Yerel Haberler
Bayburt
Arınma performansıyla başlayan sanat etkinliği söyleşi ve sergiyle devam etti
06 Kasım 2025 Perşembe - 09:54 Arınma performansıyla başlayan sanat etkinliği söyleşi ve sergiyle devam etti Bayburt Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi, güncel sanata dair farklı bakış açılarını bir araya getiren ’Söylem ve İz-l’ adlı etkinliği düzenledi. Performans, söyleşi ve sergiden oluşan program, sanatseverlerin ilgisini çekti. Etkinlik, Prof. Dr. Mehmet Kavukcu’nun Bayburt DSİ Köprüsü üzerinde gerçekleştirdiği ’Arınma’ adlı performansıyla başladı. Kavukcu, doğaya ve insanlığa karşı işlenen suçlardan arınmayı simgeleyen performansında, doğada çözünmeyen naylon malzemeyle modern yaşamın çevreye verdiği zarara dikkat çekti. Kavukcu, Çoruh Nehri üzerinde gerçekleştirdiği performansla suyun arınma ve yenilenme sembolü olduğunu vurguladı. Programın ikinci bölümünde Baberti Külliyesi Mustafa Karasakal Tiyatro Salonu’nda ’Güncel Sanat Üzerine Söyleşiler’ gerçekleştirildi. Prof. Dr. Mehmet Kavukcu ve Doç. Dr. Evren Kavukcu, çağdaş sanatın kavramsal yönleri, sanat-doğa ilişkisi ve sanatçının toplumsal sorumlulukları üzerine değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Mehmet Kavukcu, konuşmasında arınma performansına da değinerek modern insanın doğadan kopuşuna dikkat çekti. Kavukcu, sanatın yalnızca estetik bir ifade değil, insanın kendisiyle ve evrenle yüzleşme biçimi olduğunu ifade etti. Doç. Dr. Evren Kavukcu ise çağdaş sanatın fikirsel bir süreç olduğunu belirterek, bienallerin bu süreçteki rolüne değindi. Kavukcu, Venedik ve İstanbul Bienalleri üzerinden Türkiye’deki çağdaş sanatın gelişimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Etkinliğin son bölümünde Arş. Gör. İlknur Emir küratörlüğünde hazırlanan karma sergi, Baberti Külliyesi Kültür Merkezi Fuaye Alanı’nda sanatseverlerle buluştu. 5-13 Kasım tarihleri arasında ziyarete açık olan sergide birçok sanatçının özgün eserleri yer aldı.
Bayburt’ta alışılmışın dışında bir performans: Naylona sarılıp Çoruh’un serin suyuyla arındı
06 Kasım 2025 Perşembe - 08:52 Bayburt’ta alışılmışın dışında bir performans: Naylona sarılıp Çoruh’un serin suyuyla arındı Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Kavukcu, Bayburt’ta alışılmışın dışında bir performansa imza attı. Kavukcu, Çoruh Nehri üzerinde gerçekleştirdiği ’Arınma’ adlı performansında doğada çözünmeyen naylonu ve nehir suyunu kullanarak insanın doğayla kurduğu çelişkili ilişkiye dikkat çekti. Modern yaşamın vazgeçilmez bir parçası hâline gelen, doğada çözünmeyen naylonu temsili bir araç olarak kullanan Kavukcu, DSİ köprüsünde kovalarla Çoruh Nehri’nden su çekti. Kavukcu, nehrin temiz ve arındırıcı suyuyla naylon malzemeyi yıkadı ardından yıkadığı naylona su bazlı boyalarla ’Arınma’ notu düştü. Daha sonra yazdığı ve boyadığı naylonun üzerine uzanan Kavukcu, nehirden aldığı suyla kendisini yıkayarak hem doğaya hem de insana yönelik sembolik bir arınma eylemi gerçekleştirdi. Etkinliğe ilgi gösteren öğrenciler ve vatandaşlar da performansa dahil oldu. Katılımcılar, kovalarla aldıkları suyu Kavukcu’nun üzerine dökerek eyleme destek verdi. Performansın devamında Kavukcu, üzerine sardığı naylonla köprüden başlayarak, Dörtyol mevkiine kadar yürüdü. Çevredeki insanların bakışlarına aldırış etmeden yürüyüşünü sürdüren Kavukcu, insanın doğa karşısındaki yalnızlığını ve duyarsızlıkla örülmüş ilişkisini sembolik biçimde ortaya koydu. Etkinlik sonrası konuşan Kavukcu, performansın insanın doğaya ve insanın insana karşı işlediği hatalarla yüzleşme niteliği taşıdığını belirtti. Kavukcu, "İnsanın insana yaptığı ya da insanın doğaya yaptığı olumsuzluklar üzerine bir performans sergiledim. Bu performansla hem doğaya hem de kendimize verdiğimiz zararlardan kurtulma, yani arınma düşüncesini anlatmak istedim" ifadelerini kullandı. Çoruh Nehri’nin suyunu özellikle seçtiğini vurgulayan Kavukcu, "Akan su her zaman temizdir. Çoruh’tan yararlanarak bir arınma dili oluşturmaya çalıştım" dedi. Naylonun doğada uzun süre çözünmeyen, doğaya en büyük zararı veren bir madde olduğuna dikkat çeken sanatçı, "Naylon insan eliyle üretilmiş bir tehdit. Bu yüzden suyla naylonu, yani iki zıt unsuru bir arada kullanarak arınmanın simgesel dilini oluşturdum" diye konuştu. Kavukcu’nun ’Arınma’ performansı, Bayburt’ta sanat ve çevre bilincini bir araya getiren dikkat çekici bir çalışma olarak hafızalarda yer etti.
TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Şap hastalığından etkilenen üreticilere destek verilmesi gerekiyor"
05 Kasım 2025 Çarşamba - 17:50 TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Şap hastalığından etkilenen üreticilere destek verilmesi gerekiyor" Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, "Şap hastalığından etkilenen üreticilere destek verilmesi gerekiyor" dedi. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, bir dizi ziyarette bulunmak üzere Bayburt’a geldi. İlk olarak İl Tarım ve Orman Müdürlüğünü ziyaret eden Bayraktar, İl Müdürü Ebubekir Köse’den kentte yürütülen tarımsal faaliyetler hakkında bilgi aldı. Daha sonra Bayburt Ziraat Odası’nı ziyaret eden Bayraktar, burada üreticilerle bir araya gelerek, sorunlarını dinledi. Bayburt Ziraat Odası Başkanı Abuzer Yıldırımtepe de üreticilerin yaşadığı sıkıntıları iletti. Ziraat Odası’nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bayraktar, özellikle şap hastalığı nedeniyle mağduriyet yaşayan üreticilere destek verilmesi gerektiğini vurguladı. Bayraktar, son dönemde bazı illerde etkili olan şap hastalığının yurtdışı kaynaklı ölümcül bir virüs olduğunu belirterek, "Bu virüs birçok bölgemizde etkili oldu. Bazı illerimizde hayvan kayıpları yaşadık. Kaybetmediğimiz, ölmeyen hayvanlarımızda da ciddi verim kayıpları var. Tarım Bakanlığı bu konuda çalışma yürütüyor, sürekli aşı üretiyor ve sahada uyguluyor. Ancak bugünlerde pazarların yeniden kapandığını duyuyoruz. Bu mücadeleyi çok sıkı vermemiz lazım" dedi. Aşılama programlarının düzenli yapılmasının önemine dikkat çeken Bayraktar, ilkbahar ayında aşılama çalışmalarına erken başlanması gerektiğini kaydetti. Şap hastalığından zarar gören üreticilere destek verilmesinin hayvancılığın sürdürülebilirliği açısından kritik olduğunu söyleyen Bayraktar, "Nasıl dondan zarar gören üreticilerimize destek verildiyse, hayvansal üretim yapanlara da destek sağlanmalı. Üreticilerimiz bu işi bırakmak istemiyorlar, hayvancılığa devam etmek istiyorlar. Onları ahırlarda tutmamız lazım. Bu desteği alırsak üreticilerimiz de hayvancılık faaliyetlerine devam ederler" ifadelerini kullandı. Tarım sektörünün göç verdiğini, gençlerin tarımda tutulamadığını vurgulayan Bayraktar, "Şu an göçmenlerle idare ediyoruz. Ama onlar ülkelerine döndüğünde bu ülkeyi kim besleyecek? Bize çiftçi lazım, bu ülkenin çiftçisi lazım. Gıdayı da kendi çiftçimizle üretmemiz gerekiyor. Gençlerimize pozitif ayrımcılık yapılmalı" diye konuştu. Bayraktar, ayrıca tarım sektöründeki verilerin netleştirilmesi gerektiğini ifade ederek, "Tarım sektöründe bizim bazı rakamları netleştirmemiz lazım. Bu rakamları netleştiremezsek hedefler koyamayız. Ne kadar hayvan varlığımız var, ne kadar ekipmanımız var, bunları bilmemiz lazım. Odalarımız bu manada üzerine düşeni layıkıyla yapıyorlar. Birçok gittiğim yerde bizim salonlarımızda TÜİK’in elemanları çalışıyor, çiftçiyle buluşuyor, bu sayımı yapıyorlar. TÜİK’in elemanları Bayburt’ta da odamızdan istifade ediyorlar" dedi.