Yerel Haberler
Antalya
17 Mayıs 2026 Pazar - 15:18 Antalya’da 4 etaptan oluşan deniz dibi temizliğinde yaklaşık 20 ton atık çıkartıldı Büyükşehir Belediyesi ‘Antalya İli Deniz Çöpleri Eylem Planı’ (DÇEP) kapsamında, vatandaşların deniz ve kıyı çöplerine yönelik farkındalığının artırılması amacıyla kıyı temizliği etkinlikleri tamamlandı. Yaklaşık 40 gönüllü dalgıcın ve vatandaşların katılımıyla "Mavi Akdeniz" sloganıyla gerçekleşen kıyı temizliğinin son etabı Konyaaltı Belediyesi önünde gerçekleşti. Antalya Valiliği ve Antalya Büyükşehir Belediyesi koordinasyonunda, "Antalya’da Deniz Hep Temiz" sloganıyla dalış okulları, sualtı kulüpleri, sivil toplum kuruluşları ve gönüllü dalgıçların katılımıyla gerçekleştirilen deniz dibi temizliği etkinliklerinin tüm etapları tamamlandı. Bu yıl dört etap halinde düzenlenen deniz dibi temizliğinin son ayağı, Konyaaltı Belediyesi önünde gerçekleştirildi. Dalgıçların yaklaşık bir saat süren çalışması sonucunda denizden çıkarılan atık miktarının, önceki etkinliklere göre daha az olması dikkat çekti. Denizden 20 ton çöp çıkarıldı Antalya Büyükşehir Belediyesi Deniz ve Kıyı Yönetimi Şube Müdürü Mustafa Yıldırım, deniz dibinden çıkarılan atık miktarının son etapta azaldığını belirtti. Yıldırım, "4 etaptan oluşan deniz dibi temizliği çalışmamız, Konyaaltı Belediyesi önünde tamamlandı. Etkinlikler kapsamında denizden toplam yaklaşık 20 ton atık çıkarıldı. Plajlarımızda genel olarak çok fazla atığa rastlamıyoruz. Atıklar daha çok teknelerin bağlandığı bölgelerde yoğunlaşıyor. Sahile gelen vatandaşların ise artık daha duyarlı olduğunu görüyoruz" dedi. Konyaaltı Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Öncü Ceylan Baloğlu, Antalya Büyükşehir Belediyesi ile Konyaaltı Belediyesinin koordineli bir şekilde yürüttüğü çalışmalardan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Baloğlu, "Dünyaca ünlü Konyaaltı Sahili’nde bu kadar az atık çıkması bizleri çok mutlu etti. Bu duyarlılığın herkes tarafından gösterilmesi gerekiyor. Çevre bilincinin oluşması en büyük hedefimiz" dedi 40 gönüllü dalgıç deniz dibi için seferber oldu Gönüllü dalgıçlardan Yılmaz Eroğlu ise deniz dibi temizliği etkinliğine yaklaşık 40 dalgıç arkadaşıyla birlikte katıldığını söyledi. Eroğlu, "Bu bölgede bizim için en sevindirici durum, denizden çok fazla çöp çıkmaması oldu. Diğer üç bölgede çıkarılan atık miktarı daha fazlaydı. Deniz dibinde daha çok ip, lastik ve cam şişe gibi atıklara rastladık. Etkinliklerimizi güvenli ve sorunsuz bir şekilde tamamladık" dedi.
17 Mayıs 2026 Pazar - 15:08 Antalya’da 4 etaptan oluşan deniz dibi temizliğinde yaklaşık 20 ton atık çıkartıldı Büyükşehir Belediyesi ‘Antalya İli Deniz Çöpleri Eylem Planı’(DÇEP) kapsamında, vatandaşların deniz ve kıyı çöplerine yönelik farkındalığının artırılması amacıyla kıyı temizliği etkinlikleri tamamlandı. Yaklaşık 40 gönüllü dalgıcın ve vatandaşların katılımıyla "Mavi Akdeniz" sloganıyla gerçekleşen kıyı temizliğinin son etabı Konyaaltı Belediyesi önünde gerçekleşti. Antalya Valiliği ve Antalya Büyükşehir Belediyesi koordinasyonunda, "Antalya’da Deniz Hep Temiz" sloganıyla dalış okulları, sualtı kulüpleri, sivil toplum kuruluşları ve gönüllü dalgıçların katılımıyla gerçekleştirilen deniz dibi temizliği etkinliklerinin tüm etapları tamamlandı. Bu yıl dört etap halinde düzenlenen deniz dibi temizliğinin son ayağı, Konyaaltı Belediyesi önünde gerçekleştirildi. Dalgıçların yaklaşık bir saat süren çalışması sonucunda denizden çıkarılan atık miktarının, önceki etkinliklere göre daha az olması dikkat çekti. Denizdin 20 ton çöp çıkarıldı Antalya Büyükşehir Belediyesi Deniz ve Kıyı Yönetimi Şube Müdürü Mustafa Yıldırım, deniz dibinden çıkarılan atık miktarının son etapta azaldığını belirtti. Yıldırım, "4 etaptan oluşan deniz dibi temizliği çalışmamız, Konyaaltı Belediyesi önünde tamamlandı. Etkinlikler kapsamında denizden toplam yaklaşık 20 ton atık çıkarıldı. Plajlarımızda genel olarak çok fazla atığa rastlamıyoruz. Atıklar daha çok teknelerin bağlandığı bölgelerde yoğunlaşıyor. Sahile gelen vatandaşların ise artık daha duyarlı olduğunu görüyoruz" dedi. Konyaaltı Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Öncü Ceylan Baloğlu, Antalya Büyükşehir Belediyesi ile Konyaaltı Belediyesinin koordineli bir şekilde yürüttüğü çalışmalardan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Baloğlu, “Dünyaca ünlü Konyaaltı Sahili’nde bu kadar az atık çıkması bizleri çok mutlu etti. Bu duyarlılığın herkes tarafından gösterilmesi gerekiyor. Çevre bilincinin oluşması en büyük hedefimiz” dedi 40 gönüllü dalgıç deniz dibi için seferber oldu Gönüllü dalgıçlardan Yılmaz Eroğlu ise deniz dibi temizliği etkinliğine yaklaşık 40 dalgıç arkadaşıyla birlikte katıldığını söyledi. Eroğlu, "Bu bölgede bizim için en sevindirici durum, denizden çok fazla çöp çıkmaması oldu. Diğer üç bölgede çıkarılan atık miktarı daha fazlaydı. Deniz dibinde daha çok ip, lastik ve cam şişe gibi atıklara rastladık. Etkinliklerimizi güvenli ve sorunsuz bir şekilde tamamladık" dedi.
Uzmanından uyarı: Orta kulak iltihabı tekrarlıyorsa emzik bırakılmalı
19 Nisan 2025 Cumartesi - 11:34 Uzmanından uyarı: Orta kulak iltihabı tekrarlıyorsa emzik bırakılmalı Emzik kullanımının etkilerinden bahseden Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Nimet Karataş Torun, "Emzik kullanımının zararlı taraflarından biri, enfeksiyonlara yol açan mikroorganizmaların geçişini kolaylaştırarak hastalıklarda artışa neden olmasıdır. Orta kulak iltihabı (otitis media), pamukçuk, solunum ve gastrointestinal sistem hastalıklarında da artışa neden olabilmektedir. Bu yüzden tekrarlayan orta kulak iltihabı olan hastalarda emzik kullanımının bırakılması önerilmektedir" dedi. Birçok toplum ve kültürde yaygın kullanılan emzik, bebekliğin sembolü olarak görülüyor. Uzmanlar uzun süreli kullanımının çeşitli zararları olduğuna dikkat çekiyor. Medical Park Antalya Hastane Kompleksi’nden Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Nimet Karataş Torun, emzik kullanımının hem ebeveynler hem de bebek açısından etkilerini anlattı. Emziğin, emme, yutma ve soluk alma koordinasyonunun gelişmesine katkı sağladığını ifade eden Uzm. Dr. Torun, "Emzik kullanımı çene kaslarının güçlenmesini sağlayarak; özellikle prematüre bebeklerde nörolojik olgunlaşma ve bilişsel gelişim üzerine olumlu etki göstermektedir. Emzik kullanımı stresli durumlarda bebeğin sakinleşmesini sağlar ve ağrının hafiflemesine yardımcı olur. Emzik kullanımının bir diğer faydası Ani Bebek Ölümü Sendromu (ABÖS) riskini azaltması ve koruyucu etki sağlamasıdır" diye konuştu. "1 aydan 1 yaşa kadar emzik kullanımı öneriliyor" Amerikan Pediatri Akademisi’nin (APA) 1 ay ile 1 yaş arası çocuklarda emzik kullanımını önerdiğini ifade eden Uzm. Dr. Torun, "2016’da APA tarafından yayınlanan rehberde de ABÖS riskini azaltmak için bebeklere yatarken emzik verilmesi, bebek uyuduktan sonra emzik ağzından düşerse tekrar yerleştirilmemesi ve boğulma riski nedeniyle emziğin bebeğin boynuna asılmaması önerilmektedir. Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi’nde prematüre bebeklerde rutin emzik kullanımıyla hastanede kalış süresinin azaldığı ve erken taburculuğun sağlandığı tespit edilmiştir" şeklinde konuştu. "Hastalıklarda artışa neden oluyor" Emzik kullanımının faydalarının yanı sıra bazı zararlarının da olduğunu kaydeden Uzm. Dr. Torun, "Emzik kullanımının zararlı taraflarından biri, enfeksiyonlara yol açan mikroorganizmaların geçişini kolaylaştırarak, hastalıklarda artışa neden olmasıdır. Orta kulak iltihabı (otitis media), pamukçuk, solunum ve gastrointestinal sistem hastalıklarında da artışa neden olabilmektedir. Bu yüzden tekrarlayan orta kulak iltihabı olan hastalarda emzik kullanımının bırakılması önerilmektedir. Uzun süre emzik kullanımının dişler üzerine olumsuz etkileri olabilir. Maloklüzyon, çapraşıklık gibi diş gelişim problemleri ve diş çürüğü gelişimini artırabilmektedir" dedi. "İlk 3-4 hafta emzik verilmemeli" DSÖ ve UNICEF tarafından yayınlanan başarılı emzirme listesinde; "Emzirilen bebeklere biberon, yalancı meme veya emzik türü herhangi bir şey verilmemelidir" maddesiyle emzik kullanılmaması önerilirken, Uzm. Dr. Torun, "Emzik kullanımının emzirmeyi bırakmaya yol açıp açmadığı hala belirlenememiştir. Fakat emziğe erken başlamak bebeğin doğru olmayan emme tekniği geliştirmesine neden olabilir. Bebek suni meme ucuna alışıp, doğal meme ucunu reddedebilir. Bu yüzden başarılı emzirme için erken bebeklik döneminde emzirme düzene girene kadar en az 3-4 hafta emzik verilmemesi önerilmektedir" dedi. "12 ile 18’nci aylarda bırakılmalı" Uzm. Dr. Nimet Karataş Torun konuşmasına şu sözlerle son verdi: "Eğer ebeveynler emzik kullanmaya karar vermişse seçilecek olan emzik sağlam ve esnek olmalı, toksik madde içermemelidir. Meme ucu ile başlık kolay ayrılmamalıdır. Yapıldığı maddeye göre en geç 1-2 ayda bir değiştirilmelidir. Her gün mutlaka temizlenmelidir. Emmeye heveslendirmek için emziğin ucu şekerli gıdalara batırılmamalıdır. Zararlı etkilerin en aza indirilmesi için 12-18’nci aylarda bırakılması sağlanmalıdır. Sonuç olarak emzik kullanımının olumlu ve olumsuz bazı etkileri bulunmaktadır. Bu yüzden ebeveynlerin bu riskler ve yararlar hakkında bilgilendirilmesi emzik kullanımı konusunda karar vermelerini destekler."
Eşinin cansız bedenini teşhis için morga geldi, demirlere yaslanıp gözyaşı döktü
19 Nisan 2025 Cumartesi - 10:47 Eşinin cansız bedenini teşhis için morga geldi, demirlere yaslanıp gözyaşı döktü Antalya’nın Kepez ilçesinde derede bulunan cesedin 3 Nisan’dan bu yana kayıp olan Yusuf Bektaş’a ait olduğunun belirlenmesinin ardından ailesi Antalya Adli Tıp Kurumu morguna geldi. Bektaş’ın eşi, morg kapısına yaslanıp uzun süre gözyaşı döktü. Antalya’nın Kepez ilçesi Altınova Sinan Mahallesi Hanımeli Sokak’tan geçen Düden Çayı’na sabah saatlerinde su teresi toplamak için inen bir vatandaşın ihbarıyla harekete geçen ekipler, su yüzeyinde sırtüstü yatan bir ceset buldu. Deniz polislerinin su altı kamerasıyla yaptığı ilk görüntülemede cesedin 3 Nisan’dan bu yana kayıp olan 36 yaşındaki kaynak ustası Yusuf Bektaş’a ait olabileceği ihtimali değerlendirildi. Üzerindeki kıyafetlerin benzerliği bu ihtimali güçlendirdi. Olay yerine gelen savcının incelemesinin ardından dalgıçlar tarafından sudan çıkarılan cesedin üzerinde çakmak ve Bektaş’ın eşine ait kredi kartı bulundu. Bu bulgularla birlikte cansız bedenin Yusuf Bektaş’a ait olduğu kesinleşti. Yusuf Bektaş’ın kayıp olarak arandığı süreçte 3 kişinin ifadeye çağrıldığı ve ardından serbest bırakıldığı belirtildi. Yusuf Bektaş’ın cenazesi, ölüm nedeninin belirlenmesi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Morga gelen adamın yakınları ise sinir krizi geçirdi. Bektaş’ın eşi Esma Nur Bektaş, morgun demir kapısına yaslanarak uzun süre ağladı. Kameralara yansıyan o anlar ise yürekleri burktu. "3 ve 4 yaşında iki çocuğumuz var" Esma Nur Bektaş, eşinin cinayete kurban gittiğini iddia etti. Beştaş, "3 Nisan saat 5 buçuktan sonra eşim annesinden eve çıkarken kayboldu. Üçünden de şikayetçiyiz. Ne gerekiyorsa cezası verilsin. Benim kocamın kanı yerde kalmayacak. Üstünde benim kredi kartım vardı, cebinde bin lira para vardı. 5 yıllık evliyim, iki çocuğum var, biri 4, biri 3 yaşında. Tüm dünya duysun kocamın kanını yerde bırakmayacağım" dedi. "Cebinde bin lirası vardı" Bektaş’ın annesi Elif Tüker de oğlunun cinayet kurbanı olduğunu iddia ederek, "Oğlum 3 Nisan’da kayboldu. En son 17.30’da gördüm. Evinin olduğu tarafa doğru gidiyordu. Televizyon programında ‘Senin oğlunu çuvala koydum, götürdüm’ dedi. Üçünden şikayetçiyim, üçünün de cezasını çekmesini istiyorum. Benim oğlumun kesinlikle kanı yerde kalmayacak. Ben oğlumu buldum. Cebinde bin lirası vardı. Bin lira için mi öldürdün?" diye konuştu. Acılı ailenin morg önündeki feryatları uzun süre devam etti. Yusuf Bektaş’ın cenazesinin Kurşunlu Mezarlığı’na defnedileceği öğrenilirken, olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.
Çevreci Komşu Kart ile bir ayda 1.36 milyar litre su kurtarıldı
19 Nisan 2025 Cumartesi - 10:32 Çevreci Komşu Kart ile bir ayda 1.36 milyar litre su kurtarıldı Muratpaşa Belediyesi’nin geri dönüşüm projesi Çevreci Komşu Kart ile mart ayında sadece evlerden bin 360 litre bitkisel atık yağ toplandı. Çevreye bırakıldığında orta büyüklükte bir göleti kirletebilecek kadar zararlı olan bu yağları biriktiren Muratpaşalılar, karşılığında 25 bin 840 lira kazandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen ’Sıfır Atık’ projesinin temelini oluşturan Çevreci Komşu Kart, Muratpaşa Belediyesi tarafından 2016 yılında iki mahallede pilot uygulama olarak başlatıldı. Elde edilen başarının ardından proje kısa sürede tüm ilçeye yayıldı. Projeyle birlikte evlerde kaynağında ayrıştırılan atıklar, belediye ekipleri tarafından belirli bir ücret karşılığında toplanıyor. Toplanan her atığın karşılığı, vatandaşların Çevreci Komşu Kartı’na bakiye olarak yükleniyor. Para kart özelliği taşıyan bu kart, alışverişlerde ve online ödemelerde kullanılabiliyor, aynı zamanda bankamatiklerden nakit çekim yapılabiliyor. Geri dönüşümle ekonomiye katkı Mart ayında cam, kağıt, plastik ve metal gibi geri dönüştürülebilir 79 bin 965 kilogram atık ilçe sakinlerinin evlerinden toplandı. Muratpaşalılar atmayıp biriktirdikleri bu atıklar karşılığında 102 bin 285 bin lira kazandı. Muratpaşa Belediyesi, ilçede aynı zamanda elektronik atıklar, tekstil atıkları ve bitkisel atık yağı Çevreci Komşu Kart projesi kapsamında topluyor. Martta 125 parça elektronik atık, 12 bin 744 kilogram tekstil atığı toplandı. Bin 360 litre bitkisel atık yağ da evlerden toplandı. Çevreye bırakıldığında orta büyüklükte bir göletin tamamını, 1.36 milyar litre temiz suyu kirletebilecek atık yağı dökmeyip biriktiren ilçe sakinleri 25 bin 840 lira kazandı.
Antalya’da 36 yaşındaki Gözde’nin şüpheli ölümünde erkek arkadaşı tutuklandı
18 Nisan 2025 Cuma - 18:38 Antalya’da 36 yaşındaki Gözde’nin şüpheli ölümünde erkek arkadaşı tutuklandı Antalya’da yalnız yaşadığı evinde ölü bulunan 36 yaşındaki Gözde Gökalp’in erkek arkadaşı Hüseyin Ş., çıkarıldığı nöbetçi mahkeme tarafından "kasten öldürme" suçlamasıyla tutuklandı. Konyaaltı ilçesi Sarısu Mahallesi’nde yalnız yaşayan Gözde Gökalp, önceki sabah saatlerinde evinde yüzüstü halde ölü bulunmuştu. Yurt dışında yaşayan ailesinin genç kadına uzun süre ulaşamaması üzerine, durumun erkek arkadaşı Hüseyin Ş.’ye bildirdiği öğrenildi. Hüseyin Ş., Gökalp’in ablasına eve gidip bakacağını söyledi. Aynı saatlerde baba da Antalya’da ikamet eden bir çilingir arkadaşından yardım istedi. Çilingirin kapıyı açmasının ardından Gökalp, oturma odasında yüzüstü hareketsiz şekilde bulundu. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, 36 yaşındaki genç kadının hayatını kaybettiğini belirledi. Gökalp’in vücudunda çeşitli yerlerde morluklar tespit edilmesi üzerine ölüm şüpheli olarak değerlendirildi. Olay yeri inceleme ekipleri ve Cumhuriyet Savcılığı tarafından detaylı inceleme başlatıldı. Gökalp’in cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na kaldırıldı. Otopsi işlemleri tamamlanan cenaze bu sabah ailesine teslim edildi. Adli Tıp önünde büyük üzüntü yaşayan baba, ayakta durmakta güçlük çekti. Gökalp’in cenazesi, yarın öğle namazının ardından Uncalı Camii’nde kılınacak cenaze namazıyla birlikte Boğaçayı Mezarlığı’nda defnedilecek. Olay sonrası gözaltına alınan Hüseyin Ş., Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği’nde sorguya alındı. Emniyete yansıyan ifadesinde Hüseyin Ş., önceki gün Gökalp’in telefonlarına cevap vermemesi üzerine apartmana geldiğini, ancak kapının açılmaması nedeniyle içeri girmediğini öne sürdü. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Hüseyin Ş., çıkarıldığı nöbetçi mahkemece "kasten öldürme" suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.
ALKÜ’de uzman isimler öğrencilerle buluştu
18 Nisan 2025 Cuma - 18:11 ALKÜ’de uzman isimler öğrencilerle buluştu Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesinde (ALKÜ) öğrencilerin geleceğine daha iyi dokunabilmek adına bir haftada alanında uzman isimlerin katılımıyla birçok konferans ve seminer yapıldı. Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ), son aylarda öğrenci ve personelinin eğitimine katkı sunmak adına konferans, seminer ve kültürel etkinliklere hız verdi. Dünyanın en iyi 50 öğretmeninden biri seçilen Dilek Livaneli, "Bir Dilek Yetmez" konulu konferansta öğrencilerle buluşarak tecrübelerini aktardı. Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı Genel Müdür Yardımcısı emekli Tuğgeneral Erhan Sipahioğlu’nun anlatımlarıyla "Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı, Vakıf Şirketleri, Türk Savunma Sanayii ile İlişkileri" konferansı düzenlendi. Konferansta TSK’nın son yıllardaki başarıları ile savunma ve taarruz teknolojilerinde kullanmak üzere ürettiği ürünler detaylarıyla anlatıldı. 61. Kütüphane Haftası Etkinliği kapsamında, Dr. Öğr. Üyesi Adem Karaca tarafından "Kütüphanecilik ve Türk Aydınlanması" isimli konferansta kütüphane ve bilimin önemine vurgu yapıldı. Bir diğer etkinlik ise Endüstri Mühendisliği Topluluğu tarafından düzenlenen "Mezun Buluşması" oldu. Buluşmada, özel sektörde yönetici konumunda olan ALKÜ mezunu Tarık Uzunyayla, Miraç Akça, Birol Olgun ve Murat Can Yalçın deneyim ve tecrübelerini öğrencilere aktardılar. Bilim konulu konferanslar ilgi gördü Bir başka etkinlik ise Endüstri Mühendisleri, Kariyer ve Türk Bilim ve Sanat Topluluklarının Genç MÜSİAD iş birliğiyle "İngilizcenin Matematiğini Yazan Adam" olarak adlandırılan Eğitmen Tamer Çağlı; öğrencilere İngilizce öğrenme yolundaki püf noktaları anlattı. Devam eden etkinliklerde Sağlık Bilimleri Fakültesi tarafından "Bilinçli Hasta Güvenli Tedavi" konulu konferansa verildi. Dr. Öğr. Üyesi Hatice Gülsoy’un moderatörlüğündeki etkinlikte Hemşire Serpil Yıldırım hasta hakları, Hekim Dr. Öğr. Üyesi İsmail Sarıkan tarafından hasta haklarında etik, hukukçu Dr. Öğr. Üyesi Latif Tile tarafından da malpraktis konuları anlatıldı. Yapay zekanın geleceği konuşuldu Eğitim Fakültesi ve Rafet Kayış Mühendislik Fakültesi tarafından "Yapay Zekânın Dönüştürdüğü Dünya Geleceğin Teknolojileri Konferansı"nda Dr. Öğr. Üyesi Ergün Kara, Dr. Öğr. Üyesi Özge Öztimur Karadağ, Prof. Dr. Murat Alper Başaran, Dr. Öğr. Üyesi Akın Oktav; yapay zekâ uygulamaları, bireysel gelişim ve gelecek konularını anlattılar. ALKÜ Alev Alatlı Konferans Salonu, Eğitim Fakültesi Başöğretmen Atatürk Konferans Salonu, İİBSF Konferans Salonu ve Mühendislik Fakültesi Konferans Salonu’nda yapılan etkinliklere Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Kılıç, Prof. Dr. Atıf Bayramoğlu, Prof. Dr. Oğuz Karahan, Genel Sekreter Hüseyin Er, dekanlar, MYO müdürleri, akademisyenler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.