Yerel Haberler
Antalya
Domateste üretim planlaması fiyat dengesinin anahtarı 16 Mayıs 2026 Cumartesi - 19:12:49 Antalya’da yaş sebze ve meyve piyasasında yılbaşından bu yana özellikle domates fiyatlarında dikkat çeken bir seyir yaşanırken, sektör temsilcileri fiyat istikrarı için üretim ve tüketim dengesinin daha sağlıklı kurulması gerektiğini belirtiyor. Antalya Toptancı Hal Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncular Derneği Başkanı Nevzat Akcan, bu yıl domateste arzın düşük olduğunu belirterek, "Bu yıl domates yılbaşından sonra iyi para etti. Genelde 80-100 TL bandında istikrarlı bir şekilde gitti. Yerli üreticiyi 12 ay üretimden düşürmememiz lazım " dedi. Akcan, fiyatlardaki dalgalanmaların önüne geçilebilmesi için yıl bazında üretim planlamasının önem taşıdığını vurguladı. "Domates 80-100 TL bandında istikrarlı gitti" Domatesin ocak ayından sonra yüksek fiyat bandında seyrettiğini ifade eden Nevzat Akcan, "Bu yıl domates yılbaşından sonra iyi para etti. Genelde 80-100 TL bandında istikrarlı bir şekilde gitti. Ürün yok bu sene. Geçen sene bu zamanlar domates fiyatı çok düşüktü" dedi. Geçen yıl üreticinin özellikle domateste beklediği geliri elde edemediğini belirten Akcan, bunun sonraki üretim dönemlerinde ekim tercihlerini etkilediğini anlattı. Akcan, "Bizim esas çektiğimiz sıkıntı bu. Yıl bazında 12 ay boyunca kaç ton, hangi şehirde, hangi bölgede ne kadar üretim var, ne kadar tüketim var, bu dengeyi sağlayamıyoruz. Üretici ne yapıyor? Geçen yıl hangi ayda para etmişse oraya odaklanıyor. Bu kez de devamlı boşluklara denk geliyoruz, fiyat istikrarını yakalayamıyoruz" diye konuştu. "Yüzde 45 ürün kaybı ciddi bir rakam" Geçen yıl domates üreticisinin yılın ilk aylarında para kazanamadığını belirten Akcan, üreticinin daha sonra çift ekim yapılan dönemlere yöneldiğini söyledi. Akcan, sadece domateste değil, biber, patlıcan ve diğer ürünlerde de benzer bir tablo yaşandığını dile getirdi. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden aldığı istatistiki bilgilere göre ürün kaybının yüksek olduğunu belirten Akcan, "Geçtiğimiz günlerde Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden istatistiki bilgiler aldım, yüzde 45 ürün kaybı var. Yüzde 45 çok ciddi bir rakam. Ürün az, az olunca ne olacak? Hangi ürün az olursa o ürün daha çok para ediyor" ifadelerini kullandı. "Domates hariç ürünler 15-30 TL bandında" Domates dışındaki sebze fiyatlarının ise daha düşük bantta seyrettiğini söyleyen Akcan, üretici açısından gelir dengesinin korunmasının önemine işaret etti. Akcan, "Domates hariç diğer ürünler 15-30 TL bandında. Biber, patlıcan, kabak hepsinin fiyatı birbirine yakın. Biz bu çiftçiye para kazandıramadığımız takdirde önümüzdeki seneler için tehlike çanları çalıyor. Onun için çiftçiyi nasıl koruyacağız, onun hesabını yapmamız lazım. Sebze ve meyve fiyatlarının enflasyon sepetinden kesinlikle çıkarılmasını istiyoruz. Yerli üreticimize sahip çıkmamız lazım. Yerli üreticiyi 12 ay üretimden düşürmememiz lazım ki tüketici de İstanbul’da, Ankara’da, Anadolu şehirlerinde rahatça sebze tüketebilsin. Üretimden düşersek ne yapacağız? İthalat çözüm değil" diye konuştu. "Geleceğimi bu mesleğe bağlamak istemiyorum" Aile mesleği olan çiftçiliği sürdüren 22 yaşındaki Akdeniz Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü öğrencisi Baha Karacula ise tarımsal üretimde maliyetlerin ve risklerin yüksek olduğuna dikkat çekti. Öğrencilik hayatının yanında üretime devam ettiğini belirten Karacula, çiftçiliğin doğal afetlerden maliyet artışlarına kadar birçok risk barındırdığını söyledi. Karacula, "Öğrenciyim, aynı zamanda aile mesleğim olan çiftçiliği sürdürüyorum. Akdeniz Üniversitesi’nde Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü okuyorum. 22 yaşındayım. Bu mesleğin risk oranı çok yüksek. Herhangi bir doğal afette bütün senenin mahsulü yerle bir olabilir, bütün kazanç kaybedilebilir. O açıdan geleceğimi bu mesleğe bağlamak istemiyorum. Sigortacılık yapmak istiyorum. Ama yine de elimizden geldiğince sürdürmeye çalışıyoruz" dedi. Tarımda girdi maliyetlerinin üretici üzerindeki etkisine değinen Karacula, özellikle tarım ilacı, gübre, mazot ve döviz kuruna bağlı maliyetlerin üretimi zorlaştırdığını belirtti. Karacula, "Bu mesleğin geleceğini parlak görmüyorum. Girdilerin yükselmesi, tarım ilaçlarını ve gübreleri üretmiyor oluşumuz, bunların yurt dışından gelmesi bizim için yüksek maliyet oluşturuyor. Mazotun yükselmesi de etkili. Dışa bağlı olduğumuz için de üretim sektörü bizim için bir hayli zor geçiyor" ifadelerini kullandı. Sadece kokteyl domates ürettiklerini söyleyen Karacula, ürününü markete verdiğini belirterek, "Kilosunu muhtemelen 50 TL civarı satarız, maliyeti de tahminim 50 lira" diye konuştu.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 19:11 Domateste üretim planlaması fiyat dengesinin anahtarı Antalya’da yaş sebze ve meyve piyasasında yılbaşından bu yana özellikle domates fiyatlarında dikkat çeken bir seyir yaşanırken, sektör temsilcileri fiyat istikrarı için üretim ve tüketim dengesinin daha sağlıklı kurulması gerektiğini belirtiyor. Antalya Toptancı Hal Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncular Derneği Başkanı Nevzat Akcan, bu yıl domateste arzın düşük olduğunu belirterek, "Bu yıl domates yılbaşından sonra iyi para etti. Genelde 80-100 TL bandında istikrarlı bir şekilde gitti. Yerli üreticiyi 12 ay üretimden düşürmememiz lazım " dedi. Akcan, fiyatlardaki dalgalanmaların önüne geçilebilmesi için yıl bazında üretim planlamasının önem taşıdığını vurguladı. "Domates 80-100 TL bandında istikrarlı gitti" Domatesin ocak ayından sonra yüksek fiyat bandında seyrettiğini ifade eden Nevzat Akcan, "Bu yıl domates yılbaşından sonra iyi para etti. Genelde 80-100 TL bandında istikrarlı bir şekilde gitti. Ürün yok bu sene. Geçen sene bu zamanlar domates fiyatı çok düşüktü" dedi. Geçen yıl üreticinin özellikle domateste beklediği geliri elde edemediğini belirten Akcan, bunun sonraki üretim dönemlerinde ekim tercihlerini etkilediğini anlattı. Akcan, "Bizim esas çektiğimiz sıkıntı bu. Yıl bazında 12 ay boyunca kaç ton, hangi şehirde, hangi bölgede ne kadar üretim var, ne kadar tüketim var, bu dengeyi sağlayamıyoruz. Üretici ne yapıyor? Geçen yıl hangi ayda para etmişse oraya odaklanıyor. Bu kez de devamlı boşluklara denk geliyoruz, fiyat istikrarını yakalayamıyoruz" diye konuştu. "Yüzde 45 ürün kaybı ciddi bir rakam" Geçen yıl domates üreticisinin yılın ilk aylarında para kazanamadığını belirten Akcan, üreticinin daha sonra çift ekim yapılan dönemlere yöneldiğini söyledi. Akcan, sadece domateste değil, biber, patlıcan ve diğer ürünlerde de benzer bir tablo yaşandığını dile getirdi. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden aldığı istatistiki bilgilere göre ürün kaybının yüksek olduğunu belirten Akcan, "Geçtiğimiz günlerde Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden istatistiki bilgiler aldım, yüzde 45 ürün kaybı var. Yüzde 45 çok ciddi bir rakam. Ürün az, az olunca ne olacak? Hangi ürün az olursa o ürün daha çok para ediyor" ifadelerini kullandı. "Domates hariç ürünler 15-30 TL bandında" Domates dışındaki sebze fiyatlarının ise daha düşük bantta seyrettiğini söyleyen Akcan, üretici açısından gelir dengesinin korunmasının önemine işaret etti. Akcan, "Domates hariç diğer ürünler 15-30 TL bandında. Biber, patlıcan, kabak hepsinin fiyatı birbirine yakın. Biz bu çiftçiye para kazandıramadığımız takdirde önümüzdeki seneler için tehlike çanları çalıyor. Onun için çiftçiyi nasıl koruyacağız, onun hesabını yapmamız lazım. Sebze ve meyve fiyatlarının enflasyon sepetinden kesinlikle çıkarılmasını istiyoruz. Yerli üreticimize sahip çıkmamız lazım. Yerli üreticiyi 12 ay üretimden düşürmememiz lazım ki tüketici de İstanbul’da, Ankara’da, Anadolu şehirlerinde rahatça sebze tüketebilsin. Üretimden düşersek ne yapacağız? İthalat çözüm değil" diye konuştu. "Geleceğimi bu mesleğe bağlamak istemiyorum" Aile mesleği olan çiftçiliği sürdüren 22 yaşındaki Akdeniz Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü öğrencisi Baha Karacula ise tarımsal üretimde maliyetlerin ve risklerin yüksek olduğuna dikkat çekti. Öğrencilik hayatının yanında üretime devam ettiğini belirten Karacula, çiftçiliğin doğal afetlerden maliyet artışlarına kadar birçok risk barındırdığını söyledi. Karacula, "Öğrenciyim, aynı zamanda aile mesleğim olan çiftçiliği sürdürüyorum. Akdeniz Üniversitesi’nde Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü okuyorum. 22 yaşındayım. Bu mesleğin risk oranı çok yüksek. Herhangi bir doğal afette bütün senenin mahsulü yerle bir olabilir, bütün kazanç kaybedilebilir. O açıdan geleceğimi bu mesleğe bağlamak istemiyorum. Sigortacılık yapmak istiyorum. Ama yine de elimizden geldiğince sürdürmeye çalışıyoruz" dedi. Tarımda girdi maliyetlerinin üretici üzerindeki etkisine değinen Karacula, özellikle tarım ilacı, gübre, mazot ve döviz kuruna bağlı maliyetlerin üretimi zorlaştırdığını belirtti. Karacula, "Bu mesleğin geleceğini parlak görmüyorum. Girdilerin yükselmesi, tarım ilaçlarını ve gübreleri üretmiyor oluşumuz, bunların yurt dışından gelmesi bizim için yüksek maliyet oluşturuyor. Mazotun yükselmesi de etkili. Dışa bağlı olduğumuz için de üretim sektörü bizim için bir hayli zor geçiyor" ifadelerini kullandı. Sadece kokteyl domates ürettiklerini söyleyen Karacula, ürününü markete verdiğini belirterek, "Kilosunu muhtemelen 50 TL civarı satarız, maliyeti de tahminim 50 lira" diye konuştu.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 18:30 Kepez’de 19 Mayıs coşkusu "GençFest" ile taçlandı Kepez Belediyesi’nin iki gün sürecek GençFest etkinlikleri renkli görüntülerle başladı. Çocuklarla beraber uçurtma uçuran Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, "Sizler de bu uçurtmalar gibi özgürce hayallerinizin peşinden uçun" dedi. Kepez Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında düzenlediği "GençFest" ile Hasan Doğan Stadyumu’nu bayram alanına çevirdi. Çocuk ve gençlerin yoğun ilgi gösterdiği festivalde uçurtma şenliğinden sportif etkinliklere, geleneksel oyunlardan sahne gösterilerine kadar birçok renkli etkinlik gerçekleştirildi. GençFest’in ilk gününde düzenlenen Uçurtma Şenliği ile stadyum rengarenk görüntülere sahne oldu. "Antalya’nın Geleceği Kepez" yazılı uçurtmalar gökyüzünü süslerken, çocuklar ve aileleri 19 Mayıs coşkusunu doyasıya yaşadı. Etkinlik alanında kurulan şişme oyun grupları gün boyunca çocukların yoğun ilgisini görürken; ayak tenisi, voleybol, futbol, basketbol, badminton ve masa tenisi gibi sportif aktiviteler de gençlerin ilgi odağı oldu. "Sizler bu ülkenin geleceğisiniz" 19 Mayıs coşkusuna ortak olan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz de, çocuklarla birlikte uçurtma uçurdu, gençlerle top oynadı. Çocuk ve gençlerle sohbet eden Başkan Kocagöz, "19 Mayıs, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğe armağan ettiği, gençliğe duyulan güvenin ve geleceğe olan umudun simgesidir. Sizlerin mutlu olması bizim için çok kıymetli Biz de çocuklarımızın ve gençlerimizin mutlu olduğu bir Kepez için çalışıyoruz. Sizler bu ülkenin geleceğisiniz. Yüzünüzdeki mutluluk bizim en büyük gururumuz" diye konuştu. Çimlere uzanarak gökyüzündeki uçurtmaları izleyen çocukların yanına gelen Başkan Kocagöz, onlara "Çocuklar, sizler de bu uçurtmalar gibi özgürce hayallerinizin peşinden uçun" dedi. Festival kapsamında saat 20.30’da Erdem Bayazıt Kültür Merkezi’nde "Bandırma Vapuru" tiyatro oyununun gala gösterimi de gerçekleştirilecek. Festivalin ikinci günü olan 17 Mayıs’ta ise Hasan Doğan Stadyumu’nda DJ performansları, dans gösterileri ve çeşitli gençlik etkinlikleri düzenlenecek. Saat 19.30’da gerçekleştirilecek kortej ve doğum günü buluşmasının ardından sanatçı Emir Can İğrek sahne alacak.
Antalya’da kreş servisinde kaybolan 3 yaşındaki çocuk 8 saat sonra parkta bulundu
22 Nisan 2025 Salı - 11:23 Antalya’da kreş servisinde kaybolan 3 yaşındaki çocuk 8 saat sonra parkta bulundu Antalya’da ailesi tarafından sabah saatlerinde bindirildiği kreş servisinde kaybolan 3 yaşındaki çocuk 8 saat sonra Kepez’de bir parkta tek başına bulundu. Oğlunun hayatından endişe eden anne Aziza Ilgaz, "Çok korktum, deli gibi oldum. Öldü dedim, çocuk öldü" derken, baba Murat Ilgaz ise "Düşünün sizi birisi arıyor ve çocuğunuz yok diyor. Üç yaşında ve yedi sekiz saat dışarıda kalıyor. Çok korktuk" sözleriyle yaşanan ihmale tepki gösterdi. Antalya’da yaşayan Murat ve Aziza Ilgaz çifti, 3 buçuk yaşındaki oğulları Göktuğ Ilgaz’ın, geçen cuma sabahı saat 07.15’te bir yıldır eğitim aldığı Muratpaşa ilçesi Lara bölgesindeki kreşe gitmek üzere servise bindirilmesine rağmen okula hiç ulaşmadığını ve gün boyunca kayıp kaldığını iddia etti. Aile, çocuklarının saatler sonra Kepez ilçesindeki bir parkta tek başına bulunduğunu ve bir vatandaş tarafından mahalle muhtarına, ardından emniyet güçlerine teslim edildiğini belirtti. Olay, kreş öğretmeninin anne Aziza Ilgaz’a gönderdiği mesajla ortaya çıktı. Öğretmen saat 13.00’te "Merhaba Aziza Hanım, bugün Göktuğ niye gelmedi, iyi mi?" diye yazdı. Mesajı çalıştığı için ancak saat 15.00’te görebilen anne, yaşadığı korkuyu şu sözlerle anlattı: "Telaşa kapıldım. Çok korktum, inanılmaz bir stres oldum. Deli gibi oldum. Öldü dedim. Çocuk öldü. Bir şey mi oldu? Hemen eve geldim, eşimi aradım. ‘Kreşte yok’ dedim. Murat, ‘Ben sabah verdim’ dedi. Kreşin güvenlik kameralarına baktılar, çocuk yok. Hiç girmemiş." Anne Ilgaz, oğlunun nerede olduğunu öğrendikleri ana kadar geçen saatlerde yaşadığı paniği ise şöyle anlattı: "Olaydan sonra kreş müdürünü aradım. Müdür, ‘Biz kameraya baktırdık, hiç inmemiş çocuk. Ne çantası var, ne çocuk var, hiç yok’ dedi. Hâlâ bilmiyoruz çocuğumuz servisten nerede indi. Servisteki şoför ve görevli nasıl fark etmedi? Nasıl indirmemiş çocuğu, nasıl bakmamış, saymıyor mu? Güvenlik var diyorlar ama kimse bir şey fark etmemiş. Saymıyoruz diyorlar. O gün ben ne yaşadım hâlâ anlatamıyorum. Şoktayım. İş yerinde kriz geçirdim. Konuşamadım bile. ‘Oğlum öldü’ dedim. Bitti. Çok kötü bir duyguydu." Göktuğ’un daha sonra Kepez ilçesindeki bir parkta bulunduğu bilgisini avukatları aracılığıyla aldıklarını belirten anne, çocuğun karakola götürüldüğünü, üstünün başının perişan halde olduğunu ve hâlâ korku yaşadığını söyledi. Anne Aziza Ilgaz, "Karakoldayken çok kötüymüş, pismiş. Korkmuş, ağlıyormuş. Hâlâ sabahları korkuyla uyanıyor. ‘Anne neredesin?’ diyor. Yeni bir kreşe başladık. Oradaki öğretmeni her anı videoya çekip gönderiyor, hepsini izliyorum" diye konuştu. "Kepez Mahallesi’ndeki bir parkta vatandaş bulmuş, muhtara teslim etmiş" Baba Murat Ilgaz ise sabah her zamanki gibi oğlunu servise bıraktığını söyledi. Saat 15.00’te eşi arayana kadar olaydan haberi olmadığını belirten baba, yaşadıkları süreci şöyle anlattı: "Kreşi aradık, ‘Göktuğ burada değil’ dediler. Kameralara baktılar, hiç giriş yapmamış. Daha sonra öğrendik ki Kepez Mahallesi’ndeki bir parkta vatandaş bulmuş. Muhtara teslim etmiş, muhtarlıktan da Asayiş Çocuk Şube teslim almış. Biz de saat 17.00 gibi gidip oğlumuzu aldık. Çok kötü bir olaydı." "Adını bile söyleyemeyen 3 yaşında bir çocuk sonuçta" Yaşadığı duyguyu "bir anda dünyanız alt üst oluyor" diyerek anlatan Murat Ilgaz, olayın büyüklüğünü şu sözlerle dile getirdi: "Düşünün sizi birisi arıyor ve çocuğunuz yok diyor. Kreşte yok. Üç yaşında ve yedi sekiz saat dışarıda kalıyor. Çok korktuk. Düşünüyorsunuz, ne oldu, başına ne geldi. Adını bile söyleyemeyen 3 yaşında bir çocuk sonuçta. Sonra kavuşuyorsunuz, bir anda dünyalar sizin oluyor." Aile, yaşanan olayın ardından savcılığa suç duyurusunda bulundu. Kreş yönetiminin de net bilgi veremediğini belirten Murat Ilgaz, yaşananların ciddi bir ihmale işaret ettiğini söyledi. Baba Murat Ilgaz, "Ne şoför ne de servis ablası durumu fark etmiş. Okul da saat 3’e kadar hiç aramamış. Kaç öğrenci geldi, kim eksik diye sayım yapılmamış. Bu çok büyük bir ihmal. Bizim çocuğumuz bulundu ama başka ailelerin başına gelmesin diye bu yola başvurduk" dedi. Aile, yaşadıkları sürecin ardından pedagog desteği almaya başladıklarını ve çocuğun yaşadığı travmanın izlerini silmeye çalıştıklarını söyledi. Baba Ilgaz, "Çocuk kolay büyümüyor. Anne baba nasıl sorumluluk alıyorsa, kreş görevlileri de aynı ciddiyetle görev yapmalı" ifadelerinde bulundu.
Devrilen otomobildekilerin çıkarılma anlarını film izler gibi izlediler
22 Nisan 2025 Salı - 10:43 Devrilen otomobildekilerin çıkarılma anlarını film izler gibi izlediler Manavgat’ta sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu palmiye ağacına çarparak yan yatan otomobilde bulunan 2 kişi, vatandaşlar tarafından çıkarıldı. Araçtakilerin çıkarılma anlarını gürültüyü duyarak dışarı çıkan otelde konaklayan vatandaşlar film izler gibi izledi. Manavgat ilçesi Gündoğdu Mahallesi Turizm Bölgesi’nde meydana gelen kazada, Turizm Caddesi’nde seyir halindeki sürücüsü belirlenemeyen 07 BIB 756 plakalı Jeep marka lüks araç, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu palmiyeye çarparak devrildi. Güvenlik kamerasına saniye saniye yansıyan kazanın ardından kazanın meydana geldiği yerin yakınında bulunan oteldeki müşteriler heyecan ve korku içerisinde otelden dışarı çıkarak araçta bulunan 2 kişinin çıkarılmasını sinema izler gibi izlediler. Camı yangın tüpü ile kırdılar Bir vatandaşın cep telefonuyla kayda aldığı görüntülerde ise devrilerek yan yatan otomobilde bulunan 2 kişinin çıkarılması için yangın tüpüyle gelen bir otel görevlisinin aracın camını yangın tüpüyle kırması, bu sırada otomobilin üzerine çıkan bir kişinin otomobilin kapısını açarak araçtakilerin çıkmasına yardım etme anları yer aldı. Otomobilde bulunan ve kazayı hafif sıyrıklarla atlatan 2 kişinin araçtan çıktıktan sonra olay yerinden ayrıldığı öğrenildi.
13 yıl boyunca gözleri hep açık, sesi kısık kaldı: Halil artık dans etmeyecek
22 Nisan 2025 Salı - 10:41 13 yıl boyunca gözleri hep açık, sesi kısık kaldı: Halil artık dans etmeyecek İstanbul Teknik Üniversitesi Konservatuvar öğrencisiyken SSPE hastalığına yakalanan Halil Özçelik, göz kapaklarını kapatamadan, konuşamadan, müziksiz ve danssız bir gün bile geçirmeden 13 yıl boyunca yaşama tutundu. Akciğer damarına pıhtı atması sonucu yoğun bakıma kaldırılan Halil, 4 buçuk ay süren sessiz bekleyişin ardından 11 Nisan’da vefat etti. Annesi Gülsüm Özçelik, "13 yıl onun her şeyini ben yaptım. Gözlerini ben kapattım, müziğini hiç susturmadım. Ama o beni bıraktı. Çok zormuş. Allah kimseyi evladıyla sınamasın" dedi. Antalya’da dans tutkusu ile çıktığı yolda ölümcül bir hastalığa yakalanan Halil Özçelik, 13 yıllık sessiz bir mücadeleyle hayata tutunmaya çalıştı. İstanbul Teknik Üniversitesi Konservatuvar Bölümü öğrencisiyken SSPE (Subakut Sklerozan Panensefalit) hastalığına yakalanan Halil, gözlerini kaybetti, konuşma kabiliyetini yitirdi, vücudunun tüm hareket kabiliyetini kaybetti. Göz kapakları kapanmadan geçen yıllar boyunca annesi Gülsüm Özçelik’in bakımında yaşayan Halil, 4 buçuk ay yoğun bakımda kaldıktan sonra 11 Nisan 2025’te hayatını kaybetti. "Beni hiç unutmadı Her gelişimde başını çevirdi, elimi sıktı" Halil’in annesi Gülsüm Özçelik, oğlunun son anına kadar bilincinin açık olduğunu, en son üç gün önce ziyaret ettiğinde yine tepkiler verdiğini anlattı. Özçelik, "Ben geldim oğlum diyordum, hemen başını oynatıyordu, elimi tutmaya çalışıyordu. Doktorlar ‘bize tepki vermiyor ama size veriyor’ diyordu. Çünkü biz 13 yıl hiç ayrılmadık. Ben sesimi duyurduğumda yutkunurdu, konuşamasa da dilini oynatırdı. Vefat ettiği gün gidememiştik. Telefon geldiğinde sela okunuyordu, dualar ediyordum. Ekranda Burdur yazısını görünce anladım. Hemen gittik ama gittiğimizde vefat etmişti" şeklinde konuştu. "Yoğun bakımda verdiği son mücadele" Halil, hastaneye kaldırıldığında durumu stabildi. Ancak akciğerindeki ana damara pıhtı atınca doğrudan makineye bağlandı ve bir daha ayrılamadı. Antalya’da yer bulunamadığı için Burdur Devlet Hastanesi’ne yatırıldı. Yoğun bakımda 4 buçuk ay süren tedavi boyunca bilincini hiç kaybetmedi. Anne Gülsüm Özçelik, "Ziyaret saatlerinde doktorlar bilgi veriyordu. Haftada bir, bazen iki gün gidiyorduk. Her gittiğimde tepki veriyordu. Ben geldim oğlum diyordum, hemen başını sallardı, konuşmaya çalışırdı. Elimi tuttuğumda sıkmaya çalışırdı. Vefatından üç gün önce de aynı şekilde tepki verdi. Oğlum bilincini hiç kaybetmedi" dedi. "Sadece ‘anne’ diyebiliyordu ama beni hiç bırakmadı" Halil, hastalığın ilk yıllarında konuşabiliyordu. Ancak zamanla kelimeleri yitirdi, yalnızca "anne" diyebildi. Anne Gülsüm Özçelik, 2018’den itibaren oğlunun yalnızca mama tüketebildiğini, suyu bardakla içirdiğini aktararak, şu ifadelere yer verdi: "Bakımı zor değildi, seve seve yaptım. Onu hiç hasta gibi görmedik. Kardeşleri de babası da hiç öyle görmedi. Sağlıklı zamanlarında ne yapıyorsa hep onu yapmaya çalıştık. Sürekli müzik açtık. Başından hiç eksik etmedik. Çünkü müziksiz yapamıyorum diyordu. Hiç müziği kesmedik. Hastaneye gidene kadar başında hep müzik açıktı. Şimdi de ben, oğlumun müzikle ilgili bir anısı olsun, kaybolmasın istiyorum. Unutulmasın istiyorum." "İlkokuldan liseye kadar halk oyunları oynadı" Halil’in dansa olan ilgisi çocuk yaşta başladığını ifade eden anne Gülsüm Özçelik, "İlkokuldan itibaren halk oyunları ekibindeydi. Lise bitene kadar devam etti. Yarışmalara katıldı, şehir dışı turnelere gitti" diye konuştu. "İTÜ sınavına gizlice girip konservatuvarı kazandı" Üniversiteye Bolu’da İngilizce Fizik Bölümü’nde başlayan Halil, müziksiz yapamayacağını söyleyerek İstanbul Teknik Üniversitesi’nin yetenek sınavlarına gizlice girdi. "Anne ben sınavı kazandım" dedi. İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı’na girdi. 300 kişi arasından 4. sırada kazanmıştı. "Dans derslerine başladı. Latin danslarına yöneldi, kurslara katıldı" diyen Özçelik, oğlunun dans eğitimine tutkuyla sarıldığını vurguladı. "Salsa eğitmeniydi, ney dersleri veriyordu" İstanbul’daki eğitim hayatında hem salsa eğitmenliği yapan hem de ney dersleri veren Halil’in birçok öğrencisi vardı. "Hastaneye yattığında öğrencileri telefonla aradı. ‘Hocam gelmeyecek misiniz?’ dediler. Oğlum hastanedeydi ama ‘iyileşince geleceğim’ dedi. Ama İstanbul’a bir daha dönemedi" diyen anne, Halil’in eğitmenlik yaptığı yıllara duyduğu gururu gözyaşlarıyla anlattı. "Gözlerini bantlarla sabah açıp akşam kapatıyordum" Halil, 2014 yılında görme kabiliyetini kaybettikten sonra göz kapakları bir daha hiç kapanmadı. Anne Gülsüm Özçelik, bu zorlu süreci şöyle anlattı: "Gözleri bir daha kapanmadı zaten, sürekli açıktı. Steril bantlarla kapatıyordum ama yine açık kalıyordu, sürekli kanlanıyordu, kuruyordu. Onun için ben de gözlerini yara bandıyla kapatıyordum, öyle bulmuştum çareyi. Ne kadar damla etsek, krem etsek, gözlerinin kanı gitmiyordu. Kapatmadığım zamanlarda dışına kan dahi aktığı oldu. Ben de yara bandıyla çok sık kapatıyordum. O zaman beyazlıyordu, düzene giriyordu. Sürekli bantlıyordum, akşam kapatıp sabah açıyordum. O şekilde devam ediyorduk". "Benim oğlum tertemiz gitti" "Her dediğimi anladı ama cevap veremedi. Hiçbir zaman bilincini yitirmedi. Tertemiz gitti benim yavrum" diyen Özçelik, Halil’in kendi isteğiyle, çocukluğundan beri en çok sevdiği yer olan Bucak’ın Ambahan Mahallesi’ne, anneannesinin ve dedesinin yanına defnedildiğini belirtti. "Bu hastalık yaygın ama bilinmiyor" Anne Özçelik, SSPE hastalığına yakalanan kişilerin ailelerine şu şekilde önerilerde bulundu: "Benim oğlumdan dört gün sonra 17 yaşında bir başka çocuk daha vefat etti. Türkiye’de bu hastalık çokmuş ama kimse bilmiyor. İlacı yok, tedavisi yok. Biz çok uğraştık ama destek bulamadık. Aileler çocuklarına iyi baksınlar, enfeksiyon kaptırmasınlar, ilgilerini eksik etmesinler. Benim oğlum 13 yıl yaşadı. Hiç grip bile olmadı." "Oğlumun adı müzikle yaşasın istiyorum" Halil’in en büyük hayalinin bir dans okulu açmak olduğunu söyleyen Gülsüm Özçelik, "Onun adına bir şeyler yapılsın. Bir anı, bir köşe, bir festival bile olsa adı müzikle yaşasın istiyorum" dedi.
Kırsal bölgede taşımalı eğitim gören öğrencilere özel etkinlik
22 Nisan 2025 Salı - 10:38 Kırsal bölgede taşımalı eğitim gören öğrencilere özel etkinlik – Antalya’da 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları kapsamında düzenlenen etkinlikle kırsal bölgede yaşayan 110 öğrenci Antalya$ya getirilerek turizm rehberleri eşliğinde akvaryum, Kaleiçi, yat limanı, Cumhuriyet Meydanı, Antalya Doğal Yaşam Parkı gezdirildi. Antalya il Milli Eğitim Müdürlüğü ve Serik İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün kırsal bölgede belirlemiş olduğu taşımalı eğitim gören Serik ilçesi Yanköy mahallesinde bulunan Yanköy ilk ve ortaokulda eğitim öğretim gören 110 öğrenci sabah saatlerinde Yanköy ilk ve ortaokuluna gelerek TÜRSAB Antalya Muratpaşa Bölge Temsil Kurulu tarafından otobüslerle alınarak Antalya’ya götürüldü. Antalya’da profesyonel turizm rehberleri eşliğinde Akvaryum. Kaleiçi, Yat limanı, Cumhuriyet Meydanı, Antalya Doğal Yaşam Parkı gezdirildi. çocuklar merak ettikleri hayvanları yakından görme fırsatı buldu. Çeşitli aktivitelere katıldılar. Antalya Atatürk Parkında da yemek yiyerek mutlu şekilde evlerine döndüler. "İlk defa Antalya merkeze gelen çocuklar var" Antalya’nın Serik İlçesi Yanköy ilkokul ortaokul müdürü Hakkı Tırak, "Bu proje kapsamında okulumuz taşımalı eğitim öğrencileri Antalya merkez olmak üzere hayvanat bahçesi, akvaryum, Kaleiçi, Tophane ve çeşitli etkinliklerin yer aldığı bir gezi düzenlendi. Öğrencilerim için değişik bir gün oldu. Hedeflenen proje taşımalı eğitim kapsamında eğitim gördüğümüz için Antalya’da yaşayıp hayatında ilk defa Antalya merkeze gelen öğrencilerimize ulaştı. Öğrencilerimiz çok mutlu oldu. Onlar mutlu olunca bizlerde mutlu olduk. Burada öğrencilerimiz gözleme geziye dayalı öğrenme anlamında da değişik kazanımlar elde ettik" dedi. Serik Yanköy Ortaokul 7. Sınıf öğrencisi Akil Bade Özkan, "Arkadaşlarımızla birlikte gezdik, yeni bilgiler edindik. Çok güzel bir gezi oldu" dedi. Yanköy ortaokul 8. sınıf taşımalı eğitim öğrencisi Özlem Çelik, "LGS ye hazırlanırken çok büyük bir motivasyon kaynağı oldu. Kaleiçi ve benzeri yerleri görmeyen arkadaşlarımız vardı. Güzel anlara şahit olduk. Çok güzel bir gezi oldu" diye konuştu.
Joao Pereira: "Bu galibiyeti bütün kulüp çalışanlarına armağan etmek isterim’’
22 Nisan 2025 Salı - 00:41 Joao Pereira: "Bu galibiyeti bütün kulüp çalışanlarına armağan etmek isterim’’ Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira, Samsunspor galibiyetinin ardından yaptığı açıklamada, "Bu galibiyeti bütün kulüp çalışanlarına armağan etmek isterim, büyük bir özveriyle çalıştılar. Tabii ki henüz hiçbir şey bitmedi. Kazanmamız gereken birçok şey var. Sonuna kadar çok zor olacak ama buna inanmamız gerekiyor’’ dedi. Trendyol Süper Lig’in 32. Haftasında Alanyaspor kendi evinde Samsunspor’u 1-0 mağlup etti. Mücadelenin ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira, "Yine bir maça iyi başladık. Vilhena’nın yakaladığı ilk dakikada pozisyonda golü bulabilirdik. Golü de antrenmanda çalıştığımız bir pozisyondan bulduk. İlk yarıda iyi oynayan daha üstün oynayan bizdik. İkinci yarıda Samsunspor daha iyi oynadı diyebilirim. Son 15 dakikada büyük fedakarlık yaptık. Son 15 dakika Cordova ve Makouta ile iki tane kontra atak yakaladık. Orada ikinci golü bulup rahatlayabilirdik. Sonuç olarak takımımı ve oyuncularımı tebrik ediyorum. İçinde bulunduğumuz durumu herkesin anlaması gerek. Bugün bu galibiyeti herkes hak etti. Bu 3 puana çok ihtiyacımız vardı. Önümüzdeki maçlar için bu bize çok fazla öz güven verecek. Taraftarlarımıza da teşekkür ederim, gelip bizi desteklediler. Bu galibiyeti bütün kulüp çalışanlarına armağan etmek isterim, büyük bir özveriyle çalıştılar. Tabii ki henüz hiçbir şey bitmedi. Kazanmamız gereken birçok şey var. Sonuna kadar çok zor olacak ama buna inanmamız gerekiyor. İçinde bulunduğumuz zor durumdan çıkmak için çok çalışmamız gerekir’’ diye konuştu. "Trabzon’da çok zor bir maç olacak" Trabzonspor maçının kendisi için önemli bir maç olduğunu aktaran Pereira, "Trabzon her zaman hayatımda olacak bir şehir. Orada evlendim, orada çocuğum oldu ve 2 yaşına kadar Trabzon’da büyüdü. Trabzon’da birçok çok arkadaşım var. Ancak şu anda onların kaybetmesini istiyorum. Çok zor bir maç olacak. Alanyaspor’u çok iyi tanıyan bir hocaları var. Ama biz orada puan kazanmamız için elimizden geleni yapacağız’’ dedi.
Thomas Reis: "Yarından itibaren kesinlikle kafamızı tekrar kaldırmamız gerekiyor’’
22 Nisan 2025 Salı - 00:37 Thomas Reis: "Yarından itibaren kesinlikle kafamızı tekrar kaldırmamız gerekiyor’’ Samsunspor Teknik Direktörü Thomas Reis, Alanyaspor mağlubiyetin ardından yaptığı açıklamada, "Bugün kaybettik bu sebepten dolayı hayal kırıklığı yaşıyorum. Yarından itibaren kesinlikle kafamızı tekrar kaldırmamız gerekiyor’’ dedi. Trendyol Süper Lig’in 32. haftasında Samsunspor deplasmanda Alanyaspor’a 1-0 mağlup oldu. Mücadelenin ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Samsunspor Teknik Direktörü Thomas Reis, "Bugün çok fazla mutlu değilim, aksine üzgünüm. Çünkü istemediğimiz bir performans sergiledik. Peş peşe kaybettiğimiz dördüncü maçımız oldu. Daha iyi bir performans göstermek istemiştik. Ancak bunu özellikle birinci yarıda gösteremedik. İlk yarıda rakibimiz bizden daha iyiydi. Ve ilk yarı bittikten sonra soyunma odasında oyuncularla konuştuk. Daha fazla savaşmamız gerektiğini daha fazla özgüvenle oynamamız gerektiğini konuştuk. Bu şekilde ikinci yarıya çıktık. Yanlış hatırlamıyorsam 42. dakikada kazanmış olduğumuz bir penaltı oldu ancak onu değerlendiremedik. Daha sonra yakalamış olduğumuz pozisyonlarda vardı. Oyunu değiştirmek anlamında ne yazık ki direkten dönen topumuz oldu. O şansları değerlendiremedik. Bugün kaybettik bu sebepten dolayı hayal kırıklığı yaşıyorum diyebilirim. Ama yarından itibaren kesinlikle kafamızı tekrardan kaldırmamız gerekiyor. Elbette almış olduğumuz mağlubiyetler açısından durumumuz zor’’ dedi. "Ligin geri kalanında, ilk yarıdan da iyi performans göstererek tamamlamak istiyoruz" Samsunspor’un puan kayıpları ile ilgili de konuşan Reis, "Sebep olarak bir şeyler söylemek kolaydır. çok önemli oyuncularımızdan yoksun bir şekilde bu dönemi geçirmeye çalışıyoruz. 6 numara pozisyonda olan oyuncularımızdan yoksun olduğumuz için oynatmak zorunda kaldık. Bu bir neden diyebilirim. Oyuncularım belki de baskı hissediyor da olabilirler. Ama bir neden varsa o da çok önemli oyuncularımızdan yoksun olmamız diyebilirim. 5 maçımız kaldı. En iyi şekilde daha iyi performans gösteririz. Ligin geri kalanında, ilk yarından da iyi performans göstererek tamamlamak istiyoruz’’ ifadelerini kullandı.
Trendyol Süper Lig: Alanyaspor: 1 - Samsunspor: 0 (Maç Sonucu)
21 Nisan 2025 Pazartesi - 22:18 Trendyol Süper Lig: Alanyaspor: 1 - Samsunspor: 0 (Maç Sonucu) Trendyol Süper Lig’in 32. haftasında Corendon Alanyaspor, sahasında karşılaştığı Samsunspor’u 1-0 mağlup etti. Maçtan dakikalar (İkinci yarı) 53. dakikada Holse’nin pasında ceza sahası içerisinde yerde kalan Dimata’nın pozisyonunda hakem Atilla Karaoğlan penaltı noktasını gösterdi. 55. dakikada penaltı noktasında topun başına geçen Holse’nin şutunu kaleci Ertuğrul iki hamlede kurtardı. 78. dakikada sol kanattan Janvier’in sert şutunu kaleci Okan topu son anda çıkarmayı başardı. 90+5. dakikada Muja’nın sol kanattan ceza sahası içerisine ortasına Dimata’nın kafa vuruşu direkten döndü. Hakemler: Atilla Karaoğlan, Volkan Ahmet Narinç, Mehmet Salih Mazlum Alanyaspor: Ertuğrul Taşkıran, Fatih Aksoy, Lima, Aliti, Hadergjonaj,(dk.84 Balkovec) Richard, Janvier,(Enes Keskin dk. 84) Yusuf Özdemir, Cordova, Vilhena (Efecan Karaca dk. 75), Hwang (Makouta dk. 65) Yedekler: Yusuf Karagöz, Umut Toy, Enes Sporar, Arda Usluoğlu, Yusf Can Karademir, Batuhan Yavuz Teknik Direktör: Joao Pereira Samsunspor: Okan Kocuk, Zeki Yavru, (Schindler dk. 75) Satka, Drongelen, Bola, Tait, (Soner Aydoğdu dk. 75) Dimata, Holse, (Muhammet Ali Özbaskıcı dk. 82) Ntcham, Emre Kılınç,(Muja dk. 75) Mouandilmadji Yedekler: Halil Yeral, Taha Tosun, Nanu, Soner Gönül, Yunus Emre Çift, Bedirhan Çetin Teknik Direktör: Thomas Reis Gol: Yusuf Özdemir (dk. 9) Alanyaspor Sarı kartlar: Yunus Emre Çift, Zeki Yavru, Holse, Drongelen (Samsunspor) Hwang, Vilhena, Lima, Aliti, Richard (Alanyaspor)