Yerel Haberler
Bolu
Bebek cinayetinde kan donduran telefon: "Bebeğe bir şey oldu, ben gidiyorum" 27 Nisan 2026 Pazartesi - 16:38:43 Bolu’nun Gerede ilçesinde 2 aylık bebeğini boğazını keserek öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan annenin, olayın hemen ardından eşini arayarak, "Bebeğe bir şey oldu, ben evden gidiyorum" dediği ortaya çıktı. Korkunç manzarayla karşılaşan acılı babanın cenaze sonrası fenalaşarak hastaneye kaldırıldığı öğrenildi. Olay, 25 Nisan Cumartesi günü Gerede ilçesine bağlı Kitirler Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 2 aylık Ela C. evde boğazı kesilmiş halde ölü bulundu. Cinayet şüphelisi olan anne Serpil C. (30), evden çıkarak D-100 kara yolu üzerinden Yeniçağa ilçesi istikametine kilometrelerce yürüdükten sonra polis ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki ilk sorgusunda, "Bebeğimi kesinlikle ben öldürmedim, onu kimin öldürdüğünü de bilmiyorum" diyerek suçlamaları reddeden şüpheli kadın, buradaki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Gerede İlçe Adliyesi’ne sevk edildi. Serpil C., çıkarıldığı mahkemece "Canavarca hisle kasten öldürme" suçundan tutuklandı. Minik Ela’nın cenazesi ise dün Demircisopran Köyü Camisinde öğle namazını müteakip kılınan namazın ardından köy mezarlığına defnedildi. C. çiftinin 2024 yılında dünyaevine girdiği, Serpil C.’nin ev hanımı, eşi Selahattin C.’nin fabrika işçisi olduğu öğrenildi. Korkunç manzarayla baba karşılaştı Olayın hemen ardından, cinayet şüphelisi anne Serpil C.’nin eşi Selahattin C.’yi telefonla aradığı belirlendi. Annenin eşine, "Bebeğe bir şey oldu, ben evden gidiyorum" diyerek telefonu kapattığı öğrenildi. Bu sözler üzerine paniğe kapılarak hızla evine giden baba, 2 aylık kızı Ela’nın boğazı kesilmiş haldeki cansız bedeniyle karşılaştı. Doktordan "psikiyatri" uyarısı iddiası Mart ayının başında doğum yapan Serpil C.’nin, olaydan yaklaşık 1 ay önce rutin kontrol için gittiği ilçe hastanesinde durumu gözlemleyen doktor tarafından psikiyatri servisine görünmesi yönünde uyarıldığı öne sürüldü. Bu tavsiye üzerine ailenin Bolu’daki özel bir hastaneye başvurduğu ifade edildi. Acılı baba hastaneye kaldırıldı Dün Gerede ilçesine bağlı Demircisopran köyünde gözyaşları içinde toprağa verilen minik Ela’nın cenazesinde ayakta durmakta güçlük çeken acılı baba Selahattin C. ise törenin ardından fenalaştı. Sinir krizi geçirdiği belirtilen baba, hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 16:07 Trafik tartışmasında gerçeği kask kamerası ortaya çıkardı Bolu’da aniden yola çıkarak motosikletliyi tehlikeye atan ve ardından "Hatalı sollama yaptın" diyerek polise şikayette bulunan otomobil sürücüsünün haksız olduğu, kask kamerası görüntüleriyle ortaya çıktı. Görüntüleri izleyen sürücü hatasını kabul etmek zorunda kaldı. Edinilen bilgiye göre, Tabaklar Mahallesi Ali Rıza Tekemen Caddesi’nden Valilik istikametine seyreden Serhan Korul idaresindeki motosiklet, bağlantı yolundan ana yola kontrolsüz çıkan otomobil ile çarpışmaktan son anda manevra yaparak kurtuldu. Olayın ardından Korul’un tepki gösterdiği otomobil sürücüsü, "Hatalı sollama yaptın" diyerek karşılık verdi. Kısa süreli tartışma sonrası yollarına devam eden taraflardan otomobil sürücüsü, Valilik kavşağında görevli trafik polislerinin yanına giderek motosiklet sürücüsünden şikayetçi oldu. Bunun üzerine polis ekipleri tarafından durdurulan motosiklet sürücüsü Korul, seyir halindeyken kayıtta olan kask kamerasının görüntülerini ekiplere izletti. Görüntülerin incelenmesi sonucu motosikletlinin kurallara uygun seyrettiği, otomobilin ise yola kontrolsüz çıktığı belirlendi. Kamera kayıtlarını izledikten sonra hatasını anlayan otomobil sürücüsü durumu kabul etti. Harhangi bir cezai işlem uygulanmadı. Öte yandan, kaza tehlikesinin yaşandığı anlar ile sonrasında polis noktasında yaşananlar motosiklet sürücüsünün kask kamerasınca saniye saniye kaydedildi.
Türkiye’den dünya sofralarına siyah havyar: "Gramı 1 eurodan satılıyor"
11 Eylül 2025 Perşembe - 11:26 Türkiye’den dünya sofralarına siyah havyar: "Gramı 1 eurodan satılıyor" Türkiye’de kurulan modern tesislerde Mersin balığından üretilen siyah havyar, gramı 1 eurodan dünya pazarına sunuluyor. Su Ürünleri Genel Müdürü Turgay Türkyılmaz, "Önümüzdeki dönemde, hatta çok kısa bir süre içerisinde, ülkemizde de bu alanda öncülük yapmaya başladığımızı ifade edebilirim" dedi. Türkiye’de üretilen Mersin balığından elde edilen siyah havyar, dünya sofralarına taşınıyor. Bolu’daki Gölköy’deki tesiste yıllık 500 bin adet Mersin balığı yavrusu üretilirken, Elazığ’daki dünya standartlarındaki tesiste siyah havyarın işlenip uluslararası pazara sunulması hedefleniyor. Gramı 1 eurodan alıcı bulan siyah havyarın uluslararası pazarda Türkiye markasıyla öne çıkması hedefleniyor. Gölköy’deki İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Balık Üretme Tesisinde açıklamalarda bulunan Su Ürünleri Genel Müdürü Turgay Türkyılmaz, yapılan yatırımların ve sürdürülebilir üretim politikalarının Türkiye’yi bu alanda önemli bir merkez haline getireceklerini söyledi. "Yılda yaklaşık 500 bin adet Mersin balığı üretiliyor" Su Ürünleri Genel Müdürü Turgay Türkyılmaz, Türkiye’nin son yıllarda Mersin balığı üretimine yoğunlaştığını belirterek, yılda yaklaşık 500 bin adet Mersin balığı yavrusunun üretildiğini ve bu yavruların özellikle Karadeniz’deki stokların artırılması amacıyla kullanıldığını açıkladı. Türkyılmaz, "Sazan balığı ağırlıklı olarak ve son birkaç yıldır da Mersin balığı üzerinde çalışmalarımızı yürütüyoruz. Burada yıllık olarak üretilen sazan balığı yavruları, balıklandırma amacıyla Bolu dahil olmak üzere 8 ilin sorumluluğu çerçevesinde diğer illere gönderilmektedir. 8 farklı ilimizdeki su kaynakları bu şekilde balıklandırılmaktadır. Bu yıl içerisinde ürettiğimiz balık miktarı 6 milyon adedin üzerinde gerçekleşmiştir. Mersin balığı konusunda ise 2-3 yıldır bu tesiste çalışmalar yürütülmektedir. Yıllık olarak yaklaşık 500 bin adet Mersin balığı yavrusu elde edilmekte ve özellikle Karadeniz Bölgesi’ndeki Mersin balığı stoklarının geliştirilmesi ve artırılması amacıyla bu çalışmalar sürdürülmektedir. Tesisimizin kapasitesi oldukça uygun olup, son dönemlerde altyapısı daha da geliştirilmiştir. Su kısıtını göz önünde bulundurarak, fazla su kullanmadan daha yüksek verim elde edebilmek amacıyla yeni bir teknolojiye geçilmiştir. Bu doğrultuda kapalı devre sistem kurulmuştur" dedi. "Havyarın gram fiyatı yaklaşık bir euro" Dünyanın en değerli havyarlarından biri olan ‘Husosu’ tipi Mersin balığından elde edilen siyah havyarın gram fiyatının yaklaşık bir euro olduğunu söyleyen Türkyılmaz, "Mersin balığının farklı türleri bulunmakla birlikte, en önemli türlerinden biri olan ‘Husosu’ tipi Mersin balığından elde edilen havyar, dünya pazarında oldukça büyük talep görmektedir. Bu siyah havyarın gram fiyatı yaklaşık bir euro civarındadır ve fiyatı oldukça stabildir. Bu alanda dünyada en iyi üretim yapan ülkeler arasında İran, Azerbaycan ve Ukrayna yer almaktadır. Bahsetmiş olduğum Mersin balığı türü, siyah havyar olarak adlandırılan ve tüm dünyada büyük bir pazar payına sahip olan türdür. Önümüzdeki dönemde, hatta çok kısa bir süre içerisinde, ülkemizde de bu alanda öncülük yapmaya başladığımızı ifade edebilirim" diye konuştu. "Dünya çapında tecrübeye sahip bir tesisimiz bu işi üstlenmiştir" Elazığ’da dünya standartlarında bir tesiste siyah havyar üretiminin ticari olarak başladığını belirten Turgay Türkyılmaz, "Özellikle Elazığ bölgesinde, bu işin ticari anlamda faaliyetini yürüten, oldukça donanımlı ve dünya çapında tecrübeye sahip bir tesisimiz bu işi üstlenmiştir. Bu süreç, bizim bilgi, kontrol ve yönlendirmemiz çerçevesinde gerçekleştirilmektedir. Şu anda cinsel olgunluğa erişmiş, siyah havyar elde edilebilecek Mersin balığı türleri belirli bir yaş ve boya ulaştırılmıştır. Bu balıkların olgunluğa erişmesiyle birlikte yumurtalarından havyar alınmakta, belli işlemlerden geçirilmekte ve sonrasında dünya pazarına sunulması hedeflenmektedir. Bu konuda oldukça iddialıyız. Önümüzdeki dönemlerde bu çalışmalarla ilgili daha kapsamlı açıklamalarda da bulunmayı planlıyoruz. Şu an itibarıyla iyi bir yolda olduğumuzu söyleyebilirim" ifadeleri kullandı.
Bakan Yumaklı: "Bugün tarımsal hasılada dünyada 7’nci, Avrupa’da 1’inci sıradayız"
10 Eylül 2025 Çarşamba - 13:39 Bakan Yumaklı: "Bugün tarımsal hasılada dünyada 7’nci, Avrupa’da 1’inci sıradayız" BOLU (İHA) – Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye’nin tarımsal hasılada dünyada 7’nci, Avrupa’da ise 1’inci sırada yer aldığını belirterek, "Üreticilerimizin alın terini koruyarak kırsaldaki refahı artırmaya devam edeceğiz" dedi. Bakan Yumaklı ayrıca, hayvancılıkta "Güçlü Besi Güçlü Üretim Projesi" ile sütçü ırk fazlalığından etçi ırk yavru alınacağını, her yıl 200 bin baş hayvanın üreticilerden karşılanacağını ve böylece 8 milyar liranın ülke içinde kalacağını açıkladı. Bolu’ya gelen Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, kentteki temaslarına Valilik ziyareti ile başladı. Burada Vali Abdulaziz Aydın ve protokol üyelerince karşılanan Yumaklı, şehirde yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Yumaklı, daha sonra AK Parti Bolu İl Başkanlığı’na geçerek burada tarım ve orman sektörüne dair önemli mesajlar verdi. "Milletimiz olan biteni görüyor" Bakan İbrahim Yumaklı, "Yol, milletimizin yoludur. AK Parti milletimizden aldığı güçle ve destekle 23 yıldır iktidarını devam ettirmektedir. Geçtiğimiz 23 yıl içerisinde milletimiz, Türkiye’nin gücünü ve önemini yeniden idrak etmeye başlamıştır. AK Parti’nin sadece bir parti değil, Türkiye’nin ruhu ve mayası olduğu, sağduyulu vatandaşlarımızca günden güne daha iyi anlaşılmaya başlanmıştır. Türkiye, bugün tarihi eşiktedir. Artık emperyal güçlere boyun eğme mecburiyeti duymayan, oyun kurucu bir Türkiye vardır. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, 21. yüzyılın yükselen yıldızlarından biri olan yeni Türkiye vardır. Bununla beraber, kaostan nemalanmak isteyen mahfiller de bir taraftan maalesef işlerinin başındalar. Bunlar, medyada, sanal dünyada, sokaklarda çıkardıkları gürültüye ve toz dumana güvenerek milletimizi etki altına almanın hesabını yapmaktalar. Ama milletimiz olan biteni görüyor. Kendi içlerindeki bu kavganın sorumlusunu başkasına atmak isteyenleri görüyor. Hani bir söz vardır. ’Kavgalı eve kız verilmez’ diye. Bunların vaziyeti budur. Biz milletimize güveniyoruz. Özüyle, sözüyle, yüreğiyle milletimiz buradadır ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ diyen kardeşlik ruhu, bu topraklarda egemen olmaya hamdolsun devam ediyor. İşte bu ruhla, bu anlayışla, bugün, burada Türkiye Yüzyılı buluşmalarını gerçekleştiriyoruz. Türkiye Yüzyılı’nı bir millet aşkı ve ruhu olarak görüyoruz" ifadelerini kullandı. "Türkiye Yüzyılı’nın en önemli sacayaklarından biri tarım ve orman sektörümüzdür" Türkiye Yüzyılı vizyonunda tarım ve ormanın en önemli sacayaklardan biri olduğuna dikkat çeken Yumaklı, "Gıda arz güvenliğini milli güvenliğin bir şartı olarak görüyor, tarım politikalarımızı bu anlayışla şekillendiriyoruz. Tarım arazilerimizi koruma altına alıyor, tarımsal yatırım ve desteklemelerle; en verimli, üretken ve sürdürülebilir bir yapı için çalışmalarımızı yoğun bir şekilde sürdürüyoruz. Üreticilerimizin alın terini korumaya ve kırsaldaki refah seviyesini artırmaya yönelik adımlarımızı atıyoruz" dedi. "Bugün tarımsal hasılada dünyada 7, Avrupa’da 1’inci sıradayız" Türkiye’nin tarımsal hasılada dünyada 7’nci, Avrupa’da ise 1’inci sırada yer aldığını vurgulayan Yumaklı, "23 yıldan beri tarım sektörüne yaptığımız büyük yatırım ve desteklemeler sayesinde, bugün tarımsal hasılada dünyada 7, Avrupa’da 1’inci sıradayız. Küresel ısınma ve iklim değişikliği, bulunduğumuz dönem itibariyle, tarım ve orman sektörünü etkileyen en önemli risk faktörleri arasında yer alıyor. Buna bağlı olarak; güçlü, dirençli ve sürdürülebilir bir tarım sektörü için suyu merkeze alarak, yeni bir üretim planlaması dönemini başlattık. Tarımsal destekleme politikalarımızda önemli değişiklikler yaparak, üretim planlamasına entegre bir destekleme modeli geliştirdik" şeklinde konuştu. "Üreticimizin isteği doğrultusunda etçi ırk yavru alacağız" Bakan Yumaklı, "Güçlü Besi Güçlü Üretim Projesi" ile sütçü ırk popülasyonundaki fazlalığın üreticilerin talebi doğrultusunda etçi ırka dönüştürüleceğini belirterek, "Hayvancılıkta da üretimi geliştirme ve planlama hedeflerimize uygun olarak, geçen sene yeni yol haritası oluşturduk. Özellikle anaç hayvan sayımızı artırmak, aile işletmelerimizi güçlendirmek, kadın ve gençlerimizin hayvancılıkta daha fazla yer almasını sağlamak en önemli amacımızdır. Ayrıca ülkemizin kırmızı et tedarikini güvence altına almak için, ’Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek Projesi’nden sonra yeni bir projeyi daha başlattık. ’Güçlü Besi Güçlü Üretim Projesi’ ile sütçü ırk popülasyonumuzda oluşan fazlalığın bir kısmından, üreticimizin isteği doğrultusunda etçi ırk yavru alacağız. Proje kapsamında doğan her buzağı için yetiştiricilerimize ilave destek sağlayacağız. Bu projeyle, her yıl ortalama 200 bin baş hayvanı kendi üreticimizden karşılayacak, böylece her yıl ortalama 8 milyar liranın ülkemizde kalmasını, dolayısıyla üreticimizin kazanmasını sağlayacağız. Projenin hayırlı olmasını diliyor, Bolulu yetiştiricilerimizin projeden olabildiğince faydalanmalarını tavsiye ediyorum" ifadelerine yer verdi. "Zirai dondan etkilenen Bolulu üreticilerimize 16 milyon lira hasar tazminatı ödedik" Son dönemde etkili olan zirai don olayına değinen Yumaklı, 65 ildeki çiftçilerin zarar gördüğünü belirterek, "Son dönemdeki en önemli gündem maddelerimizden biri, zirai don olayı oldu. Nisan ayındaki zirai dondan 65 ilimiz az veya çok etkilendi. Bolu’da fındık, ceviz ve elma üretimi yapan yaklaşık 2 bin üreticimiz bundan etkilendi. TARSİM kapsamında hasar tazminatları ödenmeye başlandı. TARSİM kapsamında don olayından etkilenen Bolulu üreticilerimize 16 milyon lira hasar tazminatı ödedik. 19 milyon lira daha ödeyeceğiz. İnşallah kasım ayına kadar da tüm ödemeyi yapmış olacağız. Sigortası olmayan üreticilerimizin masraflarının karşılanmasına da bu ay başlayacağız" ifadelerine yer verdi. "Risklere karşı dayanıklılığını arttıracak önemli adımlar var" Orta Vadeli Program’ın da tarım, orman ve su alanında sektörü güçlendirecek adımlar içerdiğini kaydeden Yumaklı, "Bu hafta Resmi Gazete’de yayımlanan Orta Vadeli Program, birçok sektörde ülkemizin büyümesine katkı sağlayacak önemli çalışmaları içeriyor. Tarım, orman ve su alanında; gıda arz güvenliğimize katkı sağlayacak, enflasyonla mücadeleyi ön plana alan, sektörün alt yapısını güçlendirerek, risklere karşı dayanıklılığını arttıracak önemli adımlar var. İnşallah bu adımları önümüzdeki 3 yılda, var gücümüzle çalışarak hayata geçireceğiz. Bu sayede sektörümüzü risklere karşı daha dayanıklı hale getirmiş olacağız" dedi.