Yerel Haberler
Bolu
17 Mayıs 2026 Pazar - 14:54 Bu çayın fiyatını içen belirliyor Bolu’nun Yeniçağa ilçesinde 85 yıldır hizmet veren tarihi kahvehanede tüp, elektrikli ısıtıcı ve deterjan kullanılmıyor. Çayın sadece odun ateşinde demlenip, bardakların elenmiş odun külüyle yıkandığı işletmede müşteriler içtikleri çayın ücretini kendileri belirliyor. Yeniçağa ilçesine bağlı Eskiçağa köyünde, Zonguldak-Ankara kara yolu üzerinde bulunan çay ocağı, yarım asrı aşan süredir aynı geleneksel yöntemlerle hizmet veriyor. Emekli şoför İsmail Demir, 1980 yılında babasından devraldığı mesleği yaşatmaya devam ediyor. Ormandan topladığı çam, meşe ve köknar odunlarıyla sabahın erken saatlerinde ocağı yakan Demir, köy halkının yanı sıra güzergahı kullanan sürücülere de hizmet sunuyor. 85 yıllık işletmede kurulduğu günden bu yana tüp veya elektrikli ısıtıcı kullanılmıyor. "Çay parası sorulmaz" Kurulduğu günden bu yana kimyasal deterjanın girmediği dükkanda çay bardakları, ocaktan alınan ve ince elenen kül ile yıkanıyor. Mesleği babasından devraldığını belirten İsmail Demir, "Burası babamın yeri. 85 yıldır bu işi yapıyoruz. Sabahleyin ateş yanar, akşama kadar odun ateşinde çay ayarlanır. Zonguldak, Bartın, Kurucaşile, Cide, Ankara illerine gitmek isteyen müşterimiz hiç eksik olmaz. Bizde çay fiyatı aranmaz. İster alırız, ister almayız; isteyen verir, isteyen vermez. Burada kimseye çay parası sorulmaz. 5 lira veren de olur, 10 lira, 15 lira, hatta 50 lira veren de olur; biz onu geri çevirmeyiz. Temizlikte de deterjan kullanmayız. Ocak külü çok temizdir; elediğimiz o toz külle bardakları ovaladığımızda pırıl pırıl parlar" dedi. "Bu tadı ve samimiyeti başka yerde bulamazsınız" Mekanın 67 yaşındaki daimi müşterilerinden köyün eski muhtarı Ramazan Karaduman, "Burası önemli bir yol üstü. Zonguldak, Bartın, Amasra gibi turistik beldelere gidenlerin uğrak noktası. Ben annemden doğdum doğalı bu kahvehanede odun ateşinde çay yapılır. Başka yerlerde, Karadeniz sahillerinde de odun ateşinde çay içtim ama buradaki tadı alamazsınız. Bu nostaljik havayı, kahveci arkadaşımızın insanları sıcak karşılamasını, candan ve samimi davranmasını başka hiçbir kahvehanede görmedim" ifadelerini kullandı.
Kızını korumak için damadının savurduğu bıçağın önüne geçmiş
11 Temmuz 2024 Perşembe - 11:19 Kızını korumak için damadının savurduğu bıçağın önüne geçmiş Bolu’da tartıştığı eşi ve kayınpederini bıçaklayarak öldüren, kayınvalidesini de yaralayan sanık, duruşmadaki savunmasında "Eşim beni aldattı" diyerek gözyaşı döktü. Tartışmada bıçakla kolundan yaralanan kayınvalide ise "Eşim kızımı korumak için üzerine kapandı, onu da bıçakladı" dedi. Olay, 19 Nisan’da Sağlık Mahallesi Songül Sokak üzerinde bulunan bir apartmanda meydana geldi. Bir süredir eşiyle aralarının iyi olmadığı öğrenilen Serkan Zengin, kayınpederinin evinde eşiyle konuşmaya gitti. Evde yaşanan tartışmaların ardından Serkan Z., mutfaktaki bıçakla eşi Meltem Zengin (35), kayınpederi Turgut Doğanyiğit (65) ve Emine Doğanyit’i bıçakladı. Karısı, kayınpederi ve kayınvalidesini bıçaklayan şüpheli olay yerinden kaçtı. Vücudunun çeşitli yerlerinden bıçaklanan kayınpeder Turgut Doğanyiğit olay yerinde hayatını kaybetti. Meltem Zengin ise kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. 2 kişinin ölümüne ve bir kişinin yaralanmasına sebep olan damat ise tutuklandı. Hakkında "Eşi kasten öldürmek", "Kasten öldürme" ve "Kadına karşı yaralama" suçlarından dava açılan sanık Serkan Zengin’in Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanmasına başlandı. Salonda mağdur Emine Doğanyiğit ve avukatlar hazır bulunurken, sanık ise cezaevinden SEGBİS sistemiyle duruşmaya katıldı. "Kendimden geçtim, çocuklarım mahvoldu" Savunması için söz hakkı verilen sanık, olay akşamı kayınpederinin evine gittiğini ifade ederek, "Eşimin beni aldattığını anlattım. Kayınpederim, ’Yuvanı kurtaracağım’ dedi. Kendi evlerine davet etmişlerdi gittim. Eşim çok agresifti. Aldatılmış olmanın psikolojisiyle yıkık bir durumdaydım. Kayınpederimin evinde bana tekme attı. ’Yapma, bunun için buraya gelmedik’ dedim. Tartışma çıktı. Mutfakta elime bıçak geçti. Kayınpederim elimden aldı. Kendimde değildim. Kayınpederime de saplandığını fark ettim. Çok üzgünüm, perişanım. Hiç böyle olmasını istemezdim. Kendimden geçtim, çocuklarım mahvoldu. Oradaki insan ben değildim. Ben öldürme amaçlı bıçağı savurmadım. O evden çıkmak için yaptım. Eşimi de çok seviyordum ölen öldüğüyle kaldı. Çocuklarım mahvoldu" dedi. "İddia değil gerçek" Gözyaşlarını tutamayan Zengin, savunmasını şöyle sürdürdü: "Evimde silahım vardı. Şubat ayında yakaladım eşimi. Tasarlayarak öldürsem şubat ayında öldürürdüm. İddia değil gerçek. Eşim beni aldattı. ’Seni seviyorum sana kadınlık yapmaktan hoşlanıyorum’ diye başka birine attığı mesajları yakaladım. Çok pişmanım. Tahliyemi istemiyorum" diye konuştu. "Eşim kızımı korumak için üzerine kapandı" Tartışma esnasında evde bulunan ve kolundan yaralanan Emine Doğanyiğit ise "Meltem beni o gece aradı. ’Anne gelin beni iş yerinden alın’ dedi. Babasıyla kızımızı aldık. Damat Serkan kızımı aradı. Meltem de ’Annemlere gidiyorum’ dedi. Serkan, ’Ben seninle konuşacağım’ dedi. Meltem de, ’Annemlerde konuşalım’ dedi. Biz Serkan’ı aldık eve geçtik beraber. Evde 4’ümüz vardık. Tartışmalar yaşandığında Meltem, ’Çocuklar sende kalsın’ dedi Kızım, ’Ben bu sevgiyi istemiyorum’ dedi. Bıçağı kolundan çıkardı. Meltem’e saldırdı. Meltem, ’Anne beni kurtar’ dedi. Kızım kaçmaya çalıştı. Serkan kızımın peşinden gitti. Babasına da vurdu bıçağı. Eşim kızımı korumak için üzerine kapandı. Onu da bıçakladı. Şikayetçiyiz. Bana da bıçakla saldırdı, kolumdan yaralandım. Kızım bize her zaman gözü mor geliyordu. Aldatmayla ilgili bir bilgim yok. Komşular gelmeseydi beni de öldürecekti" şeklinde konuştu. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı erteledi.
"Marketler vatandaşa tuzak kuruyor"
10 Temmuz 2024 Çarşamba - 16:17 "Marketler vatandaşa tuzak kuruyor" BOLU (İHA) – Türkiye Sebzeciler, Meyveciler ve Seyyar Pazarcılar Federasyonu (TÜSPAF) Başkanı Ali Karaca, "Vatandaşımız işin kolayına kaçıyor, hemen evinin altındaki markete gidiyor. Pazarların kurulduğu gün marketler de tezgah açıyor. Marketler o gün biraz fiyat indiriyor ama ertesi gün o fiyatlara ürün bulamazsınız. Marketler vatandaşa tuzak kuruyor" dedi. Türkiye Sebzeciler, Meyveciler ve Seyyar Pazarcılar Federasyonu (TÜSPAF) Başkanı Ali Karaca, Bolu’nun Kültür Mahallesi’nde bulunan pazar alanını ziyaret etti. Esnafla sohbet eden Karaca, vatandaşlara pazardan alışveriş yapmaları çağrısında bulundu. Karaca, pazar kurulduğu günlerde marketlerin indirim yaptığını, diğer günlerde ise zam yaptığını belirtti. "Marketler vatandaşa tuzak kuruyor" Pazar alanlarında bulunan marketlerin pazarın kurulduğu günlerde indirim yapıp normal günlerde fiyatları artırdığını belirten Karaca, "Bugün vatandaşın alım gücünü değerlendirirseniz, enflasyon değerlerini bile gerek devletimizin kurumları olsun, pazar yerindeki fiyatları belirliyor. Ama pazar yerindeki fiyatlara baktığınız zaman Türkiye’de o kadar çok sayıda deflasyon olmasına rağmen fiyat artışları, maliyet artmasına rağmen geçen yılki fiyatlar arasında bir fark göremiyorum. Geçen yıl domates 20 liraydı, yine 20 lira. Ürünün kalitesine göre değişiyor. Ama maliyetler çok arttı. Maliyetlerden kimse bahsetmiyor. Tarlada domates 10 lira, pazarda 20 lira, markette 25-30 lira. Aslında burada maliyetlerin anlatılması gerekiyor. Çünkü mazot fiyatları durmadan arttığından dolayı, işçilik maliyetleri durmadan arttığından dolayı, ürün üretilirken harcanan gübre, ilaç, mazot bu tamamen maliyetlerin artmasıyla beraber fiyatların artması gayet normal. Pazar fiyatlarına baktığımız zaman market fiyatlarıyla mukayese ettiğimizde pazar yerleri marketten daha ucuz. Günlük sebze-meyve yerinin adresi pazar yerleridir. Vatandaşımız işin kolayına kaçıyor, hemen evinin altındaki markete gidiyor. Pazarların kurulduğu gün marketler de tezgah açıyor. Marketler o gün biraz fiyat indiriyor ama ertesi gün o fiyatlara ürün bulamazsınız. Marketler vatandaşa tuzak kuruyor. Vatandaşın olmazsa olmazı pazar yerleridir. Herkese göre ürün var. Malın kalitesine göre burada emeklinin alacağı ürün de var, orta sınıf vatandaşın alacağı ürün de var. Üst tabaka insanların alacağı ürün de var" dedi. "Vatandaşın bilinçli olmasını istiyorum" Vatandaşlara pazardan ürün almaları çağrısında bulunan Karaca, "Ben vatandaşımıza şunu öneriyorum, Şu an bir fiyat dengesizliği var. Herkes istediği fiyata ürün satmaya çalışıyor. Özellikle son yıllarda pandemi döneminde marketlerin ne kadar fırsatçılık yaptığına hepimiz şahit olduk. Bugün marketteki reyonlardaki fiyatlarla kasadaki fiyatları mukayese ettiğinizde denetimlerde çok fark olduğunu da gördük. Günü bitmiş ürünlerinde son gün raflara konulup vatandaşa verildiğini ve vatandaşın gıda olarak tükettiğine de şahit olduk. Ama pazarcı onu yapmaz. Pazar yerlerinin hepsi günlük. Pazarcı esnafı günlük satar. El emeğiyle, bedenen çalıştığı için, günlük yevmiyesi çıktığı için yeter. Marketler ciddi anlamda üstüne ciddi maliyetler koyarak bunu vatandaşın cebine yansıtıyor. Ben vatandaşımızdan şunu istiyorum: İşin kolayına kaçmasınlar. Artık her mahallede semt pazarlarımız var. Gezsinler, neresi ucuzsa oradan alsınlar. Pazar yerlerini tercih edelim. Marketlerde barkod sistemi var. Sizdeki gramı, vergisi, stopajı her şeyi alıyorlar. Vatandaşın bilinçli olmasını istiyorum. Pazara gelsinler, her şey taze" diye konuştu. "Üreticinin desteklenmesi gerekiyor" Artan maliyetler nedeniyle üreticilerin azalması hakkında konuşan Karaca, "Üreticinin desteklenmesi gerekiyor. Maliyetler artıyor. Patates ve soğan bu sene para etmedi. Adana’da, Reyhanlı’da, Ödemiş’te patateslerimizden, soğanlarımızdan üreticilerimiz zarar etti. İhracat olmadı. Burada üreticilerin ayakta durması lazım ki, bir dahaki sene ürünü ekmesi için kâr etmesi lazım. Üründe rekolte düşük olduğu zamanda pahalı olur. Bu da vatandaşa zarar verir. Bu konuda üreticilerin desteklenmesi gerekiyor. Bilinçli tarıma yönlendirilmesi gerekir. Özellikle bugün aracıların olmayıp, direkt üreticiden, tüketiciye getirildiği yerler pazar yerleridir. Ama marketlere bakıyorsunuz, halden alıyor, aracıdan alıyor. Burada o yok. Burada da üreticiyi en iyi koruyan kişiler pazarcı esnafıdır. Çünkü biz ürünü aldığımız zaman üreticiden nakit ödeme yapıyoruz. Marketler aldığı zaman vadeli çekler veriliyor. Bu konuda da hükümetimizin bir çalışması var. Bunun önüne geçmeye çalışıyorlar. Üreticiyi tutmamız lazım, destek vermemiz lazım" şeklinde konuştu.