Yerel Haberler
Bingöl
Enkazdan atölyeye bir hayat mücadelesi: İki çocuk annesi mobilyaya şekil veriyor 08 Mart 2026 Pazar - 11:22:40 Asrın felaketi olarak hafızalara kazınan depremlerde, Bingöl’den Gaziantep İslahiye’ye ilk koşan gönüllülerden biri olan Nevin Baysan, bugün hem bir anne hem bir kahraman hem de başarılı bir iş kadını olarak memleketinde iz bırakıyor. 6 Şubat depremlerinin ardından iki çocuğunu geride bırakarak, bir AFAD gönüllüsü olarak Gaziantep İslahiye’ye giden Nevin Baysan, günlerce enkaz başında yaşam mücadelesi veren vatandaşlara el uzattı. Kayıp izi süren ve umudun tükendiği anlarda dahi sahada umut veren Baysan, bir annenin şefkatini arama kurtarma disipliniyle birleştirerek onlarca hayata dokundu. Nevin Baysan’ın hayatındaki tek zorlu sınav afet sahaları değildi. Eşi Ahmet Baysan’ın önce Almanya, ardından İstanbul’daki iş hayatı sürecinde geçirdiği sakatlık, aileyi yeni bir kararın eşiğine getirdi. Nevin Baysan, eşine sunduğu "Kendi toprağımızda, Bingöl’de üretelim" teklifiyle büyük bir risk aldı. İstanbul’un karmaşasından dönüp Bingöl’de mobilya sektörüne girme kararı alan Baysan, eşinin de desteğiyle kolları sıvadı. Gerekli makineleri temin ederek işinin başına geçen Nevin Baysan, bugün mobilya tasarım dükkanında hem imalat hem de yönetim süreçlerini bizzat yürütüyor. Özellikle mobilya gibi erkek egemenliğinin yoğun olduğu bir sektörde bir kadının varlığını ve başarısını kanıtlayan Baysan, Bingöl’deki kadın girişimciler için de büyük bir motivasyon kaynağı oldu. Afet bölgelerinde enkazlara girerek "yaşamlarda derin izler bırakan" Nevin Baysan, şimdi ise atölyesinde ahşaba şekil vererek "mobilyada kendi izini bırakıyor." Kendi memleketinde üretim yapmanın ve istihdam sağlamanın gururunu yaşayan Baysan, disiplini ve azmiyle hem çocuklarına hem de çevresine örnek olmaya devam ediyor. Sabah çocuklarını okula gönderdikten sonra atölyenin yolunu tuttuğunu aktaran Nevin Baysan,"Eşim 33 yıldır bu işi yapıyor. Ona bakınca çok heveslendim ben de yapmak istiyorum diye eşime belirttim. Bir kadın olarak neden yapmayayım ben bu işi sonuçta mobilyayı kullanan kadınlar isteyen kadınlar projesini çizen kadınlar, genellikle hep mobilya üzerinde erkekler çalışıyor. Neden bir kadın olarak neden ben bu işi yapamayayım karar verdim eşim sağ olsun destek verdi. Atölyemi kurdum makineleri öğrenmeye başladım. Hem çocuklarımla ilgilenebiliyorum hem evle ilgilenebiliyorum hem burayı yürütebiliyorum, kadın isterse başaramayacağı şeyler yoktur. Yeter ki bir hedefleri olsun benim de bir hedefim vardı hep benim istediğim bir mobilya dükkanı kurmak. Ölçüme gittiğimiz zaman karşılarında kadın görünce müşterilerimiz daha çok seviniyor çünkü birbirimizin dillerinden anlıyoruz. Aynı zamanda ben bir AFAD gönüllüsüyüm Kahramanmaraş depreminde çok yerde görev aldım. Bir kadın olarak hem evime hem çocuklarıma hem de işime yetişiyorum. AFAD gönüllüsü olarak devletime de faydam olsun diye çok çalışıyorum" dedi.
08 Mart 2026 Pazar - 11:21 Enkazdan atölyeye bir hayat mücadelesi: İki çocuk annesi mobilyaya şekil veriyor Asrın felaketi olarak hafızalara kazınan depremlerde, Bingöl’den Gaziantep İslahiye’ye ilk koşan gönüllülerden biri olan Nevin Baysan, bugün hem bir anne hem bir kahraman hem de başarılı bir iş kadını olarak memleketinde iz bırakıyor. 6 Şubat depremlerinin ardından iki çocuğunu geride bırakarak, bir AFAD gönüllüsü olarak Gaziantep İslahiye’ye giden Nevin Baysan, günlerce enkaz başında yaşam mücadelesi veren vatandaşlara el uzattı. Kayıp izi süren ve umudun tükendiği anlarda dahi sahada umut veren Baysan, bir annenin şefkatini arama kurtarma disipliniyle birleştirerek onlarca hayata dokundu. Nevin Baysan’ın hayatındaki tek zorlu sınav afet sahaları değildi. Eşi Ahmet Baysan’ın önce Almanya, ardından İstanbul’daki iş hayatı sürecinde geçirdiği sakatlık, aileyi yeni bir kararın eşiğine getirdi. Nevin Baysan, eşine sunduğu "Kendi toprağımızda, Bingöl’de üretelim" teklifiyle büyük bir risk aldı. İstanbul’un karmaşasından dönüp Bingöl’de mobilya sektörüne girme kararı alan Baysan, eşinin de desteğiyle kolları sıvadı. Gerekli makineleri temin ederek işinin başına geçen Nevin Baysan, bugün mobilya tasarım dükkanında hem imalat hem de yönetim süreçlerini bizzat yürütüyor. Özellikle mobilya gibi erkek egemenliğinin yoğun olduğu bir sektörde bir kadının varlığını ve başarısını kanıtlayan Baysan, Bingöl’deki kadın girişimciler için de büyük bir motivasyon kaynağı oldu. Afet bölgelerinde enkazlara girerek "yaşamlarda derin izler bırakan" Nevin Baysan, şimdi ise atölyesinde ahşaba şekil vererek "mobilyada kendi izini bırakıyor." Kendi memleketinde üretim yapmanın ve istihdam sağlamanın gururunu yaşayan Baysan, disiplini ve azmiyle hem çocuklarına hem de çevresine örnek olmaya devam ediyor. Sabah çocuklarını okula gönderdikten sonra atölyenin yolunu tuttuğunu aktaran Nevin Baysan, "Eşim 33 yıldır bu işi yapıyor. Ona bakınca çok heveslendim ben de yapmak istiyorum diye eşime belirttim. Bir kadın olarak neden yapmayayım ben bu işi sonuçta mobilyayı kullanan kadınlar isteyen kadınlar projesini çizen kadınlar, genellikle hep mobilya üzerinde erkekler çalışıyor. Neden bir kadın olarak neden ben bu işi yapamayayım karar verdim eşim sağ olsun destek verdi. Atölyemi kurdum makineleri öğrenmeye başladım. Hem çocuklarımla ilgilenebiliyorum hem evle ilgilenebiliyorum hem burayı yürütebiliyorum, kadın isterse başaramayacağı şeyler yoktur. Yeter ki bir hedefleri olsun benim de bir hedefim vardı hep benim istediğim bir mobilya dükkanı kurmak. Ölçüme gittiğimiz zaman karşılarında kadın görünce müşterilerimiz daha çok seviniyor çünkü birbirimizin dillerinden anlıyoruz. Aynı zamanda ben bir AFAD gönüllüsüyüm Kahramanmaraş depreminde çok yerde görev aldım. Bir kadın olarak hem evime hem çocuklarıma hem de işime yetişiyorum. AFAD gönüllüsü olarak devletime de faydam olsun diye çok çalışıyorum" dedi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu: "Sadece Avrupa’da veya batıda değil, ülkemizin her tarafında çevre anlamındaki yaklaşımlar kıymetlidir"
26 Eylül 2024 Perşembe - 16:57 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu: "Sadece Avrupa’da veya batıda değil, ülkemizin her tarafında çevre anlamındaki yaklaşımlar kıymetlidir" Bingöl’deki programları çerçevesinde Genç Viyadüğü’nü inceleyen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Çevrecilik sadece Avrupa’da veya batıda değil, ülkemizin her tarafında çevre anlamındaki yaklaşımlar kıymetlidir. Şehir içerisindeki durma kalkmadan dolayı egzoz emisyonu salınımı ciddi bir seviyedeydi. Bundan da yıllık 2 bin 641 ton tasarruf sağladık” dedi. Programları kapsamında Bingöl’e gelen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bingöl-Diyarbakır kara yolunun 17. kilometresi üzerinde tamamlanma aşamasında olan 620 metre uzunluğundaki Genç Viyadüğü’nde incelemelerde bulundu. Yetkililerden bilgi alan ve incelemelerini tamamlayan Bakan Uraloğlu, açıklamalarda bulundu. Bakan Abdulkadir Uraloğlu, “Daha önce trafiğe açtığımız ama resmi açılışımızı yapmadığımız yollardan birisi. Bu vesile ile yaptığımız hizmeti gidip yerinde görmüş düşüncesi ile geldik. Burası Bingöl’ün Genç üzerinden Diyarbakır’a devam eden yoludur. Toplam 47,6 kilometrelik bir proje kapsamında işimizi genel anlamıyla bitirdik. Ufak tefek eksiklerimiz kaldı. Çalışmalarımıza devam ediyoruz. Buradaki en önemli yapı da Genç Viyadüğü’dür. Genç Viyadüğü yapılmadan önce Genç ilçemizin içerisine girip yaklaşık 2,5 kilometre daha mesafe vardı. Hem şehir içerisindeki mevcut trafiği etkileyen hem de transit taşımacılığı ve trafiği yavaşlatan bir yolumuz vardı. Şehircilik ve transit taşımacılık anlamında sıkıntı bir durumdu. Bu viyadüğün yapılma kararını aldık. Çalışmalarına başladık. Çok şükür bitirdik" diye konuştu. "Vatandaşlarımız için güvenli, konforlu, hızlı bir trafiği sağlamış olduk" Viyadüğün 620 metre uzunluğunda olduğunu aktaran Bakan Uraloğlu, "Türkiye’deki viyadük sıralamalarında yeri olan bir viyadük. 18 tane açıklığı olan bir viyadük. Bitirdik ve hizmete aldık. Toplamda 43 kilometre olan yolun 2,5 kilometre kısaltarak 40,5 kilometreye düşürmüş olduk. Burada zamandan, akaryakıttan olmak üzere tasarruf ettik. Bunlardan daha kıymetlisi mutlaka güvenli bir trafik akışını sağlamış oldu. Hem Genç ilçemizde yaşayan hem de transit seyahat eden vatandaşlarımız için güvenli, konforlu, hızlı bir trafiği sağlamış olduk. Yıllık olarak zamandan ve akaryakıttan toplam 104 milyon liralık tasarruf elde ettik. Bu viyadüğümüz birkaç yılda kendisini amorti eden bir yapı. Çevrecilik sadece Avrupa’da veya batıda değil, ülkemizin her tarafında çevre anlamındaki yaklaşımlar kıymetlidir. Şehir içerisindeki durma kalkmadan dolayı egzoz emisyonu salınımı ciddi bir seviyedeydi. Tam şehrin merkezindeydi. Bundan da yıllık 2 bin 641 ton tasarruf sağladık. Yani çevreye daha karbon salınımı engellemiş olduk. Bu anlamda çok çevreci bir projedir. Viyadüğümüz bağlantı yollarıyla beraber, Bingöl’e ve bölgeye hayırlı olsun" şeklinde konuştu.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu: ’’Bingöl’ün hem bölgede hem de Türkiye’de bir duruşu var’’
26 Eylül 2024 Perşembe - 16:16 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu: ’’Bingöl’ün hem bölgede hem de Türkiye’de bir duruşu var’’ Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, ’’Biz Bingöl’ü Allah rızası için seviyoruz. Çünkü Bingöl’ün hem bölgede hem de Türkiye’de bir duruşu var. Bingöl’ümüz Cumhurbaşkanımıza en üst düzeyde destek verdi. Yine Bingöl’ümüz AK Parti’mize Türkiye’nin şartları her ne olursa olsun destek verdi” dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu AK Parti İl Başkanlığı toplantı salonunda ‘Basın ve 3 Kademe Teşkilat Buluşması’ programında açıklamalarda bulundu. 2002 yılında Bingöl’de sadece 5 kilometre bölünmüş yolun olduğunu hatırlatan Bakan Uraloğlu, ‘’Yürürseniz bir saatte yürürsünüz. Bugün 238 kilometre bölünmüş yolumuz var. Yine Bingöl’ümüzde 24 tane köprü varmış ama küçük küçük köprüler, hepsinin uzunluğu 900 metreymiş. Biz 7 buçuk kilometre uzunluğunda 62 köprüye yükseltmişiz. İlimizde tünel yokmuş, 3 buçuk kilometre tünel yapmışız. Yine birçok komşu illere Bingöl’ümüzü bağlamışız. Yine birçok komşu illere Tunceli ve Erzurum tarafından bir iki eksiklikler var onları biliyorum fakat diğer illere bölünmüş yollarla biz Bingöl’ümüzü bağlamışız. Halen devam eden 9 ayrı karayolu projemizin olduğunu da burada söylemek isterim. Demir yollarında Bingöl eskiden tanışmış bir ilimiz, bizde onları yenileyerek birçoğunu sinyalli elektrikli hale getirdik. Oradaki çalışmalarımız da devam ediyor. Buradaki havaalanımız 2013 yılında işletmeye açmışız. O yılda yaklaşık 29 bin civarında yolcumuz seyahat etmiş. Geçen seneki rakamımız ise 175 bin yolcuya ulaşmıştır. Havalanın da şuan da haftalık 12 sefer var dönüşünü de eklerseniz 24 sefer var. Bu anlamda Bingöl bir taraftan da gelişiyor’’ diye konuştu. ’’Bingöl’ün bir duruşu var’’ Buraya gelmeden önce heyetle beraber, valilikte validen ihtiyaçlar noktasında bilgiler aldıkların da aktaran Bakan Uraloğlu, ’’Geçen bir siyasetçi abimiz biz eskiden köylere gittiğimiz zaman bizden 2 şey istiyorlardı bir tanesi ebe bir tanesi de imam fakat şimdi gittiğimizde bizden baz istasyonu ve internetin fiberli olanını istiyorlar. Bunları bizden isteyecek cesareti sağlayan bir Recep Tayyip Erdoğan var. Allah ondan razı olsun. Biz Bingöl’ü Allah rızası için seviyoruz. Çünkü Bingöl’ün hem bölgede hem de Türkiye’de bir duruşu var. Bingöl’ümüz Cumhurbaşkanımıza en üst düzeyde destek verdi. Yine Bingöl’ümüz AK Parti’mize Türkiye’nin şartları her ne olursa olsun destek verdi. Allah razı olsun. Bingöl’ün bu anlamdaki duruşu da yaklaşımı da bizlere güç verdi. Onun için Bingöl’e ne lazımsa bizde bütün gayretimiz ve imkanımızla yerine getirme gayreti içerisinde bütün ekibimizle beraber olacağız. Bingöl için yaptığımız güzel şeyler var ama Bingöl için yapmamız gerekenler de var. Onlara da çalışıyoruz. Ekibimizle beraber gerek bürokrasi tarafından gerekse siyasi tarafta bulunan ekiplerimizle beraber biz sizlerin dertleriyle dertlenmeye devam edeceğiz. Allah yolunuzu açık etsin. Buradan şunu da söyleyeyim, bu başarı ekip işidir. Bingöl’de sahada sizler çalıştınız. Önce kendi ailenize sonra komşunuza, mahallenize ve köyünüze sahip çıktınız en sonda seçim günü sandıklara sahip çıktınız. Bunların hepsi kıymetlidir. Onun için sizlere çok teşekkür ediyorum’’ şeklinde konuştu.