Yerel Haberler
Aydın
Bozdoğan’da 23 Nisan yağmura rağmen coşkuyla kutlandı 23 Nisan 2026 Perşembe - 14:01:33 Aydın’ın Bozdoğan ilçesinde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, yağışlı havaya rağmen büyük bir coşku ve yoğun katılımla kutlandı. İlçe genelinde düzenlenen programlarda çocukların sevinci ve bayram heyecanı renkli görüntülere sahne oldu. Kutlama programı, Hükümet Konağı bahçesinde bulunan Atatürk Anıtı’na İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından çelenk sunulmasıyla başladı. Törenin ardından etkinlikler ilçe stadyumunda devam etti. Fatih İlkokulu ve Merkez İlkokulu öğrencilerinin hazırladığı gösterilerle gerçekleşen kutlama programına Bozdoğan Kaymakamı Yunus Emre Polat, Belediye Başkanı Mustafa Galip Özel, Cumhuriyet Savcısı Husameddin Görünmez, daire amirleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, siyasi parti temsilcileri, öğretmenler, öğrenciler, veliler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından günün anlam ve önemini belirten konuşmalar yapıldı. Öğrenciler tarafından şiirler okunurken, halk oyunları gösterileri ise izleyenlerden büyük alkış aldı. Resim ve şiir yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ödülleri, İlçe Milli Eğitim Müdürü Osman Arıkoğlu, Kaymakam Yunus Emre Polat ve Belediye Başkanı Mustafa Galip Özel tarafından takdim edildi. Kutlama programının sonunda Bozdoğan Belediyesi tarafından çocuklara horoz şekeri dağıtıldı. Yağmura rağmen alanı dolduran vatandaşlar, çocukların bayram sevincine ortak oldu.
23 Nisan 2026 Perşembe - 13:46 7 yaşındaki Pars, Güney Kutbu’nda Türk bayrağı açtı Aydın’ın Kuşadası ilçesinde yaşayan ilkokul 1. sınıf öğrencisi Pars Danışan, özel izinle Güney Kutbu’na çıkarak burada 14 gün yaşadı. Güney Kutbu’nda Türk bayrağı açıp çevrenin ve tabiatın korunmasını isteyen Pars Danışan’ın, kutuba çıkan en genç Türk çocuğu olduğu ve buraya da özel izinle gittiği öğrenildi. Edinilen bilgiye göre, Aydın’ın Kuşadası ilçesinde yaşayan turizmci Murat Danışan ile ev hanımı Ebru Danışan’ın ilkokul 1. sınıfa giden 7 yaşındaki çocukları Pars Danışan, buzullarda yaşayan hayvanları çok merak ettiğini belirterek ailesinden kendisini Antarktika’ya götürmesini istedi. Pars’ın bu ısrarlı talepleri karşısında çocuklarının isteğini yerine getirmek isteyen baba Murat Danışan girişimlerde bulundu. Çocukların ve yaşlıların sağlık ve güvenlik açısından gidişinin yasak olduğu Güney Kutbu’na 7 yaşındaki Türk çocuğu Pars Danışan’ın gidebilmesi için İngiltere’deki firmalar aracılığıyla özel, istisnai izin çıkarıldı. Bu çerçevede Pars’ın sağlık raporu ve yüzme bildiğine dair belgeler istendi. Tüm belgeleri hazırlanan Pars, zorlu bir yolculuğu başarı ile atlatarak hayalini gerçekleştirdi. "Yolculuk bir hafta sürdü, 14 gün kutuplarda yaşadı" Bu zorlu yolculuk ve Güney Kutbu’nda geçecek 2 haftalık süreye dayanabileceğini kanıtlayan 7 yaşındaki Pars Danışan’a istisnai izin verildikten sonra anne Ebru Danışan ve baba Murat Danışan ile birlikte yola çıkıldı. Aile, Aydın’ın Kuşadası ilçesinden başlayan yolculuğun ardından bir hafta süren zorlu süreç sonrası Antarktika’ya, yani Güney Kutbu kıtasına ulaştı. Çok sevdiği buzul hayvanlarını izleyerek 14 gün geçiren Pars Danışan, dünyanın en tehlikeli deniz geçitlerinden biri olan Drake Geçidi’nin 3 gün süren zorlu geçişini tamamladıklarını ve hiç korkmadığını söyledi. Atlas, Pasifik ve Güney Okyanusları olmak üzere 3 okyanusun kesiştiği bu sert sularda dalgalar 10-15 metreye ulaşırken, rüzgârın hızı 100 km/saatin üzerine çıkabildi. Bu zorlu yolculuğu tamamlayarak Güney Kutbu’na çıkan 7 yaşındaki Türk çocuğu Pars Danışan, burada Türk bayrağını açarak "Dünyamızı koruyalım. Lütfen dünyamızı kirletmeyelim" mesajı verip Türkiye’deki tüm çocuklara selamlarını iletti. Yolculuğunu sağ salim tamamlayıp Aydın’ın Kuşadası ilçesindeki evine dönen Pars Danışan, hayalini gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadığını belirterek Güney Kutbu’nda yaşadıklarını anlattı. Çocuğunun bu isteğini özel izinle gerçekleştirdiğini belirten baba Murat Danışan, "Çok istiyordu, yaşı tutmadığı için zorluklar vardı. İngiltere’de tanıdık firmalar vardı. Onların da yardımıyla özel sigortalar yaptırarak bu seyahati gerçekleştirip Pars’ın isteğini yerine getirdik" dedi. Pars’ın en büyük hayallerinden birinin Güney Kutbu ve burada yaşayan hayvanları yakından görmek olduğunu belirten anne Ebru Danışan ise, "Doğru hazırlık yapıldığında bence çocuklar her ortama uyum sağlayabilir. Biz de doğru hazırlık yapıp Pars’ın bu hayalini gerçekleştirmiş olduk" dedi.
23 Nisan 2026 Perşembe - 13:42 7 yaşındaki Pars, Güney Kutbu’nda Türk bayrağı açtı Aydın’ın Kuşadası ilçesinde yaşayan ilkokul 1. sınıf öğrencisi Pars Danışan, özel izinle Güney Kutbu’na çıkarak burada 14 gün yaşadı. Güney Kutbu’nda Türk bayrağı açıp çevrenin ve tabiatın korunmasını isteyen Pars Danışan’ın, kutuba çıkan en genç Türk çocuğu olduğu ve buraya da özel izinle gittiği öğrenildi. Edinilen bilgiye göre, Aydın’ın Kuşadası ilçesinde yaşayan turizmci Murat Danışan ile ev hanımı Ebru Danışan’ın ilkokul 1. sınıfa giden 7 yaşındaki çocukları Pars Danışan, buzullarda yaşayan hayvanları çok merak ettiğini belirterek ailesinden kendisini Antarktika’ya götürmesini istedi. Pars’ın bu ısrarlı talepleri karşısında çocuklarının isteğini yerine getirmek isteyen baba Murat Danışan girişimlerde bulundu. Çocukların ve yaşlıların sağlık ve güvenlik açısından gidişinin yasak olduğu Güney Kutbu’na 7 yaşındaki Türk çocuğu Pars Danışan’ın gidebilmesi için İngiltere’deki firmalar aracılığıyla özel, istisnai izin çıkarıldı. Bu çerçevede Pars’ın sağlık raporu ve yüzme bildiğine dair belgeler istendi. Tüm belgeleri hazırlanan Pars, zorlu bir yolculuğu başarı ile atlatarak hayalini gerçekleştirdi. "Yolculuk bir hafta sürdü, 14 gün kutuplarda yaşadı" Bu zorlu yolculuk ve Güney Kutbu’nda geçecek 2 haftalık süreye dayanabileceğini kanıtlayan 7 yaşındaki Pars Danışan’a istisnai izin verildikten sonra anne Ebru Danışan ve baba Murat Danışan ile birlikte yola çıkıldı. Aile, Aydın’ın Kuşadası ilçesinden başlayan yolculuğun ardından bir hafta süren zorlu süreç sonrası Antarktika’ya, yani Güney Kutbu kıtasına ulaştı. Çok sevdiği buzul hayvanlarını izleyerek 14 gün geçiren Pars Danışan, dünyanın en tehlikeli deniz geçitlerinden biri olan Drake Geçidi’nin 3 gün süren zorlu geçişini tamamladıklarını ve hiç korkmadığını söyledi. Atlas, Pasifik ve Güney Okyanusları olmak üzere 3 okyanusun kesiştiği bu sert sularda dalgalar 10-15 metreye ulaşırken, rüzgârın hızı 100 km/saatin üzerine çıkabildi. Bu zorlu yolculuğu tamamlayarak Güney Kutbu’na çıkan 7 yaşındaki Türk çocuğu Pars Danışan, burada Türk bayrağını açarak "Dünyamızı koruyalım. Lütfen dünyamızı kirletmeyelim" mesajı verip Türkiye’deki tüm çocuklara selamlarını iletti. Yolculuğunu sağ salim tamamlayıp Aydın’ın Kuşadası ilçesindeki evine dönen Pars Danışan, hayalini gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadığını belirterek Güney Kutbu’nda yaşadıklarını anlattı. Çocuğunun bu isteğini özel izinle gerçekleştirdiğini belirten baba Murat Danışan, "Çok istiyordu, yaşı tutmadığı için zorluklar vardı. İngiltere’de tanıdık firmalar vardı. Onların da yardımıyla özel sigortalar yaptırarak bu seyahati gerçekleştirip Pars’ın isteğini yerine getirdik" dedi. Pars’ın en büyük hayallerinden birinin Güney Kutbu ve burada yaşayan hayvanları yakından görmek olduğunu belirten anne Ebru Danışan ise, "Doğru hazırlık yapıldığında bence çocuklar her ortama uyum sağlayabilir. Biz de doğru hazırlık yapıp Pars’ın bu hayalini gerçekleştirmiş olduk" dedi. (İK-Y)
23 Nisan 2026 Perşembe - 13:21 Gençler köyü terk edince iş yaşlılara kaldı Aydın’da köylerde genç kalmayınca tarla ve bahçe işleri yaşlılara kaldı. Köyün en gencinin 50 yaşında olduğunu ifade eden 66 yaşındaki üreticilerden Musa Küçük, geleneksel yöntemle tarlasını işliyor. Aydın’da köyden kente göçlerin artması, gençlerin evlenmemesi veya evlenenlerin de az çocuk yapması gibi çeşitli sebepler nedeniyle kırsal kesimlerde nüfus ile birlikte çiftçi sayısı da gün geçtikçe azalmaya başladı. İl genelinde ziraat odalarına kayıtlı yaklaşık 130 bin çiftçi bulunurken, gençlerin tarımla uğraşmaktan kaçınması ise dikkat çekiyor. Gençlerin tarımdan uzaklaşması ile birlikte Aydın genelindeki çiftçilerin yaş ortalaması da her geçen gün yükselmeye devam ediyor. Çiftçi yaşının 60’a yükseldiği Aydın’ın köylerinde tarla ve bahçe işleri ile yaşlılar ilgileniyor. Koçarlı ilçesine bağlı Satılar Mahallesi’nde traktörün giremediği arazilerde geleneksel yöntemlerle tarla ve bahçelerini süren üreticiler, köyde gençlerin kalmaması sebebiyle ‘İş başa düştü’ diyerek topraklarını işlemeye çalışıyor. "Köyün en gençleri biziz" Katırla toprakları işleyen 66 yaşındaki Musa Küçük, köyün en gencinin 50 yaşlarında olduğunu ifade ederek, "İncirlerin, asmaların diplerini işliyoruz. Onları sürüyoruz. Bizim buralarda traktör zaten işleyemiyor. Çapa makinesi işliyor ama o da bunun yaptığı işi yapamıyor. Mecburen yine hayvanla çalışıyoruz. Bahar mevsimi geldiği zaman mart ayında başlarız bu toprakları işlemeye, hazirana kadar devam eder. Köylerimizde maalesef genç kalmadı. Köyün en gençleri biziz. Köyün en gençleri 50 yaş üzeri. Haliyle bizim başımıza kalıyor işler. Gençleri buraya çekmemiz için köylere destek verilmesi lazım. Böyle giderse bizden sonra bu toprakları işleyecek insan kalmayacak. Çoluk çocuk yetişmeyecek. Benim 3 evladım var, üçü de dışarıda" dedi. Artık yetişen gencin kalmadığını ve kendilerinden sonra arazilerinin akıbetinin ne olacağını bilmediklerini ifade eden 62 yaşındaki Tahir Çoban ise, "Genç olsa da bu işi yapmıyorlar artık. Hepsi dışarıda çalışıyor. Şehre gittiler. Köyde genç bulamazsın yani. En genç bizler varız. Bizden sonra bu arazilerin ne olacağını bilmiyoruz" şeklinde konuştu.
ADÜ kurumsal akreditasyon almaya hak kazandı
13 Mart 2026 Cuma - 09:06 ADÜ kurumsal akreditasyon almaya hak kazandı Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) tarafından yükseköğretim kurumlarında kalite güvencesi sistemlerinin güçlendirilmesi, sürdürülebilir kalite kültürünün yaygınlaştırılması ve uluslararası rekabet gücünün artırılması amacıyla yürütülen Kurumsal Akreditasyon Programı (KAP) kapsamında 2025 yılı değerlendirme süreci tamamlandı. Mart 2026 tarihinde gerçekleştirilen YÖKAK Kurul toplantısında alınan kararla Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ), Kurumsal Akreditasyon almaya hak kazanan üniversiteler arasında yer aldı. Türkiye genelinde gerçekleştirilen kapsamlı değerlendirme sürecinin ardından 39 üniversite Kurumsal Akreditasyon almaya hak kazanırken, ADÜ de akreditasyon alan üniversiteler arasında yer alarak kalite güvencesi alanındaki çalışmalarını tescillemiş oldu. Kurumsal Akreditasyon Programı; üniversitelerin eğitim-öğretim, araştırma-geliştirme faaliyetleri, toplumsal katkı çalışmaları, yönetim sistemi ve kalite güvencesi mekanizmalarının bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesini kapsıyor. Bu süreçte üniversitelerin iç kalite güvence sistemleri, stratejik yönetim süreçleri, paydaş katılımı, sürekli iyileştirme mekanizmaları ve kurumsal sürdürülebilirlik alanlarındaki performansları detaylı biçimde inceleniyor. ADÜ son yıllarda kalite odaklı yönetim anlayışı doğrultusunda yürüttüğü çalışmalarla kurumsal gelişimini güçlendirirken; eğitim-öğretim kalitesinin artırılması, araştırma kapasitesinin geliştirilmesi ve toplumsal katkının güçlendirilmesine yönelik önemli adımlar attı. Üniversitenin tüm akademik ve idari birimlerinin katkılarıyla yürütülen kalite süreçleri, YÖKAK tarafından gerçekleştirilen değerlendirmeler sonucunda Kurumsal Akreditasyon ile taçlandırıldı. "Bu başarı 3 yıllık yoğun çalışmanın eseridir" Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan ADÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Kent, elde edilen kurumsal akreditasyonun üniversitede son üç yıldır yürütülen yoğun ve sistemli çalışmaların önemli bir sonucu olduğunu vurguladı. Rektör Kent, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Kurumsal Akreditasyon, üniversitemizin kalite odaklı gelişim vizyonunun somut bir göstergesidir. Yaklaşık üç yıldır büyük bir titizlikle yürüttüğümüz kalite süreçleri bugün önemli bir başarıyla sonuçlanmıştır. Eğitim-öğretimden araştırma faaliyetlerine, toplumsal katkı çalışmalarından yönetsel süreçlere kadar tüm alanlarda kalite kültürünü güçlendirmek için kararlılıkla çalışıyoruz. YÖKAK tarafından verilen bu akreditasyon, üniversitemizin kurumsal gelişim yolculuğunda önemli bir kilometre taşıdır" Bu başarının güçlü bir kurumsal iş birliğinin ürünü olduğunu belirten Rektörümüz Prof. Dr. Bülent Kent, sürece katkı sağlayan tüm birimlere teşekkür ederek sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu başarı yalnızca bir yönetim başarısı değil; üniversitemizin tüm paydaşlarının ortak emeğinin sonucudur. Başta Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Cemal İyem olmak üzere tüm dekanlarımız, yüksekokul ve meslek yüksekokulu müdürlerimiz, Üniversite Kalite Kurulumuz, alt kalite komisyonlarımız, Kalite Koordinatörlüğümüz, akademik ve idari personelimiz ile öğrencilerimizin katkıları bu süreçte son derece kıymetlidir. Her bir birimimizin gösterdiği özverili çalışma bu başarıyı mümkün kılmıştır" Rektör Kent, üniversitenin kalite odaklı gelişimini sürdüreceğini belirterek, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nin araştırma üniversitesi olma hedefi doğrultusunda emin adımlarla ilerlediğini ifade etti. Rektör Kent, kalite güvencesi kültürünün kurumsal yapı içerisinde daha da güçlendirilmesi için çalışmaların kararlılıkla devam edeceğini vurguladı.
Didim Belediyesi Kadın Meclisi Mart ayı toplantısı gerçekleştirildi
13 Mart 2026 Cuma - 08:50 Didim Belediyesi Kadın Meclisi Mart ayı toplantısı gerçekleştirildi Kentte kadınların sosyal hayata katılımını artırmak ve yerel yönetim süreçlerinde daha aktif rol almalarını sağlamak amacıyla Didim Belediyesi Kadın Meclisi’nin Mart ayı toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda kadınların kent yaşamındaki yeri, sosyal projeler ve kadınlara yönelik yapılabilecek çalışmalar ele alındı. Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay’ın da katıldığı toplantıda, kadınların yerel yönetimlerde daha güçlü şekilde temsil edilmesi ve toplumsal yaşamda daha aktif rol alması için fikir alışverişinde bulunuldu. Gerçekleştirilen toplantıda, kadınların kent yaşamına daha etkin katılımını sağlayacak projeler ve sosyal çalışmalar üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Kadınların görüş ve önerilerinin paylaşıldığı toplantı, ortak akıl ve katılımcı belediyecilik anlayışı doğrultusunda önemli bir buluşma oldu. Başkan Hatice Gençay: "Kadınların sesi yerel yönetimde daha güçlü duyulacak" Toplantıya ilişkin değerlendirmede bulunan Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, "Kadınların kent yaşamında daha aktif olması ve karar süreçlerine katılması bizim için çok önemli. Kadın Meclisi toplantılarıyla kadınların görüş ve önerilerini dinliyor, kentimizi birlikte yönetme anlayışıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kadınların sesi yerel yönetimde daha güçlü duyulmaya devam edecek" ifadelerini kullandı.
Denizköy sakinleri Didim Belediyesi’nin iftar sofrasında buluştu
13 Mart 2026 Cuma - 08:44 Denizköy sakinleri Didim Belediyesi’nin iftar sofrasında buluştu Ramazan ayı dolayısıyla birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunu yaşatmak amacıyla Didim Belediyesi tarafından başlatılan iftar programları devam ediyor. Mahalle sakinlerinin yoğun ilgi gösterdiği iftar yemeğinde, Ramazan ayının bereketi ve paylaşma kültürü aynı sofrada yaşandı. Mahalle sakinleri iftar saatinde bir araya gelerek oruçlarını birlikte açtı. İftar programında halkla sohbet eden belediye başkanları, Ramazan ayının birlik ve beraberliği güçlendiren önemli bir dönem olduğunu ifade etti. Programla ilgili açıklamalarda bulunan Hatice Gençay, Ramazan ayının dayanışma ve paylaşma ayı olduğuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Ramazan ayının bereketini ve dayanışma ruhunu hemşehrilerimizle birlikte yaşamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Denizköy Mahallemizde kurduğumuz iftar soframızda halkmızla bir araya geldik. Bu mübarek ay boyunca farklı mahallelerimizde de iftar sofraları kurarak birlik ve beraberliğimizi pekiştirmeye devam edeceğiz" Program kapsamında Denizköy Mahallesi’nde gerçekleştirilen iftar programına Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, Çine Belediye Başkanı Mehmet Kıvrak, Karacasu Belediye Başkanı Mustafa Büyükyapıcı, Bozdoğan Belediye Başkanı Mustafa Galip Özel, Koçarlı Belediye Başkanı Özgür Arıcı, CHP Aydın İl Başkanı Hikmet Saatçı, partililer, Denizköy Mahalle Muhtarı Nurettin Yılmaz ve Denizköy Mahallesi sakinleri katıldı.
Başkan Çerçioğlu, ADÜ öğrencileri ile iftarda bir araya geldi
12 Mart 2026 Perşembe - 20:31 Başkan Çerçioğlu, ADÜ öğrencileri ile iftarda bir araya geldi Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından Ramazan ayı nedeniyle kentin farklı noktalarında iftar sofraları kurulmaya devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi’nin sofralarında binlerce Aydınlı iftarlarını hep birlikte açıyor. Büyükşehir Belediyesi tarafından bugün Efeler ilçesinde Atatürk Kent Meydanı’nda, Girne Mahallesi’nde ve Kocagür Mahallesi’nde, İncirliova ilçesinde Cumhuriyet Meydanı’nda, Sultanhisar ilçesinde Cumhuriyet Meydanı’nda, Karacasu ilçesinde Ataköy Mahallesi’nde, Karpuzlu ilçesinde Ulukonak Mahallesi’nde ve Koçarlı ilçesinde Esentepe Mahallesi’nde iftar programı düzenlendi. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu; Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Rektörü Prof. Dr. Bülent Kent ve AK Parti Aydın İl Başkan Yardımcısı Hüseyin Pekgüzel ile birlikte Atatürk Kent Meydanı’nda düzenlenen iftar programında öğrenciler ile bir araya geldi. ADÜ öğrencileri ile aynı sofrayı paylaşan Başkan Çerçioğlu, öğrencilerle sohbet ederek onların görüş ve düşüncelerini dinledi. Başkan Çerçioğlu, öğrencilerle bir araya gelmenin kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını belirterek, gençlerin her zaman yanında olmaya devam edeceklerini vurguladı. İftar sofralarının kurulmasından memnuniyet duyduklarını belirten vatandaşlar ve öğrenciler ise Başkan Çerçioğlu’na teşekkür etti.
Üniversite öğrencisi Teslime’nin ölümüne ilişkin yargılama süreci başladı
12 Mart 2026 Perşembe - 18:18 Üniversite öğrencisi Teslime’nin ölümüne ilişkin yargılama süreci başladı Aydın’ın Efeler ilçesinde geçtiğimiz Ağustos ayında zeytinlik alanda başından vurulmuş halde bulunan üniversite öğrencisi Teslime Hanedan’ın (20) ölümüne ilişkin ilk dava bugün görülürken, sanık olarak yargılanan sevgilisi Efe F. savunmasında "Seni seviyorum dedi ve o sıra silah sesini duydum. Kafamı kaldırdığımda kafasına sıktığını ve yerde yattığını gördüm" dedi. 6 Ağustos 2025 Çarşamba günü Efeler ilçesi Kalfaköy yolu yakınlarında meydana gelen olayda, üniversite öğrencisi Teslime Hanedan’ın (20) başından tabancayla vurularak öldüğü belirlenmişti. Olayla ilgili çelişkili ifadeler verdikleri öğrenilen Teslime Hanedan’ın erkek arkadaşı Efe F.’nin de aralarında bulunduğu 5 şüpheli gözaltına alınmış, Efe F. cinayet şüphesiyle çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. Soruşturmanın tamamlanmasının ardından Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Efe F. hakkında ‘tasarlayarak kadına karşı kasten öldürme’ suçundan dava açıldı. Cinayet zanlısı olarak yargılanan Efe F., bugün ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talebiyle hakim karşısına çıktı. Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde sanığın yargılanma sürecine ilişkin görülen ilk mahkemede taraflar hazır bulunurken, hakim karşısına çıkan Efe F. savunmasında Teslime’yi kendisinin öldürmediğini ve intihar ettiğini öne sürdü. "İntihar etmeye karar verdik" Olay günü ve öncesini anlatan sanık Efe F., Teslime ile olaydan 4 ay önce sosyal medya üzerinden tanıştıklarını ve daha sonra sevgili olduklarını belirterek "O sıralarda tek yaşıyordu, evinde ara ara kalıyordum. Teslime’nin evinde kaldığım sürede uyuşturucu kullandığına şahit oldum, diğer arkadaşlar da şahittir. A.Ç., Teslime’ye kokain getirmişti. A.Ç.’yi bana arkadaşı olarak tanıştırmıştı. Daha sonra Teslime, arkadaşı E.S.A.’nın evine taşındı. Ben de arada gidiyordum. Olaydan bir gün önce Teslime gündüz saatlerinde benim evime gelmişti, daha sonra geri döndü. Telefonunu aradım ama ulaşamadım. E.S.A. ile oturduğu eve gittim. Apartmana girdim. Kapıyı çaldım ama açan olmadı. Dışarı çıktım ve yaklaşık 1 metre yüksekliğindeki duvara çıktım. Ev birinci katta olduğu için pencereden içerisi görünüyordu. Salonda masanın üstünde uyuşturucu aparatlarını gördüm. O esnada U.B. de yanımdaydı. Bunun üzerine Teslime’nin kiminle uyuşturucu kullanabileceğini düşünüp telefonla A.Ç.’yi aradım. A.Ç. bana H.S. ile şehir merkezinde araçla gezdiklerini söylediler. Evin önünde beklemeye devam ettik. Teslime’nin yanında E.S.A.’nın da olduğunu tahmin ederek E.S.A.’nın sevgilisi A.P.’yi aradık, o da geldi. Saat 23.30 sıralarında 4’ü birlikte arabadan indi ve eve doğru yürüdüler. Biz de onlara doğru yürümeye başladık. Teslime, beni görünce ‘Efe burada, kaçalım’ dediğini duydum. Tekrar arabaya binip kaçtılar. A.P.’nin arabasıyla üçümüz aracı takip ettik. Aracı kaybettik ve yaklaşık 1 saat sonra Danişment Mahallesi tarafında yolda denk geldik. Aracı kullanan A.P., önlerine kırdı. Araçtan indik, A.Ç.’ye yumruk attım. Ancak diğer tarafta pencere kapalı olduğu için H.S.’ye vuramadılar. Elime taş alarak arka camı kırdım" dedi. "Silahlı ve hazırlıklı gelmişler" İfadesinde ’emanet’ diye adlandırdığı silahlardan da söz eden sanık Efe F. konuşmasının devamında "Bu sırada A.Ç., araçla olay yerinden uzaklaştı ve ‘emanetlerinizi hazırlayın’ dedi. Daha sonra 5 günlük tuttuğum eve gittik. A.Ç. beni görüntülü aradı, ‘emanetinizi toplayın, bu burada kalmayacak’ tarzı cümleler sarf etti. Telefonu H.S. aldı. İlk defa kızlarla oturduğunu sevgilisi olduğunu bilmediğini söyledi. A.Ç. de bilmediğini söyledi ama inanmadım. Çünkü Teslime’yle sosyal medyada resmimiz vardı. U.B. tedirgin olduğunu ve A.Ç.‘den bir silah alacağını söyledi. Ben de gerek olmadığını söyledim. Sonra uyuduk. Uyandığımda E.S.A. evdeydi. A.P. ile barıştıklarını söylediler. E.S.A., Teslime’nin benle barışmak istediğini fakat korktuğunu söyledi. Saat 16.00 sıralarında Teslime’nin kaldığı eve A.P., U.B. ve ben gittik. 18.00 sıralarında da Teslime geldi. Uyuşturucu içtiği halinden belliydi. Uyuşturucu aldığı için kızdım, ailesini arayacağımı söyledim. Olay günü sabahı annesini aradım ve uyuşturucu kullandığını söyledim. Teslime bana ‘ailem beni senin yüzünden reddetti, ailemle aram senin yüzünden tamamen bozuldu’ gibi söylemlerde bulundu. Olay günü sabahleyin Teslime’nin annesini arayıp uyuşturucu kullandığını söylemiştim. Teslime ile konuşmak için bir odaya geçtik. Kafasında her şeyi bitirmişti. Her şeyin benim yüzümden olduğunu söylüyordu. Odada 20 dakika kadar kaldık. Daha sonra salona geçtik ve evde bulunan kişilere markete gitmelerini söyledik. U.B.’ye de o sırada A.Ç.’den silahı almasını söyledim. U.B., diğer şahıslar markete gitmeden 5 dakika önce dışarı çıkmıştı. Biz, evde yalnız kaldık" diyerek süreci uzun uzun anlattı. "Birlikte intihar etme kararı aldık" Teslime’nin evde yalnız kaldıkları bu sürede ‘İntihar edeceğim, böyle yaşayamam’ dediğini söyleyen Efe F. "Ailesinin kendisini reddettiğinden dolayı intihar etmek istediğini söyledi. Ben de ailevi sıkıntılarımı anlattım. Ben de onunla intihar etmek istediğimi söyledim. Ben silahın geleceğini Teslime’ye söylemiştim. O da zaten konuştuğumuzu duymuştu. Teslime ile silahla intihar etmeye o an karar verdik. 10 dakika bu şekilde konuştuk ve Teslime ağlamaya başladı. Makyajını düzeltmek için lavaboya gitti. Ben de arkasından gittiğimde markete giden E.S.A., A.P. ve D.Ç. eve geldi. Teslime, banyoda bulunan uyuşturucu içeren hapı çıkardı ve 14 tanesinden 12’sini içti, 2 tanesini de ben içtim. Hapları içince Teslime’ye ‘niye uyuşturucu alıyorsun ben de senin yüzünden aldım’ diyerek kızdım. Teslime sinirle elini lavaboya vurdu. E.S.A. sesleri duyunca lavaboya geldi. Teslime’nin eli şişmişti ve biz D.Ç. haricinde 4 kişi hastaneye gittik. Sıra aldık beklerken, Teslime elindeki şişliğin birden geçtiğini söyledi. Geri çıktık ve yürüyerek gitmeye karar verdik. Teslime ile ben bir adım önde yürüyorduk. O sırada U.B.’yi aradım, cevap vermeyince silahı alacağı A.Ç.’yi aradım. U.B.’nin taksiye bindiğini söyledi ve taksicinin numarasını attı ve taksiciyi aradım. Bulunduğumuz yeri ve yanımıza gelmesini söyledim. U.B. yanımıza geldi, silahı bana boş verdi. Kurşunları ilk vermek istemedi. Ben ısrar edince verdi. Teslime bana doğru geldi ve silahı verirken gördü. Teslime ağlamaklıydı, bana sarıldı. Ben de ona silahı gösterdim. Neden ağladığını sordum, annesiyle konuşmaya çalıştığını ama konuşmadığını söyledi. Taksi durağına giderken U.B. yanımızdaydı. O sırada U.B., ileride polis olabileceği şüphesiyle silahı Teslime’nin çantasına koymamız gerektiğini söyledi. Silahı Teslime’ye verdim çantasına koydu. Benle Teslime taksiye bindik" dedi. "Seni seviyorum dedi ve kafasına sıktı" Teslime ile Kalfaköy yolu üzerindeki su depolarının orada taksiden indiklerini ifade eden sanık Efe F.; "Teslime’nin intihar etmiş olduğu yere gittik. İlk başta orada oturduk. Ben ablam ve babamla ilgili yaşadığım sorunları, Teslime de babasıyla yaşadığı sorunları anlattı. Ben de o esnada gökyüzüne bakıyordum ve bir anda vefat eden ablamın yanına nasıl gideceğimi söyledim. Boynumun altına silahı dayadım, Teslime elimi itti ve saçmalama dedi. ‘İntihar için gelmedik mi?’ dedim. Ailevi muhabbetlerin ardından Teslime silahı denemek istedi. İlk önce ben havaya ateş ettim. Sonra Teslime havaya ateş etti. Teslime’den silahı aldım. Teslime ailesiyle yaşadığı sorunları anlatmaya devam etti, çok ağladı ve çok bunalarak geldiğimiz yöne doğru yürümeye başladı. Ben de yukarı doğru çıktım. Silahı boşalttım ve içine bir tane mermi koydum. Silahı kafama dayadım, oturur vaziyetteydim. Kafama sıkamadım, havaya ateş ettim. Daha sonra silahla kendimi yere bıraktım. Teslime silah sesini duyunca yukarı koşmaya başladı. ‘İmdat, hazır değilim’ dedi ve ben yerde yatar vaziyetteyken yanıma geldi ve silahı aldı. Ben de elinden silahı aldım ve tartıştık. ‘Benle dalga mı geçiyorsun’ diye bağırdı. ‘Yapamayacaksan defol git’ dedi. Cebimdeki mermileri şarjörü doldurdum. İlk oturduğumuz yere oturduk. Sonra bir el daha havaya ateş ettim. Teslime tatlı bir şekilde silahı istedi. Ben de o sırada ağlıyordum. Teslime beni teselli etti. Silahı aldı ve beni ikna ederek çantaya koydu. Ben ağlayınca o da ağlamaya başladı. 5 dakika sonra kafamı dizlerimin üzerine koydum. Yaklaşık bir buçuk dakika sonra Teslime ‘seni seviyorum’ dedi. Kafamı kaldırmadım. Silah patlama sesi geldi. Kafamı kaldırdığımda Teslime’nin elinde silahın düştüğünü ve oturduğu yerden düştüğünü gördüm. Üzerine çıkıp gözlerini açmaya çalıştım. Aşağı doğru koşarak araba durdurmaya çalıştım. Araç geldi ama durmadı. Geri yukarı çıkıp tişörtümü giydim. Teslime’yi kucaklayıp indim. Yolun kenarında Teslime’yi bıraktım. Giderken de bir kere yere düşürdüm. Burada iki motorcu kızı durdurdum. Onlara sevgilisini telefon uygulaması üzerinden bulduğumu ve intihar ettiğini söyledim. Aynı şeyi ambulansçılar gelince de söyledim. Ambulans gelince insanlar birikmeye başladı. Oradan birinden U.B.’yi arayarak haber verdim. U.B., D.Ç., E.S.A. ve A.P. araçla geldiler. Polisler de geldi. Polisler de orada sorduğunda her şeyi anlattım" diyerek Teslime’yi kendisinin öldürmediğini ve intihar ettiğini öne sürerek beraat talebinde bulundu. Tanıkların dinlenmesinin ardından İddia Makamı yeniden iddianameyi okuyarak Efe F.’nin olayı daha önceden planladığını, tasarlayarak öldürdüğünü ve intihar süsü vermek istediğini öne sürerek sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanmasını ve tutukluluk halinin devamını istedi. Sanık ve tanıkların dinlenmesinin ardından mahkeme Efe F.’nin tutukluluk halinin devam etmesine ve olay yerine gelen sağlık ekiplerinin de tanık olarak davaya dahil edilmesine, askerde olan diğer tanık Ali P.’nin tanık olarak dinlenmesine karar vererek, duruşmayı 9 Nisan 2026’ya erteledi. "Bizim de toplanmasını istediğimiz deliller vardı" Mahkeme çıkışında açıklamalarda bulunan Hanedan ailesinin avukatı Ahmet Çetinbilek; "Bugün birinci celse duruşmamız yapıldı. Olayın birinci derece faili Efe F. dinlendi. Bununla birlikte Efe’nin arkadaşları dinlendi. Uzun bir yargılama sürecinin ardından mahkeme bir takım delillerin toplanmasına karar verdi. Ancak İddia Makamı suçun sükut ettiğine ve sanık Efe F.’nin üzerine atılı ‘kadına karşı ve tasarlayarak kasten adam öldürme’ suçunu işlediğini yönünde ilk celsede mütalaa verdi. Ve sanığın cezalandırılmasını istedi. Mahkeme dinlenmeyen tanıklar olduğu için, iki tanığın daha dinlenmesi için duruşmayı 9 Nisan’a erteledi. Bizim de toplanmasını istediğimiz deliller vardı. Biz de onlar için ayrıca beyanda bulunacağız" dedi. "En ağır şekilde cezalandırılsın" Baba Beytullah Hanedan ise "Aydın’a bugün kızımın öldürülmesiyle ilgili mahkemeye katıldım. Mahkemeden kızımı öldüren şahsın en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ettim. Sadece benim kızım değil, başka çocuklar ölmesin diye en ağır şekilde ceza almasını talep ediyorum" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başkan Çerçioğlu’na hakaret içeren pankart olayında 4 kişi gözaltına alındı
12 Mart 2026 Perşembe - 17:45 Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başkan Çerçioğlu’na hakaret içeren pankart olayında 4 kişi gözaltına alındı Aydın’ın Nazilli ilçesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nu hedef alan pankart ve afişlerle ilgili başlatılan soruşturma kapsamında CHP Nazilli Gençlik Kolları Başkanı Mustafa Kemal Koç ile birlikte 4 kişi gözaltına alındı. Aydın’ın Nazilli ilçesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nu hedef aldığı belirtilen afişler sabah saatlerinde fark edilerek kaldırıldı. Afişlerde CHP Nazilli Gençlik Kolları Başkanlığı’nın logosunun yer aldığı görüldü. Olayın ardından Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Nazilli İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, pankartları astığı değerlendirilen kişi ya da kişileri tespit etmek için kentteki güvenlik kameralarını incelemeye aldı. Soruşturma kapsamında polis ekipleri önce CHP Nazilli İlçe Gençlik Kolları Başkanı Mustafa Kemal Koç’u gözaltına aldı. Ardından gençlik kolları ilçe yönetiminde yer alan Y.Ç., A.Ö. ve E.İ. de "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "kamu görevlisine hakaret" suçlamalarıyla gözaltına alındı. 4 kişinin, İlçe Emniyet Müdürlüğü’ndeki işlemlerinin ardından savcılığa sevk edilmelerinin beklendiği öğrenildi. AK Parti Nazilli İlçe Başkanı Volkan Beyazıt ise yaptığı açıklamada pankartlara tepki gösterdi. Beyazıt, "Anladık, çıtanız da kapasiteniz de düşük ama bu kadarı da fazla. Silkelenin ve kendinize gelin artık. Siyaseti bu tür yöntemlerle kirletmeyin. Bunu yapan kanun tanımazlar elbet cezasını çekecektir. En güzel cevabı ise millet sandıkta verecektir" ifadelerini kullandı.