Yerel Haberler
Bartın
03 Mart 2026 Salı - 12:27 KAMİAD Başkanı Adıgüzel’den ödeme uyarısı Kamu Müteahhitleri ve İş İnsanları Derneği (KAMİAD) Başkanı Ali Adıgüzel, bakanlıklara bağlı kurumlarda yürütülen kamu projelerinde hakediş ödemelerine ilişkin yaşanan belirsizliklerin sektörde ciddi nakit akışı sorunlarına yol açabileceğini belirtti. KAMİAD Başkanı Ali Adıgüzel, yaptığı açıklamada bazı kurumlarda 2026 yılı Nisan ayına kadar ödenek planlamasına ilişkin kısıt bulunduğuna dair üyelerden bildirimler aldıklarını ifade ederek, sürecin kamu projelerinin ilerleyişini etkileyebileceğini söyledi. Başkan Ali Adıgüzel konuya ilişkin şu değerlendirmede bulundu: "Kamu adına yatırım yapan yüklenici firmalarımız, devam eden projelerde önemli bir finansman yükü taşımaktadır. Hakediş ödemelerinde oluşabilecek gecikmeler yalnızca firmalarımızı değil; alt yüklenicileri, tedarik zincirini ve binlerce çalışanı doğrudan etkileyebilecek bir süreci beraberinde getirebilir. Amacımız herhangi bir kriz algısı oluşturmak değil; kamu yatırımlarının aksamadan devam etmesini sağlayacak yapıcı bir çözüm zemini oluşturmaktır." KAMİAD olarak ilgili kamu kurumları nezdinde gerekli girişimlerin başlatıldığını belirten Adıgüzel, ödeme takvimine ilişkin netliğin hem sektör hem de kamu projelerinin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. "Kamu projelerinin durması ya da yavaşlaması kimsenin arzu edeceği bir tablo değildir. İstihdamın korunması, yatırımların kesintisiz devamı ve mali disiplinin sağlanması için çözüm odaklı bir diyalog sürecine ihtiyaç vardır. Dernek olarak sürecin yapıcı şekilde yönetilmesi için her türlü iş birliğine hazırız." KAMİAD, kamu yatırımlarının sürdürülebilirliği ve sektörün finansal istikrarının korunması amacıyla süreci yakından takip etmeye devam edeceğini bildirdi.
03 Mart 2026 Salı - 12:14 Uzmanlardan ekran bağımlılığında yapay zeka uyarısı Bartın Üniversitesinin (BARÜ) bilim kafe çalışmaları kapsamında düzenlenen etkinlikte konuşan Bartın Sağlık Müdürlüğünden Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Uzman Doktor Berat Merih Yetim, ekran bağımlılığı ile yapay zekâ tabanlı uygulamaların çocuk ve ergenler üzzerindeki etkilerini anlatarak uyarılarda bulundu Bartın Üniversitesinde (BARÜ) 1-7 Mart Yeşilay Haftası doğrultusunda "Bağımlılıkla Mücadele ve Ekran Bağımlılığı" başlıklı bilim kafe etkinliği düzenlendi. BARÜ Bağımlılıkla Mücadele Ofisi, Genç Yeşilay ve Kutlubey Gençlik Ofisi iş birliğinde hazırlanan programda bağımlılıkla mücadelede kurumsal iş birliğinin önemi, ekran bağımlılığının birey ve toplum sağlığı üzerindeki etkileri uzmanlar tarafından ele alındı. Programın açılış konuşmasını yapan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, "Ünlü düşünür İbni Haldun ‘İnsan alışkanlıklarının çocuğudur.’ der. O alışkanlıklarınız yeter ki bağımlılıklara dönüşmesin. Çünkü alışkanlıkla bağımlılık arasında çok ince bir çizgi vardır. Görüyoruz ki dünya ekran bağımlılığıyla karşı karşıya, yaş fark etmeksizin her kuşaktan bireyin elinde artık telefon bulunuyor. Hatta ebeveynlerin çocuklarına karşı olan sorumluluklarından bir kaçış yolu olarak görebiliyoruz. Günün yorgunluğunu atma zamanı geldiğinde bile uyumadan önce bu bağımlılığımızı devam ettiriyoruz. Ekranı kontrollü kullanmayı dijital dünyaya bağımlı olmadan öğrenmeliyiz" dedi. Ardından geçilen programın moderatörlüğünü Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Özge Özgür yaparken, Bartın Sağlık Müdürlüğünden Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Uzman Doktor Berat Merih Yetim ile Bartın Yeşilay Danışmanlık Merkezinden (YEDAM) Psikologu Ekin Çil Çelebi konuşmacı olarak yer aldı. Yapay zeka uyarısı Bağımlılığın psikososyal bir süreç olduğuna dikkat çeken Uzman Doktor Yetim, "Çocuk ve ergenlerde artan ekran süresi uyku düzeni, dikkat ve akademik başarı üzerinde olumsuz etkiler oluşturmaktadır. Ekranın aşırı kullanımı bağımlılıkla eş değer değildir. Bağımlılık; alışkanlığı, yoksunluğu, bırakamamayı ve çevrim içi olarak çok vakit geçirmeyi kapsar. Ekran bağımlılığı ve yapay zekâ etkileşimi ise kullanıma bağlı olarak değişmektedir. Yapay zekâ üretkenliği artırsa bile teknoloji stresi ve duygu bozukluklarıyla ilişkili olabiliyor. Yapay zekâ tabanlı uygulamalar gençlerde sosyal kıyaslama ve beden imajı üzerinde olumsuz sonuçlara yol açabiliyor. Ayrıca eğitim hayatında dikkat ve motivasyonu da azaltabiliyor." diye konuştu. Bağımlılıkla mücadele Yeşilay’ın bağımlığa yönelik çalışmalarını aktaran Psikolog Çil Çelebi ise, "YEDAM Yeşilay danışmanlık merkezidir. YEDAM 12 yaş üstü bağımlı bireylere, bağımlılık riski taşıyanlara ve ailelere hizmet verir. Bazı durumlarda bağımlı bireyler bağımlılıklarını kabul etmeyebilir veya destek almak istemeyebilir bu gibi durumlarda aile ile sürece başlayarak çeşitli hizmetler sunuyoruz. Hizmetlerimiz ücretsiz olup görüşmelerimizi de gizlilik çerçevesinde yürütüyoruz. Tütün, alkol, kumar, madde ve internet bağımlılıklarında psiko-sosyal tedavi hizmeti veriyoruz. Aynı zamanda atölye etkinlikleri ile danışanlarımızın becerilerini geliştirip toplumla sosyal uyumlarını sağlayarak onları üreten konuma getirmeyi hedefliyoruz." diye bilgilendirmelerde bulundu. Öğrenciler tarafından ilgiyle takip edilen program, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.
Doğalgazın ilk ateşini Adalet Bakanı Tunç yaktı
14 Şubat 2025 Cuma - 18:46 Doğalgazın ilk ateşini Adalet Bakanı Tunç yaktı Bartın’ın Ulus ilçesinde doğalgazın ilk ateşini yakan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Karadeniz’in ortasında deniz seviyesinden 4 bin metre aşağıya sondajlar yapıldı, o doğalgaza ulaşabilmek için. O çıkan doğalgazı karaya getirebilmek için ise 170 kilometre, denizin altına boru döşendi" dedi. Ulus ilçesinde doğalgazın hatta verilmesi törenine Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bartın Valisi Nurtaç Arslan, AK Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz, ile çok sayıda protokol ve davetli katıldı. Doğalgaz kullanımına başlayan illçede ilk ateşi ise Adalet bakanı Yılmaz Tunç yaktı. Törende konuşan Bakan Tunç, Amasra ilçesi ile Kumluca ve Hasankadı beldelerine de doğalgaz müjdesi verdi. Tunç, "Abdipaş’ya da doğalgaz gelecek. Amasra’mıza, Ulustan önce inşaatına başladık. Bazı dedikodular varmış, onlara itibar etmeyin. Amasra bizim Çeşmi Cihan’ımız. Ulus’tan önce inşaatına başladık. Orada boru hattıyla getiriyoruz. Büyük bir yatırım yapıyoruz. Buradan daha fazla bir yatırım. Bir yol geçişi ile ilgili belediye ve karayolları arasındaki bir bürokratik çalışma oldu. Onu’da tamamladık. Ve Amasra’mızda doğalgaza karışacak. Sizden sonra Kumluca var. Kozcağız’a doğalgazı getirmiştik. Hasankadı isteyecek. Talepler ardı ardına devam edecek" dedi. İstanbul’da doğalgazın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın belediye başkanlığı yaptığı dönemde yaygınlaştığını hatırlatan Bakan Tunç, "Bundan 22 yıl önce sadece 5 ilde doğalgaz vardı. İstanbul’da da doğalgaz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın belediye başkanlığı döneminde ilk başta yaygınlaştı. Şimdi doğalgaz 81 vilayetimizin tamamına ulaştı. Bartın’ımıza 2012 yılında geldi. Organize sanayimize daha önce geldi. 893 yerleşim yerinde, 222 organize sanayi bölgesinde doğalgaz var artık. Doğalgaz arzında Avrupa’nın da 4. büyük ülkesi haline geldik. Enerji yatırımlarında, milli enerji hamlesinde ülkemiz çok önemli mesafeler aldı" ifadelerine yer verdi. Muhalefetin doğalgaz eleştirilerine cevap verdi Bakan Tunç, Cumhurbaşakın Recep Tayyip Erdoğan’ın Karadeniz’de, Filyos’ta doğalgazı müjdelediğinde eleştirildiğini de hatırlatarak, "Filyos’da doğalgaz müjdesini Cumhurbaşkanımız verdiğinde, ‘artık kendi enerjimizi kendimiz üreteceğiz, Karadeniz’de ki gazı konutlara ulaştıracağız’ diye müjdelediğinde muhalefet, ‘Bunlar seçim vaadi, orada gaz falan yok. Şimdi yaktıklarına, müjde verdiklerine bakmayın, oradan gaz falan çıkmayacak’ dememişler miydi? Her iyi işe karşı geldiler. Her güzel işi inkar etmeye çalıştılar. Güneş balçıkla sıvanmaz. İş ortada, icraat ortada. Filyos Endüstri bölgesi de olacak. Doğalgazın dağıtımı ile ilgili tesisleri görenler, acaba şimdi diyor mu ki, ‘Biz size o zaman karşı geldik, inkar ettik, karalamaya çalıştık, olmaması için de içimizden geçirdik, siyasi rantı olur diye düşündük. Ama yanlış yapmışız özür diliyoruz. Doğalgaz Filyos’ta, Sakarya gaz sahasında varmış, siz bunu millete ulaştırdınız. Özür diliyoruz’ diyorlar mı? Demezler, onu unuturlar, başka kara propagandalara devam ederler" şeklinde konuştu. Denizin 4 bin metre altına sondaj yapıldı 7 aylık bir çalışma ile denizdeki doğalgazın karaya getirildiğini anlatan Bakan Tunç, "Denizin, deniz seviyesinden 2 bin metre denizin dibine, denizin dibinden bir 2 bin metre de, doğalgazın çıktığı yere. Yani deniz seviyesinden 4 bin metre aşağıya sondajlar yapıldı. O doğalgaza ulaşabilmek için. O çıkan doğalgazı karaya getirebilmek için 170 kilometre, denizin altına boru döşendi. Karaya değil, karada kazıyorsun boruyu döşüyorsun. Ama denizin altına bu boru nasıl döşendi. İş makinelerini denizin altına salındı. Bugün gördüğünüz bu iş makineleri. Denizin altında ama içerisinde ne var? Robot. Robot makinelerle denizin o 2 bin derinlikte çalışıldı. Düz alan değil deniz, dağlar tepeler var orada da. Kazıldı. 170 kilometre boyunca boru döşenerek, denizin ortasından Filyos’a geldi. Bu hizmet milletimize getirildi. Bunlar milletin parasını, millete aktarmakla oluyor. Sakarya Gaz sahası günlük 7 milyon metreküp doğalgaz üretmeye başladı. Şuanda yurt içi, yurt dışı üretim miktarımız 20 milyon metreküp. 8.6 milyon hanenin ihtiyacını karşılayacak şekilde yerli ve milli üretime başladık" ifadelerini kullandı. "Bugüne kadar neden keşfedilmedi" Bakan Tunç, Karadeniz’deki doğalgazın, yerli ve milli imkanlarla bulunduğunu vurgulayarak, "Bizim Karadeniz’imizde, hemen karşımızda. Bugüne kadar bu doğalgaz niye keşfedilmedi. Araştırma yapıldı. İhaleler yapıldı, yabancı şirketlere verildi. Yabancı gemiler geldi, burada yok dediler, paramızı aldılar gitti. Ne zaman yerli, milli sismik arama gemilerimizi aldık, kendi kendimize araştırdık, işte o zaman bulduk. Yabancıların yok dediği yerde doğalgazın olduğunu gördük. Fatih Gemimiz, Kanunu Gemimiz, Yavuz, Abdülhamit Han orada sondajlar yaparak, yerli ve milli kaynağı milletimize kavuşturdu. Barbaros Hayrettin, Oruç Reis, sismik araştırma gemilerimiz, bunlar keşifler yaptılar. Keşiflere devam ediyorlar. Yeni keşifler olacak. Akdeniz’de de olacak. Dünyanın her yerine bizim araştırma gemilerimiz, gidecek ve bulacaklar. Arayan bulur. Aramazsan bulamazsın. Biz aramaya devam ediyoruz. Milletimize hizmet olarak akıtmaya devam ediyoruz. "Ülkemizin enerji açığını gidererek, ekonomik kalkınmayı sağlayacağız" Bakan Tunç, Türkiye’nin doğalgazın yanı sıra taşkömürü, petrol ve nükleer enerji gibi alanlarda enerji açığını giderecek çalışmalara tüm hızıyla devam ettiğini kaydetti. Tunç, "Sadece doğalgaz değil, bir taraftan taş kömürü, bir taraftan Gabar’da petrol keşifleri devam ediyor. O dağlardan teröristler temizlenince petrol araması da kolaylaştı. O dağlardan petrol fışkırdı. Oradan çıkan petrol, günlük 61 bin varil. Yeni keşifler yapılmaya devam ediyor. Petrolüyle, doğal gazıyla, kömürüyle, nükleer santraliyle. Nükleer enerjiye bu dönemde adım attık. Şimdi orada 4 reaktörden Mersin Akkkuyu’da biri, faaliyete geçti. Geçmeye de devam ediyor. Sadece inşaatında 30 bin kişi çalışıyor. Dolayısıyla ülkemizin enerji açığını gidererek, ekonomik kalkınmamızı sağlayacağız. Bir yandan adaletimizi güçlendireceğiz, hukuk güvenliğini daha da tahkim etmeye ve hukuk devleti yolunda, yüksek standartlı demokrasi yolunda hız kesmeden devam edeceğiz. Vesayetçi anlayışı tarihe gömdük. Ülkemizin yüksek standartlı bir demokrasiye kavuştuk. Ülkemizin kalkınmasını sağlamaya, halkımızın alım gücünü arttırmaya devam edeceğiz. Deprem, pandemi, etrafımızdaki gelişmeler, terörle mücadele, ülkemizin huzurunu sağlamak için yapılan mücadeleler, tüm bunlar elbette ki çevremizdeki dış gelişmeler, ülkemizden kaynaklanmayan gelişmeler ekonomimizi olumsuz etkiledi. Çift hanelerde devraldığımız ve tek haneye indirdiğimiz enflasyon yeniden yükseldi. Şimdi tekrar ekonomi yönetimimiz, yeni aldığı tedbirlerle çift haneli enflasyonu tek haneye düşürerek, memurumuzun, emeklimizin, işçimizin alım gücünü arttıracak inşallah. Bundan hiç şüpheniz olmasın" diye konuştu.
Bakan Tunç’dan yargı eleştirilerine sert tepki
14 Şubat 2025 Cuma - 16:01 Bakan Tunç’dan yargı eleştirilerine sert tepki Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bartın’da yaptığı konuşmada, Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği’nden (TÜSİAD)’ın genel kurulunda Adalet sistemi ve Adalet teşkilatına yönelik yapılan eleştirilere tepki göstererek, "Yargıyı hedef alan hukuk devletini hedef alan, yargıyı ve siyaseti yönlendirmeye çalışan söylemler olduğunu ve artık bunların eski Türkiye’de kaldığını söylüyoruz. Bunlar halen eski Türkiye’de kalmışlar maalesef" dedi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bartın’ın Ulus ilçesi Adalet sarayı Temel Atma törenine katıldı. Bakan Tunç burada yaptığı konuşmada, adalet sistemi ve yargının daha aktif ve hızlı bir hale kavuşturulduğunu belirterek, "Geçen yıl 13 milyon 900 karar verildi. 11 milyon dosya devredildi. Yani devreden dosyadan daha fazla karar veren bir noktaya geldi yargı teşkilatımız. Gece gündüz çalışan yargı mensuplarına teşekkür ediyoruz. Tabi ki hatalı kararlar da olabilir. Ama bu hatalı kararların düzeltilme mekanizması yine yargı içerisinde vardır. Bir hatalı karar, ilk derece mahkemesinde verilmişse, bunu düzeltme yolu, itiraz yeri istinaf mahkemeleridir. İstinaf mahkemesi de beğenilmiyorsa, hata yapılmışsa, onun da itiraz yeri, temyiz yeri, Yargıtay’dır, Danıştay’dır. Anayasa Mahkemesi’dir. Hak arama yolları, ülkemizde üç dereceli bir sistemle yürümektedir. Sonuna kadar da açıktır" dedi. TÜSİAD’ın 13 Şubat’taki Genel Kurulu’nda konuşan Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras ve Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan’ın eleştirilerine de isim vermeden tepki gösteren Bakan Tunç, "Dün işadamlarının oluşturduğu bir dernek, maalesef sicilinin de bozuk olduğunu milletçe hatırlıyoruz. O 28 Şubatlarda, o beşli çetenin içerisinde nasıl bulunduklarını, darbeci, vesayetçi anlayışa nasıl destek verdiklerini dün gibi hatırlıyoruz. Unutmadık bunları. Dün genel kurullarında maalesef yaptıkları talihsiz açıklamalar, hukuk devleti ile bağdaşan açıklamalar değildir. Hiç bir organ, makam mevki yada kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere, hakimlere emir ve talimat veremez. Genelge gönderemez. Tavsiye ve telkinde bile bulunamaz. Anayasamızın 138. Maddesi böyledir. Tavsiye ve telkinde bile bulunamayacağınız bir noktada, yürüyen soruşturmalarla ilgili, dosyaların içeriği ile ilgili hiçbir bilginiz olmadan, tamamen ideolojik düşüncelerle, bir takım siyasi düşüncelerle, özellikle bir takım karşıtlıklarla kürsüye çıkarak, bazı ifadeler kullanmanız, ‘Suç vardır yada yoktur, bilmeyiz ama bunlar yanlıştır’ demenin mantığı olabilir mi? Suç varsa, bunu değerlendirecek olan tarafsız ve bağımsız yargıdır. Ona yargı karar verir. Bir suç şüphesi, bir somut delil ortaya çıktığında, Cumhuriyet savcıları harekete geçer ve dava açılması gerekiyorsa, dava açılır. Yargı huzurunda, tarafsız ve bağımsız mahkemelerde herkes kendi savunmasını yapar. Ya beraat eder, yada işlediği suçun karşılığını yargı huzurunda görür. Dolayısıyla herkes sözlerini sarf ederken, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı noktasındaki hassasiyetlerini korumalıdır. Yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili olarak, Yasama Meclisi’nde soru dahi sorulamaz, araştırma önergesi verilemez. Bu derece yargı bağımsızlığına ve tarafsızlığına anayasamız vurgu yapmıştır. Bu hukuk devletinin gereğidir. Maalesef son zamanlarda, yargının yürüttüğü soruşturmalar ve kovuşturmalar üzerinde, Adalet Sistemimize, Adalet Teşkilatımıza yönelik sözlü saldırıların arttığına şahit olmaktayız. Dün de, geçmişte de vesayetçi anlayışın yanında duran, sicili bu anlamda kötü olan bu işadamları derneğinin yöneticisinin ifadelerini kabul etmek mümkün değildir. Milletimiz de bundan rahatsız olur. Yargı bağımsızlığını hedef alan bu sözleri reddediyoruz. Yürüyen soruşturmalarla ilgili, hem suç vardır, hem yoktur. Ya vardır, ya yoktur. Söyledikten sonrasında da eleştiriye devam etmenin gerçekten bir mantığı yoktur. Yargıyı hedef alan hukuk devletini hedef alan, yargıyı ve siyaseti yönlendirmeye çalışan söylemler olduğunu ve artık bunların eski Türkiye’de kaldığını söylüyoruz. Bunlar halen eski Türkiye’de kalmışlar maalesef" dedi. "Bu sözler eleştirinin ötesine geçen sözler" Genel Kurul’daki konuşmada söylenen sözlerin yargıyı ve siyaseti yönlendirme çabası olduğunu vurgulayan Tunç, "Sivil toplum kuruluşları, görüşlerini sonuna kadar açıklayabilir. Özgür bir ortam var. Ama bu açıklamayı yaparken, anayasamız ve kanunlar çerçevesinde de yürüyen soruşturmalarla ilgili yargıyı etkilemeye yönelik beyanlardan kaçınmak gerekir. Bu sözler, eleştirinin ötesine geçen yargıyı ve siyaseti yönlendirme çabası olduğunu görüyoruz. Yürüyen soruşturmaları etkileme çabası olduğunu görüyoruz. Bu hukukun üstünlüğüne zarar veren bir tutumdur. Yargı süreçleri üzerinde hiç bir baskıyı kabul etmediğimiz gibi, yargıyı etkilemeye yönelik her türlü girişime karşı olduğumuzu herkesin çok iyi bilmesi gerekir. Türkiye eski Türkiye değildir. Ayrıcalıklı kesimlerin yön verdiği Türkiye’nin artık geride kaldığını anlamayanların olduğunu az da olsa görüyoruz. Şunu bilmelidirler ki onlar, hiç kimse yada hiçbir kuruluş, kendisini millet iradesinin üstünde göremez. Hukuk düzenine yönelik, her türlü müdahale girişimine karşı, bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da hukuk çerçevesinde en güçlü şekilde karşılık vereceğimizden milletimizin asla şüphe olmasın. Milletimiz adına yargı karar verir, milletimiz adına çalışmalarını fedakarca sürdürür" diye konuştu. Törenle Ulus ilçe Adliye sarayının temeli atıldı.
Bölgesel ve yerel kalkınmaya akademik destek
13 Şubat 2025 Perşembe - 19:28 Bölgesel ve yerel kalkınmaya akademik destek Bartın Üniversitesi (BARÜ) ile Bartın Ticaret ve Sanayi Odası (Bartın TSO) arasında bölgesel ve yerel kalkınmaya katkı sağlayacak konularda akademik ve sosyal çalışmaları içeren iş birliği protokolü imzalandı. Bartın Üniversitesinde (BARÜ) ortak çalışma kültürüne değer katmak hedefiyle yürütülen çalışmalar neticesinde üniversite-sanayi iş birliğine bir yenisi daha eklendi. Bu kapsamda BARÜ ile Bartın Ticaret ve Sanayi Odası (Bartın TSO) arasında bir iş birliği protokolü yapıldı. Yenilikçi fikirlerin girişime dönüştürülmesi ve ortak projeler yürütülmesini kapsayan protokol, BARÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sevim Çelik ile Bartın TSO Kadın Girişimciler Kurulu Yönetim Kurulu Başkanı Mine Fırıncıoğlu tarafından imzalandı. Rektörlük Senato Salonunda gerçekleştirilen programa, Kadın Girişimciler Kurulu Yönetim Kurulu Üyeleri de katıldı. Girişimcilerin mesleki bilgi ve becerilerinin gelişimine katkı sağlayarak iş dünyasında daha etkin rol almalarını hedefleyen protokol çerçevesinde, sosyal sorumluluk konularını da kapsayacak şekilde belirlenen hedef kitlelere uygun eğitim programları düzenlenecek. Akademik ve sosyal çalışmalarla birlikte ortak etkinlik ve organizasyonlar düzenlenmesi noktasında çalışmalar yapılacak. Ayrıca öğrenci kulüpleri ile aktif bir etkileşim sağlanarak kadın girişimcilik kulübünün kurulmasına yönelik faaliyetler yürütülecek. Protokol imza töreninde konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sevim Çelik, üniversite-sanayi iş birliklerinin nitelikli iş gücü ihtiyacının karşılanması noktasında bölge dinamiklerine önemli katkılar sunduğunu belirterek imzalanan iş birliği protokolünden duyduğu memnuniyeti ifade etti. Üniversitelerin farklı kurumlarla güç birliği içerisinde yürüttükleri çalışmalarla bulundukları bölgeye değer kattıklarını ifade eden BARÜ Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun ise "Üniversite olarak topluma katkı misyonumuz çerçevesinde tüm kurum ve kuruluşlarla iş birliği içerisinde çalışmaya devam ediyoruz. Sahip olduğumuz teorik bilgi birikimini, sektörün pratik bilgi birikimi ile birleştirme konusunda stratejik çalışmalar yürütüyoruz. İlimizin ve bölgemizin ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda gelişimine katkı sunmak hedefiyle tecrübe paylaşımda bulunuyoruz. Daha etkili kurumsal mekanizmalarla girişimcilik ekosistemini geliştirmeye gayret ediyoruz. Bu düşüncelerle ilimize ve bölgemize değer katacak çalışmalardaki iş birlikleri dolayısıyla Kadın Girişimciler Kurulu Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Mine Fırıncıoğlu ile yönetim kurulu üyelerimize teşekkür ediyorum. Ayrıca iş birliği içerisinde hareket etme noktasındaki yaklaşımları için Bartın TSO Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Halil Balık’a teşekkür ediyor, protokolün hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum" dedi.
BARÜ’den Dr. Gülle AB’nin seçkin araştırma bursunu kazandı
13 Şubat 2025 Perşembe - 19:20 BARÜ’den Dr. Gülle AB’nin seçkin araştırma bursunu kazandı Bartın Üniversitesi (BARÜ) Eğitim Fakültesinden Dr. Öğr. Üyesi Talip Gülle, Avrupa Birliği’nin (AB) önemli araştırma desteklerinden olan Marie Skodowska-Curie Doktora Sonrası Bursunu (MSCA-PF) kazandı. Bartın Üniversitesinin (BARÜ) oluşturduğu bilim ekosistemi, nitelikli araştırmacıları tarafından yürütülen çalışmalarla desteklenmeye devam ediyor. Bu doğrultuda son olarak BARÜ Eğitim Fakültesinden Dr. Öğr. Üyesi Talip Gülle, Avrupa Birliği’nin doktora çalışmaları için sunduğu en önemli programlardan biri olan Marie Skodowska-Curie Doktora Sonrası Bursu (MSCA-PF) kapsamında desteklenmeye değer bulundu. MSCA-PF 2024 çağrısında EF-SOC (Avrupa Burs-Sosyal Bilimler) kategorisinde yapılan 1.912 başvuru arasından Dr. Öğr. Üyesi Gülle, 97/100 puan alarak bursu almaya hak kazandı. Bu kapsamda Dr. Öğr. Üyesi Gülle, Finlandiya’daki Jyvskyl Üniversitesinde alanında önde gelen araştırmacılardan Prof. Tarja Nikula’nın danışmanlığında çalışmalarda bulunacak. Dr. Öğr. Üyesi Gülle "Disiplin Okuryazarlıklarını Geliştirmek için İngilizce Dilinde Eğitim (English-Medium Instruction, EMI) Sunan Programlarda Çokdilli ve Çokmodlu Yaklaşımlar" (MultiAP-EMI) başlıklı projeyle çeşitli analizler yapacak. AB destekli burs kazanan projesi hakkında bilgiler veren Dr. Öğr. Üyesi Gülle, "Proje ile farklı disiplinlerde kullanılan dilsel ve göstergebilimsel kaynakların tür ve frekanslarına dair örüntüler, epistemik ağ analizi ile karşılaştırılacak. Projede ayrıca kaynakların öğrenciler üzerindeki etkisi, cinsiyet temelinde incelenerek cinsiyete göre değişen öğrenme tercihlerinin derslerde ne ölçüde temsil edildiği analiz edilecek. Çalışmanın çıktıları arasında, yabancı dil öğretim elemanlarının derslerine, disipline özgü dil gelişimine yönelik çalışmaları çok dilli stratejiler ile entegre etmelerine yardımcı olması ve çift dilli disiplin okuryazarlıklarının geliştirilmesine yönelik pedagojik bir çerçevenin geliştirilmesi de bulunuyor. Bu noktada ‘Üreten Üniversite’ anlayışıyla yürüttüğümüz çalışmalarda bizleri daima teşvik eden Rektörümüz Prof. Dr. Orhan Uzun’a teşekkür ediyorum" dedi. Uluslararası burs programı kapsamında desteklenmeye hak kazanıp gerçekleştirilecek çalışma için tebriklerini ileten BARÜ Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun ise "Bartın Üniversitesi olarak bilim ve teknolojiyi yenilikçi çalışmalar ile geliştiren nitelikli insan gücü yetiştirmeyi sürdürüyoruz. Alanlarında yetkin akademisyenlerimiz, uluslararası destek programlarında projeleriyle yer alarak Üniversitemizi küresel düzeyde duyurmaya devam ediyor. Bu kapsamda çıkılan çağrı neticesinde burs almaya hak kazanan Dr. Öğr. Üyesi Talip Gülle’yi tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum. Kurumsal ilerleyişimize özverili gayretleriyle sundukları katkı için Eğitim Fakültesi Dekanımız Prof. Dr. Fatma Ünal’a teşekkür ediyorum. Ayrıca bilimsel ilerleyişimizde önümüze ışık tutan yaklaşımlarıyla yanımızda olan YÖK Başkanımız Prof. Dr. Erol Özvar ve YÖK üyelerimize teşekkürlerimi sunuyorum" ifadelerini kullandı
BARÜ’lü sporculardan halter ve kick boksta 9 madalya
11 Şubat 2025 Salı - 14:38 BARÜ’lü sporculardan halter ve kick boksta 9 madalya Bartın Üniversitesi (BARÜ) Spor Bilimleri Fakültesi öğrencileri, Türkiye şampiyonalarındaki halter ve kick boks branşlarında büyük başarı elde ederek 3 altın, 3 gümüş ve 3 bronz madalya kazandı. Gençlik ve Spor Bakanlığı 2025 yılı faaliyet programında yer alan Türkiye Şampiyonaları yoğun bir katılımla tamamlandı. Şampiyona kapsamında Türkiye’nin dört bir yanından gelen yetenekli sporcular hem büyükler hem de gençler kategorilerinde mücadele etti. Türkiye genelinde düzenlenen şampiyonalarda Bartın Üniversitesi (BARÜ) Spor Bilimleri Fakültesi Antrenörlük Eğitimi Bölümü öğrencileri kick boks ve halter kategorilerinde büyük bir başarıya imza attı. Kick boksta gümüş madalya Antalya’da gerçekleştirilen Türkiye Büyükler Kick Boks Şampiyonasında yarışan BARÜ’lü sporcu Arda Pekesen, 63 kilogramda gösterdiği performansla Türkiye ikincisi oldu. Şampiyonada birçok başarılı sporcu ile mücadele eden Arda Pekesen, ayrıca finalde elde ettiği derece ile kariyerinde önemli bir başarı elde etti. Halterde 3 altın, 2 gümüş 3 bronz madalya Ankara’da düzenlenen Gençler Büyükler Ferdi Türkiye Halter Şampiyonasında ise BARÜ’lü sporcular sergiledikleri başarılı performansla yarışmalara damga vurdu. Paris 2024 Olimpiyat Oyunlarında Türkiye’yi temsil ederek halterde dördüncü olan BARÜ’lü milli sporcu Muhammed Furkan Özbek 81 kiloda koparma 140, silkmede 170 kilo kaldırışıyla altın madalyaya uzandı. Ali Oflaz +109 kiloda koparma 160, silkmede 206 kilo; 96 kiloda yarışan Emre Öztürk koparmada 137, silkmede 171 kilo ile rakiplerini geride bırakarak birinci olurken altın madalyanın da sahibi oldu. BARÜ’lü haltercilerden Burak Erol 89 kilo sıkletinde koparmada 121, silkmede 157 kilo; 67 kiloda mücadele eden Melihcan Günay, 94 kilo koparma 123 kilo silkme kaldırışıyla Türkiye ikincisi oldu ve gümüş madalya kazandı. Son olarak 73 kiloda Kaan Kahriman koparmada 125 silkmede 156 kilo; +109 kiloda yarışan Taner Çağlar ise koparmada 161 silkmede 196 kilo kaldırdı. Müsabakalarda 45 kilo sıkletinde yarışan Ceren Akarsu ise koparmada 56 silkmede 73 kilo kaldırışıyla bronz madalya kazanırken kürsüye adını yazdırmayı başardı. Böylece BARÜ’lü sporcular şampiyonalardan kick boksta 1 gümüş madalya alırken halterde 3 altın, 2 gümüş ve 3 bronz madalya ile toplamda 9 madalyanın sahibi oldu. "BARÜ’de oluşturduğunuz sürdürülebilir spor ekosistemiyle sporu kültüre dönüştürüyoruz" Türkiye şampiyonalarının 2025 yılı için milli takım kadrosuna seçilme açısından büyük önem taşıdığının altını çizen BARÜ Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun, elde ettikleri başarıdan dolayı öğrencileri tebrik ederek "Bartın Üniversitesi olarak oluşturduğunuz sürdürülebilir spor ekosistemi içerisinde sporun bir kültüre dönüşmesine katkı sunuyoruz. Bir yandan öğrencilerimize spor yapacakları yeni alanlar kazandırıyor diğer yandan farklı branşlarda profesyonel sporcular yetiştiriyoruz. Türk Sporuna değer katma hedefiyle tüm bileşenlerimizle gayret gösteriyoruz. Sürdürülebilir bir gelişim gösterdiğimiz bu süreçte daima daha iyisi için büyük bir özveri ile çalışıyoruz. Bu noktada tüm disiplinlerde yoğun katılımın olduğu müsabakalardan madalya ile dönerek bizleri gururlandıran sporcu öğrencilerimizi tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum. Kurumsal ilerleyişimize sunduğu kıymetli katkıları için Spor Bilimleri Fakültesi Dekanımız Prof. Dr. Ayla Çetin Dindar’a teşekkür ediyorum. Ayrıca bizleri sporla bir ve bütün yükseköğretim kurumları olma yolunda teşvik eden Gençlik ve Spor Bakanımız Dr. Osman Aşkın Bak’a ve YÖK Başkanımız Prof. Dr. Erol Özvar ile YÖK üyelerimize teşekkürlerimi sunuyorum" diye konuştu.
Şelalede kar güzelliği
11 Şubat 2025 Salı - 14:35 Şelalede kar güzelliği Bartın’da, Ulukaya Şelalesi, son günlerde etkili olan kar yağışının ardından turkuazdan yeşil ve beyaza uzanan renk cümbüşü görenleri etkiliyor. Bartın’ın Ulus ilçesinde Küre Dağları Milli Parkı sınırlarında yer alan Ulukaya şelalesi, her mevsimde ayrı bir görsel güzelliğe neden oluyor. Yaz ve baharlarda yerli ve yabancı turistlerin ilgi gösterdiği şelale günlerdir bölgede etkili olan kar yağışı ile birlikte beyaza örtü ile kaplandı. Yüksek ve güneş almayan bölgelerindeki kardan örtü daha belirgin bulunan Ulukaya şelalesi ve Ulukaya kanyonu, kış mevsiminde bölgeye gelen turistlere turkuazdan, yeşil ve beyaza uzanan renklerle adete görsel şölen sunuyor. Muhteşem manzarası bulunan Ulukaya şelalesi ve kanyonu, 1998 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından doğal sit alanı ilan edilirken, 2020 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzası ile ’kesin korunacak hassas alan’ olarak tescillendi. İulıs ilçe merkezine 17 kilometre uzaktaki 10 metre genişliğinde bir kaya oyuğundan çıkan ve 20 metre yüksekten dört mevsim akan şelale her mevsim kartpostallık manzarası ile de her mevsim ziyaretçilerin ilgisini görüyor. Öte yandan, kar yağışı günlerdir Bartın il genelinde etkili olurken, şehir merkezlerinde eriyen karın kalınlığı yüksek kesimlerde 50 santimetreye kadar ulaştığı öğrenildi.