Yerel Haberler
Balıkesir
07 Mart 2026 Cumartesi - 19:50 Başkan Akın’dan Kadınlar Günü mesajı Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, yayımladığı mesajla 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımladı. Toplumların gelişmişlik düzeyinin, kadınların hayatın her alanında ne kadar güçlü ve eşit şekilde yer aldığıyla ölçüldüğünü vurgulayan Başkan Akın, devamında şu ifadelere yer verdi: "Kadınların emeği, fedakârlığı ve kararlılığı; aileden ekonomiye, eğitimden yerel yönetime kadar hayatın her alanına değer katmaktadır. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü; kadınların hak, eşitlik ve adalet mücadelesini hatırlamak, onların toplumdaki yerini güçlendirmek ve daha adil bir gelecek için sorumluluğumuzu bir kez daha vurgulamak açısından büyük anlam taşımaktadır. Bu simge gün sadece bir çiçekle geçiştirilemeyecek kadar büyük önem taşıyor. Maalesef son zamanlarda vicdan sahibi herkesi derinden yaralayan kadına karşı şiddet ve istismar suçlarının sona ermesi için sadece devletimiz değil, toplumun tüm kesimleri sorumluluk üstlenmeli ve kamuoyu buna göre şekillendirilmelidir. Kadınlar vardır, buradadır, onları görmezden gelip bir kenara atmanın hiç kimseye ve hiçbir topluma yararı olmaz. Beşikteki bebeğini bırakıp cepheye mermi taşıyan Türk kadını, Cumhuriyet ağacı büyütülürken Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde toplum katmanlarının üzerinde öncü rol oynayan, seçen ve seçilen Türk kadını, bugün bilimsel, sportif ve sanatsal anlamda ülkemizi dünyaya tanıtan Türk kadını vardır. Onu görmek herkesin karına, herkesin yararınadır. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi olarak bizler de kadınların sosyal, ekonomik ve kültürel hayatta daha güçlü yer alması için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Kadınların üretimde, yönetimde ve karar alma mekanizmalarında daha fazla yer aldığı bir Balıkesir için projeler geliştirmeye devam ediyoruz. Hayatın her alanında emek veren, üreten, büyüten ve geleceğimizi şekillendiren tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü yürekten kutluyor; eşit, adil ve umut dolu bir gelecek diliyorum."
07 Mart 2026 Cumartesi - 19:46 Bandırmaspor-İstanbulspor maçının ardından Trendyol 1. Lig’in 29. haftasında Bandırmaspor-İstanbulspor maçının ardından tknik sorumlular maçı değerlendirdi. Trendyol 1. Lig’in 29. haftasında Bandırmaspor, sahasında İstanbulspor’u 1-0 mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Bandırmaspor Teknik Direktörü Mustafa Gürsel, kazandıkları için mutlu oldukların belirterek oyuncularını tebrik etti. Maça kazanmak için çıktıklarını ifade eden Gürsel, eksik oyuncuların dönmesiyle takımın hem enerjisinin hem de oyun kalitesinin daha da artacağını söyledi. Mulumba’nın oyuna girmesiyle ikinci yarıda dengeli bir mücadele ortaya çıktığını belirten Gürsel, maçın kontrolünün büyük bölümünde kendilerinde olduğunu dile getirdi. Rakibin zaman zaman topa daha fazla sahip görünmesine rağmen kalelerinde ciddi bir pozisyon vermediklerini vurgulayan Gürsel, şunları söyledi: "Bazen top rakipte fazla görünse de yine kalemizde pozisyon vermedik. Hatta bir iki tane pozisyonumuz da vardı. Değerlendirip 2-0 bulsaydık daha erken rahatlayabilirdik ama böyle maçlarda 1-0 erken bulup maçı da böyle bitirmek de güzel. Güzel olan bugün 3 puanı almak. Oyuncularıma teşekkür ediyorum. Şimdi sıkı maç haftasına gireceğiz. Perşembe günü İstanbul’a Erok maçına gideceğiz. Bu maç artık geride kaldı. Tüm konsantrasyonumuzu o maça yönlendireceğiz" dedi. İstanbulspor cephesi İstanbulspor Teknik Sorumlusu İlyas Öztürk ise ilk yarıda topa daha fazla sahip olan tarafın kendileri olduğunu söyledi. Mücadelede bazı pozisyonlarda oyuncularının yerde kaldığını ifade eden Öztürk, bu anlarda oyunun devam etmesini eleştirdi. İkinci yarıda benzer bir pozisyonda kendi oyuncularının topu dışarı attığını belirten Öztürk, genç bir kadroya sahip olduklarını ve oyuncularının performansından memnun olduğunu dile getirdi. Öztürk, "Biz genç bir ekibiz. Bütün oyuncularımızdan memnunuz. Fazla konuşulacak bir şey de yok. Üzgünüz, kaybettik ama ben oyuncularımı tebrik ediyorum. Bundan sonraki maçlara bakıyoruz. Teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
06 Mart 2026 Cuma - 17:15 Yeni astsubaylar mezun oldu Türk Kara Kuvvetlerine muvazzaf astsubay yetiştiren ve ön lisans düzeyinde eğitim veren MSÜ Balıkesir Kara Astsubay Meslek Yüksekokulu’nda mezuniyet heyecanı yaşandı. 2 bin 712 mezun astsubay düzenlenen törenle görev yapacağı birliklere yolcu edildi. Törende konuşan Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Erhan Afyoncu, Türkiye’nin 1 yılda mezun ettiği astsubayı Yunanistan’ın 17 yılda mezun ettiğini ifade etti. MSÜ Balıkesir Astsubay Hazırlama Meslek Yüksekokulu Astsubay Temel Askerlik Astsubaylık Anlayışı Kazandırma Eğitimini başarıyla tamamlayan astsubayların mezuniyet töreni büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi. Törene Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, Milli Savunma Bakan Yardımcısı Musa Heybet, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Eğitim ve Doktrin Komutanı Korgeneral Gültekin Yaralı, Tümamiral Erhan Aydın, Tümgeneral Burhan Aktaş, Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu katıldı. Dönem birincisi Nihat Doğan Eğitimde dönem birincisi olan Nihat Doğan, öğrenciler adına bir konuşma yaptı. Doğan, konuşmasında, "Ebedi Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün rehberliğinde bizler ülkemize yönelecek her türlü tehdidin karşısındaki sarsılmaz iradeyi milli ve manevi değerlerimize sahip çıkacağız. Daima Türk milletinin ve seçilmiş millet iradesinin emrinde olacağız. Metehan’dan Alparslan’a, Fatih Sultan Mehmet’ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e uzanan ve 2 bin 200 yıllık Türk devlet geleneğine dayanan ve bu toprakları toprak yapan şehadet kültürünü, Milli Mücadele’yi kazanan ruhu koruyup gelecek kuşaklara aktaracağız" dedi. MSÜ Rektörü Afyoncu: "Yeni bir savaş konseptini inşa ettik ve SİHA’larla birçok yerde konvansiyonel aletlerde Türkler çok etkili oldular" Törende öğrencilere ve ailelerine hitap eden Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, "Türkiye çağın ötesine geçip yaptığı insansız hava araçlarıyla dünya harp tarihinin konseptini, gidişini değiştirdi. Fatih’in toplarının bir çağı kapatması gibi BAYKAR başta olmak üzere bütün savunma sanayi şirketlerimizin; ROKETSAN’ın, ASELSAN’ın, TUSAŞ’ın yaptığı silahlar robot savaşları çağını Türk Ordusuna büyük bir güvence sağladı. Bu sayede yeni bir savaş konseptini inşa ettik ve SİHA’larla birçok yerde konvansiyonel aletlerde Türkler çok etkili oldular. Fakat bütün silahları kullanacak unsur sonuçta insan. İşte 2016’da büyük bir ihanetten sonra kurulan Milli Savunma Üniversitesi Türk ordusunun insan gücünü yetiştiriyor. Bugüne kadar 61 bin 717 subay, astsubay ve kurmay subayı mezun ederek kara, deniz ve hava kuvvetlerimize verdik. O sayede bugün ordumuz Suriye’den Irak’a, Libya’dan Karabağ’a kadar birçok yerde dost ve kardeş ülkelerimizle birlikte Türkiye’nin hak ve menfaatlerini savunuyor. Kara Astsubay Okulumuz bizim en fedakar okullarımızdan birisidir. Bugüne kadar 24 bin 172 astsubayımızı mezun ettik. Bugün ise 2 bin 712 Türk ve Gineli astsubayımızı mezun ediyoruz. Bu sene toplam mezun sayımız yaz mezunlarıyla birlikte 4 bini bulacak. Bu sayı çok büyük bir sayı. Çok büyük fedakarlıklarla yetiştirdiğimiz öğrencilerimiz ordumuzu, kara kuvvetlerimizi daha da güçlendirecek. Bizim bir yılda mezun ettiğimiz kara astsubayı Yunanistan 17 yılda mezun ediyor. Yani Yunanistan’ın 17 mislini biz bir yılda mezun edebiliyoruz. Bunun için de Kara Astsubay Okulumuzun komutanına, okul müdürümüze ve bütün hocalarımıza teşekkür ediyorum. İşte bu yeni dönemde Milli Savunma Üniversitesi’nin yetiştirip kuvvetlerine verdiği subay ve astsubaylarımız savunma sanayimizin silahlarını kullanarak ülkemizi koruyacak. Biz savaş istemiyoruz. Ancak Türkiye’nin hak ve menfaatlerini Türk Silahlı Kuvvetleri sivil iradenin emrinde her yerde savunacaktır. Bunun bu şekilde bilinmesi gerekiyor. Ben Milli Savunma Üniversitesi’nin bugüne kadar gelmesinde desteği olan başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere Milli Savunma Bakanlığımıza, Kara Kuvvetlerimize ve bütün devlet yetkililerine teşekkür ediyorum" dedi. Kara Kuvvetleri Komutanı Tokel: "Unutmayınız ki taşıdığınız üniforma sadece bir kıyafet değil, aziz milletimizin sizlere emanet ettiği şeref ve vefa sorumluluk nişanesidir" Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel de törende yaptığı konuşmada, "Sahip olduğu binlerce yıllık tecrübe ve disiplin anlayışıyla çağın gerektirdiği bilgi ve teknolojiyi birleştiren Türk Silahlı Kuvvetlerimiz eğitimli, yüksek vazife ve sorumluluk bilincine sahip, kendisine ve mesleğine adanmış personeliyle her geçen gün daha da güçlenmektedir. Hele ki silahın eğitilmiş insan olduğu gerçeğiyle Türk Silahlı Kuvvetlerimizin insana yaptığı yatırımın en güzel örneklerinden biri şu an içinde bulunduğumuz ilim ve irfan yuvasıdır. Değerli astsubaylarım; emsalleriniz arasından seçilerek emsalleriniz diyorum Türkiye’de birçok kişi buna müracaat ediyor. Onların arasında Cenabı Allah bunu sizlere kısmet etti. Seçilerek girdiğiniz astsubay meslek yüksekokulundaki eğitim öğretim sürecini başarıyla tamamlayarak Kara Kuvvetlerinin seçkin birer mensubu olmaya hak kazandınız. Sizler Kara Kuvvetlerimizin astsubayları olarak vazife, şeref, dürüstlük kavramlarına kendine ilke edilmiş üstün disiplin anlayışına yüksek fiziki yeteneğe savaşçı bir ruha sahip gerektiğinde vatan ve vazife uğruna canını hiçe sayabilecek, Türk Silahlı Kuvvetlerinin temel değerlerini benimsemiş birlik ve beraberlik içerisinde görev yapacak astsubay olarak yetiştirildiniz. Bunlara baş okul komutanınız, öğretmenleriniz ve takım komutanlarınız, bölük komutanlarınız, tabur komutanlarınız imza attılar. Biz bunu böyle kabul ederek sizleri buradan mezun ediyoruz. Türk Silahlı Kuvvetlerinin onurlu birer neferi, milletimizin güven kaynağı, ay yıldızlı bayrağımızın yılmaz bekçilerisiniz. Unutmayınız ki taşıdığınız üniforma sadece bir kıyafet değil, aziz milletimizin sizlere emanet ettiği şeref ve vefa sorumluluk nişanesidir" ifadelerini kullandı. Tören düzenlenen resmi geçit ile sona ererken, derece yapan öğrencilere diplomaları protokol üyeleri tarafından verildi.
Gazze’ye insani yardım filosunda bulunan Dr. Akpınar yaşadıklarını anlattı
09 Ekim 2025 Perşembe - 14:49 Gazze’ye insani yardım filosunda bulunan Dr. Akpınar yaşadıklarını anlattı Balıkesir’in Edremit ilçesinde yaşayan Dr. Ergün Akpınar, Gazze ablukasını kırmak için yola çıktıkları Sumud Filosu’nun uluslararası sularda İsrail askerleri tarafından durdurularak, alıkonulmalarının ardından yaşadıklarını anlattı. Akpınar, "Hiçbir zaman korkmadık, geri adım atmadık. Orada asıl kahramanlar Filistinlilerdi" dedi. 13 Eylül’de Sicilya’dan yola çıkan uluslararası insani yardım filosu, 45’e yakın milletten aktivistin katılımıyla Gazze’ye doğru hareket etti. Sumud Filosu’nda bulunan Dr. Ergün Akpınar, uluslararası sularda İsrail askerlerince alıkonulmalarının ardından yaşadıkları süreci anlattı. Akpınar, "13 Eylül’de Sicilya’dan çıktık. Yaklaşık 50 tekneyle yola koyulduk. Girit açıklarında bombalı saldırılar oldu ancak hiçbir zaman geri dönmeyi düşünmedik. Herkesin ortak amacı Filistin’e destek olmaktı" dedi. "Dron saldırılarında bile geri adım atmadık" Akpınar, yolculuk sırasında yaşadıkları saldırılara rağmen kararlılıklarını sürdürdüklerini belirterek, "Dron saldırılarında da gayet net durduk. Bir problem olsa da hazırdık. Etrafımız sarıldığında bile marş söylüyorduk. Hiçbir endişemiz yoktu" ifadelerini kullandı. "Telsizlere müzik yayını yaparak psikolojik baskı uyguladılar" İsrail askerlerinin müdahaleden önce telsizlere sızarak müzik yayını yaptıklarını belirten Akpınar, "Korku filmlerindeki gibi önce müzik yayını yapıyorlardı. Psikolojik olarak bizi yıpratmaya çalıştılar, ardından saldırılar başladı. Botlarla çevremizi sardılar, ışıklarla tekneleri tek tek tespit ettiler" dedi. Sumud Filosu’nda ilerlemeye çalışan teknelere İsrail askerlerinin şiddetli bir şekilde su sıktığını ifade eden Akpınar, "Bunu motoru bozmak ve tekneyi batırmak için yapıyorlardı" diye konuştu. "14 saat kelepçeli halde bekletildik" Dr. Akpınar, İsrail askerlerinin müdahalesi sonrası yaşadıkları kötü muameleyi şu sözlerle anlattı: "Bizi silah zoruyla teknenin önünden arkasına alıp kelepçelediler. 14 saat boyunca dar bir alanda oturduk. Gece soğukta, gündüz güneşin altında kaldık. Karaya çıkartıldıktan sonra dövülenler oldu. Bir arkadaşımızın kolu kırıldı. En ufak hareket edenlere şiddet uyguluyorlardı." Kıyıya ulaştıktan sonra da zor şartların devam ettiğini belirten Akpınar, "Tüm eşyalarımıza el konuldu. Kalp ve tansiyon ilaçlarımızı bile vermediler. Türkiye’ye sadece bir terlik, bir tişört ve eşofman altıyla döndük" dedi. "Ölüm korkusu hiç olmadı" Türk Hava Yolları’nın uçağında verilen yeni kıyafetlerle yurda girdiklerini ifade eden Akpınar, "Ölüm korkusu hiç olmadı. Korku da olmadı, endişemiz olmadı o manada. Türkiye’ye gelince buradaki endişeyi gördük. Bizde bunun onda biri kadarı da yoktu. Psikolojik olarak rahattık. Hedefimiz belliydi, gideceğimiz yer belliydi" ifadelerini kullandı. Dr. Akpınar, yaşadıklarının Filistinlilerin çektikleri yanında hiçbir şey olmadığını vurgulayarak, "Bize bunları yapıyorlarsa, Filistinlilere kim bilir neler yapıyorlar diye düşündük. Gazze’yi gündemden düşürmeyelim" dedi. "Asıl kahramanlar Filistinliler" İsrail’in tutumuna tepki gösteren Akpınar, "İngiliz bir aktivistin dediği gibi bunların elleri, ayakları, yüzleri var ama bizden değiller. Bunlar canavarlar. Asıl kahramanlar Filistinliler" diyerek sözlerini tamamladı.
Bandırma’da e-scooter sorunu büyüyor
09 Ekim 2025 Perşembe - 14:38 Bandırma’da e-scooter sorunu büyüyor Bandırma’da 2023 yılının Şubat ayında hizmete giren e-scooterlar, başlangıçta kent içi ulaşımda çevreci ve pratik bir alternatif olarak görülmüştü. Ancak aradan geçen sürede, bu araçların bilinçsiz kullanımı hem trafik güvenliğini hem de şehir estetiğini olumsuz etkilemeye başladı. Dar caddeleri, eğimli yolları ve yoğun araç trafiğiyle bilinen Bandırma’da, e-scooterların özellikle kaldırımlarda ve araç trafiğine kapalı bölgelerde kullanılması, hem yayalar hem de sürücüler için ciddi tehlike oluşturuyor. Ehliyet gerektirmemesi nedeniyle her yaş grubundan kişinin rahatlıkla kullanabildiği bu araçlar, kimi zaman hız limitlerine uyulmadan, kimi zaman da kuralları hiçe sayarak sürülüyor. Kent genelinde e-scooterların en büyük sorunlarından biri ise park alanları. Kullanım sonrası gelişigüzel bırakılan scooterlar, çoğu zaman kaldırım ortasında, bina girişlerinde ya da çöp konteynerlerine kilitlenmiş halde görülüyor. Bu durum hem çevre hem de görüntü kirliliği oluşturuyor; aynı zamanda vatandaşların kaldırımlarda rahat yürüyememesine neden oluyor. Bazı bölgelerde firmalar, scooterları belirli noktalara nizami şekilde yerleştirse de bu kez de yaya geçitlerinin kapanması gibi başka sorunlar ortaya çıkıyor. Kimi vatandaşlar, bu araçların artık şehir dokusuna zarar vermeye başladığını düşünürken, kimileri de doğru planlama ve denetimle e-scooterların kent ulaşımına katkı sağlayabileceğini savunuyor. Vatandaşlar, Bandırma Belediyesi ve ilgili kurumların bu konuda daha net bir düzenleme yaparak hem kullanıcıların hem de yayaların güvenliğini sağlayacak adımlar atmasını bekliyor.
Sındırgı Belediye Başkanı Sak’a gazetecilerden büyük tepki
09 Ekim 2025 Perşembe - 13:43 Sındırgı Belediye Başkanı Sak’a gazetecilerden büyük tepki Balıkesir’in Sındırgı ilçesi Belediye Başkanı Serkan Sak, sosyal medyada yaptığı açıklama nedeniyle büyük tepki gördü. "Sındırgı Belediyesi’nin hiçbir gazeteciye tehditle verilecek parası yoktur" diyen Başkan Sak ile ilgili olarak gazeteciler, Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunmaya başladı. Balıkesir Gazeteciler Cemiyeti ise "Tehdit kelimesi ciddi bir suç ithamıdır ve hukuki bir meseledir. Eğer böyle bir duruma maruz kaldığınızı düşünüyorsanız, derhal Cumhuriyet Savcılığı’na başvurun. Ancak, gazetecilik mesleğini itibarsızlaştırmaya kalkışmayın" açıklamasında bulundu. CHP’li Belediye Başkanı Serkan Sak, sosyal medyadan, "Sındırgı Belediyesi’nin hiçbir gazeteciye tehditle verilecek parası yoktur. Söz verdiğimiz gibi Sındırgı halkının hakkını yemeyeceğiz, hakkını da kimseye yedirmeyeceğiz" şeklinde paylaşımda bulundu. Paylaşımın ardından gazetecilerden büyük tepki gören Sak, açıklamalarına devam etmedi. Balıkesir’de gazetecilik yapan Halil Onuk, "Bir belediye başkanı, elinde belge olmadan gazetecileri ima yoluyla suçlayamaz. Eğer sözünüzün arkasındaysanız isim verin, savcılığa gidin. Yok eğer belge yoksa, çıkıp bu kentin onurlu gazetecilerinden derhal özür dileyeceksiniz. Hukuki süreci bizzat başlattığımızı bilmenizi isteriz" dedi. Onuk, paylaşımla ilgili suç duyurusunda bulundu. Balıkesir Gazeteciler Cemiyeti’nden de tepki geldi Balıkesir Gazeteciler Cemiyeti de bir açıklama yaparak Sındırgı Belediye Başkanı Serkan Sak’a tepki gösterdi. Cemiyetten yapılan açıklamada, "Tehdit" kelimesi ciddi bir suç ithamıdır ve hukuki bir meseledir. Eğer böyle bir duruma maruz kaldığınızı düşünüyorsanız, derhal Cumhuriyet Savcılığı’na başvurun. Ancak, gazetecilik mesleğini itibarsızlaştırmaya kalkışmayın. Başınıza gelen sorunlar, gazeteci ile şarlatanı ayırt edememenizden ve şarlatanlara karşı net bir duruş sergileyememenizden kaynaklanmaktadır. İşin kolayına kaçarak ’gazeteci’ adını kullanıp meslektaşlarımızı hedef göstermek, sağlıklı ve yapıcı bir yaklaşım değildir. Balıkesir Gazeteciler Cemiyeti olarak, yıllar önce belediye başkanlarımıza, siyasetçilere, iş dünyasına ve bürokratlara, yerel yönetim-basın ilişkilerine dair bakış açımızı kamuoyu önünde açıkça ifade etmiştik. Bugün de aynı noktada durduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz. Unutulmamalıdır ki, memleket meselelerini kendi meseleleri gibi gören ve bu uğurda özveriyle çalışan gazeteciler, toplumun aynası ve görünmez kahramanlarıdır" denildi.