Yerel Haberler
Bayburt
Bayburt’ta on beşi coşkusu: Asırlık gelenek ile çocuklar sokakları şenlendirdi 04 Mart 2026 Çarşamba - 22:23:54 Bayburt’ta ramazan ayının 14’üncü gününü 15’ine bağlayan gecede yaşatılan asırlık on beşi geleneği bu yıl da çocukların coşkusuyla sürdürüldü. İftarın ardından poşetlerini alarak sokaklara çıkan çocuklar, kapı kapı dolaşıp "on beşi" diye seslenerek şekerleme, çikolata, fındık, fıstık topladı. Bayburt’a özgü gelenekler arasında yer alan on beşi, bu yıl da mahalle aralarında renkli görüntülere sahne oldu. Soğuk havaya rağmen evlerinden çıkan çocuklar, vatandaşların kapılarını çalarak hem Ramazan sevincini paylaştı hem de kendileri için hazırlanan hediyeleri topladı. Büyükler ise çocuklara şeker, çikolata, kuru yemiş ve çeşitli ikramlarda bulunarak, geleneğin sürmesine katkı sundu. Uzun yıllardır sürdürülen gelenekle, ramazan ayının 15’ine ulaşmanın sevinci yaşanırken, çocukların sevindirilmesi de amaçlanıyor. Bayburt sokaklarında her yıl tekrarlanan bu gelenek, kentin kültürel hafızasında önemli yerini korumaya devam ediyor. Çocuklar poşetlerini doldurdu Bayburtlu çocuklardan Ebubekir Işılak, kente özgü bu geleneği her yıl heyecanla beklediklerini belirterek, "Bayburt’a özgü bir geleneğimiz var, adı da on beşi. Kapı kapı gezip şekerlemeler toplarız. Akşam da ailemizle birlikte atıştırırız" dedi. Muhammet Enes Göktaş da geleneği arkadaşları ve kuzenleriyle birlikte yaşattıklarını ifade ederek, "Çok güzel bir gelenek, hep beraber seviyoruz. Arkadaşlarımla, kuzenlerimle çok eğleniyoruz. ‘On beşi’ diye bağırarak şekerlemeler topluyoruz. Hep beraber bağırınca sesimiz daha kuvvetli çıkıyor, bize daha fazla şeker ve çikolata veriyorlar. Poşetlerimiz doluyor" diye konuştu. Hira Dikbaş ise iftarın ardından montunu giyip şeker toplamaya çıktığını söyledi. Ayşegül Anar da ramazan ayında on beşi gibi güzel geleneklerin yaşatıldığını, bu toplamanın her gün değil sadece bu gece yapıldığını dile getirdi. Nisa Çaphan da on beşinin Bayburt’a özel bir gece olduğunu söyleyerek, çocukların iftardan sonra evlerin kapısını çalıp "on beşi" diyerek şekerlerini aldığını ifade etti. "Dedelerimizden bugüne aktarılan çok güzel bir gelenek" Vatandaşlardan Mehmet Çınar, geleneğin dedelerden bu yana kuşaktan kuşağa aktarıldığını bildirerek, "Bu gelenek yüzyıllardır devam ediyor. Çocukları sevindirmek için ramazan ayının 14’ünü 15’ine bağlayan gecede on beşi toplanır. Başka bir memlekette bu coşku yoktur. Çocuklar her kapıyı çalar, her kapı da onları gülerek karşılar. Meyve, kuru yemiş, şeker, çikolata, para verilir ve çocuklar sevindirilir. Bu güzel bir gelenektir, bu gelenekten mutluluk duyuyorum" ifadelerini kullandı. "Soğuk havaya rağmen çocuklar geleneği yaşatıyor" Özgür Demir ise Bayburt’un asırlık geleneğinin bu yıl da aynı heyecanla sürdüğünü kaydederek, "Bayburt’umuzun asırlık geleneği on beşi, her yıl olduğu gibi bu sene de coşkuyla devam ediyor. Bu soğuk havaya rağmen çocuklar sokak sokak, kapı kapı gezip bu geleneği yaşatmaya çalışıyorlar. Bizler de onların gönlünü hoş etmek için elimizden geleni yapıyoruz. Şekerlemelerini verip onları sevindiriyoruz" dedi.
Sulama borusunun patlaması çiftçiyi mağdur ediyor
26 Haziran 2025 Perşembe - 13:06 Sulama borusunun patlaması çiftçiyi mağdur ediyor Bayburt’ta her sene yaz aylarında meydana gelen sulama borusunun patlaması, çiftçiyi mağdur ediyor. Bir hafta önce geçici çözümle yama yapılarak onarılan boru, bugün yine patladı. Çiftçiler, yaşanan mağduriyetin giderilmesi için yetkilileri göreve davet etti. Bayburt’un Demirözü ilçesinde ve Gümüşhane Salyazı mevkiinde çiftçilik yapan üreticiler sürekli patlayan sulama borusu yüzünden tarlalarını sulayamazken, yapılan geçici çözümler çiftçiyi daha da mağdur etti. Yaklaşık 2 senedir devam eden soruna bir türlü çözüm üretilmezken, geçen sene patlayan su borusundan dolayı köylerde tarım yapılamamış, çiftçiler, patlayan su borusu nedeniyle perişan olmuştu. Bu sene de benzer bir problemle karşı karşıya kalan çiftçiler, geçen sene yaşanan sorunun devam etmemesi için yarım yamalak yapılan işler yerine kalıcı çözüm sunulmasını talep ettiler. Sulama yapılan boruların tamamen değişmesini, sürekli patlayan boru sorununun bir an önce çözüme kavuşturulmasını isteyen üreticiler, bıktıklarını belirterek, Sulama Birliği ve Devlet Su İşlerini topa tuttular. Söz konusu patlamayla alakalı Sulama Birliği çalışanından mesaj aldıklarını belirten çiftçiler, gelen mesajın dalga geçercesine atıldığını savundular. Gelen uyarı mesajında, "Değerli çiftçilerimiz; Salyazı, Çatalçeşme Çakırözü, Bayrampaşa, Çayıryolu yine hat patladı" ifadeleri yer alırken, çiftçiler söz konusu alanda herhangi bir çalışma yapılmadığı iddiasında bulunarak, Devlet Su İşleri ekiplerinin yetersizliğinden dert yakındılar.
Sıcaklarda cep telefonunuzu uzun süre şarjda bırakmayın
26 Haziran 2025 Perşembe - 08:16 Sıcaklarda cep telefonunuzu uzun süre şarjda bırakmayın Aşırı sıcak havada cep telefonlarının uzun süreli şarjda bırakılmaması konusunda uyarılarda bulunan telefon tamircileri, sahte bataryalara karşı da vatandaşları uyardı. Yaz aylarında hava sıcaklıklarının yüksek seyretmesi nedeniyle cep telefonlarının bataryalarının ısınması bazı problemlere neden olabiliyor. En çok meydana gelen problemlerden biri olarak kaynaklı şarj entegrelerinin bozulması göze çarpıyor. Cep telefonlarının bataryalarını şarj edildikten sonra fazla sürede prizde bırakmak şişmeden kaynaklı cihazın ömrünü kısaltabiliyor. Cep telefon tamircileri sıcak havalarda cep telefonlarının şarjda uzun saatlerde kalmaması gerektiğini tavsiye ederken, sahte bataryalara karşı da uyarılarda bulundu. Bayburt’ta cep telefon tamirciliği yapan Selim Koç, sıcak aylarda telefon bataryalarının aşırı ısınmasından dolayı cihazda da ısınma problemi yaşandığına dikkat çekti. Tamirci Koç, telefonlarda sahte bataryaların kullanılmasını önermediklerini belirterek şunları ifade etti: "Yaz dönemlerinde bataryalar çok fazla ısındığı için aynı zamanda telefonlar da ısınıyor, bunlarla birlikte batarya şişiyor ve bazı problemler oluyor. Yaz döneminde telefonlarda en çok sıcaklıklardan kaynaklı şarj entegreleri bozuluyor. Bu da aynı şekilde bataryayla bağlantılı bir durum. Sahte bataryalarda aslında çok fazla patlama meydana gelmiyor. Ama çabuk şişebiliyorlar, telefon ömrünü kısaltabiliyorlar ve cihaz verimini düşürebiliyorlar. Dolayısıyla sahte bataryalar pek önerilmiyor. Piyasada bazı kaliteli markalar var, daha çok onlar tercih edilebiliyor. Normal esnaf telefoncularda her modelin orijinal telefon bataryası bulunamayabiliyor. Bazı modellerin bataryaları sadece teknik servisinde bulunuyor. Ondan dolayı piyasadaki çeşitli kaliteli markalar kullanılıyor. Bu markaları öneriyoruz, onları kullanıyoruz ama A kalite batarya diye de zaten belirtiyoruz. Kaliteli de olsa yan sanayi olduğunu açıkça söylüyoruz. Bizim gibi esnaflarda vatandaşlar telefonlarını batarya değişimi için verdikleri zaman 1 saat sonra geri alabiliyor. Servislerde her zaman her modelin parçaları bulunamadığı için 1 hafta, 10 gün ya da yasal süreçte 1 ay şeklinde bir zaman verebiliyor. Teknik servisler de bazı işlemler geciktiğinden ve biz daha kolay erişilebilir olduğumuz insanlar yine daha çok bizi tercih ediyor. Vatandaşlar yaz döneminde telefonlarını özellikle fazla şarjda tutmamaya dikkat etmeliler. Çünkü şarj esnasında telefon ısınır. O yüzden batarya dolduğu zaman fiş çekilmeli. Böylelikle hem telefonun hem de pilin ömrü daha uzun olur. Ayrıca hiçbir cihaz güneşe maruz kalmamalı."
Bayburt’un yaylalarında ve köylerinde arıcılık yapan üreticiler, bal hasadı yapmak için gün sayıyor
26 Haziran 2025 Perşembe - 08:14 Bayburt’un yaylalarında ve köylerinde arıcılık yapan üreticiler, bal hasadı yapmak için gün sayıyor Zengin bitki örtüsüne sahip Bayburt’un yaylalarında ve köylerinde arıcılık yapan üreticiler, bal hasadı yapmak için gün sayıyor. Mayıs aylarında yaylalar ile derelerin yakınlarına çadır ve barakalar kuran arıcılar, kaliteli bal üretebilmek için ailelerinden uzakta, teknolojiden yoksun, doğayla iç içe yaşam sürüyor. Bitki çeşitliliği bakımından oldukça zengin olan, akarsu kaynaklarının bulunduğu bölgeye kamyonlarla arı kovanlarını getiren arıcılar, kaliteli bal üretmek için yoğun mesaisine devam ediyor. Günün ilk ışıklarıyla uyanan ve kovanlardaki arı kolonileriyle gece gündüz demeden ilgilenen arıcılar, gelişimini sağlamak için arılarının bakımını günlük yapıyor. Her türlü doğa şartına göğüs geren ve bu sıralar tatlı bir telaş yaşayan arıcılar, yaylalarda ve arıcılık yapmaya uygun köylerinde ürettikleri balları sonbaharda iç piyasada satarak aile ve ülke ekonomisine katkı sağlıyor. 40 yıldır arıcılık yaparak geçimini sağlayan Cemal Gümüş, hasat için az bir zaman kaldığını ifade ederek gün saydıklarını söyledi. Gümüş, bu sene yağışların da etkili olduğunu bunun da bal verimine etki edeceğini belirterek, "40 yıldır burada arıcılık yapmaktayım. Köyümüz, yerimiz ve doğamız çok güzel. Bu sene arılarda oğul verme olayı çok oldu. O da polenin olmasından dolayı. Polen bir nevi arının ekmeği. Arı onu belli işlem gördükten sonra petek gözlerine gömer ve sonra çıkararak yavruya yedirir. Arı çok farklı bir şey. Ben şu kovanı bir nevi bir eczane, bir doktor, bir hemşire, bir fabrika gibi görüyorum. Yalnızca bal demek değil. Arı da çok çeşit yiyecek maddeler vardır ve hepsi de ilaç. Bal yiyecek maddesi değil şifa kaynağıdır. Balın yanında da propolis var, polen var, arı sütü var, erkek arı jölesi var, mum var, arı zehri var ama biz bunları değerlendiremiyoruz. Herhangi bir katkımız yok burada dağdan ne gelirse. Yağışlar da etkili oldu bu sene. Dediğim gibi, çiçek çok oldu, çiçek çok olunca polen oluyor, polen de çok olunca arı yuvaya polen getiriyor kovana, o da ana arının yumurtlamasını teşvik ediyor. Ana arı da fazla yumurtladığı için bu sene oğul verme olayını bir türlü bitiremedik. Hasada da Ağustosun 15’i- 20’sinden sonra başlarız. Hasat için gün sayıyoruz" dedi.
Kollar sağlık için sıvandı: Bayburtlu kadınların yün çırpma mesaisi başladı
26 Haziran 2025 Perşembe - 07:45 Kollar sağlık için sıvandı: Bayburtlu kadınların yün çırpma mesaisi başladı Bayburtlu kadınlar, yaz aylarının gelmesiyle birlikte geleneksel yün çırpma mesaisine başladı. Her yıl bu aylarda günlerce süren yün çırpma zahmetine katlanan Emine Oruç, yünün diğer malzemelere göre daha sağlıklı olduğunu belirterek, "Yün çok sağlıklı olduğu için her zaman bu zahmete katlanıyoruz" dedi. Yastık, yorgan, minder ve döşek içindeki yünleri boşaltarak işe koyulan kadınlar, yünleri özenle yıkıyor, ardından kurutma ve çırpma işlemlerine geçiyor. Yünler, birçok aşamadan geçirilerek, kullanıma hazır hale getiriliyor. Bu zahmetli süreç, Bayburt’ta süregelen bir geleneği yaşatırken, aynı zamanda sağlıklı yaşam tercihi olarak öne çıkıyor. Kadınların yün mesaisi, yünlerin bol su altında yıkanmasıyla başlıyor. Ardından tellere asılarak kurutulan yünler, daha sonra yere serilen muşamba üzerinde odun sopalarla saatlerce çırpılarak ayrıştırılıyor ve tel tel olması sağlanıyor. Çırpılan yünler son olarak temiz bezler üzerine serilerek güneşin altında kurumaya bırakılıyor ardından doldurularak yorgan, yastık, döşek, kıtır gibi ürünlere dönüştürülüyor. Bu titiz ve zahmetli süreç, Bayburtlu kadınların sağlıklı yaşam anlayışının bir parçası olarak her yıl büyük bir özveriyle sürdürülüyor. Yünler hünerli ellerde 4-5 aşamadan geçiyor "Yün" denilince akla gelen mahallerden biri olan Şingah Mahallesi sakinlerinden Zübeyde Tutar, komşusu Emine Oruç ile birlikte evlerinin önünde yün çırpma işini sürdürürken, bu sürecin detaylarını anlattı. Tutar, "Yünlerimizi leğenlerde yıkıyoruz, ondan sonra çuvallarla süzdürüyoruz. Ertesi gün çırpıyoruz. Yünlerimizi kıtır, yorgan, minder, küstüm yapıyoruz. Yün mesaimiz iki gün sürüyor. Bir gün yıkıyoruz, ertesi gün çırpıyoruz, kurutuyoruz, dolduruyoruz. Ondan sonra da minderlerimizi, yorganlarımızı sırımaya veriyoruz. Yün, çok aşamadan geçiyor. Yorganlarımız, kıtır dediğimiz döşekler sırıma işleminin ardından kullanılır hale geliyor" dedi. "Burası kış memleketi, biz yünsüz yapamayız" Yün çırpma mesaisini komşusuyla birlikte devam ettiren Emine Oruç ise, yünün sağlık açısından önemine vurgu yaptı. Bayburt’un kış memleketi olduğuna değinen, soğuk kış günlerinde yüne ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Oruç, "Yünlerimiz çok sağlıklıdır. Biz yünsüz yapamayız. Elyafta yatmayı biz de biliyoruz ama yün sağlıklı diye biz günlerce yünlerle uğraşıyoruz, yün tercih ediyoruz. Burası kış memleketi, kış memleketinde elyaf, pamuk ürünlerinde yatılmıyor. Yün daha sağlıklı olduğu için yünleri çırpıp, yün yataklarda yatıyoruz" şeklinde konuştu. "Sağlıklı olduğu için bu zahmete katlanıyoruz" Sağlık açısından bu zahmete katlandıklarının altını çizen Oruç, yorulmadan, usanmadan her sene bu işlemi yaptıklarını söyledi. "Çok sağlıklı olduğu için her zaman bu zahmete katlanıyoruz" diyerek konuşan Oruç, Bayburtlu kadınların bu kadim geleneğe olan bağlılığını ve sağlığa ne denli önem verdiklerini gözler önüne serdi.
Bayburt’ta sıcaklıklar artmaya başlıyor
25 Haziran 2025 Çarşamba - 10:13 Bayburt’ta sıcaklıklar artmaya başlıyor Bayburt İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü meteorolojiden alınan son veriler ölçeğinde önemli uyarılarda bulundu. Ülke genelinde mevsim normallerinde seyreden hava sıcaklıklarının, 24 Haziran ve 29 Haziran 2025 tarihleri arasında mevsim normallerinin üzerine çıkmasının beklendiği bildirildi. Yapılan uyarıda, belirtilen tarihlerde özellikle çocukların, yaşlıların ve kronik rahatsızlığı olan vatandaşların saat 11.00 ile 16.00 saatleri arasında açık havada bulunmamaları önemle tavsiye edildi. Ayrıca, MEUS (Meteorolojik Erken Uyarı Sistemi) verilerine göre orman yangını riskinin artması nedeniyle vatandaşların dikkatli olmaları gerektiği vurgulandı. Bayburt AFAD Müdürlüğü, sıcak havaların olumsuz etkilerinden korunmak ve orman yangınlarına karşı tedbirli olmak adına tüm vatandaşları duyarlı olmaya davet etti. Bayburt AFAD’dan yapılan açıklamada, "Meteorolojiden yapılan son değerlendirmelere göre ülke genelinde mevsim normallerinde seyreden hava sıcaklıklarının 24 ve 29 Haziran 2025 tarihlerinde mevsim normallerinin üzerine çıkacağı değerlendirilmiştir. Bu kapsamda belirtilen tarihler arasında başta çocukların, yaşlıların ve kronik rahatsızlığı olan vatandaşlarımızın saat 11.00 ile 16.00 saatleri arasında açık havada bulunmamaları; ayrıca MEUS verilerine göre riski artan orman yangınlarına karşı dikkatli olunması gerektiği bildirilmiştir" ifadelerine yer verildi. Öte yandan, Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğü hava tahmini raporuna göre, Cumartesi günü hava sıcaklığı 33 dereceyi bulacak. Pazar günü ise hava sıcaklığının 27 dereceye düşmesi tahmin ediliyor, gök gürültülü sağanak yağışın etkili olması bekleniyor.