldüğünü söyledi. Toplam yatırım bedeli 192 milyar 62 milyon TL, 2026 yılı ödeneğinin ise 29 milyar 427 milyon TL olduğunu aktardı. Mart ayı sonu itibarıyla 4 milyar 628 milyon TL harcama yapıldığını belirten Vali Hulusi Şahin nakdi gerçekleşme oranının ise yüzde 16 seviyesinde olduğunu açıkladı. "Genel ve özel bütçeli kuruluşlar 338 adet proje üzerinde çalıştı" Genel ve özel bütçeli kuruluşların yürüttüğü 338 projenin toplam bedelinin 170 milyar 257 milyon TL olduğunu aktaran Vali Şahin, bu projeler için 2026 yılında 19 milyar 272 milyon TL ödenek ayrıldığını söyledi. Mart ayı sonuna kadar yapılan harcamaların 1 milyar 925 milyon TL olduğunu, bu alandaki nakdi gerçekleşmenin ise yüzde 10 olduğunu dile getirdi. "Belediye projelerinde yüzde 27 gerçekleşme" Belediyeler tarafından yürütülen 120 projenin toplam bedelinin 21 milyar 804 milyon TL olduğunu, bu projelere 2026 yılı için 10 milyar 155 milyon TL ödenek ayrıldığını aktardı. Mart ayı sonu itibarıyla 2 milyar 702 milyon TL harcama yapıldığını belirten Vali Şahin, nakdi gerçekleşme oranının yüzde 27 olduğunu söyledi. "En fazla harcama kamu hizmetlerinde" Yatırımcı kuruluşlar ve belediyelerce yapılan harcamanın 2 milyar 540 milyon TL ile Diğer Kamu Hizmetleri sektöründe yapıldığını ifade eden Vali Şahin, bunu 932 milyon TL ile ulaştırma-haberleşme ve 664 milyon TL ile eğitim sektörlerinin takip ettiğini açıkladı. "18 proje tamamlandı" Toplam 458 projeden 18’inin tamamlanarak hizmete alındığını belirten Vali, 291 projenin devam ettiğini, 65 projenin ihale aşamasında bulunduğunu, 83 projeye henüz başlanmadığını ve 1 projenin ise tasfiye edildiğini söyledi.
21 Nisan 2026 Salı - 17:03 ALKÜ, yeşil enerjide Türkiye’nin ilk üniversitesi oldu Elektrik tüketiminin tamamını yeşil enerji kaynaklarından sağlayan Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) CK Enerji Akdeniz Elektrik tarafından verilen Uluslararası Yenilenebilir Enerji Sertifikası (I-REC) ile Türkiye’nin ilk üniversitesi oldu. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından düzenlenen 10. Verimlilik Proje Ödülleri kapsamında, GES projesi ile Kamu Kategorisi’nde Türkiye üçüncüsü olan Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi bu kez de CK Enerji Akdeniz Elektrik aracılığı ile Uluslararası Yenilenebilir Enerji Sertifikası (I-REC) alan Türkiye’deki ilk üniversite oldu. Sürdürülebilir bir geleceğe katkı sunmak, karbon salımını sıfırlamak için çevre dostu enerji kullanımına yönelik önemli bir adım atan ALKÜ, elektrik tüketimini yeşil enerji kaynaklarından sağladığını belgeledi. CK Enerji Akdeniz Elektrik aracılığı ile Uluslararası Yenilenebilir Enerji Sertifikası (I-REC) alan ALKÜ, elektrik tüketiminden kaynaklı çevre etkisine nötrledi. 634 bin kwh’lik elektrik tüketimi yeşil enerjiden karşılandı Sertifika ile üniversitenin 2026 yılının ilk iki ayında gerçekleştirdiği toplamda 634 bin 479 kWh elektrik tüketiminin yeşil enerjiden karşılandığı belgelenmiş oldu. Böylece 272,8 CO emisyonunun önüne geçilirken, 12 bin 300 yetişkin ağaç dikilmesiyle eşdeğer bir karbon emisyonu nötrlemesi sağladı. Bu sonuç ile ALKÜ şehir merkezinde 58 adet otomobilin bir yıl boyunca trafikten çekilmesiyle aynı çevresel faydayı sağladı. Geleceğimiz için çalışmalarımız hızla sürdüreceğiz Törende konuşan ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, "Üniversite olarak yalnızca akademik başarılarla değil, çevresel sorumluluklarımızla da öncü olmayı hedefliyoruz. Yenilenebilir enerjiye yönelerek karbon ayak izimizi azaltmak ve sürdürülebilir bir gelecek için somut adımlar atmak önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bu sertifika, çevreye duyarlı yaklaşımımızın uluslararası düzeyde tescillenmesi açısından büyük önem taşıyor. Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak adına çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Bizlere bu konuda desteklerini esirgemeyen CK Enerji Akdeniz Elektrik ailesine ve Genel Müdürümüz Fahrettin Tunç’a, ALKÜ ailemizin her bir ferdine yürekten teşekkür ediyorum" dedi. Gelecek nesillerin yaşam kalitesini etkileyen stratejik bir adım CK Enerji Akdeniz Elektrik Genel Müdürü Fahrettin Tunç da, "Yenilenebilir enerjiye geçiş, gelecek nesillerin yaşam kalitesini doğrudan etkileyen stratejik bir adım. Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi’nin I-REC sertifikasıyla elektrik tüketimini yeşil enerji kaynaklarıyla belgelendirmesi, sürdürülebilirlik adına son derece kıymetli bir örnek. Sürdürülebilir enerjiye erişimi kolaylaştırmak, iş ortaklarımızla birlikte temiz bir geleceğe katkı sağlamak en büyük önceliğimiz. CK Enerji Akdeniz Elektrik olarak, kurumların karbon ayak izini azaltmalarına katkı sunmaya ve temiz enerji dönüşümünü desteklemeye kararlılıkla devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu. Sertifika, Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesinde düzenlenen törenle takdim edildi. ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, CK Enerji Akdeniz Elektrik Genel Müdürü Fahrettin Tunç’un katıldığı törende, yeşil enerji kullanımının sürdürülebilir bir gelecek için önemine işaret edildi.
21 Nisan 2026 Salı - 16:15 Şiddetin görünür hale gelip normalleşmesi çocuk ve gençleri olumsuz etkiliyor Türkiye Psikiyatri Derneği Genel Başkan Yardımcısı Gülin Özdamar Ünal, son dönemlerde kamusal alanlarda artan şiddet olaylarını değerlendirdi. Konunun sadece bireysel değil toplumsal şartların bir yansıması olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Ünal, "Şiddetin görünür hale gelmesi ve normalleşmesi, özellikle çocuklar ve gençler üzerinde olumsuz etkiler oluşturmaktadır" dedi. Türkiye Psikiyatri Derneği tarafından düzenlenen 4. Uluslararası ve 28. Ulusal Klinik Eğitim Sempozyumu kapsamında gerçekleştirilen basın toplantısında, etkinliğe ilişkin veriler paylaşıldı. Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı Nalan Kalkan Oğuzhanoğlu, sempozyumda 14 kurs, 30 panel, 10 uzmanla buluşma oturumu ve 6 konferans düzenlendiğini, ayrıca 82 sözlü ve 46 poster bildirinin sunulduğunu belirtti. Toplam 162 konuşmacının yer aldığı programa 441 katılımcı katılırken, 103 katılımcının burslu olarak desteklendiği bildirildi. Sempozyuma Almanya, İngiltere, İtalya ve Hollanda’dan 6 yabancı konuşmacı da katkı sundu. "Bilimsel kanıta dayalı ve bütüncül bir yaklaşım benimsenmelidir" Türkiye Psikiyatri Derneği Genel Başkan Yardımcısı Gülin Özdamar Ünal, son dönemde artan şiddet ve intihar olaylarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Son dönemde okullarda ve kamusal alanlarda artan şiddet olayları, toplum ruh sağlığı açısından ciddi bir kaygı kaynağıdır ve yalnızca bireysel değil, toplumsal şartların bir yansıması olarak değerlendirilmelidir. Şiddetin görünür hale gelmesi ve normalleşmesi, özellikle çocuklar ve gençler üzerinde olumsuz etkiler oluşturmaktadır. Bu süreç, hem başkalarına yönelik saldırgan davranışları hem de bireyin kendine yönelen yıkıcı eğilimlerini, özellikle intihar düşüncesi ve girişimlerini artırabilmektedir. İstanbul’da son günlerde raylı sistemlerde art arda yaşanan intihar olayları hepimizi derinden üzmekte, bu durum yalnızca bireysel kayıplar açısından değil, toplum ruh sağlığı ve kamusal güvenlik açısından da acil ele alınması gereken ciddi bir soruna işaret etmektedir. İntihar davranışı, çoğu zaman çok etmenli bir süreç içinde ortaya çıkar. Ruhsal hastalıklar, umutsuzluk, yalnızlık, ekonomik ve sosyal zorluklar, travmatik yaşantılar, madde kullanımı, daha önceki kendine zarar verme davranışları, destek sistemlerinin zayıflaması, ölümcül araçlara kolay erişim ve profesyonel yardıma erişimdeki güçlükler bu süreçte rol oynayabilir. Bu nedenle, intiharı önlemede suçlayıcı ve damgalayıcı söylemlerden uzak, riskleri azaltmayı ve destek mekanizmalarını güçlendirmeyi hedefleyen, bilimsel kanıta dayalı ve bütüncül bir yaklaşım benimsenmelidir" dedi. "Tüm paydaşların katılımıyla bütüncül bir intiharı önleme eylem planı oluşturulması gerekmektedir" Toplumda şiddet ikliminin azaltılması gerektiğini ve güven duygusunun yeniden tesis edilmesine yönelik adımların atılabileceğini ifade eden Ünal, "Toplumsal huzurun güçlendirilmesi, intiharı önlemenin temel şartların arasındadır. İntihar önlenebilir. Bunun için ruh sağlığı hizmetlerinin güçlendirilmesi, risk altındaki bireylerin erken fark edilmesi, kriz anında hızlı ve şefkatli müdahale edilmesi ve ölümcül yöntemlere erişimin sınırlandırılması büyük önem taşımaktadır. İntihar davranışının bulaşıcı olabileceği bilinmektedir. Bu nedenle medyada intihar haberlerinin sansasyonel ve ayrıntılı biçimde sunulmasından kaçınılmalı, bunun yerine yardım yolları ve destek mekanizmaları görünür kılınmalıdır. Raylı sistemlerde yaşanan intiharlar, sağlık hizmetlerinin yanı sıra kent planlaması, ulaşım güvenliği ve yerel yönetimlerin ortak sorumluluğunda ele alınmalıdır. Uluslararası veriler, platform bariyerleri, güvenlik sistemleri ve personel eğitiminin etkili koruyucu önlemler olduğunu göstermektedir. Bu doğrultuda, tüm paydaşların katılımıyla bütüncül bir intiharı önleme eylem planı oluşturulması gerekmektedir. Toplum olarak da sorumluluğumuz vardır. Çevremizde umutsuzluk, vedalaşma, içe çekilme, ’yaşamak istememe’ ifadeleri veya kendine zarar verme belirtileri gördüğümüzde bunu göz ardı etmemeli, yargılamadan destek olmalı ve profesyonel yardıma yönlendirmeliyiz. Bugün ihtiyaç duyulan şey, korku ve sansasyon değil, dayanışma, erken müdahale ve erişilebilir destek sistemleridir" şeklinde konuştu. "Sağlık çalışanlarının en az üçte birinin fiziksel şiddete, yüzde 95’den fazlasının sözel şiddete maruz kalıyor" Türkiye Psikiyatri Derneği Genel Sekreteri Dr. Gülsüm Zuhal Kamış ise, sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin, yıllardır çözülememiş bir sorun olduğunu ifade ederek, "Hekimler ve sağlık çalışanları yalnızca sözel ya da fiziksel şiddete maruz kalmıyor, hayatını da kaybediyor. Sağlık çalışanlarının en az üçte birinin fiziksel şiddete, yüzde 95’den fazlasının sözel ya da fiziksel şiddete maruz kaldığı şartlarda, meslektaşlarımız, bir taraftan Dr. Ersin Arslan, Dr. Fikret Hacıosman, Dr. Ekrem Karakaya, Dr. Göksel Kalaycı, Dr. Aynur Dağdemir ve mesleki baskıların gölgesinde hayatını kaybeden Dr. Melike Erdem gibi hayatını kaybeden meslektaşlarımızın acısını yüreğinde taşıyor, bir taraftan da sağlık hizmeti sunmaya devam ediyor" diye konuştu. "Şiddet, öğrenilmiş ve yeniden üretilen bir olgudur" Türkiye Psikiyatri Derneği Saymanı Dr. Hayriye Mihrimah Öztürk ise kadına yönelik şiddet konusuna ilişkin, "Kalıcı çözüm yalnızca yasal düzenlemelerle sınırlı değildir. Şiddetin temelinde yatan toplumsal cinsiyet eşitsizliği ile mücadele edilmeden, eğitimden çalışma yaşamına kadar her alanda eşitlik sağlanmadan ve toplumsal zihniyet dönüşümü gerçekleştirilmeden bu sorunun ortadan kaldırılması mümkün değildir. Kadına yönelik şiddet kaçınılmaz değildir. Bu şiddet, öğrenilmiş ve yeniden üretilen bir olgudur. Dolayısıyla değiştirilebilir. Şiddeti önlemek, şiddete maruz bırakılan kadınlara inanmak, onları güçlendirmek ve destek mekanizmalarını erişilebilir kılmakla başlar. Sağlık sistemi, emniyet birimleri ve adli süreçler, kadınların yeniden travmatize edilmesini önleyecek şekilde yapılandırılmalıdır" ifadelerini kullandı. "Psikolojik ve yapısal düzeyde eş zamanlı bir mücadeleyle baş edebiliriz" Türkiye Psikiyatri Derneği Asistan Hekimlik Sekreteri Dr. Nur Temizkan ise dijital şiddetin, yalnızca teknolojik bir sorun olmadığını belirterek, "Toplumsal, psikolojik ve sistematik katmanları olan çok boyutlu bir kriz. Ve ayrıca dijital şiddet, bireysel bir psikopatolojiden ziyade, politik, sosyolojik ve kültürel unsurların bir sonucu. Dijital şiddet dediğimizde, internet, sosyal medya, akıllı telefonlar gibi araçlar üzerinden gerçekleştirilen her türlü taciz, tehdit, aşağılama, şantaj ve kontrol davranışını kastediyoruz. Bu, aslında geleneksel şiddetin ortadan kalkmış hali değil, dijital dünyaya taşınmış ve yeni araçlarla güçlenmiş bir uzantısı. Güncel verilere bakarsak, Birleşmiş Milletler’in raporuna göre, kadın gazeteciler ve aktivistlerin üçte ikisinden fazlası dijital şiddete maruz kalıyor, bu vakaların yüzde 40 kadarı fiziksel şiddetle sonuçlanıyor. Türkiye’de yapılan çalışmalar ise her 10 kadından yaklaşık 3’ünün ısrarlı takibe maruz kaldığını, kadınların yarısından fazlasının ise dijital mecralarda taciz içerikli mesajlarla karşılaştığını gösteriyor. Bu bulgular, dijital şiddetin çoğu durumda fiziksel şiddetin alternatifi değil, onu önceleyen, besleyen ve sürekliliğini sağlayan bir süreç olduğunu göstermekte. Biz bugün şunu vurgulamak istiyoruz: Dijital alan da bir yaşam alanı. Orada maruz kalınan şiddet gerçek ve ruh sağlığı üzerindeki etkileri son derece somut ve yıkıcı. Kadınların, gençlerin ve diğer tüm grupların dijital alanda var olabilmek için daha sessiz, daha görünmez olmak zorunda kalması bir çözüm değil. Dijital şiddet çok boyutlu bir kriz ve bununla ancak toplumsal, psikolojik ve yapısal düzeyde eş zamanlı bir mücadeleyle baş edebiliriz" dedi.
AESOB Başkanı Adlıhan Dere: "Bayram sevincimizi esnafımızla büyütelim"
15 Mart 2026 Pazar - 13:07 AESOB Başkanı Adlıhan Dere: "Bayram sevincimizi esnafımızla büyütelim" TESK Genel Başkan Vekili ve AESOB Başkanı Adlıhan Dere, Ramazan Bayramı öncesi vatandaşlara alışverişlerini yerel esnaftan yapmaları çağrısında bulunarak, "Esnaftan yapılan her alışveriş, doğrudan şehrimizin ekonomisine, alın terine ve emeğe sahip çıkmak demektir" dedi. ? Ramazan Bayramı’nın yaklaşmasıyla birlikte çarşı, pazar ve alışveriş noktalarında hareketlilik artmaya başladı. Özellikle giyim, ayakkabı, gıda, tatlı ve hediyelik eşya sektörlerinde yoğunluk beklenirken, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkan Vekili ve Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AESOB) Başkanı Adlıhan Dere, bayram alışverişi için "yerel esnaf" vurgusu yaptı. ?"Bayram bereketi esnafın dükkanında anlam bulur" ?Bayramların paylaşma ve dayanışma günleri olduğunu hatırlatan Başkan Adlıhan Dere, bu dönemde yapılacak alışverişlerin esnafa can suyu olacağını belirtti. Dere, "Ramazan Bayramı öncesinde alışverişlerimizi mahallemizdeki, sokağımızdaki, çarşımızdaki kendi esnafımızdan yapalım. Bayramlık kıyafetimizi de ikramlığımızı da yerel esnafımızdan alalım. Esnafımızdan yapılan her alışveriş, şehrimizin ekonomisine ve emeğe sahip çıkmaktır. Bayram bereketi en çok esnafımızın dükkanında, mahallemizin kalbinde anlam bulur" ifadelerini kullandı. ?"Esnafımız hazırlıklarını tamamladı" ? Esnafın bayram mesaisine hazır olduğunu işaret eden Dere, "Bu yıl da çarşılarımızda, pazarlarımızda hazırlıklar tamamlandı. Esnafımız vatandaşlarımıza en iyi hizmeti sunmak için hazır durumda. Alışveriş canlılığının hem Antalya piyasamıza hareket getirmesini hem de esnafımızın yüzünü güldürmesini bekliyoruz" dedi. ?Merdiven altı üretime "Sağlık" uyarısı ?Vatandaşları bayram alışverişinde dikkatli olmaları konusunda uyaran Başkan Dere, özellikle gıda ürünlerinde merdiven altı üretime dikkat çekti. Güvenilir işletmelerin tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan Dere, şunları söyledi: ?"Vatandaşlarımız sırf ucuz olduğu için kaynağı belirsiz, denetimsiz ürünlere yönelmemeli. Bilinçsizce üretilen, katkı maddesi içeren ürünler halk sağlığını tehdit ediyor. Bayram sevincinin sağlık sorunlarıyla gölgelenmemesi için alışverişler mutlaka bilinen, güvenilen yerel esnaftan yapılmalı. Sadece gıda değil, tekstil ve ayakkabıda da kaliteye dikkat edilmeli. Normalin çok altındaki fiyatlar her zaman sorgulanmalıdır." ? "Kısa tatil yerel ticarete yarayacak" ? Bayram tatilinin kısa olmasının şehir içi ticarete olumlu yansıyacağını belirten Adlıhan Dere, "Uzun tatillerde şehirler boşalıyor, bu da esnafın hareketliliğini sınırlıyordu. Bu bayramda vatandaşlarımızın büyük ölçüde bulundukları şehirlerde kalacağını düşünüyoruz. Bu durum mahalle esnafımızda yoğunluğu artıracaktır. İç piyasadaki bu canlılık esnafımıza nefes olacaktır" diye konuştu. ?Başkan Dere, tüm esnaf ve vatandaşların Ramazan Bayramı’nı tebrik ederek, bayramın huzur, sağlık ve bereket getirmesi temennisinde bulundu.
Muratpaşa Belediyesi’nden özel bireylere afet farkındalık eğitimi
15 Mart 2026 Pazar - 10:58 Muratpaşa Belediyesi’nden özel bireylere afet farkındalık eğitimi Antalya’da Muratpaşa Belediyesi, özel bireylerin afetlere karşı daha bilinçli ve hazırlıklı olması amacıyla afet farkındalık eğitimi düzenledi. Eğitimde, yaşanması muhtemel bir afet durumlarında hayat kurtarabilecek temel bilgiler katılımcılarla paylaşıldı. Muratpaşa Belediyesi Adalya Vakfı’nın engelli bireyler ve ailelerine yönelik sosyal destek programları yürüten Engelsiz Kafe’de düzenlenen programda, özel bireyler ve ailelerine afet anında doğru davranış biçimleri, güven çemberi oluşturma, afet öncesinde yapılması gereken hazırlıklar ve afet çantası hazırlama gibi konular anlatıldı. Katılımcılar, anlatılan bilgileri uygulamalı çalışmalarla deneyimleme fırsatı buldu. Eğitimde, afetlere hazırlığın yalnızca afet anında değil, afet öncesinde yapılacak planlama ve hazırlıklarla mümkün olduğuna dikkat çekildi. Özellikle özel bireylerin ihtiyaçlarının dikkate alındığı afet planlarının önemine vurgu yapıldı. "Her zaman yanlarındayız" SAR Arama Kurtarma ve Acil Yardım Derneği Antalya İl Temsilcisi Osman Şeker, dernek olarak sadece afet anlarında değil, afet yaşanmayan dönemlerde de gönüllülük esasına dayalı farkındalık eğitimleri düzenlediklerini söyledi. Şeker, afet çantasında bulunması gereken temel malzemelere de değinerek, su, dayanıklı gıda ve ilk yardım malzemelerinin yanı sıra özel bireyler için kullanılan ilaçlar, gerekli medikal ekipmanlar ve bireyleri psikolojik olarak rahatlatabilecek oyuncak ya da kişisel eşyaların da çantada bulundurulmasının önemli olduğunu ifade etti. Şeker, "Biz SAR Arama Kurtarma ve Acil Yardım Derneği olarak her zaman onların yanındayız. Afetlere karşı bilinçli ve hazırlıklı bir toplum oluşturmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bugün burada özel bireyler ve aileleriyle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz" diye konuştu.
Kepez Belediye Başkanı Kocagöz’den şehit annesine ziyaret
15 Mart 2026 Pazar - 10:56 Kepez Belediye Başkanı Kocagöz’den şehit annesine ziyaret Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, 1994 yılında Erzurum’da şehit olan Astsubay Zeynel Özüren’in annesini Ramazan ayında evinde ziyaret etti. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, 1994 yılında Erzurum’da şehit düşen Astsubay Zeynel Özüren’in annesini evinde ziyaret etti. Ramazan ayında gerçekleştirilen ziyarete Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Antalya Şube Başkanı Mehmet Yurdakul da katıldı. Ziyarette şehit annesiyle bir süre sohbet eden Kocagöz, Kepez Belediyesi tarafından şehit ve gazi ailelerine yönelik yürütülen sosyal hizmetlerle ilgili bilgi aldı. Belediye ekiplerinin ev temizliği hizmeti verip vermediğini soran Kocagöz’e şehit annesi verilen hizmetlerden memnun olduğunu ifade etti. Ziyaret sırasında konuşan Kocagöz, şehit ve gazi ailelerinin her zaman yanında olduklarını belirterek bu konuda belediye olarak çeşitli sosyal hizmetler yürüttüklerini söyledi. Kepez Belediyesi’nin özellikle 65 yaş üzeri vatandaşlara ve ihtiyaç sahiplerine yönelik ev temizliği ve sağlık hizmetleri sunduğunu ifade eden Kocagöz, şehit ve gazi ailelerine yönelik çalışmaların da sürdüğünü kaydetti. Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Antalya Şube Başkanı Mehmet Yurdakul ise şehit ailelerinin yalnız olmadığını belirterek, devlet kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının şehit aileleri ve gazilerin yanında olduğunu söyledi. Ramazan ayı dolayısıyla gerçekleştirilen ziyarette şehit annesiyle bir süre sohbet edilirken, şehit ailelerinin durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.
Antalya’da iki motosikletlinin yola savrulduğu kaza kameraya yansıdı, mahalleli kasis istedi
14 Mart 2026 Cumartesi - 14:00 Antalya’da iki motosikletlinin yola savrulduğu kaza kameraya yansıdı, mahalleli kasis istedi Antalya’da okula yakın noktada bulunan kontrolsüz kavşakta meydana gelen kazalar mahalle sakinlerini tedirgin ediyor. Son olarak geçtiğimiz günlerde iki motosikletin kafa kafaya çarpışma anı güvenlik kameralarına yansırken, mahalleli benzer kazaların sık sık yaşandığını belirterek sokakta önlem almasını istedi. Antalya’nın Kepez ilçesinde Teomanpaşa Mahallesi 2287 ile 2290 sokak kesişimindeki kontrolsüz kavşakta sık sık kazaların meydana geldiğini belirten mahalle sakinlerini önlem alınması gerektiğini vurguladı. Okula yaklaşık 100 metre mesafede bulunan kavşakta özellikle okul dağılım saatlerinde çocukların yoldan geçerken endişe ettiklerini ve çocuklarını oyun oynamak için dahi dışarıya çıkaramadıklarını söyleyen vatandaşlar, her an endişe içinde olduklarını ifade etti. Kaza anı kamerada Son olarak geçtiğimiz günlerde iki motosikletin kafa kafaya çarpışıp sürücülerinin yaralandığı kaza anı güvenlik kameralarına yansıdı. Görüntülerde seyir halinde ilerleyen iki motosikletli kafa kafaya çarpışması ve motosiklet sürücüleri çarpmanın etkisiyle sürüklenerek yola savrulduğu anlar yer aldı. "Çok hızlı geliyorlar, arabaların üzerine uçuyorlar" Mahalle sakini Azize Kıpık, "Burada sürekli kazalar oluyor, buraya kasis yapılmasını istiyoruz, 100 metre uzaklıkta hem ortaokul hem ilkokul var. Çocuklarımızı sokağa çıkartıp bisiklet bile sürdüremiyoruz. Çok hızlı geliyorlar, arabaların üzerine uçtular. Dün akşam üstü 18.30 civarı yine bir kaza oldu. Çocuklar yerlerde sürüklendi" dedi.
Antalya’da iki motosikletlinin yola savrulduğu kaza kameraya yansıdı, mahalleli kasis istedi
14 Mart 2026 Cumartesi - 13:46 Antalya’da iki motosikletlinin yola savrulduğu kaza kameraya yansıdı, mahalleli kasis istedi Antalya’da okula yakın noktada bulunan kontrolsüz kavşakta meydana gelen kazalar mahalle sakinlerini tedirgin ediyor. Son olarak geçtiğimiz günlerde iki motosikletin kafa kafaya çarpışma anı güvenlik kameralarına yansırken, mahalleli benzer kazaların sık sık yaşandığını belirterek sokakta önlem almasını istedi. Antalya’nın Kepez İlçesinde Teomanpaşa Mahallesi 2287 ile 2290 sokak kesişimindeki kontrolsüz kavşakta sık sık kazaların meydana geldiğini belirten mahalle sakinlerini önlem alınması gerektiğini vurguladı. Okula yaklaşık 100 metre mesafede bulunan kavşakta özellikle okul dağılım saatlerinde çocukların yoldan geçerken endişe ettiklerini ve çocuklarını oyun oynamak için dahi dışarıya çıkaramadıklarını söyleyen vatandaşlar, her an endişe içinde olduklarını ifade etti. Kaza anı kamerada Son olarak geçtiğimiz günlerde iki motosikletin kafa kafaya çarpışıp sürücülerinin yaralandığı kaza anı güvenlik kameralarına yansıdı. Görüntülerde seyir halinde ilerleyen iki motosikletli kafa kafaya çarpışması ve motosiklet sürücüleri çarpmanın etkisiyle sürüklenerek yola savrulduğu anlar yer aldı. "Çok hızlı geliyorlar, arabaların üzerine uçuyorlar" Mahalle sakini Azize Kıpık, "Burada sürekli kazalar oluyor, buraya kasis yapılmasını istiyoruz, 100 metre uzaklıkta hem ortaokul hem ilkokul var. Çocuklarımızı sokağa çıkartıp bisiklet bile sürdüremiyoruz. Çok hızlı geliyorlar, arabaların üzerine uçtular. Dün akşam üstü 18.30 civarı yine bir kaza oldu. Çocuklar yerlerde sürüklendi" dedi.