Yerel Haberler
Balıkesir
22 Nisan 2026 Çarşamba - 16:37 Başkan Akın, dünya çocuklarını ağırladı Bu yıl ikincisi düzenlenen Balıkesir Uluslararası Çocuk Festivali kapsamında dokuz farklı ülkeden gelen dünya çocuklarını ağırlayan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, minik misafirleriyle Türkçe, İngilizce ve İspanyolca sohbet etti. Balıkesir’de 365 günün çocukların günü olduğunu belirten Akın, tüm dünya çocuklarının 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutladı. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, 2. Balıkesir Uluslararası Çocuk Festivali kapsamında şehre gelen Macaristan, Gürcistan, Meksika, Kırgız, Kosova, Polonya, Bulgaristan, Romanya ve Karadağlı çocukları ağırladı. Başkan Akın, kendisini ziyaret eden çocuklarla Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu’nda bir araya geldi. Çocuklarla yakından ilgilenen Akın, Türkçe, İngilizce ve İspanyolca dillerinde sohbet gerçekleştirirken minik misafirlerinin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladı. "Balıkesir’de 365 gün çocukların günüdür" 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın tüm dünyada kutlanan bir çocuk bayramı olduğunu belirten Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, "Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bugünü bütün dünya çocuklarına armağan etti. Farklı ülkelerden gelen çocuklarımızı Balıkesir’de, ağırlamaktan büyük bir mutluluk duyuyorum. Balıkesir’de 365 gün çocukların günüdür. Çocuklarımızın hayalleri bizim hedefimizdir. Çocuklar, geleceğin teminatıdır. Kurduğunuz hayaller ne kadar güzel olursa yarınlarınızda o kadar aydınlık olur. Bütün dünya çocuklarının, iyi şartlar altında, huzurlu ve mutlu bir ortamda yaşaması bizler için çok önemli. Herkesin huzur içinde olduğu bir dünya diliyorum" diye konuştu.
Balıkesir’de yem maliyetlerini düşürecek hamle
29 Kasım 2024 Cuma - 18:27 Balıkesir’de yem maliyetlerini düşürecek hamle Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Damızlık Koç ve Koyun Merkezi’ndeki hayvanların yem ihtiyacını karşılamak için Bigadiç ilçesine bağlı Çağış Mahallesi’nde 100 dönümlük alana süt otu tohumu (ryegrass) ve yulaf ekimi gerçekleştirdi. Bu sayede yem maliyetlerini azaltan Büyükşehir Belediyesi, kaliteli yem sayesinde verimi de artırmayı hedefliyor. Tarım ve hayvancılıkta sürdürülebilir üretimi teşvik etmek amacıyla “Balıkesir Modeli”ni hayata geçiren Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, hayvancılıkta kaliteyi artırmak için harekete geçti. Üreticilerin kazancını artırmak için hayata geçirdiği projelerle öne çıkan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, hayvancılığı destekleyen çalışmalara da imza atıyor. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından Damızlık Koyun Üretim Tesisleri ve Damızlık Koç Üretim Merkezi’ndeki damızlık küçükbaş hayvanların kaba yem ihtiyacını karşılamak amacıyla, Balıkesir Üniversitesi ile Büyükşehir Belediyesi arasında yapılan protokol kapsamında Çağış Kampüsünde, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’ne tahsis edilen 100 dekar araziye ryegrass ve yulaf, Burhaniye BAÇEM’de bulunan 90 dekar yulaf ekimi gerçekleştirildi. Bin 500’e yakın hayvan kapasitesine sahip olan tesislerde yem maliyetlerini düşürmeyi hedefleyen Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, kaliteli yem üreterek damızlık hayvanlarda verimi de artırmayı hedefliyor. “Yem maliyetini düşürmeyi hedefliyoruz” Damızlık üretiminde ryegrass (süt otu) ve yulaf ekiminin yem maliyetlerini de düşüreceğini belirten Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Veteriner Hekim Hüdayi Tanrıkulu açıklama yaptı. Damızlık üretim tesislerindeki küçükbaş hayvanlar için kaliteli yem üretiminin önemine değinen Tanrıkulu, “Öncelikli hedefimiz üreticilerimize küçükbaş hayvancılığa katkı sunmak adına damızlık hayvan yetiştirip üreticilerimize dağıtmak. Bunu yaparken de kaba yem ve yem ihtiyacı oluşuyor. Yem ihtiyacını da giderebilmek adına çeşitli noktalarda bitkisel üretim faaliyetlerimizi de beraber entegre etmiş durumdayız. Bu faaliyet içerisinde ana gider olan kaba yem ve yemin maliyetini düşürmeyi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. “Kaliteli yemlerle verim de artacak” Hayvanların kaliteli yemlerle beslenerek hayvansal ürünlerin verim ve kalitesinin artırılacağını da dile getiren Veteriner Hekim Hüdayi Tanrıkulu “Ekimi yaptığımız ryegrass ve yulafları hasat zamanı hayvanlarımızın beslenmesinde kullanacağız. Tabii ki ana hedefimiz de bu işletmelerimizi daha da büyüterek ilimizin küçükbaş hayvan yetiştiriciliğini daha üst noktalara taşıyabilmek. Bahsettiğimiz bu bitkisel üretim için de Balıkesir Üniversitesi Çağış Kampüsü’nde 100 dönümlük bir arazide kaba yem ihtiyacını gidermek için yulaf ve ryegrass (süt otu tohumu) ekimi yapıyoruz. Diğer arazilerimizde de ekimler devam ediyor. Kaliteli yem üreterek küçükbaş hayvanlarda kaliteyi artırmayı hedefliyoruz. Bu sayede hayvansal ürünlerde verimin artmadı da sağlanacak” şeklinde konuştu.
Kazdağları bin 700 koşucuya ev sahipliği yapacak
29 Kasım 2024 Cuma - 16:09 Kazdağları bin 700 koşucuya ev sahipliği yapacak Balıkesir’in Edremit ilçesinde bulunan Kazdağları’nda gerçekleştirilecek 8. Karspor İda Ultra Maratonu’nda 17 ülkeden 117’si yabancı bin 700 sporcu ter dökecek. Karspor İda Ultra organizasyonunun basın toplantısı, Güre Mahallesi’ndeki bir termal otelde gerçekleştirildi. Organizasyona ev sahipliği yapan Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş, "Bundan sonra bize düşen bunu bir tık daha yukarılara taşımak, marka değerini daha yukarılara taşımak. Bölgemizin tanınınırlığa değil, marka değerini yükseltmeye ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Tanınırlığı çok yüksek ama marka değer konusunda bu tür organizasyonlar bölgemizin marka değerini yukarılara çıkartıyor. Organizasyonun bölgemizde turizmin en diplerde olduğu tarihlerde olması turizmcilerimiz açısından ekonomik anlamda da ciddi önem taşıdığını düşünüyorum" dedi. Toplantıya Balıkesir Büyükşehir Belediyesi adına katılan Aytekin Durmaz da büyükşehir belediyesi olarak her türlü spor etkinliklerine destek olacaklarını söyledi. Edremit Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çetin de, Kuzey Ege’nin son yılların en önemli turizm destinasyonlarından birisi olma yolunda olduğunu ve özellikle Kazdağları’nın tüm Türkiye’nin ilgisini çeken ve herkesin görmek istediği bir bölge olduğunu kaydetti. Organizasyon Komitesi Başkanı Polat Dede ise daha önce hiç bir destinasyonda yapılmamış bir yarışı organize etmeyi planlayarak yola çıktıklarını belirterek, "2 şehir arasında yaptığımız İda Ultra Maratonunu zeytin hasat dönemine rastlayan tarihlerde gerçekleştirme kararı aldık. Sporcularla hasat yapan yöre halkının kaynaşması açısından etkili oldu. Katılacak insanlara Sarıkız Efsanesi’ni, Edremit’in termaller bölgesi olduğunu anlatmaya çalıştık. İnsanlar Edremit’i, Kazdağları’nı çok sevdiler" ifadelerini kullandı.
Deli Doktor 3 Aralık Engelliler Günü’nde Vural Sineması Nejat Uygur Sahnesi’nde
29 Kasım 2024 Cuma - 15:33 Deli Doktor 3 Aralık Engelliler Günü’nde Vural Sineması Nejat Uygur Sahnesi’nde Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde; Ercan Kubaş Sanat Tiyatrosu, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’ne özel, “Deli Doktor” isimli oyunuyla tiyatroseverlerin karşısına çıkacak. Ercan Kubaş Sanat Tiyatrosu kurucusu Ercan Kubaş, bu özel günde farkındalık oluşturmak istediklerini belirterek, “3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde, Ercan Kubaş Sanat Tiyatrosu olarak, Vural Sineması Nejat Uygur Sahnesi’nde buluşuyoruz. Ayvalık Müzik Derneği’nin de desteklediği ‘Deli Doktor’ adlı tiyatro oyunumuzla sizleri güldürürken düşündürmek ve engelli bireylerin yaşamış olduğu zorlukları samimi bir dille anlatmak istiyoruz. Bu oyun, yalnızca bir tiyatro gösterisi değil; aynı zamanda toplumsal bir farkındalık çağrısıdır” dedi. Hayatın, insanların karşısına bazen aşılması zor engeller çıkarabildiğine değinen Kubaş, “Ancak inanıyorum ki, gerçek engel bedenlerde değil, zihinlerdedir. Bizler bu engelleri aşmak için bir aradayız ve dayanışmanın, sevginin ne kadar güçlü olduğunu her gün yeniden görüyoruz. Hayatı iki bacağı olmadan yeniden öğrenen biri olarak, her bir sahnede yalnız olmadığımı hissettim. Toplum olarak birbirimize destek olmanın ne kadar değerli olduğunu gördüm. Bu nedenle, bu oyunumuzda yalnızca sahnede değil, hayatın her alanında “biz” olmanın önemini vurguluyoruz. Çünkü hep birlikte daha güçlüyüz” diye konuştu.
Susurluk’ta trafik kazası: Bir ailenin hayatı karardı, adalet beklentisi sürüyor
29 Kasım 2024 Cuma - 09:13 Susurluk’ta trafik kazası: Bir ailenin hayatı karardı, adalet beklentisi sürüyor Balıkesir’in Susurluk ilçesi Milli Kuvvetler Caddesi’nde 22 Mayıs 2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası, bir aileyi maddi ve manevi olarak derinden sarstı. Susurluk’a bağlı Söğütçayır Mahallesi muhtarı Gökhan Gündoğan (39)’ın kullandığı 10 ST 625 plakalı otomobil, şerit ihlali sonucu Gizem Gündoğan (31)’ın yönetimindeki 10 AJU 117 plakalı motosiklete çarptı. Kazada, Gizem Gündoğan ağır yaralanırken arkasında yolcu olarak bulunan 6 yaşındaki oğlu da kazanın etkisiyle travma yaşadı. Sürücü Gökhan Gündoğan kazadan sonra ifadesi alınarak yurt dışı çıkış yasağı ve adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı. Annenin ayağı amputasyondan kurtuldu Ağır yaralanan Gizem Gündoğan, ilk olarak Susurluk Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı, ardından Balıkesir Şehir Hastanesi’ne sevk edilerek burada bir ameliyat geçirdi. Doktorlar, ayağındaki kırıklar ve doku parçalanması nedeniyle amputasyon tehlikesiyle karşı karşıya kalan Gizem Gündoğan’ı, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi’nde gerçekleştirilen iki zorlu ameliyatla bu riskten kurtardı. Ancak yoğun fizik tedavi ve özel ameliyatlar gerektiren tedavi süreci, ailenin ekonomik olarak zor durumda kalmasına neden oldu. Gizem Gündoğan ailesi, tedavi masraflarını karşılamak için evlerini ve araçlarını satmak zorunda kaldı. Otomobil sürücüsü alkollü ve kusurlu Bilirkişi raporlarına göre, kazanın ana nedeni Gökhan Gündoğan’ın yaptığı şerit ihlali olarak geçen raporda "Sürücü Gökhan Gündoğan’ın sevk ve idaresindeki 10 ST 625 plakalı otosu ile 1.42 promil alkollü şekilde seyrettiği esnada şerit ihlali yaparak (karşı şeride geçerek) karşı şerit üzerinde motorlu bisiklete çarptığı bu nedenle sürücü Gizem Gündoğan’ın ani gelişen bu olayda kazayı önlemek için yapabileceği bir tedbir olmadığından: Trafik kazasının meydana gelmesinde 10 AJU 117 plakalı motorlu bisiklet sürücüsü Gizem Gündoğa’ın kusurunun olmadığı kanaatine varılmıştır." Kazadan sonra yapılan incelemelerde Gökhan Gündoğan’ın 1.42 promil alkollü olduğu ve sol gözünün tamamen görmediği ortaya çıktı. Engelli ehliyetine sahip olan Gökhan Gündoğan’ın, kazaya karıştığı otomobilin engelli araç standartlarına ve yapıya uygun olmadığı da tespit edildi. Saldırgan tutum iddiası Kaza sonrası Gökhan Gündoğan’ın, yerde yaralı halde yatan Gizem Gündoğan’a karşı saldırgan davranışlar sergilediği iddia edildi. Anne ve oğul, kazanın ardından hem fiziksel hem de psikolojik travma ile mücadele ediyor. Alkollü ve ehliyeti olmayan sürücü trafiğe çıkmaya devam etti Kaza sırasında 1.42 promil alkollü olduğu tespit edilen ve bir kamu görevlisi olan Susurluk’a bağlı Söğütçayır Mahallesi muhtarı Gökhan Gündoğan’ın, görme engelli olduğu, sol gözünün hiç görmediği halde standartlara uymayan bir araç kullandığı ortaya çıktı. Kazanın ardından ehliyetine el konulan Gökhan Gündoğan, buna rağmen trafiğe çıkmaya devam etti ve 16 Ağustos 2024 tarihinde ehliyetsiz araç kullanmaktan para cezası aldı. Hâlâ trafikte tehlike oluşturmaya devam etmesi, mağdur ailenin huzurunu kaçırıyor. Psikolojik ve ekonomik yıkım Kazada ağır yaralanan Gizem Gündoğan, geçirdiği ameliyatlar ve uzun süren tedavilerle ayağını kaybetmekten kurtuldu ancak hayatını bağımsız bir şekilde idame ettiremiyor. Küçük yaştaki oğlu ise kazanın ardından ciddi psikolojik sorunlar yaşamaya başladı. Kekeleme, altını ıslatma ve ağlama krizleri gibi belirtilerle mücadele eden çocuk, uzman desteği alıyor. Maddi olarak zorluk çeken aile, hem tedavi masraflarını karşılamak hem de günlük yaşamlarını sürdürebilmek için evlerini ve araçlarını satmak zorunda kaldı. Adaletin gecikmesi tepki çekiyor Kazada açıkça kusurlu olduğu belirtilen Gökhan Gündoğan’ın serbest bırakılması ve yalnızca ifadesi alınması, mağdur aileyi derinden yaraladı. Aile, çevreden gelen "Bu adam nasıl hâlâ dışarıda dolaşıyor?" gibi tepkilerle daha da inciniyor. Üstelik kazanın ardından suçlunun ailesinin mağdurların evine giderek özür dilemek yerine, şikayeti geri çekmeleri yönünde baskı yaptığı iddia edildi. Davanın ilk duruşmasının 20 Mart 2025’e, yani kazadan neredeyse bir yıl sonraya verilmesi, mağdur aileyi çaresizliğe sürüklüyor. Aile, adaletin bir an önce tecelli etmesini, sorumluların gereken cezayı almasını ve yaşadıkları mağduriyetin giderilmesini talep ediyor. Gizem Gündoğan İHA muhabirine yaptığı açıklamada; "Oğlumla birlikte evimize doğru gidiyorduk. Üstüme üstüme bir araba sürdü. Her şey aniden ve bir anda gerçekleşti. Kazadan sonra, oğlum ona sıkıca sarılmamdan sonra yere düştü. Bana öyle bir bakış attı ki, o bakışı hayatım boyunca unutamam. O an benden korktu ve kaçtı. Bacağım kırılmıştı ve çarpılmış gibi dönmüş bir halde yerde duruyordu. Şu ana kadar üç ameliyat geçirdim. Bacağımda on dört parçalı kırık ve sinir hasarları var. Bana çarpan kişi alkollüydü. Yapılan testte 1.42 promil alkol tespit edildi. Bunun yanı sıra, bu kişi bir mahalle muhtarı. Sol gözü görmüyor ve kullandığı araç ehliyetine uygun değil. Yola çıkarken adeta bir cinayet için çıkmış gibiydi. Ben yolun tamamen sağ tarafındaydım. Ancak kazadan sonra hâlâ oğlumla çok mağdur durumdayım. Fiziksel ve duygusal hiçbir ihtiyacını karşılayamıyorum. Yürüyemiyorum, annelik yapamıyorum. Tek isteğim adalet. Kazadan sonra bu kişi üstüme yürüdü. Bana soldaki dikiz aynasına çarptığımı iddia etti. Ancak soldaki dikiz aynasına çarpmakla bir insanın bacağı kırılmaz. Üstüme sürdüğünü söylediğimde daha da agresifleşti. Oradakiler müdahale ederek onu sakinleştirdi. Olayın görgü tanıkları ve kamera kayıtları mevcut. Kazanın ardından 112’yi aramak yerine bana saldırmayı tercih etti. Daha sonra yalnızca ifadesi alındı ve serbest bırakıldı. Bu süreçte ben hayati tehlike yaşadım. Hastanede bacağımın kesilebilme ihtimalinden bahsedildi. Sekiz ünite kan verildi. Bu kişi, olaydan yalnızca iki buçuk ay sonra ehliyetsiz bir şekilde tekrar trafiğe çıktı ve polisler tarafından yakalandı. Aynı aracı kullanmaya devam ediyor ve hâlâ tek gözü görmüyor. Onun bu şekilde serbestçe sokakta dolaşması, her gün birileri için cinayet sebebidir. Türkiye’nin adaletine güveniyorum ve bu kişinin en ağır cezayı almasını istiyorum. Yaşadıklarımın bir “kaza” olarak nitelendirilmesini istemiyorum. Bu bir cinayettir. Üstelik bu kişinin sabıka kayıtları da bulunmaktadır. Adalet istiyorum, hem kendim hem de çocuğum için. Başkalarının da canı yanmasın istiyorum." dedi.