Yerel Haberler
Balıkesir
Kuzey Ege zeytinyağında ortak akıl Ayvalık’ta buluştu 16 Mayıs 2026 Cumartesi - 19:11:46 AGROAYVALIK 2026 Kuzey Ege Tarım ve Hayvancılık Fuarı kapsamında düzenlenen Zeytin Üretim Zirvesi, Kuzey Ege’nin zeytin ve zeytinyağı sektörünü buluşturdu. Tarım Gazetecileri ve Yazarları Derneği (TAGYAD) Başkanı İsmail Uğural koordinasyonunda gerçekleştirilen zirvede, bölgenin ticaret odası başkanları zeytinyağında küresel marka olmanın yol haritasını tartıştı. "Kuzey Ege Zeytinyağında Küresel Marka Yolculuğu: Coğrafi İşaret Yönetimi ve Lisanslı Depoculuk" başlıklı oturumun moderatörlüğünü Dr. Hakkı Çetin yaptı. Oturuma, Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin ve Burhaniye Ticaret Odası Başkanı Hasan Varol konuşmacı olarak katıldı. Başkanlar, coğrafi işaretin korunmasından lisanslı depoculuğa, ürün kimliğinden uluslararası pazarlamaya kadar birçok stratejik konuda dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. "Coğrafi işaret yalnızca bir logo değil, güven sistemi" Oturumda ilk sözü alan Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, Türkiye’de coğrafi işaretli ürünlerin gerçek değerine henüz ulaşamadığını söyledi. Avrupa’da coğrafi işaretli ürünlerin standart ürünlerin iki katı fiyatına satıldığını hatırlatan Uçar, Türkiye’de ise sistemin daha çok başlangıç aşamasında olduğunu ifade etti. Ayvalık Zeytinyağı’nın önemli bir marka gücüne sahip olduğunu ancak aynı zamanda en fazla taklit edilen ürünlerden biri haline geldiğini belirten Uçar, özellikle sosyal medya ve e-ticaret platformlarında denetimsiz satışların ciddi bir sorun oluşturduğunu söyledi. Uçar, "Tüketici çoğu zaman ürünün gerçekten coğrafi işaret kriterlerini taşıyıp taşımadığını bilmiyor. Coğrafi işaret yalnızca bir logo değildir. O ürünün üretiminden ambalajına kadar belirli standartlarla üretildiğinin garantisidir" dedi. Coğrafi işaretli ürünlerde denetim, tanıtım ve izlenebilirlik sisteminin büyük önem taşıdığını vurgulayan Uçar, üreticiye katma değer sağlamayan bir coğrafi işaret modelinin sürdürülebilir olmayacağını söyledi. "Üretici coğrafi işareti neden kullanmak istesin? Ona ekonomik bir avantaj sağlaması lazım. Bunun için de ürün kimliği oluşturulmalı, izlenebilirlik sistemi kurulmalı ve kalite belgelenmeli" diye konuştu. "Premium marka oluşturmadan dünya raflarına giremeyiz" Ali Uçar, dünya pazarında güçlü olabilmek için yalnızca kaliteli üretimin yeterli olmadığını belirterek ürün hikâyesinin de oluşturulması gerektiğini söyledi. Toskana örneğini veren Uçar, "Orada ürünün hangi bahçeden toplandığı, hangi üreticiden çıktığı, hangi kimyasal değerlere sahip olduğu tüketiciye anlatılıyor. Bizim de premium marka oluşturabilmemiz için bunu yapmamız gerekiyor Biz QR kod uygulamamız ile bunu gerçekleştirdik. Tüketicimizin ve markalarımızın hizmetine sunduk " dedi. Ayvalık’ta şu anda 33 markanın aynı anda coğrafi işareti kullandığını belirten Uçar, bunun tarihi bir gelişme olduğunu söyledi. Uçar, "Ayvalık Ticaret Odası çatısı altında kümelenme modeli oluşturmak istiyoruz. Kendi içimizde birlikteliği sağladığımızda Kuzey Ege markasını çok daha güçlü hale getirebiliriz" ifadelerini kullandı. "Lisanslı depoculuk zeytinyağının bankacılık sistemi olacak" Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin ise lisanslı depoculuk sisteminin Türkiye’de tarım ticaretini değiştirecek çok önemli bir adım olduğunu söyledi. Dünyada zeytinyağı depolama sistemlerinin büyük ölçüde kooperatifler tarafından yürütüldüğünü anlatan Çetin, İspanya’daki örnekleri paylaşarak Türkiye’de ilk kez böyle bir yapının kurulmaya çalışıldığını belirtti. Çetin, lisanslı depoculuğu "zeytinyağının bankacılık sistemi" olarak tanımlayarak şunları söyledi: "Üretici yağını lisanslı depoya koyacak. Ürün analizlerden geçecek. Ardından elektronik ürün senedi oluşturulacak. Üretici isterse ürününü borsada satabilecek, isterse bekletecek, isterse bankaya gidip uygun faizli kredi kullanabilecek. Bu sistem tamamen üreticinin lehine çalışacak." Bugün zeytinyağı piyasasında sağlıklı bir fiyat mekanizmasının oluşmadığını ifade eden Çetin, lisanslı depoculuk sayesinde ürünün gerçek değerinin ortaya çıkacağını söyledi. "Artık herkes bir kurumun fiyat açıklamasını beklemeyecek. Piyasa kendi değerini oluşturacak. Üretici de ihracatçı da neyle karşı karşıya olduğunu görecek" dedi. Körfez’den Çanakkale’ye uzanan ortak proje Lisanslı depoculuk projesinin yalnızca Körfez’i değil, geniş bir bölgeyi kapsadığını ifade eden Çetin, projeye Balıkesir Valiliği ve Güney Marmara Kalkınma Ajansı başta olmak üzere çok sayıda kurumun destek verdiğini söyledi. Ayvalık Ticaret Odası, Edremit Ticaret Odası ve Burhaniye Ticaret Odası öncülüğünde yürütülen çalışmanın zaman içerisinde Bergama’dan Çanakkale’ye kadar genişleyen bir yapıya dönüştüğünü ifade eden Çetin, şirketin kurulduğunu ve ruhsat aşamasına gelindiğini açıkladı. Çetin, "Bu proje yalnızca depolama değil, aynı zamanda ürün envanteri oluşturacak. Türkiye’de şu an ne kadar yağın nerede olduğunu tam olarak bilmiyoruz. Lisanslı depoculuk sistemiyle bu veri de ortaya çıkacak" dedi. "Kuzey Ege markasını birlikte büyüteceğiz" Burhaniye Ticaret Odası Başkanı Hasan Varol ise Kuzey Ege’nin zeytinyağında ortak bir kültüre sahip olduğunu vurgulayarak, geçmişte coğrafi işaret süreçlerinin ayrı ilerlediğini ancak bugün güçlü bir birlikteliğin oluştuğunu söyledi. Varol, "Ayvalık, Burhaniye, Edremit, Havran ve Gömeç arasında ürün kalitesi açısından büyük fark yok. Biz bugün Kuzey Ege markasını birlikte büyütmeye çalışıyoruz. Geçmişte tek bir coğrafi işaret çatısı altında birleşilebilseydi bugün çok daha güçlü bir noktada olabilirdik" diye konuştu. "Dünya artık belgeli ve izlenebilir ürün istiyor" Hasan Varol, Burhaniye Ticaret Odası bünyesinde kurulan akredite laboratuvar sayesinde dünya standartlarında analiz yapılabildiğini belirtti. Coğrafi işaretin ancak güçlü denetim sistemiyle korunabileceğini söyleyen Varol, ürün kalitesinin depolama aşamasında da korunmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. "Bizim ürünümüz çok değerli ama aynı zamanda çok hassas. Yanlış depolandığında bütün kalite kaybolabiliyor. Lisanslı depoda ise ürün sigortalı, analizli ve kontrollü olacak. Dünya artık belgeli ve izlenebilir ürün istiyor. Biz de bu sisteme geçmek zorundayız" diyen Varol, lisanslı depoculuk sisteminin ihracatta da büyük avantaj sağlayacağını dile getirdi. "Dünyada örneği olmayan bir modeli kuruyoruz" Körfez’de kurulacak lisanslı zeytinyağı deposunun dünyada sayılı örneklerden biri olacağını ifade eden Varol, projenin başlangıçta zorluklar yaşayabileceğini ancak uzun vadede sektöre yön vereceğini söyledi. Varol, "Dünyada lisanslı zeytinyağı deposu konusunda örnek çok az. Biz ilklerden biri olmaya çalışıyoruz. Belki ilk yıllarda zorluk yaşayacağız ama bu model Türkiye’ye örnek olacak. Sonrasında farklı bölgelerde de benzer sistemler kurulacak" dedi. Zirvede yapılan değerlendirmelerde, coğrafi işaretin yalnızca bir tescil belgesi olmadığı, aynı zamanda kaliteyi, güveni ve bölgesel kalkınmayı temsil ettiği vurgulanırken, Kuzey Ege’nin ortak hareket ederek dünya zeytinyağı pazarında çok daha güçlü bir konuma ulaşabileceği mesajı verildi.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 18:28 Kazdağları’nda gerçeğini aratmayan arama kurtarma tatbikatı Türkiye Radyo Amatörleri Cemiyeti (TRAC) Edremit Şubesi tarafından düzenlenen "Afet Haberleşme Hazırlık Kampı", Kazdağları’nda gerçekleştirilen gerçeği aratmayan bir tatbikatla başladı. Tatbikata AFAD, İDA-SAR Arama Kurtarma Derneği ve Edremit Belediyesi Afet İşleri Müdürlüğü Kurtarma ekipleri katıldı. TRAC Genel Merkezi ve TRAC Edremit Şubesi koordinasyonunda düzenlenen büyük buluşma, Havran ilçesindeki Kumluca Çam Fıstığı Mesire Alanı’nda hayata geçirildi. Kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla gerçekleştirilen organizasyonda, afet anlarında kesilen iletişimin alternatif yöntemlerle nasıl yeniden ayağa kaldırılacağı uygulamalı olarak sergilendi. Kayıp vakası senaryosu gerçeği aratmadı Tatbikatın en kritik aşaması, TRAC Afet Yönetim Projesi kapsamında hazırlanan "kayıp vakası senaryosu" oldu. Deprem veya benzeri afet durumlarında GSM şebekelerinin çökmesi ve elektriklerin kesilmesi senaryosu üzerine kurulan tatbikatta, telsiz amatörleri tamamen alternatif güç kaynaklarını devreye soktu. Sahada kurulan HF, VHF ve UHF istasyonları ile bölgeye gönderilen arama kurtarma ekipleri arasında kesintisiz bir haberleşme ağı örüldü. Senaryo gereği ulaşılamayan sarp arazideki kayıp vatandaşların koordinatları, telsiz dalgaları üzerinden kriz merkezine anlık olarak aktarıldı ve başarılı bir operasyonla kurtarılmaları sağlandı. Tatbikat kapsamında ayrıca arama kurtarma derneklerine yönelik haberleşme eğitimleri verilirken, ekipler doğada cihazlar yardımıyla yön bulmayı içeren ARDF (Amatör Telsiz Yön Bulma) yarışmalarında da yeteneklerini sergiledi.
Çevre dostu yatırımlar yeni dönemde de devam edecek
21 Mart 2024 Perşembe - 13:46 Çevre dostu yatırımlar yeni dönemde de devam edecek Çevre dostu yatırımlarıyla Balıkesir’i yarınlara hazırlayan Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz; Zeytinli, Merkez, Güre, Ayvalık ve Avşa’da İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisleri oluşturacaklarını söyledi. Simav Çayı için de seferberlik ilan ettiklerini ifade eden Başkan Yılmaz, 1 yıl içerisinde çözüme kavuşturacaklarını belirtti. “Söz Uçar Eser Kalır Projeler Hazır” diyerek 2024-2029 Şehir Yönetim Manifestosu’nda hizmet hamlelerini açıklayan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz; Zeytinli, Merkez, Güre, Ayvalık ve Avşa’da oluşturacakları İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisleriyle hem çevreye duyarlı bir şekilde suyu arıtacaklarını hem de arıtılan suyla tarımsal sulama yaparak yeniden kullanımını sağlayacaklarını söyledi. Son teknolojik sistemlerle kurulacak tesislerden arıtılan sular; tertemiz ve kaliteli olduğu için güvenle kullanılabilecek. Başkan Yücel Yılmaz ayrıca Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının destekleriyle de DSİ ve Büyükşehir Belediyesi tarafından Simav Çayı’nın temizlenerek rehabilite edileceğini belirtti. İlçe belediyesi sözünü tutmayınca 76 milyon EURO ’luk kredi yandı Zeytinli’de 110 bin kişi kapasiteli, 1998 yılında yapılmış bir arıtma bulunduğunu söyleyen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz “Nüfusu hala 90 bin. Biz, 180 bine çıkardık oranın kapasitesini; makineleri ve oksijen verme sistemlerini değiştirdik ama yazın 45 gün var ki Temmuz’un 10’uyla başlayan Eylül’ün 1’ine kadar devam eden bir süre 1 milyon insanlık su geliyor. Belki 500 bin kişi var ama tüketilen su 1 milyon insana yakın. Bu arıtma kabasını alıyor, çok temizleyemiyor. Bundan dolayı orada koku yapıyor. O nedenle buraya 500 bin kişilik daha arıtma yapıyoruz. 76 Milyon Euro’yu, her şeyi hazırladık. İlçe belediyesi söz verdi yeri vereceğim diye. Meclis kararı almaya gitti, alamadı. 76 Milyon Euro belli bir süre bizi bekledi ama gününde arsayı bize vermedikleri için o kredi gitti. Burada ya belediye başkanını biz kazandıracağız hemen yapacağız ya da parasını basacağız orada bazı yerleri kamulaştırıp, yapacağız. Yani Edremit’i, Edremitli siyasilere rağmen koruyup, körfezimizi, denizimizi temiz tutacağız” dedi. 4 yılda tüm problemleri giderilecek Güre’deki arıtmanın yerini hazırladıklarını ve iş makinelerinin orada çalışmaya başladıklarını ve yakında temelini atacaklarını ifade eden Başkan Yücel Yılmaz “Bu işleri bitirme zamanımız 4 yıl. Bu 4 yıl içerisinde vatandaşımızın rahatsız olduğu konuları halledeceğiz. Sitedeki komşular birbirleriyle vidanjör parası sebebiyle kavga ediyor. Vidanjörleri biz vereceğiz, aramayacaklar. Onun altyapısını hazırladık. Bu işi bütün Körfez bölgemizde yapacağız. Bununla ilgili bedelleri de su faturası üzerinden tahsil edeceğiz. Ayvalık, Avşa Adası, Merkezde de İleri Biyolojik Arıtma Tesisi yapacağız.” dedi. Merkez arıtmanın temeli 6 ay içinde atılacak Merkezin kapasitesinin şu anda iyi olduğunu yine de kapasitesinin yeniden artırılması gerektiğini belirten Başkan Yılmaz “Arazimiz çok büyük. İleri Biyolojik Arıtma yapıyoruz. Bu sayede açığa çıkan arıtılmış suyu ovamızı sulamak için kullanacağız ve kapalı devre yapacağız. Bunun içinde geliştirdiğimiz projenin çevre dostu olmasından dolayı finansını yurtdışından karşılayacağız. Temelini 6 ay içerisinde atmayı hedefliyoruz” dedi. “Simav çayı için seferberlik başlatıyoruz” Simav Çayı’nın çok fazla müdahili olduğunu söyleyen Başkan Yücel Yılmaz “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımızla konuştuk. Simav Çayı için seferberlik başlatıyoruz. Kirliliğe neden olan ne kadar unsur varsa incelenecek mevzuat dışına çıkan herkes ağır cezalarla cezalandırılacak. DSİ tarafından da çayın etrafı temizlenerek rehabilitasyonu yapılacak. Bir sene içerisinde çözeceğiz” diye konuştu.
Balıkesir’in mağarada yaşayan ’İskender Aga’sı vefat etti
21 Mart 2024 Perşembe - 13:40 Balıkesir’in mağarada yaşayan ’İskender Aga’sı vefat etti Balıkesir’in Bigadiç ilçesine bağlı Akyar kırsal mahallesinde 35 yılını mağarada, 15 yılını da dağda bir barakada geçiren İskender Gündüz hayatını kaybetti. İyi derecede İngilizce ve Fransızca bildiği, hayatının bir bölümünü Belçika’da geçirdiği belirtilen Gündüz, düzenlenen cenaze töreni ile toprağa verildi. Balıkesir’de ’İskender Aga’ olarak tanınan İskender Gündüz, son 50 yılını geçirdiği dağda hayatını kaybetti. Kendisine erzak getiren bir vatandaş tarafından cenazesi bulunan Gündüz’ün 80 yaşına yakın olduğu iddia edildi. Şehirde yaşamayı reddederek yıllar önce dağda kendisine bir hayat kuran İskender Gündüz, insanlardan uzak yaşantısını kendisinin seçtiğini söyleyerek, gelen tüm medeniyet tekliflerini reddetmişti. İyi derecede İngilizce ve Fransızca bildiği, hayatının bir bölümünü ise Belçika’da geçirdiği belirtilen Gündüz, bugün Bigadiç’e bağlı Akyar köyünde defnedildi. İskender Gündüz kimdir? Akyar kırsal mahallesinin çevre köylerinde efsane haline gelen İskender Gündüz’ün hayatı ise esrarını koruyor. Geçmişi ile ilgili hiçbir zaman bilgi vermeyen İskender Gündüz için çevrede yaşayan köylüler değişik rivayetlerde bulunuyorlar. Civar köylerde yaşayan vatandaşlar, İskender Gündüz’ün İzmir Karşıyaka Koleji’nden mezun olduğunu, üniversitede İngilizce ve Fransızca bölümünü bitirdiğini ve iki dili de konuştuğunu ileri sürüyorlar. Vatandaşlar ayrıca İskender Gündüz’ün uzun yıllar Belçika’da babası, eşi ve iki çocuğuyla birlikte yaşadığını, annesinin ölümünden kendisini sorumlu tutarak köyündeki dağa yerleştiğini belirtiyorlar. Vatandaşlar berber getirmesine rağmen traş olmayı reddeden, ’Hamama götürelim’ teklifini ise ’Banyodan sonra üşürüm’ diyerek kabul etmeyen İskender Gündüz, bir dönem tüm Türkiye’nin de dikkatini çekmişti. İhlas Haber Ajansı da Gündüz’ü yaşadığı dağda birkaç kez ziyaret etmişti.
Öztaylan’dan 144 gayrimenkulun satılmasına tepki
21 Mart 2024 Perşembe - 12:06 Öztaylan’dan 144 gayrimenkulun satılmasına tepki Cumhur İttifakı Bandırma Belediye Başkan Adayı Cemal Öztaylan, düzenlediği iftar programından sonra yaptığı açıklamada, bir kez daha Dursun Mirza’nın “Satan değil alan belediye olacağız,” sözlerini gündeme getirerek Dursun Mirza döneminde satışı yapılan yerleri basın mensuplarıyla paylaştı. Cumhur İttifakı Bandırma Belediye Başkan Adayı Cemal Öztaylan ev sahipliğinde gerçekleştirilen iftar programında belediye meclis üyesi adayları ve basın mensupları ağırlandı. Cemal Öztaylan, iftar programının ardından yaptığı açıklamada, Dursun Mirza dönemindeki satışları sert bir şekilde eleştirerek, Mirza’nın "Satan değil alan belediye olacağız," sözlerini yeniden gündeme getirdi. Yapılan satışları yaklaşık 2 metre uzunluğundaki kağıt ile ortaya döken Cemal Öztaylan, yapılan satışların detaylarını basın mensuplarıyla paylaştı. Cemal Öztaylan, “Satan belediye değil alan belediye olacağız’ dediniz, boy boy afişler astınız. O zaman neden 144 adet yer sattınız. Bugünkü kura göre 24 milyon 748 bin dolar değerinde yeri satmışsınız. Mirza satmadım diyor ya, ben de diyorum ki niye sattın? Kaça sattın, ona sattın, buna sattın değil, niye sattın? ’Satmayacağım’ dedin çünkü. Ben sattım doğru. Benzinliği satmışım doğru, sattım. Sattım ama nasıl sattım? Oteli, belediye binasını, tır parkı, garaj ve galericiler sitesi parasız yapılırken oradan bir de benzinlik yeri çıkardık. Orasını belediye imar planında benzinlik olarak işledik. Tarla olarak işleseydik oranın değeri 100 bin liraydı, biz 3 milyon 900 bine sattık. Ben şimdi diyorum ki, sevgili kardeşim sen de Akçapınar’da 680 dönüm, Doğanpınar’da bin dönüm yeri satarken buraları sanayi arsasına çevirseydin de bugün olduğu gibi 5 milyona satsan fena mı olurdu?” dedi.