Yerel Haberler
Bolu
Bolu’da 78 canın anısına sessiz yürüyüş: "Cinayet diye adlandırdığımız olayda 8 tane evladımı yitirdim"
21 Ocak 2026 Çarşamba - 13:14 Bolu’da 78 canın anısına sessiz yürüyüş: "Cinayet diye adlandırdığımız olayda 8 tane evladımı yitirdim" Bolu’da Kartalkaya Kayak Merkezi’nde bulunan Grand Kartal Otel’de geçtiğimiz yıl meydana gelen ve 34’ü çocuk olmak üzere 78 kişinin hayatını kaybettiği yangın faciasının birinci yıl dönümünde, acılı aileler sessiz yürüyüş düzenledi. Grand Kartal Otel’de çıkan yangında, 34’ü çocuk olmak üzere 78 kişi yaşamını yitirmişti. Ülkeyi yasa boğan yangın faciasının üzerinden tam 1 yıl geçti. Acılı aileler facianın yıl dönümünde hayatını kaybeden yakınlarını anmak için Bolu’da çeşitli etkinlikler düzenledi. Gece saat 03.17’de başlayan etkinlikler şehir merkezinde devam etti. Faciada yaşamını yitirenlerin yakınları, anma programı çerçevesinde İzzet Baysal Caddesi’nde bir araya geldi. Ellerinde karanfiller taşıyan aileler, herhangi bir slogan atmadan sessiz şekilde yürüyüş gerçekleştirdi. Duygu dolu anların yaşandığı yürüyüşe, çevredeki vatandaşlar da aileleri teselli edip, sarılarak katıldı. İzzet Baysal Anıtı önünden başlayan sessiz yürüyüş, Anıt Park’ta bulunan Atatürk Anıtı önünde sona erdi. Atatürk Anıtı önüne karanfiller bırakılırken, hayatını kaybedenlerin aileleri gözyaşlarını tutamadı. "Bizim cinayet diye adlandırdığımız olayda 8 tane evladımı yitirdim" Yangında 8 yakınını kaybeden Avukat Yüksel Gültekin, yangın faciasını cinayet olarak nitelendirerek, "Ben avukat Yüksel Gültekin. 21 Ocak 2025 tarihinde Kartalkaya’da, bizim cinayet diye adlandırdığımız olayda 8 tane evladımı yitirdim. İnşallah Rabbim onları şehit olarak kabul etmiştir. Yetmiş sekiz tane canın, sekizini toprağa veren bir babayım. Bugün 21 Ocak 2026. Dün evlatlarımız, 78 tane canımız yaşıyordu. Aradan, yani dün bu sıralar bir yıl önce, bu bir yıl içerisinde bugün Hakk’ın rahmetine kavuşalı bir yıl oldu. Ateş düştüğü yeri yakar. Bu 78 tane canın ailesinin, bu bir yıl içerisinde ne çektiklerini biz aileler ancak tam olarak idrak edebiliriz. Ama bu idrak ta, bugün eksi on derecede bizimle birlikte olan bu güzel insanların hepsine yürekten, kalbi teşekkürlerimi sunuyorum. Siz değerli basın mensuplarına da çok teşekkür ediyorum. Bir yıl boyunca bu olayın kamuoyu gündeminde kalmasını sağladığınız için teşekkür ediyorum" dedi. "DNA testiyle benim evladımı tespit etmişlerdi" Otel yangınında oğlu Yiğit Gençbay’ı kaybeden Danıştay 9. Daire Başkanı Abdurrahman Gençbay, "Yüksel abinin kaldığı yerden devam etmek istiyorum. Yüksel abi, 78 canın aileleri adına söylenmesi gerekeni fazlasıyla, yeterince ve etkili bir şekilde söylediğine inanıyorum. Ve biz aileler olarak Yüksel abinin söylediği her sözün, her cümlenin, her kelimenin altına imzamızı atıyoruz. Sizler, yine bir yıl boyunca bu organize kötülük dediğimiz bu kötülükten hesap sorma mücadelemizde bizi yalnız bırakmadınız. Soğukta, sıcakta, karda, tipide hep yanımızda oldunuz. Bugün de buradasınız. Sizlere de çok teşekkür ediyorum. Gece üçte başlayan anma etkinliklerimiz, Kartalkaya’daki otelin önünde o yetmiş sekiz canımız için planladığımız, tertiplediğimiz ve gerçekleştirdiğimiz anma etkinliklerimiz; bugün burada, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önünde, Cumhuriyet Meydanı’nda devam ediyor zannedersem. Bu süreç aslında iyilerle kötülerin mücadelesiydi. Bu süreç zalimlerle mazlumların mücadelesiydi. Bu süreç, bu topluma, bu mazlum millete tepeden bakanlarla bu mazlum milletin mücadelesiydi. O nedenle bu mazlum millet, 86 milyon, televizyonlarının başında ve buraya kadar gelebilen herkesle birlikte; duruşma esnasında hepimizle beraber bizim yanımızda oldular. Ta ilk günden itibaren ben evladımı öpüp koklayarak toprağa veremedim. Yüzünü açıp bakamadım. Çünkü DNA testiyle benim evladımı tespit etmişlerdi. Ve benim evladım çıkmış olmasına rağmen, arkadaşı Alp’le beraber, o canların, o içeride kalan canların yardım çığlıklarına duyarsız kalmayarak içeri tekrar girdi ve orada şehadete erdiler" diye konuştu. "Adeta bir paçavra gibi, hiç kimseye haber vermeden o otelden kaçtılar" Otel sahiplerinin misafirlere hiç haber vermeden kaçıp gittiğini ifade eden Gençbay, "Ama bunu yapması gereken o işletme sahipleri ise adeta bir paçavra gibi, hiç kimseye haber vermeden o otelden kaçtılar. Kaçarken de bu mahkeme kararıyla da teyit altına alındı. Birbirleriyle iletişime geçerek ‘hiçbir misafire haber vermeyin, kendiniz halletmeye çalışın’ düsturuyla hareket ettiler. Ve kaybettiğimiz bütün canlar, orada kalan misafirlerdi. Yaralılarımızın tamamı da orada kalan misafirlerdi. Bir tane işletme sahibinin yakınına, işletmecisine, işletme sahibine ya da oradaki personelden hiçbir kimsenin ne canına ne de hayatına hiçbir zarar gelmedi. Bu tesadüf olamazdı. Yargılama bu ortamda daha başlamadan bizi endişeye sevk eden de buydu. Bu olayda, Yüksel abinin de belirttiği gibi, Cumhuriyet Başsavcılığı’nın görevlendirdiği bilirkişi raporu ki bana göre, bugüne kadar bunu bir hukukçu olarak söylüyorum, o gözle okudum. Bugüne kadar yayımlanmış ve yazılmış bilirkişi raporlarının en donanımlısıydı. 179 sayfa ve akademik bir dille, üniversitelerde okutulabilecek yeterlilikte bir rapordu" şeklinde konuştu.
Kartalkaya’da 78 kişinin öldüğü facianın üzerinden bir yıl geçti
21 Ocak 2026 Çarşamba - 09:03 Kartalkaya’da 78 kişinin öldüğü facianın üzerinden bir yıl geçti Bolu’da geçtiğimiz yıl Grand Kartal Otel’de çıkan 78 kişinin hayatını kaybettiği, 133 kişinin yaralandığı yangın faciasının birinci yıl dönümünde sivil toplum kuruluşları ortak basın açıklaması yaptı. Bolu Baro Başkanı Sinan Barut, "Bu felaket sıradan bir kaza olarak nitelendirilemez, ihmalin, eksikliğin ve denetimsizliğin sonucudur" dedi. Bolu’da kayak merkezi Kartalkaya’da 21 Ocak gecesi Grand Kartal Otel’de çıkan yangın faciasının üzerinden bir yıl geçti. 78 kişinin hayatını kaybettiği facianın yıl dönümünde Bolu-Düzce Tabip Odası, Bolu Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Bolu İl Koordinasyon Kurulu ve Bolu Barosu üyeleri bir araya gelerek ortak bir basın açıklaması düzenledi. Grup adına açıklamayı Bolu Baro Başkanı Sinan Barut okudu. "Acımız dinmemiş, öfkemiz azalmamıştır" Acıların dinmediğini ifade eden Baro Başkanı Sinan Barut, "Unutmadık. Bugün burada 21 Ocak 2025 tarihinde Kartalkaya’da bulunan Grand Otel’de meydana gelen ve çoğu çocuk 78 yurttaşımızın hayatını kaybetmesine neden olan felaketin 1. yıl dönümünde bir araya gelmiş bulunuyoruz. Aradan geçen bir yıla rağmen acımız dinmemiş, öfkemiz azalmamıştır" dedi. "İhmalin, eksikliğin, denetimsizliğin sonucu olduğunu bir kez daha hatırlatmak istiyoruz" Yangının eksiklik, ihmal ve denetimsizlik sonucu meydana geldiğinin altını çizen Başkan Barut, "Bizler, hukukun üstünlüğünü savunan, yaşam hakkını temel alan, bilimin ve tekniğin rehberliğini esas kabul eden ve kamu yararını her türlü ekonomik ve idari çıkar üzerinde gören meslek örgütleri olarak bu felaketin sıradan bir kaza olarak nitelendirilmeyeceğini, ihmalin, eksikliğin, denetimsizliğin sonucu olduğunu bir kez daha hatırlatmak istiyoruz. Yaşam hakkı anayasa ile güvence altına alınmış en temel insan hakkıdır. Devletin kamu gücünü kullanan tüm idari yapıların birincil görevi bu hakkı korumak ve ihlal edilmesini önlemektir. Bu sorumluluk yalnızca olay sonrasında yürütülen soruşturma ve yargılamalarla değil, olay gerçekleşmeden önce alınması gereken önleyici tedbirlerle anlam kazanacaktır" ifadelerini kullandı. "Tüm kamuoyunun bildiği üzere felakete dönüşmeden önlenebilir bir olaydır" Yangının çıkmadan önce önlenebileceğine dikkati çeken Başkan Barut, "Grand Kartal Otel yangını tüm kamuoyunun bildiği üzere felakete dönüşmeden önlenebilir bir olaydır. Bu yönüyle hukuki sorumluluk yalnızca yangına çıktığı ana değil. Yapı ruhsatı, kullanım izinleri, periyodik denetimler, yangın güvenliği raporları, acil durum planları ve bunların uygulanıp uygulanmadığına uzanan geniş bir süreci kapsamaktadır" diye konuştu.
Kartalkaya yangın faciasının birinci yıldönümünde acılı aileler otel önünde bir araya geldi
21 Ocak 2026 Çarşamba - 05:18 Kartalkaya yangın faciasının birinci yıldönümünde acılı aileler otel önünde bir araya geldi Bolu’da Grand Kartal Otel’de geçen yıl çıkan ve 34’ü çocuk 78 kişinin yaşamını yitirdiği yangın faciasının birinci yıldönümünde, acılı aileler otel önünde bir araya geldi. Facianın yaşandığı saat 03.17’de gökyüzüne dilek fenerleri bırakan aileler, kaybettikleri yakınlarını gözyaşlarıyla andı. Türkiye’yi yasa boğan yangın faciasının üzerinden tam 1 yıl geçti. Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel’de meydana gelen yangında 34’ü çocuk toplam 78 kişi hayatını kaybetmişti. Olayın ardından başlatılan yargı sürecinde, aralarında otel sahipleri ve yöneticilerin de bulunduğu sanıklar hakkında "olası kast" ve "bilinçli taksir" suçlarından rekor hapis cezaları verilmişti. Ancak acıların dinmediği facianın yıldönümünde, geride kalanlar bir kez daha olay yerindeydi. Yanan otele ‘Melek’ sembolleri yansıtıldı Gece yarısı hava sıcaklığının sıfırın altına düştüğü Kartalkaya’da, aileler saatler 03.17’yi gösterdiğinde otel binasının önünde toplandı. Duygusal anların yaşandığı anmada, hayatını kaybedenlerin isimleri ve onları temsilen ‘Melek’ sembolleri projeksiyonla otelin duvarına yansıtıldı. Aileler, kaybettikleri çocukları, eşleri ve kardeşleri için gökyüzüne dilek fenerleri bıraktı. "Maalesef ki kocam o cehennemi yaşadı" Yangın faciasında manevi kızı Mina, eşi Şenol Akişli’yi kaybeden Menşure Akişli, "Çok acı bir gece. Buraya ayaklarım geri gide gide geldim. Ama hiçbir çaresizlik kocamın yaşadığı çaresizlikten daha büyük olamaz. Çünkü benim kocam uyandı ve defalarca itfaiyeyi aramış. Hiç uyanmadığını düşünerek bir nebze olsun kendimi avuttum. ‘Acı çekmedi, annesini, oğlunu, kızını,karısını düşünmedi’ diye düşündüm. Maalesef ki kocam o cehennemi yaşadı" ifadelerine yer verdi. "Yani her şeyini kaybetmiş bir insan var burada" Yangın faciasında abisi Şenol Akişli, yeğeni Mina Akişli ve annesi Gülçin Akişli’yi kaybeden Oktay Akişli, "Annemi, abimi ve yeğenimi kaybettim bu yangında. Olaydan 78 gün sonra da babamı kaybettim. Yani her şeyini kaybetmiş bir insan var burada. Onlarca ailenin ocağı söndü. Onlarca insanın hayallerini umutlarını ellerinden aldılar" dedi.
Abant Gölü Milli Parkı’nın yamaçları kayak merkezi oldu
20 Ocak 2026 Salı - 09:44 Abant Gölü Milli Parkı’nın yamaçları kayak merkezi oldu Bolu’nun doğa harikası Abant Gölü Milli Parkı’nda sömestr hareketliliği yaşanırken, Örencik köyü sakinleri yamaçları adeta kayak merkezine çevirdi. Şambrellerle kayarak karın tadını çıkaran tatilciler renkli görüntüler oluştururken, köy sakinleri "Uludağ’da bu kadar kar yoktur" dedi. Türkiye’nin en gözde turizm merkezlerinden biri olan Abant Gölü Milli Parkı, yarıyıl tatilinde ziyaretçi akınına uğradı. Bölgede etkili olan kar yağışını fırsata çeviren Örencik köyü vatandaşları, milli parkın girişindeki dik yamaçlarda kendi imkanlarıyla doğal bir kayak pisti oluşturdu. Şambrellerle kar keyfi Abant Gölü Milli Parkı’nda köylüler şambrellerle tatilcilere hizmet vermeye başladı. Abant’a gelen vatandaşlar, köylülerin hazırladığı rampa noktalardan kayarak doyasıya eğlendi. 7’den 70’e herkesin yoğun ilgi gösterdiği alanda, tatilcilerin şambrellerle yaşadığı keyifli anlar kameralara yansıdı. "30 kişiyle hizmet veriyoruz" Sömestr tatiliyle birlikte yoğunluğun arttığını belirten Örencik köyü sakinlerinden Tayfun Türe, oluşturdukları alanın profesyonel merkezleri aratmadığını söyledi. Köy halkı olarak organize olduklarını belirten Türe, "Abant’ta bir sömestr tatilimiz daha başladı. Gelen misafirlerimize hizmet vermeye devam ediyoruz. Burada şu an 30 kişiyle çalışıyoruz. Kar kalitesi ve ortam çok güzel. İddia ediyorum; Uludağ’da bu kadar kar yoktur" ifadelerini kullandı.
Mudurnu’da takdir getirene vitamin bedava
19 Ocak 2026 Pazartesi - 12:01 Mudurnu’da takdir getirene vitamin bedava Bolu’nun Mudurnu ilçesinde pazar esnafı, 2025-2026 eğitim öğretim yılının ilk döneminin sona ermesiyle, takdir belgesi alan öğrencilere mandalina, portakal ve muz hediye etti. Mudurnu ilçesinde uzun yıllardır pazarcılık yapan Mehmet Karadayı, okulların ara tatile girmesiyle birlikte öğrencilere anlamlı bir sürpriz yaptı. Öğrencileri başarıya teşvik etmeyi amaçlayan Karadayı, tezgahında dikkat çeken bir uygulama başlattı. Tezgahına "Takdir getirene vitamin bedava" yazısını asan pazarcı, takdir belgesi alan öğrencilere ücretsiz olarak mandalina, portakal ve muz ikram etti. Mehmet Karadayı, teşekkür belgesiyle gelen öğrencileri de geri çevirmeyerek onlara da meyve hediye etti. "Bizim amacımız, çocukları daha çok başarıya sevk etmek" Mudurnulu esnaf olarak amaçlarının çocukları daha çok başarıya sevk etmek olduğunu dile getiren pazarcı Mehmet Karadayı, "Sömestir tatili dolayısıyla Mudurnu’daki çocuklarımıza, ‘Takdir alana vitamin bedava’ kampanyası başlattım. Yani mandalina, portakal ve muzu iki hafta boyunca, çocuklarımız takdir belgelerini getirdiğinde kendilerine hediye ediyorum. Bizim amacımız, çocukları daha çok başarıya sevk etmek. İnşallah çocuklarımız ne kadar başarılı olursa, biz esnaf olarak çocuklarımıza o kadar yardımcı olmaya çalışacağız" şeklinde konuştu. Mehmet Karadayı, başlattığı uygulamayı iki hafta boyunca sürdürecek.
Bolu’da 78 kişiye mezar olan otel faciasının yıl dönümü: "Artık evimde yemek pişmiyor"
19 Ocak 2026 Pazartesi - 11:37 Bolu’da 78 kişiye mezar olan otel faciasının yıl dönümü: "Artık evimde yemek pişmiyor" Bolu Kartalkaya’da bulunan Grand Kartal Otel’de çıkan ve 78 kişinin yaşamını yitirdiği yangın faciasının üzerinden bir yıl geçti. Faciada kızı Lalin ve eşi Ceren Doğan’ı kaybeden Rıfat Doğan, "Giden canlarımıza borcumuzu bir nebze olsun ödemiş gibi hissettik ama akşamları evde yalnızsınız. Artık evimde yemek pişmiyor" dedi. Türkiye’yi yasa boğan ve Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel’de meydana gelen yangın faciasının birinci yıl dönümünde acılar tazelendi. 78 kişinin hayatını kaybettiği olayla ilgili görülen davada sanıklara rekor cezalar verilirken, faciada eşini ve kızını kaybeden Rıfat Doğan, yaşadığı zorlu süreci ve hukuk mücadelesini anlattı. "Bir yıllık süreçte büyük bir eksiklik, büyük bir yalnızlık" Bir yıllık sürecin büyük bir yalnızlık ve eksiklikle geçtiğini belirten Rıfat Doğan, "Bir yıllık süreçte büyük bir eksiklik, büyük bir yalnızlık. En kötüsü de acısıydı. Gerçi biz yasımızı bir tarafa bırakıp davamızın peşinde koşmaya çalıştık ama akşamları yasınız sizi yine buluyor. Davanın sonucuyla bir nebze olsun huzur bulduk. Giden, yiten canlarımıza borcumuzu bir nebze de olsa ödemiş gibi hissettik. Sırtımızdan bir yük hafifledi. Kalktı diyemem çünkü yük kalkacak gibi değil. Ama bu sayede bizde zamanı gelip bu dünyadan göçüp gittiğimizde onların yüzüne bakacak durumumuz olacak" dedi. "Bu karar emsal oldu" Mahkemeden çıkan kararın emsal niteliği taşıdığına dikkati çeken Doğan, "Bu çıkan karar emsal oldu. Çevremizde de bildiğimiz ve bilmediğimiz birçok işletmede bu karar sayesinde her işletme kendine çeki düzen verdi. Dilovası örneğinde gördüğümüz gibi kurumlar da kendine bir çeki düzen verdi. Hemen gerekli sorumluları gözaltına alındı. Bilmediğimiz ve fark etmediğimiz bir çok canın kurtulduğunu düşünüyoruz. Mahkeme heyetine teşekkür ediyorum" diye konuştu. "Baba beni al diyecek çocuğum yok" Evinde artık yemek pişmediğini ifade eden acılı baba Doğan, "Artık beni, ’Baba beni buraya bırak, baba beni buradan al, dersim var’ diye çocuğum ne yazık ki artık yok. ’Gelirken şunlar lazım’ diyen bir eşim yok. Artık evimde yemek pişmiyor. Eve gelirken boş eve geliyorsunuz. Akşamları yalnızsınız. Hatıralarınız her zaman zihninizde taze. Sesleri unutmamaya çalışıyorsunuz. Konuşmalarını mimiklerini unutmamaya çalışıyoruz. Bizim elimizden hayatın rengini ve tadını aldılar. Tamamen 5 aymazın suçu bu. 4 tane yönetim kurulu üyesi ve damat genel müdürü. Bunlar para hırsıyla, yapmadıkları yatırımla, vicdansızlıklarıyla kimseyi uyandırmayarak kendileri kolayca çıkıp giderek, bizim canlarımızı elimizden aldılar" şeklinde konuştu. Mahkeme heyeti rekor cezalar vermişti Dava sürecinde mahkeme heyeti sanıklara ceza yağdırmıştı. Otel sahipleri Halit Ergül, Emine Ergül, Murtezaoğlu Ergül, Genel Müdür Emir Aras, Yönetim Kurulu Üyeleri Ceyda Hacıbekiroğlu ve Elif Aras ile otel ve belediye yetkililerinin de aralarında bulunduğu sanıklar hakkında "olası kast" hükümleri uygulanmıştı. Mahkeme; otel sahipleri ve üst düzey yöneticiler ile Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Vedat Gülener ve İtfaiye Müdürü Kenan Coşkun’un da aralarında olduğu isimlere, ölen 34 çocuk için "olası kastla öldürme" suçundan 34’er kez müebbet, diğer 44 kişi için ise 44’er kez 24 yıl 11 ay hapis cezası vermişti. Ayrıca, muhasebe müdürleri, İSG uzmanları, şirket yetkilileri ve kamu görevlilerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda sanık, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 12 yıl ile 22 yıl arasında değişen hapis cezalarına çarptırılmıştı.
Boluspor - Sarıyer maçının ardından
18 Ocak 2026 Pazar - 19:53 Boluspor - Sarıyer maçının ardından Trendyol 1. Lig’in 21. haftasında Boluspor’un sahasında Sarıyer’e 2-1 mağlup olduğu karşılaşmanın ardından teknik adamlar maçı değerlendirdi. Trendyol 1. Lig’in 21. haftasında Boluspor, evinde karşılaştığı Sarıyer’e 2-1 mağlup oldu. Müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında iki takımın teknik adamları açıklamalarda bulundu. Maça iyi başladıklarını ve oyunun kontrolünü ellerinde tuttuklarını belirten Boluspor Teknik Sorumlusu Gökhan İpek, yedikleri gol öncesindeki pozisyona dikkati çekerek, "Sizlerin de gördüğü gibi maça aslında çok iyi başladık. Maç bizim kontrolümüzdeydi. Rakibin daha önce maçlarını izlediğimizde, birkaç takviyeden sonra bu oyunu çok benimsediğini gördük. Bunun üzerine çok çalıştık. Bunlar çok klişe olacak ama başka bir şey söyleyemem. Gerçekten çok çalıştık. Böyle gol yiyeceğimizi de defalarca anlattık. Belki Servet hoca bizden önce geldi. O da söylemişti, çalıştığımız yerden gol attık diye. Attılar. Tebrik ederiz onları. Oyunu domine ettik. Golden önce bir faul pozisyonu var. Hakem oyunu devam ettirdi, dönüşünde golü yedik. Sonrasında hakem gelip, ’Özür dilerim, faulmüş’ dedi. Biz oyun oynamak, topa sahip olmak istedik ama rakip sadece savunma yaptı. Yenildiğimiz için üzgünüz" ifadelerini kullandı. "Mücadele etmeye çalışıyoruz" İpek, oyuncu sayısının azlığı sebebiyle oyuna müdahale etmekte zorlandıklarını vurgulayarak, "Kulübe baktığınızda 3 ya da 4 tane amatör lisanslı oyuncumuz var. Daha önce maç adeti hiç olmamış. Neredeyse 6 kişi vardı. Yeniliyorsunuz, oyunu hamle yapmanız gerekiyor. Bazı oyuncular kötü oynadığı için çıkarmazsanız, içeride oyunu değiştirecek, farklılık oluşturacak bir oyuncu istersiniz ama az kişiyiz. Bunu geçen Başakşehir maçından sonra da söylemiştim. Az kişiyiz. Elimizdeki oyuncularla oynayabildiğimiz kadar mücadele etmeye çalışıyoruz. Ama inanın bana, bir oyun oynamaya çalışıyoruz" diye konuştu. Servet Çetin: "Galip ayrılmak bizim gibi puanlara ihtiyacı olan bir takım için çok iyi oldu" Sarıyer Teknik Direktörü Servet Çetin ise galibiyetten dolayı oyuncularını kutlayarak, attıkları gollerin antrenmanlarda çalıştıkları organizasyonların sonucu olduğunu belirtti. Çetin, "Maçtan önce de rakibin ve bizim eksiklerimizle ilgili açıklamalarda bulunmuştum. Çalıştığımız yerlerden golleri vurduk, golü de yedik. Bolu takımı gerçekten organize olan, kompakt oynayan bir takımdı. Çalıştık, antrenmanda da güzel işler oldu. Çabuk oyuncularımıza buluşturduğumuz zaman pozisyona gireceğimizi konuştuk ve çalıştık. Nitekim öyle de 2 gol bulduk. O yüzden oyuncu arkadaşlarımı da tebrik ediyorum. Göstermiş olduğumuz çalışmaların hepsinin yerli yerinde uygulama anlamında olumlu bir görüntü verdiler bize. Bolu gibi takımdan, deplasmandan galip ayrılmak bizim gibi puanlara ihtiyacı olan takım için çok iyi oldu. Gerçekten bizim şiddetle puana ihtiyacımız var, bir an önce kendimizi aşağıdan yukarı atma anlamında. Çok şükür iyi bir galibiyet oldu. Oyuncu arkadaşlarımı da tebrik ediyorum. Gerçekten çok iyi mücadele ettiler. Oyunun yalnız 10-15 dakikası çok kötü başladık. Maç aslında çok farklı olabilirdi. Bunu da kendi içimizde eleştirisini yapacağız" dedi.