Yerel Haberler
Bitlis
02 Mart 2026 Pazartesi - 09:48 İstanbul Doğa Sporları Kulübü’nden Süphan Dağı’na kış tırmanışı İstanbul Doğa Sporları Kulübü (İDOSK) sporcuları, Bitlis’in Adilcevaz ilçesi sınırlarında bulunan Türkiye’nin en yüksek üçüncü dağı olan Süphan Dağı’na başarılı bir tırmanış gerçekleştirdi. İstanbul Doğa Sporları Kulübünden 6 kişilik dağcı grup, Türkiye’nin üçüncü en yüksek dağı olan 4 bin 58 metre rakımlı Süphan Dağı’na zorlu kış şartlarında başarılı bir zirve tırmanışı gerçekleştirdi. 2026 yılında kar yağışı ve olumsuz hava şartları nedeniyle uzun zaman sonra İstanbul Doğa Sporları Kulübü üyeleri zirve yaptı. Doğu Anadolu Bölgesi’nde Van Gölü’nün kuzeyinde yükselen Süphan Dağı’na yapılan tırmanış, sert rüzgar ve eksi derecelere düşen hava sıcaklığına rağmen planlandığı şekilde tamamlandı. Kulüp sporcuları, profesyonel dağcılık ekipmanları ve disiplinli ekip çalışması sayesinde zirveye güvenli bir şekilde ulaştı. Tırmanış, sabahın erken saatlerinde kamp alanından başladı. Kar kalınlığının yer yer üç metreyi aştığı parkurda sporcular; krampon, kazma ve ip emniyet sistemleri kullanarak ilerledi. Zaman zaman etkili olan tipi ve sert rüzgâr, ekibin temposunu düşürse de deneyimli lider kadronun yönlendirmesiyle rota güvenli biçimde takip edildi. Yaklaşık 8 saat süren zirve yürüyüşünün ardından ekip, 4 bin 58 metre rakımlı zirveye ulaşarak hatıra fotoğrafı çektirdi. Zirvede kısa bir kutlama yapan sporcular, hava şartlarını göz önünde bulundurarak kontrollü şekilde inişe geçti. Kulüp yetkilisi Murat Bal, kış dağcılığının yaz tırmanışlarına kıyasla çok daha fazla teknik bilgi ve dayanıklılık gerektirdiğini vurgulayarak, "Süphan Dağı kış şartlarında hem fiziksel hem mental olarak ciddi bir sınav sunuyor. Ekip olarak uzun süredir bu tırmanışa hazırlanıyorduk. Planlama, doğru ekipman ve takım uyumu sayesinde hedefimize ulaştık" açıklamasında bulundu.
Ahlat’ta binlerce ton patates alıcı bekliyor
31 Mayıs 2025 Cumartesi - 18:18 Ahlat’ta binlerce ton patates alıcı bekliyor Bitlis’in Ahlat ilçesinde, depolarda bekleyen 20 bin ton alıcı bekliyor. Depolarda alıcı bekleyen tonlarca patates satılmazsa çöpe dökülecek. Bölgenin önemli tarımsal üretim merkezlerinden biri olan Ahlat’ta çiftçiler, havaların ısınmasıyla birlikte ürünlerinin bozulma riski taşıdığını belirterek yetkililerden acil çözüm bekliyor. Patatesin pazara ulaştırılamaması ve yeterli alıcı bulunamaması, bölge ekonomisini de olumsuz etkiliyor. Ahlatlı çiftçiler, büyük emek ve maliyetle ürettikleri patatesin piyasada alıcı bulamamasından dolayı mağdur olduklarını ifade ettiler. Üreticiler, Toprak Mahsulleri Ofisi gibi kurumların devreye girerek ürünleri almasını ya da alternatif pazarlama kanallarının oluşturulmasını talep ediyor. "Pazarlama sorunu çözüm bekliyor" Ahlat’taki patates depolarında incelemede bulunan Ahlat Ziraat Odası Genel Sekreteri Hüseyin Demirden, "İlçemizde üretilen patateslerden 20 bin tonu satılamadığı için elimizde kaldı. Çiftçilerimiz çok mağdur, devletimizin yardımlarını bekliyoruz. Bu konuda yetkililerimizde acilen bir öneri veya yardım bekliyoruz. Havaların sıcak gitmesiyle birlikte patateslerimiz çürümek üzere, çiftçilerimizin çoğu mağdurdur. Banka ve tarım kredi borçları olduğu gibi kalıyor. Çiftçileri acilen yardım bekliyor. Devletimizin yardım elini bekliyoruz" dedi. "Emeğimiz ziyan olmasın" Ahlatlı patates üreticilerinden Necat Eliş de hasat yaptığı 500 ton patatesinin elinde kaldığını ve satamadığını ifade etti. Eliş, "500 ton patatesim elimde kaldı. Gübreciye olan borcumuzu, malzemeciye olan borcumuzu bankalara olan borcumuzu ödeyemedik. Ödeyemediğimiz için hem karşı taraf mağdur hem bizde mağdur olduk. Patateslerimizi satamazsak kalkıp bunları çöpe dökmemiz gerekiyor. Bunları çöpe döktüğümüzde doğaya da zarar verecek. Ayrıca milli sermaye çöpe dökülmüş olacak bu devletimizin ve milletimizin yararına olmayan bir durum olacak. Bunun için en kısa zamanda yetkililerimizden devletimizden destek bekliyoruz" diye konuştu. Bir diğer patates üreticisi Fatih Kemer’de, "Ahlat’ta çitçiyim. Biz bu yıl 150 dönüm patates ektik. Bunu tarlada satamadığımız için depoladık. Patateslerimize alıcı bulamadığımızdan elimizde kaldı. Bunların çöpe gitmemesi için devlet yetkililerimizden bir çözüm bekliyoruz" dedi.
İyilik ailesinden Bitlis’e umut taşıyan ziyaret
31 Mayıs 2025 Cumartesi - 09:48 İyilik ailesinden Bitlis’e umut taşıyan ziyaret İyilik Ailesi kurucusu polis memuru Mustafa Şahin ve dernek üyesi Tolga Baysal, Bitlis’te yaşayan 14 yaşındaki Veysel Çakır’a umut oldu. Küçük yaşta geçirdiği bir rahatsızlık sonucu yürüme yetisini kaybeden Veysel’in akülü sandalye ihtiyacını karşılamak üzere yola çıkan İyilik Ailesi üyelerinden Tolga Baysal, hayırseverlerin destekleriyle temin edilen tekerlekli sandalyeyi Veysel’e ulaştırıldığında duygu dolu anlar yaşandı. Ailesiyle birlikte heyecanla karşılayan Veysel’in mutluluğu gözlerinden okunurken, bu anlamlı ziyaret bölge halkı tarafından da takdirle karşılandı. İyilik Ailesi üyesi Tolga Baysal, "Adnan Demirel abimiz Bitlis merkezde böyle bir kardeşimizin olduğunu ve akülü sandalyeye ihtiyacı olduğunu iletti. Polis memuru Mustafa Şahin abimizin vasıtasıyla engelli kardeşimiz Veysel’in akülü sandalye ihtiyacına vesile olduk. Bitlis geneli 50 engelli vatandaşımıza destek olduk ve olmaya devam edeceğiz" dedi. Minik Veysel’in abisi Rahmi Çakır, "Kardeşim Veysel 14 yıldır geçirmiş olduğu rahatsızlıktan dolayı yataklıktır. Aküsüz bir tekerlekli sandalyesi vardı ama kullanmakta zorlanıyordu. İyilik Ailesi kurucusu Polis Memuru Mustafa Şahin abimiz vasıtasıyla kardeşim akülü sandalye sahibi oldu. Allah getirenden de vesile olandan da razı olsun" dedi. Toplumsal dayanışmanın en güzel örneklerinden biri olarak değerlendirilen bu yardım eli, ihtiyaç sahiplerine ulaşma konusundaki kararlılığın altını bir kez daha çizdi.
İyilik ailesinden Bitlis’e umut taşıyan ziyaret
31 Mayıs 2025 Cumartesi - 09:38 İyilik ailesinden Bitlis’e umut taşıyan ziyaret İyilik Ailesi kurucusu polis memuru Mustafa Şahin ve dernek üyesi Tolga Baysal, Bitlis’te yaşayan 14 yaşındaki Veysel Çakır’a umut oldu. Küçük yaşta geçirdiği bir rahatsızlık sonucu yürüme yetisini kaybeden Veysel’in akülü sandalye ihtiyacını karşılamak üzere yola çıkan İyilik Ailesi üyelerinden Tolga Baysal, hayırseverlerin destekleriyle temin edilen tekerlekli sandalyeyi Veysel’e ulaştırıldığında duygu dolu anlar yaşandı. Ailesiyle birlikte heyecanla karşılayan Veysel’in mutluluğu gözlerinden okunurken, bu anlamlı ziyaret bölge halkı tarafından da takdirle karşılandı. İyilik Ailesi üyesi Tolga Baysal, "Adnan Demirel abimiz Bitlis merkezde böyle bir kardeşimizin olduğunu ve akülü sandalyeye ihtiyacı olduğunu iletti. Polis memuru Mustafa Şahin abimizin vasıtasıyla engelli kardeşimiz Veysel’in akülü sandalye ihtiyacına vesile olduk. Bitlis geneli 50 engelli vatandaşımıza destek olduk ve olmaya devam edeceğiz İnşallah" dedi. Minik Veysel’in abisi Rahmi Çakır, "Kardeşim Veysel 14 yıldır geçirmiş olduğu rahatsızlıktan dolayı yataklıktır. Aküsüz bir tekerlekli sandalyesi vardı ama kullanmakta zorlanıyordu. İyilik Ailesi kurucusu Polis Memuru Mustafa Şahin abimiz vasıtasıyla kardeşim akülü sandalye sahibi oldu. Allah getirenden de vesile olandan da razı olsun" dedi. Toplumsal dayanışmanın en güzel örneklerinden biri olarak değerlendirilen bu yardım eli, ihtiyaç sahiplerine ulaşma konusundaki kararlılığın altını bir kez daha çizdi.
Miniklerden ahşaba hayat veren sergi: Avrupa Birliği destekli projenin sergisi Tatvan’da açıldı
30 Mayıs 2025 Cuma - 09:10 Miniklerden ahşaba hayat veren sergi: Avrupa Birliği destekli projenin sergisi Tatvan’da açıldı Bitlis’te Tatvan Sahil Anaokulu öğrencileri, Avrupa Birliği destekli eTwinning projesi kapsamında hazırladıkları eserleri "Bir Tahta Parçasını Nasıl Dönüştürürsün?" sergisinde görücüye çıkardı. Tatvan’daki bir alışveriş merkezinde açılışı yapılan sergi, çocukların doğal materyallerle üretim yaparak çevre bilinci kazanmalarını amaçlarken, bu proje Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ışığında tasarlanarak 0-6 yaş grubundaki çocukların yaparak öğrenme sürecine katılmalarını sağlamak üzere uygulandı. Proje kapsamında çocuklar; ahşap çubuklar, tahta parçaları, kütükler, dal parçaları, kürdanlar ve kozalak gibi çeşitli doğal atıkları kullanarak birbirinden etkili ürünler ortaya koydu. Sadece yerel değil, Kuzey Makedonya, Hırvatistan, Romanya, Ürdün ve Litvanya gibi ülkelerden de okullar projeye ortak oldu. Böylece öğrenciler kültürler arası etkileşimle hem kendi eserlerini tanıtma hem de farklı ülkelerdeki çocukların çalışmalarını görme fırsatı yakaladı. Projenin dikkat çeken bir diğer yönü ise STEM, P4C, SOT ve kodlama gibi yenilikçi eğitim yaklaşımlarını bir araya getirmesi oldu. Bu yöntemlerle desteklenen proje, çocukların sosyal ve duygusal gelişimlerini desteklerken, öğretmen ve velilerin işbirliğiyle çok yönlü bir öğrenme ortamı sundu. Serginin açılışında konuşan Tatvan İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Uludağ, projenin çevre dostu eğitim anlayışıyla yapılandırıldığını belirterek, "Doğal materyaller, çocuklarımızın hayal gücünü serbestçe kullanmalarına imkan tanırken, onları zararlı mikro plastikten uzak tutarak sağlıklı bir öğrenme ortamı sunuyor. Bu materyallerle çocuklar sadece üretmiyor; aynı zamanda çevreye karşı duyarlı, düşünen ve sorgulayan bireyler olarak gelişiyor" dedi. Ahşap malzemelerin çocukların dokunma, görsel ve işitme duyularını uyararak duyusal gelişimlerini desteklediğini belirten Uludağ, projenin duygusal ve sosyal açıdan da fayda sağladığını vurguladı. Velilerin sürece aktif olarak katılım sağlaması ise çocukların öğrenme deneyimini daha da pekiştirdi. Sergi sonunda proje kapsamında emeği geçen öğretmenler, öğrenciler ve veliler büyük bir gurur yaşarken; etkinliğe katılan protokol üyeleri, öğretmenler, öğrenciler ve veliler hatıra fotoğrafı çektirdi. Renkli görüntülere sahne olan etkinlik, miniklerin doğayla iç içe ve bilinçli bir öğrenme süreciyle neler başarabileceklerini gözler önüne serdi.
446 yıllık El Aman Hanı kültür, sanat ve gastronomi merkezine dönüşecek
30 Mayıs 2025 Cuma - 08:57 446 yıllık El Aman Hanı kültür, sanat ve gastronomi merkezine dönüşecek Bitlis’in tarihi miraslarından biri olan 446 yıllık El Aman Hanı, kapsamlı bir restorasyon ve dönüşüm projesiyle kültür, sanat ve gastronomi merkezine dönüştürülüyor. 1579 yılında Van Beylerbeyi Hüsrev Paşa tarafından inşa edilen ve Anadolu’nun en büyük kervansaraylarından biri olan bu yapı, Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) tarafından çok fonksiyonlu bir merkez haline getirilecek. Yaklaşık 3 bin metrekarelik kapalı alana sahip El Aman Hanı, sadece bir kütüphane olarak değil, aynı zamanda çok yönlü bir kültür ve sanat merkezi ile beraber el sanatlarının da tanıtılacağı bir adres olacak. Ayrıca konaklamanın da olacağı kervansarayda yeme-içme alanları, jeopark müzesi, cep sinemalar, konferans salonları ve yöresel ürün satış noktaları gibi çeşitli fonksiyonlar bulunacak. BEÜ Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş, projenin bir diğer önemli ayağının ise Nemrut jeoparkı ile entegre bir şekilde çalışacak olan jeopark müzesi olduğunu belirtti. Rektör Elmastaş, restorasyon çalışmalarını yerinde inceleyerek, yaklaşık 5 asırlık hanın Bitlis’teki diğer tarihi eserlerle bütünleşerek kentin tarih turizminde önemli rol oynayacağını ifade etti. Elmastaş, "El Aman Hanı üniversitemiz tarafından yeniden restore edilip fonksiyonel hale getirilecek. Tabi daha önce birkaç kez onarım geçirmişti. Son olarak biz yeniden projelendirdik ve revize ederek fonksiyonlu hale getirmeyi planlıyoruz. Birkaç yıl önce burası aslında Cumhurbaşkanlığı Strateji Başkanlığı tarafından projelendirilmişti. Sadece kütüphane olarak tasarlanmıştı. Geçmişteki fonksiyonları ile fonksiyonlandırmak gerektiğini düşündük ve kütüphane ile birlikte 6 fonksiyonlu bir hale getirmek istedik. Şu anda projemizin inşaat çalışmaları devam ediyor. Eylül ve ekim aylarında bitmesi planlanıyor. Daha sonra bazı küçük projelerle burayı aktif hale getireceğiz. Hedefimiz 2025’in sonu itibari ile inşaat süresi biterse 2026 yılı içinde tamamen burayı aktif hale getirmek" diye konuştu. "Kütüphane ile birlikte yeme içme alanları olacak ayrıca konaklama alanları da olacak" diyen Elmastaş, sözlerine şöyle devam etti: "Öte yandan, mevcut cep sinemalar revize edilecek. Bunlarla birlikte konferans salonlarımız da projemizin içinde yer alıyor. Yine bizim için çok önemli olan Bitlis’in doğal ve kültürel eserleri ve örneklerinin olacağı Nemrut Jeopark müzemiz de olacak. Bu saydığım fonksiyonlarla burayı çok daha işlevsel hale getirmek istiyoruz. Turizm alanında ihtisas üniversitesi olduğumuz için bir anlamda burayı bir turizm merkezi haline getireceğiz. Bitlis turizmde ciddi bir noktaya geldi ve yeni mekanlar ortaya çıktı. El Aman Hanı gibi diğer hanlar da var. Diğer tarihi mekanlarla birlikte artık Bitlis turizme açılma sürecini yaşıyor. Bu anlamda bizde üniversite olarak burası merkez olmak üzere bir takım çalışmalarımızı yoğunlaştırarak devam ettirip turizme kazandıracağız."