Yerel Haberler
Bayburt
Okul güvenliğine yönelik alınacak tedbirler VKS toplantısında görüşüldü
16 Nisan 2026 Perşembe - 15:45 Okul güvenliğine yönelik alınacak tedbirler VKS toplantısında görüşüldü Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okullarda yaşanan silahlı saldırıların ardından okul güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler Video Konferans Sistemi (VKS) üzerinden düzenlenen toplantıda ele alındı. İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda gerçekleştirilen toplantıya Bayburt Vali Vekili Cem Gümrükçü, İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay Fatih Aslan, İl Emniyet Müdürü Barış Erkol ile İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Faruk Kahraman katıldı. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in katılımıyla yapılan toplantıda, okulların iç ve dış güvenliği, giriş-çıkış düzeni, çevre denetimleri, kamera sistemleri, ziyaretçi uygulamaları, servis güzergâhları ve öğrencilerin yoğun bulunduğu alanlara yönelik tedbirler değerlendirildi. Toplantıda ayrıca, okul yönetimleri, rehberlik servisleri, öğretmenler, aileler, kolluk birimleri ve ilgili kurumlar arasında erken uyarı ve erken müdahale mekanizmalarının güçlendirilmesine yönelik başlıklar ele alındı. Ruhsatsız silah ve benzeri tehlike oluşturan unsurlara erişimin önlenmesi, okul çevrelerinde denetimlerin artırılması, kriz anı müdahale kapasitesinin güçlendirilmesi ve psikososyal destek süreçlerinin koordineli yürütülmesi konuları da görüşüldü. Toplantıda, fiziki güvenlik tedbirlerinin yanı sıra internet kullanımı, sosyal medya platformları, zararlı dijital içerikler, sanal zorbalık ile şiddeti özendiren unsurların çocuklar üzerindeki etkileri üzerine duruldu. Toplantı sonunda kısa, orta ve uzun vadeli eylem planı hazırlanması, iller bazında risk değerlendirmelerinin güncellenmesi, okul güvenliği uygulamalarının daha etkin hale getirilmesi ve kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesine yönelik kararlar alındı.
Bayburt’ta ’Üniversiteler Arası Rafting Türkiye Şampiyonası’ başladı
16 Nisan 2026 Perşembe - 13:31 Bayburt’ta ’Üniversiteler Arası Rafting Türkiye Şampiyonası’ başladı Bayburt’ta bu yıl ikincisi düzenlenen Üniversiteler Arası Türkiye Rafting Şampiyonası başladı. 3 gün sürecek olan organizasyonda 6 üniversiteden 48 sporcu, kadın, erkek ve karma kategorilerinde şampiyonluk mücadelesi verecek. Şampiyonanın ilk gün yarışları, Genç Osman Mahallesi’ndeki Çoruh Nehri kolunda başladı. Sporcuların hem zamana karşı hem de birebir eleme usulüyle yarıştığı sıralama ve RX etaplarıyla organizasyonun ilk heyecanı yaşandı. Bayburt Üniversitesi Rafting Takımı Antrenörü Öğr. Gör. Ramazan Akkuş, şampiyonanın yoğun katılımla sürdüğünü belirterek, "Bu yıl şehrimizde ikincisi düzenlenen Üniversitelerarası Türkiye Rafting Şampiyonası yoğun bir katılımla başladı. Biz de Bayburt Üniversitesi olarak 3 ayrı kulvarda yarışıyoruz. Kadın, erkek ve karışık takımlarımızla mücadele ediyoruz. Tüm üniversitelerin olduğu gibi bizim de hedefimiz şampiyonluk. Organizasyonda emeği geçen Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu’na çok teşekkür ediyoruz" dedi. Bayburt Kadın Rafting Takımı’nda yarışan sporcu Cansu Deniz Saltık da kadın takımının yarışı tamamladığını, karma takımın ise suya çıktığını söyledi. Hedeflerinin şampiyonluk olduğunu belirten Saltık, yarışların enerjik bir atmosferde geçtiğini, geçen yıl edinilen tecrübenin bu yıl performanslarına da yansıdığını ifade etti. Çoruh Nehri’nde gerçekleştirilen organizasyonda takımlar, kadınlarda 4 asıl 1 yedek, erkeklerde 4 asıl 1 yedek, karmada ise 4 asıl 2 yedek sporcudan oluşan kadrolarla mücadele ediyor. Şampiyonanın ikinci gününde slalom yarışları yapılacak. Son gün ise nehir inişi etabında takımlar parkuru en kısa sürede tamamlayarak, genel sıralamadaki yerlerini almaya çalışacak.
76 yaşındaki Bayburtlu üretici ata tohumları için zirai don nöbetinde
16 Nisan 2026 Perşembe - 09:29 76 yaşındaki Bayburtlu üretici ata tohumları için zirai don nöbetinde Bayburt’un Aslandede köyünde sebze ve meyve yetiştiriciliği yapan 76 yaşındaki çiftçi İsmail Öksüz, sıfırın altına düşen hava sıcaklıkları nedeniyle serasındaki ata tohumu fidelerini korumak için ikinci örtü, dumanlama ve ısıtıcıyla önlem aldı. Gerekirse geceyi serada geçireceğini belirten Öksüz, yerli ve ata tohumu fideleri zarar görmesin diye tüm imkanlarını devreye soktu. Geçen yıl mart ayında etkili olan yoğun kar yağışı nedeniyle seraları çöken Öksüz, bu kez zirai don tehlikesine karşı ata tohumlarını korumak için harekete geçti. Yılların emeğini verdiği seralarında büyük zarar yaşayan üretici, aynı kaybı yeniden yaşamamak için fidelerin başında nöbete hazırlanıyor. Daha önceki uygulamalarından edindiği tecrübeye göre seranın belli bir seviyeye kadar koruma sağladığını, ikinci örtülerin de soğuğa karşı ek koruma sunduğunu anlatan Öksüz, bu gece beklenen hava şartlarında bunların yeterli olamayacağını söyledi. "Üçüncü bir tedbire başvuruyorum" Ata tohumu fidelerini korumak için ikinci bir aşama olarak seraya duman vereceğini anlatan Öksüz, ateş ve odun yakarak içerideki sıcaklığı dengelemeye çalışacağını dile getirdi. Bu yöntemin de yetersiz kalması halinde serada kalacağını ve üflemeli ısıtıcıyı kurarak fideleri kurtarmaya çalışacağını belirten Öksüz, "Zirai dona karşı önlem almamız gerekiyor. Bu sera belli bir dereceye kadar ürünleri koruyor o yüzden ikinci örtüleri örtüyoruz. Daha önce yaptığım uygulamalardan bunu biliyorum. Görünüyor ki bu geceki soğuğa ikinci örtülerimiz de yetmeyecek. Bunun için ikinci bir tedbire başvuruyorum. O da seraya duman vermek. Ateş yakarak, odun yakarak inşallah önlemimizi alacağız. Eğer o da yetmezse bu gece burada kalmayı düşünüyorum. Isıtıcı kullanacağım. Üflemeli ısıtıcı var, onu da kuracağım" dedi. "Amacım para kazanmak değil" Verdiği mücadelenin ticari kazançtan çok ata tohumlarını yaşatma düşüncesine dayandığını vurgulayan Öksüz, bu yaşta serada nöbet tutmasının sebebinin memlekete faydalı olmak olduğunu ifade etti. Öksüz, söz konusu olanın yerli, ince kabuklu ve lezzetiyle öne çıkan ata tohumları olduğunu dile getirerek, "Bir şekilde bu tohumları, fideleri kurtarmaya çalışacağım. Bu yaşta bu mücadeleyi vermemin bir amacı var. Amacım para kazanmak değil. Vatana, millete hayırlı bir iş yapmak istiyorum. Bu tohumlar çok özel. Eğer sıradan bir tohum olsaydı bu kadar da önem vermezdim. Burada olmasa Antalya’da olur, fazla bir zarar olmazdı derdim ama bunlar çok özel tohumlar, ata tohumları. Yerli, kabuğu ince, çok lezzetli tohum bunlar" diye konuştu. "Tarım bakanının benden isteği var" Ata tohumlarının yaşatılması ve yaygınlaştırılması için çalışmalarını sürdürdüğünü aktaran Öksüz, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın kendisinden bu üretimi bir süre daha devam ettirmesini, uygulamaları çevresindekilere öğretmesini ve tohumları dağıtmasını istediğini söyledi. Bu konuda söz verdiğini belirten Öksüz, yaşı ilerlemesine rağmen üretimden vazgeçmeyeceğini dile getirerek, "Tarım ve Orman Bakanımızın benden isteği var. 1-2 sene daha bu işi devam ettir, uygulamaları etrafındaki insanlara öğret, tohumları dağıt diye istekte bulundu. Ben de yapacağıma söz verdim . Bu yaşta biraz zorlansam da bunu yapmaya devam edeceğim" ifadelerini kullandı. "Ata tohumlarını üşütmemiz çok büyük zarar demek" Serasında 6 çeşit biber ile 4 çeşit ata tohumu ve yerli domates bulunduğunu ifade eden Öksüz, fidelerin henüz 3-5 santimetre boya ulaştığını, bu dönemde yaşanacak donun, büyük kayıp anlamına geldiğini söyledi. Tohumları korumak için elinden geleni yaptığını, aynı işi yapan kişilere de tecrübelerini aktarmaya çalıştığını vurgulayan Öksüz, "Çok değerli tohumlar. Bunları üşütürsek yazık olur. Burada 6 çeşit biber, 4 çeşit ata tohumlardan, yerli tohumlardan domates var. Şu an 3-5 santim boyuna geldiler. Bunları üşütmemiz demek çok büyük bir zarar bana göre. O yüzden tohumları korumak için elimden geleni yapıyorum ve bu işi yapan insanlara öğretmeye çalışıyorum" dedi. "Bu işi canım sağ oldukça yapmaya çalışacağım" Yıllardır üretimin içinde olduğunu söyleyen Öksüz, çiftçiliğin artık hayatının bir parçası haline geldiğini belirtti. Üretmeden rahat edemediğini kaydeden Öksüz, sağlığı el verdiği sürece ata tohumları için çalışmayı sürdüreceğini ifade ederek, "Bu mesleğe alışmışım, bunu yapmadan da pek rahat edemiyorum. Bu işi canım sağ oldukça yapmaya çalışacağım" şeklinde konuştu. Geçen yıl yaşadığı büyük kayba rağmen üretimden vazgeçmeyen Öksüz, bu kez zirai don tehlikesine karşı ata tohumu fidelerini korumak için serasında yeniden mücadele veriyor.