Yerel Haberler
Aydın
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 19:57 Tanju Çolak’tan Galatasaray yönetimine sitem: "Biz gavur muyuz kardeşim?" Aydın’ın Nazilli ilçesine gelen Türk futbolunun efsane golcülerinden Tanju Çolak, Galatasaray yönetimine sitem etti. "Biz gavur muyuz?" diyen Çolak, şampiyonluk kutlamalarına çağrılmamasına tepki gösterdi. Türk futbolunun efsane golcülerinden Tanju Çolak, "Gerçek Kral" isimli kitabının imza günü için Aydın’ın Nazilli ilçesine geldi. Özellikle çocukların yoğun ilgisiyle karşılanan Çolak, imza gününde yaptığı konuşmada Galatasaray yönetimini eleştirdi. Galatasaray’ın şampiyonluğu kutlayan Çolak, şampiyonluk kutlamalarına davet edilmemesine tepki gösterdi. Yönetimin yabancı futbolcuları çağırıp Türk futbolcularını unuttuklarını ifade eden Çolak, "Türk futbolu ve Galatasaray için bir tane Tanju Çolak var. İsviçre’deki istatistik kurumu, beni dünyanın en iyi 48 futbolcusu arasında gösterdi. Bronz Ayakkabı ve Gümüş Ayakkabı sahibiyim. Altın Ayakkabıyı da Galatasaray’da aldım. Neden, niye, niçin bizleri çağırmıyorlar. Siz gidin anca yabancı futbolcuları çağırın. Onlara VIP araç verin, otel verin, bakıcı verin. Peki biz neyiz? Biz gavur muyuz kardeşim?" dedi. "Türk futbolcuların emeklerine saygı duyun" Eski Türk futbolcularının kulüpten uzaklaştırıldığını iddia eden Çolak, "Bülent Korkmaz, Tugay Kerimoğlu, Hasan Şaş, Ergün Penbe, Ümit Davala gibi bu takım için efsane olmuş isimleri çağırmıyorsunuz. Galatasaray’ı Galatasaray yapan bu Türk futbolculardır. O emeklere saygı duymuyorsunuz. Çok mu zor efsane Türk futbolculara değer vermek? Yerli futbolculardan bu kadar mı çekiniyorsunuz?" şeklinde konuştu. "Benim Galatasaraylılığımı kimse sorgulayamaz" Galatasaraylı kimliğinin tartışılamayacağını söyleyen Çolak, "Benim Galatasaraylılığımı kimse sorgulayamaz, haddine değil. Bugüne kadar 28 ile gittim. Gittiğim her yerde Galatasaraylı olduğumu söylüyorum ve bundan da gurur duyuyorum. Ama eski futbolcuları böyle davranarak kulüpten uzaklaştırıyorsunuz" diyerek kulüp yönetimine sitem etti. Öte yandan geçtiğimiz aylarda Galatasaray’ın efsane isimlerinden olan Hasan Şaş da, yorumculuk yaptığı bir programda benzer ifadeler kullanarak, eski futbolculara vefa gösterilmemesinden dert yanmıştı.
Aydın’da bir haftada 343 aranan şahıs yakalandı
15 Aralık 2025 Pazartesi - 13:45 Aydın’da bir haftada 343 aranan şahıs yakalandı Aydın Valiliği koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında il genelinde bir haftada çeşitli suçlardan aranan 343 kişi yakalandı. Aydın genelinde İl Jandarma Komutanlığı ve İl Emniyet Müdürlüğü koordinesinde asayiş, narkotik ve kaçakçılık suçları ile çeşitli suçlardan aranan şahısların yakalanmasına yönelik yapılan çalışmalar aralıksız devam ediyor. Bu kapsamda 8-14 Aralık tarihleri arasında il genelinde yapılan çalışmalarda toplam 119 bin 597 kişinin sorgulaması yapıldı. Aydın İl Jandarma Komutanlığı 7 bin 338 kilometrekarelik sorumluluk alanında 2 bin 819 personeli ile yaptığı bir haftalık denetimlerde başarılı çalışmalara imza attı. Bu çerçevede 23 narkotik olayında 23 şüpheliye işlem yapıldı, 1 kişi tutuklandı. Asayiş olaylarında meydana gelen 157 olayın 157’si aydınlatıldı, 119 kişiye işlem uygulandı, 1 kişi tutuklandı. Kaçakçılık olaylarında 7 şüpheli hakkında işlem başlatıldı, 4 kişi tutuklandı. Jandarma ekipleri 225 uygulama noktasında toplam 77 bin 147 kişiyi sorguladı. Sorgulamalarda 241 aranan şahıs tespit edilerek yakalandı. Aydın İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yapılan bir haftalık çalışmalarda ise 55 narkotik olayında 61 şüpheliye işlem yapıldı. Bu olaylara ilişkin 8 şüpheli tutuklandı. Asayişe yönelik meydana gelen 635 olayın 555’i aydınlatıldı. Bu kapsamda 521 şüpheliye işlem yapıldı, 7 kişi de tutuklanarak cezaevine gönderildi. Kaçakçılık suçlarıyla ilgili 4 kişiye işlem yapıldı. Emniyet birimleri, toplamda 18 uygulama noktasında 42 bin 450 kişiyi sorgularken, sorgulamalar sonucunda 102 aranan şahsı yakaladı. Aydın Valiliği’nden yapılan açıklamada "Jandarmamız ve emniyet güçlerimizle suç ve suç örgütlerine karşı amansız mücadelemiz kararlılıkla devam edecek. Aydın’da suça yer yok, suçluya geçit yok" ifadeleri yer aldı.
Bu iş yerinden çırak olarak içeri giren, patron olarak çıkıyor
15 Aralık 2025 Pazartesi - 13:40 Bu iş yerinden çırak olarak içeri giren, patron olarak çıkıyor Aydın’ın Koçarlı ilçesinde 45 yıldır pidecilik yapan 60 yaşındaki Hamit Tosun, işletmesini adeta bir meslek okulu gibi yönetiyor. Çırak olarak yanında işe başlayan her çalışanını kalfalığa, ardından da kendi iş yerini açabilecek ustalık konumuna kadar yetiştiren Tosun, hem mesleğini yaşatıyor, hem de gençlere ekmek kapısı açıyor. Aydın’ın Koçarlı ilçesinde yarım asra yaklaşan meslek hayatını sürdüren Hamit Tosun, bugüne kadar onlarca çırağın elinden tutarak mesleğe kazandırılmasını sağladı. Yanında çalışan gençlere yalnızca pide yapmayı değil, iş disiplini, müşteri ilişkileri ve meslek ahlakını da öğreten Hamit usta, sabrın ve emeğin bu işin temel şartı olduğunu vurguladı. Çırağın patronluğa uzanan yolculuğunun adresi olan Tosun, mesleğin tüm inceliklerini gençlere öğretmeye özen gösteriyor. Pideciliğin kolay gibi görünse de ustalık istediğini belirten Tosun, gençlerin meslek öğrenmeye yönelmesi gerektiğine dikkat çekti. Yetiştirdiği ustaların kendi iş yerlerini açmasının kendisi için en büyük gurur olduğunu ifade eden Tosun, mesleğini yaşatmaya kararlı olduğunu dile getirdi. Koçarlılı 45 yıllık pide ustası Hamit Tosun meslek hayatına küçük yaşlarda başladığını belirterek, "İlkokuldan sonra kahvehanede çalıştım. Ardından hem karnımız doysun hem de bir meslek öğrenelim diye pideciliğe başladım. Çıraklığımda işimden büyük keyif alınca bu yola devam ettim. Üçüncü günde pide doğramaya başladım ve o günden bu yana özenle, zevkle bu işi yapıyorum" dedi. "Burası işletme değil, pideci okulu" Tosun, yıllar içinde yetiştirdiği çok sayıda ustayla gurur duyduğunu ifade ederek yanında yetişen çalışanlarına okul disiplininde eğitim vererek kendi iş yerlerini açma fırsatı sunduğunu söyledi. Tosun, "Burası sadece bir işletme değil, tam anlamıyla bir pideci okulu. Çalışanlarımız askere gidene, evlenene kadar yanlarındayız. Her yıl bir eleman yetiştiriyoruz. Usta olmak isteyenlere iş yeri açıyoruz. İster ortak olun, ister kendi başınıza yönetin diyoruz. Masa, sandalye, bardak, tabak dahil her şeyini hazırlayıp teslim ediyoruz" diye konuştu. "Önemli olan gençlerin bu işi sevmesi" Bir saatte 5 bin pide hazırlayabilecek kadar organize bir sistem kurduklarını belirten Tosun, Aydın’ın farklı ilçelerinden gelen elemanların da zaman zaman işletmede çalıştığını anlattı. Elemanlarının mesleği en ince ayrıntısına kadar öğrenmeden yanından ayrılmadığını dile getiren Tosun, "Yurt dışına kadar eleman gönderdim. Onların iş yerlerini gördükçe, beni arayıp ‘ustam kolay gelsin’ dedikçe gurur duyuyorum. Benim için önemli olan mesleğin yaşaması ve gençlerin bu işi sevmesi" ifadelerini kullandı. Çalışanlar mesleğin tüm inceliklerini öğreniyor İşletmede çalışan Cennet Nur Uçaravcı ise burada sadece pide yapmayı değil mesleğin bütün inceliklerini öğrendiğini belirterek, "Burası meslek öğretme amaçlı bir işletme. Burada yetişip ustalık konumuna gelenlere ustamız iş yeri açıyor. Herkes eşit, ayrım yok, ortam sıcak ve samimi. Burası benim için iş yerinden çok bir okul, buradaki insanlar da ailem gibi" diye konuştu.
Bu iş yerine çırak olarak giren patron olarak çıkıyor
15 Aralık 2025 Pazartesi - 13:35 Bu iş yerine çırak olarak giren patron olarak çıkıyor Aydın’ın Koçarlı ilçesinde 45 yıldır pidecilik yapan 60 yaşındaki Hamit Tosun, işletmesini adeta bir meslek okulu gibi yönetiyor. Çırak olarak yanında işe başlayan her çalışanını kalfalığa, ardından da kendi iş yerini açabilecek ustalık konumuna kadar yetiştiren Tosun, hem mesleğini yaşatıyor, hem de gençlere ekmek kapısı açıyor. Aydın’ın Koçarlı ilçesinde yarım asra yaklaşan meslek hayatını sürdüren Hamit Tosun, bugüne kadar onlarca çırağın elinden tutarak mesleğe kazandırılmasını sağladı. Yanında çalışan gençlere yalnızca pide yapmayı değil, iş disiplini, müşteri ilişkileri ve meslek ahlakını da öğreten Hamit usta, sabrın ve emeğin bu işin temel şartı olduğunu vurguladı. Çırağın patronluğa uzanan yolculuğunun adresi olan Tosun, mesleğin tüm inceliklerini gençlere öğretmeye özen gösteriyor. Pideciliğin kolay gibi görünse de ustalık istediğini belirten Tosun, gençlerin meslek öğrenmeye yönelmesi gerektiğine dikkat çekti. Yetiştirdiği ustaların kendi iş yerlerini açmasının kendisi için en büyük gurur olduğunu ifade eden Tosun, mesleğini yaşatmaya kararlı olduğunu dile getirdi. Koçarlılı 45 yıllık pide ustası Hamit Tosun meslek hayatına küçük yaşlarda başladığını belirterek, "İlkokuldan sonra kahvehanede çalıştım. Ardından hem karnımız doysun hem de bir meslek öğrenelim diye pideciliğe başladım. Çıraklığımda işimden büyük keyif alınca bu yola devam ettim. Üçüncü günde pide doğramaya başladım ve o günden bu yana özenle, zevkle bu işi yapıyorum" dedi. "Burası işletme değil, pideci okulu" Tosun, yıllar içinde yetiştirdiği çok sayıda ustayla gurur duyduğunu ifade ederek yanında yetişen çalışanlarına okul disiplininde eğitim vererek kendi iş yerlerini açma fırsatı sunduğunu söyledi. Tosun, "Burası sadece bir işletme değil, tam anlamıyla bir pideci okulu. Çalışanlarımız askere gidene, evlenene kadar yanlarındayız. Her yıl bir eleman yetiştiriyoruz. Usta olmak isteyenlere iş yeri açıyoruz. İster ortak olun, ister kendi başınıza yönetin diyoruz. Masa, sandalye, bardak, tabak dahil her şeyini hazırlayıp teslim ediyoruz" diye konuştu. "Önemli olan gençlerin bu işi sevmesi" Bir saatte 5 bin pide hazırlayabilecek kadar organize bir sistem kurduklarını belirten Tosun, Aydın’ın farklı ilçelerinden gelen elemanların da zaman zaman işletmede çalıştığını anlattı. Elemanlarının mesleği en ince ayrıntısına kadar öğrenmeden yanından ayrılmadığını dile getiren Tosun, "Yurt dışına kadar eleman gönderdim. Onların iş yerlerini gördükçe, beni arayıp ‘ustam kolay gelsin’ dedikçe gurur duyuyorum. Benim için önemli olan mesleğin yaşaması ve gençlerin bu işi sevmesi" ifadelerini kullandı. Çalışanlar mesleğin tüm inceliklerini öğreniyor İşletmede çalışan Cennet Nur Uçaravcı ise burada sadece pide yapmayı değil mesleğin bütün inceliklerini öğrendiğini belirterek, "Burası meslek öğretme amaçlı bir işletme. Burada yetişip ustalık konumuna gelenlere ustamız iş yeri açıyor. Herkes eşit, ayrım yok, ortam sıcak ve samimi. Burası benim için iş yerinden çok bir okul, buradaki insanlar da ailem gibi" diye konuştu.
ADÜ’de ’Ulusal Mezun Sempozyumu’ düzenlendi
15 Aralık 2025 Pazartesi - 10:38 ADÜ’de ’Ulusal Mezun Sempozyumu’ düzenlendi Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi tarafından ’Ulusal Mezun Sempozyumu’ Atatürk Kongre Merkezi Yörük Ali Efe Salonu’nda gerçekleştirildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan program, fakülte tanıtım videosu ve Prof. Dr. S. Özlem Altınkaya’nın gerçekleştirdiği müzik sunumu ile devam etti. Programın devamında Sempozyum Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Sibel Şeker, öğrenciler adına Sıla Nur Yılmaz, mezunlar adına Dr. Öğr. Üyesi Gizem Öztürk konuşmalarını gerçekleştirdi. Fakülte Dekan V. Prof. Dr. Ayden Çoban konuşmasında, sempozyumda bir arada olmaktan büyük mutluluk duyduklarını ve mezunların başarılarının fakültenin gücünü gösterdiğini ifade ederek emeği geçenlere teşekkür etti. ADÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cengiz Özarslan ise konuşmasında "Mezunlarımız ile son sınıf öğrencilerimizin bir araya gelerek deneyim paylaşacağı bu buluşmanın, mesleki gelişime ve fakülte kültürüne önemli katkılar sunacağına inanıyorum. Mezunlarımızın başarıları bizler için büyük bir gurur kaynağı, öğrencilerimiz için ise yol göstericidir." dedi. Prof. Dr. Özaslan, akademisyenlerimizin özverili katkılarıyla güçlenen bu geleneğin büyüyerek devam edeceğine inandığını belirterek emeği geçen herkese teşekkür etti. Sempozyumun ilk oturumu, Ebelik Bölümü Mezunları Oturumu oldu. Oturum başkanlığını Prof. Dr. Ayten Taşpınar ve Tuana Merter üstlendi. Buse Akdağ ’Bir Devlet Hastanesinde Ebe Olmak’, Ceylin Kurtöz ’Serbest Ebe Olmak’ ve Prisella Ofei ’Yurt Dışında Ebe Olmak: İngiltere Örneği’ başlıklı sunumlarıyla deneyimlerini paylaştı. Çocuk Gelişimi Bölümü Mezunları Oturumu ise Prof. Dr. Selvinaz Saçlı ve Sıla Nur Yılmaz’ın başkanlığında gerçekleşti. Bu oturumda Rabia Ceran Çavga ’Akademisyen Olma Yolculuğu’, Gülçehre Kaya Yılmaz ’Erken Çocukluk Gelişimi Merkezi Deneyimi’ ve Nuray Gayretli ’Bir Devlet Hastanesinde Çocuk Gelişimci Olmak’ konularında sunum yaptı. Günün devamında düzenlenen Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Oturumu Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Gökkurt ve Eda Maviş’in başkanlığında yapıldı. Necla Sabuncuoğlu ve Simge Nur Ungan, özel sağlık hizmeti birimlerinde çalışma deneyimlerini aktararak öğrencilerin sorularını yanıtladı. Sempozyumun son oturumu, Beslenme ve Diyetetik Bölümü Mezunları Oturumunda ise Oturum Başkanları Prof. Dr. Dide Kılçalp ve Beyzanur Tamir’in yönettiği bölümde Rana Alkanalka ’Özel Sağlık Hizmeti Biriminde Çalışmak’ ve Furkan Salduz ’Bir Devlet Hastanesinde Diyetisyen Olmak’ başlıklı sunumlarını gerçekleştirdi. ’Mezunlarla Buluşma ve Deneyim Paylaşımı’ konusuyla düzenlenen sempozyumda mezunlar, öğrenciler ve akademisyenler bir araya gelerek mesleki deneyimlerini paylaştı. Gün boyu süren programda farklı alanlardan mezunların sunumları, söyleşiler ve etkileşimli oturumlar da yer aldı. Sempozyuma, ADÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cengiz Özarslan, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan V. Prof. Dr. Ayden Çoban ile çok sayıda akademisyen, öğrenci ve mezunlar katıldı.
"Türkiye’deki iş kazalarının yüzde 90’ı tedbirlerin gereksiz görülmesinden kaynaklanıyor"
15 Aralık 2025 Pazartesi - 09:59 "Türkiye’deki iş kazalarının yüzde 90’ı tedbirlerin gereksiz görülmesinden kaynaklanıyor" Türkiye’de trafik kazalarından sonra en fazla can ve mal kaybına neden olan iş kazalarının ülke ekonomisine yıllık maliyetinin 10 milyar dolardan fazla olduğu belirtildi. Aydın’da iş sağlığı ve güvenliği alanında hizmet veren ilk kurumlardan biri olan Polat OSGB sorumlu Müdürü İş Güvenliği Uzmanı Emin Tükel, iş güvenliği konusunda alınan tedbirlerin bir masraf değil yatırım önemli bir yatırım olduğunu belirterek herkesin 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na riayet etmesini tavsiye etti. Ülkemizde 30 Haziran 2012 tarih ve 28339 sayılı resmi gazetede yayınlanan 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu 01 Ocak 2013 tarihi itibari ile yürürlüğe giren bu kanunun 2025 yılı itibariyle tehlike sınıfı gözetmeksizin tüm iş yerlerinde uygulamaya geçtiğini kaydeden Tükel, "Bu kanun ile ilgili süreçte yaklaşık 13 yıllık süreç geride kaldı. Bu süreçte pek çok tartışmalara neden oldu. Ancak geride kalan süreçte iş güvenliğinin ne kadar önemli olduğu ve bu kapsamda alınan tedbirlerinin bir masraf değil yatırım olduğu görüldü. Verilere göre; Kısa süre öncesine kadar ülkemizde meydana gelen iş kazalarının nerdeyse tamamı insan kaynaklı yani ihmal ve gerekli tedbirlerin alınmamasından kaynaklanıyordu. Türkiye’nin iş kazaları ve meslek hastalıklarına ilişkin karnesine bakıldığında istatistiki verilere göre; İş kazalarında ülkemiz maalesef Avrupa da ilk sıralarda yer alıyordu. Bu kazaların ülke ekonomisine yıllık maliyeti de 10 milyar dolardan fazla olduğu belirtiliyordu. Oysa bu maliyetin yüzde 25’i tedbire harcansa yaşanan can kaybı ve acının yanında ülke ekonomisine 7.5 milyar dolar katkı sağlanmış olur" dedi. "Formalite değil gerçekten eğitim alıp kurallara uyalım" Sağlıklı bir iş hayatı için iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin kuralları formaliteden değil gerçekten uyulması gerektiğini kaydeden Polat OSGB sorumlu Müdürü İş Güvenliği Uzmanı Emin Tükel, "İş güvenliği uzmanı olarak karşılaştığımız en büyük sorun farkındalık eksikliği. İşverenler genellikle İSG hizmetini bir maliyet gibi görebiliyorlar. Oysa alınmayan her önlem, ileride daha büyük bir maliyet ve telafisi olmayan sonuçlar doğuruyor. Tehlike sınıfı ne olursa olsun artık tüm işyerleri İSG hizmeti almak zorunda" diyerek kazaların genellikle basit önlemlerin alınmamasından kaynaklandığını belirtti. İş kazalarına en fazla neden olan sebep olan durumları da sıralayan Tükel, "Elektrik panoları düzenli olarak kontrol edilse; Makine koruyucuları kapatılsa; Yüksekte çalışma ekipmanı işe göre ve TS EN standartlarına uygun olsa; Kimyasal etiketleri güncel olsa, Verilecek eğitimlerle farkındalık artırılsa; Çalışanlara yılda en az bir kez eğitim verilse birçok ağır yaralanma ve ölüm vakalarının önüne geçilmiş olur. Maalesef ülkemizde en büyük tehlike ‘Bana bir şey olmaz’ anlayışı. Çalışanlarda sıkça görülen alışkanlık kaynaklı risk alma davranışı, Türkiye’deki iş kazası oranlarının yükselmesinin başlıca nedenlerinden biri. Kişisel koruyucu ekipman takmamak bir cesaret değil, istatistiksel olarak bir kumardır. Ve bu kumarın kaybedeni çoğu zaman çalışan olur" diye konuştu.
Buharkent’in gençleri namağlup şampiyon oldu
15 Aralık 2025 Pazartesi - 09:54 Buharkent’in gençleri namağlup şampiyon oldu Ligin bitimine 2 hafta kala kendi sahasında Pamukspor’u mağlup eden Buharkent Belediyespor U14 Takımı, namağlup şampiyonluğunu ilan etti. Buharkent Belediyespor U14 Takımı, namağlup sürdürdüğü başarılı sezonunu şampiyonlukla taçlandırdı. Ligin bitimine son 2 hafta kala kendi sahasında Pamukspor’u mağlup eden genç futbolcular, bu galibiyetle şampiyonluğu garantiledi. Sezon boyunca sergiledikleri mücadeleci futbol, disiplinli oyun anlayışı ve güçlü takım ruhuyla dikkat çeken U14 Takımı, elde ettiği başarıyla ilçeye gurur yaşattı. Öte yandan karşılaşma sonrası sahada anlamlı bir kutlama da gerçekleştirildi. Takım futbolcularından Cengizhan ve Metinhan Bilgin’in doğum günleri, takım arkadaşlarıyla birlikte sahada kutlandı. Renkli görüntülere sahne olan kutlamada birlik ve beraberlik mesajı verildi. Buharkent Belediyespor yönetiminden yapılan açıklamada "Namağlup yoluna emin adımlarla devam eden U14 Takımımız, ligin bitimine son 2 hafta kala kendi sahamızda Pamukspor’u mağlup ederek şampiyonluğunu ilan etti. Sezon boyunca ortaya koydukları mücadele, disiplin ve takım ruhuyla bizleri gururlandıran genç futbolcularımızı ve teknik ekibimizi yürekten tebrik ediyoruz. Bu anlamlı galibiyetin ardından takımımız, futbolcularımız Cengizhan ve Metinhan Bilgin’in doğum günlerini de sahada hep birlikte kutladı. Nice sağlıklı, mutlu ve başarılarla dolu yıllara. Şampiyon Buharkent Belediyespor" ifadeleri yer aldı.