Yerel Haberler
Balıkesir
Kuzey Ege zeytinyağında ortak akıl Ayvalık’ta buluştu 16 Mayıs 2026 Cumartesi - 19:11:46 AGROAYVALIK 2026 Kuzey Ege Tarım ve Hayvancılık Fuarı kapsamında düzenlenen Zeytin Üretim Zirvesi, Kuzey Ege’nin zeytin ve zeytinyağı sektörünü buluşturdu. Tarım Gazetecileri ve Yazarları Derneği (TAGYAD) Başkanı İsmail Uğural koordinasyonunda gerçekleştirilen zirvede, bölgenin ticaret odası başkanları zeytinyağında küresel marka olmanın yol haritasını tartıştı. "Kuzey Ege Zeytinyağında Küresel Marka Yolculuğu: Coğrafi İşaret Yönetimi ve Lisanslı Depoculuk" başlıklı oturumun moderatörlüğünü Dr. Hakkı Çetin yaptı. Oturuma, Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin ve Burhaniye Ticaret Odası Başkanı Hasan Varol konuşmacı olarak katıldı. Başkanlar, coğrafi işaretin korunmasından lisanslı depoculuğa, ürün kimliğinden uluslararası pazarlamaya kadar birçok stratejik konuda dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. "Coğrafi işaret yalnızca bir logo değil, güven sistemi" Oturumda ilk sözü alan Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, Türkiye’de coğrafi işaretli ürünlerin gerçek değerine henüz ulaşamadığını söyledi. Avrupa’da coğrafi işaretli ürünlerin standart ürünlerin iki katı fiyatına satıldığını hatırlatan Uçar, Türkiye’de ise sistemin daha çok başlangıç aşamasında olduğunu ifade etti. Ayvalık Zeytinyağı’nın önemli bir marka gücüne sahip olduğunu ancak aynı zamanda en fazla taklit edilen ürünlerden biri haline geldiğini belirten Uçar, özellikle sosyal medya ve e-ticaret platformlarında denetimsiz satışların ciddi bir sorun oluşturduğunu söyledi. Uçar, "Tüketici çoğu zaman ürünün gerçekten coğrafi işaret kriterlerini taşıyıp taşımadığını bilmiyor. Coğrafi işaret yalnızca bir logo değildir. O ürünün üretiminden ambalajına kadar belirli standartlarla üretildiğinin garantisidir" dedi. Coğrafi işaretli ürünlerde denetim, tanıtım ve izlenebilirlik sisteminin büyük önem taşıdığını vurgulayan Uçar, üreticiye katma değer sağlamayan bir coğrafi işaret modelinin sürdürülebilir olmayacağını söyledi. "Üretici coğrafi işareti neden kullanmak istesin? Ona ekonomik bir avantaj sağlaması lazım. Bunun için de ürün kimliği oluşturulmalı, izlenebilirlik sistemi kurulmalı ve kalite belgelenmeli" diye konuştu. "Premium marka oluşturmadan dünya raflarına giremeyiz" Ali Uçar, dünya pazarında güçlü olabilmek için yalnızca kaliteli üretimin yeterli olmadığını belirterek ürün hikâyesinin de oluşturulması gerektiğini söyledi. Toskana örneğini veren Uçar, "Orada ürünün hangi bahçeden toplandığı, hangi üreticiden çıktığı, hangi kimyasal değerlere sahip olduğu tüketiciye anlatılıyor. Bizim de premium marka oluşturabilmemiz için bunu yapmamız gerekiyor Biz QR kod uygulamamız ile bunu gerçekleştirdik. Tüketicimizin ve markalarımızın hizmetine sunduk " dedi. Ayvalık’ta şu anda 33 markanın aynı anda coğrafi işareti kullandığını belirten Uçar, bunun tarihi bir gelişme olduğunu söyledi. Uçar, "Ayvalık Ticaret Odası çatısı altında kümelenme modeli oluşturmak istiyoruz. Kendi içimizde birlikteliği sağladığımızda Kuzey Ege markasını çok daha güçlü hale getirebiliriz" ifadelerini kullandı. "Lisanslı depoculuk zeytinyağının bankacılık sistemi olacak" Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin ise lisanslı depoculuk sisteminin Türkiye’de tarım ticaretini değiştirecek çok önemli bir adım olduğunu söyledi. Dünyada zeytinyağı depolama sistemlerinin büyük ölçüde kooperatifler tarafından yürütüldüğünü anlatan Çetin, İspanya’daki örnekleri paylaşarak Türkiye’de ilk kez böyle bir yapının kurulmaya çalışıldığını belirtti. Çetin, lisanslı depoculuğu "zeytinyağının bankacılık sistemi" olarak tanımlayarak şunları söyledi: "Üretici yağını lisanslı depoya koyacak. Ürün analizlerden geçecek. Ardından elektronik ürün senedi oluşturulacak. Üretici isterse ürününü borsada satabilecek, isterse bekletecek, isterse bankaya gidip uygun faizli kredi kullanabilecek. Bu sistem tamamen üreticinin lehine çalışacak." Bugün zeytinyağı piyasasında sağlıklı bir fiyat mekanizmasının oluşmadığını ifade eden Çetin, lisanslı depoculuk sayesinde ürünün gerçek değerinin ortaya çıkacağını söyledi. "Artık herkes bir kurumun fiyat açıklamasını beklemeyecek. Piyasa kendi değerini oluşturacak. Üretici de ihracatçı da neyle karşı karşıya olduğunu görecek" dedi. Körfez’den Çanakkale’ye uzanan ortak proje Lisanslı depoculuk projesinin yalnızca Körfez’i değil, geniş bir bölgeyi kapsadığını ifade eden Çetin, projeye Balıkesir Valiliği ve Güney Marmara Kalkınma Ajansı başta olmak üzere çok sayıda kurumun destek verdiğini söyledi. Ayvalık Ticaret Odası, Edremit Ticaret Odası ve Burhaniye Ticaret Odası öncülüğünde yürütülen çalışmanın zaman içerisinde Bergama’dan Çanakkale’ye kadar genişleyen bir yapıya dönüştüğünü ifade eden Çetin, şirketin kurulduğunu ve ruhsat aşamasına gelindiğini açıkladı. Çetin, "Bu proje yalnızca depolama değil, aynı zamanda ürün envanteri oluşturacak. Türkiye’de şu an ne kadar yağın nerede olduğunu tam olarak bilmiyoruz. Lisanslı depoculuk sistemiyle bu veri de ortaya çıkacak" dedi. "Kuzey Ege markasını birlikte büyüteceğiz" Burhaniye Ticaret Odası Başkanı Hasan Varol ise Kuzey Ege’nin zeytinyağında ortak bir kültüre sahip olduğunu vurgulayarak, geçmişte coğrafi işaret süreçlerinin ayrı ilerlediğini ancak bugün güçlü bir birlikteliğin oluştuğunu söyledi. Varol, "Ayvalık, Burhaniye, Edremit, Havran ve Gömeç arasında ürün kalitesi açısından büyük fark yok. Biz bugün Kuzey Ege markasını birlikte büyütmeye çalışıyoruz. Geçmişte tek bir coğrafi işaret çatısı altında birleşilebilseydi bugün çok daha güçlü bir noktada olabilirdik" diye konuştu. "Dünya artık belgeli ve izlenebilir ürün istiyor" Hasan Varol, Burhaniye Ticaret Odası bünyesinde kurulan akredite laboratuvar sayesinde dünya standartlarında analiz yapılabildiğini belirtti. Coğrafi işaretin ancak güçlü denetim sistemiyle korunabileceğini söyleyen Varol, ürün kalitesinin depolama aşamasında da korunmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. "Bizim ürünümüz çok değerli ama aynı zamanda çok hassas. Yanlış depolandığında bütün kalite kaybolabiliyor. Lisanslı depoda ise ürün sigortalı, analizli ve kontrollü olacak. Dünya artık belgeli ve izlenebilir ürün istiyor. Biz de bu sisteme geçmek zorundayız" diyen Varol, lisanslı depoculuk sisteminin ihracatta da büyük avantaj sağlayacağını dile getirdi. "Dünyada örneği olmayan bir modeli kuruyoruz" Körfez’de kurulacak lisanslı zeytinyağı deposunun dünyada sayılı örneklerden biri olacağını ifade eden Varol, projenin başlangıçta zorluklar yaşayabileceğini ancak uzun vadede sektöre yön vereceğini söyledi. Varol, "Dünyada lisanslı zeytinyağı deposu konusunda örnek çok az. Biz ilklerden biri olmaya çalışıyoruz. Belki ilk yıllarda zorluk yaşayacağız ama bu model Türkiye’ye örnek olacak. Sonrasında farklı bölgelerde de benzer sistemler kurulacak" dedi. Zirvede yapılan değerlendirmelerde, coğrafi işaretin yalnızca bir tescil belgesi olmadığı, aynı zamanda kaliteyi, güveni ve bölgesel kalkınmayı temsil ettiği vurgulanırken, Kuzey Ege’nin ortak hareket ederek dünya zeytinyağı pazarında çok daha güçlü bir konuma ulaşabileceği mesajı verildi.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 18:28 Kazdağları’nda gerçeğini aratmayan arama kurtarma tatbikatı Türkiye Radyo Amatörleri Cemiyeti (TRAC) Edremit Şubesi tarafından düzenlenen "Afet Haberleşme Hazırlık Kampı", Kazdağları’nda gerçekleştirilen gerçeği aratmayan bir tatbikatla başladı. Tatbikata AFAD, İDA-SAR Arama Kurtarma Derneği ve Edremit Belediyesi Afet İşleri Müdürlüğü Kurtarma ekipleri katıldı. TRAC Genel Merkezi ve TRAC Edremit Şubesi koordinasyonunda düzenlenen büyük buluşma, Havran ilçesindeki Kumluca Çam Fıstığı Mesire Alanı’nda hayata geçirildi. Kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla gerçekleştirilen organizasyonda, afet anlarında kesilen iletişimin alternatif yöntemlerle nasıl yeniden ayağa kaldırılacağı uygulamalı olarak sergilendi. Kayıp vakası senaryosu gerçeği aratmadı Tatbikatın en kritik aşaması, TRAC Afet Yönetim Projesi kapsamında hazırlanan "kayıp vakası senaryosu" oldu. Deprem veya benzeri afet durumlarında GSM şebekelerinin çökmesi ve elektriklerin kesilmesi senaryosu üzerine kurulan tatbikatta, telsiz amatörleri tamamen alternatif güç kaynaklarını devreye soktu. Sahada kurulan HF, VHF ve UHF istasyonları ile bölgeye gönderilen arama kurtarma ekipleri arasında kesintisiz bir haberleşme ağı örüldü. Senaryo gereği ulaşılamayan sarp arazideki kayıp vatandaşların koordinatları, telsiz dalgaları üzerinden kriz merkezine anlık olarak aktarıldı ve başarılı bir operasyonla kurtarılmaları sağlandı. Tatbikat kapsamında ayrıca arama kurtarma derneklerine yönelik haberleşme eğitimleri verilirken, ekipler doğada cihazlar yardımıyla yön bulmayı içeren ARDF (Amatör Telsiz Yön Bulma) yarışmalarında da yeteneklerini sergiledi.
Balıkesir kültür ve sanat şehri olacak
14 Mart 2024 Perşembe - 11:16 Balıkesir kültür ve sanat şehri olacak Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz, gar önü Cumhuriyet Meydanı projesi sayesinde şehre; yer altı otoparkları, Fabrika Kültür Sanat Merkezi, Sofra Balıkesir’i, sanat merkezi, Atatürk ve Milli Mücadele Müzesi’ni kazandıracaklarını söyledi. “Söz Uçar Eser Kalır Projeler Hazır” diyerek 2024 - 2029 Şehir Yönetim Manifestosu’nda hizmet hamlelerini açıklayan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz, Balıkesir’in ana merkezi olarak nitelendirilen tren garı önü Cumhuriyet Meydan’ında büyük bir projeye imza ataklarını açıkladı. Balıkesir’i, 50 yılık beklentisi olan Cumhuriyet Meydanı’na kavuşturacaklarını söyleyen Başkan Yılmaz “Bu inanılmaz bir proje. Karesi-Altıeylül belediyelerinin binasının yıkımına başlandı. Altını otopark yapıp üstüne ‘Sofra Balıkesir’ yapıyoruz. Askeriyenin tescilsiz olan Gazinosu yıkıyoruz. Astsubay Orduevi Balıkesir Sanat Merkezi, Subay Orduevi de Atatürk ve Milli Mücadele Müzesi oluyor” dedi. Lojman ve ordu evi yapıyoruz Askerleri de asla mağdur durumda bırakmayacağını vurgulayan Başkan Yılmaz, “Onlara 4 yıldızlı Onhann Hotel’i verdik. 2.5 yılda da askeriyenin içerisine hem lojman yapacağız hem de ordu evi yapacağız. Çok daha yüksek standartta olacak” dedi. Un fabrikası kültür sanat merkezi olacak Muharrem Hasbi Un Fabrikası, Fabrika Kültür Sanat Merkezi’ne dönüştürülüyor. Alanında uzman küratörlerin önderliğinde kentin dokusuyla birleşen sergi noktalarıyla birlikte günün geç saatlerine kadar ziyaretçilerinin faydalanabileceği kültür sanat ortamı oluşturulacak. Fabrika Kültür Sanat Merkezi’nde; atölyeler, söyleşi alanı, kişisel alan, konferans salonu, sergi salonu, açık hava sinema alanları yer alacak. Tarihi Tren Garı binalarında süren restorasyon çalışmalarının tamamlanmasıyla Balıkesir; yaklaşık 10 bin metrekare alan üzerine kurulu çağdaş bir sanat merkezine sahip olacak. Alanda; sanat galerisi, sanat atölyeleri, kütüphane yer alacak.
Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, “5 yılda kimsesizlerin kimsesi olduk”
13 Mart 2024 Çarşamba - 16:42 Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, “5 yılda kimsesizlerin kimsesi olduk” Balıkesir (İHA) – Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde, sosyal belediyecilik alanında yapmış olduğu çalışmalarla öne çıkan Ayvalık Belediyesi’nin başarılı başkanı Mesut Ergin, ilçede sosyal anlamda yaptıkları işlerle, “5 yılda kimsesizlerin kimsesi” olmaya çalıştıklarını söyledi. Ayvalık Belediyesi; pandemi döneminde evlerine kapanmak zorunda kalan yaklaşık 2 bin 500 aileye bünyesindeki Aşevi’nden iki öğün yemek çıkarıp, belediye personeliyle de bu yemekleri tek tek ihtiyaç sahibi vatandaşların evlerine götürerek, o dönemde evlerinde tek başına yaşamak zorunda kalan yaşlı, engelli ve ihtiyaç sahibi vatandaşların kalbinde taht kurmayı başarmıştı. Bu başarının sırrını gazetecilere açıklayan Başkan Ergin, “Biz gerek Küçükköy Belediye Başkanlığı dönemimizde, gerekse de Ayvalık Belediye Başkanlığı sürecinde sosyal belediyecilik anlayışıyla hizmet vermeye çalıştık. Halk’a hizmetin, Hakka hizmet olduğu şiarıyla yaptığımız çalışmalarımızda, ilçemiz de ihtiyaç sahibi bir tek bile çocuğun yatağa aç girmemesi, gözü yaşlı bir tane bile ihtiyaç sahibi vatandaşımızın kalmamasına yönelik çaba gösterdik” dedi. 5 yıllık Ayvalık Belediye Başkanlığı döneminde, kendileri için en zor dönemin pandemi süreci olduğunu vurgulayan Mesut Ergin, “ Bu süreçte sadece ülkemizde değil, dünya genelinde yaşanılan o olağanüstü durumun, Ayvalık’ımızda da olumsuz yansımalarını yaşadık. Birçok önemli hamleyi hayata geçirmeyi planladığımız o dönemde, ülkemiz genelinde olduğu gibi halkımızın yaralarını sarabilmek için mücadele vermek zorunda kaldık. Virüsün yayılmaması adına alınan ciddi tedbirler dahilinde, özellikle kimsesizlerin kimsesi olmaya çalıştık. Bu çerçevede; evlerinde yapayalnız yaşayan yaşlılarımız, ihtiyaç sahibi ailelerimizin tüm fertleri ve bu ailelerin çocukları için yoğun mesailer harcadık. Belediye olarak hayırsever vatandaşlarımızın da destekleriyle aşevimizde pişirip, kotardık ve sıcak yemekleri vatandaşlarımıza ulaştırmaya çalıştık. O dönemler Covid 19 hastalığı nedeniyle hayatını kaybeden vatandaşlarımızın cenazelerini steril şartlarda ve dini vecibeleri harfiyen yerine getirerek defnetmeye özen gösterdik. Yakınlarını kaybedenlerin acılarını paylaştık. Entübe edilip, sonrasında hayata tutunabilmeye çalışan vatandaşlarımızın hayata dönüşlerinin sevincine onlarla kucaklaşarak ortak olduk. Doğrusu hem dünya genelinde insanlık, hem de ülke olarak çok kötü bir dönemdi o süreç. Allah bir daha öylesi günleri bizlere yaşatmasın” temennisinde bulundu. Ayvalık Belediyesi olarak sosyal açıdan verdiklerin hizmetlerin yelpazesinin oldukça geniş olduğunu hatırlatan Başkan Ergin, “Mesela Sosyal Hizmetler Müdürlüğümüz bünyesindeki hasta nakil ambulansları ve binek otomobillerle her gün tamamen ücretsiz olarak başta Balıkesir, İzmir, Manisa olmak üzere çevre il ve ilçelerdeki hastanelere, Ayvalık’ta ikamet eden hastaları götürüp, getirmeyi tüm hızıyla sürdürüyoruz. Biz; sosyal belediyecilik anlayışını öne alan bir belediyeyi yönetiyoruz. Bizim için önemli olan, sıkıntılı ve karanlık günlerinde vatandaşlarımızın yanında olabilmektir. Göreve geldiğimiz ilk günden bu yana da bu misyonumuzu yürütmeye çalışıyoruz. Her gün çevre il ve ilçelerdeki hastanelerde, hastalıklarına şifa arayan vatandaşlarımıza ücretsiz nakil hizmetlerimizi veriyoruz. Bunun dışında yine aynı birimimizin bünyesinde vefat eden vatandaşlarımızı da tamamen ücretsiz olarak kabristanımızda defnediyor ve tüm cenaze masraflarını da üstleniyoruz. Kara günlerde insanımızın yanında olmak, acıları paylaşmak bizim geleneğimizden gelmektedir. Ayvalık’a yakışan da budur. Biz de Ayvalık Belediyesi olarak bunu yapmaya çalışıyoruz. Çünkü biz; her zaman “Kimsesizlerin kimsesi” olmaya özen gösteren bir anlayışla Ayvalık Belediyesi’ni yönetmeye çalıştık ve çalışacağız” diye konuştu.
Balıkesir’de kırsalda asfaltsız ve parkesiz yol kalmayacak
13 Mart 2024 Çarşamba - 14:49 Balıkesir’de kırsalda asfaltsız ve parkesiz yol kalmayacak Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz; Bandırma, Havran ve Balıkesir merkeze kurdukları 3 asfalt plenti ve Baltok Parke Taşı Üretim Tesisi sayesinde kırsal mahallelerde asfaltsız ve parkesiz yol kalmayacağını müjdeledi. Talep ettiğini bakanlıklardan alabilen bir başkan olduğunu vurgulayan Başkan Yılmaz, “Bin 500 günde hepsini halledeceğiz, biz ‘hemen yarın, 1 Nisan’da buradayız’ diye atıp tutmuyoruz” dedi. “Söz uçar eser kalır, Projeler hazır” diyerek 2024 - 2029 Şehir Yönetim Manifestosu’nda hizmet hamlelerini açıklayan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz, bugüne kadar; Bandırma, Havran ve merkeze asfalt plent tesisi açtıklarını, Baltok Parke Taşı Üretim Tesisi açacaklarını belirterek, “Kırsalda asfaltsız ve parke taşsız yol kalmayacak. Kırsalda ilk bin 500 gün içerisinde parke sorunu kalmayacak. Ayrıca tüm kırsal mahallelerimizi çok amaçlı salonlarla donatacağız” dedi. Yeni tesisler elimizi güçlendirdi Bandırma, Havran ve merkeze asfalt plent tesisi açtıklarını dile getirerek hizmetleri anlatan Başkan Yılmaz, “3 tane asfalt plenti açtık. Bunların açılma hikâyesi milyon dolarlık. Daha önceden merkezdeki asfalt plentinden asfalt alınıp Erdek, Bandırma, Ayvalık, Edremit’e asfalt götürülüyordu. Yaklaşık 25 ton asfalt alan bir kamyon 2-3 saat yol kat edip asfaltı döküp yeniden 2-3 saat yol alarak geriye asfalt tesisine dönüyordu. Artık bu açtığımız asfalt plent tesisleri sayesinde bu işler daha hızlı ve daha tasarruflu yapılıyor” dedi. Kırsalda asfaltsız yol kalmayacak ‘Kırsalda asfaltsız yol kalmayacak’ diye söz veren Başkan Yılmaz, "‘Başkanım neden yapmadık bu zaman kadar’ diye sorarsanız, çünkü yeni Büyükşehir Belediyesi olduk, altyapısını yeni kurduk. Bizimle beraber büyükşehir olan iller daha emekliyor. Burada; idari, yönetim, finansal, insan kaynağı, güçlü bir irade, talep ettiğini bakanlıklardan alabilen bir başkan ve yatırımı sonuçlandıran bir güç var” dedi. Baltok Parke Taşı Üretim Tesisini kurmak için çalışmaların tamamlanmak üzere olduğunu ifade eden Başkan Yılmaz, “Kırsal hala çok fazla taş yapılması gereken yerler var. Bununla ilgili ilçe belediyelerimizin kurmuş oldukları tesisler var. Onlara da gelir getirsin, bölgesel olarak ihtiyaçları oralarda yapalım. Şu anda üç tane ilçemizle beraber, biz işleteceğiz. Kar payı da onlara vereceğiz. Bu şekilde özel sektörü de bozmayacağız. Ben buradan yeniden söylüyorum, ilk bin 500 gün içerisinde kırsalda parke sorunu kalmayacak” diyerek söz verdi. “Dışarıdan atıp tutmuyoruz” Başkan Yılmaz, “Belediyeyi tanıyan, personelini, bütçesini bilen, Yücel Yücel Yılmaz söylüyor. Dışarıdan atıp tutmuyoruz. Hani şuna 10 bin, şuna 5 bin, yarın çözüyorum değil bizim işlerimiz. Bütün köylerin taşını, yol asfaltını ve bütün köylerde çok amaçlı salon, doktor yeri, muhtar odası, yapacağız. Senin nüfusun 120 ne yapacaksın demeyeceğiz. Köylere zaten geri dönüşün olacağını biliyoruz” dedi.
20 bin çocuk buz pateni yaptı
13 Mart 2024 Çarşamba - 14:44 20 bin çocuk buz pateni yaptı Altıeylül Belediye Başkanı Hasan Avcı, "Çocuklarımızın mutluluğu her şeyden önemli. Okulların yarıyıl tatiline girmesiyle birlikte çocuklarımızın aileleriyle birlikte güzel vakit geçirmelerini sağlamak için Altıeylül’de bir ilki gerçekleştirdik. Buz Pateni Eğlencesi ile doyasıya eğlenen ve ilk defa paten kayma şansı bulan çocuklarımız güzel zaman geçirdi. 12 Mart tarihinde son bulan Buz Pateni Eğlencesine bu zamana kadar 20 bin kişi katılım sağladı" dedi. Özellikle çocukların güzel vakit geçirmelerini sağlamak açısından Balıkesir’de ilkleri gerçekleştiren Altıeylül Belediyesi sosyal belediyecilik anlayışıyla hareket ediyor. Buz Paten eğlencesine 7’den 70’e herkes büyük rağbet gösterdi. Yaklaşık 20 bin kişinin katılım sağladığı etkinlikle çocuklar ilk defa buz Buz pateni eğlencesi herkesin beğenisini topladı Başkan Hasan Avcı, "Bu sene de çocuklarımıza farklı bir organizasyonla tanıştırdık. Çocuklarımızın ufkunu geliştirmek ve etkinliklerimizle buluşturmak için Buz Pateni Eğlencesi ile hem öğrencilerimizi hem de aileleriyle birlikte güzel vakit geçirmelerini hedefledik. 19 Ocak tarihinde başlayıp 12 Mart Salı günü tamamlanan Buz Pateni Eğlencesine yaklaşık 20 bine yakın kişi katılım sağladı. Ücretsiz olarak sağlamış olduğumuz etkinliklere özellikle çocuklarımız büyük rağbet gösterdi. Sosyal ve Eser Belediyecilik anlayışıyla hareket etmiş olduğumuz Altıeylül’de özellikle kazandırmış olduğumuz eserlerin yanı sıra sosyal belediyecilik anlayışıyla hareket ederek 7’den 70’e vatandaşımıza hizmet götürdük" dedi.
Balıkesir’de eski halı ve kilimler ekonomiye kazandırılıyor
13 Mart 2024 Çarşamba - 14:14 Balıkesir’de eski halı ve kilimler ekonomiye kazandırılıyor Burhaniye ilçesinde, Çağatay Bayramoğlu ve Mehmet Bozok, köylerden topladıkları eski halı ve kilimleri ekonomiye kazandırıyor. Halı ve Kilimleri toz dolabında temizleyen Bayramoğlu ve Bozuk, bazılarını onarırken, onarılamayacakları da keserek kırlent haline getiriyor. Edremit’in Bostancı Mahallesinde Çanakkale -İzmir Karayolunda eski kilim ve halı işi yapan Çağatay Bayramoğlu ve Mehmet Bozok, turistlerin yoğun ilgi gösterdiğini anlatırken, 7-8 senedir halı kilim işi yaptıklarını söylediler. Halı ve kilimleri köylerden topladıklarını anlatan antikacı Çağatay Bayramoğlu, “7-8 senedir bu işi yapmaktayız. Köylerden topladığımız halıları toz dolabına atıp tozlarını temizliyoruz. Revize edilecek halıları revize ediyoruz. Kurtarmayacak halıları da kesip kırlent yapıyoruz. Turistler bu kırlent ve bu kilimlere oldukça fazla ilgi gösteriyor. Bunlar el dokuması olduğu için değerli. Kıymetli şeyler bunlar. Bunların her biri sanat eseri olarak oldukça kaliteli ve güzel şeyler. Yün bunlar. Tamamen doğal-Evlerde genelde plastik naylon halılar kullanılıyor ama, yün halıların kullanılmasını biz tercih ederiz. Bunları da elimizden geldiğince tanıtıp anlatmaya çalışıyoruz” dedi. Emekli öğretmen Mehmet Bozok da, “Halıcı bir köyde büyüdüm yetiştim. Onun için bu halılarla hiç bağım kesilmedi. Emekli olduktan sonra da yine bu işin içindeyim. Arkadaşlarla birlikte bu işi yürütüyoruz. Alıp bu şekilde kırlent yapıp, yelekler yapıp değerlendirmeye çalışıyoruz. Değerlendirilmesini istiyoruz. Kendim de bazen köylerden gelen haberler üzerine köylere gidip alıyorum. Onlarla takas yoluyla ticarette yapıyoruz. Her şeyin en güzelini yapmaya çalışıyoruz” dedi.