Yerel Haberler
Balıkesir
5 kuşaklık Kızıklı mirası yok olmak üzere 26 Mart 2026 Perşembe - 10:08:41 Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde dünyaca ünlü "Kızıklı işi" bıçak ustalığı, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. 5 kuşaktır dededen toruna aktarılan bu kadim zanaatın son temsilcisi Tanju Pulat, ateş ve örs başında zamana direniyor. Yarım asırlık bileme görmeden hala kullanılan satırları ve el işçiliği işlemeli dualı bıçaklarıyla tanınan Pulat, "Çırak bulamıyoruz, bu ateş sönmek üzere" diyerek sitem etti. Balıkesir’in Burhaniye ilçesine bağlı Kızıklı Mahallesi’nde, beş asırdır yankılanan çekiç sesleriyle yapılan bıçaklar artık son kalan atölyede yapılıyor. Babasından devraldığı mesleği 5. kuşak olarak omuzlayan Tanju Pulat, fabrikasyon üretime inat, çeliği geleneksel yöntemlerle çekiçle şekillendiriyor. 52 yıllık satır, hiç bilenmeden hala kesiyor Usta Tanju Pulat’ın atölyesindeki en dikkat çekici parça, babasının 1974 yılında çeliğini elleriyle dövdüğü kurban satırı. Yarım asrı devirmesine rağmen keskinliğinden hiçbir şey kaybetmeyen satırın özelliğini açıklayan Pulat, "Bu satır yapıldığı günden bu yana birçok kurban kesip parçaladı. Hala ilk gün ki gibi bir kez bile bileme yüzü görmedi. Eski ustaların çeliğe su verme ve dövme tekniği böyle belli oluyor. Biz hala bu satırı bilemedik. İlk günkü gibi kullanıyoruz" dedi. Bıçaklara işleme yapıyor Kızıklı işi bıçaklarını diğerlerinden ayıran en büyük özellik, üzerindeki sanatsal derinlik ve sağlam dayanıklı olması diyen Pulat, Bıçakların işlemeleri hakkında bilgiler veriyor. "Günümüzde bıçak çeliği üzerine el işçiliğiyle yazı ve motif işleyen belki 5 kişi kalmadık" şeklinde konuşan Pulat, bu geleneği şu sözlerle anlatıyor: "Babam kurban bıçaklarının üzerine kurban figürleri yapar, kurban duasını ayrıca kurbanın nasıl kesileceğini anlatan resim, figür ve yazılar işlerdi. Bu konuda daha sanatkârdı. Ben de bu geleneği yaşatan son kişilerden biriyim. Bu bıçaklar sadece birer araç değil, her biri birer sanat eseri" dedi. "Çırak bulamıyoruz, bu sanatın sonu geliyor" Beş kuşaktır aile mirası olarak sürdürülen zanaatın geleceği ise karanlık. Ağır işçilik ve sabır gerektiren mesleğe gençlerin ilgi göstermediğini vurgulayan son usta Pulat, bu konu hakkında dert yandı. "Bu meslek bize babalarımızın dedelerinden kaldı, biz beşinci kuşağız. Birileri zahmet edip 5 kuşaktır bu mesleği birilerine öğretmiş. Ama bende tıkandı. Son ustayım, meslek benle birlikte ölecek. Bu işi öğrenmek isteyen kimse çıkmıyor. Çırak bulamıyoruz. Ben bu kapıyı kilitlediğimde, Kızıklı’nın asırlık bıçak kültürü de tarih olacak. Ya öbür tarafta dedelerim, babam bana hesap sorarsa, niye bu mesleği öğretmedin derse" diyerek sitem etti. Burhaniye’de ki mütevazı atölyesinde, kor ateşin başında ter dökmeye devam eden Tanju Pulat, bir taraftan mesleğini yaparken diğer taraftan da mirasını devredecek bir el arıyor.
26 Mart 2026 Perşembe - 09:59 5 kuşaklık Kızıklı mirası yok olmak üzere Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde dünyaca ünlü "Kızıklı işi" bıçak ustalığı, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. 5 kuşaktır dededen toruna aktarılan bu kadim zanaatın son temsilcisi Tanju Pulat, ateş ve örs başında zamana direniyor. Yarım asırlık bileme görmeden hala kullanılan satırları ve el işçiliği işlemeli dualı bıçaklarıyla tanınan Pulat, "Çırak bulamıyoruz, bu ateş sönmek üzere" diyerek sitem etti. Balıkesir’in Burhaniye ilçesine bağlı Kızıklı Mahallesi’nde, beş asırdır yankılanan çekiç sesleriyle yapılan bıçaklar artık son kalan atölyede yapılıyor. Babasından devraldığı mesleği 5. kuşak olarak omuzlayan Tanju Pulat, fabrikasyon üretime inat, çeliği geleneksel yöntemlerle çekiçle şekillendiriyor. 52 yıllık satır, hiç bilenmeden hala kesiyor Usta Tanju Pulat’ın atölyesindeki en dikkat çekici parça, babasının 1974 yılında çeliğini elleriyle dövdüğü kurban satırı. Yarım asrı devirmesine rağmen keskinliğinden hiçbir şey kaybetmeyen satırın özelliğini açıklayan Pulat, "Bu satır yapıldığı günden bu yana birçok kurban kesip parçaladı. Hala ilk gün ki gibi bir kez bile bileme yüzü görmedi. Eski ustaların çeliğe su verme ve dövme tekniği böyle belli oluyor. Biz hala bu satırı bilemedik. İlk günkü gibi kullanıyoruz" dedi. Bıçaklara işleme yapıyor Kızıklı işi bıçaklarını diğerlerinden ayıran en büyük özellik, üzerindeki sanatsal derinlik ve sağlam dayanıklı olması diyen Pulat, Bıçakların işlemeleri hakkında bilgiler veriyor. "Günümüzde bıçak çeliği üzerine el işçiliğiyle yazı ve motif işleyen belki 5 kişi kalmadık" şeklinde konuşan Pulat, bu geleneği şu sözlerle anlatıyor: "Babam kurban bıçaklarının üzerine kurban figürleri yapar, kurban duasını ayrıca kurbanın nasıl kesileceğini anlatan resim, figür ve yazılar işlerdi. Bu konuda daha sanatkârdı. Ben de bu geleneği yaşatan son kişilerden biriyim. Bu bıçaklar sadece birer araç değil, her biri birer sanat eseri" dedi. "Çırak bulamıyoruz, bu sanatın sonu geliyor" Beş kuşaktır aile mirası olarak sürdürülen zanaatın geleceği ise karanlık. Ağır işçilik ve sabır gerektiren mesleğe gençlerin ilgi göstermediğini vurgulayan son usta Pulat, bu konu hakkında dert yandı. "Bu meslek bize babalarımızın dedelerinden kaldı, biz beşinci kuşağız. Birileri zahmet edip 5 kuşaktır bu mesleği birilerine öğretmiş. Ama bende tıkandı. Son ustayım, meslek benle birlikte ölecek. Bu işi öğrenmek isteyen kimse çıkmıyor. Çırak bulamıyoruz. Ben bu kapıyı kilitlediğimde, Kızıklı’nın asırlık bıçak kültürü de tarih olacak. Ya öbür tarafta dedelerim, babam bana hesap sorarsa, niye bu mesleği öğretmedin derse" diyerek sitem etti. Burhaniye’de ki mütevazı atölyesinde, kor ateşin başında ter dökmeye devam eden Tanju Pulat, bir taraftan mesleğini yaparken diğer taraftan da mirasını devredecek bir el arıyor.
26 Mart 2026 Perşembe - 09:50 Başkan Akın: "Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir" Eskişehir’de düzenlenen "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" panelinde konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir’de ‘biz’ anlayışıyla hareket ettiklerini belirtirken "Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Eskişehir Grande Art Otelde düzenlenen Türkiye Kent Konseyleri Birliği Dönem Başkanlığı Devir Teslim Töreni ve Türkiye Kent Konseyleri Ulusal Toplantısı’na katıldı. "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" konulu panele konuşmacı olarak katılan Akın, Balıkesir’deki Kent Konseylerimizle tam bir uyum içerisinde çalışma yürüttüklerini belirtirken "Her yaş ve ilgi grubunun Balıkesir’imizin kalkınması noktasında fikir sunması için Emekli Meclisi, Çevre Meclisi ve Çocuk Meclisi gibi organları da ekleyerek Kent Konseyimizdeki meclis sayısını yediye çıkardık. Balıkesir, Kuvayımilliye’nin başşehridir. İlk kurşunun ve son kurşunun atıldığı şehirdir. Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent Konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor" diye konuştu. "Ben değil biz diyoruz" Yönetim anlayışında ben değil biz anlayışının hâkim olduğunu belirten Akın, "Balıkesir’imizde 20 büyük ilçemiz var. Sadece iki ilçemizde kent konseyi kurulmadı. Onlar da kurulduktan sonra kent konseyleri başkanlarıyla her ay toplantı yapacağım. İlçe belediye başkanlarımızı da davet edeceğiz. Başkanlarımız ve kent konseylerimiz, bizler için her zaman birer yol arkadaşıdır. Emanete sahip çıkmayı kendisine şiar edinmiş Atatürk’ün evlatları olarak Cumhuriyet’e ve Balıkesir’e sahip çıkıyoruz. Bizler, Balıkesir’de iş birlikli yönetim modeliyle Kent Konseyimizden gelen taleplerin tamamını çözüme kavuşturduk. Çünkü biz şunu biliyoruz: Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir. Kent konseyleri, belediye başkanlarının en büyük yardımcısıdır. Bu yapılar, şehirde ortak aklı güçlendiren ve yönetimi daha kapsayıcı hale getiren temel mekanizmalardır. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız. Kent Konseyimize gelen tüm taleplerin başımızın üzerinde yeri vardır. Halkın sesi, bizim yol haritamızdır. Bu sesi duymakla kalmıyor, karar süreçlerine doğrudan yansıtan bir anlayışla hareket ediyoruz. Kent konseylerimizin bu gönüllü ve özverili çalışmalarından dolayı her birine ayrı ayrı minnettarım" şeklinde konuştu.
26 Mart 2026 Perşembe - 09:18 Havran ölüm kavşağına ışıklandırma yapıldı Balıkesir’in Edremit ile Havran ilçeleri arasındaki D230 karayolu üzerinde bulunan Çamdibi Kavşağı’na trafik sinyalizasyon sistemi kuruldu. Yıllardır çok sayıda trafik kazasının meydana geldiği ve onlarca kişinin hayatını kaybettiği ya da yaralandığı kavşakta yapılan trafik sinyalizasyon düzenlemesi sonrası trafik akışı kontrollü hale getirildi. Edremit-Havran karayolu üzerinde yer alan Çamdibi Kavşağı, özellikle orta refüjden yapılan dönüşler ve tali yoldan ana yola kontrolsüz çıkışlar nedeniyle uzun süredir bölgenin en riskli trafik noktalarından biri olarak gösteriliyordu. Ana yol üzerinde yüksek hızla ilerleyen araçlarla kavşağa giren araçların karşı karşıya gelmesi sonucu yıllar içinde çok sayıda ciddi kaza meydana geldi. Bölge sakinlerinin ve sürücülerin ifadelerine göre kavşakta bugüne kadar onlarca kaza yaşandı, birçok kişi hayatını kaybetti ve çok sayıda vatandaş da yaralandı. Özellikle gece saatlerinde görüş mesafesinin düşmesi ve kavşakta herhangi bir sinyalizasyon sisteminin bulunmaması kazaların en önemli nedenleri arasında gösteriliyordu. Uzun süredir kamuoyunda tartışma konusu olan kavşakta karayolları ekipleri tarafından trafik ışıklandırma ve sinyalizasyon sistemi kuruldu. Yeni sistemle birlikte ana yol ve tali yol geçişleri ışıklarla kontrol altına alınırken, orta refüj dönüşleri de daha güvenli hale getirildi. Işıklandırma sisteminin devreye girmesiyle birlikte bölgede trafik akışının daha düzenli hale geldiği görülürken, sürücüler de kavşaktan daha kontrollü şekilde geçiş yapmaya başladı. Ancak yıllardır çok sayıda kazanın yaşandığı kavşağa trafik ışıklarının ancak şimdi konulması, "Bu önlem kavşak ilk yapıldığında neden alınmadı?" sorusunu da beraberinde getirdi. Bölge halkı, onlarca can kaybı ve yaralanmanın yaşandığı noktada yapılan düzenlemenin geç kalınmış ancak önemli bir adım olduğunu ifade ediyor.
Gönen Belediyesi’nin 2024 yılı bütçesi açık verdi
08 Mayıs 2025 Perşembe - 14:18 Gönen Belediyesi’nin 2024 yılı bütçesi açık verdi Balıkesir’in Gönen ilçesinde belediyeye ait 2024 mali yılına ilişkin bütçe kesin hesabı yayımlandı. Gönen Belediyesi Mali Hizmetler Müdürlüğü tarafından hazırlanan rapora göre, yıl içerisinde tahmini olarak 796 milyon 395 bin TL gelir hedeflenirken, gerçekleşen toplam gider 505 milyon 544 bin 624 TL oldu. Belediye tarafından tahsil edilen toplam gelir 451 milyon 108 bin 24 TL olarak kaydedildi. Böylelikle belediyenin 2024 yılına ait gelir-gider tablosunda yaklaşık 54 milyon TL’lik bir bütçe açığı oluştu. Belediyenin gider kalemlerinde en yüksek harcama kalemi, 291 milyon 704 bin TL ile mal ve hizmet alımları oldu. Personel giderleri 97 milyon 518 bin TL, SGK devlet primi giderleri ise 10 milyon 914 bin TL olarak gerçekleşti. Sermaye giderlerine 81 milyon 615 bin TL, cari transferlere ise 17 milyon 673 bin TL ödeme yapıldı. Öte yandan raporda yer alan bilgiye göre, 28 milyon 108 bin TL tutarındaki yedek ödenek kullanımı belirtilmiş olmasına rağmen gider tablosunda bu kalem sıfır olarak görünüyor. Konuyla ilgili herhangi bir detaylı açıklamaya yer verilmezken, bu durum kamuoyunda soru işaretlerine yol açtı. Gelir tarafında ise en büyük pay 270 milyon 229 bin TL ile "diğer gelirler" kaleminden elde edilirken, vergi gelirleri 51 milyon 871 bin TL, teşebbüs ve mülkiyet gelirleri ise 105 milyon 34 bin TL olarak gerçekleşti. Sermaye gelirlerinden ise 18 milyon 758 bin TL gelir elde edildi. Kesin hesap cetvelinde ayrıca, 2024 yılı içerisinde tahakkuk ettirilen gelirlerin bir kısmının tahsil edilemediği de belirtildi. Bu kapsamda 2025 yılına 15 milyon 215 bin TL tutarında devreden gelir tahakkuku bırakıldığı ifade edildi. Belediye tarafından yayımlanan belgede, mali yıl içerisinde herhangi bir borç verme ya da sermaye transferi kaleminden ödeme yapılmadığı kaydedildi.
Bandırma ve Gönen sahillerinde müsilaj yüzeye çıktı
08 Mayıs 2025 Perşembe - 13:30 Bandırma ve Gönen sahillerinde müsilaj yüzeye çıktı Balıkesir’in Bandırma ve Gönen ilçelerinde deniz yüzeyinde müsilaj görüldü. Marmara Denizi’nde etkisini sürdüren müsilaj, Bandırma merkez sahilinde ve Gönen’in Denizkent sahilinde yüzeye çıkarak yoğunlaştı. Sahilde oluşan köpüksü tabakaya çevre sakinleri ve ziyaretçiler tepki gösterdi. Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, "Aylardır söylüyoruz dilimizde tüy bitti. Müsilaj oluştu dedik. Ekim ayı sonu itibariyle. Tedbir alınmazsa bu gittikçe yayılacak dedik. Yayıldı. Örümcek ağı gibi Marmara Denizi’nin her tarafını sardı. Hatta Kuzey Ege’ye geçti. "Eğer tedbirleri sıkı bir şekilde alırsak yüzeye çıkma ihtimalini azaltırız, zararlarını azaltırız" dedik. Tedbirleri almadık ve artık müsilaj yüzeye çıkmaya başladı. 14 Santigrat dereceyi geçti Marmara Denizi yüzey sıcaklıkları. Dolayısıyla kritik sıcaklık eşiği burasıydı. Bu sıcaklıktan sonra önümüzdeki günlerde dalga olmadığı sürece rüzgar olmadığı sürece yoğun şekilde Marmara Denizi’nin her tarafında yüzeyde müsilaj göreceğiz. Çok yazık. Müsilajı sadece yüzeyde gördüğümüzde korkuyoruz. Halbuki müsilajın esas zararı yüzeye çıktığındaki değil denizin dibindeki ekosisteme verdiği zarar. Denizin dibindeki pinaları, midyeleri, istiridyeleri, mercanları öldürüyor müsilaj. Üzerlerini battaniye gibi örtüyor. Deniz çayırlarının üzerini kapladı. Fotosentez yapmasını engelliyor. Yani oksijen üreten, bize nefes olan deniz çayırları müsilaj yüzünden şu anda zarar görüyor. Ama altı aydır zaten balıkçılık çok etkilendi Marmara Denizi’nde. Şimdi yüzeye çıkmaya başlamasıyla birlikte turizm etkilenmeye başlayacak. Müsilajla kaplı yerleri insanlar gördükçe denize girmekten kaygı duyacaklar. Acilen 2021 yılı içinde tüm tarafların altına imza attığı, yedi ilin belediye başkanı, yedi ilin valisi ve çevre bakanı, meclis ve çevre komisyonu başkanı tarafından imzalanan Marmara Denizi Eylem Planı’nın ruhuna geri dönmemiz lazım. Marmara Denizi’nin kirlilik yükünü azaltmak zorundayız. Bir litre bile atığı arıtmadan Marmara Denizi’ne deşarj etmemeliyiz. Marmara taşıyacağı kadar yükü aldı. Daha fazlasına tahammülü yok. Acilen hiç vakit kaybetmeden tedbir almamız lazım. Şimdi müsilaj yüzeye çıktığı andan itibaren vatandaşlar yoğun şekilde ‘denize girebilir miyiz’, ‘balık yiyebilir miyiz’ diye sormaya başlayacaklar. Sağlık Bakanlığı’nın ilgili birimleri, Tarım Bakanlığı’nın ilgili birimleri ve Çevre Bakanlığı’nın ilgili birimlerinin çok acil bunlarla ilgili ölçümler, analizler yapıp kamuoyuyla sürekli paylaşması lazım. Vatandaşların kaygılarını gidermesi lazım." ifadelerini kullandı. Bandırma Körfezi’nde uzun yıllardır dalgıçlık yapan Atilla Kökkıran ise, "Daha önce doğal müsilaj kışın kısa süreli olurdu, sonra kaybolurdu. Şimdi kimyasal atıklar, kanalizasyon, deterjanlar farklı reaksiyonlar oluşturuyor. Çift kabuklulara çok büyük zarar verdi. Her geçen gün reaksiyon değiştiriyor, denizdeki canlı yaşamını tehdit ediyor" dedi. Bandırma sahilinde vatandaşlar da rahatsızlıklarını dile getirdi. Üniversite öğrencisi Sıla Yılmaz, "Burada üniversite öğrencisiyiz ve hava son zamanlarda çok güzel. Hani dışarı çıkalım, oturalım, bir çekirdek kola yapalım diye sahile geliyoruz ama denizin hali ortada. Kokusu olsun, denizin pisliği olsun hem bize zarar veriyor hem de canlılara yazık oluyor. Rahatsız oluyoruz" diye konuştu. Sabah balık tutmaya gelen Rasim Işık ise, "Gerçekten çok kötü bir manzara. Nedenini bilmiyoruz ama bunu sonucunda insanların yaptığını düşünüyorum. Sonuçta bunu yapan bizleriz. Gerçekten çok kirli bir şey" ifadelerini kullandı.
Türkler Karadağ’a yatırımda zirvede
08 Mayıs 2025 Perşembe - 10:38 Türkler Karadağ’a yatırımda zirvede Türk yatırımcılar, bu yılın ilk çeyreğinde Karadağ’a yatırımda zirveye yerleşti. Rus, Amerikalılar ve Sırpları geriden bırakan Türklerin ülkeye yatırım hacmi ise 212 milyon euroya ulaştı. Karadağ Türk Ticaret Odası (Türkcham) Başkanı Burhan Genç, Türk yatırımlarının Karadağ’daki yükselişini ve gelecek hedeflerini İhlas Haber Ajansı muhabirine anlattı. Genç, Karadağ’a doğrudan yatırımda bu yılın ilk 2 ayında Türk yatırımcıların Sırp, Rus ve Amerikan yatırımcıları geride bırakarak ilk sıraya yükseldiğini belirtti. 2024 yılı ticaret hacminin 212 milyon euro olduğunu kaydeden Genç, "Her ne kadar ülke 650 bin nüfuslu olsa da en az 300 milyon nüfuslu bir coğrafyayla serbest ticaret anlaşmasına sahip. Dolayısıyla buna istinaden 300 milyonluk serbest bir pazara ulaşma imkanınız var. Artı Karadağ NATO ülkesi ve Avrupa Birliği giriş görüşmeleri devam ediyor. Aslında Karadağ Avrupa Birliği’ne girmeye hazır, sadece Avrupa Birliği’nin genişleme kararını almasını bekliyor. Onun için de beklenen tarihi 2028. Cumhurbaşkanının açıklamasına istinaden bunu söylüyorum" diye konuştu. Genç, yatırım için son birkaç sene olduğunu ifade ederek, yatırımcıların hem 300 milyonluk bir pazara ulaşma imkanına sahip olacaklarını hem de 2028 yılından sonra Avrupa Birliği ülkesinde bir şirkete sahip olacaklarının altını çizdi. "Bu ülkeye yapılacak en büyük hizmet tıp fakültesi ve hastanesi olacak" Burhan Genç, Karadağ’ın en önemli ihtiyaçlarından birinin tıp fakültesi olduğunu belirterek, "Ülkede tıp fakültesi yok, doktorlar yurt dışında yetiştiriliyor. Bir Türk tarafından yapılacak tıp fakültesi ve hastane yatırımı, bu ülkeye yapılabilecek en büyük hizmet olacak" ifadelerini kullandı. Yapılması planlanan projeye Karadağ Sağlık Bakanlığı’nın da dahil olmak istediğini vurgulayan Genç, proje görüşmeleri için ilk adımların atıldığını sözlerine ekledi. Karadağ’da şirket kurmanın pasaport hakkı sağlamadığı konusunda uyarıda bulunan Genç, "Şirket kurarak pasaport alamazsınız. Çalışma izni alabilir, ailenizle oturma izni çıkarabilirsiniz ama pasaport vermek diye bir uygulama yok" dedi. OSB projesi için görüşmeler başladı Karadağ’a Türk yatırımcılar tarafından yapılması hedeflenen ve oda olarak en büyük çalışmalardan biri olan OSB kurulması yönünde de görüşmelere başladıklarını ifade eden Genç, "Karadağ ülke ekonomisi tamamen neredeyse turizme dayalı. Biz burada otel inşa ettik, birçok zorlukla karşılaştık. Malzemeleri Türkiye’den getirdik ama en ufak tadilatlar için bile tekrar ürünün Türkiye’ye gitmesi ya da yeniden üretilip gelmesi gerekti. O yüzden burada bir Organize Sanayi Bölgesi kurma yolunda çalışmalarımız var. Podgorica Belediyesi ile görüştük, yer tahsisi yapmak istiyorlar. Ayrıca Çetinje Belediyesi’nin bir yeri var, onlar da vermek istiyorlar" dedi. Genç, "Kanunları şu anda yeterli değil, bunun için Türkiye’den örnek olarak bizim kanunumuz üzerinde çalışıyorlar. Gerekli düzenlemeler yapıldıktan sonra bu projeleri de gerçekleştirmiş olacağız" dedi. Tarım potansiyeli yüksek bir ülke Karadağ’da tarım arazilerinin sadece yüzde 23’ünün kullanıldığını ve özellikle Müslüman nüfusun yoğun yaşadığı kuzey bölgelerde organik tarım yatırımlarına ihtiyaç olduğunu vurgulayan Genç, yakın zamanda bu durumla alakalı da bir tarım konferansı düzenlemeyi planladıklarını ifade etti. Genç, ayrıca Karadağ’da bir Türk koleji açmayı planladıklarını dile getirdi. Genç, Türk firmalarının uyum sürecinde zorlandıklarını belirterek, "Kanunlar bizim bildiklerimizden farklı olabiliyor. Ancak uyum sağladıktan sonra her şey yoluna giriyor. Yatırımcıların önceden bu kanunlara hazırlanmasında fayda var" tavsiyesinde bulundu. Türkcham’ın Büyükelçi Barış Kalkavan’ın katkılarıyla kurulduğunu ve yatırımcıları doğru yönlendirmek için çalıştığını sözlerine ekleyen Genç, Türk yatırımcılar için odanın en kapsamlı şekilde çalıştığını, her yatırımcının bütün detaylı bilgiyi istediği zaman alabileceğini vurguladı.