Yerel Haberler
Artvin
Serinlemek için girdikleri derede su seviyesi yükselince kayalar üzerinde mahsur kaldılar
19 Temmuz 2024 Cuma - 10:27 Serinlemek için girdikleri derede su seviyesi yükselince kayalar üzerinde mahsur kaldılar Artvin’in Arhavi ilçesi Kamilet Vadisi’nde serinlemek için dereye giren 5 arkadaş, aniden bastıran yağmurla birlikte derenin debisinin yükselmesi nedeniyle dere içindeki kayaların üzerinde mahsur kaldılar. Derenin içinde bulunan kayanın üzerinde mahsur kalan gençlerin yardımına arama kurtarma ekipleri yetişti. Olay ilçeye bağlı Küçükköy Köyü Çamlıca Mevkii’nde bulunan Orçi Deresi’nde meydana geldi. Alınan bilgiye göre, serinlemek için dereye giren Fatih Ergin (23) ve beraberindeki Oğulcan Şibilioğlu (18), Boran Şimşek (16), Levent Gençoğlu (16) ve İsmet Arda Atakuru (16), aniden bastıran yağmurla birlikte bir anda derenin suyunun yükselmesi ile büyük tehlike yaşadı. Suyun içinde olan gençler yükselen dere sularını fark edince bir kayanın üzerine çıkıp beklemeye başladı. Durumun yetkililere bildirilmesi üzerine, AFAD, ARTİM (Arhavi Arama Kurtarma), itfaiye ve 112 sağlık ekipleri hızla olay yerine sevk edildi. Ekipler, halat yardımıyla kurdukları hava hattı ile koordineli çalışması sonucu, mahsur kalan 5 genci güvenli bir şekilde kurtardı. Sağlık kontrolünden geçirilen gençlerin durumlarının iyi olduğu ve herhangi bir hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi. Yetkililer, vatandaşları dere yataklarında ani su yükselmelerine karşı dikkatli olmaları konusunda uyardı.
Artvin’de başlayan tehlike Karadeniz’den sonra tüm Türkiye’ye yayılıyor
18 Temmuz 2024 Perşembe - 10:10 Artvin’de başlayan tehlike Karadeniz’den sonra tüm Türkiye’ye yayılıyor Artvin Çoruh Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Temel Göktürk, 2018-2019 yıllarında Artvin’in sorunu haline gelen kahverengi kokarca böceğinin Artvin’in ardından önce fındık alanları başta olmak üzere Karadeniz Bölgesi’nin şimdi ise Türkiye’nin sorunu haline geldiğini söyledi. Artvin’de ilk kez 2018 yılında tespit edilen kahverengi kokarca böceği (Halyomorpha halys), Karadeniz bölgesi üzerinden hızla yayılmaya devam ediyor. Türkiye’nin tarımsal üretimini tehdit eden bu zararlı böcek, meyve ağaçları, sebzeler ve diğer tarım ürünleri üzerinde büyük zararlar veriyor. Ekonomik ve ekolojik tehdit Uzmanlar, kahverengi kokarca böceğinin tarımsal ürünlerde kalite düşüşüne ve ciddi ekonomik kayıplara yol açabileceği konusunda uyarıyor. Böceğin yayılması, özellikle fındık, elma, armut, şeftali ve domates gibi ürünlerin üreticilerini büyük bir endişeye sürüklüyor. Gürcistan’dan Türkiye’ye geldiği tahmin edilen kahverengi kokarca böceğinin yayılış sınırı olmaması nedeniyle, bugün Doğu Karadeniz’in sorunu gibi görünse de, önümüzdeki 5 yıl içerisinde tüm Türkiye’nin sorunu haline geleceği öngörülüyor. Konuyla ilgili konuşan Artvin Çoruh Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü Entomolojisi ve Koruma Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Temel Göktürk, 2017 yılında kahverengi kokarcanın Türkiye’de görülmeye başlandığını, 2018 yılında özellikle Kemalpaşa bölgesinde bu zararlı türün varlığının tespit edilerek Tarım ve Orman Bakanlığına rapor edildiğini belirtti. 2020 yılında pandeminin de çıkmasıyla böceğin yayılımı hızlandığını kaydeden Göktürk, "2019 yılında Artvin’in sorunu haline gelen kahverengi kokarca, 2022 yılına gelindiğinde Trabzon bölgesine kadar yayılmıştı. 2024 yılına geldiğimizde ise tüm Doğu Karadeniz bölgesinde yayılış gösteren bir böcek türü haline geldi. Kahverengi kokarca, oldukça fazla miktarda konukçusu olan ve bitkilerin öz sularını emerek zarar yapan bir zararlı böcek. Özellikle Doğu Karadeniz bölgesinde fındık üretiminin gerçekleştirildiği monokültür alanlarda bu böceğin zararı önümüzdeki yıllarda daha da belirgin hale gelecektir. Şu an itibariyle halk, bu zararlı böceği evlerinde gördükleri için, özellikle sonbahar mevsiminde kışlamak için eve gelen bu böceklerden dolayı psikolojik rahatsızlık duyuyor ve şikayet ediyor. Ancak önümüzdeki 1-2 yıl içerisinde fındık bahçelerinde, kivi bahçelerinde ve elma bahçelerinde bu böceğin zararı daha çok ortaya çıkacak ve ekonomik açıdan önemli bir sorun haline gelecektir. 2019 yılında sadece Artvin’in sorunu olan kahverengi kokarca, sonraki yıllarda diğer illerin de sorunu haline gelmiştir. Bu durum, böceğin sadece Doğu Karadeniz bölgesinde sınırlı kalacağı anlamına gelmez. Böceğin yayılış coğrafyası değerlendirildiğinde, Türkiye’nin her ikliminde ve her yükseltisinde yaşayabilme özelliğine sahip olduğu görülmektedir. Bugün Marmara bölgesine kadar ulaşmış durumda. Önümüzdeki 5 yıl içerisinde bu böceğin Ege Bölgesi, İç Anadolu Bölgesi ve hatta Antalya, Akdeniz bölgesine kadar ulaşması muhtemeldir. 300’den fazla türün öz suyunu emerek ekonomik zarar verdiğinden dolayı önemlidir" dedi. "Önlem alınmazsa bugün fındık, yarın kayısı ve kiraz bahçeleri bu böcekten zarar görecek" "Bu böceğin önümüzdeki yıllarda Doğu Karadeniz bölgesinde fındıktaki zararı artacağı gibi, İç Anadolu bölgesinde kayısı, kiraz bahçelerinde ve narenciye bahçelerinde de zararı muhtemeldir" diyen Göktürk, açıklamalarını şöyle sürdürdü: "Bu böcekle mücadele kapsamında, Tarım ve Orman İlçe Müdürlüklerinde aktif çalışmalar başlatılmıştır. Şu anda feromon tuzakları asılarak böceklerin yakalanması gündeme gelmiştir. Ancak, böceğin özellikle kışlaklardan çıkmadan önce yakalanması, yapay kışlaklar oluşturularak bu böceklerin içine çekilmesi önem arz etmektedir. Şu ana kadar böcekle mücadele çalışmaları dünyanın birçok ülkesinde yürütülmektedir. Ancak zarar boyutu oldukça fazladır. 2018 yılında Gürcistan Anakliya’da fındık bahçelerinde yaptığı zarardan dolayı, iki sene üst üste fındık tüccarları fındıklarını satamamıştır. İtalya’da elmalarda yaptığı zarardan dolayı, elmalar para etmemiştir. Amerika’da ise mısırda yaptığı zarar sonrasında, mısırın değerini düşürerek mısır yağı üretimini oldukça fazla miktarda azaltmıştır. Yani, kısaca baş belası bir böcek türüdür. Türkiye’de yayılışının önemi bir an önce mücadele yöntemi kapsamında ele alınarak, seferberlik niyetiyle mücadeleye başlanması zorunludur. Zorunludur diyorum çünkü önümüzdeki yıllarda Karadeniz bölgesinde fındıkta sorun oluşturacaktır. İç Anadolu Bölgesine geçtiğinde Malatya’nın kayısı üretimini, kiraz üretimini ve sebzecilikle geçinenlerin ekonomik değerini düşürecektir. Akdeniz bölgesine geçtiğinde ise oradaki bitkilere zarar verecektir. Yayılış sınırı olmayan bu tehlikeli böcek, bugün Artvin ve Trabzon’un sorunu iken, yarın tüm Türkiye’nin sorunu haline gelecektir.”
Yamaçtan kopan kayalar köyde korku ve paniğe neden oldu
16 Temmuz 2024 Salı - 19:06 Yamaçtan kopan kayalar köyde korku ve paniğe neden oldu Artvin’in Yusufeli ilçesi Yeniköy köyünde, yamaçtan kopan kaya parçaları evlere isabet etti. Bazı evler kaya düşmelerinde nedeniyle zarar görürken, kaya düşmesi vatandaşlar tarafından saniye saniye görüntülendi. Artvin’in Yusufeli ilçesinde inşa edilen Yusufeli Barajı nedeniyle Yeniköy Köyü sular altında kaldı. Sular altında kalan köy için üst kotlarda yeni köy inşa edildi. Birkaç yıldır yeni konutlarda yaşamların sürdüren Yeniköy köyü sakinlerinin ise yamaçtan kopan kaya parçalarıyla başları dertte. Yamacın kenarına kurulan köyde bazı evler yamaçtan düşen kaya parçalarının hedefi oluyor. Son olarak bugün sabah saatlerinde meydana gelen olayda, yamaçtan kopan toprak ve kaya parçaları alt bölgede bulunan evlere isabet etti. Olayda can kaybı ve yaralanma olmazken, bazı evler hasar aldı. Kaya düşmeleri sonucunda evinde hasar oluşan köy sakinlerinden Cemil Aydın bir aydır komşularında kaldığını ifade ederek "Kaya düşmeleri nedeniyle 1 aydır komşuların evinde kalıyoruz. Burası heyelanlı bölge. Kendi evimizde yatamıyoruz, korkuyoruz” ifadelerini kullandı. Evde uyuduğu sırada taş düşmesinden komşuları tarafından uyarılması sonucu haberi olan Zakir Keskin, “Yeniköy baraj suları altında kalınca buraya taşındık. Evde uyuyordum komşular haber verdi, dışarı çıktım. O sırada düşen taşlar evin penceresini kırdı. Balkona zarar verdi. Şuan risk altındayız. Daha önce de geliyordu bu günde geldi" diye konuştu. Köy halkı bölgede bir an önce önlem alınmasını istedi.
Bakan Abdulkadir Uraloğlu, Yusufeli merkez viyadüğü’nün açılışını gerçekleştirdi
13 Temmuz 2024 Cumartesi - 16:25 Bakan Abdulkadir Uraloğlu, Yusufeli merkez viyadüğü’nün açılışını gerçekleştirdi Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Artvin’de yapımı tamamlanan Yusufeli Barajı ve HES nedeniyle değişen karayolu ağı kapsamında inşa edilen Yusufeli Merkez Viyadüğü’nün açılışını gerçekleştirdi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Yusufeli Grubu Baraj Köprüleri’nin son halkası olan Yusufeli Merkez Viyadüğü’nün açılışını gerçekleştirdi. Çoruh Nehri üzerinde inşa edilen, temelden 275 metre yüksekliğiyle kemer baraj sınıfında Türkiye’nin birinci, dünyanın beşinci en yüksek barajı olan Yusufeli Barajı ve HES dolayısıyla Yusufeli ilçe merkezi ve yedi köy tamamen sular altında kaldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 22 Kasım 2022’de katıldığı törenle evlerini teslim alan vatandaşlar, eski ilçe merkezinin üst kotlarında bulunan Sakut ve Yansıtıcılar bölgesinde inşa edilen yeni yerleşim yerine taşındı. Yeni ilçe merkezini mevcut karayoluna bağlayacak olan baraj gölü üzerinde 150 metre yüksekliğinde ve 685 metre uzunluğunda, dengeli konsol ve dökme sistemi kullanılarak inşa edilen viyadük çalışmaları tamamlanarak resmi açılışı yapıldı. “56,7 kilometre uzunluğunda 39 tünel inşa ettik” Açılışta konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, burada yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak bizler de Yusufeli Barajı kapsamında; mevcut yerleşkesi ve karayolunun bir bölümü sular altında kalan yeni Yusufeli ilçesinin ulaşımını sağlayacak bağlantı yollarını inşa etmenin gururunu yaşıyoruz. Üstelik bu projemiz Bakanlığımızın Karadeniz Bölgesi’ndeki en büyük projeleri arasında yer alıyor. Bundan 22 yıl önce Türkiye’nin toplam tünel uzunluğu 50 kilometre iken biz sadece burada, 56,7 kilometre uzunluğunda 39 tünel inşa ettik. Yani 80 yılda yapılan 50 kilometrelik tünel uzunluğundan fazlasını tek bir projede tamamladık. 69,2 km uzunluğundaki Yusufeli Relokasyon Yolları’nı, Merkez Viyadüğü dışında 22 Kasım 2022 tarihinde Yusufeli Barajı ile birlikte hizmete açmıştık. Bu projemiz ile Artvin’i Erzurum’a, Kafkaslar’ı ve Karadeniz sahil kesimini Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya bağlayan kuzey-güney aksının standardını önemli ölçüde yükselttik. Yüksek dağların ve derin vadilerin bulunduğu bölgede, doğaya meydan okuyan yüksek teknoloji ürünü viyadüklerle ulaşım standardını artırarak daha güvenli ve konforlu bir seyahat imkânı sunduk. Şimdi sizlerle birlikte resmi açılışını gerçekleştirdiğimiz, Çoruh Nehri üzerinde bir gerdanlık gibi duran Yusufeli Merkez Viyadüğü’nü de aslında insanımız bir an evvel faydalanmaya başlasın diye 11 Haziran’da araç trafiğine açmıştık. Viyadüğümüzün tamamlanmasıyla; Yusufeli Barajı’nın su tutması sonucunda su altında kalan Artvin-Yusufeli-İspir-Erzurum güzergahında yeniden bütünlük sağladık. Yolun büyük bölümünü tünel, köprü ve viyadüklerle geçerek Artvin’in yüksek turizm potansiyeline sahip eşsiz doğasını koruduk. Bildiğiniz üzere Tekkale Viyadüğü, Yusufeli Baraj Viyadüğü ve Şilenkar Viyadüğü’nü daha önce hizmete almıştık. “Çelik Ortotropik Köprü" olarak projelendirilen Yusufeli Merkez Viyadüğü’nü de itme-sürme yöntemiyle hayata geçirdik. Tabliyelerinin yapımında yaklaşık 7.100 ton çelik kullandık. Fransa’nın simge yapılarından biri olan Paris’in ortasındaki Eyfel Kulesi’nde 7.300 ton çelik kullanıldığını düşündüğümüzde Yusufeli’nde hayata geçen projemizin ne kadar büyük bir proje olduğu daha da iyi anlaşılıyor. Köprümüz 8 orta ayak, 2 de kenar ayak olmak üzere 10 ayaktan oluşuyor. 685 metre uzunluğa ve en yüksek ayağı yaklaşık 150 metre yüksekliğe sahip projemiz sayesinde; kış aylarında meydana gelen buzlanma, kaya düşmesi ve heyelan gibi doğa olayları sonucunda yaşanabilecek tehlikelerin önüne geçtik. Trafiği güvenli hale getirerek, seyahat konforunu artırdık,” dedi. “Yüksek dağların ve derin vadilerin şehri Artvin” Bakan Uraloğlu, “108 adet Tek Tüp, 4 adet Çift Tüp Tünel olmak üzere toplamda 110.308 metre uzunluğunda 112 adet tünel, 1.681 metre uzunluğunda 23 köprü inşa ettik. Konuşmamın başında da belirtmiştim, 22 yıl önce Türkiye’nin toplam tünel uzunluğu 50 kilometre iken biz Artvin’in hem eşsiz doğasını korumak hem de gelişen ulaşım ağıyla insanımızı konfora ve refaha ulaştırmak için 110.308 metre tünel inşa ettik. Artvinli kardeşlerimizin havayoluyla seyahat etmeleri için de doğaya meydan okuyan dev bir projeye imza attık. Bu düşüncelerle Yusufeli Merkez Viyadüğü’müzle birlikte Yusufeli yollarının tamamını başarıyla inşa eden işçisinden, teknik personeline, uzmanından, denetmenine tüm yüklenici firma ve Karayolları Genel Müdürlüğü çalışanlarına teşekkür ediyor, başarılarının devamını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.