Yerel Haberler
Bolu
09 Mart 2026 Pazartesi - 16:42 Bolu’da APP plakadan ceza yemek istemeyenler şoförler odasına akın etti Yeni trafik cezalarının yürürlüğe girmesiyle birlikte vatandaşlar, APP plakalarını değiştirmek için Bolu Şoförler ve Otomobilciler Odası’nda kuyruk oluşturdu. Bolu’da 4 gün içerisinde bin 210 plaka basıldı. Yeni düzenlemeler kapsamında APP plaka kullanan sürücülere ilk yakalanmasında 140 bin lira, ikinci yakalanmasında ise 280 bin lira ve hapis cezası uygulanacak. 1 Nisan’a kadar süresi uzatılan yeni sistem için vatandaşlar sabahın erken saatlerinden itibaren şoförler odası önünde kuyruk oluşturdu. Vatandaşlar, APP plakalarını söktürerek yönetmeliğe uygun standart plaka taktırmak için işlem yaptırdı. "3-4 gündür aşırı bir yoğunluk var" Bolu Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı İsmail Öztürk, yayımlanan yönetmeliğin ardından yoğunluk olduğunu belirterek, "Yönetmelik 27 Şubat’ta yayımlandı. 3-4 gündür aşırı bir yoğunluk var. Bu yoğunluğu karşılamaya çalışıyoruz. Perşembe günü 280 plaka bastık. Cuma günü 300, cumartesi 350 plaka bastık. Bugün de sabahtan beri ortalama 280 plaka bastık" dedi. "Kuryeli sisteme geçtik" Diğer büyük şehirlerde olduğu gibi Bolu’da da kuryeli sisteme geçildiğini aktaran İsmail Öztürk, "Noterde satış yapan, özellikle şehir dışından gelen misafirlerimiz plaka basımlarını noterden çıktıktan sonra kurye aracılığıyla odamızdan aldırabilirler. Bunun için de bir sistem altyapısı kurduk. Kuryeli sisteme geçtik. Odamızda kayıtlı bulunan 30 kuryeden 5 tanesi şu an aktif görev yapıyor" şeklinde konuştu. "Biz burada standartını basıyoruz" Şoförler odasında standart kalıp plaka basıldığını ve plaka değişimindeki süreçten bahseden Öztürk, "Zaten kanunda belli 11 milim harfler var, 9 milim harfler var. Biz burada standartını basıyoruz. Değiştirme süreci de şu şekilde; araçlarda bulunan APP ve normal kalıp plakaları notere yolluyoruz. Eski plakalarını notere teslim ediyorlar. 430 lira noter ücreti var. Noterden sonra bize geliyor. Bize link üzerinden 850 lira para ödeyip, hemen plaka basımını gerçekleştiriyoruz burada" ifadelerine yer verdi.
’Velivizyon’ projesi okul-aile iş birliğini güçlendiriyor
10 Mayıs 2025 Cumartesi - 14:22 ’Velivizyon’ projesi okul-aile iş birliğini güçlendiriyor Bolu Gazipaşa İlkokulu, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hayata geçirilen "Velivizyon" projesi kapsamında, velilere yönelik hazırlanan "Ailem" dizisi, okul-aile iş birliğini güçlendirmek amacıyla izletildi. Dizi sonunda velilere sınav yapıldı. Milli Eğitim Bakanlığınca, velilerin sorumluluk duygularını artırmak suretiyle okul-aile iş birliğini güçlendirmek ve böylece öğrencilerin, sosyal ve akademik yönden bütünsel eğitimine daha fazla katkı sağlamak amacıyla "Velivizyon" platformu oluşturuldu. Velilerin eğitime olan duyarlılığını artırmak amacıyla hazırlanan "Velivizyon" platformunda, yönetmenliğini Bora Severcan’ın yaptığı ve 27 bölümden oluşan "Ailem" dizisi yer alıyor. Can ve Aslı isimli iki çocuğun eğitim yolculuğu üzerinden aile ilişkilerinin işlendiği diziyi Gazipaşa İlkokulu idaresi velilere izlettirdi. Türkiye’de ilk kez uygulanan etkinlikte, diziyi izleyen veliler için sınav düzenlendi. Sınavda, dizideki olaylara ve eğitsel mesajlara dair sorular yer aldı. Etkinliğe katılan Bolu İl Milli Eğitim Müdürü Fatih Öncü, sınav öncesi sınıfları gezerek velilere başarılar diledi. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ve Aile Yılı çerçevesinde düzenlenen bu etkinliğin Türkiye’de bir ilk olduğuna dikkat çeken Öncü, "Bu çalışma okul-aile iş birliğini güçlendirmek açısından son derece kıymetli" dedi. Velilerle yapılan sohbette, Gazipaşa İlkokulu idaresi, öğretmenleri ve rehberlik servisinin hayata geçirdiği projelere gönüllü olarak katıldıklarını belirten veliler, bu tür etkinliklerin çocukların başarısına olumlu katkı sağladığını söyledi. Veliler, etkinlik için teşekkürlerini iletti.
TZOB Genel Başkanı Bayraktar, Bolu’da ziraat odası başkanlarıyla bir araya geldi
09 Mayıs 2025 Cuma - 19:06 TZOB Genel Başkanı Bayraktar, Bolu’da ziraat odası başkanlarıyla bir araya geldi Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Bolu’da ziraat odası başkanlarıyla bir araya geldi ardından don olayından etkilenen kiraz bahçelerinde incelemede bulundu. Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Bolu’ya gelerek il ve ilçe ziraat odası başkanlarıyla bir araya geldi. Ardından, don olayından etkilenen Örencik köyündeki kiraz bahçelerinde incelemelerde bulunan Bayraktar, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Yaşanan don olaylarının tarihin en büyük afetlerinden biri olduğunu ifade eden Bayraktar, "Türkiye’de hava sıcaklıkları eksi 15, hatta eksi 20 derecelere kadar düştü. Ben bu yaşıma kadar böyle büyük bir afet görmedim. Bu olay, tarihimizin en büyük afetlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Şu an tarihimizin en büyük afetini yaşıyoruz. Ne yazık ki bu felaketi 65 ilimizde hissettik. Afetin boyutunu ve tarımsal üretime verdiği zararı değerlendirdiğimizde, bazı ürünlerde üretimin yetersiz kalacağı açıkça görülüyor. Bu ürünlerin başında fındık geliyor. Ayrıca bazı meyve ve sebzelerde de ciddi zararlar var. Bolu Merkez, Seben, Göynük ve Mudurnu ilçelerimizde bazı ürünlerde, özellikle meyve bahçelerinde ciddi zarar oluşmuş. Bu zarar oranları yer yer yüzde 100’e kadar ulaşıyor. Örneğin gezdiğimiz bu bahçede zarar oranı neredeyse yüzde 100. Yani Bolu ilimiz de bu don afetinden ciddi şekilde etkilenmiş durumda" dedi. "Çiftçilerimizin borçlarının yapılandırılması gerekiyor" Üreticilerin üretime devam edebilmesi için desteklenmesi gerektiğini ifade eden Bayraktar, "Çiftçilerimiz bu sene ürettikleri ürünlerden para kazanamayacak. Bu net görünüyor. Şimdi ve her çiftçimiz aşağı yukarı bankalara borçlu. Çok farklı bankalara borçlu. Yani çiftçimiz diyor ki, ‘Bizim bahçede kalmamız lazım. Bu ürünlere daha fazla bakım yapmamız lazım.’ Gerçekten bu zarar gören bahçeler daha fazla bakım istiyor. Daha fazla masraf istiyor. Başta gübre olmak üzere bu girdilere erişim olmazsa, bu bahçeleri toparlayamayız. Bazı yerlerde dallar yandı, gövdeler zarar gördü. Bu da önümüzdeki yıllarda meyve tutumu olmayacak anlamına geliyor" ifadelerine yer verdi. Bayraktar, üreticilerin taleplerini Cumhurbaşkanı, Maliye ve Çalışma Bakanlarına ilettiğini vurgulayarak, borçların yapılandırılmasını beklediklerini söyledi. "Gençlerimizi tarımda tutamıyoruz" Tarımda genç nüfusun giderek azaldığını ifade eden Bayraktar, "Gençlerimizi tarımda tutamıyoruz. Yani 18-32 yaş arası gençlerimiz tarımda yüzde 5’e kadar düştü. Bu ne demektir? Artık gençler göç ediyorlar. Asgari ücretle çalışıyorlar ama tarımda çalışmak istemiyorlar. Bunlara pozitif ayrımcılık yapalım. Gençlerimizin sosyal güvenlik primlerini devlet tarafından ödesin. O 8-9 bin lira prim ödenirse, bu çiftçilerimizi sahada tutabiliriz dedik. Onu da not ettiler. İnşallah orada bir gelişme yaşarız" diye konuştu. "Türkiye su fakiri olacak" İklim değişikliğine de dikkat çeken Bayraktar, Türkiye’nin 2030 yılına kadar su fakiri ülke olacağını belirterek, "Akdeniz Havzası ve bu havzada bulunan ülkeler, Türkiye de başta olmak üzere su sıkıntısı çekecek, kuraklık yaşayacak. Şu an bin 300 metreküp olan su kullanma potansiyeli, bin metreküpün altına düşecek. Bu ne demektir? Bazı yerlerde su isteyen bitkilerden vazgeçeceğiz demektir. Mecburuz buna, çaremiz yok. Ama bununla ilgili tedbirlerin şimdiden alınması lazım. Suyu kaynağından çiftçiye ulaştırıncaya kadar yüzde 40’ını kaybediyoruz. Sistemlerimiz çok açık geliyor. Bir kısmı da rehabilite edilmemiş durumda. Sulama oranında yüzde 70’ler mertebesinde sulamaya açılamayan 2 milyon hektar arazimiz var. Vahşi sulama işi bitti. Çünkü suyun yüzde 77’sini biz kullanıyoruz. Ama bazı yerlerde hâlen vahşi sulama devam ediyor. Buna, bu tür bir ülkenin tahammül etmesi mümkün değildir. Tüm çiftçilerimiz muhakkak surette basınçlı sulama sistemlerine geçmek zorunda. Tarım Bakanlığı, havza bazlı destekleme modeliyle bir planlama geliştiriyor. Hangi havzada hangi ürüne destek verilecekse bunu açıklayacaklar. Bazı havzalarda bazı ürünlere bu nedenle destek verilmeyecek. Belki o ürünlerden vazgeçeceğiz. 2030 yılından sonra su kullanım miktarı çok düşeceği için, bunun tedbirlerini almamız için çok zaman kalmadı. Şimdiden almamız lazım. Alamazsak ne olur? Ülkenin gıda güvenliğini sağlayamaz" dedi.
Çiçekçilerde Anneler Günü yoğunluğu
09 Mayıs 2025 Cuma - 16:08 Çiçekçilerde Anneler Günü yoğunluğu Anneler Günü’nün yaklaşmasıyla birlikte Bolu’daki çiçekçilerde hareketlilik başladı. 11 Mayıs Pazar günü kutlanacak Anneler Günü öncesinde vatandaşlar, anneleri ve eşleri için çiçek almak üzere çiçekçilerin yolunu tuttu. En çok tercih edilen çiçekler arasında orkideler ve renkli papatya buketleri yer aldı. Birçok vatandaş, çiçek siparişini son güne bırakmamak için alışverişini önceden yaptı. Özellikle evde kolaylıkla bakım yapılabilen çiçek türlerine yoğun ilgi gösterildi. Bolu’da uzun yıllardır eşiyle birlikte çiçekçilik yapan Dilek Aytar, Anneler Günü’ne iki gün kala sipariş yoğunluğunun başladığını, adrese teslim hizmetlerinin de sürdüğünü belirtti. "Çiçek fiyatları farklılık gösterebilir" Çiçek fiyatlarının, ürünün yerli ya da ithal olmasına göre değiştiğini ifade eden Aytar, "Anneler Günü ve benzeri özel günlerde yoğunluğumuz birkaç gün öncesinden başlamaktadır. En çok rağbet gören çiçeklerimiz arasında orkidelerimiz, saksı çiçeklerimiz, gür buketlerimiz ve renkli papatya buketlerimiz yer almaktadır. Bu çiçekler yerli ya da ithal olarak temin edilmekte olup, fiyatları da buna göre değişiklik göstermektedir. Şu anda orkide çiçeklerimiz 500 TL’den başlamaktadır ve yine yerli ya da ithal olmalarına göre fiyatları farklılık gösterebilir. Saksı çiçeklerimiz 200 TL’den, buketlerimiz 300 TL’den, güllerimiz ise 100 TL’den başlamaktadır. Ayrıca yapay çiçeklerimiz ve kendi hazırladığımız kaktüs aranjmanlarımız da mevcuttur" dedi. "Annelerimizin evde kolaylıkla bakabilecekleri çiçekler ilgi görüyor" Evde kolaylıkla bakılabilecek çiçeklerin daha çok ilgi gördüğünü belirten Aytar, "Anneler Günü olması nedeniyle, annelerimizin evde kolaylıkla bakabilecekleri orkideler, saksı çiçekleri, gür buketler ve renkli papatya buketleri oldukça ilgi görmektedir. Telefonla sipariş alma ve adrese teslim hizmetimiz bulunmaktadır. Yoğunluğumuz bugünden itibaren başlayarak, Anneler Günü olan pazar günü saat 22.00’ye kadar devam etmektedir. Ayrıca, pazar günü gelip çiçek siparişi veremeyen ya da sipariş almayı unutan müşterilerimiz için pazartesi günü de satışlarımız devam etmektedir" ifadelerini kullandı.
Bolu’da eşine şiddet ve çocuğuna istismar iddiasıyla yargılanan sanık tahliye edildi
09 Mayıs 2025 Cuma - 14:00 Bolu’da eşine şiddet ve çocuğuna istismar iddiasıyla yargılanan sanık tahliye edildi Bolu’nun Göynük ilçesinde eşine şiddet uyguladığı ve 12 yaşındaki öz kızına cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla 7 aydır tutuklu yargılanan A.T., yurt dışı çıkış yasağı şartıyla tahliye edildi. Olay, Göynük ilçesine bağlı Dedeler köyünde meydana geldi. Geçtiğimiz kasım ayında, A.T. isimli şüpheli, eşi Z.T.’ye yönelik şiddet uyguladığı ve 12 yaşındaki öz kızına cinsel istismarda bulunduğu iddiası üzerine başlatılan soruşturma kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderildi. ‘Kadına karşı basit yaralama’, 12 yaşından küçük mağdurların cinsel istismarı’ suçlamalarıyla sanık A.T. hakkında dava açıldı. Bolu 1.Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, sanık A.T. ve avukatlar hazır bulundu. Sanık avukatı, müvekkiline yöneltilen "eşe karşı şiddet" ve "çocuğa yönelik cinsel istismar" suçlamalarının ayrı ayrı değerlendirilmesini talep etti. Mahkeme heyeti talebi değerlendirerek kabul etti. Beraatini talep eden sanık A.T., "Mütalaayı kabul etmiyorum. Beraatimi ve tahliyemi talep ediyorum" dedi. "Suçu işlediğine dair dosyada kesin bir delil bulunmamaktadır" Sanık Avukatı Beyhan Yüksel, "Mütalaada yer alan hususları kabul etmiyoruz. Özellikle cinsel istismar suçlarına ilişkin ayrı ayrı beraat kararı verilmesini talep ediyoruz. Geçtiğimiz celsede hem müştekiler hem de mağdurlar ayrı ayrı dinlenmiştir. Olayla ilgili tüm çelişkiler ortaya konulmuş, yaşanmadığını gösterecek hususlar açıklığa kavuşmuştur. Bu aşamada, müvekkilimin tahliyesini talep ediyoruz. Cinsel istismar suçu bakımından, müvekkilimin bu suçu işlediğine dair dosyada kesin bir delil bulunmamaktadır. İddialar tamamıyla ihmaller üzerine kurulmuştur. Ayrıca şikâyet süresinin içinde olup olmadığı da net değildir. Bu nedenle, müvekkilimin cinsel istismar suçundan beraatini ve mevcut tutukluluk süresi göz önünde bulundurularak tahliyesini talep ediyoruz. Söz konusu suçlar birbirinden farklı olaylara ilişkin olduğu için cinsel istismar suçunun diğerlerinden ayrılarak değerlendirilmesini, diğer suçlar yönünden ise dosyanın ayrılmasını istiyoruz" diye konuştu. Mahkeme heyeti tarafından 7 aydır tutuklu yargılanan A. T. hakkında yurt dışı çıkış yasağı şartıyla tahliye kararı verildi. Davanın karar duruşması 16 Mayıs’ta görülecek.