Yerel Haberler
Bitlis
Süphan Dağı’nın eteğinde zorlu hayvancılık mücadelesi 22 Şubat 2026 Pazar - 10:01:15 Bitlis’in Adilcevaz ilçesinde Türkiye’nin üçüncü yüksek dağı olan Süphan Dağı’nın eteklerinde yaşayan besiciler, zorlu doğa şartlarının yanı sıra artan girdi maliyetleriyle ayakta kalma mücadelesi veriyor. Türkiye’nin en yüksek rakımlı yerleşimlerinden biri olan Kışkılı köyünde uzun süren kış şartları, geçimini hayvancılıkla sağlayan köylülerin yaşamını her geçen yıl daha da zorlaştırıyor. Aylarca karla kaplı kalan bölgede özellikle küçükbaş hayvancılık, merada kalma süresinin kısalması nedeniyle ciddi darbe alıyor. İlkbaharın geç gelmesi ve ani bastıran kar yağışları, meralardaki ot verimini de düşürüyor. Bu durum hayvanların doğal yollarla beslenmesini engellerken, üreticileri pahalı yem kullanımına mecbur bırakıyor. Köy sakinlerinden Ertuğrul Yoldaşçı, yaşadıkları sıkıntıyı şu sözlerle dile getirdi: "Eskiden nisan ayında yaylaya çıkardık, şimdi mayısı buluyor. Kış uzun sürünce yem masrafı ikiye katlanıyor. Hayvanı içeride daha uzun süre beslemek zorunda kalıyoruz." Bölgede yem fiyatlarındaki artış, üreticilerin en büyük şikâyetleri arasında yer alıyor. Meraların yetersiz kaldığı dönemlerde dışarıdan temin edilen yemler, yüksek nakliye giderleriyle birlikte besicilerin sırtındaki yükü daha da ağırlaştırıyor. Uzmanlar, artan maliyetlerin özellikle küçük ölçekli aile işletmelerini daha fazla etkilediğine dikkat çekiyor. Giderleri karşılayamayan bazı üreticiler hayvan sayılarını azaltmak zorunda kalırken, bu durum gelir kaybını da beraberinde getiriyor. Besiciler ise desteklerin artırılmasını ve sürdürülebilir hayvancılık politikalarının hayata geçirilmesini talep ediyor.
21 Şubat 2026 Cumartesi - 20:49 Bitlis’te yüzlerce vatandaşa iftar ikramı Bitlis Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından Ramazan ayı boyunca sorumluluk sahasında bulunan 6 ilde her gün yüzlerce vatandaşa iftar yemeği ikram ediliyor. Ramazan ayının manevi atmosferinde dayanışma ve paylaşma geleneğini sürdüren Bitlis Vakıflar Bölge Müdürlüğü, kurduğu iftar sofralarıyla ihtiyaç sahibi vatandaşlar başta olmak üzere çok sayıda kişiyi aynı sofrada buluşturuyor. Her gün özenle hazırlanan sıcak yemekler, Bitlis’te tarihi Hazo Hanında, Van’da, Hakkari’de, Muş’ta, Şırnak ve Siirt’te belirlenen noktalarda vatandaşlara ulaştırılıyor. Bitlis Vakıflar Bölge Müdürü Ali Osman Ayan, Ramazan ayı süresince iftar programının aralıksız devam edeceğini belirterek, "Vakıf geleneğimizin temelinde yardımlaşma ve paylaşma var. Bu mübarek ayda vatandaşlarımızla aynı sofrayı paylaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz" ifadelerini kullandı. Ayan, 6 ilde toplamda her gün 2 Bin 700 kişiye sıcak yemek ulaştırdıklarını ifade ederek bu sayının çoğunun evlere servis edildiğini söyledi. Ayan, "Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü olarak, Türkiye genelinde 81 ilde ve birçok lokasyonda Ramazan iftarlarımız bu sene itibari ile de kutlanmaktadır. Yaklaşık 3 yıldır kutlamış olduğumuz Ramazan iftarlarımızı da Bitlis Vakıflar Bölge Müdürlüğümüze genelinde toplamda 2 bin 700 aileye Ramazan iftarını ulaştırmaktayız. Bölge bazında Bitlis ilimizde günlük 800 aileye, 500 ailemize evlerine servis şeklinde geri kalan 300 kişilikte salon iftarı olarak tarihi Hazo Hanında iftar sunuyoruz. Bütün Bitlis halkını Ramazan iftarlarımıza davet ediyoruz. Kazasız belasız bir şekilde Ramazan Bayramına ulaşmayı diliyoruz" diye konuştu.
21 Şubat 2026 Cumartesi - 10:06 Van Gölü canavarı efsanesi bilim kurgu romanına konu oldu Doğu Anadolu’nun en bilinen efsanelerinden Van Gölü canavarı, bu kez fantastik bilim kurgu romanının başkahramanı olarak okurların karşısına çıktı. Bölgede uzun yıllardır anlatılan, zaman zaman görüntülendiği iddia edilen ve halk arasında efsaneleşen Van Gölü canavarı, dünyayı uzaylı istilasından kurtaran bir kahraman olarak kurgulandı. Bitlisli yazar Mehmed Cihan Birlik tarafından kaleme alınan ve yazarın üçüncü kitabı olan "Dünyayı Kurtaran Van Gölü Canavarı", kısa sürede okuyucuların ilgisini çekti. Yazdığı romanı ilgili açıklama yapan Yazar Birlik, her halkın kendi kahramanını oluşturduğunu belirterek, Evliya Çelebi’den Osmanlı dönemine kadar uzanan süreçte Van Gölü canavarı efsanesine ilişkin çok sayıda anlatı, çizim ve net olmayan görüntünün bulunduğunu söyledi. Efsanenin bölgenin kültürel hafızasında önemli bir yer tuttuğunu ifade eden Birlik, "Yüzyıllardır anlatılan bu figürü farklı bir bakış açısıyla ele almak istedim. Amerikalılar ve Avrupalılar kendi kahramanlarını dünyayı kurtaran karakterler olarak sinema ve edebiyata taşıdı. Bizim efsanemiz neden bir kahraman olarak anlatılmasın diye düşündüm" dedi. Birlik, kitabı kaleme almasındaki amacının, Doğu Anadolu Bölgesi’ne yönelik ilgiyi artırmak, bölgeye dair merak uyandırmak ve gençlerde bilime ile uzaya yönelik farkındalık oluşturmak olduğunu kaydetti. Fantastik bilim kurgu türündeki romanda, Van Gölü canavarının dünyayı tehdit eden uzaylılara karşı verdiği mücadele konu ediliyor. Eserde aynı zamanda Doğu Anadolu’nun doğal ve kültürel unsurlarına da yer veriliyor. Van Gölü canavarı efsanesini merkezine alan roman, ülke genelindeki kitap mağazalarında satışa sunuldu.
Tatvan Devlet Hastanesi’nde uyku laboratuvarı hizmete açıldı
02 Şubat 2026 Pazartesi - 12:57 Tatvan Devlet Hastanesi’nde uyku laboratuvarı hizmete açıldı Bitlis-Tatvan Devlet Hastanesi bünyesinde kurulan ‘Uyku Laboratuvarı’ hizmet vermeye başladı. Uyku bozukluklarının tanı ve tedavisinde bölge halkına daha erişilebilir ve nitelikli sağlık hizmeti sunulmasının hedeflendiği belirtilirken, laboratuvarın teknik altyapı ve tıbbi donanım çalışmalarının tamamlanmasının ardından faaliyete geçtiği ifade edildi. Uyku laboratuvarında yürütülecek tıbbi süreçler hakkında bilgi veren Nöroloji Uzmanı Uz. Dr. Çağla Tomris, uyku hastalıklarının multidisipliner bir yaklaşımla değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Uz. Dr. Tomris, "Uyku laboratuvarları; uyku sırasında solunum, kalp ritmi ve beyin aktiviteleri gibi fizyolojik süreçlerin eş zamanlı olarak izlendiği bilimsel değerlendirme alanlarıdır. Uyku apnesi, huzursuz bacak sendromu, narkolepsi ve parasomni gibi hastalıkların tanı ve tedavisi bu merkezlerde yapılmaktadır. Amacımız, hastaların uyku kalitesini objektif verilerle değerlendirmek ve buna uygun bir tedavi planı oluşturmaktır" dedi. Tatvan Devlet Hastanesi’nde uyku laboratuvarının hizmete girmesiyle birlikte horlama şikâyeti olan, uykuda nefes durması yaşayan ya da genel uyku problemleri bulunan hastaların başvuruda bulunabileceğini belirten Tomris, tetkik sürecine ilişkin şu bilgileri verdi: "Uyku şikâyetiyle başvuran hastalar için en az 8 saatlik uyku tetkiki planlıyoruz. EEG elektrotlarıyla beyin aktivitelerini, EMG elektrotlarıyla kas ve hareket aktivitelerini takip ediyoruz. Aynı zamanda solunum ve kardiyak aktiviteleri, hastanın uyku pozisyonlarıyla birlikte grafikler eşliğinde izliyoruz." Elde edilen tüm verilerin bilgisayar destekli sistemler aracılığıyla değerlendirildiğini ifade eden Tomris, hesaplanan indeksler doğrultusunda uyku apnesi ve uykuda periyodik hareket bozukluğu gibi hastalıkların tespit edilerek kişiye özel tedavi sürecinin planlandığını söyledi.
Tatvan’da omurga ve skolyoz ameliyatları başarıyla yapıldı
30 Ocak 2026 Cuma - 08:54 Tatvan’da omurga ve skolyoz ameliyatları başarıyla yapıldı BİTLİS (İHA) – Bitlis Tatvan Devlet Hastanesi’nde kapalı (minimal invaziv) yöntemle omurga cerrahileri başarıyla uygulanırken, aynı teknikle skolyoz (omurga eğriliği) ameliyatlarının da yapılabildiği bildirildi. Düşme sonucu omurga kırığı (vertebra fraktürü) oluşan 83 yaşındaki Semiha Ersoy, yapılan ameliyatla sağlığına kavuştu. Riskli yaş grubunda olmasına rağmen gerçekleştirilen operasyonun başarılı geçtiği bildirildi. Hastanın oğlu Yaşar Ersoy, Ahlat’tan geldiklerini belirterek, "Annem düşerek omurgasını kırmıştı. Ameliyatın riskli olduğunu biliyorduk. Ancak doktorlarımız ve hastane personeli bizimle çok iyi ilgilendi. Çok şükür şu an hastamızın durumu iyi. Tüm hocalarımıza teşekkür ediyorum" dedi. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Muhammet Enes Gürses, Tatvan Devlet Hastanesi’nde birçok yeni cerrahi yöntemi hayata geçirdiklerini ifade etti. Dr. Gürses, "Ekibimizle birlikte hastanemizde endoskopik (kapalı kameralı) disk ameliyatlarına başladık. Geçtiğimiz haftalarda ise tam kapalı enstrümantasyon cerrahisi gerçekleştirdik. Bu yöntemde, omurgada kayma olan hastamızın omurgasını, ciltte çok küçük kesiler (insizyonlar) açarak, tamamen açık ameliyat yapmadan kapalı şekilde düzelttik" ifadelerini kullandı. Dr. Gürses, bölgede nadir gerçekleştirilen cerrahilere de başladıklarını belirterek, "Bunun yanında beyin tümörü cerrahileri ve anevrizma (beyin baloncuğu) ameliyatlarını da hastanemizde yapmaya başladık. Sağlık yatırımları ve idaremizin desteğiyle artık hastalarımızı ileri merkezlere sevk etmeden ilimizde tedavi edebiliyoruz. Bu sayede hastalar kendi bölgelerinde, ailelerinden uzak kalmadan sağlıklarına kavuşuyor. Ayrıca şehir dışından Bitlis’e ameliyat olmak için gelen hastalarımız da var" diye konuştu.
Bitlis’te adrenalin tutkusu tehlikeye davetiye çıkardı
30 Ocak 2026 Cuma - 08:45 Bitlis’te adrenalin tutkusu tehlikeye davetiye çıkardı Bitlis’te 11 kişiden oluşan genç grubu, zeminin kayak yapmaya uygun olmadığı yüksek rakımlı dağlık bir alanda tehlikeli bir denemeye imza attı. Gençlerin kendilerini yamaçtan aşağıya doğru bıraktığı anlar dron kamerasıyla kaydedilirken, görüntülerde yer yer dengenin kaybolduğu ve düşme tehlikesinin atlatıldığı anlar dikkat çekti. Olay anına ait görüntülerde, gençlerin kontrolsüz şekilde aşağıya doğru kaydığı ve pek çok noktada dengesini kaybederek düştüğü açıkça görülüyor. Güvenli olmayan zemin şartlarına rağmen yapılan bu tehlikeli iniş, muhtemel ciddi sakatlanma risklerini de beraberinde getirmektedir. Muhtemel bir kazanın ciddi sonuçlara yol açabileceğini belirten yetkililer, özellikle uygun zemin ve güvenli pistler dışında yapılan kayak ve benzeri aktivitelerden kaçınılması gerektiğini vurguladı. Uzmanlar, kış sporlarının mutlaka uygun ekipman, güvenli alanlar ve gerekli tedbirler alınarak yapılması gerektiğini hatırlatarak, benzer riskli girişimlere karşı uyarıda bulundu. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Doç. Dr. Cihan Önen, kalabalık bir grubun kayak ve benzeri sporlar için uygun olmayan bir zeminde dağdan aşağıya doğru kaymasının tehlikeli olduğunu vurguladı. Görüntülerde de görüldüğü üzere birçok kişinin düştüğünü belirten Önen, bu tür aktivitelerin yaralanmalara ve hayati risklere yol açabileceğine dikkat çekti. Önen, "Her ne kadar gençler bu durumu bir macera ve eğlence olarak görse de uygun olmayan zemin ve yükselti düşünüldüğünde sağlık riski oluşturabilmektedir" dedi.