Yerel Haberler
Bilecik
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:02 Bilecik’te konaklama sektörü durma noktasına geldi Bilecik’te otel işletmecileri, yangın güvenliği raporu alma sürecinde Bilecik Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü’nün ’imar mevzuatı’ engeline takıldıklarını belirterek, duruma tepki gösterdi. Bilecik’te faaliyet gösteren oteller, itfaiye uygunluk raporu alamadıkları için kapanma tehlikesiyle karşı karşıya bulunduklarını belirtti. Türkiye’nin diğer illerinde yangın güvenliği odaklı yapılan denetimlerin Bilecik’te imar mevzuatı üzerinden yürütüldüğünü savunan işletmeciler, bu durumun hem şehir ekonomisini hem de istihdamı tehdit ettiğini açıkladı. Ortak bir bildiri yayımlayan otelciler, acil çözüm bekliyor. "Bilecik’te uygulanan bu farklı ve katı yaklaşım, ilimizdeki otelleri adeta kapanmaya zorlayan bir sürece dönüşmüştür" Bilecik’te otel işletmeciliği yapan Serkan Işık, "Yangın güvenliği tedbirleri kapsamında otellerin 31 Mayıs tarihine kadar ibraz etmesi gereken itfaiye uygunluk raporunu almak için yapılan başvurular sonucunda Bilecik Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü tarafından yürütülen denetimler nedeniyle ilimizdeki otellerin büyük bölümü rapor alamaz hale gelmiştir. Birçok işletme yangın güvenliğiyle ilgili tüm eksiklerini gidermek için ciddi yatırımlar yapmış, gerekli tedbirleri almış ve mevzuata uyum sağlamak için büyük maliyetlere katlanmıştır. Buna rağmen denetimlerin yangın güvenliğinden ziyade imar mevzuatı üzerinden yürütülmesi nedeniyle işletmelere itfaiye uygunluk raporu verilmemektedir. Türkiye’nin birçok ilinde ve Bilecik’e bağlı ilçelerde yapılan uygulamalarda itfaiye denetimleri öncelikli olarak yangın güvenliği kapsamında yapılmakta, işletmelerin eksikleri giderildikten sonra gerekli raporlar verilmektedir. Ancak Bilecik’te uygulanan bu farklı ve katı yaklaşım, ilimizdeki otelleri adeta kapanmaya zorlayan bir sürece dönüşmüştür. Bugün gelinen noktada Bilecik’te faaliyet gösteren ve sayısı zaten sınırlı olan otellerin büyük kısmı işletme ruhsatlarını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Bu durum yalnızca işletmecileri değil, otellerde çalışan onlarca kişiyi, Bilecik’e gelen misafirleri, turizm faaliyetlerini ve şehir ekonomisini doğrudan tehdit etmektedir" dedi. "Eğer mevcut uygulama bu şekilde devam ederse Bilecik’teki konaklama sektörünün büyük ölçüde kapanması kaçınılmaz olacaktır" Işık, "Yangın güvenliği elbette herkes için vazgeçilmez bir zorunluluktur. Ancak yangın güvenliği tedbirlerini yerine getiren işletmelere dahi rapor verilmemesi, uygulamanın amacını aşan ve işletmeleri tamamen faaliyet dışı bırakabilecek bir noktaya ulaşmıştır. Aynı mevzuatın Türkiye’nin farklı şehirlerinde farklı şekillerde uygulanması kabul edilebilir bir durum değildir. Bu uygulama hukukun temel ilkelerinden biri olan eşitlik ilkesini zedelemekte ve Bilecik’teki işletmeleri haksız bir mağduriyetle karşı karşıya bırakmaktadır. Eğer mevcut uygulama bu şekilde devam ederse Bilecik’teki konaklama sektörünün büyük ölçüde kapanması kaçınılmaz olacaktır. Bunun sonucu olarak hem çalışanlar işsiz kalacak hem de Bilecik’in turizm ve ekonomik hayatı ciddi zarar görecektir. Bilecik’te faaliyet gösteren otel işletmecileri olarak yetkili kurumları bu soruna acilen çözüm bulmaya davet ediyor, yangın güvenliği açısından gerekli tedbirleri yerine getiren işletmelerin mağdur edilmemesi gerektiğini kamuoyunun dikkatine saygıyla sunuyoruz" ifadelerini kullandı.
Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Selim Argun, Bilecik’te dijital bağımlılığa değindi
11 Ocak 2025 Cumartesi - 12:08 Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Selim Argun, Bilecik’te dijital bağımlılığa değindi Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Selim Argun, dijital bağımlılığın modern çağın vebası olduğunu söyleyerek, "Çünkü öldürmüyor ve tedavisi en zor hastalık. Bağımlılık sebebiyle kaybettiğimiz her bir genç, vatan toprağından kaybedilmiş bir karış toprak gibidir" dedi. Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Selim Argun, Bilecik’te ‘Merkez-Taşra Buluşması’na katıldı. Diyanet İşleri Başkanlığınca hizmetlerin etkin ve verimli şekilde yürütülmesi, merkez ve taşra teşkilatı arasındaki iletişimin güçlendirilmesi, faaliyetlerin yerinde görülerek katkı sağlanması amacıyla Bilecik’te Merkez-Taşra Buluşması programı yapıldı. "Dünyanın en ücra köşesinde oluşan bir bilgi dijitalleşme sayesinde anında dünyanın her tarafına yayılmaktadır" Bilecik Ticaret ve Sanayi Odası konferans salonunda Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programın açış konuşmasını İl Müftüsü Ahmet Dilek yaptı. Müftü Ahmet Dilek, “Dünyanın en ücra köşesinde oluşan bir bilgi dijitalleşme sayesinde anında dünyanın her tarafına yayılmaktadır. Bizler din görevlileri olarak dijitalleşen bu çağda görevimizi en etkili ve verimli bir şekilde nasıl yapacağız. Dijitalleşen dünyada temsil ettiğimiz dini değerleri, sahip olduğumuz dini müktesebatı nasıl anlatacağız ve enformasyona nasıl dönüştüreceğiz; dijitalleşmenin beraberinde getirdiği sıkıntıları nasıl aşacağız. Bu konularda bizleri aydınlatmak için ilimizi teşrif eden Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Selim Argun Hocamız bizlere sunumlarını gerçekleştirecek. Ben hepiniz adına kıymetli hocamıza teşekkür ediyor, anlatacaklarından müstefit olmayı Rabbimden niyaz ediyorum” dedi. "Bağımlılık sebebiyle kaybettiğimiz her bir genç, vatan toprağından kaybedilmiş bir karış toprak gibidir" Konuşmasında teknoloji bağımlılığı konusuna değinen Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Selim Argun, “Dijital bağımlılık, modern çağımızın vebasıdır. Bağımlılık ademoğlunun başına gelebilecek en kötü hastalıktır. Çünkü öldürmüyor ve tedavisi en zor hastalık. Bağımlılık sebebiyle kaybettiğimiz her bir genç, vatan toprağından kaybedilmiş bir karış toprak gibidir. Maliyeti yüksek, kaybı büyük ve onarımı zor bir sorundur” dedi. "Çocuklarımızı ekrandan kopartalım; camilere, cami dışı aktivitelere ve spor müsabakalarına yönlendirelim" Doç. Dr. Argun, “Gençlik rol model arıyor. Bizler gençlerimize karakterimizle, kimliğimizle, ilmimizle ve davranışlarımızla rol model olabiliyor muyuz onu sorgulamamız lazım. Ekranla aramıza mesafe koymamız lazım. Etrafımızda bizlere halka oluşturan ve bizlerle hemhal olan gençleri ekrandan uzak tutmamız lazım. Gençlere meşguliyet alanları açmamız lazım ki onları bağımlılıktan uzak tutalım. Toplumumuzun bizden beklentisi budur. Çocuklarımızı ekrandan kopartalım camilere, cami dışı aktivitelere ve spor müsabakalarına yönlendirelim. Elimizden ne geliyorsa onlarla ilgilenerek teknoloji bağımlılığından kurtaralım. Unutmayalım ki çocukları ekrandan uzak tuttuğumuz her an bizim için ve çocuklarımızın geleceği için büyük bir kazanç olacaktır” diye konuştu. "Çocuklarımızı ve gençliğimizi korumak ve kollamak için çalışmalarda bulunacağız" Din görevlilerine Yeşilay’ın çalışmalarına destek olmaları konusunda tavsiyelerde bulunan Argun, “Kurtuluş Savaşı döneminde Şeyhülislam İbrahim Haydarizade’nin himayesinde, Dr. Mazhar Osman ve arkadaşları tarafından 5 Mart 1920’de İstanbul’da "Hilal-i Ahdar" adıyla kurulan Yeşilay ile beraber hareket ederek, ortaklaşa program ve faaliyetler düzenleyerek gençlerimizi bağımlılık tehlikesine karşı korumalıyız. Unutmayalım ki her gün yeni bir bağımlılık türü ortaya çıkıyor. Öncelikle kendimizi çağın vebası olan bu dijital bağımlılıktan koruyacağız. Daha sonra çocuklarımızı ve gençliğimizi korumak ve kollamak için çalışmalarda bulunacağız. İyi bir dijital okur-yazar olacağız. Teknoloji ve gündemi iyi takip edecek tüm imkanlarını pozitif yönde kullanacağız. Çünkü bizler bu dünyada olup bitene bigane kalamayız” dedi. Hatıra fotoğraflarının çekildiği konferansın ardından İl Müftüsü Ahmet Dilek tarafından günün anısına Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Selim Argun’a hediye takdim edildi. Konferans sonrası Merkez-Taşra Buluşması programı kapsamında bir dizi toplantı gerçekleştiren Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Selim Argun farklı ünvanlarda görev yapan personel ile bir araya gelerek istişarelerde bulundu.