Yerel Haberler
Bolu
15 yaşındaki Alperen’in ölümüne boynuna atılan yumruk sebep olmuş 04 Mart 2026 Çarşamba - 16:32:41 Bolu’da parkta çıkan kavgada 15 yaşındaki çocuğun yumruk darbesiyle hayatını kaybetmesine ilişkin davada, ölümün doğrudan darbeye bağlı gerçekleştiği Adli Tıp Kurumu raporuyla kesinleşti. Bolu’da geçtiğimiz haziran ayında parkta iki çocuk arasında çıkan kavgada aldığı darbe sonucu kalbi duran ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden Alperen Ömer Toprak’ın ölümüne ilişkin davanın üçüncü celsesi görüldü. Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın üçüncü duruşması, sanıkların yaşlarının küçük olması nedeniyle kapalı oturumda gerçekleştirildi. ’Kasten öldürme’ suçlamasıyla tutuklu yargılanan S.Ş. (13) ile tutuksuz sanık E.Y. (14) duruşmada hazır bulundu. Adli Tıp Raporu dosyaya girdi Davanın önceki iki celsesi, Adli Tıp Kurumu raporunun beklenmesi nedeniyle ertelenmişti. Mahkemenin talep ettiği rapor, üçüncü celsede dosyaya eklendi. Heyet tarafından hazırlanan raporda, Alperen Ömer Toprak’ın boynuna aldığı yumruk sonrası beyin soğancığında (beyin sapı) hasar meydana geldiği, bu hasara bağlı olarak anında beyin kanaması geçirdiği ve ölümün söz konusu darbeye bağlı gerçekleştiğinin tespit edildiği belirtildi. Raporda ayrıca, travmanın doğrudan etkisiyle hayati merkezlerin etkilendiği ve darbe ile ölüm arasında illiyet bağı bulunduğu kaydedildi. "Rapor beklediğimiz gibi geldi, doğruları kanıtlar nitelikte" Adli Tıp Kurumu raporunun bekledikleri gibi geldiğini belirten ailenin avukatı Alper Coşkun, "Adli Tıp Kurumu’ndan beklenen rapor geldi. Savcılık mütalaa verecek, onun üzerine biz de yazılı beyanlarımızı sunacağız. Rapor, ölümün doğrudan darbeye bağlı olduğunu gösterir şekilde. Rapor beklediğimiz gibi geldi, doğruları kanıtlar nitelikte. Bir sonraki duruşma 22 Nisan tarihinde yapılacak. Çok yüksek ihtimalle o duruşmada karar çıkacak" dedi. "Bana vicdana aykırı geliyor" Çocuklar, ’suça sürüklenen çocuk’ olarak nitelendirildikleri için bir indirim alacaklarını ve bunun vicdana aykırı olduğunu söyleyen avukat Coşkun, "Çocuklar kanunen ’suça sürüklenen çocuk’ olduğu için cezai indirimleri olacak. Bu, kimsenin takdir edemeyeceği bir husus değil. Takdiri indirim olmaması yönünde bir talebimiz var. Bunu yazılı olarak mahkemeye yineleyeceğiz. Silahlı fotoğraflarla sosyal medyada paylaşım yapan kişilerin, en nihayetinde çocuk olsalar da iyi hal indirimi almaları bana vicdana aykırı geliyor. Mahkeme heyeti şu an dosya kapsamında değerlendirme yapıyor. Ailelerin ya da bizlerin tehdit edilmesi hususunda bir öngörüleri yok. Usulen de böyle bir öngörüde bulunmaları beklenemez. Bu konuda onlara da yüklenemeyiz. Çünkü bununla ilgili bir durum varsa ’siz de şikayetçi olun, soruşturma kapsamında tekrar bir dosya açılsın’ diyecekler. Zaten soruşturma kapsamında tekrar şikayetçi olsak da ’patates hatlar’ diye nitelendirilen boş hatlar çıktığı için bir sonuca varılamıyor. Dosyanın bir an önce karara bağlanıp herkesin vicdanen rahatlamasını istiyoruz. Bütün uğraşımız bununla ilgili" şeklinde konuştu. Savcının, dosyaya eklenen Adli Tıp Kurumu raporuna ilişkin yeniden mütalaa hazırlayacak olması nedeniyle dava 22 Nisan tarihine ertelendi.
03 Mart 2026 Salı - 15:55 Tutuklanan Bolu Belediye Başkanı Özcan’ın yerine cuma günü vekil seçilecek Bolu’da yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan ve İçişleri Bakanlığınca görevden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın yerine görev yapacak başkan vekilinin seçimi, 6 Mart Cuma günü gerçekleştirilecek. Bolu Valiliğinden yapılan açıklamaya göre, İçişleri Bakanlığı tarafından geçici tedbir kararıyla görevden alınan Özcan’ın yerine vekalet edecek ismin belirlenmesi için yasal süreç başlatıldı. Açıklamada, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 45’inci maddesi hükümleri uyarınca, Bolu Belediye Meclisinin yeni başkan vekilini seçmek üzere 6 Mart 2026 Cuma günü saat 15.00’te Bolu Belediyesi Meclis Toplantı Salonu’nda toplanmasının uygun görüldüğü bildirildi. Belirtilen tarih ve saatte yapılacak toplantıda, meclis üyelerinin oylarıyla Bolu Belediyesinin yeni başkan vekili belli olacak. Süreç hakkında Bolu Cumhuriyet Başsavcılığınca "irtikap" (kamu görevlisinin nüfuzunu kötüye kullanarak haksız menfaat sağlamaya zorlaması) suçlamasıyla yürütülen soruşturmada, 28 Şubat’ta düzenlenen operasyonla aralarında Tanju Özcan’ın da bulunduğu 13 şüpheli gözaltına alınmıştı. Adliyeye sevk edilen Özcan ile Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can tutuklanmış, ardından İçişleri Bakanlığı Özcan’ı geçici bir tedbir olarak görevinden uzaklaştırmıştı. Soruşturma kapsamında 1 şüpheliye ev hapsi verilirken, 10 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
Otelin Genel Müdürü Damat Emir Aras önce kendi ailesini kurtarmış: Görüntüler salonda izletildi, "Katilsiniz"
13 Temmuz 2025 Pazar - 09:06 Otelin Genel Müdürü Damat Emir Aras önce kendi ailesini kurtarmış: Görüntüler salonda izletildi, "Katilsiniz" Grand Kartal Otel faciasına ilişkin davanın duruşmasında salonda izletilen güvenlik kamerası görüntülerinde Emir Aras’ın yangının ilk başladığı dakikalarda çıkarak koridora bakması ve sonrasında yaklaşık 1 dakika içerisinde eşyalarını toplayarak ailesiyle koşarak indiği görüntüler salonda tepkiye neden oldu. Ayrıca davaya ilişkin tutuksuz yargılanan 4 sanık hakkında 4 ay ev hapsi kararı verildi. Bolu Grand Kartal Otel’de 78 kişinin hayatını kaybettiği, 133 kişinin yaralandığı yangın faciasının ilk duruşması devam ediyor. 19’u tutuklu 32 sanığın yargılandığı davanın 5’inci gününde sanık savunmaları tamamlandı. Yangın faciasının 6. gününde sanık savunmalarının ardından müşteki beyanlarına devam edildi. Müşteki sıfatıyla duruşmaya katılan Resepsiyon şefi Adnan Karadayı beyanını verdi. "Karşımdaki kapıyı açtım, inanılmaz bir duman vardı" Otelin Genel Müdürü Emir Aras ile aynı katta kalan Resepsiyon şefi müşteki Adnan Karadayı, "Resepsiyon personeliydim. Personel odalarında konaklıyordum. 2024’ün 9.ayında Gazelle’de işe girerken Emir Aras ile görüştüm. Resepsiyon şefiydim. Aralık ayında Grand Kartal’a gittim. Grand Kartal’da daha önce 2007-2014 arasında kış sezonlarında resepsiyonda çalıştım. Gelen misafirleri karşılardım. Yangın ikaz butonları koridorlarında vardı. Ben 7’nci katta kalıyordum. Saat 03.31’de beni Yiğithan Burak, arayarak ‘Müdürüm yangın var’ dedi. Panik halindeydi. Ardından 3 personel daha aradı. Odadan çıktım. Karşımdaki kapıyı açtım, inanılmaz bir duman vardı. İnsanların sesini duydum onlara yangın merdiveni burada dedim. En aşağı kata indim oradan insanları kayak odasından çıkarttım. Zeki Yılmaz’ın odasındaki yangın butonu çalışıyordu sanırım. Zeki Yılmaz beni 03.49’da aradı. ‘Çıktın mı?’ diye sorduğunu hatırlıyorum. Otelde yangın tüpü ve yangın hortumu vardı. Gündüz güvenlik vardı otelde sadece. White Fox’u denetlemeye geldi dediklerini duydum. İtfaiyenin tekrar bir denetim yaptığını duydum. Denetiminden temizliğinden mutfak bölümünden Reşat Bölük sorumluydu" dedi. Emir Aras’ın yangını sadece ailesine haber vererek koştuğu görüldü Müşteki avukatı tarafından salonda güvenlik kamerası izletildi. Resepsiyon Şefi Adnan Karadayı’nın ve Otelin Genel Müdürü Emir Aras’ın kaldığı 7.katın güvenlik görüntüsü izletildi. Güvenlik kamerasından odasının kapısı yansıyan Emir Aras’ın yangının ilk başladığı dakikalarda odasından önce kendisi dışarı çıktığı koridora baktığı görüldü. Koridorun sonuna kadar giden Aras, daha sonrasında yangın çıktığını anlayınca odasına koşarak geri döndü. Çocuklarına ve karısına haber vermeye geldi. Yaklaşık 1 dakika içerisinde odadan eşyalarını toplayan Genel Müdür Emir Aras ve Elif Aras çocuklarıyla birlikte odadan hızlıca uzaklaştı. Görüntülerin izletilmesiyle salonda acılı ailelerden, ‘Herkesi kurtarabilirdiniz, katilsiniz’ diye tepkiler yükseldi. Müşteki resepsiyon şefinin tutuklanması istenildi Güvenlik kamerası görüntüleriyle Adnan Karadayı’ya odası tarif ettirildi. Müşteki avukatları tarafından, ‘Aynı katta bulunan vatandaşları uyandırabilirdiniz?’ sorusuna Adnan Karadayı, "Ben uyandığımda göz gözü görmüyordu. Yangın merdivenlerinden insanları 1.kattaki kayak odasından dışarıya çıkarttım. 5’inci katta yoğun duman ve 4’üncü katta aşırı sıcak vardı" dedi. Müşteki avukatları tarafından müşteki Adnan Karadayı için yakalama ve tutuklama kararı istendi. 4 tutuksuz sanık için ev hapsi kararı verildi İzlenen görüntülerde Adnan Karadayı’nın görülmediği ve yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle tutuklama talebinin reddine karar verildi. Davaya ilişkin tutuksuz yargılanan Mudurnu A.Ş. firması sahibi İbrahim Polat, Mudurnu A.Ş. yetkilisi İsmail Karagöz, Resepsiyon personeli Yiğithan Burak Çetin ve FQC Denetleme Firması sahibi Ali Ağaoğlu’nun 4 aylık ev hapsine karar verildi.
Bolu’daki otel yangını davasında acılı anne: "Çocuklarımın mezarına çiçek bırakırken yanlarında kendime de mezar aldım beni çeksin diye"
12 Temmuz 2025 Cumartesi - 19:31 Bolu’daki otel yangını davasında acılı anne: "Çocuklarımın mezarına çiçek bırakırken yanlarında kendime de mezar aldım beni çeksin diye" Bolu’da otel yangınına ilişkin davanın 6’ncı gününde mahkemede müşteki sıfatıyla beyan veren ve yangında hayatını kaybeden Doruk (13) ile Nehir’in (15) annesi olan Duygu Can, "Hayatım, umudum ve inancım kayboldu. 04.35 te bana bir ses kaydı bırakmış umudu tükendiğine dair, ‘Anne seni çok seviyorum’ diyor. Bunlardan bir kişi elindeki kurtarın, tahliye edin, boşaltın demiyor" dedi. Bolu Grand Kartal Otel’de 78 kişinin hayatını kaybettiği, 133 kişinin yaralandığı yangın faciasının ilk duruşması devam ediyor. 19’u tutuklu 32 sanığın yargılandığı davanın 5’inci gününde sanık savunmaları tamamlandı. Duruşmanın 6. gününde sanık savunmalarının ardından müşteki beyanlarına devam edildi. Yangında oğlu Yılmaz Sarıtaş (51) ile torunları Doruk (13) ve Nehir’i (15) kaybeden Gülizar Sarıtaş ile Ali Sarıtaş, müşteki olarak beyanda bulundu. Doruk ve Nehir’in annesi Duygu Can ise, verdiği beyanla salonda bulunanları duygulandırdı. "Çocuklarımın adını duyunca beynim karıncalanıyor" Suçluların en ağır cezayı almasını istediğini söyleyen Gülizar Sarıtaş, "Yakınlarımın hayallerini yıktılar, çocuklarımın adını duyunca beynim karıncalanıyor. Vicdansızlar, katiller. Hepsinden şikayetçiyim, en ağır ceza hangisiyse çarptırılmasını istiyorum. Sabah kalkıyorum resimlerle konuşuyorum" dedi. "Sizin pisliğinizi ancak adalet temizler" Suçluların kendilerini kurtarmak istediklerini kaydeden Ali Sarıtaş ise, "Bunların hesabını kim verecek. Burada sırıtıyorsunuz, görmedim, duymadım, bilmiyorum diyorsunuz. Bu kadar vurdumduymazlık olmaz, siz kendinizi kurtarmak istiyorsunuz. Sisin evlatlarınız yok mu? Akıl var mantık var, ancak para gelsin başka bir şey gelmesin. Sizin pisliğinizi ancak adalet temizler. Şikayetçiyim" diye konuştu. "Hayatım, umudum ve inancım kayboldu" Çocuklarının mezarının yanında kendisi için mezar yeri aldığını söyleyen müşteki Duygu Can, "Ben bir anneyim, aynı zamanda öğretmenim. Edep kelimesi ahlaktan gelir. Buradaki sanıkların hepsi en az lise mezunu, edepten sınıfta kalmışlar. Hayatım, umudum ve inancım kayboldu. 04.35’te bana bir ses kaydı bırakmış umudu tükendiğine dair, ‘Anne seni çok seviyorum’ diyor. Bunlardan bir kişi elindeki kurtarın, tahliye edin, boşaltın demiyor. Tercih etmediler ama benim oğlum büyüdü ve vedalaştı. Bugün ne söylesek eksik, ne ceza verirsek vereyim yarım ama yine de susmuyorum, başka çocuklar ölmesin, başka aileler üzülmesin. Ben çocuklarımın mezarına çiçek bırakırken yanlarında kendime de mezar aldım beni çeksin diye. Bu bir ihmaller zinciri. Bu salon onların masumiyetini çekmek zorunda. Nehir, hukuk okumak istiyordu, savcı olacaktı. Ben herkesten şikayetçiyim. O gece yaşananlar görev kusuru değil, insanlık kusuru" şeklinde konuştu.
Yangında oğlunu kaybeden Danıştay 9. Daire Başkanı:
12 Temmuz 2025 Cumartesi - 17:11 Yangında oğlunu kaybeden Danıştay 9. Daire Başkanı: Yangında doktor oğlu Yiğit Gençbay’ı kaybeden müşteki Danıştay 9. Daire Başkanı Abdurrahman Gençbay, "Benim evlatlarım dışarıya çıktı, çocukların çığlıklarını duyunca gözünü karartarak o ateşin içine girdiler" dedi. Bolu Grand Kartal Otel’de 78 kişinin hayatını kaybettiği, 133 kişinin yaralandığı yangın faciasının ilk duruşması devam ediyor. 19’u tutuklu 32 sanığın yargılandığı davanın 5’inci gününde sanık savunmaları tamamlandı. Yangın faciasının 6. gününde sanık savunmalarının ardından müşteki beyanlarına geçildi. Oğlu tekrar alevlerin içine girmişti Grand Kartal Otel yangınının ilk anında kurtulan tıp fakültesi son sınıf öğrencisi intörn doktor Yiğit Gençbay (25) ile arkadaşı makine mühendisi Alp Mercan’ın (25) mahsur kalanları kurtarmak için tekrar içeriye girince yaşamını yitirdi. "Defalarca yangına uygunluk belgesi veriliyor" Otelin yapıldığı ilk yıllardan itibaren yangına uygunluk belgesi verildiğinin altını çizen Danıştay 9. Daire Başkanı Gençbay, "Otel yapıldığı ilk yıllardan itibaren, arka kısmına itfaiye aracı giremiyor. Bu şekildeki bir otele defalarca yangına uygunluk belgesi veriliyor. Yapıldığı andan bugüne kadar belediye tarafından veriliyor" dedi. "Biz artık sizlerle hasımız ama sizden de mertlik bekliyoruz" Sanık yakınlarının ağza alınmayacak küfürler ettiklerini söyleyen Danıştay 9. Daire Başkanı Abdurrahman Gençbay, "Ölen canlarımıza Allah’tan rahmet kalanlarımıza acil şifalar diliyorum. 5 gün boyunca arka tarafta duruşmayı izledim. Biz buraya mahalle kavgasından dolayı gelmedik. Emanet ettiğimiz canlarımızı, emanet ettiğimiz için geldik. Burada yüreği yanan insanlar, bir kavganın sonucu olarak buraya gelmedi. Misafir olarak gittikleri otelde ev sahipleri konumunda olanlar tarafından gece yarısı uykularında katledildiler. Ben dudak okumayı çok iyi bilirim sanık yakınları ağza alınmayacak küfürler ettiler. Biz artık sizlerle hasımız ama sizden de mertlik bekliyoruz" dedi. "Çok üzüldüm kızınız (Elif Aras) ayakları üşümüş" Oğlu ve oğlunun arkadaşının hiç tanımadığı insanların canlarını kurtarmak için kendilerini alevlerin içine attığını söyleyen Gençbay, "Benim evlatlarım dışarıya çıktı ama o içerideki çocukların çığlıklarını duyunca gözünü karartarak o ateşin içine girdiler. İntörn doktordu ama insanlığı daha öndeydi. Cenazelerini 10.katta bulabildim. Çok üzüldüm damadınız (Emir Aras) merdivenle sundurmaya çıkarken elini kesmiş, çok üzüldüm kızınız (Elif Aras) ayakları üşümüş. Ama bizim evlatlarımız hiç tanımadığı insanlar için canlarını verdiler. Bu duruşma esnasında dehşete düştüğüm bir an daha var buraya da yeğenini kaybetmiş bir teyze aynı zamanda avukat diyorki, ’Sizin misafirleriniz otelinizde sizin hatalarınız yüzünden öldü, pişmanlığınızı dile getirmek istemez misiniz?’ diye soruyor. Allah rızası için, ’pişmanım’, ’üzgünüm’ deyin. Ben böyle bir durumda olsam o otelin 13’üncü katından kendimi aşağı atarım" ifadelerine yer verdi. "Turizm Bakanı, Adalet Bakanı’na, ’O işler senin dediğin gibi olmuyor sayın Bakan’ demek istiyor" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un, "Kamu görevi yürütenler dahil herkes yargı denetimine tabidir" sözlerini hatırlatan Gençbay, bakanlık yetkililerinin soruşturulmasının izin verilmemesine ilişkinde, "Dünyada kayıtlara geçmiş 6’ncı büyük otel yangını. Bu organize kötülüğün içerisinde işletme sahipleri, yöneticileri, bu işletmeye hizmet sunan kişiler, belediye ve özel idare yetkilileri bu dosyada yargılanmaktadırlar. Bilirkişi raporlarında belirtilen Turizm Bakanlığı denetimden ve gözetimden sorumlu yetkililer bu kötülüğe iştirak eden yetkililerin başında gelmektedir. Yine Çalışma Bakanlığı yetkilileri var. Başsavcılığımız ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığımız bu yetkilileri soruşturmak için izin verilmesini istedi. Sürecin başında daha bilirkişi raporu çıkmadan bizim tarafımızdan İçişleri, Çalışma ve Turizm Bakanlığı’na müracaat ederek yetkililerin soruşturulmasını ve gerekli soruşturma izinlerinin verilmesini talep ettik. Süreç devam ederken Turizm Bakanlığı kendi müfettişlerinden iki kişiyi görevlendirerek, sözüm ona düzenlemiş olduğu raporla soruşturma izni vermeme kararı aldı. 1 ay sonra ikinci kez soruşturma izni verilmesi talep edildi. 10 gün sonra yine izin verilmedi" dedi. "Adalet Bakanlığı’na mesaj mı vermek istiyor?" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un, "Kamu görevi yürütenler dahil herkes yargı denetimine tabidir" sözlerini hatırlatan Gençbay, "Şimdi soru şu Turizm Bakanlığı koltuğunda oturan bu kişi ne yapmak istiyor? Adalet Bakanlığı’na mesaj mı vermek istiyor? ’O işler senin dediğin gibi olmuyor sayın Bakan, benim kıymetlilerimi yargılama dahil edemezsin’ mi? demek istiyor" diye konuştu.
Bolu’daki otel yangını davasında İtfaiye Müdür Vekili Coşkun savunmasını verdi
11 Temmuz 2025 Cuma - 20:08 Bolu’daki otel yangını davasında İtfaiye Müdür Vekili Coşkun savunmasını verdi Bolu’da 78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal Otel’deki yangınla ilgili davada tutuklu yargılanan İtfaiye Müdür Vekili Kenan Coşkun, "Ben izinli olduğum için iptal dilekçesi imzaya gönderildiğinde bu dilekçe İrfan Acar tarafından imzalanmıştır" dedi. Bolu Grand Kartal Otel’de 78 kişinin hayatını kaybettiği, 133 kişinin yaralandığı yangın faciasına ilişkin davada 19’u tutuklu 32 sanığın yargılanmasına 5’inci günde devam ediliyor. Bolu Sosyal Bilimler Lisesi Spor Salonu’nda görülen duruşmanın 5’inci gününde, tutuklu yargılanan İtfaiye Müdür Vekili Kenan Coşkun’un ifadesi alındı. "Bu süre dolmadan süreç iptal edildiği için ikinci denetim gerçekleştirilememiştir" Yangın gününde itfaiye ekiplerinin yaptıkları çalışmaları anlatan sanık Kenan Coşkun, "Ömrünü yangınla ve insanların can ve mal güvenliğiyle geçirmiş biri olarak, kendimi bu durumda görmeyi zul addediyorum. Öncelikle yöneltilen itham ve iddiaların hiçbirini kabul etmiyorum. Ömrünü mesleğine adamış, bulunduğu konuma tırnaklarıyla kazıya kazıya gelmiş biriyim. Bilirkişi raporu ve iddianame incelendiğinde yönetmelik esas alınarak değerlendirme yapılmıştır. İrfan Acar’ın tespit ettiği eksiklikler tarafıma bildirilmediği için sorumluluk bana yüklenmiştir. Bizim İl Özel İdaresi ile kullandığımız ortak bir sistem bulunmamaktadır. İrfan Acar, sürecin nasıl işlediğini açıkça ortaya koymuştur. Denetim, Ruhsat Birimi personeli İrfan Acar tarafından yapılmıştır. Denetlenen otelin merkez ilçe dışında olduğu bilgisi tarafımıza verilmemiştir. Denetim sonrasında ise işletmeye 15 gün süre tanınmıştır. Rapor için yasal olarak 15 gün süre verilir ve bu sürenin sonunda yeniden denetim yapılır. Ancak bu süre dolmadan süreç iptal edildiği için ikinci denetim gerçekleştirilememiştir" dedi. "Bu dilekçe İrfan Acar tarafından imzalanmıştır" İptal dilekçesinin verildiği gün İrfan Acar’ın imza attığını, kendisinin izinli olduğunu söyleyen Coşkun, "Belediyeye 24 Aralık 2024 ve 28 Aralık 2024 tarihleri dahil olmak üzere izin talebim resmi olarak iletilmiş ve kabul edilmiştir. Yerime ise İrfan Acar atanmıştır. Ben izinli olduğum için iptal dilekçesi imzaya gönderildiğinde, bu dilekçe İrfan Acar tarafından imzalanmıştır. Kafeyle ilgili olarak yangın denetimi uygunluk raporu talep edilmiş ve bu denetim İrfan Acar tarafından gerçekleştirilerek rapor hazırlanmıştır. Yine benim izinli olduğum dönemde belediyeye sunulmuştur. Görevde olduğum dönemde ise yalnızca üst yazı olarak 70 metrekarelik alan tarafımdan imzalanmıştır. Raporda, bu alan bağımsız bölüm olarak belirtilmiştir. Ruhsatsız olarak açılan bir işletmenin varlığından şahsımın hukuken sorumlu tutulması mümkün değildir" ifadelerine yer verdi.