Yerel Haberler
Artvin
Hayat kurtaran ellerden 8 Mart mesajı 08 Mart 2026 Pazar - 11:34:15 Artvin’de HOPAK’ın kadın gönüllüleri, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde hem arama kurtarma çalışmalarındaki deneyimlerini anlattı hem de kadınlara mesaj verdi. Artvin’in Hopa ilçesinde faaliyet gösteren Hopa Arama Kurtarma (HOPAK) ekibinin kadın gönüllüleri, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla mikrofon başına geçerek hem yaşadıkları operasyonları anlattı hem de kadınlara mesaj verdi. Zorlu arazi şartlarında ve afet durumlarında görev alan HOPAK’ın kadın üyeleri, arama kurtarma çalışmalarında aktif rol alarak hayat kurtarmanın cinsiyeti olmadığını bir kez daha ortaya koyuyor. Kimi zaman sarp yamaçlarda halat başında, kimi zaman sel sularının ortasında, kimi zaman da enkaz altında bir cana ulaşmak için mücadele eden gönüllü kadınlar, görevlerini büyük bir özveriyle sürdürüyor. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında konuşan HOPAK’ın kadın gönüllüleri, arama kurtarma faaliyetlerinde karşılaştıkları zorlukları ve bu zorlukların üstesinden nasıl geldiklerini anlattı. Katıldıkları operasyonlarda hem fiziksel hem de duygusal açıdan yoğun anlar yaşadıklarını ifade eden ekip üyeleri, buna rağmen insan hayatına dokunmanın kendileri için en büyük motivasyon kaynağı olduğunu belirtti. Toplumsal kalıpları yıkarak arama kurtarma gibi zorlu bir alanda görev yaptıklarını dile getiren gönüllüler, kadınların her alanda başarılı olabileceğini gösterdiklerini vurguladı. Kadın gönüllüler, konuşmalarının sonunda tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayarak, kadınların hayatın her alanında daha güçlü ve görünür olması temennisinde bulundu.
07 Mart 2026 Cumartesi - 11:08 Hasta doğan buzağıları buhar makinesiyle hayata bağlıyor Artvin’de bir çiftlikte, doğumda sorun yaşayan buzağılar çocuklar için kullanılan buhar makinesiyle tedavi ediliyor. Evde sobanın yanında sıcak ortamda bakımları yapılarak hayatta tutuluyor. Artvin merkezde babası ve kardeşleriyle birlikte aile çiftliğini işleten Kenan Köse, çiftliklerinde 250 büyükbaş ve 800 küçükbaş hayvanla üretim yapıyor. Geçtiğimiz yıl ülkemizde yaşanan şap hastalıklar sonrası doğumlarda yaşanan sorunlar nedeniyle buzağı kayıplarının arttığını belirtti. Köse, hasta doğan buzağıları kurtarmak için farklı bir yöntem geliştirdi. Doğum sırasında anne karnında uzun süre kalan buzağıların ciğerlerine su kaçabildiğini belirten Köse, bu durumdaki buzağıların nefes almakta zorlandığını söyledi. Buzağıların nefesini rahatlatmak için eczaneden temin ettikleri çocuklara yönelik buhar makinesini kullandıklarını anlatan Köse, tedavi sürecinde buzağıları sıcak bir ortamda tutmak için evlerine götürdüklerini dile getirdi. Buzağılar için evini yeni doğan servisine dönüştürdü Köse, buzağıları önce sıcak bir ortamda dinlendirdiklerini, ardından buhar makinesiyle solunumlarını rahatlatmaya çalıştıklarını ifade ederek, "Soğuktan etkilenmemesi için buzağıyı eve getirip sobanın yanında sıcak bir ortam sağlıyoruz. Ardından buhar makinesiyle nefes almasını kolaylaştırıyoruz. Bu yöntemle şimdiye kadar 8-10 buzağıyı kurtardık. Sağlığına kavuşan buzağıları yeniden annelerinin yanına bırakıyoruz" dedi. "Türkiye’de buzağı ölümlerinin önemli bir sorun" diyen Köse "Geçtiğimiz yıl yaşanan şap hastalığı sonrası doğumlar daha zor geçmeye başladı. Bazı buzağılar anne karnında normalden daha uzun süre kalabiliyor. Bu durumda ciğerlerine su kaçabiliyor ve nefes almakta zorlanıyorlar. Biz de elimizden geldiğince müdahale edip hayatta tutmaya çalışıyoruz. Buhar makinesinin aslında çocuklar için kullanılan bir cihaz. Eczaneden aldığımız buhar makinesini buzağılarda denedik ve iyi sonuç aldık. Sürekli uyguladığımız bir yöntem haline geldi. Yaşamaz denilen buzağılar yaşayınca biz de mutlu oluyoruz" ifadelerini kullandı.
Artvinli restoran işletmecisi ağaçları kesmeye kıyamayınca çözümü böyle buldu
10 Kasım 2023 Cuma - 10:38 Artvinli restoran işletmecisi ağaçları kesmeye kıyamayınca çözümü böyle buldu Artvin’in Arhavi ilçesinde yaşayan 43 yaşındaki Selahattin Alkan hayalini kurduğu restoranı için arazisinde bulunan ağaçları kesmeye kıyamayınca ağaçların üzerine baraka ve kamelya yaparak köprü eşliğinde restoranına dahil etti. İlçeye bağlı Musazade mahallesinde yaşayan Selahattin Alkan’ın arazisinde bulunan ağaçları kesmemek için tasarladığı restoran görenleri kendine hayran bırakıyor. İlçeye 1 kilometre uzaklıkta bulunan, 215 metrekarelik alanda yapılan restoranının etrafında bulunan 5 ağaç, üzerine yapılan baraka ve kamelyalarla restorana dahil edildi. Halat yardımıyla yapılan köprüler eşliğinde, ağaçlardaki bölmelere geçilebilirken, isteyen müşteriler yemeklerini ağaçların üzerinde bulunan kamelyalarda yiyebiliyor. Restoranın ağaçlı bölümünü kullanmak isteyenler, önceden rezervasyon yaptırmaları gerekiyor. “Ağaçları kesmemek için projemizi değiştirdik” Hayalini gerçekleştirdiğini ifade eden Selahattin Alkan, “Deniz ve doğa manzarasının bir araya getiren bir mekan yapma hayalim vardı. Arazi bulmak için arayış içindeydik. Burasını beğendik fakat burası projemize cevap vermiyordu. Ağaçlar engel oluyordu. Bizde ağaçları kesmeye kıyamadık. Ağaçların doğasını bozmadık. Projemizi değiştirdik, projede tadilat yaptık. 5 çam ve armut ağacı vardı, kesmeden üzerlerine baraka ve kamelya inşa ettik. Güvenilir özel asansör taşıma halatları eşliğinde köprüler yaptık. Bizim için önemli olan kazanç değil can sağlığı ve doğanın korunması. Misafirlerimiz yoğun ilgi gösteriyor. Özellikle çocuklar ağaç restoranları çok seviyor” ifadelerini kullandı.
(Düzeltme) Kaymakam yediği döneri beğenmedi
07 Kasım 2023 Salı - 15:15 (Düzeltme) Kaymakam yediği döneri beğenmedi Artvin’in Yusufeli ilçesinde görev yapan Kaymakam Hacı Kerim Meral, ilçede yemek yediği restoranda döneri beğenmedi. O anlar iş yerinin güvenlik kameralarına yansıdı. Artvin’in döneriyle ve son dönemde yapılan barajı ile meşhur ilçelerinden biri olan Yusufeli’nde görev yapan Kaymakam Hacı Kerim Meral, iddialara göre yemek yediği restoranda döneri beğenmedi. Edinilen bilgiye göre, olay, 6 Kasım Pazartesi günü saat 12.17’de meydana geldi. Yusufeli Kaymakamı Hacı Kerim Meral, ilçede faaliyet bulunan bir restorana 2 misafiriyle geldi. Aile salonunda oturan Meral, siparişi almaya gelen garsona cağ döner istediğini söyledi. Garson, genel olarak işletmelerinde iş yoğunluğu nedeniyle saat 11.00’den sonra cağ döner kesmediklerini porsiyon olarak hizmet verebileceklerini dile getirdi. Ardından Kaymakam Meral, porsiyon döner siparişi verdi. Misafirleriyle birlikte dönerlerini yiyen ardından, tatlı yiyerek çaylarına içip kasaya doğru yönelen Kaymakam Meral, diğer müşterilerin yanında sesli bir şekilde işletme sahibi Ferhat Kodat’a döneri, pilavı, sütlacı beğenmediğini dile getirerek işletmeden ayrıldı. O anlar iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Konuyla ilgili açıklama yapan işletme sahibi Ferhat Kodat, ”Kısa süre önce yeni ilçemize taşındık. Zaten zor bir süreç geçiriyoruz. Kaymakamımızın, davranışı bizi üzmüştür. Hesabı ödemesin, canı sağolsun fakat müşterilerimizin yanında bizi rencide etmesi beni ve çalışan arkadaşlarımızı üzmüştür. İlk kez işletmemize geliyor. Herkese diğer müşterilerimize nasıl hizmet ediyorsak kaymakamımıza da aynı hizmeti verdik. Kasaya gelip bağırarak ’Yemeği beğenmedim, tatlıyı beğenmedim bu yüzden hesap ödemiyorum’ deyip çıktı gitti. Biz de canı sağ olsun deyip kendilerine kolonya ikramında bulunduk” ifadelerini kullandı.
Artvinli kadınlar İsrail’in zulmüne sessiz kalmadı
04 Kasım 2023 Cumartesi - 16:02 Artvinli kadınlar İsrail’in zulmüne sessiz kalmadı Artvinli kadınlar ve çocuklar Filistin’de yapılan zulme karşı yürüyüş düzenledi Artvin’de yaşayan kadınlar, İsrail’in Gazze’de yaşayan sivillere yönelik saldırılarına tepki göstermek amacıyla yürüyüş düzenledi. Artvin Belediyesi Atapark önünde toplanan kadın ve çocuklar, büyük bir Türk Bayrağı ve “Tabutların Küçük Olduğu Yerde Zulüm Büyük Olur” pankartı arkasında Cumhuriyet caddesi ve İnönü caddesi boyunca yürüdü. Siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu simgesinin yer almadığı yürüyüşte kadınlar, ellerine Türk ve Filistin bayraklarının yanı sıra "Gazze’de film çekilmiyor ama herkes seyirci", "Zulme karşı tek yürek, zulme karşı tek bilek", "Filistin’de ölüm bebek işi", "Artvinli kadınlar Filistinli annelerin yanında", "Bu bir savaş değil soykırım" yazılı dövizler ile İsrail’e tepki gösterdi. Halitpaşa meydanında çocukların Filistin için okuduğu şiirler sonrasında dualar edildi. Yürüyüş Milli İrade meydanında son buldu. Ekranlarda izledikleri soykırıma duyarsız kalmamak adına Artvinli çocuklar olarak yürüyüşe katıldıklarını söyleyen Mümine Soydan, artık çocukların ölmemesini bu zulme dur denilmesini istedi. Yürüyüşe katılan Zeynep Feyza Karali ise İsrail’in Filistin’e yaptıklarının cezasını fazlasıyla çekmesini isteyerek şunları söyledi: “ Biz burada yürüyüş yapıyoruz. Biz burada yoruluyoruz. Belki küçük bir kağıt kesiğinden ağlıyoruz ama orda çocuklar bombalanıyor ve yapabilecekleri hiç bir şey yok. Kaldıkları hastane bombalanıyor. Gidecek okulları yok ve bu yüzden de her gün kaç gece ağlıyorlar. Bizim burada yapabileceğimiz tek şey, dua edebilmek. Bizim onlara dualarımız gidiyor. Onlar orada acı çekerken biz bunu seyredemeyiz. İsrail’i durdurmamız gerek.”
172 yıllık tarihi İremit Camii ahşap mimarisi ve rengarenk motifleriyle yıllara meydan okuyor
03 Kasım 2023 Cuma - 10:31 172 yıllık tarihi İremit Camii ahşap mimarisi ve rengarenk motifleriyle yıllara meydan okuyor Artvin’in Borçka ilçesindeki Gürcistan sınırında bulunan Camili Havzası’nda yer alan 172 yıllık tarihi İremit Camii yıllara meydan okuyor. Camili Havzası’ndaki 6 köyden biri olan Maral’da, Osmanlı döneminden kalma tarihi İremit Camii, ahşap mimarisi ve kök boya kullanılan rengarenk motifleriyle göz dolduruyor. Osmanlılar döneminde 1851 yılında inşa edilen ve büyük bir bölümü ahşaptan yapılan caminin, minber, kapı ve diğer bazı bölümlerinde çeşitli motifler ve kökboyası kullanılmış. Gürcistan sınırına yaklaşık 3 kilometre mesafede bulunan ve köy halkı tarafından özenle korunan 172 yıllık tarihi cami, bölgeyi ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerin de ilgisini çekiyor. Her ton kullanılmış insanı resmen büyülüyor Caminin fotoğraflarını gördüğünde ilgisini çektiğini söyleyen Gülay Sinir, Macahel Vadisine düzenlenen geziye katılarak özellikle İremit Camii’yi de görmek istediğini belirterek mimari ve rengarenk motiflerini çok beğendiğini söyledi. Sinir “Bu camiyi çok merak ediyordum. Böyle bir fırsat oldu. Ben çok beğendim. Herkesin gelip görmesini tavsiye ederim. El işlemeleri çok güzel. Yıllar önce yapılmış bir şey ama halen günümüze kadar kalmış çok güzel inşallah böylede devam eder. Her ton kullanılmış bütün renkler çok güzel bir şekilde insanı büyülüyor” dedi. Camiyi ziyaret eden Neslihan Tüysüz ise caminin renkli oluşu ve kendine özgü motifler oluşunun ilgisini çektiğini belirterek cıvıl cıvıl bir cami olduğunu söyledi.