Yerel Haberler
Bingöl
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:22 Vali Çelik: "İlimiz genelinde yapı stokumuz yüzde 75 oranında yenilenmiştir" İl genelinde yapı stokunun yüzde 75 oranında yenilendiğini dile getiren Vali Cahit Çelik, "İlimizde toplam 1,183,000 metrekare alana sahip 11 bin 190 konteyner yerleştirilebilecek 40 bin 700 kişinin barınma ihtiyacını karşılayabilecek 19 konteyner kent alanı belirlenmiştir" dedi. Bingöl’de 2003 yılında meydana gelen 6.4 büyüklüğündeki depremde yaklaşık 626 bina çökerken 176 kişi de hayatını kaybetmişti. Bingöl Valisi Cahit Çelik, depremin yıl dönümünde kent genelinde muhtemel depremlere karşı alınan önlemler hakkında bilgi verdi. 1 Mayıs 2003 tarihinde Bingöl’de meydana gelen 6.4 büyüklüğündeki depremin üzerinden çeyrek asra yakın bir zaman geçtiğini dile getiren Vali Cahit Çelik, "Oluşturduğu yıkımla şehrimizin hafızasında acı sayfalardan biri olarak yerini alan bu depremde hayatını kaybeden 176 kardeşimize Allah’tan rahmet, yakınlarına ve tüm hemşehrilerime bir kez daha başsağlığı ve sabır diliyorum. Bütün zor ve acılı günlerde olduğu gibi bu felaketten sonra da devletimiz ve milletimiz birlik ve beraberlik içerisinde hareket etmiş, büyük bir dayanışma örneği sergilemiş, yaraların sarılması ve şehrimizin yeniden yapılanma çalışmaları için olağanüstü bir gayret göstermiştir. Depremin meydana getirdiği hasar ve acıların felaketten sonra sergilenen yardımlaşma ve dayanışma ruhuyla kısa sürede giderilmesi elbette önemlidir. Ancak bu acıların bir daha yaşanmaması ve oluşabilecek hasarların asgariye indirilmesi için asıl önemli olan depremden önce alınacak tedbirlerdir. Bu kapsamda, deprem yönetmeliğine uygun olarak inşa edilen binalar meydana gelecek hasarı büyük ölçüde azaltmaktadır. Önemli olan husus; depremle yaşayabilmeyi öğrenmek, kamu kurumlarımız, yerel yönetimlerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız ve vatandaşlarımızla bütünlük ve dayanışma içerisinde muhtemel depremlere hazırlıklı olmak; yapı stoklarımızı, evlerimizi ve işyerlerimizi bilimsel veriler ışığında depreme dayanıklı şekilde inşa edebilmektir" diye konuştu. Vali Çelik, "Bingöl genelinde geçmişten günümüze çeşitli afetler nedeniyle hasar gören yapıların yerine devletimiz tarafından 20 binden fazla afet konutu yapılmış olup bir nevi yığma yapılardan betonarme yapılara doğru büyük ölçüde dönüşüm sağlanmıştır. Öte yandan, 2007 yılında çıkan deprem yönetmeliğine göre yapılan kamu, özel sektör ve şahıslara ait binalarla beraber ilimiz genelinde yapı stokumuz yüzde 75 oranında yenilenmiştir. Afete hazırlık çalışmaları kapsamında; ilimizde toplam 1,183,000 metrekare alana sahip 11 bin 190 konteyner yerleştirilebilecek 40 bin 700 kişinin barınma ihtiyacını karşılayabilecek 19 konteyner kent alanı belirlenmiştir. İlimizde toplam 509 bin 700 metrekare alanda bulunan çadır kentlerimiz, ilimizde 44 bin 336 kişinin barınabileceği 11 bin 84 çadır kapasiteli 56 çadır kent alanı belirlenmiştir. Ayrıca, Et ve Süt Kurumu yerleşkesinde bulunan Cep Depolarda 950, Bingöl Üniversitesi hangarında 2 bin 40, İl Jandarma deposunda 120, İl AFAD deposunda 240, Yedisu İlçesinde 240, Genç İlçesinde bin 600 ve Karlıova ilçesinde bin 390 olmak üzere toplamda 6580 çadır stoku bulunmaktadır. Depremin ülkemizin ve ilimizin bir gerçeği olduğunu asla unutmadan depreme hazırlık çalışmalarımızı paydaş kurumlarla birlikte kesintisiz sürdürmeye devam edeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle; böyle bir afetin ilimizde ve ülkemizde bir daha yaşanmamasını temenni ediyor, 2003 depreminde ve ilimizde meydana gelmiş diğer depremlerde hayatını kaybeden hemşehrilerimize Allah’tan rahmet diliyor, tüm hemşehrilerime selam ve saygılar sunuyorum" ifadelerini kullandı.
01 Mayıs 2026 Cuma - 11:55 Psikolog Aydın: "Akran zorbalığı bir çocukluk değil, bir ruh sağlığı sorunudur" Akran zorbalığının çocuklar arasında görülen basit bir tartışma değil, bir çocuğun diğerine sistematik olarak zarar verdiği ciddi bir psikolojik süreç olduğunu vurgulayan Klinik Psikolog Sercan Aydın, "Bu durum hem zorbalığa maruz kalan çocukta hem de zorbalık yapan çocukta uzun vadeli psikolojik etkiler bırakır. Akran zorbalığı bir çocukluk sorunu değil, bir ruh sağlığı sorunudur ve erken müdahaleyle tamamen önlenebilir" dedi. Klinik Psikolog Sercan Aydın, son zamanlarda artış gösteren akran zorbalığı hakkında bilgi vererek ailelere ve öğretmenlere önerilerde bulundu. Akran zorbalığıyla ilgili etkileri ve tanımına değinen Sercan Aydın, "Akran zorbalığı; bir çocuğun başka bir çocuğa karşı bilinçli, tekrar eden ve güç dengesizliği içeren davranışlar sergilemesidir. Bunlar fiziksel, sözel, sosyal dışlama ya da dijital ortamda olabilir. Klinik çalışmalarımızda da özellikle siber zorbalığın çok arttığını görüyoruz. Akran zorbalığı, çocuklar arasında görülen basit bir tartışma değil, bir çocuğun diğerine sistematik olarak zarar verdiği ciddi bir psikolojik süreçtir. Bu durum hem zorbalığa maruz kalan çocukta hem de zorbalık yapan çocukta uzun vadeli psikolojik etkiler bırakır. Akran zorbalığı bir çocukluk sorunu değil, bir ruh sağlığı sorunudur ve erken müdahale ile tamamen önlenebilir. Zorbalığa maruz kalan çocuklarda görülen belirtiler; okula gitmek istediğin azalma, içe kapanma, kaygı, ağlama, akademik düşüş ve uyku sorunları da eşlik eder. Her çocuk bunu söyleyemeyebilir. Bunları davranışlarından da görebiliriz. Zorbalık yapan çocuk ise neden yapar. Genelde güç ihtiyacı, model alma, empati eksikliği ve duygusal regülasyon sorunları etkili olabilir" şeklinde konuştu. "En kritik hata ‘sen de karşılık ver’ demektir" Ailelere önerilerde bulunan Aydın, "Çocuğu suçlamadan dinlemeli, okul ile iletişime geçmeli ve çocuğa ‘kendini savunma’ yerine ‘yardım isteme’ davranışı öğretilmelidir. En kritik hata ‘sen de karşılık ver’ demektir. Öğretmenler bunları nasıl görebilir veya önleyebilir. Öğretmenlerin bunu görmezden gelmemesi gerekir. Kuralları net koyması ve zorbalık yapan çocuğu etiketlemesi gerekebilir. Erken müdahale, empati eğitimi, duygusal farkındalık ve okul-aile iş birliği ile büyük ölçüde önlenebilir. Akran zorbalığını önlemek mümkün. Yeter ki çocukları suçlamak yerine anlamaya ve doğru yönlendirmeye odaklanalım" diye konuştu.
Vali Usta şehit ve gazi aileleriyle iftarda bir araya geldi
18 Mart 2024 Pazartesi - 20:16 Vali Usta şehit ve gazi aileleriyle iftarda bir araya geldi Bingöl’de şehit ve gazi aileleriyle iftarda bir araya gelen Vali Ahmet Hamdi Usta, “Bu toprakları vatan yapmak için sizler en değerli varlıklarınızı; çocuklarınızı, eşlerinizi, kardeşlerinizi, yakınlarınızı, kısacası en sevdiklerinizi bu millet için feda ettiniz. Sizler için ne yaparsak yapalım hakkınızı hiçbir şekilde ödeyemeyiz” dedi. Bingöl Valiliği ile Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından 18 Mart Şehitleri Anma ve Çanakkale Zaferi’nin 109’uncu yıldönümü nedeniyle şehit ve gazi ailelerine yönelik iftar programı düzenlendi. Programa Vali Ahmet Hamdi Usta, Belediye Başkanı Erdal Arıkan, il protokolü ve aileler katıldı. Okunan duanın ardından bir konuşma yapan Bingöl Valisi Ahmet Hamdi Usta, “Bu vesileyle vatan ve mukaddesat uğruna canlarını hiçe sayıp şehitlik mertebesine ulaşarak bu kutsal ve şerefli bir unvanı taşıyan şehitlerimiz ve yakınlarının ‘Şehitler Günü’nü ve ‘18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 109. yıl dönümünü kutluyorum. Vatan, insanın halen üzerinde yaşadığı, geçmişin acı tatlı hatıraları ile avunduğu, istikbale ümitle baktığı, kısacası her üç zamanı da idrak ettiği bir mekândır. Vatan kelimesini özellikle kullanıyorum. Bir toprak parçasının vatan olabilmesi kolay değildir. Binlerce yıldır yurt edinilen, uğrunda şehitler verilerek kanla yoğrulan toprak parçasıdır vatan. Ülke ise sınırları çizilmiş bir oluşumdur, bir toprak parçasıdır. O yüzden ülkelerin sınırları ve kaderleri müzakerelerle masada çizilebilir. Oysa vatanların kader ve sınırları, alanlarda, muharebe meydanlarında bedel ödenerek çizilir. Bir toprak parçasına vatan diyebilmek için bedel ödemek gerekir. Başka bir deyişle vatan belli bir bedel ödenmiş toprağın adıdır. İşte bu bedel de, bu topraklar için verilen canlar, cephe meydanlarında bırakılan organlar ve de dökülen kanlardır. İşte vatan budur. Mukaddes vatan toprağı bu demektir. Toprağa mukaddesat kazandıran da verilen şehitler, dökülen kanlar, bırakılan hatıralardır. O yüzden dünya, sıradan gördükleri toprak parçaları için bu kadar mücadelemizi anlayamazlar” dedi. “Bu vatan, bu millet, size minnet ve şükran borçludur” diyen Vali Usta, “Dünyada Türkiye gibi bir vatan yoktur ki, bu kadar çok bedel ödensin, şehitler verilsin, kanlar dökülsün, geriye gaziler bıraksın ve hala da bedel ödenmeye devam edilsin. Ama bu Türkiye gibi jeopolitik ve jeostratejik bir coğrafyaya sahip olan devletin kaçınılmaz kaderidir. Bu toprakları vatan yapmak için sizler en değerli varlıklarınızı; çocuklarınızı, eşlerinizi, kardeşlerinizi, yakınlarınızı, kısacası en sevdiklerinizi bu millet için feda ettiniz. Sizler vatanımızın birliği ve bütünlüğü için milletimizin huzurunu ve güvenliğini muhafaza için üstün cesaret, feragat ve kahramanlıklar gösterdiniz. Vatanımız için şehitliği göze alarak canlarınızı ortaya koydunuz. Bunun dünyada herhangi bir karşılığı söz konusu olamaz. Bundan daha kıymetli, bundan daha büyük bir fedakârlık da yoktur. Onların bu kahramanlıkları ve fedakârlıkları bizim varlık sebebimiz olmuştur ve bizler, sizler için ne yaparsak yapalım hakkınızı hiçbir şekilde ödeyemeyiz. Sizlere olan minnet borcumuzu anlatmada ne söylesek azdır, ne kadar güzel kelimeler kullansak yetersizdir. Sizler bizim en değerli misafirlerimizsiniz, başımızın tacısınız. Bu vatan, bu millet size minnet ve şükran borçludur” şeklinde konuştu.
Bingöl’de Türk Kızılayı, Ramazan ayında ihtiyaç sahipleri için sıcak yemekler pişiriyor
17 Mart 2024 Pazar - 11:14 Bingöl’de Türk Kızılayı, Ramazan ayında ihtiyaç sahipleri için sıcak yemekler pişiriyor Bingöl’de Türk Kızılayı’na ait aşevinde ihtiyaç sahibi 273 aile için pişirilen 3 çeşit sıcak yemek, görevli ve gönüllü ekiplerce kapıda teslim ediliyor. Bingöl’de hizmet veren Türk Kızılay Şubesi, Ramazan ayında ihtiyaç sahipleri için kazanlarını kaynatıyor. Ramazan ayı dışında da ihtiyaç sahiplerine hizmet veren şube, bu ayda hafta sonlarını da dahil ederek sıcak yemekleri ihtiyaç sahiplerinin kapılarına kadar götürüyor. Türk Kızılay Bingöl Şube Başkanı Feyzi Kaya, Kızılay Genel Merkezi, Valilik, Belediye ve bağışçıların desteğiyle temin edilen erzakları aşevinde hazırlandığını söyledi. İftar için sıcak yemeklerin sahur için de kahvaltılıkların 273 aileye ulaştırıldığını aktaran Kaya, nakdi ve giyim yardımlarının da olduğunu kaydetti. Kaya, “Biz her yıl Türk Kızılayı olarak il merkezinde her gün ihtiyaç sahibi, yardıma muhtaç, engelli, yemek yapacak durumda olmayan vatandaşlarımıza 3 çeşit sıcak yemeği ekmekleriyle birlikte evlerine götürüp teslim etmekteyiz. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Ramazan ayı dolayısıyla, cumartesi-pazar da dahil olmak üzere her gün 273 aileye sıcak yemeklerini evlerine götürüp teslim ediyoruz. Bunun dışında bin 466 aileye bu Ramazan ayı dolasıyla aile başında 2 bin TL nakdi yardım olarak bayramdan önce kimlik numaralarına yatıracağız. İlimizde kış şartlarında yolda kalan vatandaşlarımıza kumanya yardımında bulunuyoruz. Sel, yangın veya herhangi bir afette yardımcı olmaya çalışıyoruz” dedi. Kaya ayrıca, 6 Şubat depreminden sonra Bingöl’e gelen depremzedelere alışveriş kartı desteği, nakdi yardım, giyim yardımı ve öğrencilere nakdi yardımlar yapıldığını da söyledi.