Yerel Haberler
Bolu
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 18:49 ’Bolu’nun babası’ İzzet Baysal anısına düzenlenen "Şükran Günleri" koşuyla başladı BOLU (İHA) – Bolu’ya eğitim ve sağlık alanında sayısız eser kazandıran merhum İzzet Baysal anısına bu yıl 37’ncisi düzenlenen "Şükran Günleri", vatandaşların ve sporcuların yoğun ilgi gösterdiği 3 kilometrelik halk koşusuyla start aldı. Bolu halkının gönlünde taht kuran ve "Bolu’nun Babası" olarak anılan, 93 yaşında vefat eden hayırsever iş insanı İzzet Baysal, adına düzenlenen etkinliklerle anılmaya devam ediyor. Şehirde 4 gün boyunca sürecek olan 37. İzzet Baysal Şükran Günleri’nin açılış programı, geniş katılımlı bir halk koşusu ile gerçekleştirildi. Yedigöller Gençlik Merkezi önünden başlayan koşuda katılımcılar, Dr. Akın Çakmakçı Bulvarı, Mehmet Akif Ersoy Bulvarı ve Hürriyet Caddesi güzergahını takip ederek Anıtpark’ta bitiş çizgisine ulaştı. Yaklaşık 3 kilometrelik parkuru 11 dakikada tamamlayan Derya Kaman birinci olurken, Can Polat Yılmaz ikinci, Yusuf Kaan Çatalbaş ise üçüncü sırada yer aldı. "Gençleri teşvik etmek için geldim" Koşuyu birincilikle bitiren Derya Kaman gençleri teşvik etmek için geldiğini belirterek, "Bu organizasyonu düzenleyen İzzet Baysal Vakfına çok teşekkür ediyoruz. Artık Bolu’da bu tarz koşu etkinliklerinin daha fazla olmasını istiyoruz ki gençlerimizi spora yönlendirelim. Ben buraya birinci olmak için değil de, daha çok örnek olabilmek için geldim. Gençleri teşvik etmek için geldim. O yüzden de mutluyum. 3 kilometreyi 11 dakikada bitirdim" dedi. "Şükran günlerini coşkuyla yaşadık. Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencisi Cenker Göktaş ise yaşadığı coşkuyu aktarak, "37. İzzet Baysal Şükran Günleri kapsamında halk koşusunda ben de koştum. İzzet Baysal Bolu’nun babası. Bolu’ya birçok yatırım yaptı. Ben de onun okullarında okudum. Hastanelerine gittim. Biz de İzzet babamız için bugün halk koşusuna katıldık. Kendisi de bugün bu atmosferi, bu koşuyu görse gerçekten çok mutlu olurdu. Şükran günlerini coşkuyla yaşadık. İzzet babamız için bu koşuyu gerçekleştirdik" şeklinde konuştu.
Kullandığı araçta 2 kişi ölmüştü: Hakkında kırmızı bültenle arama kararı çıktı
09 Ocak 2025 Perşembe - 11:25 Kullandığı araçta 2 kişi ölmüştü: Hakkında kırmızı bültenle arama kararı çıktı TEM Otoyolu’nun Bolu geçişinde minibüsün tıra çarptığı ve 2 kişinin hayatını kaybettiği kazaya ilişkin davada Irak uyruklu sürücü Hüseyin Muhammed Ali İsmail Kasımle hakkında kırmızı bültenle arama kararı çıkartıldı. Kaza, 30 Kasım 2020’de saat 19.00 sıralarında TEM Otoyolu Rüzgarlar mevkisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ankara istikametine seyir halinde olan Hüseyin Muhammed Ali İsmail Kasımle (47) idaresindeki 06 MB 5862 plakalı Volkswagen marka minibüs, önünde seyreden Hüseyin Canpunar yönetimindeki demir yüklü 06 FF 0850 plakalı tıra arkadan çarptı. Çarpmanın etkisiyle tırın dorsesinin altına giren minibüs, tırla birlikte 50 metre boyunca sürüklendi. Kazada paramparça olan minibüste bulunan 2 kişi olay yerinde hayatını kaybetti, sürücü ve araçta bulunan 2 yolcu yaralandı. İhbar üzerine olay yerine 112 sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. 3 yaralı olay yerinde yapılan ilk müdahalelerinin ardından İzzet Baysal Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırıldı. Yaralıların hayati tehlikelerinin olmadığı öğrenilirken, hayatını kaybeden 2 kişinin cenazeleri ise cumhuriyet savcısının incelemelerinin ardından morga kaldırıldı. Kırmızı bültenle arama kararı çıkarıldı Kaza sonrasında minibüs sürücüsü Hüseyin Muhammed Ali İsmail Kasımle hakkında Bolu 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından "Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan dava açıldı. Duruşmada, Muhammed Ali İsmail Kasımle’nin asli kusurlu olduğu tespit edildi. Bolu 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakkında süren duruşmalara katılmayan ve Türkiye’den ayrıldığı belirlenen Kasımle hakkında mahkeme, kırmızı bültenle arama kararı çıkartılmasına karar verdi.
4 gündür kayıp olan büyükbaş hayvanlar dronla bulundu
07 Ocak 2025 Salı - 11:56 4 gündür kayıp olan büyükbaş hayvanlar dronla bulundu Bolu’da 4 gün önce ormanda kaybolan 10 büyükbaş hayvan dronla tespit edilip bulundu. Edinilen bilgiye göre, Mengen ilçesinde besici Ramazan Çetin, geçen pazar günü 10 büyükbaş hayvanını otlatmak için ormanlık alana götürdü. Hayvanlar, bilinmeyen bir sebeple ormanlık alana kaçtı. Ameliyatlı olduğu için hayvanların peşinden gidemeyen Çetin, aracıyla yol kenarlarından ineklerin izini sürdü. Çabaları sonuçsuz kalınca durumu Mengen Orman İşletme Şefliğine bildirdi. Araziye gelen ekipler dronla arama çalışması yaptı ancak sonuç alamadı. Bunun üzerine Orman Bölge Müdürlüğü’nden getirilen daha kapsamlı dronla yapılan aramada 10 inek ormanlık alanda 4 gün sonra bulundu. "Orman teşkilatı olmasaydı benim bu hayvanları bulmam imkansızdı" Dron olmadan hayvanlarını bulmanın mümkün olmadığını ifade eden Ramazan Çetin, "Pazar günü saat 16.00 sıralarında hayvanlarımı kaybettim. Ormana girdiler. Belimden ve omzumdan ameliyatlı olduğum için peşlerinden gidemedim. Pazar gününden bu yana ormana giremeden yolda olmak şartıyla hayvanlarımı arıyordum ama bulamadım. Dün Mengen Orman İşletme Şefliği’ne müracaatta bulundum. Şefimizden Allah razı olsun. Çok yardımcı oldu. İlk önce Mengen’in dronunu gönderdiler. Mengen’in dronundan bir sonuç alamadık. Bölge müdürlüğünden dron geldi. Dronla bölgede aradık. Hayvanlarımızı bulduk. Orman teşkilatı olmasaydı benim bu hayvanları bulmam imkansızdı. Herkese çok teşekkür ediyorum" dedi.
4 gündür kayıp olan büyükbaş hayvanlar dronla bulundu
07 Ocak 2025 Salı - 11:55 4 gündür kayıp olan büyükbaş hayvanlar dronla bulundu Bolu’nun Mengen ilçesinde 4 gün önce otlatıldıkları sırada ormanda kaybolan 10 büyükbaş hayvan, Orman Bölge Müdürlüğü’nün dronu sayesinde bulundu. Edinilen bilgiye göre, Ramazan Çetin geçtiğimiz Pazar günü 10 büyükbaş hayvanını otlatmak üzere ormanlık alana götürdü. Hayvanlar, otladıkları sırada bilinmeyen bir sebeple kaçarak ormanlık alanda kayboldu. Ameliyatlı olduğu gerekçesiyle hayvanların peşinden gidemeyen Çetin, aracıyla yol kenarlarından ineklerin izini sürdü. Hayvanlarının izini kaybeden Çetin, çareyi Orman Bölge Müdürlüğü’nde buldu. Mengen Orman İşletme Şefliği’ne müracaat eden Ramazan Çetin, hayvanlarının kaybolduğunu söyledi. İşletme şefliğinden araziye gelen orman ekipleri dronla arama çalışması yaptı. Ekipler tarafından yapılan çalışmadan sonuç alınamadı. Orman Bölge Müdürlüğü’ne müracaat edilmesiyle bölgeye daha geniş kapsamlı arama yapabilen dron gönderildi. Dron sayesinde 10 inek ormanlık alanda 4 gün sonra bulundu. "Orman teşkilatı olmasaydı benim bu hayvanları bulmam imkansızdı" Dron olmadan hayvanlarını bulmanın mümkün olmadığını ifade eden Ramazan Çetin, "Pazar günü saat 16.00 sıralarında hayvanlarımı kaybettim. Ormana girdiler. Belimden ve omzumdan ameliyatlı olduğum için peşlerinden gidemedim. Pazar gününden bu yana ormana giremeden yolda olmak şartıyla hayvanlarımı arıyordum ama bulamadım. Dün Mengen Orman İşletme Şefliği’ne müracaatta bulundum. Şefimizden Allah razı olsun. Çok yardımcı oldu. İlk önce Mengen’in dronunu gönderdiler. Mengen’in dronundan bir sonuç alamadık. Bölge müdürlüğünden dron geldi. Dronla bölgede aradık. Hayvanlarımızı bulduk. Orman teşkilatı olmasaydı benim bu hayvanları bulmam imkansızdı. Herkese çok teşekkür ediyorum" dedi.
Her yıl 10 milyondan fazla insan bu hastalığa yakalanıyor
07 Ocak 2025 Salı - 11:53 Her yıl 10 milyondan fazla insan bu hastalığa yakalanıyor Tüberküloz, 2023’te dünyada ölümcül bulaşıcı hastalıklar sıralamasında yeniden üst sıralara çıktı. Bu hastalığa karşı vatandaşları uyaran Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Doç. Dr. Emine Afşin, "Her yıl 10 milyondan fazla insan tüberküloz hastalığına yakalanmaya devam ediyor" dedi. Bolu İzzet Baysal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Doç. Dr. Emine Afşin, Tüberküloz (TB) hastalığı hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Her yıl 10 milyondan fazla insanın bu hastalığa yakalandığını ifade eden Doç. Dr. Emine Afşin, tüberkülozun insanların ölüm nedenlerinin baş sıralarında olduğunu dile getirdi. "Enfeksiyöz ve bulaşıcı bir hastalıktır" Her yıl hastalanan insanların sayısının artığını söyleyen Doç. Dr. Emine Afşin, "Tüberküloz (TB) önlenebilir ve genellikle tedavi edilebilir, enfeksiyöz ve bulaşıcı bir hastalıktır. 3 yıllık COVID-19 pandemisi ardından TB 2023 yılında dünyada önde gelen bulaşıcı hastalıklardan ölüm nedeni olma sıralamasına geri döndü. Her yıl 10 milyondan fazla insan TB hastalığına yakalanmaya devam ediyor. Bu sayı Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 2021’den bu yana artmaktadır. Tüberküloz hastalığının genel belirtileri ve hangi organ tutulduysa ona ait belirtileri görülür. Tüberküloz hastalarının genel yakınmaları; özellikle akşama doğru yükselen ateş, gece terlemesi, kilo kaybı, iştahsızlık ve halsizliktir. Akciğer tüberkülozunda ise iki-üç haftadan uzun süren öksürük, balgam çıkarma, değişken miktarlarda kan tükürme, göğüste ve sırtta ağrı, nefes darlığı ve ses kısıklığı görülmektedir. Hastalar bu şikayetleri önemsemez ve hekime başvurmakta geç kalırsa hastalık ilerler ve daha fazla organa yayılır. Bu süre zarfında hastalık da kişiden kişiye daha fazla bulaşmış olur" dedi. "Odanın güneş görmesi ortamdaki basilleri öldürür" Hastalığa karşı alınabilecek önlemleri sıralayan Doç. Dr. Afşin, "Tüberkülozda bulaşma; hasta kişinin öksürme veya hapşırması ile ortama saçılan mikropların diğer kişiler tarafından solunması ile olmaktadır. Bu nedenle tüberkülozdan şüphe edildiği andan tedavinin 2-3. haftasına kadar bulaştırıcılığın çok yüksek olduğu bu dönemde hastaların öksürürken ve hapşırırken ağzını mendille kapatması, maske kullanımı, kapalı ve kalabalık ortamlardan uzak durması çok önemlidir. Tedavi altındaki hastanın en azından balgam mikroskopisi negatif olana kadar ayrı bir odada tutulması önemlidir. Hastanın odasına girip çıkanlar da mutlaka maske takmalıdır. Tüberküloz hastalarının bulunduğu ortamları havalandırmak, bu ortamlara temiz hava sağlamak, havadaki bulaştırıcı partikülleri azaltarak, bulaşma ihtimalini azaltır. Odanın güneş görmesi ortamdaki basilleri öldürür. Tüberküloz hastalarının kullandığı mutfak malzemelerini bardak, tabak, kaşık, çatal ve nevresim, havlu gibi ev gereçleri için normal temizlik yapılması yeterlidir" ifadelerini kullandı. "Doğrudan gözetimli olarak uygulanması gerekmektedir" Tedavi hakkında yapılacakları söyleyen Afşin, “En az 6 aylık tedavisi olan bu hastalıkta ilaçların düzenli, aksatmadan ve verem savaş dispanseri tarafından doğrudan gözetimli olarak uygulanması gerekmektedir. Tüberküloz hastası ile teması olan kişide enfeksiyon gelişimini ya da tüberküloz enfekte kişide tüberküloz hastalığı gelişimini önlemek için koruyucu tedavi gerekmektedir. Toplumda tüberküloz basili ile enfekte olmuş herkese koruyucu ilaç tedavisi verilmesi mümkün değildir; bu nedenle tüberküloz hastalığı gelişme riski yüksek olan gruplara (küçük çocuklar, bağışıklık sistemi baskılanmış hastalar vb) önerilmektedir. Ülkemizde koruyucu tedavide genellikle tek ilaç altı ay süreyle verilir. İlaçların düzenli kullanılması ve yeterli sürenin tamamlanması çok önemlidir. Ülkemizde çocuklara doğumdan 2 ay sonra yapılan BCG aşısı; tüberküloz basilinin kanla ve lenfatik sistemle yayılmasını engeller. Böylece hayatı tehdit eden miliyer, menenjit tüberküloz gibi durumların ortaya çıkışını azaltır. BCG aşısı, yan etkileri az olan bir aşıdır. Aşıdan sonra görülen komplikasyonlar daha çok aşının dozu, aşılama yeri ve derinliği, aşılanan kişinin yaşı ve bağışıklık sisteminin durumuyla ilgilidir. Tüberkülozdan erken şüphelenilmesi ile erken tanı koyulabilmesi, bulaştırıcılığa gerektiği kadar dikkat edilmesi ve tedavinin aksatmadan düzenli uygulanması ile hedefimiz; veremsiz Türkiye” diye konuştu.
Tanju Özcan: "Mahkum olacaksam olayım, korkmuyorum"
06 Ocak 2025 Pazartesi - 18:08 Tanju Özcan: "Mahkum olacaksam olayım, korkmuyorum" Suriyelilerle ilgili sözleri sebebiyle hakkında soruşturma başlatılan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, "Vallahi bu konudan sıkıldım artık. Yargılanmak istiyorum, yargılasınlar beni. Mahkum olabilirim, olacaksam olayım, korkmuyorum" dedi. Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, geçtiğimiz gün katıldığı bir programda, "Suriyelilerin iş yeri ruhsatlarını hukuksuz şekilde iptal ettim. İdari yargıya gitseler kazanabilirlerdi. Hala Bolu’dan gitmediklerini görünce sularına 10 kat zam yaptım. Bu da hukuksuzdu" ifadelerini kullanmıştı. Özcan’ın bu sözlerinin ardından Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı harekete geçti. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan hakkında Suriyeliler hakkında yaptığı açıklamalar nedeniyle Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığını açıkladı. "Bu karara itiraz ettiler ama mahkeme yine itirazı reddetti" Konuyla ilgili basın mensuplarının sorularını cevaplayan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, soruşturma çerçevesinde yargılanmak istediğini ve korkmadığını söyledi. Özcan, şöyle konuştu: "Programda Suriyelilerin ve Iraklı sığınmacıların gidişine ilişkin bir soru soruldu. Hepiniz biliyorsunuz, 2019 seçimlerine girerken ne sözler verdim? Bir, sığınmacılara belediye kasasından bir kuruş yardım yapmayacağım. İki, Suriyelilere iş yeri açma ruhsatı vermeyeceğim, verilmiş olanları da iptal edeceğim. Arapça tabela Bolu’da olmayacak. Benim bir Arapça düşmanlığım yok. Bu konuda neden bu adımları attım? Eğer bir kişi bir iş yeri açıyorsa o şehirde kalacağını gösterir. Ayrıca onların açtıkları iş yerleri bizim gücümüze gidiyor. Şu anlamda, biz vergi öderken onlar birçok vergiden muaf tutuluyor. Var mı böyle bir ticaret? Dolayısıyla söylediklerimi yaptım. Söz verdim ve yaptım. Programda ’Bana hukuka uygun mu?’ denildi. Ben de ’Değildi’ dedim. Mahkemeler öyle düşünmedi o dönem. 2019 yılında yardımları keserken, ruhsatları iptal ederken ve tabelaları kaldırırken hakkımda suç duyurusunda bulunuldu. Bolu Valiliği, Mülteciler Yüksek Komiserliği suç duyurusunda bulundu. Savcılık, ’Tanju Özcan’ın yaptıklarında suç unsuru yoktur’ dedi. Hakkımda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildi. Bu karara itiraz ettiler ama mahkeme yine itirazı reddetti. Dün bakan talimatıyla başlatılan soruşturmayla ilgili olarak Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın geçmişte verdiği aynı konularda takipsizlik kararı var ve bu karar kesinleşmiş durumda. 5 yıl sonra aynı konuyu ısıtıyorsun tekrar getiriyorsun. O gün bana takipsizlik kararı verenler bugün farklı bir karar mı verecek? Bana göre idare hukuku anlamında bu uygulamalar hukuka uygun değildi ancak mahkemeler ve savcılık hukuka uygun bulmuş. Devamında ’Yeterince gidiş olmadı’ dedik. 2022 yılında su paralarına ve nikah ücretlerine zam yaptık. Bu düzenleme ocak ayında yürürlüğe girecekti. O dönem Bolu Valiliği, düzenleme yürürlüğe girmeden yürütmeyi durdurma kararı aldı. Sonrasında Danıştay, ’Burada zam yapmaya teşebbüs diye bir suç yok’ dedi, yürürlüğe girmemiş. Yürürlüğe girmemiş bir karar yüzünden ’görevi kötü kullanmaya teşebbüs suçu yok’ demiş." "Mahkum olabilirim, korkmuyorum" Bolu mahkemelerinde yargılanmak istediğini dile getiren Başkan Özcan, "Vallahi bu konudan sıkıldım artık. Yargılanmak istiyorum, yargılasınlar beni. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı dava açsın, Bolu mahkemeleri beni yargılasın. Yargılasın artık orada toplumun da ne tepki vereceğini göreceğim. Bu yargılamanın sonucunda çıkacak kararın Türk tarihinin bir köşesinde yer alacağını düşünüyorum. Mahkum olabilirim, olacaksam olayım, korkmuyorum. Ben şuna güveniyorum. Bugün yaptıklarım ve söylediklerim yüzünden tarih beni yargılamayacak. Bugün bana bunları yapanları tarih yargılayacak" dedi.
Kaybettiği çantasını karlar eriyince bulundu
06 Ocak 2025 Pazartesi - 14:35 Kaybettiği çantasını karlar eriyince bulundu Bolu’da yaklaşık bir ay önce karların içine düşürülen çanta, karlar eridikten sonra bulunarak sahibine teslim edildi. Bolu’da yaklaşık 1 ay önce kaybolan bir çanta karların erimesiyle bulundu. Geçtiğimiz ay, Serkan Özaydınlı’nın yönetimindeki otomobil, yoğun kar yağışı nedeniyle Nallıhan-Akyazı karayolunda Aynalı Kaya mevkiinde durdu. Bu sırada ihtiyaç molası için araçtan inen Özaydınlı’nın eşi, yanında bulunan çantayı araçtan inerken düşürdü. Kar yağışı nedeniyle karların içinde kaybolan çanta, ailenin aramalarına rağmen bulunamadı. Aradan geçen bir sürenin ve karların erimesinin ardından Karayolları ekipleri ve devriye gezen Jandarma, çantayı buldu. İçinde 2.5 bin TL para, kimlik, kredi kartları ve çeşitli evraklar bulunan çantadan, sahibinin Pendik’te ikamet eden Serkan Özaydınlı olduğu anlaşıldı. Jandarma ekipleri, Özaydınlı’ya ulaşarak çantayı Mudurnu İlçe Jandarma Komutanlığı’nda kendisine teslim etti. Serkan Özaydınlı, çantasını eksiksiz şekilde teslim alırken, gösterdikleri örnek davranış dolayı Mudurnu İlçe Jandarma Komutanlığı personeline ve Karayolları ekiplerine teşekkür etti. Serkan Özaydınlı, “Yoğun kar yağışında sıkışan trafikte eşimin düşürmüş olduğu çanta karayolları ekipleri tarafından bulundu. Jandarmaya teslim etmişler. Bana ulaşarak teslim ettiler. Kendilerine çok teşekkür ediyorum. Kıymetli evraklarımız vardı. Hiçbir şey eksilmemiş. Düşürdüğümüzde aradık ama bulamadık. Karda kaybolmuş” dedi.