Yerel Haberler
Antalya
SOLOTÜRK Antalya’da nefes kesti: 23 Nisan kutlamalarında gökyüzü bayraklarla buluştu 23 Nisan 2026 Perşembe - 18:47:03 Türk Hava Kuvvetlerinin akrobasi ekibi SOLOTÜRK, Antalya’da 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları kapsamında gerçekleştirdiği gösteriyle binlerce kişiye unutulmaz anlar yaşattı. Konyaaltı Sahili ve Olbia Kent Meydanı’ndan izlenen gösteride vatandaşlar, Türk bayrakları ve marşlar eşliğinde gökyüzündeki heyecana ortak oldu. Türk Hava Kuvvetlerinin akrobasi ekibi SOLOTÜRK, Antalya’da 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları kapsamında gerçekleştirdiği gösteriyle binlerce vatandaşı bir araya getirdi. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106’ncı yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla düzenlenen etkinlikler kapsamında, Türk Hava Kuvvetleri F-16 Akrobasi Timi SOLOTÜRK Antalya semalarında uçuş gerçekleştirdi. Konyaaltı Sahili ile Olbia Kent Meydanı’ndan izlenen gösteri, alanı dolduran vatandaşlara heyecan dolu anlar yaşattı. Gösteriyi izlemek için saatler öncesinden sahile gelen vatandaşlar, kamp sandalyeleri ve Türk bayraklarıyla yerlerini aldı. Binlerce kişi, SOLOTÜRK’ün gerçekleştirdiği manevraları büyük ilgiyle takip ederken, o anları cep telefonlarıyla kayda aldı. Çocuklardan SOLOTÜRK’e yoğun ilgi Prova uçuşunu izleyen çocuklar, gösterinin kendilerinde büyük heyecan uyandırdığını söyleyerek, şöyle konuştu: "Seneye bir tane daha istiyorum. 23 Nisan bizim için çok değerli bir bayram, arkadaşlarımla SOLOTÜRK’ü izlemeye geldim. İnanılmazdı, üzerimden geçerken titredim. Hayatımda bu kadar iyi bir şey görmedim." "Pilotlarımızdan, yetiştiren anne babasından Allah razı olsun" Gösteri sırasında çalan marşlara ellerindeki Türk bayraklarıyla eşlik eden vatandaşlardan Döne Karatuğ ise yaşadığı heyecanı, "Kulaklarım uğuldadı, pilotlarımızdan, yetiştiren anne babasından Allah razı olsun. Çok heyecanlandım, bayrak salladım. Her sene gelip izleriz" sözleriyle anlattı. Engelli oğluyla birlikte her yıl gösteriyi izlemeye geldiğini belirten Seher Leylek de, "Korkuteli’nden hususi geldik, uçak gösterisini engelli oğlumla her sene izlemeye geliriz. 54 yaşındayım ama bugün çok heyecanlandım, memnun oldum" diye konuştu.
23 Nisan 2026 Perşembe - 15:55 Ormanlık alanda bir kişinin cansız bedeni bulundu Antalya’da ormanlık alanda bir kişinin cansız bedeni bulundu. Olayı haber alarak bölgeye gelen şahsın kardeşi, "Ölmüş mü?" diye çöktüğü yerde gözyaşlarına boğuldu. Olay, saat 12.30 sıralarında Muratpaşa ilçesi Güzeloba Mahallesi Lara Plajları yakınında bulunan ormanlık alanda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, öğle saatlerinde arazi araçları bölgeye gelen ve ormanlık alan içerisinde tur atan vatandaşlar ağaçlık alanın kenarında bir kişinin yattığını gördü. İlk başta şahsın uyuyor olabileceğini düşünün vatandaşlar bir süre sonra aynı noktadan geçerken şahsı aynı şekilde görünce olumsuz bir durum olabileceğini düşünerek yanına gitti. Hareketsiz şekilde yerde yatan şahsın tepki vermemesi üzerine vatandaşların durumu 112 Acil çağrı Merkezi’ne bildirmesi üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yakınları sinir krizi geçirip fenalaştı Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrollerde isminin Oğuz K. (41) olduğu öğrenilen şahsın kaybettiği belirlendi. Olay yerinin yola 500 metre mesafede bulunması ve bölgeye binek araçlar ile ulaşım olmaması nedeniyle polis ekipleri arazi aracı ile olay yerine getirildi. Bu sırada Oğuz K.’ya birkaç gündür ulaşamayan ve olayı haber alarak bölgeye gelen kardeşi "Ölmüş mü?" diyerek çöktüğü yerde gözyaşlarına boğuldu. Oğuz K.’nın cansız bedenini yanında bulunan boş ilaç kutuları sebebiyle intihar ihtimali üzerinde durulurken savcılık ve olay yeri inceme ekibinin çalışmasının ardından cenaze kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Uyuyor sanıp yanına gittiler Arazi aracı ile ormanlık alanda gezerken Oğuz K.’nın cansız bedenini bulan vatandaşlardan Celal Biçer (18), "Bugün işimiz erken bitti , biz de evin önünde top oynuyorduk yani evin önünde durmamız lazımdı herhangi bir iş olursa hemen gidelim diye. Sonra canımız sıkıldı ormana gelelim dedik. Normalde biz her zaman geliyoruz ormana. Biz adam uyuyor diye yanına gittik, ilk önce seslendik, adam ölmüştü. Daha sonra ekiplere haber verdik" dedi.
23 Nisan 2026 Perşembe - 15:53 Halde anahtarı üzerinde bırakılan biber yüklü kamyonet çalındı Antalya’nın Serik ilçesinde sebze meyve halinde anahtarı üzerinde bırakılan biber yüklü kamyonet çalındı. Hırsızlık anı iş yerinin güvenlik kameralarına yansıdı. Olay, Serik Sebze ve Meyve Toptancı Hali’nde gece saat 00.30 sıralarında meydana geldi. Anahtarı üzerinde bırakılan park halindeki kapya biber yüklü kamyonet, kimliği belirsiz yüzü maskeli bir kişi tarafından çalındı. İş yeri sahibi, gece saatlerinde iş yerine geldiğinde aracın yerinde olmadığını fark etmesi üzerine güvenlik kamerası kayıtlarını inceleyince kamyonetin çalındığını fark etti. Vatandaş durumu polise bildirdi. İş yeri çalışanı Ramazan Barut, gece saatlerinde geldiklerinde arabanını yerinde olmadığını görünce hırsızı kameradan tespit edip, durumu polise bildirdiklerini söyledi. İş yeri sahibi Ramazan Gök ise, "Aracı çalan kişi maskeli. Yüzünde kar maskesi var. Direkt aracın yanına gelip, nokta atışı yaparak araca biniyor. Aracı çalıştırıp buradan uzaklaşıyor. Durumu polise bildirdik. İfadelerimizi aldılar. Polisten sevindirici bir haber bekliyoruz. Kişiyi tanımıyoruz. Herhangi bir düşmanımız yok. O sırada burada bekleyen çok sayıda araç var. Hepsinin kontak anahtarları üzerinde. Başımıza böyle bir olay geldi. Kasıtlı yapılmış gibi düşünüyoruz. Üzerinde kapya biber yüklüydü. Yaklaşık 20-25 bin liralık biber vardı. Şu anda ne olduğu belli değil" dedi. Güvenlik kamerası kayıtlarında yüzü maskeli bir kişinin önce aracın yanından geçtiği, 2 dakika sonra tekrar geri dönerek araca binip çalıştırıp gittiği görüldü. Güvenlik kamera kayıtlarını inceleyen polis, aracı çalan şüpheliyi ve aracı bulmak için çalışma başlattı.
Antalya’da 38 bin Euro dolandırıldı, ertesi gün şüpheliler tespit edilince şaka yapılıyor sandı
09 Mart 2026 Pazartesi - 09:51 Antalya’da 38 bin Euro dolandırıldı, ertesi gün şüpheliler tespit edilince şaka yapılıyor sandı İzmir’de lisanslı tehlikeli atık geri kazanım işi yapan Nesimi Üzar, ticaret için geldiği Antalya’da 38 bin Euro dolandırıldı. Antalya Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin yürüttüğü çalışma sonucu şüpheliler kısa sürede tespit edilirken, Üzar parasına kavuştu. Yaşadığı süreci anlatan Üzar, "Şaka yapılıyor sandım. Bu kadar çabuk ilgileneceklerini düşünmedim. Şahıslarla uzlaşarak paramı tahsil ettim" dedi. İzmir’de lisanslı olarak tehlikeli atık geri kazanım işi yaptığını belirten Nesimi Üzar, kimyasal atık alımına yönelik ticari görüşme için geldiği Antalya’da dolandırıcılık mağduru oldu. Yapılan görüşme sırasında 38 bin Euro’su alınan Üzar, durumu polis ekiplerine bildirdi. Antalya Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin yürüttüğü çalışma sonucu şüpheliler kısa sürede tespit edilirken süreç sonunda taraflar arasında uzlaşma sağlandı ve Üzar parasına kavuştu. Şüphelilerin başka dosyalarının da olduğu ve bundan dolayı tutukluluğunun devam ettiği belirtildi. "Döviz bürosuna götürme bahanesiyle parayı aldılar" Yüksek Kimya Mühendisi Nesimi Üzar, kimyasal atık ticareti kapsamında Antalya’ya geldiklerini ve bazı kişilerle atık alımı konusunda pazarlık yaptıklarını dile getirdi. Atıkların lisanslı araçlarla taşınması gerektiğini belirten Üzar, tonajın net olmaması nedeniyle yanlarında bir miktar fazla para bulundurduklarını ifade ederek şöyle konuştu: "Tonaj belli olmadığı için bazı variller dolu, bazıları boş olabiliyor. Bu nedenle yanımızda yaklaşık 38 bin euro vardı. ‘Bu para bankadan gelmeyecekse kontrol edelim’ diyerek döviz bürosuna götürmek bahanesiyle benden 38 bin Euro’yu aldılar. Daha sonra kendilerine bir daha ulaşamadık." Karakola giderek durumu anlattı Yaşadığı olayın ardından vakit kaybetmeden Yeni Mahalle Karakolu’na giderek durumu polis ekiplerine anlattığını belirten Üzar, burada görevli polis memurlarının kendisine yardımcı olduğunu söyledi. Aracının yanında olmadığını ve mağduriyet yaşadığını belirten Üzar, polis ekiplerinin kendisini Antalya Emniyet Müdürlüğü Yankesicilik ve Dolandırıcılık Büro Amirliği’ne araçlarıyla götürdüğünü ifade etti. Kamera kayıtları incelendi, şüpheliler tespit edildi Üzar, emniyetteki ifadesinin ardından ekiplerin kendisi Antalya’dan ayrılmadan verdiği adrese giderek kamera kayıtlarını incelemeye başladığını belirtti. Çalışmaların kısa sürede sonuç verdiğini ifade eden Üzar, şunları söyledi: "Ben şaka yapılıyor sanıyordum. Bu kadar çabuk ilgileneceklerini düşünmedim. Ertesi gün bana kamera görüntülerinden çıkartılan fotoğrafları gösterdiler. Görüntülü telefonla benimle irtibata geçtiler. Şahısları bulmuşlardı, kimlikleri tespit edilmişti." Deliller toplandı, savcılığa gönderildi Polis ekiplerinin gerekli delilleri toplayarak dosyayı Cumhuriyet Savcılığı’na intikal ettirdiğini belirten Üzar, savcılık sürecinde şüphelilerin adli sicil kayıtlarının da dikkate alındığını söyledi. Süreç sonunda şüphelilerin tutuklandığını ifade eden Üzar, "Ben şahıslarla uzlaşarak paramı tahsil ettim, şahısların tutukluluğu devam ediyor" dedi. 38 bin euronun şirketi için çok büyük bir sermaye olduğunu vurgulayan Üzar, yaşanacak kaybın yalnızca kendisini değil, iş yerini ve çalışanlarını da etkileyeceğini belirtti. Dolandırıcılık nedeniyle ciddi bir sıkıntıya girdiklerini dile getiren Üzar, "Bu bizim sermayemiz. Bu atıklardan para kazanıyoruz. Bu kadar büyük bir miktarın şirketimizden alınması iş yerimizin küçülmesine, işçi çıkarmamıza sebep olabilirdi. Atıklarını aldığımız firma da mağdur olacaktı. Bir sürü mağduriyet ortaya çıkacaktı" ifadelerini kullandı. "Toplumumuzdan ayıkladıkları için ne kadar teşekkür etsek azdır" Şüphelilerin başka insanları da mağdur ettiğini dosyadan öğrendiğini dile getiren Üzar, emniyet güçlerinin yalnızca kendi mağduriyetini gidermediğini, aynı zamanda toplum adına da önemli bir görev yerine getirdiğini söyledi. Antalya Emniyet Müdürlüğü personeline teşekkür eden Üzar, "Dolandırıcı şahıslar anladığım kadarıyla başka insanları da mağdur etmişler. Bunu adli sicil kayıtlarından gördüm. Emniyet müdürlüğümüz bu insanları toplumumuzdan ayıkladığı için onlara ne kadar teşekkür etsek az. Çok büyük bir sıkıntıya girmiştik ama sağ olsunlar böyle bir mağduriyete gerek kalmadan bu süreç çözüldü. Baştan savmadılar. Savmadıkları gibi sanki kendi dertleriymiş gibi ilgiyle dinlediler. Çok teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.
Prof. Dr. Özkan: "Kadınlarını geri bırakan toplumun ileri gitmesi imkansız"
08 Mart 2026 Pazar - 22:24 Prof. Dr. Özkan: "Kadınlarını geri bırakan toplumun ileri gitmesi imkansız" Akdeniz Üniversitesi ev sahipliğinde Antalya Azerbaycan Kültür ve Dayanışma Derneği koordinasyonunda "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" etkinliği düzenlendi. Antalya Olgunlaşma Enstitüsü’nün Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Konferans Salonunda düzenlenen etkinlikte konuşan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Özlenen Özkan, Kadınlar Günü’nde, tarihi boyunca töresi gereği kadınları baş tacı etmiş iki kardeş ülkenin kadınları olarak bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyduklarını söyledi. Savaşlar, iklim krizi, derinleşen eşitsizlik, artan yoksulluk, göçlerle insanlık olarak belki de tarihin en karmaşık dönemlerinden birini yaşadıklarına dikkat çeken Özkan, "Bu kaosun en ağır bedelini kadınlar ve çocuklar ödüyor. Hafızalarımızdaki yaralar çok taze. Yakın coğrafyamızda çatışma bölgelerinde okulların, hastanelerin hedef alındığına şahit oluyoruz. Daha 1 hafta önce İran’da İsrail ve ABD tarafından bir okula yapılan bombalı saldırıda 150’nin üzerinde kız çocuğu yaşamını yitirdi. Gazze’den Afganistan’a, Yemen’den Suriye’ye kadar bu trajedinin örneklerini defalarca izledik. Ama şunu unutmamalıyız, kadın sadece kaosun ilk ve en acı kurbanı değil. Aynı zamanda çözümün de merkezidir. Çünkü kadın varsa umut da vardır" dedi. "Sıfır atık yaklaşımı en güzel örnek" Özkan, "Liderlikte kadın dokunuşunun farkını görmek için çok uzaklara bakmaya gerek yok. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendinin liderlik ettiği Sıfır Atık yaklaşımı bunun en güzel örneklerinden biridir. Ülkemizin öncülük ettiği bu yaklaşım, Birleşmiş Milletler tarafından 30 Mart’ın Uluslararası Sıfır Atık Günü olarak ilan edilmesiyle küresel düzeyde de görünür hâle gelmiştir. Daha sonra Birleşmiş Milletler bünyesinde sıfır atık alanında bir danışma yapısının kurulması da bu çabanın uluslararası etkisini göstermektedir. Bu tablo, çevre duyarlılığıyla sorumluluk bilincinin birleştiğinde kadın liderliğinin yalnızca ulusal ölçekte değil, küresel ölçekte de nasıl karşılık bulabildiğini göstermesi bakımından önemlidir. İşte bu, tam anlamıyla bir kadın liderliğidir. Doğayı koruma içgüdüsünü, israfı önleme bilgeliğini ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma sorumluluğunu küresel bir eyleme dönüştürmektir. Bu başarı, liderliğin insanlığın ortak yararı için çalışan her yürekte ve her zihinde var olabileceğini kanıtlamıştır" şeklinde konuştu. "Kadınlar için bir ayrıcalık istemiyoruz" "Biz kadınlar için bir ayrıcalık istemiyoruz. Biz bir lütuf talep etmiyoruz. Biz yalnızca hakkaniyet istiyoruz. Eğitimli, donanımlı, çalışkan ve liyakat sahibi kadınların önündeki görünür ya da görünmez engellerin kaldırılmasını istiyoruz" diyen Özkan, "Kadın meselesi, sadece kadınları ilgilendiren bir konu değildir. Bu mesele; adalet meselesidir, medeniyet meselesidir, kalkınma meselesidir. Bir toplumun kadınlara nasıl baktığı, aslında geleceğe nasıl baktığını da gösterir. Bir kadın, sadece kadın olduğu için bir göreve gelmemelidir. Ama sadece kadın olduğu için hak ettiği yerden uzak tutulması da kabul edilemez. Mesele tam da budur: ayrıcalık değil, adalet. Sembol değil, temsil. Kota değil, fırsat eşitliği. Ve en önemlisi, liyakat. Çünkü biliyoruz ki bir ülkede kadınların eğitime, üretime, yönetime ve karar alma süreçlerine güçlü biçimde katıldığı her alan, o ülkenin geleceğini de güçlendirir. Kadınların geri planda bırakıldığı toplumlar ise kendi potansiyelinin yarısından vazgeçmiş olur" ifadelerini kullandı. "Kadınlarını geri bırakan toplumun ileri gitmesi imkansız" Prof. Dr. Özkan, Akdeniz Üniversitesi olarak bilimin ve eğitimin dönüştürücü gücüne inandıklarını belirterek, "Gençlerimizin önünü açan, kadınların üretimde ve yönetimde daha görünür olduğu, liyakatin esas alındığı bir Türkiye idealine inanıyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği çağdaşlaşma hedefinin, kadınların toplumsal hayatta hak ettikleri yeri almasıyla mümkün olduğunu çok iyi biliyoruz. Çünkü kadınlarını geri bırakan bir toplumun ileri gitmesi mümkün değildir. Böylesi bir zamanda, kadınların hayata kattığı merhameti, dirayeti ve onarıcı gücü daha iyi anlıyoruz. Bu vesileyle hayatın her alanına emeğiyle, aklıyla, vicdanıyla değer katan tüm kadınlar olmak üzere; Azerbaycan’ın ve Türkiye’nin bütün güçlü kadınlarını saygıyla selamlıyor, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü yürekten kutluyorum" dedi. AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Sağlık Politikaları Başkanı Esma Atasoy ise Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan ile yaptığı konuşmada Akdeniz Üniversitesi’nde kadın çalışan sayısının yüksek olduğunu öğrendiğini söyleyerek teşekkürlerini iletti. Atasoy, kamu eli ile yapılan kadın çalışmalarını katılımcılara anlattı. AK Parti Antalya İl Kadın Kolları Başkanı Gülçin Özboz, kadınların birçok alanda temsil edildiğini ifade etti. Özboz, Azerbaycan ve Türkiye birlikteliğini gösteren programın çok kıymetli olduğunu söyledi. Programın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. "Antalya’da kadınlar güçlü bir şekilde temsil ediliyor" Antalya Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Emine Erkal, kurum olarak yaklaşık 10 yıldır yörük kadını üzerine araştırmalar yaptıklarını ifade etti. Yörük kadınlarının, kadın haklarında her zaman çok kuvvetli olduğunu söyleyen Erkal, Antalya’da kadınların güçlü bir şekilde temsil edildiğini ifade etti. Dr. Aynur Gök ve Kadın ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Mahru Nurullayeva Azerbaycan’daki sağlık ve kadın hakları üzerine sunumlarını gerçekleştirdi. Antalya Azerbaycan Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Azer İsmayıl, programın düzenlemesinde emeği geçenlere teşekkür ederek 8 Mart Kadınlar Günü’nü tebrik etti. Dans gösterileri ve kanun dinletisiyle renklenen etkinlik, müzik dinletisinin ardından düzenlenen kapanış seremonisiyle sona erdi. Program sonunda tüm konuşmacılara emekleri ve katkıları için gül buketi ve kitap takdim edildi. Serginin sonunda Rektör Özkan ve beraberindeki heyet, salon girişinde Antalya Olgunlaşma Enstitüsü tarafından düzenlenen Yörük Baş ve Aksesuarları Sergisi ve Antalya Azerbaycan Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından düzenlenen kültürel sergiyi gezdi.
Telefon hattı kopyalanıp arkadaşlarından para istendi: "Benim canım yandı, başkasının yanmasın"
08 Mart 2026 Pazar - 21:58 Telefon hattı kopyalanıp arkadaşlarından para istendi: "Benim canım yandı, başkasının yanmasın" Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde telefon hattının kopyalandığını iddia eden bir vatandaş dolandırıcılık olayının mağduru oldu. Kendi adına açılan WhatsApp hesabı üzerinden arkadaşlarından para istendiğini belirten Sezer Sarı, "Benim canım yandı, başkasının yanmasın" diyerek vatandaşların dikkatli olmasını istedi. Gazipaşa’da yaşayan Sezer Sarı, son dönemde yaygınlaşan yeni bir dolandırıcılık yönteminin mağduru oldu. Normal bir telefon görüşmesiyle başlayan sürecin kısa sürede dolandırıcılığa dönüştüğünü söyleyen Sarı, yaşadıklarını anlattı. İddiaya göre kendisini arayan kişiler, Tivibu kurulumu için talep oluşturulduğunu belirterek kendisinden bilgi almak istediklerini söyledi. Ancak Sarı, böyle bir talebi olmadığını belirterek durumu kabul etmedi. Görüşme sırasında Türk Telekom üzerinden telefonuna bir onay kodu geldiğini belirten Sezer Sarı, daha sonra hattının kopyalandığını öğrendiğini söyledi. Arkadaşlarından para talebinde bulunulmuş Hattın kopyalanmasının ardından dolandırıcıların kendi adına yeni bir WhatsApp hesabı oluşturduklarını söyleyen Sarı, bu süreçte telefonunun sürekli meşgul çaldığını ve arama kısıtlamasına alındığını fark ettiğini, bu nedenle gelen aramaları cevaplayamadığını belirtti. Sarı, dolandırıcıların WhatsApp üzerinden telefon rehberinde bulunan kişilere mesaj gönderdiği ve acil nakit ihtiyacı olduğu belirtilerek para talebinde bulunduğunu öğrendiğini söyledi. Bazı arkadaşlarının bu mesajları gerçek zannederek farklı miktarlarda kendilerine gönderilen IBAN’a para gönderdiklerini belirten Sarı, yaşanan durumun kendisini oldukça zor durumda bıraktığını dile getirdi. "Benim canım yandı, başkasınınki yanmasın" Dolandırıcıların mesajlarda kendi adını kullanmadığını, ancak aynı soyadı taşıyan yeğeni ve amcasının isimlerini kullanarak güven sağlamaya çalıştıklarını da ifade eden Sarı, durumu fark eder etmez yetkililere giderek şikayetçi olduğunu belirtti. Benzer olayların başkalarının da başına gelmemesi için dikkatli olunması gerektiğini vurgulayarak vatandaşlara şu uyarıda bulanan Sarı, "Benim canım yandı, başkasının canı yanmasın. Tanımadığınız kişilerden gelen aramalara dikkat edin. Telefonunuza gelen doğrulama kodlarını kesinlikle kimseyle paylaşmayın. Böyle durumlarda hemen operatörünüzle ve emniyetle iletişime geçin" dedi. Yetkililer ise son dönemde telefon hattı kopyalama ve WhatsApp hesaplarının ele geçirilmesi yöntemiyle yapılan dolandırıcılık vakalarında artış yaşandığını belirterek vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı.
Kepez’in iftar sofraları Başköy ve Gaziler’e kuruldu
08 Mart 2026 Pazar - 14:15 Kepez’in iftar sofraları Başköy ve Gaziler’e kuruldu Kepez Belediyesi, Başköy Mahallesi pazar yerinde düzenlenen iftar yemeğinde Odabaşı ve Başköy, Gaziler mahallesi kapalı pazar alanında da Altıayak ve Gaziler mahallesi sakinlerini gönül sofralarında bir araya getirdi. Başköy Mahallesi pazar yerinde kurulan iftar sofrasında Odabaşı ve Başköy mahallelerinin sakinleri bir araya geldi. Vatandaşlar, aynı sofrada oruçlarını açarak hem Ramazan’ın manevi atmosferini paylaştı hem de komşularıyla keyifli bir akşam geçirdi. Başköy Mahallesi’nde düzenlenen iftar yemeğinde konuşan Kepez Belediyesi Başkan Vekili Mesut Emrah Yıldırımlar, Başkan Mesut Kocagöz’ün sevgi ve selamlarını iletti. Tüm vatandaşların Ramazan ayını tebrik eden Yıldırımlar, bu ayın herkese birlik ve beraberlik, kardeşlik getirmesi temennisinde bulundu. Kepez Belediyesi olarak vatandaşlara en güzel hizmet çalışmalarını ulaştırabilmek için gece gündüz çalıştıklarını ve vatandaş ile belediye arasında köprü vazifesi gören kıymetli muhtarların çok büyük katkısı olduğunu belirten Yıldırımlar, Kepez’in muhtarlarına hizmetlerinden dolayı teşekkür etti. Gaziler’de gönül sofraları Gaziler Mahallesi kapalı pazar alanında düzenlenen iftar programında ise Altıayak ve Gaziler mahalle sakinleri buluştu. Yoğun katılımın olduğu programda vatandaşlar gönül sofralarında bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. Gaziler Mahallesi’ndeki iftar yemeğine katılan Kepez Belediyesi Başkan Vekili Erdoğan Yarbaş, mahalle sakinlerine kendi elleriyle yemek ikramında bulunarak, "Ramazan-ı Şerif’leriniz mübarek olsun. Allah nice Ramazanlara ve bayramlara yetiştirmeyi nasip eylesin. Gelmekte olan bayramlarınızı da en içten dileklerimle kutluyorum" dedi. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla iftar yemeğinde bulunan kadınların gününü kutlayan Yarbaş, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün de sevgi ve selamlarını ileterek konuşmasını tamamladı.
Başkan Kocagöz işçi elbisesini giydi, iş makinesinin başına geçti
08 Mart 2026 Pazar - 13:55 Başkan Kocagöz işçi elbisesini giydi, iş makinesinin başına geçti Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, sahada belediye ekipleriyle birlikte mesai yaptı. Damperli kamyondan greyderine kadar birçok iş makinesini kullanan Kocagöz, "Bugün sizin çalışanınızım" dedi Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, ilçedeki hizmet seferberliğini yerinde incelemekle kalmadı, direksiyon başına geçerek çalışmalara bizzat katıldı. Fen İşleri Müdürlüğü ekiplerinin sabah mesaisine sürpriz bir ziyaret gerçekleştiren Başkan Kocagöz, işçi kıyafetlerini giyerek gün boyu damperli kamyon, buldozer ve greyder kullandı. "Bugün sizin çalışanınızım" Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte Fen İşleri Müdürlüğü’nün Fevzi Çakmak Mahallesi şantiyesine giden Başkan Kocagöz, mesai öncesi işçilerle bir araya geldi. Direksiyon başına geçti, kot ölçümü yaptı İş sağlığı ve güvenliği eğitiminin ardından sahaya çıkan Başkan Kocagöz, Altınova, Şelale Mahallesi ve Akdeniz Üniversitesi bölgelerindeki yol çalışmalarına katıldı. Önce damperli kamyonun direksiyonuna geçerek toprak taşıyan Kocagöz, ardından buldozerle dolgu malzemesi yaydı, greyderle yolun alt tabanını düzenledi, silindirle zemin sıkıştırma işlemi yaptı. Başkan Kocagöz, sadece iş makinesi kullanmakla yetinmeyip, arazi ölçüm cihazıyla yolların kot ve eğimlerini de tek tek ölçtü. "Ben de bir işçi çocuğuyum" Çalışmalar sırasında işçilere seslenen Kocagöz, emeğin kutsallığına vurgu yaparak, "Bir işi en iyi bilen, o işi yapandır. Ben işçi çocuğuyum; sizin dertlerinizi hissetmek, o zorluğu yaşamak için buradayım. Burada harcadığımız her kuruşta yetimin hakkı var, bu bilinçle çalışıyoruz" dedi.
Bir bisküvi kutusuyla başladı, 15 bine yakın parçadan oluşan etnografya koleksiyonuna dönüştü
08 Mart 2026 Pazar - 11:37 Bir bisküvi kutusuyla başladı, 15 bine yakın parçadan oluşan etnografya koleksiyonuna dönüştü Antalya’da ressamlığa adım attığı ilk yıllarda aynı zamanda antika eşya toplamaya başlayan Salih Yön’ün bir bisküvi kutusuyla başlayan merakı, bugün 15 bine yakın parçadan oluşan kapsamlı bir etnografya koleksiyonuna dönüştü. Geçmişe olan ilgisinin çocuk yaşlarda başladığını anlatan Yön, "10 yaşıma kadar kullandığım tüm eşyalarımı bir bisküvi kutusunda saklayarak başladım. Mantar tabancam, sapanım, misketlerim, terliğim, boya kalemlerim, kumbaram O yıllara ait ne varsa o kutunun içindeydi" dedi. Aradan geçen yaklaşık 51 yılda koleksiyon 15 bin parçaya ulaştı. Antalya il merkezi başta olmak üzere Döşemealtı, Çeltikçi, Burdur, Bucak, Ağlasun, Isparta, Akseki ve İbradı yörelerinde 100 ila 400 yıl önce kullanılmış çok sayıda etnografik eser koleksiyonda yer alıyor. Taş el değirmeni, kömürlü ütü, gaz lambası, gaz ocağı, gece feneri, bakır kazan, tencere, tas, tava, ibrik, su küpleri, çanak-çömlek, beşik, elek, tırmık, kara saban, yayık, at ve eşek semeri, taş plak, gramofon, tüfek ve kılıç gibi 2 binden fazla çeşit eşya, sanat atölyesinin zemin katında oluşturulan mini etnografya müzesinde sergileniyor. "25 yıllık müze mücadelesi" 25 yıldır Antalya’da yaşayan Yön, Hava Kuvvetleri’ndeki resim öğretmenliği görevinden istifa ederek kente yerleştiğini belirtti. İki katlı kendisine ait mekânın üst katında resim çalışmalarını sürdürürken, alt katta etnografya müzesi kurma hayalini gerçekleştirmek için mücadele verdiğini söyledi. Koleksiyonunu bir dönem yerel yönetime bağışlayarak müze açılmasını teklif ettiğini ancak olumlu bir yanıt alamadığını ifade eden Yön, bu süreçten sonra kendisine bir söz verdiğini dile getirdi: "Bu müzeyi açmadan ölmeyeceğim." Annesinin vefatının ardından mirasçılardan 400’er metrekarelik iki katlı evi satın aldığını belirten sanatçı, önümüzdeki aylarda müzeyi burada resmen hayata geçirmeyi planladığını söyledi. "Hem kendime verdiğim sözü tutmuş olacağım hem de doğduğum topraklara vefa borcumu ödeyeceğim" dedi. "39 Sergi, 40’ıncısı yolda" Sanat yaşamı boyunca 39 kişisel sergi açan Yön, 40. kişisel sergisi için çalışmalarını tamamladığını ve önümüzdeki aylarda sanatseverlerle buluşacağını belirtti. Sanatı bir yaşam biçimi olarak gördüğünü ifade eden Yön, eserlerinde sıkça sorulan "Neden sarı?" sorusuna ise şu sözlerle yanıt verdi: "Benim resimlerimdeki hakikat sizin gözünüzle gördüklerinizde değil, göremediklerinizde saklıdır. Bunun en büyük şahidi insanın kendi yüreğidir." Başarıyı ise ömür boyu süren bir yolculuk olarak tanımlayan sanatçı, "Başarı; amacı olan bir insanın, potansiyelinin zirvesine çıkmak için çıktığı yola iyilik tohumları ekmesidir" dedi. "Sanatçı mum gibi olmalı" Toplumu geçmişiyle buluşturup geleceğe hazırlamayı hedeflediğini belirten Yön, bu anlayışını etnografya müzesi projesiyle de somutlaştırmak istediğini söyledi. Sanatın topluma yön vermesi gerektiğini vurgulayan Yön, sanatçıyı ise şu sözlerle tanımladı: Yaklaşık 50 yıllık sanat ve koleksiyon yolculuğunda hem tuvale hem tarihe dokunan Salih Yön, şimdi iki katlı mekanında eserlerini sergiliyor. Salih Yön’ün Merzifon’da görev yaparken 25 yıl önce tanıştığı arkadaşı İhsan Aktaş, yaklaşık 25-26 yıla dayanan dostluklarının olduğunu söyledi, Aktaş, sanatçıyla olan geçmişlerinin hem mesleki hem de duygusal anlamda özel bir yere sahip olduğunu söyledi. Envanter çalışmalarının titizlikle yürütüldüğünü belirten Aktaş, her eserin kayıt altına alındığını, isimlerinin yazıldığını ve envanter numaralarının verildiğini ifade etti. Yaşadıkları anlamlı bir anıyı da paylaşan Aktaş, sanatçının babasının da ressam olduğunu ve yıllar önce kendisine hediye ettiği bir daktiloyu bu mekânda yeniden görmenin kendisi için çok özel bir duygu olduğunu dile getirdi. "Yaklaşık 25-26 yıl önce verilmiş bir emaneti burada görmek bizi hem duygulandırdı hem mutlu etti. Çok güzel bir anı oldu" dedi. Eserlerin toparlanarak yeniden topluma kazandırılmasının ve tarihle buluşturulmasının son derece değerli bir çalışma olduğunu vurgulayan Aktaş, bunun ulvi bir duygu olduğunu ifade etti.
Büyükşehir Belediyesi’nin kadınlara yönelik destekleri istihdama dönüşüyor
08 Mart 2026 Pazar - 11:24 Büyükşehir Belediyesi’nin kadınlara yönelik destekleri istihdama dönüşüyor Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin kadın istihdamını artırmaya yönelik uygulamaları, üretime ve girişimciliğe dönüşen başarı hikâyeleriyle dikkat çekiyor. Belediyenin sağladığı destekler, kadınların yalnızca gelir elde etmesine değil; sosyal hayatta daha güçlü, daha görünür ve daha özgüvenli bireyler olarak yer almalarına da imkân tanıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin kadınlara yönelik hayata geçirdiği projeler, kent genelinde üretim ve istihdama katkı sağlamaya devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi tarafından kadın kooperatiflerine sağlanan ücretsiz alanlar, üretim ve satış faaliyetlerinin sürdürülebilir şekilde yürütülmesine imkân tanıyor. Bu alanlarda kadınlar gıda üretiminden hizmet sektörüne, el sanatlarından terziliğe kadar farklı alanlarda faaliyet gösteriyor. ATASEM kapsamında verilen ücretsiz eğitimler de kadın istihdamında önemli rol oynuyor. Güzellik ve bakım, tekstil, el sanatları ile çeşitli hizmet alanlarında düzenlenen kurslar, kadınların sertifika alarak iş hayatına katılımını sağlıyor. Kadın kooperatifleri ekonomiye katkı sağlıyor Büyükşehir Belediyesi tarafından kadın kooperatiflerine tahsis edilen ücretsiz üretim ve satış alanları, kadınların kira yükü olmadan üretim yapmasına imkan sağlıyor. Korkuteli ilçesinde Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından ücretsiz olarak tahsis edilen Kadın Kooperatifleri Üretim ve Satış Merkezi’nde üretim yapan kadınlar, sağlanan desteğin hem ekonomik hem de sosyal anlamda önemli olduğunu belirtti. Merkezde üretim yapan Hatice Çetin, "Buraya 7 aydır aileme ve çocuklarıma katkı sağlamak için geliyorum. İş ortamımız, arkadaşlarımız, sosyal hayatımız çok güzel burada. Belediyenin bu desteği bizlere de böyle kazanç kapısı oluyor" dedi. Aynı merkezde üretim yapan Zehra Karagöz ise "Daha önce başka bir yerde çalışmamıştım. Burası ilk iş deneyimim. Çocuklarımı okutuyorum, kendi ihtiyacımı rahat görebiliyorum. Çalışmak güzel bir şey" ifadelerini kullandı. 66 yaşında iş hayatına atıldı Muratpaşa İlçesi’nde bulunan Antalya Büyükşehir Belediyesi Kadın Kooperatifleri Satış Alanı’nda terzilik yapan 66 yaşında Asiye Kutlu ise çalışma hayatının kendisi için önemli bir değişim olduğunu belirterek, "Büyükşehir Belediyesi’nin Kadınlar Kooperatifi’nde bana ayrılan bölümde tadilat işleri yapıyorum. Hem para kazanıyorum, hem sosyalleşiyorum. 66 yaşında iş hayatına atıldım. Hep ev hanımıydım, anneydim, eştim. Şimdi iş hayatındayım. Kendime öz güvenim arttı. Burası bir üretim merkezi. Bayanlar ellerinden ne geliyorsa yapabilirler. Ben yapamam, ben beceremem diye hiçbir şey yok. Buraya tüm kadınların gelip bizlerle çalışmalarını isterim" dedi. "Çalışmak mental olarak iyi geldi" Satış alanında servis hizmeti vererek iş hayatına atılan 50 yaşındaki 3 çocuk annesi Arzu Tay ise "Eğitimli, üniversite okumuş bir insanım ama maalesef yıllarca çocuklarıma bakmak zorunda kaldım. Bundan birkaç yıl önce burada çalışmaya başladım. Burada çalışmak bana mental anlamda çok iyi geldi. Müşterilerimizle bir aile gibi olduk. Buraya çok büyük bir anlam yükledim, çok seviyorum" diye konuştu. Antalya Toptancı Hali içerisinde yine Büyükşehir Belediyesi tarafından tahsis edilen Kadın Kooperatifleri Üretim Merkezi’nde çalışan yazar Gönül Çakır ise "Senelerce yurtdışında kaldım, 5 sene önce geri dönüş yaptım. 2 yıl sadece yazar olarak evde kitabımla uğraştım. 2 yıl önce de burayla tanıştım. Bana çok iyi geldi, yalnızlığıma faydası oldu. Kadınlarla beraber üretim yapıyoruz. Buradan gelen gelirle kendi ev ekonomimiz dışında, kız çocuklarının eğitimine ve yardıma muhtaç kadınlarımıza destek oluyoruz" dedi. ATASEM kursları meslek kazandırıyor Büyükşehir Belediyesi’nin meslek edindirme kursları ATASEM kapsamında verilen ücretsiz eğitimler de kadın istihdamında önemli rol oynuyor. Bu kurslara katılan kadınlardan biri olan Gülşah Gürsoy aldığı eğitim sonrası kendi güzellik salonunu açarak girişimci oldu. Eğitim sürecinde hem mesleki bilgi edindiğini hem de özgüven kazandığını belirten işletme sahibi, kendi iş yerini kurmanın hayatında önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Gürsoy, "Bu sektörde, 29 yaşında ATASEM’den aldığım eğitimler sayesinde bulunuyorum. Bana çok katkısı oldu. Eğitimler gerçekten çok iyiydi. Yıllar boyunca devam ettim. Okula gidiyordum, okul çıkışı direkt ATASEM’e geçiyordum. Kendi ayaklarımın üzerinde durabilen, güçlü bir kadın oldum. Önümdeki süreç için de çok heyecanlıyım ve herkese tavsiye ederim gençlere özellikle. Hiç boş vakit harcamasınlar, direkt ATASEM’e gitsinler, değerlendirsinler" şeklinde konuştu.