Yerel Haberler
Artvin
Artvin’de yaralı puhu kuşu tedavi altına alındı
09 Mart 2025 Pazar - 12:20 Artvin’de yaralı puhu kuşu tedavi altına alındı Artvin’in Ardanuç ilçesinde yaralı bulunan puhu kuşu, tedavi altına alındı. Artvin’in Ardanuç ilçesinde yaralı halde bulunan ve Türkiye’de nadir rastlanan puhu kuşu, Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından veteriner kliniğine götürüldü. Yapılan muayenede kuşun kanadında travmaya bağlı bir rahatsızlık tespit edilirken, tedavisine hemen başlandı. Bölgede etkili olan ağır kış şartları, yaban hayvanlarını da olumsuz etkiliyor. Şubat ayı içinde çok sayıda kanatlı yaban hayvanının çeşitli yaralanmalar nedeniyle kliniğe getirildiğini belirten Veteriner Hekim Can Berk Düzün, doğada insanlarla teması oldukça zor olan puhu kuşunu tedavi ettiklerini söyledi. "Puhu kuşu en büyük baykuş türlerinden biri" Puhu kuşunun yaban hayatında en büyük baykuş türlerinden biri olduğunu belirten Düzün, "Bu tür, Artvin’de nadir görülse de Bingöl ve Erzurum bölgelerinde daha sık rastlanıyor. Yapılan muayene ve röntgen çekimleri sonucunda kanadının eklem kısmında travmaya bağlı bir yangı tespit ettik. Tedavisi yaklaşık 10-15 gün sürecek. Sağlığına kavuştuktan sonra Milli Parklar ekipleri tarafından doğaya salınacak" diye konuştu. "İştahı açık, kırmızı etle besleniyor" Yaklaşık 4 kilogram ağırlığında ve 1,5-2 metre kanat açıklığına sahip olan puhu kuşunun zorlu kış şartlarından etkilenerek güçsüz düştüğünü ifade eden Düzün, "Yaban hayatında karşılaşılması oldukça zor bir tür. İlk geldiğinde bitkin ve durgundu ancak şu an sağlık durumu iyiye gidiyor. Kırmızı etle besliyoruz ve iştahı oldukça açık. Günlük yaklaşık yarım kilo et tüketiyor" şeklinde konuştu. Kış mevsiminde bölgede çok sayıda yabani hayvanın tedavi altına alındığını belirten Düzün, "Bu ay içinde kliniğimize birçok yaban hayvanı ulaştı. Geçen hafta bir orman baykuşunun tedavisini tamamlayarak doğaya saldık. Şu an elimizde tedavi süreci devam eden bir yaralı şahin ve bir sincabımız var. Onları da sağlıklarına kavuşturduktan sonra doğal yaşam alanlarına bırakacağız" dedi.
Türkiye’nin en yüksek 2. barajı, adrenalin tutkunlarının yeni gözdesi oluyor
07 Mart 2025 Cuma - 10:19 Türkiye’nin en yüksek 2. barajı, adrenalin tutkunlarının yeni gözdesi oluyor Türkiye’nin en yüksek 2. barajı unvanına sahip olan Artvin’deki 249 metre yüksekliğindeki Deriner Barajı, adrenalin severler için yeni bir cazibe merkezi oluyor. Barajda gerçekleştirilen iple yüksekten atlama (rope jumping) test faaliyetleri başarılı bir şekilde tamamlandı. Türkiye’de profesyonel olarak faaliyet gösteren Rope Jumping ekibi, geçtiğimiz yıllarda Artvin’de keşif yaparak Deriner Barajı’nın iple atlama için uygun olduğunu belirledi. Artvin Valiliği ve 26. Devlet Su İşleri Bölge Müdürlüğü’nden gerekli izinler alınarak test atlayışları için hazırlık yapıldı. Baraj gövdesine karşıdan karşıya halatlar çekildi ve tüm güvenlik önlemleri alındıktan sonra ekip üyeleri 249 metreden kendilerini boşluğa bıraktı. Gün boyunca yaklaşık sekiz atlayış gerçekleştirildi. Test atlayışlarını gerçekleştiren Rus ekip, Türkiye’nin farklı bölgelerinde güvenli atlayışlar düzenlediklerini belirterek Deriner Barajı’nın yüksekliği ve yapısal özellikleriyle dünya çapında eşsiz bir atlama noktası olabileceğini ifade etti. Ekip sağlık sorumlusu Hanife Vakhtin, "Ekibimiz Rusya’dan geldi. 2012 yılından beri Rope Jumping sporuyla ilgileniyorlar. Bugüne kadar 48 binden fazla güvenli atlayış yaptık. 5 kişilik kadromuz var. Bizler burada Artvin’imizin güzelliğini bütün dünyaya ve Artvin ilindeki insanlara, meraklılarına bu sporu sunmak için buraya geldik" dedi. Macera sporlarıyla ilgilenen Suat Çelik ise "Eskiden Çoruh vadisi ve Çoruh nehri raftingiyle ünlüydü. Artık barajlardan sebep rafting olmuyor. Bizde ekstrem sporlarına Artvin’in öne çıkartmak istiyoruz. Bugün de halatla yüksekten atlama sporu yapılacak. Artvin’de çok daha değişik ekstrem sporları yapılabiliyor. Bu şekilde Artvin’i tanıtmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Artvin’de zorlu kış şartlarında boğa bakımı güçleşiyor
05 Mart 2025 Çarşamba - 09:27 Artvin’de zorlu kış şartlarında boğa bakımı güçleşiyor Artvin’deki boğa sahiplerinin uzun kış ayları boyunca özenle baktığı boğalar festivallere hazırlıyor. Artvin’in zorlu doğasında her yıl düzenlenen boğa güreşleri, bölgenin kadim geleneklerinin yaşatılmasında önemli bir rol oynuyor. Boğa sahipleri, yaz aylarında yapılacak güreşler için kış boyunca hayvanlarını büyük bir titizlikle besliyor ve hazırlıklarını bu süreçte yapıyor. Artvin’in meralarında yüzyıllardır süregelen boğa güreşleri, yalnızca bir mücadele değil, aynı zamanda büyük bir emeğin ve özverinin sonucu. Boğa sahipleri, her yıl yaz aylarında düzenlenen güreşler için hayvanlarını kış boyunca büyük bir titizlikle besliyor, bakımını yapıyor ve onları zorlu doğa koşullarına karşı hazırlıyor. Sabahın erken saatlerinde başlayan mesailerde, boğaların beslenmesi en önemli aşamalardan biri olarak öne çıkıyor. Kış mevsiminin sert geçtiği bu coğrafyada, hayvanların güçlü kalabilmesi için özel yemler veriliyor. Saman, arpa ve vitamin destekleriyle güçlendirilen beslenme programı, boğaların sağlığını korumaya yardımcı oluyor. Ancak bakım sadece beslenmeyle sınırlı değil. Ahırların sıcak tutulması, donan suların düzenli olarak kırılması ve boğaların hareket etmeleri için uygun ortamların sağlanması da büyük önem taşıyor. Boğa sahipleri için bu süreç yalnızca bir hazırlık dönemi değil, aynı zamanda hayvanlarıyla kurdukları güçlü bağın da bir parçası. Her boğanın farklı bir karakteri olduğunu belirten sahipler, onların ihtiyaçlarına uygun özel bakımlar uyguladıklarını ifade ediyor. Hayvancılıkla uğraşan 68 yaşındaki Süleyman Saraç, boğalarına olan bağlılığını şu sözlerle dile getiriyor: "Hayvanlarla uğraşmayı seviyorum, boğalarım ve danalarım var. Kışın zorlu şartları nedeniyle bazen sıkıntılar yaşasak da bu iş benim için bir tutku. Eskiden tarımda ve odun taşımada kullanmak için beslediğimiz hayvanları, artık geleneklerimizi yaşatmak için büyütüyoruz. Onlarla ne kadar ilgilenir, ne kadar severseniz karşılığını da o kadar alırsınız. Hayvanlar insanlara düşman değil; sevgiyle büyütüldüklerinde bunu hissederler. Kış aylarında beslenmelerine özellikle dikkat ediyoruz. Çok kalorili yemler vermiyoruz, ancak havalar ısındığında ve dışarı çıkmaya başladıklarında enerji takviyesi yapıyoruz. Ahırlarımız biraz uzak olduğu için yaklaşık bir metreyi bulan karda gidip gelmek zor oluyoruz. Sular donuyor ve onları açmak zaman alıyor. Ayrıca her gün boğaları en az 15-20 dakika tımar etmek gerekiyor. Bu, beslenmeleri kadar önemli bir konu. Hayvanın derisi sıkıştıkça kaşınmaya başlar ve rahat edemez. Tımar edilmezse huzursuz olur. Onların rahat hissetmesi için bu bakımı düzenli yapmak şart." Boğa sahipleri için bu hayvanlar yalnızca birer yarışçı değil, aynı zamanda birer yol arkadaşı. Boğa bakıcıları, "Baharda güreş meydanına çıkmaları sadece bir mücadele değil, emeğin, sabrın ve geleneğin sahnesidir" diyerek bu kültürün derinliğine dikkat çekiyor. Yaz ayları geldiğinde ise Artvin’in meydanları, bu güçlü hayvanların mücadelesine ev sahipliği yapacak.
Kardeşlerin kar üzerinde güreş antrenmanı
04 Mart 2025 Salı - 09:02 Kardeşlerin kar üzerinde güreş antrenmanı Artvin’de iki kardeş, kışın soğuk havasına aldırış etmeden kar üzerinde güreş tutarak eğlenceli anlar yaşadı. İstanbul’u terk ederek köye yerleşen aile, çocuklarının doğal ortamda daha zinde olduklarını belirtiyor. Artvin’in Borçka ilçesine bağlı Karşıköy Köyü’nde Ebubekir (8) ve Hamza (11) Uyumaz kardeşler, karla kaplı alanda giysilerini çıkarıp güreş yaparak keyifli bir antrenman gerçekleştirdi. Güreş eğitimi alan Ebubekir’e, ağabeyi Hamza antrenmanlarında eşlik etti. Kar yağışını fırsat bilen kardeşler, beyaz bir minder olan karın üzerinde kozlarını paylaştı. Melek ve Resul Uyumaz çifti, yıllar önce İstanbul’da evlendikten sonra, Resul Uyumaz’ın memleketi Artvin’in Borçka ilçesi Karşıköy’e yerleşti. Üç çocuk sahibi aile, geçimini çay, fındık ve hayvancılıkla sağlıyor. Köyde yaşamaktan son derece mutlu olan aile, çocuklarının doğal ortamda daha sağlıklı ve zinde olduklarını ifade ediyor. Çocuklar, okullarında olduğu gibi spor, bilim ve sosyal yaşamda da oldukça başarılı. Aile, bu başarıyı köy yaşamına ve doğal beslenmeye bağlıyor. Kardeşler, karalahana, mısır ekmeği yiyip kestane balı tüketiyor. Köyde yaşamaktan oldukça mutlu olan aile, çocuklarının hiçbir konuda mahrum kalmadığını hatta köy hayatını avantaj olduğunu iddia ediyor. Hamza Uyumaz, köy yaşamının hem fiziksel hem de zihinsel açıdan büyük katkı sağladığını ifade ederek "Sağlıklı beslenme ve doğal yaşam bizim için çok önemli. Ayrıca Teknofest’in 81 ilde kurduğu ‘Dene Yap Okulu’na seçildim. Burada eğitim aldım. Şu an üzerinde çalıştığım projenin ise ilaç hatırlatma bilekliği" dedi. Hamza, gelecekte sağlık alanında yenilikler yapmak istediğini belirtti. Baba Resul Uyumaz, uzun yıllar köyde yaşadıktan sonra, bölgedeki baraj nedeniyle İstanbul’a göç ettiklerini ancak geri dönerek köyde yaşamaya karar verdiklerini söyledi. Uyumaz "Köyde yaşamayı seviyorum, burada mutluyuz. Çocuklarım burada okuyorlar. Bizim okuduğumuz köy okulunda okuyorlar. Köyde yaşıyoruz diye hiçbir zaman mahrumiyet yaşatmadık. Çocuklarımız kar üzerinde antrenman yapıyorlar, vücutları gelişiyor, daha zinde oluyorlar" dedi. Anne Melek Uyumaz ise İstanbul’da doğduğunu ancak eşinin yanında köy hayatına adapte olduğunu belirterek "Hayat bizi zorlasa da el birliğiyle yaşamaya devam ettik. Çocuklarımın okul hayatları devam ederken ben de fakültemi tamamlamaya çalışıyorum. Bir çocuğum Teknofest’te, diğeri ise güreşle ilgili başarıya ulaşacak inşallah" diye konuştu. Genç yaşta gösterdikleri azim ve dayanışma ile dikkat çeken kardeşler, hem spor hem de bilimsel projeleriyle örnek teşkil ediyor.