Yerel Haberler
Bolu
15 Mayıs 2026 Cuma - 17:58 İletişim Başkan Yardımcısı Şahin: "Teknoloji bağımlılığı sosyal izolasyona neden oluyor" Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkan Yardımcısı İlhami Giray Şahin, Bolu’da üniversite ve lise öğrencileriyle bir araya geldiği programda, teknoloji bağımlılığının dikkat dağınıklığı, siber zorbalık ve sosyal izolasyon gibi riskleri beraberinde getirdiğini söyledi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkan Yardımcısı İlhami Giray Şahin, Bolu’da düzenlenen "İhtisas Akademi 26" programında öğrencilerle buluştu. Dijitalleşmenin hayatın birçok alanında önemli kolaylıklar sağladığını belirten Şahin, beraberinde bazı riskleri de getirdiğine dikkat çekti. Programda İhtisas Akademi’nin sinevizyon gösterisi de izletildi. "Yüz yüze iletişim daha çok çevrimiçi mecralarda gerçekleşmektedir" Geleneksel kitle iletişim araçlarının dönüşmeye başlamasıyla yüz yüze iletişimin daha çok çevrimiçi mecralarda gerçekleştiğini aktaran Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkan Yardımcısı İlhami Giray Şahin, "Geleneksel kitle iletişim araçlarının zamanla değişmeye ve dönüşmeye başladığını hepimiz müşahede ediyoruz. Zaman ve mekan kavramını ortadan kaldıran dijital teknolojiler, insan hayatına yalnızca hız katmamış, aynı zamanda kişilerarası iletişime de dönüşmüştür. Bu süreçte yüz yüze iletişim daha çok çevrimiçi mecralarda gerçekleşmektedir. Küreselleşme ve dijital teknolojilerle hayatımıza giren bir diğer unsur ise sosyal medya platformlarıdır. Görsel ve işitsel ögelerin yaygın olarak kullanıldığı sosyal medya platformlarının, bireylerin başta bilgi ve haber edinme, sosyalleşme ve eğlence aracı olarak kullanmak üzere çeşitli amaçlarla etkileşim sağladığını biliyoruz. Sosyal medya, bilgiye hızlı erişim, etkileşim ve kişilerarası iletişim kurma imkanı sağlasa da aşırı kullanıldığında maalesef fiziksel ve psikolojik rahatsızlıklara da sebep olmaktadır. Bu teknoloji bağımlılığı; dikkat dağınıklığı, siber zorbalık, sosyal izolasyon gibi riskleri de beraberinde getirmektedir. Gün içinde uzun saatler boyunca sosyal medyadan takip edilen kısa ve görsel odaklı içerikler, kaydırmalı videolar ve emoji kısaltmalarının yaygın kullanımı ile hem dil hem de algılama biçimi bundan etkilenmektedir. Bu durum, farkındayız ya da değiliz, kaygı, stres ve yalnızlık duygularını artırırken dilde de bozulmalara neden oluyor. Dolayısıyla hayatımızda dijitalleşme; hız ve verimlilik, küresel erişim, bilgiye kolay ulaşım, düşük maliyet ve tasarruf gibi özellikler katsa da birtakım riskleri de bilerek, isteyerek beraberinde getiriyor" dedi.
15 Mayıs 2026 Cuma - 15:47 3 çocuk annesi kadın üniversiteyi okul birincisi olarak bitirdi Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nde (BAİBÜ) eğitim gören 39 yaşındaki 3 çocuk annesi Sibel Tuna, Ormancılık Bölümü’nü okul birincisi olarak bitirdi. Tuna, mezuniyet cübbesini eşi ve çocuklarının gurur dolu bakışları arasında giydi. BAİBÜ Mudurnu Süreyya Astarcı Meslek Yüksekokulu’nun 2025-2026 akademik yılı mezuniyet töreni, yağışlı hava nedeniyle okulun konferans salonunda gerçekleştirildi. Törende Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Nezih Okur ile okulu yaptıran Mudurnulu iş adamı Süreyya Astarcı katılımcılara hitap etti. "Ben bu yaşta da hala okunabileceğini gösterdim" Gençlik yıllarında eğitimine devam edemeyen ancak içindeki okuma aşkını yıllar sonra gerçeğe dönüştüren Sibel Tuna ise, okulunu birincilikle tamamlayarak başarıya imza attı. Tuna, "39 yaşındayım ve üniversite sınavına girip Ormancılık ve Orman Ürünleri Programı’nı okudum. Bu sene mezun oldum, çalıştım ve başardım. Çok sevinçliyim. Küçükken okuyamamıştım, devam edememiştim. Orman sevgim yüzünden bu bölümü seçtim. Buraya gelirken ilk amacım çocuklarıma örnek olmaktı. Onlara örnek olduğumu da düşünüyorum. Ben bu yaşta da hala okunabileceğini gösterdim. Bütün ailem, eşim, çocuklarım, anneannem burada. Hepsine ve hocalarıma teşekkür ediyorum" dedi. "Çok duygulandım, çok ağladım" Eşinin başarısıyla gurur duyduğunu ve ona her zaman destek olduğunu dile getiren Ali Tuna, "Allah eşimden razı olsun. Okurken evi de, çocukları da ihmal etmedi. Okul birincisi oldu, ’Maşallah’ diyorum" şeklinde konuştu. Kızı Emine Tuna ise, "Annemle gurur duyuyorum. Benim en büyük öncülerimden biri kendisi. Çok duygulandım, çok ağladım. Çok büyük bir şey başardı. Ben de inşallah ileride eczacılık okumak istiyorum" ifadelerini kullandı. Duygusal anların yaşandığı mezuniyet töreninde öğrenciler, mutluluklarını aileleriyle paylaştı.
15 Mayıs 2026 Cuma - 15:43 3 çocuk annesi okul birincisi olarak üniversiteden mezun oldu Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nde eğitim gören 39 yaşındaki 3 çocuk annesi Sibel Tuna, Ormancılık Bölümü’nü okul birincisi olarak bitirdi. Tuna, mezuniyet cübbesini eşi ve çocuklarının gurur dolu bakışları arasında giydi. BAİBÜ Mudurnu Süreyya Astarcı Meslek Yüksekokulu’nun 2025-2026 Akademik Yılı mezuniyet töreni, yağışlı hava nedeniyle okulun konferans salonunda gerçekleştirildi. Törende, Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Nezih Okur ile okulu yaptıran Mudurnulu iş insanı Süreyya Astarcı katılımcılara hitap etti. "Ben bu yaşta da hala okunabileceğini gösterdim" Gençlik yıllarında eğitimine devam edemeyen ancak içindeki okuma aşkını yıllar sonra gerçeğe dönüştüren Sibel Tuna ise okulunu birincilikle tamamlayarak başarıya imza attı. Tuna, "39 yaşındayım ve üniversite sınavına girip Ormancılık ve Orman Ürünleri Programı’nı okudum. Bu sene mezun oldum, çalıştım ve başardım. Çok sevinçliyim. Küçükken okuyamamıştım, devam edememiştim. Orman sevgim yüzünden bu bölümü seçtim. Buraya gelirken ilk amacım çocuklarıma örnek olmaktı, onlara örnek olduğumu da düşünüyorum. Ben bu yaşta da hala okunabileceğini gösterdim. Bütün ailem, eşim, çocuklarım, anneannem burada. Hepsine ve hocalarıma teşekkür ediyorum" dedi. "Çok duygulandım, çok ağladım" Eşinin başarısıyla gurur duyduğunu ve ona her zaman destek olduğunu dile getiren Ali Tuna, "Allah eşimden razı olsun. Okurken evi de, çocukları da ihmal etmedi. Okul birincisi oldu, ’Maşallah’ diyorum" şeklinde konuştu. Kızı Emine Tuna ise "Annemle gurur duyuyorum. Benim en büyük öncülerimden biri kendisi. Çok duygulandım, çok ağladım. Çok büyük bir şey başardı. Ben de inşallah ileride eczacılık okumak istiyorum" ifadelerini kullandı. Duygusal anların yaşandığı mezuniyet töreni, öğrencilerin mutluluklarını aileleriyle paylaşmasıyla sona erdi. (EÖ-HFV-
Elektrik ve su olmadan yaşayan yaşlı çiftin yürek burkan hikayesi
06 Eylül 2024 Cuma - 11:59 Elektrik ve su olmadan yaşayan yaşlı çiftin yürek burkan hikayesi Bolu’da elektriği ve suyu olmayan iki katlı harabe bir köy evinde yaşamak zorunda kalan Şerife ve Şerafettin Konuk çiftinin hikayesi yürek burkuyor. Oğlu tarafından mağdur edildiğini söyleyen Şerafettin Konuk, yaşadığı dramı gözyaşları içinde anlattı. Bolu’da kent merkezine 20 kilometre uzaklıktaki Çobankaya köyü Vayışlar Mahallesi’nde iki katlı ahşap evde yaşayan Şerife ve Şerafettin Konuk’un hikayesi dinleyenleri derinden etkiliyor. 7 yıl önce maddi zorluklar nedeniyle şehirdeki kiralık evlerinden çıkmak zorunda kalan çift, ata yadigarı harabe bir köy evine yerleşti. Elektrik ve suyun olmadığı evde yaşamlarını sürdüren çift, hayırseverlerin yardımlarıyla ayakta kalmaya çalışıyor. Eski olduğu gerekçesiyle evlerine elektrik aboneliği alamayan çift, geceleri komşularından şarj ettikleri pilli lambalarla idare ediyor. Şehir merkezine ya bisikletle ya da köyden araç buldukça gidebilen yaşlı çift, hayırseverlerin yardımlarıyla yaşamlarını devam ettiriyor. 72 yaşındaki Şerafettin Konuk ile arkadaşı aracılıyla tanışan iş adamı hayırsever Mahmut Alan, yaşlı çifti evinde ziyaret etti. Yaşlı adamın dişlerini yaptırmak ve ihtiyaçlarını karşılamak için harekete geçen Alan, yetkililere de seslendi. "Seyyar ışıkla idare ediyorum" 7 yıl önce Bolu Merkez’de kirada oturduklarını ancak maddi zorluklar sebebiyle babasından kalan iki katlı köy evine taşındıklarını Konuk, "Bu eve geleli 7 yıl oldu. Elektrik ve su yok. Seyyar ışıkla idare ediyorum. 2 tane de şarjda var. Akşam da onları alacağım" dedi. Geçtiğimiz yıllarda elektrik aboneliği için dilekçe verdiğini anlatan Şerafettin Konuk, "Elektrik saati almak için gittim, dilekçe verdim. Bina eski diye dilekçemi onaylamadılar. Yardım ederler mi, etmezler mi bilemiyorum" diye konuştu. "Taşıma suyla yaşıyoruz" Su ihtiyaçları için de köyde bulunan çeşmeye gittiklerini belirten Şerafettin Konuk, "Buradan şehre ineceksin. Oradan ihtiyaçlarını alacaksın ve buraya geleceksin. Çeşmeden suyu doldurup eve geliyoruz. Taşıma suyla yaşıyoruz. Elektrik olmadığı için beyaz eşyamız yok. Buzdolabı var ama onu da elektrik olmadığı için kullanamıyoruz" ifadelerini kullandı. "Oğlumun yüzünden bu haldeyiz" Oğlunun adına 300 bin lira kredi çektiğini ve borç sebebiyle emekli maaşına elektronik haciz konulduğunu anlatan Şerafettin Konuk, "Emekli maaşımı kullanamıyorum. Oğlum kredi çekmiş, o yüzden para alamıyorum. Zor durumdayım. Oğlumun yüzünden bu haldeyiz. 2 kızım, bir oğlum ve 9 tane de torunum var. Bize bakmıyorlar. Benden para alıp gidiyorlardı. Gelinen noktada bıraktılar. Oğlum eşinden ayrıldı. Buraya geldi. Ayağı sakattı, benim maaşımdan para verdim. İyileşti ve sonra gitti. Benim telefonumun kartını almış, banka kartlarımı almış. Bankadan kredi çekmiş. Şuanda hiç gelirim yok. Deli olacağım. Bunu böyle yaparlarsa ben ne yapayım? Hadi başka birisi yapsa ’Elin adamı’ dersin ama bunu bize kendi çocuğum yaptı" diyerek gözyaşlarına hakim olamadı.
Bolu tarihinin en büyük yangınının yaraları sarılıyor
04 Eylül 2024 Çarşamba - 14:03 Bolu tarihinin en büyük yangınının yaraları sarılıyor Bolu tarihinin en büyük yangınının yaşandığı Göynük’te zarar gören alanların yeniden ağaçlandırılması için çalışmalara başlandı. Göynük ilçesine bağlı Bekirfakılar köyü mevkisindeki ormanlık alanda 15 Ağustos’ta öğle saatlerinde çıkan yangın, kısa sürede büyüyerek rüzgarın da etkisiyle geniş bir alana yayıldı. Yangın sebebiyle Yeniköy, Çaylak, Bekirfakılar ve Umurlar köylerinde bulunan 490 kişi tedbir amacıyla tahliye edilerek yakınlarının yanına yerleştirildi. Bolu’daki ekiplerin yangını söndürme çalışmalarına Düzce, Kocaeli ve Sakarya başta olmak üzere çok sayıda destek sevk edildi. Anız kaynaklı olduğu belirtilen yangına ilişkin gözaltına alınan 4 şüpheli 17 Ağustos’ta adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden A.K. ve E.K. "taksirle orman yangınına neden olma" suçundan tutuklandı, 2 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Yangın ise 72 saatlik çalışmayla 18 Ağustos’ta kontrol altına alındı. Yaralar sarılıyor Yanan alanların ağaçlandırılması için çalışmalara başlandı. Toplam 40 kilometre yeni yol ve 48 kilometre büyük onarım programlarının bir an önce tamamlanarak, yanan ormanlık alanda ağaçlandırma çalışmalarına başlanması hedefleniyor. Dedeler ve Alançayı Orman İşletme Şefliklerinde yürütülen yeni yol etüt çalışmalarının büyük ölçüde tamamlandığı, büyük onarım çalışmalarının da devam ettiği ve çalışmaların kurum iş makineleriyle yapıldığı belirtildi.
Türkiye 3.’sü olan emniyet müdür yardımcısı, gözünü dünya şampiyonluğuna dikti
04 Eylül 2024 Çarşamba - 10:20 Türkiye 3.’sü olan emniyet müdür yardımcısı, gözünü dünya şampiyonluğuna dikti Türkiye 2024 Vücut Geliştirme ve Fitness Şampiyonası’nda 3. olan 51 yaşındaki Bolu İl Emniyet Müdür Yardımcısı Türker Uygur, "Bundan sonraki süreçte hedefim dünya şampiyonluğu" dedi. Türkiye 2024 Vücut Geliştirme ve Fitness Şampiyonası, 28 - 31 Ağustos tarihleri arasında İstanbul’da düzenlendi. Bolu’da İl Emniyet Müdür Yardımcısı olarak görevli Türker Uygur da yarışmaya katıldı. 45 yaş üstü kategoride mücadele eden 51 yaşındaki Uygur, jüri değerlendirmesi sonucunda 3. oldu. Şehit polisin oğlu, hayallerinden vazgeçmedi 1984 yılında İzmir’de Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde görev yapan babası Tamer Uygur’un şehit düşmesiyle 11 yaşında babasını kaybeden Türker Uygur, polis olmak için hayallerinden vazgeçmedi. 1993 yılında İzmir Polis Koleji’nden, 1998 yılında ise Polis Akademisi’nden mezun olan Uygur, komiser yardımcısı olarak polisliğe başladı. Emniyet teşkilatında atış eğitimleri konusunda uzmanlaşan Uygur, yurt içi ve yurt dışında pek çok eğitim verdi. Evli ve 3 çocuk babası olan Emniyet Müdür Yardımcısı Uygur, 14 yaşından bu yana spora olan ilgisini ise hiç bırakmadı. Türker Uygur, 51 yaşında Türkiye 2024 Vücut Geliştirme ve Fitness Şampiyonası’nda gösterdiği başarının sırrını anlattı. "Mesleğimiz gereği üniformanın yakışması lazım ve dinamik olmamız lazım" 14 yaşında polis kolejiyle başlayan serüveninde her türlü sporla uğraştığını söyleyen Uygur, "14 yaşında polis kolejine girdiğimden beri aktif spor hayatım var. Her türlü sporla uğraştım. Kolejde uzun mesafe cross koşuyordum. Cirit, gülle attım daha sonra akademiye geçtiğimde judo ile ilgilendim. Judo‘da bir Türkiye şampiyonluğu elde ettim o senelerde. Daha sonra buz hokeyi yaptım. Akademinin buz hokeyi takımında 4 yıl kadar buz hokeyi oynadım. Mesleğe başlayınca da fitness ile ilgilenmeye başladım. Vücudumu dinamik tutmak için, malum mesleğimiz gereği üniformanın yakışması lazım ve dinamik olmamız lazım. Bu yüzden bu sporla ilgilendim" dedi. "Meslektaşlarıma örnek olmak istedim" Meslektaşlarına örnek olup onları da spora teşvik etmek istediğini dile getiren Uygur, olumlu dönüşler aldığını ifade ederek, "Meslektaşlarıma da polis okullarında görev yaptığım süreçte öğrencilerime de hep bunu tavsiye ettim ve örnek olmak istedim. Eşim, ’Bunu nasıl bir üst seviyeye çıkartabiliriz?’ dedi. 51 yaşında niyet ettim ve Allah’ın izniyle de güzel bir derece elde ettik. Çok da güzel geri dönüşler aldık. Meslektaşlarımız çoğu güzel mesajlar attılar. ’Yarın spor salonuna yazılacağım’, ’Hemen bugün spora tekrar başlayacağım’ diye mesajlar aldım. Bunlar beni çok mutlu etti. Çünkü amacım buydu. Meslektaşlarıma mesleğin her türlü zorluğuna rağmen sporu hayatlarından çıkarmamalarını, bu üniformaya olan saygı ve sevgilerini sporla perçinleyip daha nizami bir görüntü, daha güzel bir duruş sergilemeleri için bunun olmazsa olmaz olduğunu kanıtlamış oldum" şeklinde konuştu. "Hedefimiz Avrupa şampiyonluğu, hatta dünya şampiyonluğu" Hedefinin bir sonraki süreçte dünya şampiyonluğu olduğunu belirten Türker Uygur, "Bu katıldığım yarışmayla misyonumuzu tamamladık. Yeni misyonlarımız gelecek muhakkak. Hedefimiz Avrupa şampiyonluğu, hatta dünya şampiyonluğu inşallah. Onun için uğraşacağım, vazgeçmeyeceğim, durmayacağım" diye konuştu. "Bir takım kuracağız" Uygur, yurt içi ve dışında emniyet kulübü kurmak istediklerini de aktararak, "Emniyet teşkilatında tekrar sporu yaygın hale getirmeyi planlıyorum. Hatta bu sporla benden daha güzel başarılar elde etmiş bir sürü meslektaşım var. Onlar bunu duyuramadılar, ses getiremediler. Benim yaşımdan ya da rütbemden kaynaklı güzel ses getirdi. Hepsini inşallah bir çatı altına toplayacağız. Emniyet kulübü olur, emniyet gücü olur. Bir takım kuracağız. Yurt içinde yurt dışında şampiyonalara, yarışmalara katılacağız. Niyetimiz bu yönde" cümlelerine yer verdi. "Türkiye’nin önde gelen atış hocalarından biri oldum" Sporun yanı sıra emniyet teşkilatında atış eğitimcisi olarak da görev yaptığını sözlerine ekleyen Bolu İl Emniyet Müdür Yardımcısı Uygur, "Komiser yardımcılığından bu yana aktif olarak bir poligon hayatım var, eğitimci olarak. Kendimi bu konuda iyi geliştirdim ve Türkiye’nin önde gelen atış hocalarından biri oldum. Gerek polis okullarında, gerek polis akademisinde, bir müddet müdürlük yaptığım narkotik eğitim akademisinde hem halihazırda meslek mensuplarına hem de polis adaylarıma eğitim verdim. Bu eğitim sürecinde onlara da defalarca dile getirdim. Bu meslekte sporun ayrı tutulamayacağını, muhakkak sporu hayatlarında hayatlarına dahil etmeleri gerektiği konusunda her zaman tavsiyelerde bulunmuştum. Örnek olmaya da o yüzden çalıştım ve başardım Allah’a şükür" ifadelerini kullandı. "Söndürme çalışmalarına katıldık" Göynük ve Gerede’de yaşanan orman yangınlarında, personeliyle birlikte sahada aktif rol aldığına da vurgu yapan Türker Uygur, şampiyonaya hazırlanma sürecinde zorluk yaşadığını söyledi. Uygur, "Spor nasıl oluyor derseniz meslekte, evet biraz sıkıntılı oluyor. Bu şampiyonaya hazırlanırken son iki hafta benim için çok zorlu geçti. Malum üzücü bir olay yaşadık. Gerede ve Göynük yangınlarımız oldu. Onlarda aktif görev aldık personelimizle. Söndürme çalışmalarına katıldık. O süreçte iki haftalık süreçte antrenmanlarımı biraz aksattım. Beslenmemi aksattım. Gece 12’de yaptım antrenmanımı. Evde yapabildiğim kadar yaptım. Ya da sabah çok erken saatte kalktım. Salonunu kullandığım arkadaşlardan rica ettim" şeklinde konuştu.
Parkta alkol içip çöplerini bırakan 4 kişiye 160 bin lira ceza
03 Eylül 2024 Salı - 23:18 Parkta alkol içip çöplerini bırakan 4 kişiye 160 bin lira ceza Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, gece saatlerinde parkta alkol içip çöplerini masa üzerinde bırakan 4 kişiye toplam 160 bin TL ceza kesildiğini duyurdu. Ayrıca belediye, savcılığa suç duyurusunda bulunacak. Bolu’da Küçük Sanayi Sitesi’nde bulunan bir parkta kimliği belirsiz kişiler gece boyunca alkol alıp, çöplerini olduğu gibi bıraktılar. Sabah dükkanlarına gelen esnafların, parkta masa ve kamelyaların üzerinde alkol şişeleri, bardaklar, tabaklar ve çöplerle karşılaşmasıyla durum Bolu Belediyesi’ne bildirildi. İhbar üzerine olay yerine gelen Bolu Belediyesi Zabıta ve Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri, karşılaştıkları manzara karşısında şoke oldu. Parkta gece boyunca alkol alındığını ve çöplerin bırakıldığını tespit eden belediye ekipleri, gerekli tutanakları tuttuktan sonra parkın temizliğini gerçekleştirdi. Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, görüntülere neden olan sorumlulara tepki gösterdi. Başkan Özcan, “Sanayi bölgesindeki yeşil alanımızda dört tane insan demeyeyim; yaratık, oturup sabaha kadar içmişler ve o şekilde de bırakıp kalkmışlar. Bu dört kişiyi tespit ettik ve ayrı ayrı 39 bin 797 TL idari para cezasını bugün itibariyle gönderiyoruz. Ayrıca kendileri hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına da suç duyurusunda bulunacağız. Türk Ceza Kanunu’nun 181. Maddesinin 1. Fıkrası çevreyi kasıtlı olarak kirletenlere 2 yıla kadar hapis cezası verilir diyor. Siz kirletmeye devam ederseniz işin sonu hapishanede bitecek. Benden uyarması” ifadelerini kullandı.