Yerel Haberler
Bilecik
Şeyh Edebali, vefatının 700’üncü yılında anılıyor 10 Nisan 2026 Cuma - 16:54:14 Bilecik’te kültürel değerlerin yaşatılması amacıyla "Yaşayan Miras Şöleni" düzenlendi. UNESCO’nun, Osmanlı Devleti’nin manevi kurucusu Şeyh Edebali’nin vefatının 700’üncü yılı olan 2026 yılının "Şeyh Edebali Yılı" ilan edilmesi kapsamında Şeyh Edebali Kültür ve Kongre Merkezi’nde "Yaşayan Miras Şöleni" düzenlendi. Bilecik İl Kültür ve Turizm Müdürü Kürşat Bozkurt’un uğraşları sonucu Bilecik Valiliği iş birliğinde gerçekleştirilen şölene Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer, Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, BŞEÜ Rektörü Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, kurum müdürleri ve çok sayıda davetli katıldı. "Bilecik, kültürümüzün hem üretildiği hem de yaşatıldığı önemli bir şehir" Açılış konuşması yapan Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürü Selim Terzi, "Tarihimizin kök saldığı, medeniyetimizin filizlendiği topraklar olan; kültürü, doğası ve köklü geçmişiyle gönüllerimizde farklı ve ayrıcalıklı bir yere sahip bu güzel şehirde sizlerle bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Ülkemizin dört bir yanında gerçekleştirdiğimiz Yaşayan Miras Şölenleri’nin2026 yılındaki yolculuğunun üçüncü durağında; Osmanlı Devleti’nin manevi ve fikrî kurucuları Ertuğrul Gazi’yi, Şeyh Edebali’yi, Dursun Fakih’i yetiştirmiş, Kurtuluş Savaşı’nda dönüm noktalarına ev sahipliği yapmış Bilecik’te bulunmak bizim için gurur ve mutluluk kaynağı. Türkiye’nin çeşitli şehirlerinde düzenlediğimiz Yaşayan Miras Şölenleri, geçtiğimiz yıl geniş kitlelere ulaşarak büyük bir ilgi ve takdirle karşılandı. 10 farklı şehirde hayata geçirdiğimiz bu etkinlikler; hem sanatçılarımızın hem de sanatseverlerimizin yoğun katılımıyla kültür hayatımıza ve düzenlediğimiz şehirlere önemli bir değer kattı. Bu şölenlerle amacımız; yalnızca el sanatlarımızı görünür kılmak değil, aynı zamanda gelenekten geleceğe uzanan kültürel hafızamızı diri tutmak, ustalarımızın birikimini ve emeğini yeni nesillere en iyi şekilde aktarmak. Zira biz biliyoruz ki her bir ustamız birer okul, birer derya. Ortaya koydukları her eser ise bu toprakların ruhunu taşıyan, geleceğe bırakılmış kıymetli birer miras. Bilecik; sahip olduğu tarihteki yeri ve doğal güzelliklerinin yanında, kültürel birikimi ve sanatkârlarıyla yaşayan mirasımızın önemli merkezlerinden biri konumunda. Ulusal envantere kayıtlı 12 unsur ve Bakanlığımıza kayıtlı 20 sanatçısıyla Bilecik, kültürümüzün hem üretildiği hem de yaşatıldığı önemli bir şehir. Şölenimiz vesilesiyle de Bilecik’te13 ilden 30 sanatçımızı ağırlıyoruz" dedi. "UNESCO’unun ’Şeyh Edebali Yılı’ ilanı köklü mirasın evrensel düzeyde kabul gördüğünün önemli bir göstergesidir" Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer ise "Bilecik; köklü tarihi, zengin kültürü ve asırlardır yaşatılan değerleriyle, geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir bağ kuran önemli bir şehirdir. Osmanlı Devleti’nin kuruluşuna ev sahipliği yapan, tabiat güzellikleriyle öne çıkan ve köklü geçmişiyle dikkat çeken bu şehir, aynı zamanda kültürel mirasımızın en önemli taşıyıcılarından biridir. 2026 yılının, Osmanlı Devleti’nin manevi kurucusu Şeyh Edebali Hazretleri’nin vefatının 700. yıl dönümü dolayısıyla UNESCO tarafından anma programına alınarak ’Şeyh Edebali Yılı’ ilan edilmesi de bu köklü mirasın evrensel düzeyde kabul gördüğünün önemli bir göstergesidir. Şeyh Edebali’nin ilmi, adaleti ve insanı merkeze alan yaklaşımı ile ’İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışı, bugün de bizlere rehberlik etmeye devam etmektedir. Yaşayan Miras Şöleni; kültürel değerlerimizi yaşatmak, geleneklerimizi geleceğe taşımak ve bu zenginliği yeni nesillerle buluşturmak adına son derece kıymetli bir adımdır. El sanatlarından geleneksel oyunlara, sahne sanatlarından kültürel etkinliklere kadar pek çok değerin bir araya geldiği bu şölen, milletimizin hafızasını diri tutan önemli bir buluşma noktası olacaktır" dedi. Konuşmaların ardından foklar gösteriler ve sergi alanının açılışı gerçekleşti.
Çocuklarda el, ayak, ağız hastalığına dikkat
12 Mayıs 2025 Pazartesi - 10:46 Çocuklarda el, ayak, ağız hastalığına dikkat Çocuk Sağlığı Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazlı İdil Fil, coxsackievirus 16 virüsünün yol açtığı el, ayak, ağız hastalığı daha çok genellikle 5 ila 7 yaş arası çocukları etkiliğini söyleyerek, "Dil, diş eti ya da yanakların iç kısmında kabarcık şeklinde çıkan lezyonların yanı sıra yüksek ateş, boğaz ağrısı ve iştah kaybı gibi belirtilerle kendini gösteren el ayak ağız hastalığı bulaşıcıdır" dedi. Koksaki virüs A16 ve enterovirüs 71 olarak adlandırılan iki virüsün bulaşmasıyla oluşan el ayak ağız hastalığı temas yoluyla bulaşmakta, en sık çocuklarda görülen bu hastalık aile bireylerine de bulaşabilir olmakta. Hastalık ve korunma yolları için bilgi veren Çocuk Sağlığı Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazlı İdil Fil, "El ayak ağız hastalığı, genellikle bebekler ve küçük çocuklar arasında yaygın görülen, ancak bazen yetişkinlerin de hasta veya taşıyıcı olduğu viral bir hastalıktır. Genellikle koksaki virüsü ve diğer enterovirüslersebep olur. Hastalık, bağışıklık sistemi düşük olan çocuklarda daha sık görülse de, sağlıklı bireylere de rahatça bulaşabilir. Yaz döneminde havuzlarda, sonbahar kış döneminde kalabalık ortamlarda bulaşma sık görülür. El ayak ağız hastalığı, adını, vücutta en çok etkilenen bölgeler olan eller, ayaklarve ağızda oluşturduğu lezyonlardan almaktadır. Bu hastalık, virüslerin vücuda girmesiyle başlar ve vücutta birkaç gün süren semptomlara yol açar. Çoğunlukla ateş, döküntü ve ağız içi yaralar ile kendini gösterir" dedi. "Bu döküntüler başlangıçta kırmızımsı, sonra içi su dolu kabarcıklara dönüşebilir" Hastalığın belirtileri hakkında bilgi veren Çocuk Sağlığı Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazlı İdil Fil, "El ayak ağız hastalığı genellikle 3-7 gün süren bir hastalıktır. En yaygın belirtiler ateş, hastalık genellikle yüksek ateşle başlar. Ateş, özellikle hastalığın ilk günlerinde 38-40C’ye kadar çıkabilir. Ağız içinde yaralar, çocuklarda, dilde, damakta, diş etlerinde ve ağzın içinde küçük, beyaz ve ağrılı yaralar oluşur. Bu yaralar, çocuğun yemek yemesini, sıvı alımını zorlaştırabilir ve ağrıya yol açabilir.Döküntüler, en belirgin semptomlardan biridir. Genellikle ellerde, ayaklarda, popoda ve bazen vücutta da döküntüler görülür. Bu döküntüler başlangıçta kırmızımsı, sonra içi su dolu kabarcıklara dönüşebilir. İştahsızlık ve halsizlik, ağız içindeki yaralar nedeniyle çocuklar yemek yemekte zorlanabilir. Bunun yanı sıra genel bir halsizlik ve huzursuzluk hali de gözlemlenir. El ayak ağız hastalığı son derece bulaşıcıdır ve başlıca şu yollarla yayılır. Damlacık yolu, hasta bir kişinin öksürmesi, hapşırması ya da konuşmasıyla yayılan damlacıklar yoluyla bulaşabilir. Temas yolu, virüs, hasta bir kişinin elleriyle dokunduğu yüzeylerde, oyuncaklarda veya kişisel eşyalarında uzun süre hayatta kalabilir. Bu nedenle çocuklar, sık sık ellerini yıkamaları gerektiğini unutmamalıdır. Fekal-oral yolla bulaş: virüs, dışkı yoluyla da yayılabilir. Özellikle tuvalet sonrası ellerin düzgün yıkanmaması enfeksiyonun yayılmasını hızlandırabilir. Risk faktörleri arasında çocukların kalabalık ortamlarda bulunmaları, kreşler, okullar veya oyun gruplarında vakaların artması sayılabilir. Yetişkinler de virüsü taşıyıcı olarak çocuklarına bulaştırabilir" dedi. "Hastalığın aktif olduğu dönemde, okul ve kreşe gitmemesi önerilir" Çocuk Sağlığı Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazlı İdil Fil, hastalığın tedavi yöntemleri hakkında bilgi vererek, "El ayak ağız hastalığının spesifik bir tedavisi yoktur, ancak belirtiler genellikle birkaç gün içinde geçer. Tedavi, semptomları hafifletmeye yöneliktir: Ateşi düşürücü- ağrı kesiciler, yüksek ateşi kontrol altına almak için veya ağızdaki yaraların neden olduğu ağrı için doktor önerisiyle kullanılabilir. Ağız gargaraları- ağız spreyleri, ağızdaki yaraların neden olduğu ağrı için kullanılabilir. Bazı çocuklar için soğuk içecekler ve dondurma, ağrıyı hafifletebilir. Bol sıvı alımı, ağızda yaralar olduğunda çocukların sıvı alımını zorlaştırabilir. Su, ayran, taze meyve suları gibi sıvıların tüketimi teşvik edilmelidir. Sıvı kaybını önlemek için düzenli olarak su içmeleri sağlanmalıdır. El ayak ağız hastalığının yayılmasını önlemek için alabileceğiniz bazı önlemler şunlardır. Elleri sık sık yıkama, çocuklar, sık sık sabunlu su ile ellerini yıkamalıdır. Özellikle tuvalet kullanımı sonrası, yemek yemeden önce ve dışarıdan eve geldiklerinde ellerini yıkamaları önemlidir. Hijyen kurallarına dikkat etme, çocuğunuzun kişisel eşyalarını (örneğin, oyuncaklar, çatal-bıçak vb.) başkalarıyla paylaşmaması sağlanmalıdır. Ayrıca evde sık kullanılan yüzeylerin (kapı kolları, oyuncaklar, telefonlar gibi) düzenli olarak temizlenmesi virüsün yayılmasını engeller. Hasta kişilerle teması sınırlama, el ayak ağız hastalığı bulaşıcı olduğundan, hasta olan çocukları evde tutmak ve toplu ortamlardan uzak tutmak çok önemlidir. Hastalığın aktif olduğu dönemde, okul ve kreşe gitmemesi önerilir. Bağışıklık sistemi güçlendirici beslenme, sağlıklı bir beslenme, çocuğun bağışıklık sistemini güçlendirecek ve hastalıklara karşı daha dirençli olmasını sağlayacaktır" dedi. "El ayak ağız hastalığı genellikle ciddi bir sağlık sorunu oluşturmaz, ancak çocukları ve aileleri zorlayabilen bir hastalıktır" Çocuk Sağlığı Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazlı İdil Fil son olarak hastalık ne zaman ciddi olacağını anlatarak, "Çoğu çocuk el ayak ağız hastalığından sonra tamamen iyileşir, ancak bazı durumlarda komplikasyonlar gelişebilir. Eğer çocuğunuzda şu belirtiler görülürse, bir sağlık profesyoneline başvurmanız önemlidir: Yüksek ateşin 3 günden fazla sürmesi, ağızda geniş yaraların oluşturduğu şiddetli ağrı, aşırı halsizlik, hiç sıvı tüketememesi döküntülerin kötüleşmesi ya da enfeksiyon belirtileri olması (sarı renkli akıntı, şişlik gibi). El ayak ağız hastalığı genellikle ciddi bir sağlık sorunu oluşturmaz, ancak çocukları ve aileleri zorlayabilen bir hastalıktır. Erken tanı ve uygun tedavi ile iyileşme süreci hızlandırılabilir. Unutmayın, hijyen önlemleri almak, erken dönemde semptomları yönetmek ve hastalığın bulaşmasını engellemek, sağlıklı bir iyileşme süreci için oldukça önemlidir" ifadelerine yer verdi.