Yerel Haberler
Antalya
Domateste üretim planlaması fiyat dengesinin anahtarı 16 Mayıs 2026 Cumartesi - 19:12:49 Antalya’da yaş sebze ve meyve piyasasında yılbaşından bu yana özellikle domates fiyatlarında dikkat çeken bir seyir yaşanırken, sektör temsilcileri fiyat istikrarı için üretim ve tüketim dengesinin daha sağlıklı kurulması gerektiğini belirtiyor. Antalya Toptancı Hal Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncular Derneği Başkanı Nevzat Akcan, bu yıl domateste arzın düşük olduğunu belirterek, "Bu yıl domates yılbaşından sonra iyi para etti. Genelde 80-100 TL bandında istikrarlı bir şekilde gitti. Yerli üreticiyi 12 ay üretimden düşürmememiz lazım " dedi. Akcan, fiyatlardaki dalgalanmaların önüne geçilebilmesi için yıl bazında üretim planlamasının önem taşıdığını vurguladı. "Domates 80-100 TL bandında istikrarlı gitti" Domatesin ocak ayından sonra yüksek fiyat bandında seyrettiğini ifade eden Nevzat Akcan, "Bu yıl domates yılbaşından sonra iyi para etti. Genelde 80-100 TL bandında istikrarlı bir şekilde gitti. Ürün yok bu sene. Geçen sene bu zamanlar domates fiyatı çok düşüktü" dedi. Geçen yıl üreticinin özellikle domateste beklediği geliri elde edemediğini belirten Akcan, bunun sonraki üretim dönemlerinde ekim tercihlerini etkilediğini anlattı. Akcan, "Bizim esas çektiğimiz sıkıntı bu. Yıl bazında 12 ay boyunca kaç ton, hangi şehirde, hangi bölgede ne kadar üretim var, ne kadar tüketim var, bu dengeyi sağlayamıyoruz. Üretici ne yapıyor? Geçen yıl hangi ayda para etmişse oraya odaklanıyor. Bu kez de devamlı boşluklara denk geliyoruz, fiyat istikrarını yakalayamıyoruz" diye konuştu. "Yüzde 45 ürün kaybı ciddi bir rakam" Geçen yıl domates üreticisinin yılın ilk aylarında para kazanamadığını belirten Akcan, üreticinin daha sonra çift ekim yapılan dönemlere yöneldiğini söyledi. Akcan, sadece domateste değil, biber, patlıcan ve diğer ürünlerde de benzer bir tablo yaşandığını dile getirdi. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden aldığı istatistiki bilgilere göre ürün kaybının yüksek olduğunu belirten Akcan, "Geçtiğimiz günlerde Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden istatistiki bilgiler aldım, yüzde 45 ürün kaybı var. Yüzde 45 çok ciddi bir rakam. Ürün az, az olunca ne olacak? Hangi ürün az olursa o ürün daha çok para ediyor" ifadelerini kullandı. "Domates hariç ürünler 15-30 TL bandında" Domates dışındaki sebze fiyatlarının ise daha düşük bantta seyrettiğini söyleyen Akcan, üretici açısından gelir dengesinin korunmasının önemine işaret etti. Akcan, "Domates hariç diğer ürünler 15-30 TL bandında. Biber, patlıcan, kabak hepsinin fiyatı birbirine yakın. Biz bu çiftçiye para kazandıramadığımız takdirde önümüzdeki seneler için tehlike çanları çalıyor. Onun için çiftçiyi nasıl koruyacağız, onun hesabını yapmamız lazım. Sebze ve meyve fiyatlarının enflasyon sepetinden kesinlikle çıkarılmasını istiyoruz. Yerli üreticimize sahip çıkmamız lazım. Yerli üreticiyi 12 ay üretimden düşürmememiz lazım ki tüketici de İstanbul’da, Ankara’da, Anadolu şehirlerinde rahatça sebze tüketebilsin. Üretimden düşersek ne yapacağız? İthalat çözüm değil" diye konuştu. "Geleceğimi bu mesleğe bağlamak istemiyorum" Aile mesleği olan çiftçiliği sürdüren 22 yaşındaki Akdeniz Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü öğrencisi Baha Karacula ise tarımsal üretimde maliyetlerin ve risklerin yüksek olduğuna dikkat çekti. Öğrencilik hayatının yanında üretime devam ettiğini belirten Karacula, çiftçiliğin doğal afetlerden maliyet artışlarına kadar birçok risk barındırdığını söyledi. Karacula, "Öğrenciyim, aynı zamanda aile mesleğim olan çiftçiliği sürdürüyorum. Akdeniz Üniversitesi’nde Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü okuyorum. 22 yaşındayım. Bu mesleğin risk oranı çok yüksek. Herhangi bir doğal afette bütün senenin mahsulü yerle bir olabilir, bütün kazanç kaybedilebilir. O açıdan geleceğimi bu mesleğe bağlamak istemiyorum. Sigortacılık yapmak istiyorum. Ama yine de elimizden geldiğince sürdürmeye çalışıyoruz" dedi. Tarımda girdi maliyetlerinin üretici üzerindeki etkisine değinen Karacula, özellikle tarım ilacı, gübre, mazot ve döviz kuruna bağlı maliyetlerin üretimi zorlaştırdığını belirtti. Karacula, "Bu mesleğin geleceğini parlak görmüyorum. Girdilerin yükselmesi, tarım ilaçlarını ve gübreleri üretmiyor oluşumuz, bunların yurt dışından gelmesi bizim için yüksek maliyet oluşturuyor. Mazotun yükselmesi de etkili. Dışa bağlı olduğumuz için de üretim sektörü bizim için bir hayli zor geçiyor" ifadelerini kullandı. Sadece kokteyl domates ürettiklerini söyleyen Karacula, ürününü markete verdiğini belirterek, "Kilosunu muhtemelen 50 TL civarı satarız, maliyeti de tahminim 50 lira" diye konuştu.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 19:11 Domateste üretim planlaması fiyat dengesinin anahtarı Antalya’da yaş sebze ve meyve piyasasında yılbaşından bu yana özellikle domates fiyatlarında dikkat çeken bir seyir yaşanırken, sektör temsilcileri fiyat istikrarı için üretim ve tüketim dengesinin daha sağlıklı kurulması gerektiğini belirtiyor. Antalya Toptancı Hal Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncular Derneği Başkanı Nevzat Akcan, bu yıl domateste arzın düşük olduğunu belirterek, "Bu yıl domates yılbaşından sonra iyi para etti. Genelde 80-100 TL bandında istikrarlı bir şekilde gitti. Yerli üreticiyi 12 ay üretimden düşürmememiz lazım " dedi. Akcan, fiyatlardaki dalgalanmaların önüne geçilebilmesi için yıl bazında üretim planlamasının önem taşıdığını vurguladı. "Domates 80-100 TL bandında istikrarlı gitti" Domatesin ocak ayından sonra yüksek fiyat bandında seyrettiğini ifade eden Nevzat Akcan, "Bu yıl domates yılbaşından sonra iyi para etti. Genelde 80-100 TL bandında istikrarlı bir şekilde gitti. Ürün yok bu sene. Geçen sene bu zamanlar domates fiyatı çok düşüktü" dedi. Geçen yıl üreticinin özellikle domateste beklediği geliri elde edemediğini belirten Akcan, bunun sonraki üretim dönemlerinde ekim tercihlerini etkilediğini anlattı. Akcan, "Bizim esas çektiğimiz sıkıntı bu. Yıl bazında 12 ay boyunca kaç ton, hangi şehirde, hangi bölgede ne kadar üretim var, ne kadar tüketim var, bu dengeyi sağlayamıyoruz. Üretici ne yapıyor? Geçen yıl hangi ayda para etmişse oraya odaklanıyor. Bu kez de devamlı boşluklara denk geliyoruz, fiyat istikrarını yakalayamıyoruz" diye konuştu. "Yüzde 45 ürün kaybı ciddi bir rakam" Geçen yıl domates üreticisinin yılın ilk aylarında para kazanamadığını belirten Akcan, üreticinin daha sonra çift ekim yapılan dönemlere yöneldiğini söyledi. Akcan, sadece domateste değil, biber, patlıcan ve diğer ürünlerde de benzer bir tablo yaşandığını dile getirdi. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden aldığı istatistiki bilgilere göre ürün kaybının yüksek olduğunu belirten Akcan, "Geçtiğimiz günlerde Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden istatistiki bilgiler aldım, yüzde 45 ürün kaybı var. Yüzde 45 çok ciddi bir rakam. Ürün az, az olunca ne olacak? Hangi ürün az olursa o ürün daha çok para ediyor" ifadelerini kullandı. "Domates hariç ürünler 15-30 TL bandında" Domates dışındaki sebze fiyatlarının ise daha düşük bantta seyrettiğini söyleyen Akcan, üretici açısından gelir dengesinin korunmasının önemine işaret etti. Akcan, "Domates hariç diğer ürünler 15-30 TL bandında. Biber, patlıcan, kabak hepsinin fiyatı birbirine yakın. Biz bu çiftçiye para kazandıramadığımız takdirde önümüzdeki seneler için tehlike çanları çalıyor. Onun için çiftçiyi nasıl koruyacağız, onun hesabını yapmamız lazım. Sebze ve meyve fiyatlarının enflasyon sepetinden kesinlikle çıkarılmasını istiyoruz. Yerli üreticimize sahip çıkmamız lazım. Yerli üreticiyi 12 ay üretimden düşürmememiz lazım ki tüketici de İstanbul’da, Ankara’da, Anadolu şehirlerinde rahatça sebze tüketebilsin. Üretimden düşersek ne yapacağız? İthalat çözüm değil" diye konuştu. "Geleceğimi bu mesleğe bağlamak istemiyorum" Aile mesleği olan çiftçiliği sürdüren 22 yaşındaki Akdeniz Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü öğrencisi Baha Karacula ise tarımsal üretimde maliyetlerin ve risklerin yüksek olduğuna dikkat çekti. Öğrencilik hayatının yanında üretime devam ettiğini belirten Karacula, çiftçiliğin doğal afetlerden maliyet artışlarına kadar birçok risk barındırdığını söyledi. Karacula, "Öğrenciyim, aynı zamanda aile mesleğim olan çiftçiliği sürdürüyorum. Akdeniz Üniversitesi’nde Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü okuyorum. 22 yaşındayım. Bu mesleğin risk oranı çok yüksek. Herhangi bir doğal afette bütün senenin mahsulü yerle bir olabilir, bütün kazanç kaybedilebilir. O açıdan geleceğimi bu mesleğe bağlamak istemiyorum. Sigortacılık yapmak istiyorum. Ama yine de elimizden geldiğince sürdürmeye çalışıyoruz" dedi. Tarımda girdi maliyetlerinin üretici üzerindeki etkisine değinen Karacula, özellikle tarım ilacı, gübre, mazot ve döviz kuruna bağlı maliyetlerin üretimi zorlaştırdığını belirtti. Karacula, "Bu mesleğin geleceğini parlak görmüyorum. Girdilerin yükselmesi, tarım ilaçlarını ve gübreleri üretmiyor oluşumuz, bunların yurt dışından gelmesi bizim için yüksek maliyet oluşturuyor. Mazotun yükselmesi de etkili. Dışa bağlı olduğumuz için de üretim sektörü bizim için bir hayli zor geçiyor" ifadelerini kullandı. Sadece kokteyl domates ürettiklerini söyleyen Karacula, ürününü markete verdiğini belirterek, "Kilosunu muhtemelen 50 TL civarı satarız, maliyeti de tahminim 50 lira" diye konuştu.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 18:30 Kepez’de 19 Mayıs coşkusu "GençFest" ile taçlandı Kepez Belediyesi’nin iki gün sürecek GençFest etkinlikleri renkli görüntülerle başladı. Çocuklarla beraber uçurtma uçuran Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, "Sizler de bu uçurtmalar gibi özgürce hayallerinizin peşinden uçun" dedi. Kepez Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında düzenlediği "GençFest" ile Hasan Doğan Stadyumu’nu bayram alanına çevirdi. Çocuk ve gençlerin yoğun ilgi gösterdiği festivalde uçurtma şenliğinden sportif etkinliklere, geleneksel oyunlardan sahne gösterilerine kadar birçok renkli etkinlik gerçekleştirildi. GençFest’in ilk gününde düzenlenen Uçurtma Şenliği ile stadyum rengarenk görüntülere sahne oldu. "Antalya’nın Geleceği Kepez" yazılı uçurtmalar gökyüzünü süslerken, çocuklar ve aileleri 19 Mayıs coşkusunu doyasıya yaşadı. Etkinlik alanında kurulan şişme oyun grupları gün boyunca çocukların yoğun ilgisini görürken; ayak tenisi, voleybol, futbol, basketbol, badminton ve masa tenisi gibi sportif aktiviteler de gençlerin ilgi odağı oldu. "Sizler bu ülkenin geleceğisiniz" 19 Mayıs coşkusuna ortak olan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz de, çocuklarla birlikte uçurtma uçurdu, gençlerle top oynadı. Çocuk ve gençlerle sohbet eden Başkan Kocagöz, "19 Mayıs, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğe armağan ettiği, gençliğe duyulan güvenin ve geleceğe olan umudun simgesidir. Sizlerin mutlu olması bizim için çok kıymetli Biz de çocuklarımızın ve gençlerimizin mutlu olduğu bir Kepez için çalışıyoruz. Sizler bu ülkenin geleceğisiniz. Yüzünüzdeki mutluluk bizim en büyük gururumuz" diye konuştu. Çimlere uzanarak gökyüzündeki uçurtmaları izleyen çocukların yanına gelen Başkan Kocagöz, onlara "Çocuklar, sizler de bu uçurtmalar gibi özgürce hayallerinizin peşinden uçun" dedi. Festival kapsamında saat 20.30’da Erdem Bayazıt Kültür Merkezi’nde "Bandırma Vapuru" tiyatro oyununun gala gösterimi de gerçekleştirilecek. Festivalin ikinci günü olan 17 Mayıs’ta ise Hasan Doğan Stadyumu’nda DJ performansları, dans gösterileri ve çeşitli gençlik etkinlikleri düzenlenecek. Saat 19.30’da gerçekleştirilecek kortej ve doğum günü buluşmasının ardından sanatçı Emir Can İğrek sahne alacak.
Kepez Kitap Fuarı "Sayfalar Değişir, Değiştirir" temasıyla kapılarını açtı
25 Nisan 2025 Cuma - 17:12 Kepez Kitap Fuarı "Sayfalar Değişir, Değiştirir" temasıyla kapılarını açtı Kepez Belediyesi tarafından düzenlenen ve kitapseverlerin merakla beklediği Kepez Kitap Fuarı, "Sayfalar Değişir, Değiştirir" temasıyla Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde kapılarını açtı. Fuarın açılışında konuşan Başkan Mesut Kocagöz, "Bir kentin en büyük yatırımı, insanına yapılan yatırımdır. Ve biz de bu topraklarda diyoruz ki: ‘Toprağı altın olan değil; fikri güçlü olan kazanır" dedi. Kepez’de kitaplarla dolu günler başladı. Kepez Kitap Fuarı, Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ve CHP Antalya Milletvekili Mustafa Erdem’in katılımıyla açıldı. Açılış töreninde, Şef Engin Beslek yönetimindeki Kepez Belediyesi Mimar Sinan Akademi Çocuk ve Gençlik Senfoni orkestrası bir konser verdi. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından törenin açılış konuşmasını gerçekleştiren Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, "Kepez Kitap Fuarı’nın binlerce kitabın, binlerce fikrin, binlerce umudun, bilginin, emeğin ve ortak aklın bulaşacağı bir yer olsun istedik" dedi. Kitap Fuarı’na 250’ye yakın yayın evi ve 100 yakın yazarın katıldığını belirterek, yayın evi ve yazarlara katılımlarından dolayı teşekkür etti. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı Kepez’in dört bir yanında büyük bir coşkuyla kutladıklarını hatırlatarak, "Şimdi ise, aynı bilinçle, aynı kararlılıkla, kitapla, bilgiyle, düşünceyle geleceğe yürüyen bir toplum olarak bu fuarda buluşuyoruz" diye konuştu. Kitaplar milletin aynasıdır Kitabın bir nesne değil, bir milletin aynası olduğunu belirten Başkan Kocagöz, "Bir kitap bazen bir çocuğun kalbini titretir, bazen bir gencin rotasını değiştirir, bazen de bir toplumun vicdanını uyandırır. Biz Kepez’de, ilmin ışığını taşıyan her satırı, her düşünceyi, her kitabı geleceğe tutulan bir fener olarak görüyoruz. O yüzden diyoruz ki: ’Sayfalar değişir, değiştirir.’ Bir kitap; okuyanı düşündürürse anlam kazanır, düşüneni harekete geçirirse dünyayı değiştirir. Bir cümle yeter bazen İnsanın içinde kıvılcım olur ve o kıvılcım, bir kenti aydınlatır" dedi. Sanatla kültürle büyüyen Kepez "Biz Kepez’de laf üretmeye değil, iş üretmeye geldik" diyerek sözlerini sürdüren Başkan Kocagöz, "Betondan değil, bilgiden yükselen bir kent kurmak için çalışıyoruz. Sanatla, kültürle, kitapla büyüyen bir Kepez inşa ediyoruz. Çünkü çok iyi biliyoruz: Bir kentin en büyük yatırımı, insanına yapılan yatırımdır. Ve biz de bu topraklarda diyoruz ki: ‘Toprağı altın olan değil; fikri güçlü olan kazanır.’ Bu anlamlı buluşmada emeği geçen tüm ekip arkadaşlarıma, değerli yazarlarımıza, yayınevlerimize ve siz kıymetli katılımcılara yürekten teşekkür ediyorum" diye konuştu. Kitap fuarının öncüsü Başkan Böcek Antalya Valisi Hulusi Şahin’e ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’e teşekkür eden Başkan Kocagöz, "Sayın Valimiz, Antalya’mız için çok büyük bir şans. Muhittin Böcek başkanımızda Antalya’da düzenlenen ilk kitap fuarının öncüsü olarak bu kente kalıcı kültürel bir miras bıraktı. Kitapla başlayan bir yolculuğun yerel yönetimlerle nasıl güçleneceğini hepimize gösterdi. Tüm yerel yöneticilerin örnek aldığı bir bürokrattır dedi. Başkan Kocagöz, sözlerini "Kepez Kitap Fuarı 2025 hepimize kutlu, üretken ve ilham dolu olsun" diyerek tamamladı. Kepez Kitap Fuarı’nın onur konuğu Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’te, kitapların aydınlığa doğru yürüyen toplumların meşalesi olduğunu söyledi. Cehaletin en büyük korkusunun okuyan bir toplum, düşünen bir toplum olduğunu ifade eden Başkan Böcek, "Kitapların dönüştürücü gücünü ve kitap fuarlarının önemini yakından biliyoruz. Bizler kültür ve sanatın gücüne inanarak, Antalya’mızın kültür ve sanat şehri olması için azimle gururla çalışıyoruz" dedi. Başkan Böcek, "Ben çocukken fakirdim. İki kuruş elime geçince bunun bir kuruşunu kitaba verirdim. Eğer böyle olmasaydı bu yaptıklarımın hiç birini yapamazdım diyen, Ata’mızın izinden yürümeye gücümüzü ondan ve Cumhuriyet’ten almaya devam ediyoruz. Hayatı boyunca cepheden cepheye koşarken ömrüne binlerce kitap sığdıran Ulu Önder’in bizlere bıraktığı kitap aşkına sahip çıkıyor olmanın mutlu gururunu yaşıyoruz" diye konuştu. Konyaaltı Belediye Başkanı iken ‘Okumak Lazım’ sloganı ile kitap fuarının ilkinin bir çadırda başladığını hatırlatarak, kitap fuarını Antalya’nın değerleri ile birlikte büyüterek, bu günlere kadar getirdiklerini söyledi. Başkan Böcek, 3-12 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan Antalya Kitap Fuarı’nın dünya ve ülke gündeminden dolayı "Barış ve özgürlük için oku" temasıyla yapılacağını duyurdu. Kepez Kitap Fuarı’nın, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz ile üst seviyelere taşınacağını da sözlerine ekleyen Başkan Böcek, onur konuğu olduğu fuarda, ‘Ben Bu Şehre Aşığım’, ‘Siyaset ve İhanet’ kitaplarının yazarı olarak yer alacağını sözlerine ekledi. Başkan Böcek’in konuşmasının ardından sahneye gelen Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, kendisine Atatürk’ün portresini hediye ederek, çiçek takdim etti. Başkan Böcek’te takdim edilen çiçeği açılış törenine gelen kendisinin ve aynı zamanda Başkan Kocagöz’ün öğretmeni olan Belkıs Özgen’e, elini öperek verdi. Dijital dünya kitapların düşmanı Antalya Valisi Hulusi Şahin de, Kepez Kitap Fuarı açılışına katılmaktan dolayı duyduğu mutluluğu dile getirdi. Kitabın önemli olduğunun anlatılmasının yersiz olduğuna değinerek, "Maalesef kitabın önemli olduğu, yeni nesle kitap sevgisinin aşılanması gerektiği bu dönemki kadar hiç zor olmadı. Her zaman kitap okunması önemliydi, bu döneme kadar kitabın okunması hiç bu kadar büyük tehlike altında olmadı. Çünkü dijital dünya kitapların en büyük düşmanı olarak önümüzde duruyor. Çocuklarımız artık kitap okumak istemiyor" dedi. "Çocuklarımıza kitap sevgisini aşılamak bir beka sorunudur" diyerek sözlerini sürdüren Vali Şahin, "Çocuklarımıza kitap okumayı, kitap sevgisini öğretmeliyiz. Çocuklara, gençlere kitap okumanın aşılanması açısından kitap fuarları çok önemlidir" diye konuştu. Vali Şahin, Antalya’ya kitap fuarını kazandıran Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’e ve Kepez Kitap Fuarı’nı Antalya ile buluşturan Başkan Mesut Kocagöz’e teşekkür etti. Vali Şahin, iş insanlarına seslendi İş insanlarına da seslenen Vali Şahin, "Lütfen birçok şeye sponsor oluyorsunuz, gelin kitap fuarlarına da sponsor olun. Çocuklarımıza hediye çekleri verin, sadece bu fuarlarda kullanabilecekleri gelsinler istedikleri kitapları alsınlar" diyerek sözlerini tamamladı. Konuşmaların ardından Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Antalya Valisi Hulusi Şahin’e Atatürk portresi ve çiçek takdim etti. Kepez Kitap Fuarı kurdele kesimiyle kapılarını kitapseverlere açtı. Protokol, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün ev sahipliğinde fuar alanını gezdi. Kepez Kitap Fuarı’nın açılışına Kepez Kaymakamı Nusret Şahin, CHP Kepez İlçe Başkanı Gökhan Ölmez, Antalya Büyükşehir Belediyesi Eski Başkanı Bekir Kumbul, meclis üyeleri, muhtarlar, STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Kepez Kitap Fuarı, 25 Nisan-4 Mayıs tarihleri arasında Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde kitapseverleri ağırlayacak.
Kepez Belediye Meclis üyesi "Cumhurbaşkanı’na hakaret" suçundan tutuklandı
25 Nisan 2025 Cuma - 15:36 Kepez Belediye Meclis üyesi "Cumhurbaşkanı’na hakaret" suçundan tutuklandı Antalya’da arkadaşının karıştığı maddi hasarlı trafik kazası sonrası görevli polis memurlarıyla tartışıp ’Cumhurbaşkanına hareket’, ’polise mukavemet’ ve ’kasten yaralama’ suçlarından gözaltına alınan Kepez Belediyesi’nin CHP’li Meclis Üyesi Emre Atmaca tutuklandı. Olay, 23 Nisan akşamı saat 23.30 sıralarında Kepez ilçesi Şafak Mahallesi 75. Yıl Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, cadde üzerinde bulunan 17 no’lu sağlık ocağı önünde 07 BNP 334 ve 07 BKF 709 plakalı araçlar maddi hasarlı trafik kazasına karıştı. Kaza sonrası arkadaşına yardım etmek için olay yerine gelen Emre Atmaca kazaya karışan diğer araç sürücüsüyle tartıştı. Olaya müdahale etmek isteyen görevli polis memurlarıyla da tartışan Atmaca, polis memuruna yumruk attığı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret ettiği gerekçesiyle gözaltına alındı. Meclis üyesi tutuklandı Trafik ekiplerinin olay yerine takviye istemesi üzerine bölgeye asayiş ekipleri sevk edildi. Adrese gelen takviye ekipler tarafından gözaltına alınan Emre Atmaca, ifadesi alınmak üzere Sakarya Polis Merkezi’ne götürüldü. Atmaca’nın yumruklu saldırısı sonucu burnu kırılan polis memuru A.T. darp raporu alarak Atmaca’dan şikayetçi oldu. Polis merkezindeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kepez Belediye Meclis üyesi Emre Atmaca, "polise mukavemet", "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "kasten yaralama" suçlarından çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı. CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, Emre Atmaca’nın tutuklanmasına ilişkin araştırmalarının tamamlanmasının ardından yazılı bir açıklama yapacağı bilgisini verdi.
Alanya’da erişilebilir kent için örnek çalışma
25 Nisan 2025 Cuma - 15:13 Alanya’da erişilebilir kent için örnek çalışma Alanya Belediyesi, engelli bireyler, yaşlılar, hamileler, bebek arabalı anneler ve hareket kısıtlılığı yaşayan tüm vatandaşlar için erişilebilir bir kent oluşturma hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Belediye Ulaşılabilirlik Çözüm Ekibi, Alanya Çevre Yolu üzerinde detaylı bir altyapı düzenlemesi başlattı. Çalışmalar, Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü ile Fen İşleri Müdürlüğü’nün koordinasyonunda hızla ilerliyor. Kapsamlı inceleme yapılıyor Alanya Belediyesi Başkan Danışmanı Faruk Konukçu, Engelsiz Park ve Yaşam Merkezi Sorumlusu Münir Altıoğlu, teknik ekip ve engelli bireylerin katılımıyla çalışmalar yerinde takip edildi. Ekip, kaldırım rampalarının yenilenmesi, kot farklarının giderilmesi, yağmur suyu ızgaralarının düzenlenmesi ve zemin düzeltmeleri gibi birçok alanda detaylı müdahalelerde bulunuyor. "Kentin tamamını ulaşılabilir hale getireceğiz" Çalışmalarla ilgili bilgi veren Belediye Başkan Danışmanı Faruk Konukçu, "Dinek’ten çıkan bir engelli vatandaşımız, tekerlekli sandalyesiyle Alanya Devlet Hastanesi’ne kadar kimseye ihtiyaç duymadan ulaşabilecek. Yaklaşık 13 noktada bu düzenlemeleri gerçekleştireceğiz. Bu alan, engellilerce sık kullanılmasa da hareketin azlığı nedeniyle riskliydi. Bu nedenle öncelikli olarak buradan başladık. İlk etabı tamamladık. Hedefimiz, şehrin tamamını engelsiz ve erişilebilir hale getirmek" dedi. Çalışmalar yerinde takip edildi Çalışmaları yerinde gözlemleyen ve yeni düzenlemeleri deneyimleyen engelli bireyler de memnuniyetlerini dile getirerek, Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik ve ekibine teşekkür ettiler. Ulaşılabilirlik düzenlemelerinin önümüzdeki günlerde Çevreyolu, 25 Metrelik Yol, Atatürk Caddesi ve denize doğru uzanan üç ana aks üzerinde devam edeceği kaydedildi.
Alanya’da erişilebilir kent için örnek çalışma
25 Nisan 2025 Cuma - 15:09 Alanya’da erişilebilir kent için örnek çalışma Alanya Belediyesi, engelli bireyler, yaşlılar, hamileler, bebek arabalı anneler ve hareket kısıtlılığı yaşayan tüm vatandaşlar için erişilebilir bir kent oluşturma hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Belediye Ulaşılabilirlik Çözüm Ekibi, Alanya Çevre Yolu üzerinde detaylı bir altyapı düzenlemesi başlattı. Çalışmalar, Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü ile Fen İşleri Müdürlüğü’nün koordinasyonunda hızla ilerliyor. Kapsamlı inceleme yapılıyor Alanya Belediyesi Başkan Danışmanı Faruk Konukçu, Engelsiz Park ve Yaşam Merkezi Sorumlusu Münir Altıoğlu, teknik ekip ve engelli bireylerin katılımıyla çalışmalar yerinde takip edildi. Ekip, kaldırım rampalarının yenilenmesi, kot farklarının giderilmesi, yağmur suyu ızgaralarının düzenlenmesi ve zemin düzeltmeleri gibi birçok alanda detaylı müdahalelerde bulunuyor. ‘’Kentin tamamını ulaşılabilir hale getireceğiz’’ Çalışmalarla ilgili bilgi veren Belediye Başkan Danışmanı Faruk Konukçu, "Dinek’ten çıkan bir engelli vatandaşımız, tekerlekli sandalyesiyle Alanya Devlet Hastanesi’ne kadar kimseye ihtiyaç duymadan ulaşabilecek. Yaklaşık 13 noktada bu düzenlemeleri gerçekleştireceğiz. Bu alan, engellilerce sık kullanılmasa da hareketin azlığı nedeniyle riskliydi. Bu nedenle öncelikli olarak buradan başladık. İlk etabı tamamladık. Hedefimiz, şehrin tamamını engelsiz ve erişilebilir hale getirmek" dedi. Çalışmalar yerinde takip edildi Çalışmaları yerinde gözlemleyen ve yeni düzenlemeleri deneyimleyen engelli bireyler de memnuniyetlerini dile getirerek, Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik ve ekibine teşekkür ettiler. Ulaşılabilirlik düzenlemelerinin önümüzdeki günlerde Çevreyolu, 25 Metrelik Yol, Atatürk Caddesi ve denize doğru uzanan üç ana aks üzerinde devam edeceği kaydedildi.
Akdeniz Üniversitesi’nde Gastronomi öğrencilerine ceket ve bıçak töreni
25 Nisan 2025 Cuma - 13:43 Akdeniz Üniversitesi’nde Gastronomi öğrencilerine ceket ve bıçak töreni Akdeniz Üniversitesi Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü 1. sınıf öğrencileri, meslek yolculuklarının en anlamlı anlarından birini yaşadı. Turizm Fakültesi Nuri Özaltın Konferans Salonu’nda düzenlenen "Ceket Giyme ve Bıçak Takdim Töreni" ile öğrenciler, şef ceketlerini giyerek mutfak sanatlarına ilk adımlarını attı. Öğrencilere, ilk profesyonel bıçaklarını Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan verdi. Yemeğin Türk kültüründe önemli bir yere sahip olduğunun altını çizen Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Yemeğin bizim için aslında çok özel bir yeri var. Yemek, kültürümüzde yalnızca bir ihtiyaç değil; mutlulukta da hüzünde de sofralarda bir araya geldiğimiz bir gelenektir. Atatürk’ü düşündüm. Atatürk hep sofralarda siyaseti, bilimi, eğitimi, vatanı konuştu. Bu anlamda çok önemli bir iş yapıyorsunuz. Üzerinizde taşıdığınız ceketin çok özel bir önemi var. Tutkuyu, disiplini, hijyeni ve insana olan saygıyı aslında anlamlandırıyor. Bu anlamda ben teşekkür ediyorum, çok güzel" dedi. "Ceketleriniz ve bıçaklarınız keskin olsun" Turizmcilere destek çağrısı yapan Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Antalya, turizm ve tarım kenti diyoruz ama maalesef beklediğim desteği göremiyorum. Bence daha çok şey yapılması gerekiyor. Baktığınız zaman daha özel mutfaklarımız olması gerekiyor. Biz sonuçta buradan sektöre insan yetiştiriyoruz. Bu sektöre de kazanç sağlayacaktır" diye konuştu. Öğrencilere başarı dileklerinde bulunan Rektör Prof. Dr. Özkan, "Size de bu yeni hayatınızda çok saygın bir hayat diliyorum. Yaptığınız iş çok kıymetli ve özel bir iş umarım Akdeniz üniversitesi isminde beraberinde markalaştırırsınız" şeklinde konuştu. "Ceketler ve bıçaklar nesneden ibaret değil" Yeme içmenin sadece fiziksel bir ihtiyaç değil aynı zamanda kültürümüzü, değerlerimizi ve yaşam kalitemizi doğrudan yansıtan bir deneyim olduğuna vurgu yapan Akdeniz Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ebru İçigen, "Fakülte yapısı içerisinde 256 tane mezunumuzu Gastronomi ve Mutfak Sanatları sektörüne kazandırdık. Öğrencilerimiz için ilk defa bu yıl düzenlediğimiz ve geleneksel hale getirmek istediğimiz bu törende bizi yalnız bırakmayan sayın Rektörümüz Prof. Dr. Özlenen Özkan Hocamıza, etkinliğimize destek veren hotel grubuna çok teşekkür ediyorum. Sevgili Öğrenciler kariyeriniz boyunca size eşlik edecek olan ceketleriniz ve bıçaklarınız sadece bir nesneden ibaret değil. Akdeniz Üniversitesi’nden olmanın ayrıcalığını ve sorumluluğunu yansıtan ve bu sorumluluğu taşıyacağınızı lütfen unutmayınız. Keyifli ve verimli bir eğitim ve sonrasında iş hayatı diliyorum" diye konuştu. Törene, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cengiz Toker, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şükrü Özen, Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ebru İçigen, akademisyenler, üst sınıf öğrencileri, hotel temsilcileri ve davetliler katıldı. Programda öğrencilere, mutfak disiplini, meslek etiği ve dayanışma ruhunun önemini vurgulayan konuşmalar yapıldı. Bıçak takdim töreni ile devam eden etkinlik, toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.
Cesedi su kanalında bulunan 13 yaşındaki çocuğun cenazesi gözyaşları arasında teslim alındı
25 Nisan 2025 Cuma - 13:33 Cesedi su kanalında bulunan 13 yaşındaki çocuğun cenazesi gözyaşları arasında teslim alındı Antalya’nın Serik ilçesinde üç gün önce okul çıkışı kaybolan ve cansız bedeni su kanalında bulunan 13 yaşındaki Sefa Çağlar Glavuz’un cenazesi, gözyaşları içinde acılı annesi Songül Glavuz tarafından Antalya Adli Tıp Kurumu’ndan teslim alındı. Sefa’nın kaybolduğu gün kaybolduğu yere yaklaşık 4 kilometre uzaklıktaki cadde üzerinde bisikletle seyir halindeki son görüntüleri ortaya çıktı. Serik’te 21 Nisan tarihinde okuldan çıktıktan sonra kaybolan 13 yaşındaki Sefa Çağlar Glavuz’dan dün kötü haber geldi. Kökez Mahallesi’nde yaşayan Glavuz, 21 Nisan Salı günü okuldan çıktıktan sonra bir daha eve dönmeyince ailesi tarafından polise kayıp başvurusunda bulunulmuştu. Ailenin ihbarı üzerine harekete geçen polis ekipleri, çevredeki güvenlik kameralarını inceledi ve Sefa’nın yanında bulunan iki çocukla görüşerek bilgi aldı. Yapılan incelemeler sonucunda, Glavuz’un en son Burmahancı Mahallesi’nde su kanalı civarında görüldüğü tespit edildi. Olay Yeri İnceleme ekipleriyle birlikte bölgede arama çalışması başlatan polis, su kanalında Glavuz’a ait olduğu belirtilen bisiklete ulaştı. Bunun üzerine Antalya Emniyet Müdürlüğü Su Altı Arama ve Kurtarma ekipleri bölgeye sevk edildi. Kanal boyunca yapılan aramalarda ilk etapta bir bulguya rastlanamadı. Su seviyesinin yüksek olması nedeniyle baraj kapakları kapatılarak, suyun düşmesi beklendi. Çalışmaların ikinci gününde, Glavuz’un cansız bedeni kanal içerisinde bulundu. Cenazesi otopsi işlemleri için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na kaldırıldı. 13 yaşındaki Sefa Çağlar’ın kaybolduğu gün saat 13.44’te, bir gün sonra bisikletinin bulunduğu noktaya yaklaşık 4 kilometre uzaklıktaki Merkez mahallesinde cadde üzerinde bisikletiyle seyir halindeki görüntüleri güvenlik kamerasına yansıdı. Yapılan otopsinin ardından Glavuz’un cenazesi bugün gözyaşları içinde acılı annesi Songül Glavuz tarafından teslim alındı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Antalya’da 17 yaşındaki kızı öldürüp intihar eden adamın cenazesi alındı
25 Nisan 2025 Cuma - 13:23 Antalya’da 17 yaşındaki kızı öldürüp intihar eden adamın cenazesi alındı Antalya’nın Konyaaltı ilçesinde bekçilerin kimlik kontrolü sırasında kaçan ve saklandığı odunlukta yanında bulunan 17 yaşındaki kızı tabancayla başından vurduktan sonra aynı silahla intihar den şahsın cenazesi, otopsinin ardından aile yakınları tarafından teslim alındı. Olay, Siteler Mahallesi 1327 Sokak’taki bir apartmanda gece saatlerinde meydana geldi. Hakkında arama kararı bulunan Sezer Bozkurt, durumundan şüphelenen bekçilerin kimlik kontrolü sırasında kaçmaya başladı. Takibe alınan Bozkurt, 17 yaşındaki arkadaşı E.G ile birlikte eski eşinin yaşadığı apartmana sığınmaya çalıştı. Ancak eve alınmayan ikili, apartmanın odunluk bölümüne saklandı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis ve bekçi sevk edildi. Ekipler, Bozkurt’un yerini kısa sürede tespit etti. Silahlı olduğu belirlenen Bozkurt, güvenlik güçlerine yaklaşmaları halinde hem E.G’yi hem de kendisini vuracağını söyledi. Bir süre sonra Bozkurt, 17 yaşındaki E.G’yi başından vurdu, ardından aynı silahla kendi başına ateş etti. Odunluktan gelen silah sesleri üzerine harekete geçen ekipler, içeri girdiklerinde E.G ve Sezer Bozkurt’u yerde hareketsiz yatarken buldu. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde E.G’nin hayatını kaybettiği belirlendi. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Sezer Bozkurt da yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu’na gönderilen Sezer Bozkurt’un cenazesi, morgdan ailesi tarafından teslim alındı. Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı.
ANTGİAD Başkanı Yavaş: "Çok hızlı stratejik kararlar alabilen çevik işletmelere dönüşmek zorundayız"
25 Nisan 2025 Cuma - 13:19 ANTGİAD Başkanı Yavaş: "Çok hızlı stratejik kararlar alabilen çevik işletmelere dönüşmek zorundayız" Antalya Genç İş İnsanları Derneği (ANTGİAD), Nisan ayı genişletilmiş üye toplantısında konuşan Başkan Ercan Yavaş, Trump’ın anlık kararlarının küresel ekonomide büyük dalgalanmalara yol açtığını belirterek, "Çok hızlı stratejik kararlar alabilen çevik işletmelere dönüşmek zorundayız" dedi. Otomotiv ve yatırım dünyasının önde gelen isimlerinden iş insanı Selim Kosif’in konuk olduğu toplantı, klasik konferans anlayışının ötesine geçerek soru-cevap formatında, interaktif bir yapıda düzenlendi. Toplantının moderatörlüğünü ANTGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Yavaş üstlenirken, gündemde girişimcilikten eğitime, Gelenekselden Geleceğe: Otomotivde Oyunun Kuralları ele alındı. Toplantının açılış konuşmasında ANTGİAD Başkanı Ercan Yavaş, küresel gelişmelerin iş dünyasına etkilerini ve Türkiye’nin stratejik konumunu değerlendirerek dikkat çekici mesajlar verdi. "Trump sonrası küresel ticarette artan belirsizlik ortamında, tüm işletmeler çevik ve dirençli yapılara dönüşmek zorunda" diyen Yavaş, Trump cephesinden gelen ani kararların dünya ekonomisinde büyük dalgalanmalara yol açtığını hatırlatarak şunları söyledi: "Trump’ın anlık kararlarının küresel ekonomide çok büyük şoklar oluşturduğu gerçeğinden hareketle, çok hızlı stratejik kararlar alabilen çevik işletmelere dönüşmek zorundayız." 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na da özel bir vurgu yapan Yavaş, "Cumhuriyet sadece bir yönetim biçimi değil; eşit fırsatlar sunan, girişimi destekleyen, liyakati önceleyen bir ekonomik sistemdir. Liyakat olmazsa, devletin işleyişi bozulur. Devletin her kademesinde liyakatın esas alınması, olmazsa olmazımızdır" dedi. Yavaş, ekonomik büyümenin ancak güçlü bir hukuk zemini ve özgürlük ortamında mümkün olabileceğini vurguladı ve şu açıklamaları yaptı: "Yatırımların kalıcılığı, hukuka duyulan güvenle şekillenir. Hukukun üstünlüğü, girişimciliğin ve ekonomik kalkınmanın temelidir. Adalet de devletin temelidir. Adil bir hukuk sistemi, yatırımcılar için en değerli çekim merkezidir. Artık ezber cümlelerle yol alınmıyor. Biz yeni nesil iş insanları olarak yenilikten, cesaretten ve hesaplanmış risklerden besleniyoruz. Risk alabilmek önemli ama yeterli değil. Bugünün dünyasında sadece cesaret değil; analiz, öngörü, sezgi ve veriye dayalı strateji gerekir. Kör cesaret değil, bilinçli adım. Başarı çoğu zaman konfor alanının dışına çıkmakla mümkün olur. Ama o alandan çıkarken yere sağlam basmak gerekir. Bir ülke gençlerini eğitir, yetiştirir ve topluma kazandırır. O genç aldığı ışığı topluma yansıtır. Bu döngü kalkınmanın kaldıraç noktasıdır. Ama bu kaldıraç, nitelikli eğitim ortamları yok edilirse kırılır. Nitelikli eğitim ortamının ana bileşenleri öğretmenler ve iyi işleyen bir eğitim sistemidir." İstanbul’da yaşanan 6,2 büyüklüğündeki depreme de konuşmasında geniş yer ayıran Yavaş konuşmasını şöyle sürdürdü: "Dün İstanbul’da meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki deprem hepimize bir kez daha gösterdi ki, bu coğrafyada yaşamanın sorumluluğu, bilimi rehber edinmeyi zorunlu kılıyor. Artık geçici çözümler, günü kurtaran politikalar değil; bilime dayalı kalıcı adımlar atmalıyız. Türkiye’nin birinci derece deprem kuşağında yer aldığı gerçeğiyle, her kurumun ve yerel yönetimin bir Deprem Eylem Planı ve Afet Yönetim Stratejisi olması kaçınılmazdır. Ancak bu yetmez. Uzun yıllardır süregelen bir planlama hatasına dikkat çekmek zorundayız: Ülkemizin tüm stratejik yatırımlarının, sanayi ve lojistik üslerinin büyük bir kısmı İstanbul ve çevresine yığılmış durumda. Bu, hem insan hayatı hem de ekonomik sürdürülebilirlik açısından büyük bir risk oluşturuyor. Stratejik üretim merkezlerini, altyapı yatırımlarını ve lojistik tesisleri Anadolu’nun daha güvenli, düşük riskli illerine taşımaya hemen başlamalıyız. Bu sadece afetlerden korunmak değil, aynı zamanda Türkiye’nin geleceğini güvence altına almaktır. Öte yandan, sadece yeni yatırımların yönünü değiştirmekle yetinmemeliyiz. Deprem riski taşıyan illerimizdeki mevcut yapı stokunun, bilimsel analizlere ve risk haritalarına dayalı olarak hızla yenilenmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur. Bu noktada kentsel dönüşüm, yalnızca bina yenileme süreci olarak değil; altyapısıyla, ulaşımıyla, sosyal donatılarıyla bir yaşam planlaması olarak ele alınmalıdır. Ancak burada en önemli konu, vatandaşın bu dönüşüm sürecinde yalnız bırakılmamasıdır. Kentsel dönüşümün finansman modeli, kamunun gücünü, özel sektörün dinamizmini ve uluslararası finansman imkanları bir araya getiren ama asla vatandaşın omzuna yeni yükler bindirmeyen bir sistemle tasarlanmalıdır. Aksi takdirde dönüşüm ya başlamaz ya da yarım kalır." "Fırsatları zamanında değerlendirin" Vizyon, Disiplin ve Zamanlama Toplantısı’nın onur konuğu iş insanı Selim Kosif, girişimciliğin temel taşlarını şu üç başlıkla özetleyip, "Vizyon sahibi olun. Disiplinden taviz vermeyin. Fırsatları zamanında değerlendirin" dedi. Kosif, yeni nesil iş insanlarının sadece sezgiyle değil, veriye ve doğru analizlere dayalı kararlar vermesi gerektiğini vurguladı. Otomotivin geleceği: Mobilite çağına geçiş Klasik otomotiv anlayışının geride kaldığını, artık sadece araç üretmenin değil, mobilite çözümleri sunmanın ve mobilite yazılımları geliştirmenin ön planda olduğunu ifade eden Kosif, "Türkiye bu dönüşümde izleyici değil, aktif oyuncu olmalı. Sadece otomobil üretmek yetmez; batarya, yazılım, altyapı gibi alanlarda da liderlik gerekir. Amerika’nın Çin menşeli otomobillere uyguladığı vergiler, Türkiye’nin üretim merkezi olma yolunda bir fırsat oluşturuyor. Bu dönemi doğru okuyarak, stratejik hamlelerle konum almalıyız" açıklamasında bulundu. ANTGİAD genişletilmiş üye toplantısı, yeni üyelere plaket takdimi ve toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.