Yerel Haberler
Bolu
07 Mayıs 2026 Perşembe - 12:41 Bolu’da nafaka anlaşmazlığı yüzünden eşinin evine kurşun yağdıran koca yakalandı Bolu’da dün boşanma aşamasındaki eşinin yaşadığı eve tabancayla 2 el ateş ettikten sonra kayıplara karışan Reşat G., polis ekiplerinin çalışması sonucu kaçtığı yerde yakalandı. Çiftin boşanmak istedikleri ancak nafaka konusunda anlaşmazlık yaşadıkları için sürecin uzadığı ve şüphelinin bu sebeple olayı gerçekleştirdiği öğrenildi. Olay, dün akşam saatlerinde Akpınar Mahallesi Ertan Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Reşat G. ile eşi Gurbet G. boşanma kararı aldı. İkisi de ayrılmak istemesine rağmen çift arasında ’nafaka’ ödemesi konusunda anlaşmazlık çıktı. Nafaka krizinin büyümesi üzerine öfkelenen Reşat G., dün akşam saatlerinde Gurbet G.’nin yaşadığı evin önüne geldi. Bir süre evin çevresinde dolaşan Reşat G., daha sonra yanında getirdiği tabancayla eve doğru 2 el ateş etti. Silah seslerini duyan mahalle sakinleri büyük panik yaşarken, şüpheli olay yerinden koşarak hızla uzaklaştı. Olayda şans eseri ölen ya da yaralanan olmazken, ihbar üzerine dün bölgeye sevk edilen olay yeri inceleme ekipleri sokakta detaylı çalışma yürüterek boş kovanları muhafaza altına aldı. Kaçtığı yerde yakalandı Silahlı saldırının ardından kayıplara karışan şüpheliyi yakalamak için Bolu İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından geniş çaplı çalışma başlatıldı. Yapılan teknik ve fiziki takip sonucunda Reşat G.’nin kaçtığı ve saklandığı adres tespit edildi. Polis ekiplerinin düzenlediği başarılı operasyonla şüpheli koca yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelinin emniyetteki işlemleri sürüyor.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 10:30 Öğrenciler çoksesli koroda yeteneklerini keşfediyor Bolu’da 47 ortaokul öğrencisi, müzik aleti ve dış ses kullanmadan sadece kendi seslerini kullandığı bir çoksesli koro oluşturdu. 3 yıldır aralıksız çalışmalarına devam eden çok sesli koro ekibi, Türkiye genelindeki birçok yarışmadan ödüllerle döndü. Bolu 100. Yıl Ortaokulu’nda müziğe gönül veren 47 öğrenciden oluşan çoksesli koro ekibi, başarılarıyla okulunu temsil ediyor. Koroda, ekipman ve dış ses kullanmayan öğrenciler yeteneklerini gösteriyor. ‘Harmoni 100’ adıyla çalışmalarını sürdüren koro, katıldığı yarışmalarda elde ettiği derecelerle okuluna ödüller kazandırmaya devam ediyor. Okulun müzik öğretmeni ve koro şefi Ceyda Bakkalbaşı öncülüğünde yaklaşık 3 yıldır faaliyet gösteren koro, öğrencilerin müzikal yeteneklerini geliştirmelerine katkı sağlıyor. ‘Harmoni 100’ korosu, önümüzdeki günlerde İstanbul ve Ankara’da düzenlenecek çoksesli çocuk korosu yarışmalarına katılmaya hazırlanıyor. Koroda yer alan öğrenciler, bu çalışmalar sayesinde müziğe olan ilgilerinin arttığını ifade etti. "Türkiye’de çok sesliliğe doğru bir evrimleşme var" Ülke genelinde yaş fark etmeksizin tüm insanların korolara dahil olmak istediğini belirten müzik öğretmeni Ceyda Bakkalbaşı, "5 yıldır okulda görev yapıyorum. Son 3 yıldır da okulumuzda koro faaliyetleri yürütmekteyiz. Koronun adı ‘Harmoni 100’, okulumuzda 100. Yıl isminin olması nedeniyle öğrencilerimizle beraber böyle bir isim belirledik. 3 yıldır Bolu 100. Yıl Ortaokulu olarak faaliyetlerimize devam ediyoruz. Elimizden geldiğince yurt içinde yapılan festivallere katılım sağlamaya çalışıyoruz. Bu sene 11’incisi düzenlenen Sansev Uluslararası İstanbul Çoksesli Korolar Festivali’nde 7 Mayıs Perşembe günü sahnede olacağız. Türkiye Korolar Şenliği, bu sene 26’ncısı düzenleniyor. Türkiye’de çok sesliliğe doğru bir evrimleşme var. Bir hareket var. İnsanlar koroya katılmak istiyor" dedi. "Koro benim stres atma sebebim oldu" Koronun stres attırdığını aktaran 6. sınıf öğrencisi Işıl Kılıç, "Ben ilkokuldayken müzikle çok ilgilenmezdim. Öğretmenim bize çalgı çalmayı öğretmeye çalışırdı ama ben çok uğraşmazdım. Ortaokula başladığımdan beri Ceyda hocam sayesinde koroyu ve müziği çok sevmeye başladım. Bundan sonra hayatımı müziğe göre şekillendirmek istiyorum. Beyin cerrahı olmak istiyorum ama müziği bırakmak istemiyorum. Notlarıma çok takılan bir insandım, koro benim stres atma sebebim oldu" şeklinde konuştu. "Ben de Ceyda hocam gibi müzik öğretmeni olmak istiyorum" Müziğin hayatını etkilediğini ve müziğe karşı ilgi duymaya başladığını ifade eden 8. Sınıf öğrencisi Sümeyye Sevgili, "Ben iki yıldır koroya geliyorum. Müzik hayatımı daha çok etkiledi. Koronun hayatıma daha iyi bir yönü oldu. Müzikle daha çok iç içe oldum. Lisede güzel sanatlara geçmeme etki edecek. Daha sonra da müzikle ilgilenmeyi düşünüyorum. Ben de Ceyda hocam gibi müzik öğretmeni olmak istiyorum" diye konuştu.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 10:23 Öğrenciler çoksesli koroda yeteneklerini keşfediyor Bolu’da 47 ortaokul öğrencisi, müzik aleti ve dış ses kullanmadan sadece kendi seslerini kullandığı bir çoksesli koro oluşturdu. 3 yıldır aralıksız çalışmalarına devam eden çok sesli koro ekibi, Türkiye genelindeki birçok yarışmadan ödüllerle döndü. Bolu 100. Yıl Ortaokulu’nda müziğe gönül veren 47 öğrenciden oluşan çoksesli koro ekibi, başarılarıyla okulunu temsil ediyor. Koroda, Ekipman ve dış ses kullanmayan öğrenciler yeteneklerini gösteriyor. ‘Harmoni 100’ adıyla çalışmalarını sürdüren koro, katıldığı yarışmalarda elde ettiği derecelerle okuluna ödüller kazandırmaya devam ediyor. Okulun müzik öğretmeni ve koro şefi Ceyda Bakkalbaşı öncülüğünde yaklaşık 3 yıldır faaliyet gösteren koro, öğrencilerin müzikal yeteneklerini geliştirmelerine katkı sağlıyor. ‘Harmoni 100’ korosu, önümüzdeki günlerde İstanbul ve Ankara’da düzenlenecek çoksesli çocuk korosu yarışmalarına katılmaya hazırlanıyor. Koroda yer alan öğrenciler, bu çalışmalar sayesinde müziğe olan ilgilerinin arttığını ifade etti. "Türkiye’de çok sesliliğe doğru bir evrimleşme var" Ülke genelinde yaş fark etmeksizin tüm insanların korolara dahil olmak istediğini belirten müzik öğretmeni Ceyda Bakkalbaşı, "5 yıldır okulda görev yapıyorum. Son 3 yıldır da okulumuzda koro faaliyetleri yürütmekteyiz. Koronun adı ‘Harmoni 100’, okulumuzda 100. Yıl isminin olması nedeniyle öğrencilerimizle beraber böyle bir isim belirledik. 3 yıldır Bolu 100. Yıl Ortaokulu olarak faaliyetlerimize devam ediyoruz. Elimizden geldiğince yurt içinde yapılan festivallere katılım sağlamaya çalışıyoruz. Bu sene 11’incisi düzenlenen Sansev Uluslararası İstanbul Çoksesli Korolar Festivali’nde 7 Mayıs Perşembe günü sahnede olacağız. Türkiye Korolar Şenliği, bu sene 26’ncısı düzenleniyor. 6 Nisan Cumartesi günü de Ankara’da sahnede olacağız. Türkiye’de çok sesliliğe doğru bir evrimleşme var. Bir hareket var. İnsanlar artık koroya yetişkinler de dahil olmak üzere koroya katılmak istiyor" dedi. "Koro benim stres atma sebebim oldu" Koronun stres attırdığını aktaran 6. sınıf öğrencisi Işıl Kılıç, "Ben ilkokuldayken müzikle çok ilgilenmezdim. Öğretmenim bize çalgı çalmayı falan öğretmeye çalışırdı ama ben çok uğraşmazdım. Ortaokula başladığımdan beri Ceyda hocam sayesinde koroyu ve müziği çok sevmeye başladım. Bundan sonra hayatımı müziğe göre şekillendirmek istiyorum. Beyin cerrahı olmak istiyorum ama müziği bırakmak istemiyorum. Notlarıma çok takılan bir insandım, koro benim stres atma sebebim oldu" şeklinde konuştu. "Ben de Ceyda hocam gibi müzik öğretmeni olmak istiyorum" Müziğin hayatını etkilediğini ve müziğe karşı ilgi duymaya başladığını ifade eden 8. Sınıf öğrencisi Sümeyye Sevgili, "Ben iki yıldır koroya geliyorum. Müzik hayatımı daha çok etkiledi. Koronun hayatıma daha iyi bir yönü oldu. Müzikle daha çok iç içe oldum. Lisede güzel sanatlara geçmeme etki edecek. Daha sonra da müzikle ilgilenmeyi düşünüyorum. Ben de Ceyda hocam gibi müzik öğretmeni olmak istiyorum" diye konuştu.
Uzman diyetisyen uyardı: "Tatlı ikramlarını mümkünse reddedelim"
29 Mart 2025 Cumartesi - 12:37 Uzman diyetisyen uyardı: "Tatlı ikramlarını mümkünse reddedelim" Ramazan Bayramı’nda doğru beslenme ve tatlı tüketimine dikkat çeken, Uzman Diyetisyen Azime Bağcı Oğuz, tatlı ve şekerlerden uzak durulması gerektiğini, mümkünse hiç tüketilmemesi konusunda vatandaşlara uyarıda bulundu. Birbirinden lezzetli tatlıların hazırlandığı ve ikramların yapıldığı Ramazan Bayramı’nda, uzmanlar vatandaşları doğru beslenmeleri noktasında uyarılarda bulunuyor. Bayramda doğru beslenme konusunda ve tatlı tüketimin zararları hakkında uyarılarda bulunan Bolu İzzet Baysal Devlet Hastanesi Köroğlu Ünitesi’nde görevli Uzman Diyetisyen Azime Bağcı Oğuz, bayram kahvaltısında yağlı yiyeceklerden kaçınılmasını ifade etti. Bağcı, tatlı ve şeker ikramlarından ise uzak durulmasını, mümkünse hiç tüketilmemesini vurguladı. "Sağlık açısından risk oluşturabilir" Ramazan’da oruç tutuktan sonra normal rutin beslenmeye dönerken dikkatli olunması gerektiğini altını çizen Azime Bağcı Oğuz, "Ramazan boyunca yaşanan süreli açlık ve susuzluk nedeniyle günlük rutinimize dönerken bu durumu göz önünde bulundurmamız gerekmektedir. Açlığın sonunda bizleri önemli bir kültürel öğün olan bayram kahvaltısı beklemektedir. Bu kahvaltıda mümkün olduğunca börek, çörek gibi hamur işleri ile çok yağlı kızartmalardan kaçınmalıyız. Soframızda domates, salatalık, yeşillik gibi sebzelere yer vermeliyiz. Sağlıklı protein kaynakları olarak yumurta ve peynir gibi besinleri tercih etmek faydalı olacaktır. Kahvaltının ardından bir ara öğün, sonrasında geç bir akşam yemeği ve ardından tekrar bir ara öğünle günü tamamlamak sağlıklı bir beslenme düzeni oluşturacaktır. Bir anda aşırı yemek yemek, fazla kalorili gıdalar tüketmek mide ve genel sağlık açısından risk oluşturabilir. Ayrıca Ramazan boyunca su tüketimi azaldığından, günlük en az 2,5-3 litre su içerek bu açığı kapatmalıyız" dedi. "Tatlı ikramlarını mümkünse reddedelim" Bayram’da tatlı ve şeker ikramlarından uzak durulması gerektiğini söyleyen Oğuz, "Bayram ziyaretleri sırasında ikram edilen tatlı ve şekerlerden mümkün olduğunca uzak durmalı ya da tüketim miktarını sınırlamalıyız. Özellikle şeker hastaları ve tansiyon hastaları için bu durum daha büyük önem taşımaktadır. Bu kişilerin şekerli, hamur işi ve tatlı gıdalara ekstra özen göstermeleri gerekmektedir. Tatlı tüketiminde öncelik sütlü tatlılara verilmelidir. Eğer sadece şerbetli tatlı seçenekleri mevcutsa mümkünse reddedelim ama reddetmek istemiyorsak, en küçük porsiyonları tercih etmeliyiz" diye konuştu. "Şeker tüketimi belirli bir denge içinde tutulmalıdır" Çocuklara şeker yemeleri konusunda uyarıda da bulunan Azime Bağcı Oğuz, "Hiç şeker tüketmemek elbette mümkün değildir. Özellikle çocukluk bayram hatıralarını hatırladığımızda, bugünün çocuklarını tamamen kısıtlamanın doğru olmayacağı düşünülebilir. Ancak ailelerin kontrolünde, şeker tüketimini sınırlandırarak ve öncesinde yeterli protein ve sebze tüketimi sağlanarak şeker tüketimi belirli bir denge içinde tutulmalıdır" ifadelerini kullandı.